logo
06 NİSAN 2026

'83 operasyonda 143 terörist etkisiz hale getirildi'

Milli Savunma Bakanlığı, 2021 yılı içerisinde gerçekleştirilen terör operasyonları hakkında açıklama yaptı. Bakanlıkça yapılan açıklamada, '2021 yılı Ocak ayından itibaren 21'i büyük, 62'si orta çaplı olmak üzere toplam 83 operasyon icra edilerek 143 terörist etkisiz hale getirilmiştir' denildi

08.03.2021 21:18:00
'83 operasyonda 143 terörist etkisiz hale getirildi'
'83 operasyonda 143 terörist etkisiz hale getirildi'
Milli Savunma Bakanlığı'nda basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantı, korona virüs tedbirleri kapsamında alınan önlemler altıda gerçekleştirildi. Basın bilgilendirmesini bakanlık adına Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği'nde görevli Hava Binbaşı Pınar Kara yaptı. Kara, açıklamasında, 'Terörle mücadelemiz artan bir şiddet ve tempoda kararlılıkla devam etmektedir. 2021 yılı Ocak ayından itibaren 21'i büyük, 62'si orta çaplı olmak üzere toplam 83 operasyon icra edilerek 143 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. 10 Şubat 2021 tarihinde PKK'nın kendisini çok emniyette hissettiği Irak kuzeyi Gara'da, 75 kilometreye 25 kilometrelik bir alanda, icra ettiğimiz Pençe Kartal-2 Harekâtı ile bölgeye yerleşen, yeniden yapılanmaya çalışan ve hudutlarımıza, güvenlik güçlerimize ve halkımıza saldırı hazırlığında bulunan PKK terör örgütüne büyük bir darbe vurulmuştur. Harekat boyunca 4'ü sözde üst düzey yönetici olmak üzere 51 terörist ölü, 2 terörist ise sağ olarak ele geçirilmiştir. İstihbarat kaynakları tarafından etkisiz hale getirilen terörist sayısının çok daha fazla olduğu yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. Alınan istihbarat ile PKK elebaşları tarafından Gara Bölgesi'nin güvenli alan sayıldığı, bölgeye sadece hava unsurları ile sınırlı kalan bir operasyon icra edilebileceğini düşündükleri ancak, Pençe-Kartal-2 Harekatı sonrasında bu düşüncelerin yerini panik ve derin endişenin aldığı ve kendilerince ilave tedbirler almaya çalıştıkları bilgisi edinilmiştir. Asil milletimizin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri ülkemizin ve milletimizin güvenliği için terörle mücadeleye, en son terörist etkisiz hâle getirilinceye kadar azim ve kararlılıkla devam edecektir' ifadelerini kullandı.

'Irak'ta NATO kapsamındaki faaliyetlerimiz 25 Ocak'tan itibaren 25 personelimiz ile devam etmektedir'

Terörle mücadelenin Ocak ayında gerçekleştirilen ziyaretler kapsamında, komşu ülke Irak ile yakın işbirliği içinde devam ettiğini belirten Binbaşı Pınar Kara, 'Tüm komşularımızla olduğu gibi Irak'ın da toprak bütünlüğüne saygılı olarak amacımız halkımızın güvenliği ve hudutlarımızın korunmasıdır. Irak'ta NATO kapsamında askerî eğitim, iş birliği ve danışmanlık faaliyetlerimiz 25 Ocak'tan itibaren 25 personelimiz ile devam etmektedir. Ayrıca, ikili ilişkilerimizin geliştirilmesi amacıyla ortak eğitim ve tatbikatlar ile bilgi ve tecrübe paylaşımı planlanmaktadır. Merkezi Irak Hükümeti ve Irak Kuzeyi Bölgesel Yönetimi arasında Sincar'da kamu düzeni ve istikrarın yeniden tesisi maksadıyla 9 Ekim 2020 tarihinde imzalanan anlaşmayı ve bu çerçevedeki çabaları destekliyor, gelişmeleri yakından takip ediyoruz' şeklinde konuştu.

'2021 başında yasa dışı hudut geçiş teşebbüsünde bulunan toplam 13 bin 244 şahıs yakalanmış, 66 bin 651 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir'

Hudut güvenliği ile ilgili olarak gerçekleştirilen operasyonlara da değinen Binbaşı Kara, '2021 yılının başından itibaren, yasa dışı hudut geçiş teşebbüsünde bulunan toplam 13 bin 244 şahıs yakalanmış, 66 bin 651 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Bu şahıslar arasında 13'ü FETÖ olmak üzere toplam 55 terör örgütü mensubu yakalanmıştır. İcra edilen operasyonlar neticesinde; 10 bin 866 karton sigara, 31 kilogram uyuşturucu, 17 bin 500 adet ilaç ve 245 adet cep telefonu ele geçirilmiştir. Sınır Fiziki Güvenlik Tedbirleri kapsamında; Suriye hududumuzda planlanan 837 kilometre (km) sınırdan 836 km'si, İran sınırında planlanan 170 km sınırın 148 km'si olmak üzere toplamda 984 km Modüler Beton Duvar ile Asi Nehri ve Afrin Çayı'nın sınırı teşkil eden bölümlerinde 18 km Sedde ve 34 km Yüksek Güvenlikli Tel Çit inşa edilerek hudut güvenliği artırılmıştır. Ayrıca, Dicle Nehri Devriye Yolu ve Yüksek Güvenlikli Tel Çitin 18 km'sinden, 16 km'si tamamlanmıştır' diye konuştu.

'Suriye Harekât Alanlarında 2021 yılında 320 terörist etkisiz hâle getirilmiştir'

Suriye Harekat Alanlarında tesis edilen barış ve güvenlik ortamını bozmak maksadıyla saldırı ve sızma girişiminde bulunan PKK/PYD-YPG ve DEAŞ'lı teröristlerin varlığı sonlandırılana kadar mücadelenin devam edeceğini vurgulayan Kara şunları kaydetti:
'Bu kapsamda, Suriye Harekât Alanlarında DEAŞ terör örgütü mensupları dâhil olmak üzere 2021 yılında 320 terörist, kahraman komandolarımız tarafından etkisiz hâle getirilmiştir.
Suriye'de hayatın normalleşmesi maksadıyla, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile koordineli olarak, insani yardım, altyapı ve günlük hayatı destekleme çalışmaları kapsamında; 14 hastane, 13 mobil sağlık birimi yapımı sağlanarak 2 buçuk milyondan fazla Suriyeliye sağlık hizmeti verilmiştir. Bin 253 okulun onarım ve inşası ile yaklaşık 300 bin öğrencinin eğitim ve öğretime devam etmesi sağlanmıştır. Ayrıca, 486 cami ve 7 kilisenin onarım faaliyetleri tamamlanmıştır.
Türkiye, garantör ülke olarak İdlib'de, mutabakatlar kapsamında ateşkesin muhafazasını sağlamak maksadıyla üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmektedir. Birliklerimizin güvenliği için gerekli her türlü tedbir alınmaktadır.
Bölgede sağlanan huzur ve güven ortamı ile yeni bir göç dalgası ve insani dram önlenmiştir. Şu ana kadar 450 binden fazlası İdlibli olmak üzere, 1 milyondan fazla Suriyeli evlerine ve topraklarına gönüllü, güvenli ve saygın şekilde dönmüştür. Geri dönüşlerin önümüzdeki günlerde devam etmesi için her türlü gayretin gösterilmesine hassasiyetle devam edilmektedir.'

'Ekilebilir arazileri mayınlardan ve patlamamış mühimmattan temizleme çalışmalarında kullanılacak 20 araçtan oluşan ilk parti Azerbaycan'a gönderilmiştir'

Azerbaycan'ın Ermenistan işgalinden kurtardığı Dağlık Karabağ'da ateşkesi gözetmek ve denetlemek maksadıyla kurulan Türkiye-Rusya Federasyonu Ortak Merkezi'nde ateşkesin kalıcı olmasına, barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğinin altını çizen Kara şu ifadelere yer verdi:
'Ermenistan işgalinden kurtarılan bölgelerde kardeş Azerbaycan ordusuna destek sağlamak maksadıyla, 2 Özel Mayın Arama Temizleme (ÖMAT) birliğimiz tarafından Ağdam ve Cebrail bölgelerinde mayın/EYP arama ve imha faaliyetleri icra edilmekte; El Yapımı Patlayıcı Tespit ve İmha (METİ) ve Patlayıcı Madde Keşif ve İmha (PMKİ) timlerimizle eğitimler verilmeye devam edilmektedir.
Bakanlığımız bağlısı Askerî Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş. ile Azerbaycan arasında imzalanan Mekanik Mayın Temizleme Teçhizatı'nın (MEMATT) Üretimi ve Teslimi Projesi kapsamında, yerli ve millî imkânlarla üretilen ve işgalden kurtarılmış topraklarda yerleşim yerlerini ve ekilebilir arazileri mayınlardan ve patlamamış mühimmattan temizleme çalışmalarında kullanılacak 20 araçtan ilk parti Azerbaycan'a gönderilmiştir.
Dost ve kardeş Azerbaycan ile ikili askerî ilişkiler kapsamında 2020 yılı içerisinde iki ortak tatbikat, 2021 yılında da Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri birliklerinin katılımıyla Kış-2021 Tatbikatı başarıyla icra edilmiştir.
Eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetleri ile 'İki devlet, tek millet' anlayışıyla bugüne kadar kederde, kıvançta bir ve beraber olduğumuz Azerbaycanlı kardeşlerimizin haklı davalarında bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz.'

'Amacımız Libya'nın toprak bütünlüğü, sürdürülebilir ateşkes, kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasıdır'

Libya'da Milli Mutabakat Hükümeti ile müşterek hareket edildiğini hatırlatan Kara, 'Libya nizami ordusunun teşkili ve birliklerinin uluslararası standartlara ulaştırılması maksadıyla Libya'da 5 eğitim merkezinde toplam bin 40 Libyalı asker/polis personele eğitim verilmektedir. Libya halkının huzur ve güvenliğine katkı sağlanması amacıyla şu ana kadar 136 mayın/EYP ve 3 bin 973 mühimmat tespit edilerek etkisiz hâle getirilmiştir. Libya'da sağladığımız destek ile ateşkes ve siyasi diyalog sürecinin önü açılarak Milli Mutabakat Hükümetinin siyasi varlığının daha güçlü ve saygın bir konuma gelmesine katkı sağlanmıştır. Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu öncülüğünde yürütülen süreci yakından takip ediyoruz. Her zaman ifade ettiğimiz gibi, amacımız Libya'nın toprak bütünlüğü, sürdürülebilir ateşkes, kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasıdır. Bölgedeki huzur ve istikrarın muhafazası, hukuk dışı uygulamaların tekrar yaşanmaması ve sorunların çözümü için diyaloğa açık gayretlerimiz 'Libya, Libyalılarındır' yaklaşımımızla devam etmektedir' dedi.

'Türkiye'nin tüm olumlu ve yapıcı çabalarına rağmen Yunanistan provokatif ve hukuk tanımaz eylemlerini sürdürmektedir'

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, Ege'de ve Doğu Akdeniz'de ülkemiz ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatlerini korumaya, Kıbrıs Adası'nda uluslararası garanti ve ittifak antlaşmaları doğrultusunda barış ve güvenliğin teminatı olmaya devam edeceğine dikkat çeken Kara şunları kaydetti:
'Sondaj ve sismik araştırma gemilerimizin, deniz yetki alanımız ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yetki verdiği alanlarda, teknik ve bilimsel araştırma faaliyetlerine deniz ve hava kuvvetleri unsurlarımızın refakat ve kontrolünde programa uygun olarak devam edilmektedir.
Bu çerçevede Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından; Akdeniz'de Oruç Reis sismik araştırma gemisine, Karadeniz'de Fatih sondaj gemimiz ile DENAR-2 ve OCEANIC sismik araştırma gemilerine refakat ve koruma sağlanmaktadır.
Yunanistan Gayri Askeri Statüdeki Doğu Ege Adaları'nda statüyü bozacak şekilde askerî gemi bulundurmaya devam etmektedir. Son olarak Yunanistan tarafından Akdeniz'deki Gayri Askeri Statüdeki Meis Adası'na hücumbot konuşlandırılmıştır. Türkiye'nin tüm olumlu ve yapıcı çabalarına rağmen Yunanistan provokatif ve hukuk tanımaz eylemlerini sürdürmektedir.
Buna karşın, Türkiye sorunların uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkilerine dayalı diyalog ve görüşmeler yoluyla barışçıl yöntemlerle çözülmesinden yana gayretlerini sürdürmektedir.
Bu kapsamda, Türkiye ile Yunanistan arasında, NATO Karargâhında ayrıştırma önlemleri toplantılarının 11'incisi icra edilmiştir. Güven Artırıcı Önlemler toplantıları kapsamında dördüncü toplantı için Yunanistan'a resmi davet yapılmış, ancak hala bir yanıt alınamamıştır.'

'Şu ana kadar FETÖ'den 21 bin 192 personel ihraç edilmiş, 3 bin 414 personel hakkında ise idari süreç devam etmektedir'

FETÖ ile mücadeleye de dikkat çeken Kara, 'Bakanlığımız tüm birimleri ile aynı hassasiyet ve kriterlerle; yeni bilgi, belge ve veriler ışığında kararlılıkla mücadelesini sürdürmeye devam etmektedir. 15 Temmuz 2016'dan itibaren 21 bin 192 personel ihraç edilmiş, 3 bin 414 personel hakkında ise idari süreç devam etmektedir. 1 Ocak 2021 itibarıyla ise; 394 personel kamu görevinden çıkarılmış, 79 emekli personelin rütbesi geri alınmış, 6 personel göreve iade edilmiştir.
15 Temmuz 2016 tarihinden sonra personel destekleme oranlarında meydana gelen azalma nedeniyle o dönemden itibaren 112 bin 572 personel temin edilmiş, 2021 yılında 5 bin 399 personel Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmaya başlamıştır' diye konuştu.

'Türk Silahlı Kuvvetleri, vaka oranları itibarıyla, en az Covid-19 vakası görülen ordular arasında en önlerde yer almaya devam etmektedir'

Covid-19 ile mücadele kapsamında Milli Savunma Bakanlığı tarafından alınan önlemlere de değinen Binbaşı Pınar Kara, 'Alınan tedbirler doğrultusunda Türk Silahlı Kuvvetleri, vaka oranları itibarıyla, en az Covid-19 vakası görülen ordular arasında en önlerde yer almaya devam etmektedir.
Millî Savunma Bakanlığı bağlısı kurumların imkân ve kabiliyetleri kullanılarak ve mevcut kapasiteleri geliştirmek suretiyle bugüne kadar yaklaşık 200 milyondan fazla cerrahi maske, 154 bin N-95 maske, 700 bin tulum, 549 ton dezenfektan üretilmiş ve Millî Savunma Bakanlığı bağlısı tüm birlik, karargâh ve kurumlara dağıtılmıştır. Covid-19 tedbirleri kapsamında, personelimizin aşılanması faaliyeti planlı şekilde devam etmektedir' şeklinde konuştu.İHA

Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi

Şarkıcı Gülben Ergen, Zeytinburnu Sahili'nde anne ve kızın cesedinin bulunmasıyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan başlatılan soruşturma çerçevesinde savcılıkta ifade verdi. İfade sonrası açıklama yapan Ergen, "Çocuklar üzerine hassas bir kadınım. Bu hassasiyetim son bulmayacak. İçeride ifade verirken üzülmedim ve kırılmadım. Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim ama unutmayalım ki bir anne ve kız hayatta değiller şu anda" dedi

06.04.2026 15:15:00 / Güncelleme: 06.04.2026 15:19:53
İHA
Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi
Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi
Zeytinburnu Kazlıçeşme Sahilinde, 2 Mart tarihinde balık tutmaya gelen vatandaşlar tarafından cansız bedenleri bulunan F.Ç (30) ve kızı İ.Ş. (8) olayına ilişkin şarkıcı Gülben Ergen hakkında, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan soruşturma başlatıldı.

Ergen, Bakırköy Adalet Sarayına gelerek, 'şüpheli' sıfatıyla Basın Suçları Soruşturma Bürosunda ifade verdi. Yaklaşık 1 saat süren ifadesinin ardından Ergen, işlemlerinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

"Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim"

Adliye önünde yaptığı açıklamasında annenin çağrısı üzerine paylaşımda bulunduğunu belirten Ergen, "Sosyal medyada bir paylaşımda bulundum. Bir annenin çağrısı üzerine. O anne, 'Gülben Hanım'a buradan çağrımdır, gelsin ne durumda olduğumuzu, çocuğumuzu yerinde görsün' dedi. Ramazan ayında anneyi evinde ziyaret ettim. Arkadaşlar anne ve kızı şu anda hayatta değiller. Can güvenliğimden korkuyorum diyen anne, kız şu anda hayatta değil. Ben bununla ilgili ifade veriyorum. Çok üzgünüm, kırgınım ama savcı bey, avukatımın da söylediği gibi son derece nezaketle, anlayışlı bir şekilde, ziyaretimi, ne zaman gittiğimi, ne konuştuğumu, ne gördüğümü sordu. Ben de ne yaşadığımı ve ne gördüğümü savcı beye dikkatle ve özenle anlattım. Kırgın ve üzgünüm. Ben Rojin Kabaiş için de adalet bekliyorum. Çocuklar, kadınlar ve kızlarla ilgili duyarlılığım devam edecek. Ben bu ülkenin sanatçısıyım, bu ülkenin vatandaşıyım, bu ülkede bir derneğin kurucusu ve başkanıyım. Çocuklar üzerine hassas bir kadınım. Bu hassasiyetim son bulmayacak. İçeride ifade verirken üzülmedim ve kırılmadım. Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim ama unutmayalım ki bir anne ve kız hayatta değiller şu anda" şeklinde konuştu.

Ergen, açıklamalarının ardından, adliyeden ayrıldı. Öte yandan anne ve kızın ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma devam ediyor.

Antalya'daki teleferik kazasında ek bilirkişi raporu hazır

Antalya'da 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin 12 tutuksuz sanığın yargılandığı davada, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nce hazırlanan ek bilirkişi raporu dosyaya girdi. Raporda 5 sanığın birinci derecede, 1 sanığın ikinci derecede sorumlu olduğu belirtilirken, 4 sanık yönünden kusur bulunmadığı kanaatine yer verildi. Raporda, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz bakımından ise kaza tarihinde resmi görevi bulunmadığı, kaza öncesi süreçteki sorumluluğunun mahkemece değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi

06.04.2026 14:02:00 / Güncelleme: 06.04.2026 14:05:28
İHA
Antalya'daki teleferik kazasında ek bilirkişi raporu hazır
Antalya'daki teleferik kazasında ek bilirkişi raporu hazır
Konyaaltı ilçesinde 1 kişinin yaşamını yitirdiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin, aralarında dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün de bulunduğu 12 sanığın yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Altıncı duruşmada tutuksuz sanıklar Ahmet Buğra S., Serkan Y. ve Okan E. ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan ve duruşmaya katılma şartı bulunmayan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ise duruşmaya katılmadı.
Mahkemede, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nce hazırlanan ek bilirkişi raporu dosyaya sunuldu. Tutuksuz yargılanan sanıklar, daha önce hazırlanan rapor ile yeni rapor arasında çelişki bulunduğunu öne sürerek, aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini dile getirdi.

Ek raporda sorumluluk değerlendirmesi yer aldı

Dosyaya giren ek bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; olay İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında "iş kazası" olarak değil, "kaza" olarak değerlendirildi. Raporda, meydana gelen olayda çalışanın yaralanmadığı ve ölmediği için olayın iş kazası kapsamında değerlendirilmediği kaydedildi.

Raporda, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün 15 Aralık 2023 ile 10 Ocak 2024 tarihleri arasında 156 kalemden oluşan yapılacak işler listesini hazırlayıp bildirdiği, ancak listenin kullanım kılavuzu ve ilgili standartlar gözetilerek değerlendirilmesini sağlamadığı ya da sağlatmadığı yer aldı. Aynı raporda, kaza tarihinden 4 ay 15 gün önce ayrıldığı, ayrıca kaza günü itibarıyla herhangi bir resmi görevinin bulunmadığı, bu nedenle kaza tarihinden önce şirketin mali, teknik ve idari organizasyonunun belirlenmesi ve yönetilmesine yönelik etkisinin mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.



5 sanık için birinci derece sorumluluk tespiti

Ek bilirkişi raporunda, Edip Kemal B.'nin asıl işveren(idare) olarak şirketin mali, teknik ve idari organizasyonunu belirlemesi ve yönetmesi nedeniyle 2. dereceden sorumlu olduğu değerlendirmesi yapıldı. Raporda Ahmet Buğra S., Okan E., Serdar T., Özgür E. ve Serkan Y.'nin ise olayda birinci dereceden sorumlu olduğu kanaatine yer verildi. Bu değerlendirmede, şirketin teknik ve idari organizasyonunun belirlenmesi ve yönetilmesine ilişkin sorumlulukların dikkate alındığı kaydedildi.

4 sanık yönünden kusur bulunmadı

Ek raporda Suphi K. ile Kazım K. hakkında, meydana gelen kazaya ilişkin doğrudan hata yaptıklarına dair bilgi ya da belge bulunmadığı, bu nedenle kusurlarının olmadığı belirtilirken, Hüseyin A. ile Aziz A. bakımından da görev tanımları itibarıyla kazaya neden olacak bir görevde bulunmadıkları gerekçesiyle kusur bulunmadığı kanaatine varıldı.

Savcı mütalaasını bir sonraki celsede sunacak

Cumhuriyet savcısının, raporun taraflara tebliğ edilmesinin ardından bir sonraki celsede esas hakkındaki mütalaasını sunmasının beklendiği belirtilirken, duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

Olayın geçmişi

Sarısu mevkiindeki teleferik tesisinde 12 Nisan 2024'te meydana gelen kazada, parçalanan kabinden düşen bir kişi hayatını kaybetmiş, aynı kabinde bulunan 2'si çocuk 7 kişi yaralanmıştı. Sistem durduğu için havada asılı kalan 24 kabindeki 174 kişi ise yaklaşık 22,5 saat süren operasyonla tahliye edilmişti. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, aralarında dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün de bulunduğu 12 sanığın, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" ile "trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma" suçlarından 27 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaları talep edilmişti.

ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?

DMM'den ABD'nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma

05.04.2026 01:07:00
İhlas Haber Ajansı
ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?
ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?
Bazı sosyal medya hesaplarında ve dezenformasyon odaklı mecralarda, Türkiye'nin İran'a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği ve düşürüldüğü iddia edilen ABD F-15 uçağının bu Türk sistemleriyle vurulduğu öne sürülmüştü.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD'nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı.



DMM'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, 'Türkiye'nin İran'a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD'ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu' yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır.

Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye'nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi.

Türkiye'nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır.

Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Batının bir Şark Meselesi vardır

Ülkenin bu duruma gelişinden sonra insanımızı, manen boş gören Batı dünyası yoğun bir şekilde onu kazanma gayretleri içerisine girmiştir. Ve adeta onu kazanma mücadelesi vermektedir.

05.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Batının bir Şark Meselesi vardır
Batının bir Şark Meselesi vardır
Ülkenin bu duruma gelişinden sonra insanımızı, manen boş gören Batı dünyası yoğun bir şekilde onu kazanma gayretleri içerisine girmiştir. Ve adeta onu kazanma mücadelesi vermektedir.

Buraya gelmişken şunu söylemekte fayda vardır: Misyonerlik faaliyetleri aslında bir insanı, Hıristiyan ya da Musevi yapma şeklinde görünmüş olsa da, asıl amacı, yaşadığımız şu toprakları elimizden almaktır.

Batının bir Şark Meselesi vardır



Buna göre 'Türkler Orta Asya'nın mahsulü bir millettir. Zorla Anadolu' ya gelmişlerdir. Anadolu medeniyeti, Batı uygarlığına aittir. Er veya geç bu uygarlığı terk edip kendi ülkelerine dönmesi lazımdır.

Türkler Anadolu'da yaşayan insanları özellikle din yoluyla asimile ederek Türkleştirmişlerdir. Aslında orada yaşayan insanlar Türk değildir" gibi çok saçma, çok garip bir iddia ile misyonerlik faaliyetlerini maalesef ülkemizin her bölgesine yoğun bir şekilde teksif ettiler. Bu faaliyetler bugün, dünkünden çok daha fazladır.

Sizlerde biliyorsunuz ki, Karadeniz Bölgesinde de çok ciddi misyonerlik faaliyetleri var. Mesela Trabzon'daki Santa Maria Kilisesi'nin kapısını bundan 20 yıl önceye kadar açan bir tek insan yoktu. Ama şimdi?

Anlatmak istediğimiz şu: Bir insan sahipsiz kalınca, onu sahiplenip emellerine vasıl olmak isteyenlerin olması kaçınılmaz olur. Bir defa bu insanlar dindar olsun diye bu işin içerisinde değiller. Batının böyle bir derdi olmuş olsa kendi, ülkesinde, kendi vatandaşının dini ihtiyacı ile uğraşır. Böyle bir derdi yok.

Hatta batıya gidin, Türk işçilerinin yaptığı camilerin hemen hemen ekserisi kiliselerden yapılmıştır. Kendi ülkesinde böyle bir derdi olmayan Batının buradaki derdi de insanı, Hıristiyan veya Musevi' yapmak değil, Hıristiyan veya Musevi' yapmak suretiyle sen Türk değilsin" sözünü ona söyletmektir.

Ondan sonra ikinci adım da, 'Madem sen, Türk değilsin. O halde nesin? Rum'sun veya Ermenisin veya Süryani'sini' kabul ettirmektir. Üçüncü adımı da, 'dolayısıyla bu topraklar Türklerin değildir" anlayışını yerleştirmektir.

Ülkede böyle çok garip bir olay var. Maalesef bu olaya karşı herkes duyarsız. Ama bir gün gözümüzü açtığımız zaman vakit çok geçmiş olabilir. O zaman "Eyvah! Ne yaptık da bu bela başımıza geldi?" demenin de bir kıymeti olmaz.

Yanlış anlaşılmasın. Biz bir insanın herhangi bir dini tercih etmesi veya o kuralları yaşamasına karşı değiliz. Takdir edersiniz ki bizim inancımızda da bir insanın inancına hürmet etme, saygı duyma, hatta gerekirse imkan tanıma vardır.

Ama buradaki olay bu değildir. Onların, bu kapıdan girerek, yani buradaki müsamahadan istifade ederek yapmak istedikleri ülkeyi bölmektir, vatanı işgal etmektir. Biz, buna karşıyız. Dolayısıyla misyonerlik faaliyetleri vardır ve devam etmektedir.

Müslüman gelenekten gelen bir insanı Musevi, Hıristiyan yapabilmeniz, ardından da, "sen Rum'sun. Ermeni'sin"  diyebilmeniz Müslüman gelenekten gelen bir insanı bu konuda ikna etmeniz o kadar kolay bir hadise değildir.

Onun için diyalog adı altında 'canım zaten bu dinlerin hepsi aynı kaynaktan besleniyor. Hepimizin Allah'ı bir. Orada da olsan budur, burada da olsan budur' demek suretiyle Tevhid Akidesini,  Teslisle karıştırıp (bal ile sirkeyi karıştırmak gibi bir olay) çok ciddi bir oyun oynuyorlar.

Bu yolla yapılmak istenilen o masum insanların akaidini,  inancını bozup,  bilahare de onu ifsad etmektir. Yani milletine, devletine karşı buğz eder bir hale getirmektir. Kabul etsek de, etmesek de bu anlayış ülkemizde var.

Ekserisi de bu olaylardan geçip bu noktaya gelen insanların devletine ve milletine karşı takındığı tavır, ifade etmek istediğimiz tavırdır. Üç-beş sene evvel insanımızda devletine, milletine, askerine, vatanına, bayrağına karşı böyle bir tavır yoktu.

Diyalog süreci içine girildiğinde bir de bakıyorsun en mukaddes değerlerini tartışmaya açmak bir tarafa küfrediyor. O insan, diyalog süreci ile o noktaya geliyor ve olay, milletin milli bünyesini tahrip edecek vahim boyutlara ulaşıyor.  Diyalog hem milli olarak, hem de dini olarak masum bir hareket değildir." (Prof. Dr. Haydar Baş Niçin Türkiye eserinden)

Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde özel halk minibüsünün köprü direğine çarpması sonucu hayatını kaybeden 5 kişiden 4'ünün kimlikleri belli oldu

04.04.2026 18:11:00 / Güncelleme: 04.04.2026 18:13:55
İHA
Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Kaza, Kahramankazan ilçesi Saray mevkiinde meydana geldi. Kızılcahamam istikametine seyreden 06 HO 1460 plakalı özel halk minibüsü, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bariyerlere çarptı. Kazanın etkisiyle takla atan otobüs, köprü ayağına çarparak durabildi. Kazada 5 kişi hayatını kaybederken, 14 kişi de yaralandı. Kazada hayatını kaybeden 5 kişiden 4'ünün minibüs şoförü Efe Erdem (31) ile yolculardan Mehmet Sucu ve kızı Safiye Simge Sucu ile Hamiyet Bilge Uslu olduğu tespit edildi.



Hayatını kaybeden diğer kadın yolcunun kimliğini belirlemek için çalışmalar sürüyor. Otobüsün şoförü Efe Erdem'in evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenildi.



Kazayla ilgili 3 cumhuriyet savcısı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 2 bilirkişi de incelemelerini sürdürüyor. 

Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde 5 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili özel halk otobüsünün sahibi gözaltına alındı

04.04.2026 18:04:00
İHA
Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı
Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı
Kahramankazan ilçesinde özel halk otobüsünün kaza yapması sonucu 5 kişi hayatını kaybetmiş, 14 kişi de yaralanmıştı. Olayla ilgili 3 savcı görevlendirilirken, yürütülen soruşturma kapsamında özel halk otobüsünün sahibi İ.Ç. gözaltına alındı.

Özel halk otobüsü şoförünün işe alınırken gerekli yeterlilik belgelerini Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne göndermediği ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden işe başlaması konusunda uygunluk raporunun alınması gerekirken, araç sahibi İ.Ç'nin bu belgeleri temin ederek belediye ekiplerine sunmadığı, araç sahibi İ.Ç.'nin bu nedenle gözaltına alındığı açıklandı.

Gaziantep adliyesinde 'rüşvet' ve 'uyuşturucu' operasyonu

Gaziantep'te adliyede yapılandığı tespit edilen şahıslara yönelik rüşvet ve uyuşturucu operasyonunda aralarında savcı, avukat, polis, katip ve adliye çalışanlarının olduğu 16 şüpheli gözaltına alındı. Yakalanan şahıslardan 2 katip tutuklanırken diğer şüphelilerin işlemlerinin ise sürdüğü belirtildi

04.04.2026 13:00:00
İHA
Gaziantep adliyesinde 'rüşvet' ve 'uyuşturucu' operasyonu
Gaziantep adliyesinde 'rüşvet' ve 'uyuşturucu' operasyonu
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı, Gaziantep Adliyesi'nde 'rüşvet' ve 'uyuşturucu' suçlarıyla yapılandığı tespit edilen şahıslara yönelik geniş çaplı soruşturma başlattı. Soruşturma çerçevesinde, şüphelilerden zabıt katibi H.İ.U. teknik ve fiziki takibe alındı. Yapılan teknik ve fiziki takip ile şüphelinin telefonundaki dijital incelemeler sonucunda adliye içi ve dışından farklı kişilerin suça dahil olduğu belirlendi.

Aralarında savcı, katip, avukat ve polisin olduğu 16 şahıs yakalandı

Şüphelilere yönelik soruşturmanın ardından İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin desteğiyle operasyon başlatıldı. Savcılık talimatıyla yapılan operasyon sonucunda aralarında 1 Cumhuriyet savcısı, 2 avukat, 2 zabıt katibi, 5 adliye personeli ile 6 sivil vatandaşın bulunduğu toplam 16 kişi gözaltına alındı. Yakalanan şüpheliler hakkında uyuşturucu ticareti, rüşvet, nüfuz ticareti ve soruşturmanın gizliliğini ihlal suçlamalarıyla işlem başlatıldı.

2 katip tutuklandı, soruşturma derinleştirildi, HSK'ya bilgi verildi

Emniyette tamamlanan işlemler ve sağlık kontrollerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden zabıt katipleri H.İ.U. ve M.Ç. nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Diğer şüpheliler hakkındaki yasal işlemler sürerken soruşturma dosyasında adı geçen bazı kişilerle ilgili de Hakimler ve Savcılar Kuruluna (HSK) gerekli bildirimler yapılarak soruşturmanın derinleştirildiği belirtildi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tutuklandı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tutuklandı

04.04.2026 12:12:00 / Güncelleme: 04.04.2026 12:27:43
Ahmet Turan Yiğit
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tutuklandı
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tutuklandı
Hafta başında gözaltına alınan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tutuklandı. Bozbey'in eşi ve kızı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken 53 kişi ise tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmişti.
Savcılık sorgusu yaklaşık 40 saat süren Bozbey'in sorgusu saat 09.00 civarında başladı. Bozbey hakkında 11.50 civarında tutuklama kararı verildi.
Bozbey'in eşi Seden Bozbey, kızı Side Bozbey ve kardeşi Ramiz Bozbey ise adli kontrolle serbest bırakıldı.
 
7 ŞİRKETE KAYYUM ATANDI
 
Öte yandan Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 57 kişinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) 7 şirkete dün (1 Nisan) kayyum olarak atandı.
Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliğince alınan kararda, şüphelilerle firmalar arasındaki para transferleri, hesap uyumsuzlukları ve bazı şirketlerin "paravan" olarak kullanıldığına yönelik iddialar yer aldı.

Mustafa Bozbey kimdir?
 
1962 yılında Bursa'nın Özlüce Mahallesi'nde doğan Bozbey, ilkokul eğitimini Özlüce İlkokulu'nda, orta ve lise öğrenimini ise Bursa Cumhuriyet Lisesi'nde tamamladı.
Anadolu Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nü 1984 yılında bitirdikten sonra, aynı üniversitede yüksek lisans yaparak İnşaat Yüksek Mühendisi unvanı ile mezun olan Bozbey, kendi şirketini kurarak hayatına devam etti.
18 Nisan 1999 tarihinde DSP'nin Nilüfer Belediye Başkan adayı olan Bozbey, Nilüfer İlçesi'nin üçüncü belediye başkanı oldu.
28 Mart 2004 seçimlerinde bir kez daha Nilüfer Belediye Başkanlığı'na aday olan Bozbey, seçime bu kez CHP'den girdi.
2024 yılında yapılan yerel seçimlerde CHP'nin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunu açıklayan Bozbey, oyların yüzde 47.62'sini alarak belediye başkanı seçildi.
8 Mayıs 2024 tarihinde yapılan Marmara Belediyeler Birliği'nin (MBB) 17. Başkanı oldu.

Belediye yönetimi el mi değiştirecek?
 
Bursa Büyükşehir Meclisi toplam 106 kişiden oluşuyor. AKP, 50 üyeyle çoğunlukta bulunuyor. AKP'ye ittifak ortağı MHP de sekiz üyeyle eşlik ediyor. Büyük Birlik Partisi ile birlikte Cumhur İttifakı toplam 59 üyeye ulaşıyor.
CHP'nin üye sayısı ise 41. Bursa'daki Meclis'in dağılımı şöyle:
 
AKP: 50
CHP: 41
MHP: 8
İYİ Parti: 3
BBP: 1
Türkiye İttifakı Partisi: 1
Yeniden Refah Partisi: 1
Bağımsız: 1
 
Bu dağılım, Cumhur İttifakı'nın Bursa Belediye Meclissi'nde çoğunluğu elinde bulundurduğunu gösteriyor. Buna göre önemizdeki günlerde belediye meclisinde yapılacak seçimde yönetimin Ak Parti'ye geçmesine kesin gözüyle bakılıyor.
 
Son dönemde CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar sonucu bazı belediyelerin yönetimi el değiştirdi.
 
Esenyurt ve Şişli'de kayyım atamalarıyla, Gaziosmanpaşa ve Bayrampaşa'da tekrar edilen seçimlerle, Beykoz'da ise belediye yönetimindeki değişimle birlikte toplamda 5 belediye AKP yönetimine geçti.
 
Bu süreçlerde yaklaşık 1,5 milyonu aşkın seçmenin oy verdiği belediyelerin yönetiminde değişiklik yaşanması, "seçmen iradesi" tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Çevre Şehircilik Müdürlüğü önünde bomba paniği

Bartın Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü binası önünde elinde çanta ile gelen ve "bomba var" diye bağıran kişi gözaltına alınırken, çanta ise fünye ile patlatıldı

03.04.2026 15:04:00 / Güncelleme: 03.04.2026 15:06:54
İhlas Haber Ajansı
Çevre Şehircilik Müdürlüğü önünde bomba paniği
Çevre Şehircilik Müdürlüğü önünde bomba paniği
Bartın Valiliği'ne 150 metre, Bartın Belediyesine 100 metre uzaklıkta bulunan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne gelen Halil K. isimli şahıs, bina girişinde elindeki çantayı göstererek, "Bomba var, patlatacağım burayı" diyerek bağırmaya başladı. Görenlerin ihbarı üzerine olay yerine giden ekipler, şahsı gözaltına alırken çantayı ise fünye ile patlattı. Çanta ilk iki patlamada açılmazken, üçüncü denemede açıldı.

Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü önünde geniş güvenlik tedbiri alınırken, bina boşaltıldı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mehmet Özdemir, polis ekipleri tarafından binadan tahliye edildi. Çevredeki vatandaşlar ise alana yaklaştırılmadı.

3 patlamada açılan çantada küçük çaplı yangın çıkarken, yangın söndürme tüpü ile alevler söndürüldü. Çantadan ise altın, tablet ve kağıtlar çıktığı öğrenildi.

Gözaltına alınan H.K.'nin Gaziahtep'te polis olduğu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nde çalışan kardeşine disiplin cezası verilmesi nedeniyle böyle bir eylemde bulunduğu belirlendi.



İBB davasında 18 sanık tahliye edildi

107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı İBB davasında, 18 sanığın tahliyesine karar verildi

03.04.2026 01:11:00
AA
İBB davasında 18 sanık tahliye edildi
İBB davasında 18 sanık tahliye edildi

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan 15'inci duruşmaya, tutukluluk incelemesi için verilen 1,5 saatlik aranın ardından devam edildi.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Kasapoğlu'nun şoförü Sabri Caner Kırca, Ağaç AŞ Satın Alma Şefi Fatih Yağcı, İBB Anadolu Yakası Zabıta Müdürü Nazan Başelli, taşımacılık işiyle uğraşan Ebubekir Akın, CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, İSPER AŞ personeli Davut Bildik, eski İstanbul Planlama Ajansı çalışanı Esra Huri Bulduk, sosyal medya hesap yöneticisi Mahir Gün, şoför Kadir Öztürk, bir firmanın çalışanı Başak Tatlı, İmamoğlu İnşaat AŞ çalışanı Baran Gönül, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in şoförü Hüseyin Yurttaş, Mustafa Bostancı, Şehide Zehra Keleş, iş insanları Altan Ertürk, Ali Üner ile Evren Şirolu'nun tahliyesine karar verdi.

Tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 89 sanığın tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

Duruşma, 6 Nisan Pazartesi'ye ertelendi. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.