ABD en büyük petrol üreticisi olacak
Trump'ın Venezuela'da Maduro'yu devirerek petrol rezervlerini ele geçirmesi, küresel petrol fiyatlarını düşürerek piyasaları sarstı. Bu hamle, Rusya'nın petrol gelirlerini baltalayarak Trump'a Moskova karşısında güçlü bir jeopolitik koz sağladı
05.01.2026 12:39:00
Eyüp Kabil
Eyüp Kabil





ABD Başkanı Donald Trump'un Venezuela'ya yönelik askeri operasyonu, Nicolas Maduro'nun yakalanmasıyla sonuçlandı ve dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkeyi ABD'nin doğrudan denetimine açtı.
Bu hamle, küresel petrol piyasalarını sarsarken, Rusya gibi petrol ihracatına bağımlı ülkeler için yeni bir jeopolitik meydan okuma yaratıyor. Uzmanlar, bu gelişmenin petrol fiyatlarını düşürerek Rusya'nın ekonomisini zayıflatabileceğini ve Trump'ın bunu Moskova'ya karşı bir koz olarak kullanabileceğini belirtiyor.
ABD, Venezuela petrollerini çıkaracak
ABD forcesu, hafta sonu gerçekleştirdiği bir operasyonla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakaladı ve ülkeyi geçici olarak yönetmeye başladı. Trump, basın açıklamasında "Venezuela'yı yönetiyoruz ve petrol rezervlerini ABD şirketlerine açıyoruz" dedi.
ABD Hazine Bakanlığı, Venezuela petrol ticaretinde yaptırımları ihlal eden tüccarları hedef almaya devam ediyor. Trump, ABD petrol şirketlerinin milyarlarca dolar yatırım yaparak Venezuela'nın çökmüş altyapısını yeniden yapılandıracağını belirtti. Bu yatırımlar, Chevron ve ExxonMobil gibi şirketlerin öncülüğünde gerçekleşecek ve Venezuela'nın günlük petrol üretimini kısa sürede artırabilecek.
Venezuela, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olsa da, Maduro rejimi altında üretim dramatik şekilde düşmüştü. ABD'nin müdahalesi, Çin ve Rusya'nın Venezuela'daki etkisini ortadan kaldırarak, bu rezervleri Batı piyasalarına açacak.
Petrol piyasalarına potansiyel etkileri
ABD'nin Venezuela petrolünü ele geçirmesi, küresel piyasalarda dalgalanmalara yol açtı. Petrol fiyatları, operasyon sonrası hafif düşüş gösterdi; Brent ham petrol varil başına 2-3 dolar geriledi. Uzmanlar, Venezuela'nın üretiminin 2 milyon varil/güne çıkması halinde, 2030'a kadar petrol fiyatlarında 4 dolarlık bir düşüş öngörüyor. Bu, küresel arzı artırarak fiyatları aşağı çekecek ve tüketici ülkeler için avantaj sağlayacak.
Kısa vadede, geçiş dönemi belirsizlikleri nedeniyle fiyatlarda geçici yükselişler olabilir; örneğin dizel fiyatlarında artış, enflasyonu tetikleyebilir. Ancak uzun vadede, ABD şirketlerinin yatırımlarıyla üretim artışı, piyasaya daha fazla ağır ham petrol sokacak. Bu, OPEC'in dengelerini bozabilir ve Rusya ile İran gibi ülkelerin indirimli satışlarını zorlaştırabilir. Goldman Sachs analistleri, Venezuela'nın üretiminin artmasının küresel fiyatları baskılayacağını vurguluyor.
Rusya'ya karşı bir koz
Rusya, petrol ve gaz ihracatına bağımlı bir ekonomiyle, Venezuela'daki değişimden doğrudan etkilenecek. Rusya, Maduro rejimine milyarlarca dolar yatırım yapmıştı, ancak ABD'nin müdahalesi bu yatırımları boşa çıkardı. Trump'un stratejisi, Venezuela petrolünü piyasaya sürerek fiyatları düşürmek ve Rusya'nın gelirlerini azaltmak üzerine kurulu. Rusya'nın petrol ihracatının yarısına yakını yaptırımlara rağmen devam ediyor, ancak fiyat düşüşleri bütçesini zorlayacak.
Trump, bunu Rusya'ya karşı bir kaldıraç olarak kullanabilir. Örneğin Ukrayna'daki çatışmalarda Moskova'yı müzakere masasına zorlayabilir. Rus yorumcular, bu hamlenin Rusya'nın müttefiklerini kaybetmesine yol açtığını kabul ediyor. Çin ve İran da etkilenecek; Venezuela'nın petrolü Çin'e gidiyordu, ancak ABD kontrolüyle bu akış kesilecek. Trump, "Venezuela'yı yöneterek petrolü satacağız" diyerek, bunu küresel enerji siyasetinde bir silah olarak konumlandırıyor.
BRICS ülkeleri de etkilenebilir
Uzmanlar, bu hamlenin küresel enerji piyasalarını yeniden şekillendireceğini söylüyor. Forbes, Venezuela'nın ağır ham petrol zorluklarını vurgularken, ABD'nin yatırımlarının üretimi artıracağını belirtiyor. Ancak, altyapı sorunları nedeniyle hızlı bir artış beklenmiyor. Rusya için ise, fiyat düşüşleri savaş bütçesini etkileyecek; geçmiş yaptırımlar, Rusya'nın rezervlerini eritmişti.
Trump'un doktrini, enerji kaynaklarını ulusal güvenlik aracı olarak görüyor. Bu, BRICS ülkelerini de etkileyebilir. Hindistan gibi ülkeler Venezuela petrolüne yönelirse, Rusya'nın indirimli satışları azalacaktır. Gelecekte, petrol fiyatlarının 30 dolara düşmesi senaryosu tartışılıyor.
Bu hamle, küresel petrol piyasalarını sarsarken, Rusya gibi petrol ihracatına bağımlı ülkeler için yeni bir jeopolitik meydan okuma yaratıyor. Uzmanlar, bu gelişmenin petrol fiyatlarını düşürerek Rusya'nın ekonomisini zayıflatabileceğini ve Trump'ın bunu Moskova'ya karşı bir koz olarak kullanabileceğini belirtiyor.
ABD, Venezuela petrollerini çıkaracak
ABD forcesu, hafta sonu gerçekleştirdiği bir operasyonla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakaladı ve ülkeyi geçici olarak yönetmeye başladı. Trump, basın açıklamasında "Venezuela'yı yönetiyoruz ve petrol rezervlerini ABD şirketlerine açıyoruz" dedi.
ABD Hazine Bakanlığı, Venezuela petrol ticaretinde yaptırımları ihlal eden tüccarları hedef almaya devam ediyor. Trump, ABD petrol şirketlerinin milyarlarca dolar yatırım yaparak Venezuela'nın çökmüş altyapısını yeniden yapılandıracağını belirtti. Bu yatırımlar, Chevron ve ExxonMobil gibi şirketlerin öncülüğünde gerçekleşecek ve Venezuela'nın günlük petrol üretimini kısa sürede artırabilecek.
Venezuela, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olsa da, Maduro rejimi altında üretim dramatik şekilde düşmüştü. ABD'nin müdahalesi, Çin ve Rusya'nın Venezuela'daki etkisini ortadan kaldırarak, bu rezervleri Batı piyasalarına açacak.
Petrol piyasalarına potansiyel etkileri
ABD'nin Venezuela petrolünü ele geçirmesi, küresel piyasalarda dalgalanmalara yol açtı. Petrol fiyatları, operasyon sonrası hafif düşüş gösterdi; Brent ham petrol varil başına 2-3 dolar geriledi. Uzmanlar, Venezuela'nın üretiminin 2 milyon varil/güne çıkması halinde, 2030'a kadar petrol fiyatlarında 4 dolarlık bir düşüş öngörüyor. Bu, küresel arzı artırarak fiyatları aşağı çekecek ve tüketici ülkeler için avantaj sağlayacak.
Kısa vadede, geçiş dönemi belirsizlikleri nedeniyle fiyatlarda geçici yükselişler olabilir; örneğin dizel fiyatlarında artış, enflasyonu tetikleyebilir. Ancak uzun vadede, ABD şirketlerinin yatırımlarıyla üretim artışı, piyasaya daha fazla ağır ham petrol sokacak. Bu, OPEC'in dengelerini bozabilir ve Rusya ile İran gibi ülkelerin indirimli satışlarını zorlaştırabilir. Goldman Sachs analistleri, Venezuela'nın üretiminin artmasının küresel fiyatları baskılayacağını vurguluyor.
Rusya'ya karşı bir koz
Rusya, petrol ve gaz ihracatına bağımlı bir ekonomiyle, Venezuela'daki değişimden doğrudan etkilenecek. Rusya, Maduro rejimine milyarlarca dolar yatırım yapmıştı, ancak ABD'nin müdahalesi bu yatırımları boşa çıkardı. Trump'un stratejisi, Venezuela petrolünü piyasaya sürerek fiyatları düşürmek ve Rusya'nın gelirlerini azaltmak üzerine kurulu. Rusya'nın petrol ihracatının yarısına yakını yaptırımlara rağmen devam ediyor, ancak fiyat düşüşleri bütçesini zorlayacak.
Trump, bunu Rusya'ya karşı bir kaldıraç olarak kullanabilir. Örneğin Ukrayna'daki çatışmalarda Moskova'yı müzakere masasına zorlayabilir. Rus yorumcular, bu hamlenin Rusya'nın müttefiklerini kaybetmesine yol açtığını kabul ediyor. Çin ve İran da etkilenecek; Venezuela'nın petrolü Çin'e gidiyordu, ancak ABD kontrolüyle bu akış kesilecek. Trump, "Venezuela'yı yöneterek petrolü satacağız" diyerek, bunu küresel enerji siyasetinde bir silah olarak konumlandırıyor.
BRICS ülkeleri de etkilenebilir
Uzmanlar, bu hamlenin küresel enerji piyasalarını yeniden şekillendireceğini söylüyor. Forbes, Venezuela'nın ağır ham petrol zorluklarını vurgularken, ABD'nin yatırımlarının üretimi artıracağını belirtiyor. Ancak, altyapı sorunları nedeniyle hızlı bir artış beklenmiyor. Rusya için ise, fiyat düşüşleri savaş bütçesini etkileyecek; geçmiş yaptırımlar, Rusya'nın rezervlerini eritmişti.
Trump'un doktrini, enerji kaynaklarını ulusal güvenlik aracı olarak görüyor. Bu, BRICS ülkelerini de etkileyebilir. Hindistan gibi ülkeler Venezuela petrolüne yönelirse, Rusya'nın indirimli satışları azalacaktır. Gelecekte, petrol fiyatlarının 30 dolara düşmesi senaryosu tartışılıyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.




























































































