logo
01 NİSAN 2026

ABD savaştan çekilmenin yollarını arıyor

01.04.2026 00:00:00

ABD-İsrail ikilisi, uluslararası hukuku yok sayarak başlattıkları savaştan şimdi bir bahaneyle çekilmenin arayışındalar. ABD Başkanı Trump, kendi hukuksuzluklarının ve başarısızlıklarının faturasını müttefiklerine kesmenin derdinde.

Truth Social platformu üzerinden paylaşım yapan Trump, şu ifadelere yer verdi:

"Hürmüz Boğazı yüzünden jet yakıtı alamayan ve İran'ın etkisiz hale getirilmesine dahil olmayı reddeden Birleşik Krallık gibi tüm o ülkelere bir önerim var: Birincisi, ABD'den satın alın, bizde çok var; İkincisi, geç kalmış da olsa cesaretinizi toplayıp Boğaz'a gidin ve o yakıtı alın. 

Kendi başınıza savaşmayı öğrenmeniz gerekecek, tıpkı siz bizim yanımızda olmadığınızda olduğu gibi. ABD de artık size yardım etmek için orada olmayacak. İran perişan edildi. Zor kısım bitti. Gidin kendi petrolünüzü alın!"

Bu paylaşımından 9 dakika sonra Trump, bir başka paylaşım daha yaptı. Bu sefer Fransa'ya seslenen Trump, şu ifadelere yer verdi:

"Fransa, İsrail'e askeri malzeme yüklü uçakların Fransız toprakları üzerinden uçmasına izin vermedi. Fransa, 'İran Kasabı' konusunda çok yardımcı olmadı; oysa bu kişi başarıyla etkisiz hale getirildi! ABD bunu unutmayacak!!!"

Sizce ABD gerçekten başarılı, İran ise başarısız olsa Trump böyle bir şikayette bulunur muydu? Başarıyı hemen kendine mal eder, havasından geçilmezdi. Bunun için de Nobel Ödülü isterdi.

İngiltere'ye, Fransa'ya çatıyorsa, "Bizi yalnız bıraktınız" siteminde bulunuyorsa emin olun ki bu, başarısızlığın ve mağlubiyetin en büyük ilanıdır.

ABD'nin meşhur gazetelerinden Wall Street Journal'ın hükümet yetkililerine dayandırdığı şu haber de oldukça dikkat çekici: Trump, Hürmüz kapalı kalsa dahi çekilme isteğini kurmaylarına iletti.

Haberde, çatışmanın, kendisinin belirlediği 4 ila 6 haftalık takvimi aşacağını değerlendirdiği öne sürülen Trump'ın öncelikli hedefinin İran donanmasını ve füze stoklarını etkisiz hale getirmek olduğunu, ardından diplomatik baskı aşamasına geçilerek askeri faaliyetlerin azaltılacağı belirtildi. 

Dikkat ederseniz, Trump hemen hemen bütün açıklamalarında, İran'ın askeri kabiliyetlerini yok ettiklerini, donanmasını ortadan kaldırdıklarını, rejimi değiştirdiklerini iddia ediyor.

İran'ın gerçekten askeri kabiliyeti ve donanması yok olduysa, İsrail'in şehirlerine, bölgedeki ABD üslerine bu kadar balistik füzeyi hangi ordu fırlatıyor, Hürmüz Boğazı'nın İran'ın kontrölünde olmasını sağlayan donanma hangi donanma; rejim değiştiyse İran'ı dimdik ayakta tutan hangi rejim?

Başta da ifade ettik ya, bir takım bahaneler üreterek, dünyaya sözde "kazandık" mesajı vererek, bir an önce bu kendileri adına büyük bir girdap olan savaşı sonlandırmanın hesabını yapıyorlar.

Haberde ifade edildiği gibi, ABD Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusunda da geri adım atmış durumda. Bunu asla başaramayacağını çok iyi biliyor. 

Savaşın başında "Hürmüz benim olacak" diyerek kırmızıçizgi açıklayan hatta ismini "Trump Boğazı" yapmayı planlayan Trump, zoru görünce "Bu benim meselem değil, sizin meseleniz" moduna döndü.

Trump'ın dışında diğer ABD'li yetkililer de benzer açıklamalar yaptı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, askeri operasyonların haftalar içinde tamamlanacağını savunurken, boğazın yeniden ticarete açılması sorumluluğunun Avrupa ve Körfez müttefiklerine bırakılabileceğini veya çok uluslu bir güçle çözülebileceğini ifade ettiler. 

El-Cezire'ye konuşan Rubio, "Bu operasyon bittiğinde Hürmüz Boğazı bir şekilde açılacak" dedi. Rubio, ABD'nin İran'da "bir rejim değişikliğine yönelik tercihini" bir kez daha dile getirerek, böyle bir fırsatın ortaya çıkması durumunda "onu değerlendireceklerini" söyledi. 

"Hürmüz Boğazı bir şekilde açılacak" demek, "Bizim buna yapabileceğimiz bir şey yok" demek. Ayrıca Rubio'nun rejimle ilgili açıklamalarına baktığımızda, Trump'ın "Rejim değişti" iddiasını kendi dışişleri bakanının yalanladığını görüyoruz. 

Savaş sonrası Hürmüz Boğazı elbette açılacak ama bu, ABD'nin ya da İsrail'in değil, İran'ın belirlediği şartlarda olacak. 

Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerle alakalı İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu bir tasarıyı onayladı ve buna göre, ülkeler boğazdan geçişlerde ödemelerini İran'ın milli parası olan riyal ile yapacaklar. Bu da İran'ın kendi parasını bir dünya parası yapma konusunda oldukça önemli bir hamle. Malum, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin Milli Paralarla Ticaret projesi.

İran Savaşı'ndan çıkartılması gereken en önemli ders; ülkelerin ellerindeki kozları doğru kullanmasının, milli savunma ve milli birliğin tesis edilmesinin ne kadar önemli olduğudur. ABD-İsrail ikilisinin işgal hedefinde olan başta Türkiye ve bölge ülkeleri bunu dikkate almalıdır.

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.