




Hz Âdem'den (a.s) Sevgili Peygamberimize (s.a.a) kadar gelen bütün resul ve nebiler, can, mal, namus, şeref ve haysiyeti korumuşlardır. Bunlar, insanın doğal hakkıdır. İhlal edilemez.
Bunun gibi ön yargılı olmak, yani araştırıp gerçeği beklemeden karar vermek haram olan, yasak olan, günah ve zararlı olan davranışlardandır.
Kur'an-ı Kerim'de Davud (a.s) ile ilgili ayet-i kerimelerde bildiriliyor:
"Biz Davud'un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla bâtılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.
Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.
Hani Dâvûd'un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. Onlar, 'Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet' dediler."
İçlerinden biri şöyle dedi: 'Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken onu da bana ver dedi ve tartışmada beni bastırdı.'
Davud dedi ki: 'And olsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır.' Dâvûd bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah'a yöneldi." (Sad, 20-24).
Tefsirlere bakıldığında Hz. Davud (a.s)'ın diğer kişiyi de dinlemediği ve bu sebepten secdeye kapanıp hatasını anladığı bildirilmektedir.
Bir başka ayet-i kerimede buyrulur:
"Şayet hükmedecek olursan aralarında adaletle hükmet. Şüphesiz ki Allah, adil olanları sever." (Mâide, 42).
Cenab-ı Hak misal gösteriyor:
"Şu iki adamı da örnek verdi: Dilsiz, hiçbir şeye gücü yetmeyen, sahibine yük, ne iş verilse (eline yüzüne bulaştıran) hayırlı bir sonuç getirmeyen biriyle; adaletle emreden ve dosdoğru yol üzere olan kimse bir olur mu hiç?" (Nahl, 76).
Hayırlı sonuç getirmeyen kişi; hakkı bulamayan, hakkı teslim edemeyen, haksızlığı önleyemeyen kişidir. Dili ile faydalı konuşmaz, gerçeği araştırmaz bu nedenle doğruyu yanlışı bulamaz, hakkaniyeti ve gayreti ortaya koymaz bir kişi nasıl hak versin?
Haberi araştırmak:
"Ey iman edenler! Bilmeden birilerine zarar verip de sonra yaptığınıza pişman olmamanız için, yoldan çıkmışın biri size bir haber getirdiğinde doğruluğunu araştırın." (Hucurat, 6).
Ayet-i kerimeyi dikkatle okumalıyız. Müslüman, bilmeden birine zarar vermekten kaçınacak kadar insaf, nezaket ve iffet yüklüdür. Ya bilerek zarar verirse bu nasıl müslümanlık olur?
Allah Resûlü (s.a.a) Ehl-i Beyt'ini ve ashabını nasıl yetiştirdi, nasıl davrandı.
Muaz bin Cebel, bir gece namaz kıldırırken Bakara suresini okudu. Derken bir adam selâm vererek namazdan ayrıldı. Sonra yalnız başına kıldı ve çıkıp gitti. Sahabiler o kişiye tepki gösterdiler. O da durumu sabah Hz. Peygamber'e (s.a.v) söyledi. Kendilerinin gündüz çok çalıştıkları için yorulduklarını fakat Muaz'ın Bakara suresini okuduğunu anlattı. Allah Resûlü her iki tarafı dinleyip anladıktan sonra Muaz bin Cebel'i uyardı. "Sen usandırıcı mı oldun? Duha, Leyl ve Ala surelerini okusaydın" buyurdular.
İnsanı bir kitap gibi görmeliyiz. Okuyup anlamadan hüküm vermek olmaz.
"Bir çocuğun elinde iki tane elma varmış. Annesi demiş ki: "Elmalarından birini bana verir misin?" Çocuk elmaların önce birini sonra diğerini ısırmış. Annenin dudaklarındaki tebessüm birden donup kalmış. Yüzünden, oğlunun onu hayal kırıklığına uğrattığı okunuyormuş. Ama çocuk ısırdığı elmalardan birini annesine uzatarak, "Al anne bu tatlı" demiş. Anne öylece kalakalmış. Ne kadar tecrübeli olursanız olun, yargıda bulunmayı geciktirin. Açıklamak için karşınızdakine fırsat verin."
Yıllar önce Beykoz Tokatköy Çifte Havuzlar Camii'nde görev yapmıştım. (1987). Dedemin askerlik arkadaşı Hasan amca vardı. Rahmetli rükua giderken yarım giderdi. Bir gün dedim ki: "Hasan amca rükû yarım kalıyor. Bel tam eğilecek." Rize şivesiyle şöyle demişti: "Bak, gitmeyi gitmeyi yaşlılıktan artık bel bükülmez olmuş."
Anlamadan, dinlemeden, bilmeden kalp kırmayalım. Haksızlık etmeyelim.
FEYYAZ İNANÇ















































































