HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 AĞUSTOS 2022, CUMARTESİ

AB'ye karşı yükselen tek ses: Prof. Dr. Haydar Baş

15.08.2002 00:00:00
AB'ne üye ülkelerin temsilcileri kadar vatandaşlarının ve sivil örgütlerinin Türkiye'yi istemediğini açıkça dile getiren tutumları dünya basınında gizlenmeyen bir gerçektir.

Helsinki Zirvesinde üye adaylığı kabul edilen Türkiye hakkında oluşan olumsuz kamuoyunu yatıştırmak için AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu üyesi Gunter Verheugen kendi kamuoyuna, "Merak edecek bir şey yok. Biz Türkiye'ye tam üyelik için hiç bir güvence vermedik" şeklinde açıklama yapmak zorunda kalmıştı.

Alman Hıristiyan Sosyal Birlik Partisinin Helsinki Zirvesinden kısa bir süre sonra yapılan toplantısında da benzer bir karar çıktı:

"Türkiye'nin tam üye olması, Avrupa Birliği için büyük bir tehlikedir. Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi Türkiye'nin AB'ne alınmasına karşıdır. Ancak Türkiye, Avrupa için stratejik bir öneme sahiptir. Bu nedenle, Avrupa'dan kopmaması ve başka bir sisteme yönelmemesi için özel bir formül bulunarak Avrupa'nın yanında tutulmasını istiyoruz".

Hazırlanacak özel bir formülle içine dahil edilmese de, Avrupa'nın yanında tutulması AB'nin 1959 başvurumuzdan beri bize uyguladığı temel stratejisidir.

Atatürk'ün belirlediği çağdaş uygarlık seviyesini Batı taklitçiliği ve Batı ile bütünleşme olarak algılayan siyasilerimizin bu uğurdaki tavizkâr tutumlarından yararlanan AB, yukarıdaki stratejisi istikametinde üyelik sürecinde Türkiye'den taviz üstüne taviz istemektedir.

Stratejik konumu, zengin yeraltı ve yerüstü kaynakları ile her zaman ele geçirilmesi gereken bir bölge olarak gösterilen ülkemiz bu sayede sadece diplomasi kullanılarak işgal edilmektedir.

Ne AB'nin "ne yaparsanız yapın üye olamayacaksınız" şeklindeki açıklamaları, ne de üye adayı kabul edilene kadar ülkemizin içişlerine açık müdahale sayılan kararlar alarak hiç çekinmeden yerine getirilmesini isteyen cüreti, siyasi irademizi bugüne kadarki teslimiyetçi tutumundan vazgeçirememiştir.

Kıbrıs'ı, Ege'yi kaybetme noktasına gelmemiz, ekümenik bir devleti resmileştirme çabaları, Güneydoğunun elimizden çıkması, mevcut siyasi partiler için de bir şey ifade etmemekte, seçim arefesinde hepsi bir ağızdan AB türküleri söyleyebilmektedir.

Adeta gözleri kör olmuş, iradesini kaybetmiş bu AB'cilerin karşısında tek bir kişi var ki, onu takdir etmemek mümkün değil.

Prof. Dr. Haydar Baş Bey'den bahsediyorum.

Her konuşmasında olduğu gibi, Bağımsız Türkiye Partisi'nin İskenderun İstasyon Meydanındaki muhteşem mitinginde de AB'ye karşı olduğunu ve neden karşı olduğunu izah eden Sn. Baş'a bir kez daha hayran kaldım.

Konuşmasının, "AB'ye girmek demek, Türk Milletinin bağımsızlığını yok etmek demektir. Lozan'ı delmek demektir. Sevr'i hortlatmak demektir" sözleriyle başladığı AB ile ilgili bölümünde Kıbrıs, Ege, Güneydoğu, Patrikhane konularındaki AB'nin net tavrını delilleriyle ortaya koyarak açıkladı.

Bugün mevcut partilerin tamamı derken, Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in ve Bağımsız Türkiye Partisi'nin tek başına "AB'ye Hayır Mitingleri" düzenlemesi düşündürücüdür.

Bu sebeple Sn. Haydar Baş'ın ve Bağımsız Türkiye Partisi kadrolarının başlattığı Kuvay-ı Milliye Hareketi'nin tıpkı 1919'un şartlarını yaşayan ülkemizi o tarihlerde, "Elimde hiçbir maddi kuvvet yoktu. Yalnız, benim vicdanımı dolduran milletimin manevi gücü vardı. Ben, bu millete dayanarak yola çıktım" diyen Atatürk ve silah arkadaşlarıyla özdeşleştirilmesi gayet tabiîdir.

Bir tarafta bağımsızlık ve millet egemenliğini savunan BTP; diğer yanda ise milletin geleceğini ve bağımsızlığını AB'ye teslim eden AB'ci partiler...

Millet seçimlerde işte bu tercihi yapacaktır. Bence, oy'unu vereceği yeri çoktan kararlaştırmıştır.

İkinci Atatürk olarak gördüğüm Haydar Bey'e ve partisine, bizi bu badirelerden kurtaracak tek insana; her geçen gün yükselen siyasî kariyerinde başarılar diliyorum...
 
Abdulkadir Baş / diğer yazıları
- Gerçekleri görebilmek / 05.11.2002
- Ezilen halklar Türk'ün adaletini bekliyor / 03.11.2002
- Türkiye'nin gerçek dostu var mı? / 02.11.2002
- AB, Türkiye'nin kurtuluşu değil, sonudur / 01.11.2002
- Çeçen eyleminin ardından / 31.10.2002
- Milli kaynakları hayata geçirecek irade, milletin iradesidir / 29.10.2002
- Türk'e Türk'te başka dost yoktur / 28.10.2002
- Basının esas görevi / 27.10.2002
- İnsan hakları meselesi / 26.10.2002
- Milletçe aradığımızı bulduk / 24.10.2002
- AB çıkmaz sokak / 23.10.2002
- Türkiye'yi kemiren kurt: Faiz / 22.10.2002
- Güneş balçıkla sıvanmaz / 21.10.2002
- ABD gerçekten dost mu! / 20.10.2002
- Orduyu küçültme iddialarının perde arkası / 19.10.2002
- Denk bütçe için-II / 18.10.2002
- Denk bütçe için-1 / 17.10.2002
- 3 Kasım'ın favorisi bellidir / 16.10.2002
- AB'nin gerçek yüzü artık farkedilmelidir / 15.10.2002
- Dünden bugüne değişemeyen Ecevit / 14.10.2002
- Irak operasyonunun asıl hedefi / 13.10.2002
- AB çıkmaz sokak / 11.10.2002
- Millet, emaneti ehline teslim edecektir / 10.10.2002
- AB içinde Türkiye'nin yeri yoktur / 09.10.2002
- Irak operasyonu başlamadan durdurulmalı / 08.10.2002
- Türkiye'nin AB'ye ihtiyacı yok / 05.10.2002
- Ulusal bütünlük gözardı edilemez / 04.10.2002
- Irak operasyonunun arka planı / 03.10.2002
- Azınlık vakıfları ve Lozan / 01.10.2002
- Türkiye'nin liderliğinde Ortadoğu / 30.09.2002
- Türkler Avrupalı olamaz / 29.09.2002
- Yeni vergi düzenlemesi / 28.09.2002
- Güç dengelerinde kilit ülke: Türkiye / 26.09.2002
- CHP IMF'nin güdümünde / 24.09.2002
- Türkiye'nin geleceğini BTP kuracaktır / 23.09.2002
- Modern sömürünün ekonomik ayağı: IMF / 21.09.2002
- Bağımsız enerji politikaları ve BTP / 20.09.2002
- Azerbaycan petrolleri ve Türkiye / 19.09.2002
- Irak operasyonu ve Türkiye'nin politikası / 18.09.2002
- Türkiye için AB yolu kapalı / 17.09.2002
- AB'ci partilerin seçim korkusu / 15.09.2002
- Atatürk'ün milli bütünlük politikasına dönüş şarttır / 14.09.2002
- Asıl mesele tam bağımsızlık / 13.09.2002
- Millet tercihini yaptı / 12.09.2002
- BTP'nin maden politikası ile kazanılacaklar / 11.09.2002
- Son umutları küskünler hareketi / 10.09.2002
- IMF'ci CHP 'boş' çıktı / 09.09.2002
- Prof. Dr. Haydar Baş'ın tezi / 06.09.2002
- Bu nasıl halkçılık? / 05.09.2002
- Batı'nın gözü Türkî Cumhuriyetlerin üzerinde / 04.09.2002
- Bağımsız ve milli bir dış politika şart / 03.09.2002
- AB'den değil, milletten yana tavır alınmalı / 02.09.2002
- Kıbrıs'ta zor dönemeç / 01.09.2002
- Zafer Bayramı'nın anlamı / 31.08.2002
- IMF ve AB'cilerin BTP korkusu / 30.08.2002
- Gerçek Atatürkçüler / 29.08.2002
- Bu nasıl halkçılıktır ki... / 28.08.2002
- Gerçekten millete vekil olmak / 27.08.2002
- Siyasette kirlenme / 26.08.2002
- Türkiye, alternatifsiz değildir / 25.08.2002
- Eskilerden bıkan halk yeniye koşuyor / 24.08.2002
- Türkiye'nin stratejik derinliği / 23.08.2002
- Batı'nın yozlaşmış ahlakı / 22.08.2002
- MEB'nın attığı faydalı adım / 21.08.2002
- Türkiye'nin ufkunu değiştiren lider / 20.08.2002
- BTP milli bir harekettir / 19.08.2002
- Atatürk'ün hedefi / 18.08.2002
- BTP iktidara geliyor / 17.08.2002
- AB'ye karşı yükselen tek ses: Prof. Dr. Haydar Baş / 15.08.2002
- Batının fotoğrafı:Baskı, şiddet, kan / 14.08.2002
- Milletten uzak siyaset olur mu? / 13.08.2002
- Milletin son ve tek umudu: BTP / 11.08.2002
- BTP ve medyaya düşen görev / 10.08.2002
- Vatandaş kararını verdi: BTP / 09.08.2002
- AB'nin hedefi Kıbrıs / 08.08.2002
- Gücünü milletten alan parti: BTP / 07.08.2002
- Kilit ülke Türkiye / 06.08.2002
- "Önce insan" / 05.08.2002
- AB yasalarında milletin imzası yoktur! / 04.08.2002
- AB uyum paketinin hedefi: Toprak bütünlüğümüz / 03.08.2002
- Tam bağımsız ekonomi / 01.08.2002
- Sorumlular AB'nin gerçek yüzünü görmelidir! / 31.07.2002
- İktidara yürüyen BTP ve projeleri / 30.07.2002
- AB'nin Kıbrıs oyunu / 29.07.2002
- Gözün aydın Türkiyem / 28.07.2002

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

15.08.2001, 15.08.2000, 15.08.1999, 15.08.1998, 15.08.1997, 15.08.1996, 15.08.1995, 15.08.1994, 15.08.1993, 15.08.1992, 15.08.1991, 15.08.1990, 15.08.1989, 15.08.1988, 15.08.1987, 15.08.1986, 15.08.1985, 15.08.1984, 15.08.1983


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.