logo
17 MART 2026


Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez

22.01.2026 00:00:00

Nusaybin-Kamışlı sınırında Türk bayrağına yapılan büyük saygısızlığa Türk milleti topyekun tepkisini gösterdi. Milletimizin "bayrak" bilincinin devam etmesi bizleri ziyadesiyle memnun etti. İnşallah kıyamete kadar bayrağımızın, vatanımızın, devletimizin, millet bütünlüğümüzün, bizleri bir arada tutan milli ve manevi tüm değerlerimizin kıymetini biliriz.

Yaşanan bu gelişmelerin detaylarına biraz inelim.

Malum, Suriye'de Şara yönetimi, PKK'nın Suriye kolu olan SDG'ye yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Operasyonlar Haseke'ye kadar dayandı. Haseke, SDG'nin hakim olduğu bölgenin kalbi olarak ifade ediliyor.

Suriye'nin PKK'sı köşeye sıkışınca, DEM Parti, 20 Ocak Salı günü TBMM'de yapması gereken grup toplantısını bir tepki olarak sınırda gerçekleştirdi.

Toplantı öncesi, Suriye'de yaşanan gelişmeleri protesto etmek amacıyla bir de yürüyüş gerçekleştirildi. Toplantıya ve yürüyüşe DEM Parti eş genel başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan da katıldı.

Nusaybin'de toplanan bir grup, sınırın Suriye Kamışlı tarafına geçmeye çalıştı.

Güvenlik güçleri buna engel oldu ve göstericilere tazyikli su ve biber gazıyla müdahalede bulundu. Göstericiler ise güvenlik güçlerine taş attı.

Bu arbede yaşanırken, terör yandaşları tarafından sınırda bulunan Türk bayrağı indirildi ve büyük saygısızlık gösterildi.

Bu saygısızlığın görüntüleri sosyal medyada yayıldı ve tepkiler çığ gibi büyüdü.

Gelen tepkiler üzerine DEM Parti Sözcüsü sosyal medya hesabından şu mesajı paylaştı: "Nusaybin-Qamışlo sınırında yaşanan bayrak indirme olayı bizleri derinden üzmüştür. Partimizin bayrakla ilgili herhangi bir sorunu yoktur. Toplumun ortak değeri olan bayrağa saygısızlığı kabul etmiyoruz. Haklı bir protesto yürüyüşünü provoke eden bu tür davranışları kesinlikle tasvip etmiyoruz."

Tabi, DEM Parti sözcüsüne soruyoruz: Grup toplantısını sınırda yapma ve protesto yürüyüşü kararını aldığınızda bu tür hadiselerin yaşanacağını bilmiyor muydunuz? Grup toplantısının ve yürüyüşün çatışmaların yaşandığı bir bölgenin hemen dibinde yapılması zaten başlı başına bir provokasyon değil midir?

Öte yandan, güvenlik güçlerine tavsiyemiz de şu: Mademki birileri sınırın diğer tarafına geçmek istiyor, bırakın geçselerdi ve bir daha da geri alınmasalardı.

Ayrıca terör yandaşlarının bu cesareti nereden buldukları da iyice irdelenmesi lazım. Sizler teröristbaşını "kurucu önder" olarak muhatap alır, "PKK silah bıraktı ve kendini feshetti" yalanıyla hukuki ve siyasi bir takım adımlar atmaya hazırlanırsanız, bu tür hadiselerin yaşanması da kaçınılmazdır.

Her zaman ifade ediyoruz, tekrar altını çizelim; Kürt kardeşlerimizin temsilcisi Suriye'de SDG olmadığı gibi, Türkiye'de de PKK değildir. Israrla sanki PKK'ymış gibi bir süreç yürütürseniz, terörü daha da siyasallaştırmış olursunuz. 

Kürt kardeşlerimizin sorunlarını Kürt sorunu diye tanımlar, bunun tek çözümünü de "İmralı ile pazarlık" diye takdim ederseniz, bu terörü bitirmez, terörün bölücü emellerini siyaset sahnesinde daha da etkin hale getirir.

Tekrar başa dönecek olursak; Türk bayrağı, milletimiz için bir birlik unsurudur. Bağımsızlığımızın, milli egemenliğimizin, onurumuzun, haysiyetimizin sembolüdür.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Ebedi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türk bayrağının önemini şu tarihi tespitle özetlemiştir: "Evlerinize bayrak asın, eğer bayrak asmazsanız yabancı milletlerin askerleri gelip kendi bayraklarını evlerinize asarlar."

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş ise, bayrağımıza yapılan saygısızlığa tepki olarak sosyal medya hesabından şu paylaşımda bulundu:

"Bayrak deyip geçme. Üstünde hilal, önünde yıldız, al rengi… Vatanımız o bizim, imanımız o bizim. Ne vatanımıza, ne imanımıza kimse dokunamaz. Dokundurtmayız."

Yazımızı, ünlü şairimiz Arif Nihat Asya'nın "Bayrak Şiiri" ile bitirelim:
 
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver.
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:
Yurda ay yıldızının ışığı yeter.
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düştüğümüz gün
Gölgene sığındık.
Ey şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde açan çiçeğim.
Senin altında doğdum.
Senin altında öleceğim.
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yeryüzünde yer beğen!
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.