logo
30 MART 2026

Adalet Bakanı'ndan Özgür Özel'e tepki

Adalet Bakanı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Erdoğan'a yönelik sözleri hakkında "Dün çok talihsiz bir ifade kullandı CHP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı'mıza maalesef 'cunta başkanı' diyebildi. Bu ifadeleri kendisine iade ediyoruz" dedi

 

07.04.2025 14:15:00
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanı'ndan Özgür Özel'e tepki
Adalet Bakanı'ndan Özgür Özel'e tepki

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İbn Haldun Üniversitesi Başakşehir Yerleşkesi'nde "Kişisel Veriler ve Hukuki Güncellemeler 2025 Perspektifi-Kişisel Verileri Koruma Günü Programı"nın ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Tunç, Kişisel Verileri Koruma Kanunu 7 Nisan'da yasalaşıp yürürlüğe girdiği için farkındalık oluşturmak, özel hayatın korunmasıyla ilgili önemli bir konu olan kişisel verilerin korunmasıyla ilgili vatandaşları bilinçlendirmek, hem mevzuatın hem de uygulamanın iyileştirilmesi bakımından panelin önemli bir faaliyet olduğunu söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik "yolsuzluk" ve "terör" soruşturmalarının ardından düzenlenen izinsiz gösterilere katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan öğrencilere ilişkin Tunç, "Öğrencilerimizin tutuklanması, bir suç şüphesi nedeniyle soruşturmalara tabi tutulması hiçbirimizin istemeyeceği bir durumdur." diye konuştu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı adli soruşturmalar sonrası CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in sokak çağrısı sonrası birtakım gösteriler olduğunu anımsatan Tunç, "Orada güvenlik güçlerimizle maalesef hoş olmayan birtakım durumlar söz konusu oldu. Burada adliyeye intikal eden konular oldu. Bu gözaltılar içerisinde genç kardeşlerimizin olduğunu da biliyoruz. Bu anlamda bir kısım gençlerle alakalı tahliye kararları da verilmişti. Ama şu anda tutukluluğu devam eden kişiler var. Bunların değerlendirmesini yapacak olan cumhuriyet savcılığı ve ilgili sulh ceza hakimlikleri. Kişilerin o olaylardaki rolü ve oradaki şiddet kullanımıyla alakalı ya da orada 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu çerçevesi dışına taşan olaylar, kanuna aykırılıklar olup olmadığını değerlendirecek olan elbette ki tarafsız ve bağımsız yargımızdır." ifadelerini kullandı.

Bu konuda her bir kişi bakımından dosyaların inceleneceğini kaydeden Tunç, bu dosyalardaki duruma göre savcılıkların ve yargının gerekli kararları vereceğini, dolayısıyla soruşturmayla ilgili tamamen yargının bu sürecini takip etmek durumunda olduklarını vurguladı.

Tunç, yargıya müdahale edip "Şu kişileri tutuklayın, bu kişileri serbest bırakın." deme gibi bir yetkilerinin bulunmadığını, yargı makamlarının bağımsız olduğunu ve kendi kararlarını ilgili dosyalara göre vereceğini dile getirdi.

"İşkenceye sıfır tolerans politikasını uygulamaya devam ediyoruz"

Bakan Tunç, usule aykırı arama yapıldığına yönelik iddiaları reddederek, "Usule aykırı arama diye bir durum söz konusu olamaz. Bir kere bizim mevzuatımız açık. Ceza infaz kurumlarının yönetimine dair ve ceza güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kanunlarımız var, yönetmeliklerimiz var. Bu yönetmelikler gereğince yapılan uygulamalar söz konusu. Ülkemizde kesinlikle çıplak arama diye bir durum söz konusu değildir, olamaz, buna izin veremeyiz." şeklinde konuştu.

Detaylı aramanın yönetmelikteki ilgili maddelerce düzenlendiği belirten Tunç, burada özellikle hem yükümlü ve tutukluların güvenliği hem de cezaevlerine yasak madde sokulmaması bakımından eğer bir şüphe durumu söz konusuysa idareye böyle bir yetki verildiğini, ancak bu yetkinin istisnai olduğunu ve kullanılırken kişinin mahremiyetine özellikle dikkat edildiğini kaydetti.

Tunç, kişinin mahremiyeti, özellikle aynı cinsten kişinin aramayı yapması ve ekstra bir kıyafet verilmiş olması gibi tedbirler alınarak detaylı arama yapılabileceğini aktararak, şöyle devam etti:

"Birçok Avrupa ülkesinde çok daha farklı uygulamalar vardır. Dışarıda özellikle birtakım beyanlarda bulunuluyor, 'Burada çıplak arama yapıldı, işkence, vesaire...' Kesinlikle böyle bir durum söz konusu olamaz. İşkenceye sıfır tolerans politikasını uygulamaya devam ediyoruz. Bu konudaki kararlılığımızdan hiçbir zaman taviz vermedik. Türk Ceza Kanunu'nda işkence suçunun zaman aşımına uğramayacağına yönelik düzenlemeyi biz yaptık, 2013'te mevzuatımıza girdi. Bu konuda çok hassasız. Eğer bir tane örnek varsa cezaevlerinde ya da gözaltı durumunda bunun üzerine kararlılıkla bu ülkenin yargısı gider."

Gelişen teknolojiyle artık gözaltı merkezlerinde, adliyelerde ve cezaevlerinde kameraların olduğunu belirten Tunç, şu şekilde devam etti:

"Cezaevlerindeki hükümlü ve tutuklular devletimize emanettir. Soruşturma geçirenler, neticede yargılama makamları onlarla ilgili bir karar verecek. Tabii masumiyet karinesine, lekelenmeme hakkına önem veriyoruz. Soruşturmanın gizliliği çok önemli. Bu konuda soruşturmanın gizliliği ihlal edilmesin diye uyarılar yapıyoruz. Özellikle basın yayın kuruluşlarımızın bu anlamda çok daha dikkatli yayın yapmaları lazım. Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamış olduğu çerçeve içerisinde kalmaları gerekir. Birtakım isnatlar var, birtakım iddialar var. Bu iddiaların değerlendirileceği yer yargı makamlarıdır. Daha soruşturmanın başlangıcından itibaren henüz dosyayla, isnatlarla, iddialarla ilgili hiç bilgisi olmadan çıkıp birtakım siyasilerin maalesef 'Bu bir adli soruşturma değildir, bu siyasi soruşturmadır.' şeklinde birtakım hedef saptırma içerisine girdiklerini görüyoruz. Bu hedef saptırmalar özellikle yargıyı etkilemez. Yargı makamları Anayasa'nın 138. maddesi gereğince milletten aldığı yetkiyi kullanır. Hiçbir makamdan, merciden, mevkiden talimat almaz. Hiçbir makam, merci ona tavsiye ve telkinde dahi bulunamaz."

"CHP Genel Başkanı'nın haddi değildir, hakkı da değildir"

Tunç, CHP Genel Başkanı Özel'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili sözlerine ilişkin şunları söyledi:

"Bu soruşturma üzerinden Cumhurbaşkanı'mıza yönelik hakaretleri kabul etmemiz mümkün değildir. Dün çok talihsiz bir ifade kullandı Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı'mıza maalesef 'cunta başkanı' diyebildi. Bu bir kere hadsizlik. Bu ifadeleri kendisine iade ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı'mız bu ülkede demokratik siyasi hayatımızda art arda en yüksek oranlarla seçim kazanan ve kesintisiz en uzun süre Başbakanlık yapan bir kişi. Sonrasında Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesiyle ilgili Anayasa değişikliği sonrası ilk kez halk tarafından yüzde 50'nin üzerinde oyla seçilen, sonrasında iki kez daha seçilen ve milletin özellikle takdirini sürekli toplamış, milletin gönlünde yer etmiş bir lider."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hem Başbakanlık hem de Cumhurbaşkanlığı yaptığı dönemde parlamentosuyla beraber ülkenin yüksek standartlı demokrasiye kavuşmasının mücadelesini verdiğini belirten Tunç, şunları dile getirdi:

"Darbeci, cuntacı, vesayetçi anlayışın tasfiyesi için çok büyük gayret göstermiştir ve milletinin desteğiyle darbecileri tarihe gömmüştür. Cuntacılara geçit vermemiştir. Onlar önce kendilerine baksınlar. Kendi siyasi tarihlerine baksınlar. 27 Mayıs'ı demokraside ve anayasa bayramı diye kutlayan, 1963'te kanun değişikliğiyle 20 yıl boyunca bu ülkede darbeyi bayram diye kutlatan bir zihniyettir, Yassıada zihniyetidir, Cumhuriyet Halk Partisi milletin hafızasına bu şekilde kazınmıştır. Millet unutmaz.

Dolayısıyla bütün darbe süreçlerinde vesayetçilere destek olmuş, 28 Şubat'ta yine vesayetçilere kol kanat germiş bir siyasi zihniyete bu ülkede yüzde 85'in üzerinde katılımla defalarca, 23 yıldan bu yana kesintisiz seçimleri kazanan ve darbeci, vesayetçi, cuntacı zihniyeti milletiyle beraber tarihe gömen bir lidere böyle bir söz söylemek CHP Genel Başkanı'nın haddi değildir, hakkı da değildir. Önce dönüp kendisine baksın. Burada devam eden bir adli soruşturma var. Bu adli soruşturmayı gölgelemeye yönelik, hedef saptırmaya yönelik, partisindeki birtakım rekabetlerden yola çıkarak farklı bir politikayla özellikle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmekte olduğu dosyadaki iddiaları gölgelemeye yönelik. Bu iddialarla ilgili bırakın savunmalarını yapsın herkes. Kim suçlu, kim suçsuz ortaya çıkar. Buna yargı karar verir, biz karar veremeyiz. Siz ortaya çıkıp hiçbir ilginiz olmadan daha gözaltı kararlarından itibaren 'Suç yoktur.' dediğiniz zaman burada hedef saptırıyorsunuz. Birtakım şeyleri gölgelemek istiyorsunuz demektir. O nedenle tarafsız ve bağımsız yargı bu tür tartışmalardan, sokak çağrılarından, sokak hareketlerinden etkilenmez."

Hakimlerin dosyaya göre karar vereceğini söyleyen Tunç, verilecek kararların da kendi içerisinde denetime tabi olduğuna dikkati çekerek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir hukuk devleti olduğunu, hak arama yollarının sonuna kadar açık olduğunu vurguladı.

"Hukuka saygı göstermesini özellikle tavsiye ederiz"

Bakan Tunç, yerel mahkemenin verdiği kararların istinafa tabi olduğunu, istinaf mahkemesinin kararının da Yargıtay'a tabi olduğunu anımsatarak, 3 dereceli bir yargı sisteminin bulunduğunu kaydetti.

Adli soruşturmaları, hedef saptırarak ve algı oluşturmaya çalışarak etkilemenin mümkün olmadığını belirten Tunç, "O nedenle bırakın yargı görevini yapsın. CHP Genel Başkanı'na da şunu tavsiye edebiliriz, kendi arkadaşlarına özellikle isnat bulunan fiillerle ilgili, suçlamalarla ilgili savunma haklarını sonuna kadar kullanmalarını salık vermelerini ve kendilerini yargı karşısında, soruşturma makamları karşısında savunmalarını istemesini ve hukuka saygı göstermesini özellikle tavsiye ederiz." ifadelerini kullandı.

Bir gazetecinin Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması için ABD'den icazet alındığı iddialarına ilişkin Tunç, şunları söyledi:

"Bu saçma sapan bir iddia. Yani Amerika Birleşik Devletleri'nden icazet alarak yargı işlem yapacak öyle mi' Ya böyle bir şey olabilir mi' Yani tabii kimlerin nerelerden icazet aldığını, kimin bu ülkeyi, ülkenin yargısını, kimlere, yabancılara nasıl şikayet ettiğini biliyoruz. Herhalde kendisini ifade etmeye çalışıyor. Türkiye'yi başka ülkelere şikayet ederek 'Yalnız bırakıldık.' diyen kendisi. Yargı ne içeriden ne dışarıdan, hiç kimseden talimat almaz, hiçbir merciden, makamdan talimat almaz. Yabancılardan hiç almaz. Böyle bir durum söz konusu olmaz. Demek ki bilinçaltında böyle bir şey var. Çünkü kendisi sürekli ülkemizi yurt dışına şikayet ederek ve yalnız bırakıldığını söyleyerek birtakım serzenişlerde bulunuyor. Dolayısıyla yargının yurt dışından, Amerika Birleşik Devletleri'nden talimat aldığı gibi saçma sapan iddialarla meşgul olmayalım. Yargı bağımsızdır, tarafsızdır ve dosyaya göre, delillere göre karar verir ve bu kararları da ülkemiz içerisinde hukuki denetime sonuna kadar açıktır."

"Raporu Adli Tıp verecektir"

Bakan Tunç, İBB'ye yönelik yürütülen "terör" soruşturması kapsamında tutuklanan ve Adli Tıp Kurumuna sevk edilen İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat'ın son durumuna ilişkin soru üzerine, ceza infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlülerin devlete emanet olduğunu söyledi.

Bu kişilerin sağlık durumları ve barınma şartlarının devletin tüm imkanlarıyla karşılanmak zorunda olduğunu vurgulayan Tunç, "Bu çerçevede bizim kanunlarımız, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 109. maddesi açık. CMK'nin 109. maddesinde cezaevinde sağlık şartları nedeniyle yalnız başına hayatını idame ettiremeyeceklerle ilgili gerekli kararların nasıl verileceği, yine Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 16. maddesinde belli. Burada, tam teşekküllü hastaneden alınacak bir rapor ve bu raporun Adli Tıp Kurumu tarafından onaylanması durumunda tutuklu kişilerle ilgili adli kontrol kararı verilebileceği mevzuatımızda var." şeklinde konuştu.

Tunç, Mahir Polat'ın cezaevine naklinden sonra belirttiği şikayetler sonrası ön muayenenin ardından hastaneye sevk edildiğini, birtakım tetkikler ve tıbbi müdahaleler yapıldıktan sonra yine heyetin kararıyla cezaevine tekrar geri alındığını anlattı.

Şikayetlerinin devam etmesi üzerine kampüs devlet hastanesinde doktorların tetkik ve muayene yaptıktan sonra Adli Tıp Kurumuna sevk kararı alındığını anımsatan Tunç, "Bugün Adli Tıp gerekli muayeneleri yapacaktır ve ilgiliyle ilgili olarak raporu Adli Tıp verecektir ve Adli Tıp'ın verdiği rapor doğrultusunda da yine Ceza İnfaz Yönetmeliği'mizin 16. maddesi gereğince bir karar verilecekse buna yine cumhuriyet savcılıklarımız ve sulh ceza hakimliklerimiz karar vereceklerdir. Burada Adli Tıp'ın raporunu beklemek durumundayız." ifadelerini kullandı.

Bakan Tunç, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna ek bina yapılacağı yönündeki haberlerin gerçek olup olmadığı sorusuna, "Bunların hepsi dedikodudan ibaret" yanıtını verdi.

Gözaltına alınan Başkan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı

Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın hakkında yürütülen "rüşvet" soruşturması kapsamında gözaltına alınan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı. Yapılan aramada çok sayıda dijital materyale el konuldu

30.03.2026 02:26:00 / Güncelleme: 30.03.2026 06:30:25
İHA
Gözaltına alınan Başkan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı
Gözaltına alınan Başkan Yalım'a ait iş yerlerinde arama yapıldı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında "kişi ve firmalardan rüşvet aldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma doğrultusunda 27 Mart günü operasyon düzenledi.



Uşak, Kocaeli ve Ankara'daki eş zamanlı düzenlenen operasyonda aralarında Yalım'ın da bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.



Gözaltına alınan Başkan Yalım ve 12 kişi aynı gün İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmüştü.



Başkan Yalım'ın Uşak'taki iş yerlerinde arama yapıldı



Soruşturma kapsamında Yalım'ın Kaşbelen köyü yakınlarında bulunan otel ve eğlence mekanlarında jandarma ve polis ekiplerince arama yapıldı. Yapılan aramada çok sayıda dijital materyale el konuldu.

İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar

"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi

29.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar
"Hıristiyanlığa hiçbir yararı olmayan Haçlı savaşları gibi Moğol hücumları plansız ve amaçsız başlatıldığı için onca yağma, yıkma ve tahribata rağmen İslam'ı yok edemedi.

Ancak bizim İslam ile olan savaşımız Moğollar gibi sadece birtakım askeri harekatlar, yakıp yıkmalar, yağmalar değildir. Bu işte pek acelemiz yoktur.

Büyük Britanya Devleti çok ciddi bir mütalaa ve çok iyi bir planlama ile İslam'ı yok ediş için adım atacaktır. Ve düzenli dakik planların uygulanmasını sabırla izleyecektir. Sonunda amacına ulaşacaktır." Bunu kim diyor? İngilizler diyor. Adamların maksadı 'sen ne dersen de' budur…

İçimize yüzlerce yerli ajan yerleştirdiler



Doğrudan, cephe halinde saldırıldığında siz, tepkinizi koyuyorsunuz. Ama ajanı bizzat kendi içinizde tuttuğunda tepkinizi koyamıyorsunuz. Akrabası var, dayısı, amcası, hısımı, sülalesi var; onun yanında yer alıyor.

İşte bu adamcağızlar maalesef işi böyle yaptılar. İslam dünyasında kendilerine, ajanlar yetiştirdiler ve bunlara vazifeler verdiler. Onlar bu vazifelerini icra ediyorlar. Adam sadece adam tutmadı, mezhep bile kurdurdu.

Hampher bir zattan bahsederken bakın ne diyor: "Yüksekten uçan ve egoist bir kişiliği olan Muhammed b. Abdulvahab'ı yavaş yavaş etkilemeye başlamıştım. O da, benim güvenimi daha fazla kazanmak için kendisini olduğundan daha bağımsız ve kayıtsız göstermeye çalışıyordu.

Bir keresinde ona dedim ki, 'Acaba cihat vacip midir?' Dedi ki; 'Nasıl vacip olmaz! Allah şöyle buyuruyor: 'Kafirlerle savaşınız.'

Buna karşılık Allah, 'kafirlerle, münafıklarla savaşınız' buyuruyor. Oysa Peygamber, münafıklarla savaşmadı, dedim. O halde kafirler ile de söz ve davranışta cihat etmek vaciptir, dedim.

O, 'Hayır! Peygamber cihat meydanlarında kafirlerle cihat etmiştir' dedi. Ben de yine, Peygamber, kendini savunmak için kafirlerle savaşıyordu. Zira onu öldürmek istiyorlardı, deyince, Muhammed tasdikler mahiyette başını sallayarak susmayı tercih etti. Ben de işimde başarılı olduğumu hissettim."



Hampher devamla: "Bu adama, bu tarihten sonra amacım Vehhabi şahsiyetinin liderlik fikrini telkin etmekti. Onun ruhunu etkileyerek Müslümanların idaresi için Sünni ve Şiilikten başka üçüncü bir yolu ona önermeye başladım" diyor.

O zaman İslam dünyasında Sünnilik ve Şiilik vardı. İngiliz Sömürgecilik Bakanlığı diyor ki, "Orada yeni bir mezhep vücuda getireceksiniz ki bu ikisinin dışında üçüncü bir kaynak olsun ve bir fitne çıkartsın."

Devam ediyor; "Bu hedefime erişebilmek için onun fikrine saygı duydum. Ye onu körü körüne bağlı olduğu her şeyden temizlemeye çalıştım. Onu, yükseklerden uçan özgür düşünce duygusu güçlendiriyordu. Safiye de bu konuda bana yardımcı oluyordu. Zira Muhammed ona delice aşıktı.

Safiye denilen kadın da Yahudi asıllı bir kadındır. O bölgenin gençliğinin ahlakını bozmak için gönderilmiş bir misyonerdir. O da böyle bir faaliyet içerisindedir.

Devam ediyor: "Kısacası Safiye, sabır ve selahiyeti şeyhten almıştı. Onu evlendirdikten üç gün sonra evlerine gittim. Bu sefer ki konuşmamız şarabın haramlığı konusunda olacaktı."

Bu eseri biz bir adamı kötülemek maksadıyla yazmadık. Bir vakıayı ortaya koymak istedik. Suud yarımadasında Sünni bir akait vardı. Bu akaidin yer değiştirmesi lazımdı. Bir taraftan İngilizler Hicaz bölgesinde Şerif Hüseyin'i, İstanbul merkez, iradesine karşı "Sen peygamber soyundan, asil bir sülaledensin. Hilafet senin hakkındır" sözleriyle hazırlarken, diğer taraftan da ola ki Şerif Hüseyin başlarına bela olur diye de Suud'da yeni bir mezhebin temelini atıyorlar. O mezhep sayesinde de Şerif Hüseyin'i hallediyorlar. Onun için bu mevzuyu konu aldım." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri 3. Bölümden) 

Dicle Nehrine petrol karıştı

Cizre'de boru hattındaki sızıntı nedeniyle petrol Dicle Nehrine karıştı, ekipler arızayı giderdi

28.03.2026 22:07:00 / Güncelleme: 28.03.2026 23:30:55
İhlas Haber Ajansı
Dicle Nehrine petrol karıştı
Dicle Nehrine petrol karıştı
Şırnak'ın Cizre ilçesinde boru hattındaki sızıntı nedeniyle petrol Dicle Nehri'ne karıştı. Meydana gelen arıza, TPAO ekipleri tarafından giderildi.

Edinilen bilgilere göre, Cizre ilçesi ile Kasrik beldesi arasında kalan bölgeden geçen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına (TPAO) ait ham petrol boru hattında henüz belirlenemeyen nedenle yaşanan patlak sonrası çevreye saçılan petrol Dicle Nehri'ne karıştı.



Nehir yüzeyi ham petrolle kaplanırken, çevreye kötü bir koku yayıldı. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye TPAO ve ilgili birimler yönlendirildi. Boru hattındaki petrol akışını kesen ekipler, sızıntının yaşandığı noktada onarım çalışmasını kısa sürede tamamlayarak sızıntıyı giderdi. Belediye ekipleri, söz konusu kirlilik nedeniyle arıtma tesisini geçici olarak durdurup, ilçeye su akışını kesti.



Çocukları ile beraber parkta dolaşırken petrol kokusu aldıklarını belirten Serdar Kerimoğlu, petrol kokusunun nereden geldiğini anlamaya çalışırken nehir üzerinde petrol tabakasını gördüklerini söyledi. Kerimoğlu, "Şu an nehirde neredeyse petrol akıyor. Bu sızıntı canlı varlıklar için de tehlike arz ediyor. Bunun için yetkililerden ricamız bu sızıntının hemen giderilip, nehirde gerekli temizliğin yapılmasıdır" dedi.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Sessiz tehlike ağızda başlıyor!


 
Ağız ve diş sağlığının yalnızca diş çürüğü ya da diş kaybı ile sınırlı olmadığını, tüm vücut sağlığınızı doğrudan etkileyen kritik bir öneme sahip olduğunu biliyor muydunuz? “Basit bir diş eti kanaması” denilerek yeterince önemsenmeyen sorunun hayati riske dahi yol açabildiğini?

28.03.2026 14:40:00
MURAT ÇORBACI
Sessiz tehlike ağızda başlıyor!
Sessiz tehlike ağızda başlıyor!

Ağız ve diş sağlığının yalnızca diş çürüğü ya da diş kaybı ile sınırlı olmadığını, tüm vücut sağlığınızı doğrudan etkileyen kritik bir öneme sahip olduğunu biliyor muydunuz? "Basit bir diş eti kanaması" denilerek yeterince önemsenmeyen sorunun hayati riske dahi yol açabildiğini? Hatta kalp krizi riskinin diş etinden başlayabildiğini? Diş Eti Hastalıkları Uzmanı (Periodontolog) Prof. Dr. Ülkü Noyan, özellikle diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıklarıyla güçlü bir bağlantısı olduğunu belirterek, Alzheimer ve kanser sürecini de olumsuz etkilediğini, buna karşın toplumdaki farkındalığın hala son derece yetersiz olduğunu vurguluyor.

Prof. Dr. Noyan, ağız ve diş sağlığının önemine yönelik çarpıcı bilgiler verdi; alınacak basit ama etkili 7 yöntemi anlattı.
1. Günde en az iki kez, özellikle gece yatmadan önce dişlerinizi fırçalayın.
2. Doğru teknik ve size uygun diş fırçası için mutlaka diş hekiminin önerisini alın.

3. Günde en az bir kez diş ipi ya da arayüz fırçası kullanın. Bakteriler en çok, diş fırçasının ulaşamadığı alanlarda birikir.
4. Ağız kokusunun ve bakterilerin önemli kaynaklarından biri dil yüzeyidir. Bu nedenle mutlaka dilinizi de temizleyin.

5. Ağız gargarasını hekim önerisi olmadan kullamayın. Çünkü gargaralar yararlı bakterileri de yok ederek damar sağlığı için gerekli olan nitrit oksit üretimini azaltabilir. Ayrıca alkollü gargaralar, özellikle sigara kullanan bireylerde kanser riskini artırabilir.

6. Her gün yeterli su için. Tükürük ağız içini koruyan doğal bir savunmadır. Ağız kuruluğu yaşayan bireylerin gün boyunca suyu yudum yudum tüketmesi büyük önem taşır.
7. En az 6 ayda bir mutlaka diş hekimine gidin. Yapılan kontroller, yalnızca diş taşı temizliği değil, zararlı bakterilerin hastalık oluşturacak seviyeye ulaşmasını önlemek için gereklidir. Çünkü temizlik yapılmasından 9-11 hafta sonra zararlı bakteriler çoğalmaya başlar.

Diyarbakır'da 51 kişinin tahliye edildiği binanın, 'orta hasardan az hasara' çevrildiği ileri sürüldü

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinde 51 kişinin, kolonlarında çatlama sesi duyulması üzerine tahliye edilen binanın 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde orta hasardan az hasara çevrildiği öne sürüldü

28.03.2026 13:08:00 / Güncelleme: 28.03.2026 13:12:33
İHA
Diyarbakır'da 51 kişinin tahliye edildiği binanın, 'orta hasardan az hasara' çevrildiği ileri sürüldü
Diyarbakır'da 51 kişinin tahliye edildiği binanın, 'orta hasardan az hasara' çevrildiği ileri sürüldü
Edinilen bilgilere göre, ilçenin Bağcılar Mahallesi 1063. Sokaktaki 6 katlı Habib Apartmanı'nın kolonlarında çatlama sesi duyulması üzerine dün gece 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu.



İhbar üzerine olay yerine AFAD, polis, Bağlar Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü ve zabıta ekibi yönlendirildi. Ekiplerin yaptıkları inceleme sonucu binada risk durumu olması nedeniyle biri boş, 9 dairedeki 51 vatandaş geçici olarak tahliye edildi.

Binaya şeridi çekilerek, polis ekipleri tarafından güvenlik önlemi aldı. Nihai kararın yapılacak detaylı inceleme sonucu belirleneceği öğrenildi.



Bina sakinlerinden Serhat Kartal, 3 gün önce birinci kattaki komşularının, kolonlardan ses geldiğini, gece yattıklarında duyduklarını söylediğini ifade etti. Kartal, "Bizde bunun üzerine binanın etrafını gezdik, sabah erken binayı dinledik. Dün hepimiz toplanıp Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliğine haber verelim. Hepimizin için rahat olsun, ne olur ne olmaz. Ekip geldi, şu kolonlara baktılar, hasar olduğunu tespit ettiler. Geçici olarak tahliye edildi. Bina sakini 51 kişi tahliye edildi" dedi.



Bina sakini Salih Topsa ise, alt komşularını ses duyduğunu ve herkesi uyardığını dile getirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ile AFAD'ı aradıklarını aktaran Topsa, "Gelip baktılar, tedbir amaçlı dışarı aldılar. Bugün de gelip bize bilgi verecekler. Depremde bize orta hasar vermiştiler. Orta hasardan az hasara çevirdiler. Gücümüz olmadığı için çıkmadık. İmkanı olan çıktı, ayrıldı. İmkanı olmayanda oturmaya devam etti" diye konuştu.

Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinde kolonlarında çatlama sesi duyulan bina tedbir amaçlı olarak boşaltıldı. 51 vatandaş tahliye edildi

28.03.2026 00:30:00 / Güncelleme: 28.03.2026 06:15:06
İHA
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Edinilen bilgilere göre, ilçenin Bağcılar Mahallesi 1063. Sokaktaki zemin ile birlikte 6 katlı Habib Apartmanı'nın kolonlarında çatlama sesi duyulması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu.



İhbar üzerine olay yerine AFAD, polis, Bağlar Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü ve zabıta ekibi yönlendirildi. Ekiplerin yaptıkları inceleme sonucu binada risk durumu olması nedeniyle biri boş, 9 dairedeki 51 vatandaş geçici olarak tahliye edildi.



Binaya şeridi çekilerek, polis ekipleri tarafından güvenlik önlemi aldı. Nihai kararın yapılacak detaylı inceleme sonucu belirleneceği öğrenildi.

Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor

Ülkemizin ve halkımızım başı dertlerden kurtulmuyor. Nice insanımızı teröre kurban verdik. Terörün ismi değişiyor, kendi devam ediyor. Nedir bu ülkemizin başında kaç yıldır dönüp dolaşan karabulutlar?

28.03.2026 00:21:00
Haber Merkezi
Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor
Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor
"Ülkemizin ve halkımızım başı dertlerden kurtulmuyor. Nice insanımızı teröre kurban verdik. Terörün ismi değişiyor, kendi devam ediyor. Nedir bu ülkemizin başında kaç yıldır dönüp dolaşan karabulutlar?

Talep enflasyon sadece mallarda olmuyor. Ülkelerin de enflasyonu var. Bizim bulunduğumuz coğrafya bizi öyle bir noktaya taşıdı ki, bize talep fazla oldu. Türkiye'ye talep fazla.

Ama şu anda siz, Ortadoğu'da herhangi bir devleti söz konusu yapsanız bizim coğrafi şartlarımızı taşımadığı için bu dertlerin binde birini oralarda bulamazsınız. Biz farklı bir coğrafyadayız. Allah bizi öyle bir yere koydu ki, Avrupa'nın, Ortadoğu'nun, Türk-İslam dünyasının, Rusya'nın bir noktada şartelleri bize bağlı.

İşte bunun için bizde düğmeye basıldığı zaman Balkanlar harekete geçiyor, Avrupa harekete geçiyor, Asya harekete geçiyor, Uzakdoğu harekete geçiyor, Türk Cumhuriyetleri harekete geçiyor. Cenab- ı Hak, bizi enteresan bir coğrafyaya koydu. Dengemiz çok farklı. Farklı olan bu coğrafi yapıya bütün gözler, dost gibi görünse de maalesef "kem nazarla" bakıyor. İşte asıl mesele de bu bakışlara bağlı.

Ben şahsen, Türk Milleti ile kendi milletimizin dışında dost olacak bir millet bulacağımızı hiç zannetmiyorum.



Mesela; güneydoğuyu ele alalım. Güneydoğu, verimli hilal adıyla anılan tarihi Mezopotamya dediğimiz bölgedir. Burası insanlığın ilk beşiği, merkezidir. Bu merkezde birçok medeniyetler, devletler kuruldu. Bu bölge Cenab-ı Hakk'ın sevip, seçtiği peygamberlerin yaşadığı, ilahi hakikatleri insanlara tebliğ ettiği, irşat-ikaz yaptığı yerdir.

Dolayısıyla bu bölgede milli düşünceler, dini düşünceler hakimdir. Bu bölgede fertlerden devletlere uzanan çıkar hesapları vardır. Milli düşünceler, idealler, geçmişi yüzyıllara dayanan siyasetler var.  Adam Amerika'da ama hesabı burada. Amerika nere,  bu bölge nere? Bu nereden kaynaklanıyor? Burası çok enteresan bir yerdir  de  ondan kaynaklanıyor.

Güneydoğu'dan batıya geçelim. Trakya bölgesine, İstanbul'a gelin. İstanbul hakkında fazla konuşmamıza gerek var mı? İstanbul, medeniyetlerin buluştuğu ve fetihle birlikte bir devrin batıp yeni bir devrin ortaya çıktığı fevkalade bir coğrafyadır.

Ege'ye geç, apayrı bir bölge. Akdeniz'e geç hakeza. Dolayısıyla dünyada insan kalmadı ki gözü bizde olmasın. "Burası benim vatanım" diyor adam. " Diyalogcu" arkadaşlarımıza; "Rüya görseniz gelirler rüyanızı bile alıp ağzınıza koyarlar. Gerçekleri görün ayıkın" diyoruz.

"Yok, onlar bize öyle bakmazlar" diyor. Niye bakmasın? Herkes senin gibi aptal mıdır?

"Biz hicretimizi tamamlamadık. Mutlaka o bölgeye hicret ederek hicretimiz tamamlayacağız. Çünkü o bölge bizimdir" diyorlar.

Bu topraklar üzerinde büyük hesaplar yapılıyor



Bir zamanlar biz bunlara çok çanak, çömlek verdik. "İşte sizin tapularınız" dedik. Erkeksen git de sen Avrupa'da sana ait bir şey bul. Osmanlı oralarda yıllarca kaldı. Adamlar Osmanlı'yı hatırlatacak camiye varıncaya kadar ne varsa hepsini yıktılar.

Sen ise kaç yüzsene evvelki bilmem neyin kazısını yapıyorsun. Bu çok yanlış bir şey. Bizim, millet olarak kendi değerlerimize sahip çıkmamız şarttır.

Gözleri bu topraklarda olduğu için de habire problem çıkartıyorlar. Adam umudunu bu ülkede çıkacak kavgalara bağladı. Onun için gelip de sana: "Nihat efendi, Haydar Hocayı çok sev. O da seni çok sevsin. Birlik, beraberlik içinde dertlerini, sıkıntılarınızı çözün" diyecek değildir.

Ya ne diyecek? "Birbirinize sırtınızı dönün" diyecek. Senin eline bir silah verecek, benim elime de bir silah verecek ve bizi birbirimize kırdıracak.

Dikkat ederseniz, anarşik olaylarda kullanılan silahların hiç birisi Türk yapısı değildir. "Cinayet işlerken tutukluk yaparsa bu işten vazgeçer" diye en modern silahları kullandırıyorlar. Adamlar hesapları bu kadar ince yapıyor.

Güneydoğu için; "Burası Yahova'nın bize vadettiği arzdır" diye inanan ve hesaplarını buna göre yapan birileri var, bir güç var. Doğu bölgemizde; "On yılda büyük bir devlet olmak durumunda, hatta mecburiyetindeyim" diyen bir hayalci Ermenistan var.

Bütün bunlara rağmen sen; " Bu topraklar üzerinde kimsenin gözü yoktur" diyorsan, sen kendini kandırıyorsun demektir.

Bir başka husus da şudur:

Ortadoğu'nun gelirlerini elde edebilmek için ülkemizi sıçrama tahtası olarak kullanmak isteyen Batılı ülkeler var. Bunlar güya dostlarımız, müttefiklerimizdir. Onun için bizim Güneydoğu'nun sınırları şu anda Batı tarafından çizilmedi.

Adamlar Lozan'ı kabul etmiyorlar. "Biz, Sevr'e göre iş yaparız" diyorlar. Bu anlattıklarımın hiçbiri hayal değildir. Biz burada dedikodu da yapmıyorum. Gerçekleri konuşuyoruz. Maalesef gerekli duyarlılığı göstermiyoruz. Oysa çok hassas olmamız lazım. Bunlar, ihmale gelmeyen milli konulardır. Milli konular dejenere edilirse, Mısır piramitleri gibi, bir taş yerinden oynadığı zaman topyekûn her şey yıkılıp gider." (Prof. Dr. Haydar Baş Niçin Türkiye eserinden)

Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor

Karabük'te inşaat çalışmaları sonrası oluşan çatlak ve yarıkların valilik konutuna doğru ilerlemesi endişe oluştururken, bölgede başlatılan güçlendirme çalışmaları aralıksız sürüyor

27.03.2026 14:40:00 / Güncelleme: 27.03.2026 14:43:12
İHA
Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor
Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor
Olay, Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede yürütülen inşaat faaliyetlerinin ardından yolda oluşan çatlaklar zamanla genişleyerek derin yarıklara dönüştü.



Yarıkların valilik konutuna doğru ilerlemesi üzerine yetkililer harekete geçerken, bölgede güvenlik önlemleri artırıldı.



Muhtemel bir riskin önüne geçmek amacıyla güçlendirme ve dolgu çalışmalarına hız verildi.



Öte yandan, çalışmalar kapsamında yol çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı.



Ekipler, çatlak ve yarıkların ilerlemesini durdurmak için kontrollü şekilde müdahalelerini sürdürüyor.

MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı

İstanbul'da, Nevruz kutlamalarını istismar ederek izinsiz gösteri düzenleyen ve terör örgütü propagandası yapan kişilere yönelik Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) ve İstanbul Emniyeti tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 şüphelinin yakalandığı belirtildi

27.03.2026 11:24:00
İhlas Haber Ajansı
MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı
MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı
İstanbul'da, Nevruz kutlamalarını istismar ederek izinsiz gösteri düzenleyen ve terör örgütü propagandası yapan kişilere yönelik Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) ve İstanbul Emniyeti tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 şüphelinin yakalandığı belirtildi.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) tarafından bölücü terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik yeni bir çalışma yürütüldü.



İstanbul'da PKK/KCK silahlı terör örgütüne yardım eden kişilerin katılımı ile düzenlenen "Nevruz" etkinlikleri kapsamında örgüt propagandası yaptıkları tespit edilen şüphelilerin yakalanması amacıyla bu sabah operasyon gerçekleştirildi.

Birçok adrese yapılan zincirleme operasyonda 26 PKK yanlısı kişi yakalanarak gözaltına alındı. Özel harekat timlerinin de yer aldığı baskınlarda, adreslerde yapılan aramalarda; bir kurusıkı tabanca, örgütsel flamalar ve yakalanan kişilere ait dijital materyaller ele geçirildi.

Güvenlik ve istihbarat birimlerince gerçekleştirilen operasyon kapsamında yakalanan 26 şüpheli, sorgulanmak üzere İstanbul TEM Şubeye götürüldü. Zanlılar hakkında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Marmaris'te belediyeye rüşvet soruşturması

Muğla'nın Marmaris ilçesinde belediyeye yönelik rüşvet ve usulsüzlük iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmada 3 kişi gözaltına alındı

27.03.2026 10:56:00
AA
Marmaris'te belediyeye rüşvet soruşturması
Marmaris'te belediyeye rüşvet soruşturması
Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca, belediyede imar ve ruhsat işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve bazı kamu görevlilerinin bu işlemler karşılığında maddi menfaat sağladığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında, belediye içinde belirli yöneticilerin, kendi belirledikleri personel aracılığıyla usulsüz işlemleri yönlendirdiği ve bu süreçten kazanç elde ettiği öne sürüldü.

Güvenlik güçlerince yapılan teknik ve fiziki takip sonucu belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Soruşturma kapsamında, belediye başkan yardımcısı, imar müdürü ve zabıta müdürünün de aralarında bulunduğu bazı şüpheliler hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ikametleri, iş yerleri ve belediyedeki ofislerinde arama yapıldı.

Polis ekipleri Ö.H, T.D. ve M.K'yi gözaltına aldı.

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun belediye önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, soruşturmanın münferit bir olay olduğunu söyledi.

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmekte olduğu bir soruşturma çerçevesinde belediye çalışanlarının gözaltına alınıp belediye binasına getirildiğini aktaran Uzun, "Belediye çalışanlarının görevi ile ilgili soruşturmanın derinleştirilmesi ve delillerinin elde edilmesi adına iş yerinde yapılan bir aramadan müteşekkil olduğu bunun dışında ilgili kişinin konutu ve başkaca yerlerde de aramanın bu soruşturma kapsamında yürütülmekte olduğunu belediye ve belediye işleyişi ile ilgili bir konunun olmadığı bilgisi bize şu an itibari ile verildi." dedi.

Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü de soruşturmanın münferit olduğunu belediye başkanı ve yönetimin çalışmalarına devam edeceğini kaydetti.

Öte yandan, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince belediye binasında arama çalışmaları sürdürülürken, çevik kuvvet ekiplerince de bina çevresinde güvenlik önlemi alındı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.