logo
14 OCAK 2026

AB Sevr'in de ötesidir

25.08.2005 00:00:00
Batı'nın Şark Meselesi programının hâlâ yürürlükte olduğunu söyleyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, AB'ye girme olayının entrikalarla dolu olduğunu belirterek "Bazıları Sevr diyor, Sevr'in de çok ötesindedir. AB, böyle bir programın, planın hayata geçmesinin adıdır" dedi.

-Türkiye AB'ye alınmayacakBTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, "Taa baştan beri Türkiye'nin AB'de kesinlikle olmayacağı kanaatinde" olduğunu hatırlatarak, "O dünya çok farklı bir dünya. Medeniyetler farklı. Siyasetler farklı. Kültürler farklı. Örfler farklı. Adetler farklı. Biz, o dünyada olamayız.  Bizi kabul etmezler. Bir defa bunu bilelim. İki, hiç bir devletin, Kıbrıs gibi sorunu olan bir devletin AB'ye girme konusunda şartı olmamıştır. Böyle bir meselesi olan devlete, 'Senin şu meselen var. Bunu hallet de gel' şartı konulmamıştır" dedi.

-Sevr'in de ötesinde bir olayMeselenin özünde Türkiye'yi Anadolu'dan çıkarma düşüncesinin bulunduğuna işaret eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: "Onların gözü bizde değildir. Onların gözü Anadolu coğrafyasındadır. Bu coğrafyayı alana kadar bu oyunlar, bu entrikalar devam edecektir. AB'ye girme olayı da Türkiye'yi AB üzerinden parçalama hadisesidir. Bazıları Sevr diyor, Sevr'in de ötesindedir. Göreceksiniz. Sevr'den de çok öteyedir."

  BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "Haftanın Sohbeti"nin bugünkü bölümünde, Fransız yetkililerin "Türkiye Kıbrıs Rum Kesimini, Kıbrıs'ın tamamının cumhuriyeti olarak tanımadıkça müzakereler başlamaz" sözleri bağlamında Türkiye'nin AB macerasını değerlendirdi.  n Hocam, AB konusunda siz daha önce defalarca sorular yönelttik. Türkiye'nin AB macerası devam ettiği müddetçe biz de yeni sorular sormaya devam edeceğiz. Fransa Cumhurbaşkanı Chirac ile Başbakan Villepin açıklamalar yaptı. "Türkiye, Kıbrıs Rum Kesimini Kıbrıs Cumhuriyeti olarak resmen tanımadan AB'ye giremez" diye bir ifade dayattı ve bunu bakanlar kurulu kararı halinde geçirdi. Siz, Fransa Başbakanı ve Cumhurbaşkanının yaptığı açıklamayla artık Türkiye'nin bu AB macerasında geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?Prof. Dr. Haydar Baş- Biz, taa baştan beri Türkiye'nin AB'de kesinlikle olmayacağı kanaatindeyiz. O dünya çok farklı bir dünya. Medeniyetler farklı. Siyasetler farklı. Kültürler farklı. Örfler farklı. Adetler farklı. Biz, o dünyada olamayız. Bizi kabul etmezler. Bir defa bunu bilelim. İki, hiç bir devletin, Kıbrıs gibi sorunu olan bir devletin AB'ye girme konusunda şartı olmamıştır. Böyle bir meselesi olan devlete, "Senin şu meselen var. Bunu hallet de gel" şartı konulmamıştır. Artı, Türkiye'nin önünde böyle bir şart yoktu. Böyle bir şart olmadığı halde kalkıp, "Sen Kıbrıs meseleni hallet. Rum kesimini kabul et" demek suretiyle önüne bunun şart olarak konmuş olmasının manası "Ben orada öyle söylerim, burada  böyle yaparım, yarın da bir başkasını yaparım" demektir. O zaman siyak-sibak karinesi ile yola çıktığınızda göreceksiniz ki bu meseleyi siz bir gün halletseniz de yarın şart olmayan başka bir mesele şart olarak önünüze gelecektir. Sevr'in de ötesinde bir olayZaten ucu açık müzakere süreci başlayacak. Başlarsa tabii. Ucu açık müzakere sürecinde her türlü ihtimal önümüze gelecek, önümüze gelen bu ihtimallerden asıl maksat da Batının coğrafyamız üzerindeki, Türk milleti üzerindeki hesabıdır, Şark Meselesidir. Türkiye'yi bu coğrafyadan çıkarmaktır. Onların gözü bizde değildir. Onların gözü Anadolu coğrafyasındadır. Bu coğrafyayı alana kadar bu oyunlar, bu entrikalar devam edecektir. AB'ye girme olayı da Türkiye'yi AB üzerinden parçalama hadisesidir. Bazıları Sevr diyor, Sevr'in de ötesindedir. Göreceksiniz. Sevr'den de çok öteyedir. Böyle bir programın, planın hayata geçmesinin adına AB denir. "Biz bunun neresinde olacağız?" Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olarak neresinde olacağız? Hiç bir yerinde olmayacağız. "Peki sen ne demek istiyorsun?" Ben şunu çok net olarak açıkça görüyor ve diyorum ki, maksat, Türkiye'nin yer altı kaynaklarıdır. Maksat Türkiye'nin coğrafyasıdır, tabiatıdır. Hülasa İstanbul'udur, Ege'sidir, Akdeniz'idir, topyekün Türkiye'dir. Burasının şu veya bu isim adı altında bölünmesi, elimizden çıkması ve bize de güzelce "Hadi  Hakkın selameti başına olsun. Senin buralarda ne işin vardır. Senin yerin Ortaasya'dır, bozkırlardır" deyip bir tekme ile gönderilmemiz olayıdır. Bunu böyle bilelim, görelim.Şunu çok iyi bileceksiniz. Eğer bir insan düşmanını tanımazsa hayatın en büyük zilletini yaşar. Düşmanını tanıyan arif insan, kamil insan, marifet ehli, aydın, düşmanına göre tedbirini alır. Hem onunla hukukunu iyi tutar ve hem de gücünü, kudretini yerinde bulundurur. O güç, o kuvvet elinde olduğu müddetçe de düşmanı ona şu anda bize yapılan tekliflerin hiçbirini yapamaz. Yani demek isterim ki gücümüzden, kuvvetimizden, irademizden ne kadar tecrid edilir, uzaklaşır isek kedinin fare ile oynadığı gibi bizimle oynarlar. Şu anda bizimle oynanıyor ise biz çok şeyimizi kaybettik, ediyoruz, anlamını hepimiz almamız lazım. Yoksa sana gelecek, "İstanbul içinde sen ekümenik bir devlete müsaade et" denecek. "Ege'de Kıt'a Sahanlığını şu noktada kabul et. Kıbrıs'ı ver" diyecek. Eğer sen güçlü isen, senin şamarın yerinde ise, okkalı bir adamsan, bunu diyebilir mi? Tabii sermaye piyasanda onun 40 milyar doları olursa, kendi kendini bakabilecek üretimini yapmaktan aciz olursan, her yaptığı işi onun müsaadesiyle yapmayı kendine bir vazife olarak alırsan, bunu kabul edersen, kedinin kuyruğu ile oynadığı gibi elbette seninle de oynarlar. Olay budur. Kurtuluş Kuvay-ı Milliye ruhundan  Hocam, şimdi 30 Ağustos Zafer Bayramının yıldönümün kutlamaya hazırlanıyoruz. Fakat tam da bu noktada Kıbrıs'a gelinen nokta ortada. Kıbrıs davası terk edilmiş, Kıbrıs verilmiş. Ege'de Yunan, kendi çıkarları çerçevesinde her gün bir adım atıyor. İstanbul'da Patriğe ekümenizm hakları hemen hemen verilmiş vaziyette. Güneydoğu'da, Kuzey Irak'ta her türlü sıkıntı en üst düzeye kadar taşınmış vaziyette. Öyle bir halimiz var ki sanki biz Türkler Kurtuluş Savaşını vermemiş bir millet gibiyiz.Prof. Dr. Haydar Baş- Veya Kurtuluş Savaşını verdik de herşeyi kaybettik. Masaya oturduk. Bütün bu tavizleri verme noktasına geldik.n Bu noktaya biz nasıl geldik ve bu işin içinden nasıl çıkacağız?Prof. Dr. Haydar Baş- Tabii bu noktaya geliş nedenimiz entrikadır, oyundur, gaflettir, dalalettir, ne derseniz deyin. Bunun içinden çıkmanın tek yolu Kuvay-ı Milliye ile milletin biraraya gelmesi, kendini tanıması, değerlerine dönmesi, siviliyle, askeriyle, devletiyle, milletiyle şaha kalkmasıdır. Şunu çok iyi bilelim. Milletimiz kendisi gibi düşünen, kendisi gibi yaşayanlarla beraber olduğu gün, an bu olaylar saatliktir, her şey bir anda düzelecektir. Hiç kimsenin bundan kuşkusu olmasın.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
Rusya her kulvarda saf dışı
ABD, Kafkasya'ya da yerleşiyor
Arkadaşınızı ona göre seçin
Kumara 'sosyal çevre' başlatıyor
"Şartlar düzelirse eski rakamlar yakalanır"
Hazır giyimciler devlet desteği talep ediyor
Yargı yine şaşırtmadı
Avukat Rezan Epözdemir tahliye edildi
Kadın hakimi vurmuştu
O savcı tutuklandı
Atlantik’te 10 ton kokain ele geçirildi
Gemi Türkiye'ye de gelmiş
Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraklerine operasyon
18 şüpheliden 14'ü gözaltına alındı
Trump kendini aştı!
"Yetkim anayasa ya da mahkemelerle değil, kendi ahlakımla sınırlı"
Kadıköy'de bir apartmanda çıkan yangın korkuttu
1'i ağır 8 kişi yaralandı
Grönlandlı Bakan Nathanielsen:
"Amerikalı olmaya hiç niyetimiz yok"
Trump, İran'a tehditler yağdırdı
"Göstericiler asılmaya başlarsa çok sert önlemler alırız"
Oktay Kaynarca adli kontrolle serbest
Uyuşturucu operasyonunda iki tutuklama
Görüşmeler bir işe yaramadı
İsrail yine Suriye'ye saldırdı
Murat Çalık ameliyattan çıktı
Durumu ciddiyetini koruyor
'Emekliyi de Meclis'in itibarını da kurtaralım'
'Emekli maaşını asgari ücrete eşitleyelim'
Rusya her kulvarda saf dışı
ABD, Kafkasya'ya da yerleşiyor
Arkadaşınızı ona göre seçin
Kumara 'sosyal çevre' başlatıyor
"Şartlar düzelirse eski rakamlar yakalanır"
Hazır giyimciler devlet desteği talep ediyor
Yargı yine şaşırtmadı
Avukat Rezan Epözdemir tahliye edildi
Kadın hakimi vurmuştu
O savcı tutuklandı
Atlantik’te 10 ton kokain ele geçirildi
Gemi Türkiye'ye de gelmiş
Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraklerine operasyon
18 şüpheliden 14'ü gözaltına alındı
Trump kendini aştı!
"Yetkim anayasa ya da mahkemelerle değil, kendi ahlakımla sınırlı"
Kadıköy'de bir apartmanda çıkan yangın korkuttu
1'i ağır 8 kişi yaralandı
Grönlandlı Bakan Nathanielsen:
"Amerikalı olmaya hiç niyetimiz yok"
Trump, İran'a tehditler yağdırdı
"Göstericiler asılmaya başlarsa çok sert önlemler alırız"
Oktay Kaynarca adli kontrolle serbest
Uyuşturucu operasyonunda iki tutuklama
Görüşmeler bir işe yaramadı
İsrail yine Suriye'ye saldırdı
Murat Çalık ameliyattan çıktı
Durumu ciddiyetini koruyor
'Emekliyi de Meclis'in itibarını da kurtaralım'
'Emekli maaşını asgari ücrete eşitleyelim'
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.