'Müslüman aynı delikten iki defa ısırılmaz' deyip delik deşik olanlar PKK başlığında da, 'bu millet birdir, kardeştir, batılıların fitnesine uymayın, oy için imandan gelen kardeşliğimizi kullanmayın, Kürtçülük adı altında emperyalistlere uçaklık edenlerle yürümeyin' gibi nice serzenişlere kulak tıkadılar.
Şimdi diyorlar ki, Terör örgütleri ile Kürt halkı birbirine karıştırılmamalı, Suriye'de SDG başka Kürt halkı başkadır'.
Sadece Suriye'de mi? Türkiye'de, Irak'ta, İran'da başka değil midir?
Bir soru daha: Abdullah Öcalan ile Mesut Barzani arasında ne fark var?
Abdullah Öcalan ile Salih Müslim arasında ne fark var?
Abdullah Öcalan ile Mazlum Abdi arasında ne fark var?
Abdullah Öcalan ile PJAK'ın Eş Genel Başkanı Emir Kerimi arasında ne fark var?
Fark yok. Daha doğrusu Abdullah Öcalan yılanın başı.
Abdullah Öcalan'ı kahramanlaştıranlar nasıl olursa PKK ile Kürt halkını karıştırmayın, der.
Hadi dediler! Kimi inandırabilirler?
Terörist, karakterinden vazgeçmez
Meşhur hikayelerdendir: Padişah, baş veziri ya da ilmine güvendiği birisine sormuş: 'Eğitim mi önemli, karakter mi?'
'Karakter önemlidir sultanım!' cevabını almış.
Bunun üzerine Padişah, memleketin her yanına tellallar göndererek 'en iyi hayvan eğiticisine 100 kese altın ödül verilecek' duyurusunu yaptırmış.
Yüzlerce aday çıkmış. Yapılan elemelerden sonra bir kişi, 'ülkenin en iyi hayvan eğiticisi' olarak Padişah'ın huzuruna getirmişler.
Padişah: 'Bir kediye, tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretirsin' diye sormuş.
Eğitici: 'Altı ayda öğretirim padişahım!'
Padişah tamam diyerek görevi vermiş. Aradan altı ay geçmiş. Eğitici huzura alınmış.
Padişah: 'Öğrettin mi?'
Eğitici: 'Öğrettim padişahım!'
Saray erkanı, Padişah'ın huzurunda toplanmış. Kedi elinde tepsiyle servis yapmaya başlamış.
Tam baş vezirin önüne geldiği zaman padişah, 'Ey vezir! Söyle bakalım, eğitim mi önemlidir, karakter mi?'
Tabi vezir hazırlıklı. Padişahın sorusuna cevap vermeden önce, kaftanının altında hazır tuttuğu bir fareyi yere bırakmış.
Kedi, fareyi görünce tepsiyi attığı gibi farenin peşinden koşmaya başlamış.
Vezir, padişahın sorusuna cevap vermiş: 'Karakter önemlidir padişahım.'
Evet, karakter önemlidir. Karakterine kan bulaşmış, ihanet bulaşmış hele hele tarihe yön vermiş, bin yıldır İslam'a sancaktarlık yapmış bu millete ihanet edenlerin, iftira atanların ve de kanını akıtanların terbiye veya iflah olmalarını beklemek ben saflık olur, diyeyim, siz asıl tanımı kullanın.
Akrep benzetmesi
Ben kediden örnek verdim. Sayın Erdoğan 10 yıl önce terör örgütlerini 'akrebe' benzetmiş ve şöyle demişti:
"Buradan bir kez daha hatırlatıyorum: Terör örgütleri akrep gibidir. Eninde sonunda kendilerini taşıyanları, destekleyenleri, sırtında besleyenleri de sokarlar. Karakterleri budur.
Bugün kendi çıkarlarınız için bir terör örgütünü diğerine karşı kullanıyor olabilirsiniz ancak o zehirli iğne bir gün mutlaka size de dönecektir."
Aynen katılıyorum.
Yorumsuz
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, "Bu isimlerin Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli'ye kullandığı ifadeler son derece ahlak dışıdır. Bu ifadeleri lanetliyoruz. Kırmızı çizgi ihlal edilmiştir. Bugün 'Kürtlere sahip çıkıyorum' diyerek esas ajandası terör örgütlerine sahip çıkmak olanların, Cumhurbaşkanımızı ve Devlet Bahçeli'yi bu cümlelerle hedef alması, en büyük Kürt düşmanlığıdır" dedi.
Kime dedi?
DEM Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları: "Bugün Suriye'de yaşananlar bir 'özgürleştirme operasyonu' değil, bir işgal ve tasfiye operasyonudur. Sayın Erdoğan, HTŞ'nin ilerleyişini neredeyse tebrik edecek bir dil kullanıyor. Soruyorum size: Kürtlerin yaşadığı mahalleler kuşatılırken, insanlar yerinden yurdundan edilirken siz neyi tebrik ediyorsunuz? Kürt düşmanlığı üzerine kurulu bir dış politika, ne bölgeye huzur getirir ne de Türkiye'ye.
"Bir yandan 'iç cepheyi tahkim edeceğiz' diyorsunuz, diğer yandan sınırın hemen ötesinde Kürtlerin kazanımlarına saldıran çetelere yol veriyorsunuz. Halep'te Kürtlerin boğazına sarılan bir anlayışla Ankara'da barış konuşulamaz. Eğer samimiyseniz, çözümün yolu Şam ve Rojava ile doğrudan diyalogdan geçer."
Diğer eş başkanı Tuncer Bakırhan: "Suriye'de bugün bir 'Arap-Kürt savaşı' tezgahlanıyor. Bu tezgahın arkasında duranlar bilsin ki, Kürt halkı 21. yüzyılda statüsüz kalmayı kabul etmeyecektir.
Erdoğan 'kavmiyetçilik hastalıktır' diyor ama kendisi Suriye'de sadece bir kesimi destekleyerek en büyük kavmiyetçiliği yapıyor. Kürt'ü düşman, çeteyi dost gören bu akıl tutulmasından derhal vazgeçilmelidir."
"Bizim önerimiz nettir: HTŞ gibi karanlık yapılarla değil, bölgenin asıl sahibi olan halklarla, Kürtlerle, Araplarla, Süryanilerle masaya oturun. Mazlum Abdi'yi Ankara'ya davet edin, Suriye'nin demokratik geleceğini birlikte konuşun. Suriye'deki Kürtlerin statüsü Türkiye için bir tehdit değil, en büyük güvenlik teminatıdır."
E! Yorumsuz, demiştim…
Şimdi diyorlar ki, Terör örgütleri ile Kürt halkı birbirine karıştırılmamalı, Suriye'de SDG başka Kürt halkı başkadır'.
Sadece Suriye'de mi? Türkiye'de, Irak'ta, İran'da başka değil midir?
Bir soru daha: Abdullah Öcalan ile Mesut Barzani arasında ne fark var?
Abdullah Öcalan ile Salih Müslim arasında ne fark var?
Abdullah Öcalan ile Mazlum Abdi arasında ne fark var?
Abdullah Öcalan ile PJAK'ın Eş Genel Başkanı Emir Kerimi arasında ne fark var?
Fark yok. Daha doğrusu Abdullah Öcalan yılanın başı.
Abdullah Öcalan'ı kahramanlaştıranlar nasıl olursa PKK ile Kürt halkını karıştırmayın, der.
Hadi dediler! Kimi inandırabilirler?
Terörist, karakterinden vazgeçmez
Meşhur hikayelerdendir: Padişah, baş veziri ya da ilmine güvendiği birisine sormuş: 'Eğitim mi önemli, karakter mi?'
'Karakter önemlidir sultanım!' cevabını almış.
Bunun üzerine Padişah, memleketin her yanına tellallar göndererek 'en iyi hayvan eğiticisine 100 kese altın ödül verilecek' duyurusunu yaptırmış.
Yüzlerce aday çıkmış. Yapılan elemelerden sonra bir kişi, 'ülkenin en iyi hayvan eğiticisi' olarak Padişah'ın huzuruna getirmişler.
Padişah: 'Bir kediye, tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretirsin' diye sormuş.
Eğitici: 'Altı ayda öğretirim padişahım!'
Padişah tamam diyerek görevi vermiş. Aradan altı ay geçmiş. Eğitici huzura alınmış.
Padişah: 'Öğrettin mi?'
Eğitici: 'Öğrettim padişahım!'
Saray erkanı, Padişah'ın huzurunda toplanmış. Kedi elinde tepsiyle servis yapmaya başlamış.
Tam baş vezirin önüne geldiği zaman padişah, 'Ey vezir! Söyle bakalım, eğitim mi önemlidir, karakter mi?'
Tabi vezir hazırlıklı. Padişahın sorusuna cevap vermeden önce, kaftanının altında hazır tuttuğu bir fareyi yere bırakmış.
Kedi, fareyi görünce tepsiyi attığı gibi farenin peşinden koşmaya başlamış.
Vezir, padişahın sorusuna cevap vermiş: 'Karakter önemlidir padişahım.'
Evet, karakter önemlidir. Karakterine kan bulaşmış, ihanet bulaşmış hele hele tarihe yön vermiş, bin yıldır İslam'a sancaktarlık yapmış bu millete ihanet edenlerin, iftira atanların ve de kanını akıtanların terbiye veya iflah olmalarını beklemek ben saflık olur, diyeyim, siz asıl tanımı kullanın.
Akrep benzetmesi
Ben kediden örnek verdim. Sayın Erdoğan 10 yıl önce terör örgütlerini 'akrebe' benzetmiş ve şöyle demişti:
"Buradan bir kez daha hatırlatıyorum: Terör örgütleri akrep gibidir. Eninde sonunda kendilerini taşıyanları, destekleyenleri, sırtında besleyenleri de sokarlar. Karakterleri budur.
Bugün kendi çıkarlarınız için bir terör örgütünü diğerine karşı kullanıyor olabilirsiniz ancak o zehirli iğne bir gün mutlaka size de dönecektir."
Aynen katılıyorum.
Yorumsuz
AKP Sözcüsü Ömer Çelik, "Bu isimlerin Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli'ye kullandığı ifadeler son derece ahlak dışıdır. Bu ifadeleri lanetliyoruz. Kırmızı çizgi ihlal edilmiştir. Bugün 'Kürtlere sahip çıkıyorum' diyerek esas ajandası terör örgütlerine sahip çıkmak olanların, Cumhurbaşkanımızı ve Devlet Bahçeli'yi bu cümlelerle hedef alması, en büyük Kürt düşmanlığıdır" dedi.
Kime dedi?
DEM Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları: "Bugün Suriye'de yaşananlar bir 'özgürleştirme operasyonu' değil, bir işgal ve tasfiye operasyonudur. Sayın Erdoğan, HTŞ'nin ilerleyişini neredeyse tebrik edecek bir dil kullanıyor. Soruyorum size: Kürtlerin yaşadığı mahalleler kuşatılırken, insanlar yerinden yurdundan edilirken siz neyi tebrik ediyorsunuz? Kürt düşmanlığı üzerine kurulu bir dış politika, ne bölgeye huzur getirir ne de Türkiye'ye.
"Bir yandan 'iç cepheyi tahkim edeceğiz' diyorsunuz, diğer yandan sınırın hemen ötesinde Kürtlerin kazanımlarına saldıran çetelere yol veriyorsunuz. Halep'te Kürtlerin boğazına sarılan bir anlayışla Ankara'da barış konuşulamaz. Eğer samimiyseniz, çözümün yolu Şam ve Rojava ile doğrudan diyalogdan geçer."
Diğer eş başkanı Tuncer Bakırhan: "Suriye'de bugün bir 'Arap-Kürt savaşı' tezgahlanıyor. Bu tezgahın arkasında duranlar bilsin ki, Kürt halkı 21. yüzyılda statüsüz kalmayı kabul etmeyecektir.
Erdoğan 'kavmiyetçilik hastalıktır' diyor ama kendisi Suriye'de sadece bir kesimi destekleyerek en büyük kavmiyetçiliği yapıyor. Kürt'ü düşman, çeteyi dost gören bu akıl tutulmasından derhal vazgeçilmelidir."
"Bizim önerimiz nettir: HTŞ gibi karanlık yapılarla değil, bölgenin asıl sahibi olan halklarla, Kürtlerle, Araplarla, Süryanilerle masaya oturun. Mazlum Abdi'yi Ankara'ya davet edin, Suriye'nin demokratik geleceğini birlikte konuşun. Suriye'deki Kürtlerin statüsü Türkiye için bir tehdit değil, en büyük güvenlik teminatıdır."
E! Yorumsuz, demiştim…
Akın Aydın / diğer yazıları
- Bu Ramazan’da orucu değil imanı bozan şeyleri sorun / 19.02.2026
- İman var ise amel de vardır, iman gerçek ise amel geçerlidir / 18.02.2026
- AKP-MHP-DEM-CHP: Sadece isimleri farklı / 16.02.2026
- Bakan değiştirmekle bu iş olmaz / 15.02.2026
- AKP neden satıyor? / 14.02.2026
- De Gaulle’nin yapamadığını Haydar Baş yaptı / 13.02.2026
- Adalet ve insanlık teklifine siyasilerimiz ve medyamız cevap vermedi / 12.02.2026
- Sapıkların söz sahibi olduğu dünyada yaşamak / 11.02.2026
- Kimi bebek katiline, kimi de insanlığa umut oluyor / 09.02.2026
- Dünya Milli Ekonomi Modelini konuşuyor / 08.02.2026
- İman var ise amel de vardır, iman gerçek ise amel geçerlidir / 18.02.2026
- AKP-MHP-DEM-CHP: Sadece isimleri farklı / 16.02.2026
- Bakan değiştirmekle bu iş olmaz / 15.02.2026
- AKP neden satıyor? / 14.02.2026
- De Gaulle’nin yapamadığını Haydar Baş yaptı / 13.02.2026
- Adalet ve insanlık teklifine siyasilerimiz ve medyamız cevap vermedi / 12.02.2026
- Sapıkların söz sahibi olduğu dünyada yaşamak / 11.02.2026
- Kimi bebek katiline, kimi de insanlığa umut oluyor / 09.02.2026
- Dünya Milli Ekonomi Modelini konuşuyor / 08.02.2026

























































