logo
11 NİSAN 2026

ABD kazansaydı, komutanları el çektirilmezdi!

07.04.2026 00:00:00

ABD-İsrail ikilisi 28 Şubat'ta İran dini lideri Ali Hamaney başta olmak üzere üst düzey İranlı yetkilileri uluslararası hukuku yok sayarak öldürdükten sonra, İran'ı kolayca kontrol altına alabileceklerini zannettiler. Ama umdukları gibi olmadı.

Öyle bir dirençle karşılaştılar ki, dünyaya empoze ettikleri imaj yerle bir oldu. ABD Başkanı Trump, sahada her şey ABD ve İsrail aleyhine gelişmesine rağmen, hala bir şeyleri başardıkları konusunda atıp tutuyor, ama kimseyi inandıramıyor. 

Muhalifleri kışkırtacaklardı, olmadı; rejim değişecekti, olmadı; İran'ın nükleer programı ve balistik füze programı bitecekti, olmadı; Hürmüz Boğazı Trump Boğazı olacaktı, olmadı; İran petrolleri yine dolarla satılacaktı, olmadı olmadı olmadı…

ABD hiçbir hedefini tutturamadı, tamamen çuvalladı.

Şu soruyu soralım: Eğer İran Savaşı'nda ABD ve İsrail adına bir başarı hikayesi olsaydı hiç ABD'nin en üst düzey komutanları görevden el çektirilir miydi? Bırakın el çektirmeyi, istifaya zorlamayı, madalya üstüne madalya verirlerdi, baş tacı ederlerdi. Demek ki, işler istenildiği gibi gitmiyor.

Savaşın ortasında Trump yönetimi tarafından ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Randy A. George'un erken emekliliği istendi, Eğitim ve Dönüşüm Komutanlığı'ndan Orgeneral David Hodne ile Kara Kuvvetleri Baş Papazı Tümgeneral William Green Jr. görevden alındı. ABD ordusunda bazı generallerin ise istifa ettiği ifade edildi.

Yani 28 Şubat'tan bu yana devam eden bir savaş var, ABD'nin başındaki Trump, her konuşmasında ve mesajında ABD'nin kazandığını iddia ediyor ve bu savaş devam ederken bir anda komutanları, generalleri ya görevden uzaklaştırılıyor ya da istifa ediyor. Bu size de garip gelmiyor mu?

ABD ordusuyla alakalı gündeme düşen bir diğer haber ise, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile alakalı. New York Post gazetesine konuşan kaynaklar, Randy George'un "derhal emekli olacağının" bildirilmesinin ardından Hegseth'e ilişkin iddialarda bulundu. 

Buna göre, ABD Savuma Bakanı'nı koltuğu kaybetme endişesi sarmış.

Habere göre kaynaklar, Hegseth'in, Kara Kuvvetleri Sekreteri Driscoll ile anlaşmazlık yaşadığını, ancak Beyaz Saray tarafından kendisine Driscoll'u "şimdilik kovamayacağının" söylendiğini öne sürdü. 

Hegseth'in görevden alınma konusunda "endişeli olduğunu" ve yerine en güçlü adayın Driscoll olduğunu bildiğini söyleyen kaynaklar, "Bu yüzden Hegseth, Driscoll'a yakın olduğunu düşündüğü herkesi hedef alıyor" yorumunu yaptı. Habere göre, Driscoll'un ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile yakınlığı ve geçen sene adının kulislerde "Hegseth'in muhtemel halefi" olarak konuşulması da şüpheleri artırdı.

Hatırlarsanız, Trump İran'a yönelik bir kara harekatından bahsediyordu. Bu amaçla USS Tripoli savaş gemisinin, 3 bin 500 denizci ve deniz piyadesiyle birlikte Basra Körfezi bölgesine gönderildiği ifade ediliyordu.

İşte bu geminin akıbetiyle ilgili İran basınından haber geldi. İran basını, Devrim Muhafızları'nın ABD'ye ait amfibi hücum gemisi USS Tripoli'yi hedef aldığını, gemiyi Hint Okyanusu'nun güneyine doğru geri çekilmeye zorladığını öne sürdü.

Net ifadeyle, İran'a kara saldırısı yapmakla görevli gemi kaçmış!

İran, topraklarına saldıran F-35'i vurdu, ABD'nin savaş uçağı ve helikopterlerini düşürdü. Sadece bu yaşananlar bile İran'a yapılacak bir kara harekatının nasıl sonuçlanacağını net olarak gösteriyor.

Hürmüz Boğazı ile ilgili gelişmeler de ABD-İsrail ikilisinin nasıl çuvalladığını ortaya koyuyor. İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hürmüz Boğazı'nın özellikle ABD ve İsrail için artık eski düzene dönmeyeceğini belirtti. Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin İranlı yetkililer tarafından bildirilen "Basra Körfezi için yeni düzen" taslağının operasyonel hazırlıklarını tamamlamak üzere olduğu kaydedildi.

İran Meclisi'nde, Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerde ücret uygulamasını öngören yasa tasarısının 31 Mart'ta Ulusal Güvenlik Komisyonundan geçtiği bildirilmişti. Söz konusu tasarının içeriğinde, "mali düzenlemeler ve ülkenin ulusal para birimi riyal bazlı geçiş ücretinin uygulanması, ABD ve İsrail'e geçiş yasağı, İran'a karşı tek taraflı yaptırımlara katılan ülkelere yasak getirilmesi, İran'ın egemenlik rolünün ve silahlı kuvvetlerinin yetkisinin uygulanması, boğaz ve deniz taşımacılığı güvenliği, çevresel konular ve Umman ile hukuki işbirliği" konularının yer aldığı belirtilmişti.

İran'ın Fars Haber Ajansı, 24 saat içinde 15 geminin Hürmüz Boğazı'ndan "İran'ın izniyle" geçtiğini bildirdi. Ajans, gemi trafiğinin savaş başlamadan önceki seviyelere göre hala yüzde 90 daha düşük olduğunu aktardı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, partisinin geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen il başkanları toplantısında "ABD'nin karizmasının çizildiğini" ifade etti. BTP liderinin bu konudaki tespitleri özetle şöyleydi:

"Dünyada Amerika'nın karizması çiziliyor. Amerika süper güçtü. Sizce süper güç mü? Hiç de süper bir güç değilmiş. Amerika'nın en üst düzey teknolojiye sahip uçağı F35'ler sürekli düşüyor. Bunun biri düşüyorsa hepsi düşer."

"Trump, 'NATO kağıttan kaplanmış' diyor. Hayır, ABD kağıttan imparatorlukmuş. O kağıttan, yeşil kağıttan olan imparatorluk milli paralarla ticaretle yıkıldı. İran petrolünü satarken, 'Artık bu petrol Amerikan dolarıyla satılmayacak' diyor. Şimdi bu dünyanın değiştiği nokta, kırıldığı nokta!"

"Venezuela'da devlet başkanı Maduro'nun bir gece operasyonuyla yatağından alınması olayı da buydu. Venezuela Çin'e petrol satıyor ve Çin'e petrol satarken Amerikan dolarıyla satmıyordu. Yoksa bu ülkeler, 'ABD dolarıyla bunu satalım Amerika'nın saltanatına, hegemonyasına hizmet edelim' deseler Suud'un, BAE'nin, Kuveyt'in yaşadığı hayatın kralını yaşardı."

"Bu ülkeler bir seçim yaptılar ve 'Ya gelecek nesillerin hürriyeti ya da hem bu nesillerin, hem gelecek nesillerin mahkumiyeti' dediler ve hürriyeti seçtiler. Dünyayı değiştirmemiz lazım dediler ve Amerikan dolarına kafa tuttular."

"Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın Milli Ekonomi Modeli'nde ortaya koyduğu, 'Milli paralarla ticaret yani ülkeler birbirleriyle ticaret yaparken Amerikan dolarını alışveriş unsuru olarak kullanmasın. Öyle olduğu zaman her bir ticaretten Amerika para kazanıyor. Kendi milli paralarını kullansınlar. Böylelikle bir ülkeye bütün dünya hizmet etmiş olmaz. Her ülke kendisine hizmet eder' fikri işte bu dönüşümün temeli oldu."

"Bugün İran'ın yaptığı mücadele de temelde bu mücadele ve Amerika'ya diz çöktüren mücadele de bu oldu."

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.