logo
23 HAZİRAN 2026

ABD'nin hedefi Suriye'yi parçalamak

 
 
Uluslararası İlişkiler ve Strateji Uzmanı Dr. Naim Babüroğlu, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail'in gözünün Türkiye toprakları üzerinde olduğu yönündeki açıklamalarını değerlendirdi. Dr. Babüroğlu, BOP ve Sevr arasındaki benzerliğe dikkat çekerek, "ı2011'de ABD, 10 bin kilometreden gelerek Suriye'yi parçaladığında Türkiye ABD ile iş birliği yapmaması lazımdı. Neden? ABD ile iş birliği yapınca ne oldu? Muhalifleri destekledi, Şam yönetiminin karşısında durdu ve nihayetinde ABD'nin hedefi neydi? Suriye'yi parçalamak" dedi.

10.10.2024 21:48:00 / Güncelleme: 10.10.2024 21:52:13
AHMET TURAN YİĞİT
 ABD'nin hedefi Suriye'yi parçalamak
 ABD'nin hedefi Suriye'yi parçalamak

Uluslararası İlişkiler ve Strateji Uzmanı Dr. Naim Babüroğlu oldu. Babüroğlu, Türkiye'nin dış politikasını, İsrail'in Türkiye'ye saldırıp saldırmayacağını, Sığınmacılar meselesi ve 100 yıldır Türkiye'nin önüne konulan Sevr haritayla beraber BOP projesini anlattı. Babüroğlu, "İsrail Türkiye'ye saldıracak mı? Saldırmayacak mı?  İsrail Türkiye'ye saldırır mı?" sorusuna şöyle cevap verdi: "Dış politika çalışanlar, uluslararası ilişkiler uzmanı olanlar bunu dillendirir, altyapısını koyar, belgeyi koyar. Bir değerlendirme yapabilir, diyebilir ki: İsrail, Türkiye için birinci öncelikli bir tehdittir ve İsrail'in gözü Türk toprağında.' Bunu der, altını doldurur. Ama ülkeyi yöneten bir kadro, bir siyaset makamının, yani sayın cumhurbaşkanının bunu söylediği zaman, şu olmuş olması lazımdı. 2011'de ABD, 10 bin kilometreden gelerek Suriye'yi parçaladığında Türkiye ABD ile iş birliği yapmaması lazımdı. Neden? ABD ile iş birliği yapınca ne oldu? Muhalifleri destekledi, Şam yönetiminin karşısında durdu ve nihayetinde ABD'nin hedefi neydi? Suriye'yi parçalamak.

Türkiye o zaman, ya bir devlet 5-10 yıllık bir projeksiyonu görme yeteneğine sahip bir devlet. Yani siyaset makamı seçilmiştir. Hangi iktidar olursa olsun, hangi siyasi yelpaze olursa olsun, ister sağ ister sol, önemli değil. Seçilmiştir, bilmeyebilir o konuyu. Ama bürokrasi dediğimiz Dışişleri Bakanlığı, Genelkurmay, İçişleri Bakanlığı, buna benzer kurumlar, istihbarat örgütleri, hazırladıkları belgelerde ve ülkelerin yayınladıkları Kırmızı Kitap dediğimiz ya da Beyaz Kitap dediğimiz belgeler bir yıllık yayınlanmaz ki. Bir yıllık yayınlanmaz. Birinci öncelikli tehdit, ikinci öncelikli tehdit, üçüncü öncelikli tehdit. Neye göre hazırlanır? Şu kadar tanka ihtiyacımız var, şu kadar uçağa ihtiyacımız var, şu kadar askere ihtiyacımız var. Ve buna göre bütçe ayrılır. Neye göre ayrılır? Afaki değil, durup dururken değil; tehdit değerlendirmesine göre ayrılır.

Evet, şimdi eğer sayın cumhurbaşkanı İsrail'i tehdit gördüyse o zaman soru şu: Yayınlanan kitapta veya gizli belgelerde İsrail'in önünün açılacağı görülmedi mi? 2011'de Suriye ile iş birliği yaptık. 2003'te Irak işgal edildiğinde ABD'ye niye karşı çıkmadık? Irak'la niye ittifak yapmadık? Ya da Libya. 2011 Arap Baharı'nın sonu ne oldu?

İsrail'in önü açıldı

Suriye ve Libya parçalandığında biz Libya'da neden NATO'ya yardım ettik? Kaddafi'nin devrilmesiyle ilgili. Niye söylüyorum biliyor musunuz? Çünkü bu ülke, yani çılgın Saddam'ın Irak'ı, deli Kaddafi'nin Libya'sı ve Esad ailesinin Suriye'si, bu Arap ülkeleri, İsrail'in politikalarına karşı en şiddetli direnişi ve direnci gösteren ülkelerdi. Ve İsrail'in önünü kesiyorlardı. Evet, Arap dünyasında da bir ağırlıkları vardı. Üçü ortadan kalkınca ne oldu? Doğal olarak İsrail'in önü açıldı ve Filistin yok edildi. Ta o zaman. Peki İsrail'in önü açıldığında, Filistin yok edildiğinde, özellikle bu sözde Arap Baharı rüzgarıyla, NATO üyesi olan Türkiye, eğer kendi ulusal çıkarlarını ve ulusal güvenliğini düşünüyor olsaydı ve gerçekten İsrail, Türkiye için 2024 yılında bir tehdit olacak idiyse, biz 10 yıl önce 2235 yıllık tarihe sahip köklü Türk ordusunun olduğu bir ülke, bir Anadolu, bir Türk geleneği bunu öngöremedi mi?

İsrail tek kale maç oynuyor

Ve İsrail'in önünü açtı. Yani İsrail'in politikalarını bir noktada kolaylaştırdı. Neden? İsrail şu anda tek kale maç oynuyor. Diyorlar ki, "Efendim, Filistin yok ediliyor, Gazze ile Hamas..." Hayır efendim, Filistin, sözde Arap Baharı, gerçekte kanlı sonbaharla, Suriye ve Libya parçalandığında ABD ve İsrail tarafından zaten yok edildi. Şimdi değil ki. Arap dünyasında diyorsunuz, şimdi tabutuna çivi çakılıyor. Biz tabutuna çivi çakılırken diyoruz ki, "Ağlıyoruz, tabutuna çivi çakılıyor." Güzel de, 2011'de neredeydi bu ülkeler? Sadece Türkiye için söylemiyorum, bütün 22 Arap ülkesi için, 57 İslam ülkesi için de söylüyorum. Ama Türkiye bunu dillendirdiği için bunu sormak zorundayım. Bir diğer konu, eğer gerçekten İsrail Türkiye için bir tehdit ise, geldiğimiz aşamada, hani Netanyahu gece bir rüya gördü, 2024'te uyandı, "Ben Türkiye'ye saldıracağım" mı dedi?

Vaadelmiş Topraklar neresi?

Yani bu değil. Bu ülkelerin Kırmızı Kitap, Beyaz Kitap ya da çok gizli belgelerinde ortaya çıkan stratejik belgeler duruyor. Bunu Türkiye biliyorsa, Vaadedilmiş Topraklar'dan hareketle ki doğru, vaat edilmiş topraklar Anadolu'dan bir coğrafyayı koparıyorlar. Hangi coğrafya? Hatay, Kahramanmaraş, Sivas, Erzincan, Erzurum, Kars ve güneyini koparıyor, doğru. Vaat edilmiş. Peki bu yeni bir proje değil ki. Bu İsrail olmadan önce de vardı. Bu proje, peki bu projeye göre Türkiye eğer ulusal güvenliğini ve ulusal çıkarlarını düşünüyorsa ki siyaset makamının birinci görevi nedir? Siyasetin birinci görevi, siyaset amacı ne? Niye siyaset yapar? Siyasi iktidar, Cumhuriyet Halk Partisi ve diğer siyasi partiler niye siyaset yapar? Siyaset yönettiği toplumun refah ve mutluluğunu artırmak için yapılır. O topluma gözyaşı döktürmek, acı çektirmek, ekonomik krizle boğuşturmak için siyaset yapılmaz.

BOP=Vaadedilmiş Topraklar

Bu sorudan hareketle eğer gerçekten İsrail Vaadedilmiş Topraklar gereği bizim için bir tehdit ise, Vaadedilmiş Topraklar biraz önce saydığım coğrafyayı Türkiye'den koparıyor. Büyük Ortadoğu Projesi de aynı. Hatay dahil olmak üzere Kahramanmaraş, Erzincan, Erzurum, Kars ve güneyi... Sıkı durun, Barzani yönetiminin 2017'deki referandumda kullandığı harita ve Barzani'nin 2021'de Papa onu ziyaret ettiğinde Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, Papa'nın ziyaret anısına, şerefine, onuruna bastırdığı bir pul var, biz buna Papa Pulu diyoruz. Papa Pulunun şapkasında bu harita var. Hatay dahil olmak üzere Kahramanmaraş, Sivas, Erzincan, Erzurum, Kars ve güneyi. Sözde Kürdistan. Sıkı durun, BOP haritası, PKK bölücü terör örgütünün haritası da bu, aynı.

Sevr'deki haritada aynı

Peki Büyük Ortadoğu Projesi, Vaadedilmiş Topraklar, PKK bölücü terör örgütü, Barzani yönetimi ve sıkı durun, Sevr Haritası'ndaki 10 Ağustos 1920'de Büyük Kahraman Mustafa Kemal Atatürk'ün ve silah arkadaşlarının çöpe attığı ve Lozan Barış Antlaşması'yla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu gerçekleştirdiği o Sevr Antlaşması'ndaki harita da aynı, örtüşüyor.


Sığınmacılar da tehdit

Tamam, bu harita var, tarihi güzel. Peki bu harita varken, ben Türkiye Cumhuriyeti devletini yöneten siyaset makamı olarak o bölgeye sığınmacı ve göçmeni yoğun olarak, en fazla sayıda o bölgeye yerleştirir miyim? Yerleştirmem. Niye? Tehdit olabilirse İsrail, MOSSAD ajanları bu sığınmacı ve göçmenlerin içinde çok olabilir, CIA elemanları olabilir, İngiltere'nin MI6 ajanları olabilir. Arap ülkelerinin, Türkiye'de gözü olan, Türkiye'yi çekemeyen, istikrarsızlaştırmak isteyen başka ülkelerin istihbarat elemanları burada yoğunlukta olabilir. Olur mu? Olur. Peki Kilis'in Suriye nüfusu neredeyse Türk nüfusuna eşit. Demografik yapı değişti. Antakya'da, Hatay'da, Reyhanlı'nın Suriye nüfusu Türk nüfusuna eşit. Hatay'daki sığınmacı nüfusu yoğun. Gaziantep'teki sığınmacı nüfusu yoğun.
O halde Vaadedilmiş Topraklar olarak görülen yerde, Büyük Ortadoğu Projesi olarak görülen coğrafya, PKK terör örgütünün hedefi olarak görülen Sevr haritasında, Barzani yönetiminin Sevr haritasında, ben niye sığınmacıyı ve göçmeni yoğun olarak barındırırım? Dünyada 5 bin yıllık yazılı tarihte öyle bir örnek yok.

Türkiye intihar ediyor

5000 yıllık yazılı tarihte böyle bir örnek olamaz. Neden? Ulusal güvenliği gözetmek zorundasınız. Türkiye bir deyimle, Türkiye intihar ediyor! Bana derseniz ki, "Ülkeler intihar eder mi?" Ben bilmiyordum ülkelerin intihar ettiğini. Ama şimdi Türkiye'nin bu politikalarını gördükçe diyorum ki, "Türkiye intihar ediyor." İnsan intihar eder mi? Eder. Ama ülke intihar eder mi? Herhalde ileride tarih yazıldığında diyecekler ki, 5000 yıllık yazılı tarihte intihar eden bir ülke oldu. O da Türkiye!

Osmanlı bu nedenle çöktü

Şimdi siz borcunuzu ödeyemezsiniz, diyelim ki evlisiniz, kredi borcunuz var, ödeyemediniz, kredi kartınız var, ödeyemediniz. Sizin malınıza, mülkünüze el konuyor. Siz eşinizle mutlu bir hayat süremezsiniz ki. Çocuğunuzla mutlu bir yaşam süremezsiniz. Ne olur? Çekişme, kavga başlar ve bunalım... Bunalım başlar ve ondan sonra intiharlar... Birileri intihar eder. Hadise bu. Ekonomik çöküntü neye yol açar, biliyor musunuz? Etik değerlerin çöküşüne yol açar. Nedir biliyor musunuz? Şimdi Türkiye'de geldiği durum nedir diye sorarsanız, konu konuyu açıyor, sosyolojik olarak açıklayayım size.
Ulusların Çöküşü, Daron Acemoğlu ve diğer birkaç kitap var. Ve Lübnanlı meşhur yazar Amin Maalouf... Bütün kitapları, külliyatı incelendiğinde, Osmanlı Devleti'nin ve 16 Türk devletinin yıkılış süreçleri incelendiğinde, Afganistan'ın, Pakistan'ın başına gelenler, Lübnan'ın başına gelenler... Hepsi bir bütün olarak yukarıdan baktığınızda size sonuç olarak şu çıkıyor; Bir ülkede yozlaşma yaygınlaşırsa önce doğru insanların değeri sıfıra düşürülür. Ondan sonra saygısızlık nezaket olur, yüzsüzlük yiğitlik olur, cehalet bilgeliğin yerine geçer, liyakat tamamen çöker. Ve orada artık güneş batıyor demektir. Hadise budur. Şimdi Türkiye bunu yaşıyor. Lübnan bu yüzden çöktü. Osmanlı bu yüzden çöktü. Pakistan bu yüzden gün yüzü görmüyor. Afganistan bu yüzden çöktü.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.