logo
24 ŞUBAT 2026


AB içinde Türkiye lehinde çıkış "bu ülkeden geldi"

Szijjarto, mültecilerin kendi ülkelerine güvenle geri dönebilmesinin sağlanması gerektiğini ve Türkiye'nin de bu kapsamda hareket ettiğini açıkladı

11.10.2019 00:00:00
AB içinde Türkiye lehinde çıkış "bu ülkeden geldi"
AB içinde Türkiye lehinde çıkış "bu ülkeden geldi"
Macaristan, Türkiye karşıtı AB bildirisini neden bloke ettiğini açıkladı
 
Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, AB'nin Türkiye'ye Barış Pınarı Harekatı'na son verilmesi çağrısında bulunması fikrinin yanlış olduğunu belirterek;
 
"Türkiye'de yaklaşık 4 milyon düzensiz göçmen ve mülteci var. Türkler, onların geri dönmesi için çalışıyor." dedi.
 
Szijjarto, "hvg.hu" haber sitesine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliğinin (AB), Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzuru getirmek amacıyla başlatılan Barış Pınarı Harekatıyla ilgili yayımlamak istediği ortak deklarasyonu uzun süre bloke ettiğini söyledi.
 
Konuyla ilgili AB'nin ve AB yöneticilerinin açıklama yapıp yapmama konusunda büyük tartışma yaşandığını aktaran Szijjarto;

"Ben bu konuda açıklama yapmalarına gerek olmadığını düşünüyorum. Brüksel'de bazılarının her konuda fikir belirtmesinin, AB'nin küresel siyasi geçerliliğini yaraladığını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
 
Szijjarto, mültecilerin kendi ülkelerine güvenle geri dönebilmesinin sağlanması gerektiğini ve Türkiye'nin de bu kapsamda hareket ettiğini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye'de yaklaşık 4 milyon düzensiz göçmen ve mülteci var. Türkler, onların geri dönmesi için çalışıyor. Küresel olarak baktığımızda da mümkün olduğunca çok sayıda göçmenin kendi ülkesine dönmesini ve güven içinde yaşamasını sağlayacak politika izlenmeli.

Ben olaya böyle bakıyorum. Bu yüzden de AB'nin deklarasyon yayımlama fikrine katılmadık. Evet, bunu gerçekten uzun süre bloke ettik. Sonunda ise AB'nin Dış İlişkiler Temsilcisi'nin açıklamasıyla yetinildi."
 


"Deklarasyonun kabul edilmesini uzun süre engelledim"
 
Türkiye'nin dün başlattığı harekatla, Suriyelileri kendi ülkelerine güvenli şekilde geri gönderme niyeti taşıdığına işaret eden Szijjarto;
 
"İnsanın kendi ülkesinde güven, barış ve rahat içinde yaşamaya hakkı var ve bunu yaratmaya yönelik tüm adımların iyi olduğunu düşünüyorum. Birçok kişinin güven içinde Suriye'ye dönüp, orada yaşaması hedefi çok iyi." ifadelerini kullandı.
 
Szijjarto, AB'nin Türkiye'ye Barış Pınarı Harekatı'na son verilmesi çağrısında bulunması fikrinin yanlış olduğunu, bu yüzden AB adına ortak deklarasyon yayımlanmasını bloke ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
 
"Bu deklarasyonun kabul edilmesini uzun süre engelledim. Bence, AB'nin her konuda açıklama yapmasına gerek yok. İkinci olarak ise, göçmen konusunda şunu açıklığa kavuşturmalıyız. Birçok kişi güvenli bir şekilde ülkesine dönebilmeli ama bu deklarasyon bunu içermiyordu."
 
 
 
 
 

BTP bir çınarını uğurladı

Bağımsız Türkiye Partisi bugün önemli bir ismini ebediyete uğurladı. Kalp krizi sonucu vefat eden BTP Konya İl Başkanı Hasan Öztürk gözyaşı ve dualarla toprağa verildi

24.02.2026 17:03:00
Eyüp Kabil
BTP bir çınarını uğurladı
BTP bir çınarını uğurladı
Bağımsız Türkiye Partisi Konya İl Başkanı Hasan Öztürk Hakk'a yürüdü. Kalp krizi sonucu vefat eden Öztürk için Selçuklu ilçesindeki Parsana Büyük Camii'nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Önce Öztürk için dua edildi, helallik alındı. Daha sonra cenaze namazı kılındı. Hasan Öztürk cenaze namazının ardından Musalla mezarlığında dualar eşliğinde toprağa verildi.

Cenazeye BTP yönetimi üst düzey katılım gösterdi.

Cenazeye yurt dışında bulunan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş katılamadı. BTP lideri sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda;

"Konya İl Başkanımız, partimizin emektarlarından çok kıymetli Hasan Öztürk başkanımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Tüm ömrünü hak ve hakikat davası için yaşamış müstesna bir insandı. Kendisine Allah'tan rahmet, yakınlarına, sevenlerine ve teşkilatımıza sabırlar dilerim. Başımız sağ olsun" ifadelerini kullandı.


Edirne'de Hamit Sedefçi botla bahçesinden tahliye edildi

Edirne'de etkili olan sağanak yağışların ardından nehir debilerinin yükselmesiyle taşkın riski artarken, eski Edirne Belediye Başkanı Hamit Sedefçi de mahsur kalan isimler arasında yer aldı

24.02.2026 13:17:00 / Güncelleme: 24.02.2026 13:20:14
İHA
Edirne'de Hamit Sedefçi botla bahçesinden tahliye edildi
Edirne'de Hamit Sedefçi botla bahçesinden tahliye edildi
Taşkın sularının yükselmesi sonucu bahçesi suyla dolan Sedefçi, bölgeye sevk edilen ekipler tarafından botla evinin bahçesinden alınarak güvenli bölgeye alındı. O anlar çevrede bulunan vatandaşlar tarafından da görüntülendi.



Sağlık durumu iyi

Tahliyenin ardından açıklamalarda bulunan Sedefçi, sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti. Evinde makineye bağlı olarak oksijen cihazı kullandığını ifade eden Sedefçi, "Oksijen makinam jeneratöre bağlı çalışıyor. Jeneratörde sıkıntı yaşanınca belediyeyi arayarak gelip beni almalarını istedim" dedi.



Devlet Su İşleri'nin kanal çalışmalarına tepki

Son dönemde Devlet Su İşleri tarafından bölgede yapılan kanal çalışmasına da tepki gösteren Sedefçi, taşkın yaşanmayacağı yönünde kendilerine güvence verildiğini söyledi.
Sedefçi, "Taşkın olmayacak denildi, biz de orada kalmaya başladık. Ancak yapılan kanal hatalarla dolu. Eğimi hatalı yaptılar, zemin hatalı. Beton olması gereken yerleri kumla doldurdular. Hata üstüne hata var. Bakın bugün bot ile buraya geldim" ifadelerini kullandı.



Bölgede önlemler sürüyor

Yetkililer, özellikle nehir kenarlarında ve alçak kesimlerde yaşayan vatandaşların dikkatli olması konusunda uyarılarda bulunurken, bölgedeki su seviyesinin yakından takip edildiği bildirildi. Tahliye ve güvenlik önlemleri ise sürüyor.

Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde çocuk gürültüsü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu kırılmış, kucağındaki 14 aylık kızının ise kafatası çatlamıştı. Olay günüyle ilgili güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı

24.02.2026 13:11:00
İhlas Haber Ajansı
Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı
Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı
Çınarcık'a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak balkon kapaması nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.'nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra'nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Selvet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi.
Güvenlik kamerası görüntüsü çıktı
Öte yandan, güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, jandarma geldikten sonra taraflar arasında tartışma çıkıyor. Selvet E.'nin yumruk salladığı baba, sonrasında yukarı sokağa çıkıyor. Yukarı sokakta ise kadınlar arasında arbede yaşanıyor. Bu sırada Şener E. ise kamera açısında olmayan anda iddiaya göre baba ve kızını yaralıyor.

Bursa'nın barajlarından güzel haber

Bursa'da yağışlar ve zirvedeki karların erimeye başlamasının etkisiyle Uludağ'ın eteklerindeki kuruyan dereler yeniden akmaya başladı. Su seviyesi '0'a kadar düşen Nilüfer ve Doğancı barajının yeniden yükseldiğinin görülmesi yüzleri güldürdü. Son gelişmelere göre, Çınarcık'ta yüzde 77, Nilüfer'de yüzde 72, Doğancı'da yüzde 52 doluluk oranlarına ulaşıldı

24.02.2026 12:33:00 / Güncelleme: 24.02.2026 13:01:41
İHA
Bursa'nın barajlarından güzel haber
Bursa'nın barajlarından güzel haber
Bursa merkez ile özellikle tarımsal üretimin yapıldığı ilçelerde mevsim normallerinin üzerinde yağış gerçekleşti. Uzun yıllar şubat ayı ortalaması metrekareye yaklaşık 75 kilogram olan kaydedilen Bursa'da ayın ilk 23 günü 105 kilogram yağış düştü. İlçeler de benzer şekilde iyi yağış aldı. Evliya Çelebi'nin, "Su ve havasının güzelliğinden Bursalının yüzü kırmızıdır. Velhasıl Bursa, sudan ibarettir" diyerek bahsettiği Bursa'da yağışlar ve Uludağ'da eriyen karların etkisiyle baraj ve göletler yeniden doldu.



Geçen yıl eylül ve ekim ayında 12 saatlik kesintiyle tarihinin en büyük su kriziyle karşı karşıya kalan Bursa'da barajlardaki su seviyesinin ortalama yüzde 60'ların üzerinde olması sevindirdi.



Bursa Ovası'nın sulanmasında değerlendirilen Gölbaşı Göleti de yağışlardan nasibini aldı. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, maksimum hacmi 14,24 milyon metreküp olan Gölbaşı Göleti'nin aktif hacmi 16 Şubat'ta 6,4 milyon metreküp olarak ölçüldü. Göldeki doluluk oranı yüzde 46,3'e ulaşırken, yağışların sürmesiyle bu oranın önümüzdeki günlerde daha da yükselmesi bekleniyor.



Öte yandan, Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden Uludağ'da kar yağışı hız kesmeden devam ederken, kar kalınlığı 145 santimetreye ulaştı. Hava sıcaklığının eksi 2 derece olarak ölçüldüğü bölgede, gece saatlerinde sıcaklığın eksi 6 dereceye kadar düşeceği tahmin ediliyor.

Türkiye bu noktaya nasıl geldi?

İçişleri Bakanlığı: "75 ilde düzenlenen operasyonlar sonucu, 958 kilo uyuşturucu madde ve 1 milyon 263 bin 58 adet uyuşturucu hap ele geçirildi"

24.02.2026 11:17:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye bu noktaya nasıl geldi?
Türkiye bu noktaya nasıl geldi?
İçişleri Bakanlığı, 75 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik geniş çaplı gerçekleştirilen operasyonlar sonucu 958 kilogram uyuşturucu madde ve 1 milyon 263 bin 58 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini duyurdu.

Bakanlık, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:



"75 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polisimiz tarafından son 10 gündür düzenlenen operasyonlarımızda; 958 kilogram uyuşturucu madde ve 1 milyon 263 bin 58 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Bin 699 şüpheli yakalandı, 888'i tutuklandı.



246'sı hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı, diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince Gaziantep, Adana, İstanbul, Antalya, İzmir, Ankara, Mersin, Konya, Giresun, Samsun, Manisa, Şanlıurfa, Bursa, Diyarbakır, Kocaeli, Denizli, Hatay, Tekirdağ, Balıkesir, Batman, Zonguldak, Uşak, Kırklareli, Eskişehir, Kahramanmaraş, Nevşehir, Sivas, Malatya, Sakarya, Osmaniye, Muğla, Adıyaman, Siirt, Elazığ, Erzurum, Afyonkarahisar, Van, Çanakkale, Aydın, Kayseri, Trabzon, Aksaray, Kastamonu, Niğde, Yalova, Çorum, Düzce, Amasya, Kilis, Yozgat, Bolu, Kırıkkale, Edirne, Kırşehir, Şırnak, Tokat, Ağrı, Bingöl, Isparta, Rize, Mardin, Ordu, Iğdır, Karabük, Bilecik, Karaman, Kars, Burdur, Erzincan, Hakkari, Kütahya, Muş, Sinop, Tunceli ve Bartın'da 2 bin 500 ekip, 6 bin 325 personel, 17 hava aracı ve 38 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi. Vatandaşlarımızın bilmesini isterim ki; zehir tacirleriyle mücadelemiz amansız sürüyor, sürmeye de devam edecek. Emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı

Türkiye'de geçen yıl evlenen çiftlerin sayısı 552 bin 237 olurken boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 olarak kayıtlara geçti.  Geçen yıl evlenen çiftlerin sayısı 569 bin 983 iken, boşanan çiftlerin sayısı 188 bin 963'tü 

24.02.2026 11:04:00
Anadolu Ajansı
Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı
Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin evlenme ve boşanma istatistiklerini yayımladı.

Buna göre, evlenen çiftlerin sayısı 2024 yılında 569 bin 983 iken 2025 yılında 552 bin 237 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı, 2025'te binde 6,43 olarak belirlendi.

Boşanan çiftlerin sayısı 2024 yılında 188 bin 963 olurken 2025'te 193 bin 793 olarak gerçekleşti. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı, geçen yıl binde 2,26 olarak hesaplandı.

Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de bu yaş arttı. Ortalama ilk evlenme yaşının 2025'te erkeklerde 28,5, kadınlarda 26 olduğu görüldü. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,5 olarak kayıtlara geçti.

En yüksek kaba evlenme hızı Gaziantep oldu

Kaba evlenme hızının geçen yıl en yüksek olduğu il, binde 7,76 ile Gaziantep olurken, bu ili binde 7,68 ile Osmaniye, binde 7,5 ile Şanlıurfa izledi.

Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,18 ile Tunceli oldu. Bu ili binde 4,58 ile Gümüşhane, binde 4,67 ile Ardahan takip etti.

Toplam evlenmeler içinde yabancıların oranı da incelendi. Buna göre, yabancı damatların sayısı 2025'te 5 bin 347 olurken bu sayı toplam damatların yüzde 1'ini oluşturdu. Yabancı gelinlerin sayısı 28 bin 646 olurken bunların, toplam gelinlerin yüzde 5,2'sini oluşturduğu görüldü.

Suriyeli gelinler birinci sırada

Yabancı damatlar uyruklarına göre incelendiğinde, yüzde 20,9 ile Suriyeliler birinci sırada yer aldı. Suriyelileri yüzde 18,8 ile Alman ve yüzde 5 ile Afgan damatlar izledi.

Yabancı gelinler içinde yüzde 13,8 ile Suriyeliler birinci sırada dikkati çekti. Bu gelinleri yüzde 13,7 ile Özbek ve yüzde 9,6 ile Faslılar takip etti.

En yüksek kaba boşanma hızı İzmir oldu

Kaba boşanma hızının 2025'te en yüksek olduğu il, binde 3,28 ile İzmir olarak kayıtlara geçti. Bu ilin ardından binde 3,21 ile Antalya, binde 3,14 ile Denizli geldi.

Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,51 ile Hakkari olarak belirlendi. Hakkari'yi binde 0,52 ile Şırnak, binde 0,63 ile Bitlis izledi.

Boşanmaların, yüzde 34'ü evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 20,3'ü ise evliliğin 6-10 yılı içinde meydana geldi.

Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 191 bin 371 çocuk velayete verilirken velayetin çoğunlukla anneye geçtiği görüldü. Bu dönemde çocukların velayetinin yüzde 74,6'sı anneye, yüzde 25,4'ü babaya verildi. 

FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu yakalandı

Hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yakalama kararı bulunan FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu Bedrettin Günebakmaz, İstanbul'da gözaltına alındı

 

24.02.2026 11:01:00
Anadolu Ajansı
FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu yakalandı
FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sorumlusu yakalandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstihbarat Şube Müdürlüğü koordinesinde, FETÖ kapsamında aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütüldü.

Çalışmalarda, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan aranan, İçişleri Bakanlığınca yayımlanan "Terör Arananlar" listesinde sarı kategoride yer alan ve örgütün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mahrem yapılanmasında sözde "müdür" konumunda bulunan Bedrettin Günebakmaz'ın kentte olduğu tespit edildi.

Yapılan teknik ve fiziki takipte Günebakmaz'ın, örgütün kripto haberleşme programı ByLock kullandığı, Bank Asya'da hesap artışı ile örgütün yurt dışı yapılanmasında kaydı olduğu ve hakkında Gölcük'te askerlerle ilgilenen kimya öğretmeni olduğu şeklinde beyanlar bulunduğu anlaşıldı.

Şüpheli, Üsküdar'da düzenlenen operasyonda yakalandı.

Yapılan incelemede, şüphelinin kendini farklı biri olarak tanıtarak kira kontratı yaptığı, elektrik, su, doğal gaz aboneliklerini başkaları adına açtırdığı, dışarı çıkması gerektiğinde kendini gizlemek ve kameralara yakalanmamak için çok sayıda kep, bere ve gözlük bulundurduğu belirlendi.

Gözaltına alınan zanlı, işlemleri için emniyete götürüldü. 

Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?


 
Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor.

24.02.2026 01:41:00
MURAT ÇORBACI
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?

Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1'inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, zorbalık karşısında uzun açıklama yapmanın ya da tartışmaya girmenin çoğu kez işe yaramadığına işaret ederek, "Aksine zorbanın ilgisini artırır. Kararlı bir beden dili ve göz temasıyla 'Bunu istemiyorum', 'Dur' ya da 'Bana böyle seslenmeni istemiyorum' gibi kısa ve net cümleyle sınır koymak, oradan uzaklaşıp bir yetişkine (öğretmen, okul idaresi) başvurmak ve aileye anlatmak en etkili yöntemdir. Yardım istemenin 'şikayet' değil, güvenlik talebi olduğu çocuğa öğretilmelidir" dedi. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak "Zorbalık sadece mağdur ve zorba arasında değildir; izleyiciler de sürecin parçasıdır" derken, sözlerine şöyle devam ediyor: "Çocuğunuza şunu öğretin: "Birine yapılan haksızlığa sessiz kalmak, o davranışı güçlendirebilir. Oysa, zorbalığa maruz kalan arkadaşının yanına oturmak, öğretmene haber vermek, "Bence sana yapılan bu davranış doğru değil" demek bile zorbalığı azaltabilir."

Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıraladı:
• Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış
• Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu
• Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi
• Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim
• Uyku düzeninde bozulma
• Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe
• Ders başarısında düşüş.


Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle dedi: "En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu 'kötü' olarak etiketlememektir. 'Sen kötüsün' değil, 'Bu yaptığın kabul edilemez' denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır."

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi.

23.02.2026 13:00:00
Ahmet Turan Yiğit
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, "Osmanlı'yı parçalayan sistem şimdi Türkiye'ye dayatılıyor. ABD'nin Türkiye'yi bölme planı millete Terörsüz Türkiye diye pazarlanıyor" dedi
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum'dan, yeni anayasa, umut hakkı ve Öcalan Tartışmaları konusunda çok sert çıkış geldi. Anayasa değişikliği tartışmaları, AYM ve AİHM kararları, "umut hakkı" meselesi ve Abdullah Öcalan üzerinden yürüyen siyasi süreci masaya yatıran Süheyl Batum, iktidarın yeni anayasa söylemini sert sözlerle eleştiriyor ve şu soruyu soruyor: "Anayasaya uyulması için anayasa mı değiştirilir?"
Yeni anayasa tartışmasının arka planı, AYM ve AİHM kararlarına uyma meselesi, "Umut hakkı" nedir, kimi kapsar? Abdullah Öcalan bu haktan yararlanabilir mi? Can Atalay kararı ve Meclis tartışması, çok kimlikli anayasa ve federasyon iddiaları ile "Osmanlı sistemi" benzetmesi ne anlama geliyor? konularını elealan Batum, umut hakkının teknik anlamını açıklarken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına da dikkat çekiyor ve ağırlaştırılmış müebbet cezalarında tahliye umudunun hukukî çerçevesini anlatıyor.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı

Edirne'de son günlerde etkili olan yağışlar ve Bulgaristan'daki barajlardan bırakılan sular nedeniyle nehirlerde debi artışı sürüyor. Özellikle Meriç Nehri'nde su seviyesi yükselmeye devam ediyor

23.02.2026 12:41:00 / Güncelleme: 23.02.2026 12:46:29
İHA
Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı
Meriç Nehri taştı, ovalar su altında kaldı
Meriç ve Tunca nehirlerinde su seviyeleri alarm düzeyinde seyrederken, kentte bazı bölgelerde yaşanan taşkın sonrası özellikle nehir kenarları ve köprü mevkilerinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Acil Durum ve Afet Yönetim Başkanlığı (AFAD) ekipleri köprü başlarında görev yaparken, riskli alanlarda yaya ve araç trafiği geçici olarak durduruldu. Çevre illerden itfaiye ve arama kurtarma ekipleri de bölgeye sevk edildi.



Taşkın sebebiyle Sarayiçi'ne ulaşımı sağlayan tarihi köprüler ulaşıma kapatıldı. İpsala Ovası'nda ise suyun geniş bir alana yayıldığı bildirildi.



Son edinilen bilgilere göre, hayvanlarını kurtarmak için bölgeye giden 3 kişi mahsur kaldı. AFAD ekipleri botla kurtarma çalışması başlattı. Meriç Nehri'nde su seviyesi artışını sürdürürken, bölgedeki gelişmeler yakından takip ediliyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.