Adım adım fon skandalı: Bugüne kadar neler yaşandı?
800 milyar liralık dev fon vurgununda hareketli saatler… İstanbul ve Aydın'da sabaha karşı gerçekleştirilen eş zamanlı baskınlarla Katılımevim paylarında manipülasyon yapan 15 şüpheli daha gözaltına alındı. Soruşturmada işlem yapılan kişi sayısı 60'a yükselirken, emniyetteki işlemleri tamamlanan dev portföy ve holding şirketlerinin tepe yöneticileri bugün öğle saatlerinde adliyeye sevk edildi
22.09.2026 17:10:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Türkiye finans tarihinin en büyük krizlerinden biri olan 800 milyar liralık dev fon vurgununda hareketli saatler yaşanıyor. Bu sabah İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü, SPK'nın Katılımevim (KTLEV), Destek Holding ve Hedef Holding paylarındaki piyasa dolandırıcılığı tespitleri üzerine düğmeye bastı. İstanbul ve Aydın'da eş zamanlı gerçekleştirilen yeni operasyon dalgasında 15 şüpheli daha gözaltına alınırken, firari 10 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturma kapsamında işlem yapılan toplam şüpheli sayısının 60'a yükseldiğini açıkladı.
Öte yandan, emniyetteki işlemleri tamamlanan dev şirketlerin tepe yöneticileri Emre Tezmen (Tera Yatırım), Serdar Turhan (Pusula Holding), Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin bugün öğle saatlerinde adliyeye sevk edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 2026/149004 sayılı soruşturmanın ilk belgeleri sızdı. Ortaya çıkan 19 Ağustos tarihli gizli müzekkerelere göre, bazı aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri, Borsa İstanbul Pay Piyasası'nda fiili dolaşımı çok düşük olan hisseleri hedef aldı.
Kurulan sistemde, şirketlerin ekonomik gerçekliğiyle bağdaşmayan işlemlerle bazı hisse değerleri tam 100 kata kadar yapay şekilde artırıldı. Bu suni yükselişler, ilgili hisseleri elinde tutan yatırım fonlarının değerlerini de şişirdi; böylece yüz binlerce vatandaşa "devasa kâr payı ve getiri" illüzyonu sunuldu. Ancak ağustos ayı sonunda yatırımcıların nakit çıkış talepleri üst üste gelince, likit olmayan bu hisseler nakde çevrilemedi ve sistem çöktü.
Soruşturmanın en çarpıcı detaylarından biri ise yurt dışına para kaçırma girişimlerinin tespiti oldu. Savcılık ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Pusula Holding ve Pusula Portföy yöneticilerinin hesaplarını incelerken, tutuklu Muhammed Yarız'ın İsviçre'deki gizli hesabına Selim Dağbaşı aracılığıyla 14 milyon 500 bin dolar, Hamza Kablan üzerinden ise iki işlemde toplam 970 milyon 360 bin lira transfer edildiğini saptayarak bu isimleri de kıskaca aldı.
Paranın ve suç gelirlerinin tamamen eritilmesini engellemek adına Türkiye Bankalar Birliği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Noterler Birliği dahil tüm kurumlara acil yazılar gönderildi. Şüphelilerin eşleri ile birinci derece akrabalarının dahi mal varlıklarını azaltıcı işlem yapması savcılık iznine bağlandı.
Okurların karmaşık finansal süreci rahatça anlayabilmesi için krizin doğuşundan bugüne kadar yaşanan tüm gelişmeleri kronolojik olarak sıraladık:
• İlk Sinyal (Kasım 2025): Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını biliyoruz, dozumuzu artıracağız" diyerek tehlikeye ilk kez dikkat çekti.
• Kritik Müzekkere (19 Ağustos 2026): İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, borsadaki 100 katlık olağan dışı artışları dijital takiple saptayarak SPK'ya "gizli" ibareli bir araştırma ve piyasa dolandırıcılığı müzekkeresi gönderdi.
• Kapsamlı Fon Rehberi (28 Ağustos 2026): SPK, manipülasyon imkanını kısıtlamak amacıyla fonların düşük dolaşımlı hisselere yatırım yapmasını sert kurallarla sınırlandıran yeni bir rehber yayımladı.
• Temerrüt ve Çöküş (15 Eylül 2026): Yeni kurallarla köşeye sıkışan ve milyarlarca lirayı bulan nakit iade taleplerini karşılayamayan Pusula Portföy, yatırımcılara ödeme yapamayarak temerrüde düştüğünü açıkladı. Kriz hızla Tera Portföy'e de sıçradı.
• İlk Tutuklama ve Borsa Şoku (15-16 Eylül 2026): Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Yarız tutuklandı. BIST 100 endeksi bir günde yüzde 6 değer kaybederek çakıldı.
• Finansal İstikrar Komitesi Toplandı (17 Eylül 2026): Bakan Mehmet Şimşek başkanlığında acil toplanan komite, genele yayılmış bir sistemik risk olmadığını, krizin sınırlı sayıda şirketten kaynaklandığını duyurdu.
• 131 Fona Kilit ve Tasfiye Kararı (17 Eylül 2026): SPK; Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy olmak üzere 7 portföy yönetim şirketinin TEFAS'taki fon işlemlerini durdurdu ve 131 fonun tasfiyesine karar verdi. Tasfiye süreci için İş Bankası ve Ziraat Bankası yetkilendirildi.
• Varlıkların Dondurulması (21 Eylül 2026): Soruşturmayla bağlantılı 9 portföy ve yatırım holding şirketinin yönetici ve yetkililerinin para ile mal varlığı hareketleri tamamen donduruldu.
• Tasfiye Süresi Uzatıldı (22 Eylül 2026): SPK, tasfiye sürecinin karmaşıklığı ve varlıkların nakde çevrilmesindeki zorluklar nedeniyle daha önce 3 ay olarak açıklanan tasfiye süresini resmi olarak 6 aya uzattı.
• Son Dalga Operasyonu (Bugün): Katılımevim, Destek Holding ve Hedef Holding paylarındaki manipülasyonlar nedeniyle sabaha karşı yeni gözaltılar yapıldı ve dev isimler adliyeye sevk edildi.
Skandalın merkezindeki 131 fonun toplam büyüklüğünün 18 milyar doları (yaklaşık 800 milyar TL) bulduğu belirtiliyor. Finans uzmanları, fonların içindeki hisselerin yapay fiyatlarla şişirilmiş ve likit olmayan hisseler olması nedeniyle, tasfiye sürecinde bu varlıkların hangi fiyattan satılabileceğinin büyük bir belirsizlik taşıdığını vurguluyor.
Mağdur olan yüz binlerce yatırımcının ana paralarını dahi tamamen kurtarıp kurtaramayacağı, adli sürecin ve mal varlığı hacizlerinin başarısına bağlı olacak.
Öte yandan, emniyetteki işlemleri tamamlanan dev şirketlerin tepe yöneticileri Emre Tezmen (Tera Yatırım), Serdar Turhan (Pusula Holding), Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin bugün öğle saatlerinde adliyeye sevk edildi.
Hisse fiyatlarını 100 kata kadar katlamışlar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 2026/149004 sayılı soruşturmanın ilk belgeleri sızdı. Ortaya çıkan 19 Ağustos tarihli gizli müzekkerelere göre, bazı aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri, Borsa İstanbul Pay Piyasası'nda fiili dolaşımı çok düşük olan hisseleri hedef aldı.
Kurulan sistemde, şirketlerin ekonomik gerçekliğiyle bağdaşmayan işlemlerle bazı hisse değerleri tam 100 kata kadar yapay şekilde artırıldı. Bu suni yükselişler, ilgili hisseleri elinde tutan yatırım fonlarının değerlerini de şişirdi; böylece yüz binlerce vatandaşa "devasa kâr payı ve getiri" illüzyonu sunuldu. Ancak ağustos ayı sonunda yatırımcıların nakit çıkış talepleri üst üste gelince, likit olmayan bu hisseler nakde çevrilemedi ve sistem çöktü.
İsviçre'ye milyonlarca dolar kaçırma girişimi
Soruşturmanın en çarpıcı detaylarından biri ise yurt dışına para kaçırma girişimlerinin tespiti oldu. Savcılık ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Pusula Holding ve Pusula Portföy yöneticilerinin hesaplarını incelerken, tutuklu Muhammed Yarız'ın İsviçre'deki gizli hesabına Selim Dağbaşı aracılığıyla 14 milyon 500 bin dolar, Hamza Kablan üzerinden ise iki işlemde toplam 970 milyon 360 bin lira transfer edildiğini saptayarak bu isimleri de kıskaca aldı.
Paranın ve suç gelirlerinin tamamen eritilmesini engellemek adına Türkiye Bankalar Birliği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Noterler Birliği dahil tüm kurumlara acil yazılar gönderildi. Şüphelilerin eşleri ile birinci derece akrabalarının dahi mal varlıklarını azaltıcı işlem yapması savcılık iznine bağlandı.

Adım adım fon skandalı
Okurların karmaşık finansal süreci rahatça anlayabilmesi için krizin doğuşundan bugüne kadar yaşanan tüm gelişmeleri kronolojik olarak sıraladık:
• İlk Sinyal (Kasım 2025): Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını biliyoruz, dozumuzu artıracağız" diyerek tehlikeye ilk kez dikkat çekti.
• Kritik Müzekkere (19 Ağustos 2026): İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, borsadaki 100 katlık olağan dışı artışları dijital takiple saptayarak SPK'ya "gizli" ibareli bir araştırma ve piyasa dolandırıcılığı müzekkeresi gönderdi.
• Kapsamlı Fon Rehberi (28 Ağustos 2026): SPK, manipülasyon imkanını kısıtlamak amacıyla fonların düşük dolaşımlı hisselere yatırım yapmasını sert kurallarla sınırlandıran yeni bir rehber yayımladı.
• Temerrüt ve Çöküş (15 Eylül 2026): Yeni kurallarla köşeye sıkışan ve milyarlarca lirayı bulan nakit iade taleplerini karşılayamayan Pusula Portföy, yatırımcılara ödeme yapamayarak temerrüde düştüğünü açıkladı. Kriz hızla Tera Portföy'e de sıçradı.
• İlk Tutuklama ve Borsa Şoku (15-16 Eylül 2026): Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Yarız tutuklandı. BIST 100 endeksi bir günde yüzde 6 değer kaybederek çakıldı.
• Finansal İstikrar Komitesi Toplandı (17 Eylül 2026): Bakan Mehmet Şimşek başkanlığında acil toplanan komite, genele yayılmış bir sistemik risk olmadığını, krizin sınırlı sayıda şirketten kaynaklandığını duyurdu.
• 131 Fona Kilit ve Tasfiye Kararı (17 Eylül 2026): SPK; Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy olmak üzere 7 portföy yönetim şirketinin TEFAS'taki fon işlemlerini durdurdu ve 131 fonun tasfiyesine karar verdi. Tasfiye süreci için İş Bankası ve Ziraat Bankası yetkilendirildi.
• Varlıkların Dondurulması (21 Eylül 2026): Soruşturmayla bağlantılı 9 portföy ve yatırım holding şirketinin yönetici ve yetkililerinin para ile mal varlığı hareketleri tamamen donduruldu.
• Tasfiye Süresi Uzatıldı (22 Eylül 2026): SPK, tasfiye sürecinin karmaşıklığı ve varlıkların nakde çevrilmesindeki zorluklar nedeniyle daha önce 3 ay olarak açıklanan tasfiye süresini resmi olarak 6 aya uzattı.
• Son Dalga Operasyonu (Bugün): Katılımevim, Destek Holding ve Hedef Holding paylarındaki manipülasyonlar nedeniyle sabaha karşı yeni gözaltılar yapıldı ve dev isimler adliyeye sevk edildi.
Yatırımcıların parası ne olacak?
Skandalın merkezindeki 131 fonun toplam büyüklüğünün 18 milyar doları (yaklaşık 800 milyar TL) bulduğu belirtiliyor. Finans uzmanları, fonların içindeki hisselerin yapay fiyatlarla şişirilmiş ve likit olmayan hisseler olması nedeniyle, tasfiye sürecinde bu varlıkların hangi fiyattan satılabileceğinin büyük bir belirsizlik taşıdığını vurguluyor.
Mağdur olan yüz binlerce yatırımcının ana paralarını dahi tamamen kurtarıp kurtaramayacağı, adli sürecin ve mal varlığı hacizlerinin başarısına bağlı olacak.











































































