logo
12 NİSAN 2026

ABD kaynaklı iftiralar?

17.10.2011 00:00:00
Batının horoz dövüştürür gibi milletleri, ülkeleri birbiriyle dövüştürmeyi sevdiğini daha önceki yazılarımızda belirtmiştik.Bu dövüştürme hadisesi özellikle bugün ABD'nin dış politikasının temelini oluşturuyor.Gözünü Ortadoğu'ya diken ABD'nin en fazla ulaşmak istediği neticelerden birisi bölgenin en güçlü devletleri olan Türkiye ile İran'ı karşı karşıya getirmek.Türkiye'ye BOP eşbaşkanlığının verilmesi, İncirlik Üssü'nün kullanılması, füze kalkanının Türkiye'ye yerleştirilmesi, Türkiye'yi Suriye'nin karşısına geçirmesi ve daha birçok uygulamalar esasen bu amaca ulaşmak için planlanıyor.Son zamanlarda ABD'den gelen üst düzey açıklamalarda da ABD'nin bu sinsi planının kokuları alınıyor. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton yaptığı son açıklamada, İran'ın Türklerle rekabet ettiğini ve Türkiye'ye karşı saldırganca bir tavır izlediğini söyledi.Clinton, "İran Türkiye'ye saldırıyor, çünkü Türkiye, füze saldırılarına karşı NATO'nun korunması için NATO radarını topraklarında konuşlandırmada bizimle anlaştı" ifadelerini kullandı.Peki, gerçek böyle mi? İran'ın gerçekten Türkiye'ye karşı saldırganca bir tavrı var mı? Elbette ki hayır? İran'ın, bırakın Türkiye'ye saldırganca bir tavır sergilemesini, bilakis Türkiye'ye her zaman dostluk elini uzatmıştır.İranlı yetkililer Türkiye'ye yönelik yaptıkları açıklamalarda bile oldukça saygılı ifadeler kullanmışlar ve Türk siyasileri NATO'ya, ABD'ye ve İsrail'e karşı haklı olarak uyarmışlardır.İran Devrim Muhafızları komutanı General Mesud Cezayiri'nin şu açıklaması buna örnektir: "Türkiye stratejik ve uzun dönemli çıkarlarını değerlendirmeli ve tarihin acı deneyimlerinden ders çıkarmalı. Bölgede güvenlik sağlayıcı rolüne devam etmeli ve bunu yaparken gücünü sallantıdaki duvarlardan değil, dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlardan almalı."Cezayiri İran'da herhangi bir adam değil, İran rejiminin en önemli koruyucularından olan Devrim Muhafızları'nın komutanı ve yaptığı açıklama bir düşmana tehdit şeklinde değil, bir dosta el uzatma şeklinde?Bilirsiniz askeri şahsiyetler, konuşurken siyaset yapmazlar, sözü ortadan söylerler. İran'ın en üst düzey askeri yetkililerinden bir olan Cezayiri'nın bu açıklamaları İran'ın Türkiye'ye karşı saldırgan olduğunu değil, saygılı olduğunu göstermektedir.Dikkat ediniz, Cezayiri, "Türkiye bölgedeki güvenlik sağlayıcı rolüne devam etmeli?" diyor. İran'ın Türkiye'yi görmek istediği nokta bu? Ama bu güvenlik rolü ABD'nin Jandarmalığı, İsrail'in korumalığı olarak zuhur etmemeli?Bu izahlardan sonra Clinton'un açıklamasını değerlendirirsek, ABD'nin Türkiye'yi İran'a karşı dolduruşa getirmeye çalıştığını söyleyebiliriz.Bizim siyasiler ise maalesef Karayılan iddialarıyla ABD'nin bu amacına hizmet ediyorlar.Bu konuda dikkatimi çeken diğer bir husus ise, ABD'nin Suudi Arabistan'ı da işin içine sokma gayretleri?Malum, ABD kaynaklı bir iddiaya göre, İran, Suudi Arabistan büyükelçisine suikast düzenleyecekmiş. Yani ABD, İran'ı terörist bir devlet olarak lanse etmek istiyor.İran ne Karayılan iftiralarında olduğu gibi terörle işbirliği yapar, ne de komşu bir ülkenin büyükelçisini öldürerek terör eylemi gerçekleştirir. Bu tür sinsi politikalar ABD ve İsrail'e ait politikalardır.Bu tür iftira haberleri önümüze geldiğinde, bunların hep Türkiye-İran çatışmasının kışkırtılmasına yönelik yalan haberler olduğunu bilelim.
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.