logo
18 MAYIS 2026

Adım adım Kerbela’ya -4-

'Annem babam sana feda olsun, ey Peygamber (s.a.v.)'in torunu! Seni, bu susuz ve otsuz sahraya çeken sebep nedir?'

14.08.2021 00:20:00
Adım adım Kerbela’ya -4-
Adım adım Kerbela’ya -4-
İmam (a.s.)'ın, Küfe yolunda, kendisini çağıranların gerçek niyetlerini bildiğini ifade eden konuşmaları da olmuştur. Küfeli olduğunu söyleyen bir yolcu ile aralarında şöyle bir konuşma geçti:
 
"Ben, hac amellerini yaptıktan sonra süratle Küfe'ye döndüm. Yolda birkaç çadırla karşılaştım. O çadırların sahibinin kim olduğunu sordum. Bunlar Hüseyin bin Ali (a.s.)'ın çadırlarıdır" dediler. 
 
Bu sözü duyar duymaz büyük bir istekle Peygamberin (s.a.v.) torunu Hüseyin (a.s.)'ı ziyaret etmek için ona doğru hareket edip Hazretin, kendine mahsus olan çadırına gittim. Onu yaşlanmış bir hâlde buldum.
 
Kur'an okuduğunu ve gözyaşlarının da yanaklarına süzüldüğünü gördüm. "Annem babam sana feda olsun, ey Peygamber (s.a.v.)'in torunu! Seni, bu susuz ve otsuz sahraya çeken sebep nedir?" diye sordum.
 
İmam (a.s.) cevaben şöyle buyurdu: "Bir taraftan bunların (Ben-i Ümeyye kavmi) beni tehdit etmesi, (diğer taraftan da) Küfe halkının bana gönderdikleri davetnamelerdir. Beni öldüren de, Küfe halkı olacaktır.
 
Bu cinayeti işlediklerinde ilahî emir ve düsturların ihtiramını ortadan kaldırdıklarında Allah-u Teala da onları katleden ve hatta onları, kadınların hayızlık döneminde kullandıkları bezden daha kötü ve aşağı bir duruma sokacak olan bir kimseyi onlara musallat kılacaktır."
 
Müslim b. Akil, İmam adına Küfe'de biat alıyordu. Bu biatlerin sayısı 12 bin ile 20 bin arasında olduğu rivayet edilir. Küfe Valisi, İmam'a biat edilmesine karşı olumsuz herhangi bir tepki vermiyordu. Küfe'de bulunan Yezid'in ajanları durumu Yezid'e bildirdiler.
 
Yezid, gelen haberlerden rahatsız oldu. En büyük korkusu İmam Hüseyin (a.s.)'ın halkın biati ile halifeliği elinden alması idi ve bu yavaş yavaş gerçekleşiyordu. Yanındakilerle Kûfe konusunda ne yapacağı ile ilgili istişare etti. Valinin değiştirilmesi gerektiğini gören Yezit, kimin gönderilmesi gerektiğini sordu. Danışmanlarından Sercun, Ubeydullah'ı teklif ettiği zaman Yezid, "Ondan hayır yoktur" dedi. 
 
Sercun, Yezid'e şöyle cevap verdi: "Şayet baban Muaviye dirilseydi onun dediğini yapar mıydın?" Yezid, "Evet" diyerek cevap verdi. 
 
Bunun üzerine Sercun üzerinde Muaviye'nin mührünü taşıyan ve Ubeydullah'ın Kûfe'ye vali tayin edildiğini gösteren resmî belgeyi Yezid'e verdi. (Muaviye, Ubeydullah'ı Kufe'ye atamış ama bu sırada öldüğü için bu atama fiiliyata geçmemişti)  
 
Yezid bu belgeye göre hareket etmiş ve Numan b. Beşir'i azlederek, yerine Ubeydullah bin Ziyad'ı Kûfe valiliğine getirmiştir.
 
Ziyad ibn-i Ebih'in (Ubeydullah'ın babası) kimin oğlu olduğu belli değildi. Zaman içinde Muaviye onu, Ebu Süfyan'ın oğlu olarak tanıttığı için toplumdaki saygınlığı artmıştı. Ubeydullah da annesi Mercane ise kötü ahlaklı bir kadındı.
 
Ubeydullah bin Ziyad, Araplara eziyet eden ilk şahıs olarak anılmaktadır. Ubeydullah, Haricîlere karşı çok sert tedbirler almıştır. Babası Ziyad ve Ubeydullah, Muaviye döneminde, toplam 13 bin Haricî'yi öldürmüş, sadece Ubeydullah 4 bin Haricî'yi hapsetmiştir. 
 
İbn-i Ziyad yaptığı işlerde hukuk tanımayan bir idareci idi. Ancak Ubeydullah, Emevî hanedanının devamı için önemli bir isimdir. Mervan b. Hakem'in halife olmasındaki katkıları ile Emevîlerin devamını sağlamıştır.
 
Irak bölgesinin en sert valilerinden biri olarak anılmıştır. Ubeydullah'ın bu sert politikaları onu Kûfe'ye vali yapmıştır. Çünkü az bir zaman sonra Küfe'de de aynı tedbirleri alacaktır. Ubeydullah, Kerbela katliamını gerçekleştirdiğinde henüz 28 yaşında idi.  
 
Ubeydullah'ı vali olarak atayan Yezit, kendisinden, Müslim'i etkisiz hâle getirip, öldürmesini istemiştir. Ayrıca, Yezid, Ubeydullah'tan, Hz. Hüseyin (a.s.)'ı öldürmesini de istemiştir. Hatta eğer bu emri yerine getirmezse, onu, babası Ziyad'ın nesebine döndürülmekle tehdit etmiştir. 
 
Küfe'ye hareket eden Ubeydullah, şehre yüzünü örtmüş bir hâlde ve başında siyah bir sarık ile girdi. Kûfeliler tarafından büyük bir coşku ile karşılandı. "Hoş geldin ey Allah Resulü'nün torunu!" demekteydiler. Çünkü onu, İmam Hüseyin zannediyorlardı. 
 
Ubeydullah'a eşlik eden Müslim b. Amr, geri çekilmelerini, zira gelenin vali Ubeydullah b. Ziyad olduğunu söyledi. Bunun üzerine Kûfeliler büyük bir üzüntü içinde etrafından dağıldılar.


 
Yezid'in valisi Ubeydullah, Küfe Mescidi'nde halka şu konuşmayı yaptı; "Müminlerin emiri beni, şehrinize vali ve haraç işlerinize memur tayin etti… Ben burada, onun emrini uygulayacak, isteklerini yerine getireceğim. İyiliklerinize karşı müşfik bir baba, itaat edenlerinize karşı bir kardeş gibi davranacağım. Kılıç ve kırbacım, emrimi kabul etmeyen, bana karşı olanların üzerinde olacaktır. Artık herkes dilediğini yapabilir… 
 
Bana, aranızda bulunan yabancıları, müminlerin emirinin aradığı kimseleri, aranızda Haruriyye'ye mensup olanları, fitne ve ayrılıkçıları yazıp bildireceksiniz. Onların isimlerini yazıp verenler kurtulur…
 
Kim böyle yapmazsa, onun üzerinden himaye kalkar, kanı ve malı bize helal olur. Herhangi birinizin yanında müminlerin emirinin aradığı bir kimse bulunur veya onu tanıdığı hâlde bize bildirmezse, o kimse evinin kapısında asılacak, atiyyesi kesilecek ve sürülecektir." 
 
Yezid'in adamı Ubeydullah'ın konuşmasından haberdar olan Müslim, kaldığı evden ayrılarak Küfe'nin ileri gelenlerinden Hani b. Urve el-Muradî'nin evine yerleşerek, faaliyetlerine devam etti. 
 
Ubeydullah, Kûfe sokaklarında Müslim'i ararken Müslim b. Akil de boş durmuyor, evinde kaldığı Hani b. Urve'yi, Hani'nin dostu olan Şerik ile beraber ayaklanmaya iknaya çalışıyordu. 
 
Hz. Müslim, Ubeydullah'ı öldürmesi için iki sefer fırsat geçmesine rağmen bunu gerçekleştirmemiştir. Bunlardan birisi Hani bin Urve'nin hastalandığı sırada Ubeydullah'ın yaptığı ziyarettir.
 
"Hani b. Urve hastalandı. Bu sırada Müslim de onun evinde gizlenmekte idi. Hani, Kûfe'de Ubeydullah'ın değer verdiği kimselerdendi. Hani, Hz. Müslim'den, kendisini ziyarete gelecek olan Ubeydullah'ı öldürmesini istemiştir. Ziyaret gerçekleştiği halde Müslim, onu öldürmekte tereddüt etmiştir… 
 
Ubeydullah evden çıkınca Şerik (Hani'nin arkadaşı), hasret ve acı içinde, "Niçin onu öldürmedin?" dedi.
 
Müslim şu karşılığı verdi: "Beni bundan iki şey alıkoydu. Biri, Hani'nin onun, kendi evinde öldürülmesini istememesi, diğeri de, Resulüllah (s.a.v.) Efendimizin şu sözü: "İman, birini haince öldürmeye, suikast düzenlemeye engeldir. Mümin, kimseyi haince öldürmez." 
 
Ubeydullah, Hz. Hüseyin'in (a.s) elçisi Müslim b. Akil'in (r.a) yerini öğrenmek için sinsi bir plan kurup, uygulamıştı. Görevlendirdiği bir kişiye 3 bin dirhem vermiş, o kişi de, kendisinin, bir başka diyardan Hz. Hüseyin'e biat etmek için geldiğini, bu parayı da, Müslim b. Akil'e yardım amacıyla vereceğini, söyleyerek tanıtmıştı.
     
Bu plan çerçevesinde Hz. Müslim'e ulaşan şahıs, sözde biat etmiş ve bundan sonra da Müslim ve taraftarları hakkındaki haberleri Ubeydullah'a getirmeye başlamıştı. 
 
İbn-i Akil, H. 60 senesinin Zilhicce ayının sekizinde, "Ya Mansur" parolasıyla Ubeydullah'a karşı bayrak açtı. Bunun üzerine etrafında pek çok kimse toplandı ve birlikte valilik konağına doğru harekete geçtiler. Ubeydullah bu haberi alınca valilik konağının kapılarını kapattırdı.
 
Ubeydullah yanına topladığı Kûfe eşrafına, "Halka görününüz. İtaatli olanları fazlası ile memnun edileceğimi söyleyiniz. Asi olanları ise ümitlerinin boşa çıkarılacaklarını ve cezalandırılacaklarını söyleyerek korkutunuz. Şam'dan, kendilerine karşı askerî birlikler gelmekte olduğunu bildiriniz" dedi.
 
Müslim b. Akil, köşkün çevresinde şiddetli çarpışma yaptı. Ağır şekilde yaralandı. Arkadaşlarından bazıları da öldü. Köşkün içinde bulunanlar, köşkün damına çıkarak halka kesek ve ok atarak köşke yaklaşmalarına engel oldular. Akşama kadar böyle devam etti.
 
Taberî'ye göre 4000, İbn-i Hıbban'a göre 3000 atlıyla harekete geçen Müslim bin Akil, günün sonunda tek başına kalmıştır. 
 
Kûfe sokaklarında yalnız kalan Müslim b. Akil,  Kinde kabilesine mensup bir kadının evine sığındı. Kadından su isteyen Hz. Müslim, suyu içtikten sonra bekleyişini sürsürdü. Kadın; "Kalk, ailenin yanına git" sözünü birkaç kez tekrarladı. Müslim yine sustu, cevap vermedi.
 
Kadın; "Suphanallah! Ey Allah'ın kulu! Kalk ailenin yanına git! Allah, seni affetsin. Benim yanımda oturmak ne sana iyilik getirir, ne de helal olur!" dedi.
 
Müslim ayağa kalktı: "Ey Allah'ın kulu kadın! Benim bu şehirde ne bir konutum, ne de yanında barınacak bir kabilem var! Sen bugünden sonra sana yetebilecek sevaplı bir iyilikte bulunsan olmaz mı?"
 
Kadın; "Ey Allah'ın kulu, nedir o iyilik?" diye sordu. Müslim, "Ben, Müslim b. Akil'im. Şu kavim (Kûfeliler) bana yalan söylediler ve beni aldattılar" dedi.
 
Kadın; "Demek sen Müslimsin" dedi. Müslim, "Evet" dedi. Kadın, Hz. Müslim'i içeri aldı, yer gösterdi, yemek verdi. Oğlu eve gelince annesinin hallerinden şüphelendi. Annesi, kimseye söylememek koşuluyla (yemin aldı) evlerinde Müslim b. Akil'in olduğunu söyledi.
 
Öte yandan Ubeydullah ise kalabalığın dağılması ile mescide geçerek halka, Müslim'i saklayanın öldürüleceğini, ihbar edenin de ödüllendirileceğini duyurdu. 
 
"Müslimin saklandığı evin oğlu, bu durumu arkadaşına, o da babasına, babası da Ubeydullah'a haber verdi. Ubeydullah, Hz. Müslim'i yakalamak için 70 kişi gönderdi.
 
İbn Akil, "Bütün bu halk, Müslim bin Akil'i öldürmek için mi toplandılar? Öyleyse ey nefs? Kaçınılmaz olan ölüme karşı çık!" dedi.
 
Sokağa fırlayan Müslim, çarpışmaya başladı. Ancak, Muhammed b. Eş'as'ın eman vermesi ile teslim oldu. (devam edecek… geniş bilgi ve hikmetler için bkz İmam Hüseyin eseri Prof. Dr. Haydar Baş) H: Akın Aydın

Tarsus'ta dehşet

Mersin'in Tarsus ilçesinde silahlı saldırı düzenleyen bir şüpheli farklı yerlerde şu ana kadar 4 kişiyi öldürdü 8 kişiyi de yaraladı

18.05.2026 19:10:00
Haber Merkezi
Tarsus'ta dehşet
Tarsus'ta dehşet
Mersin'in Tarsus ilçesinde silahlı saldırgan 4 kişiyi öldürdü.

Olay, Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, şüpheli M.Ö., Sabri Pan'a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Açılan ateş sonucu işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde hayatını kaybetti.

Araçla kaçan saldırgan Kaburgediği Mahallesi sınırlarında  hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay ile Yenimahalle sınırlarında evinin oradaki tır şoförü Abdullah Koca'yı da öldürdü. Şüpheli, bu sırada gittiği güzergahta 8 kişiyi de yaraladı.

İhbar üzerine olay yerlerine çok sayıda  jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Güvenlik güçleri çevrede geniş güvenlik önlemi alırken, şüphelinin yakalanması için helikopter destekli çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Saldırganın açtığı ateş sonrasında şu ana kadar 4 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı, yaralı sayısının artabileceği öğrenildi. Yaralılar ambulanslarla ilçe devlet hastanesine getirilerek tedavi altına alındı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

El değiştiren ekranlar ve kararan yayınlar

TMSF kayyumları, adli operasyonlar ve kara para soruşturmalarıyla sarsılan Türkiye medyasında televizyon kanalları peş peşe el değiştiriyor. Kararan ekranların ve susturulan gazetecilerin gölgesinde bağımsız yayıncılık dijital mecralara taşınıyor

18.05.2026 15:00:00
Eyüp Kabil
El değiştiren ekranlar ve kararan yayınlar
El değiştiren ekranlar ve kararan yayınlar
Türkiye televizyon yayıncılığı sektörü, son yıllarda mali soruşturmalar, idari yaptırımlar, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) devirleri ve peş peşe gelen mülkiyet değişiklikleriyle tarihinin en hareketli ve sancılı dönemlerinden birini yaşıyor.

Özellikle Habertürk, Show TV, Flash Haber ve TELE1 gibi kamuoyunun yakından takip ettiği televizyon kanalları, adli ve idari operasyonların odağında yer alarak köklü değişimler geçirdi.

Habertürk ve Show TV

Medya patronaj haritasındaki en büyük kırılmalardan biri Ciner Yayın Holding bünyesindeki kanallarda yaşandı. Habertürk TV, Show TV, Bloomberg HT ve HT Spor gibi dev markalar, Aralık 2024'te Turgay Ciner'in medya sektöründen çekilme kararıyla Bilgi Üniversitesi ve Doğa Koleji'nin de sahibi olan Can Grubu'na satıldı. Bu işlemle kanallar ilk büyük el değiştirmesini yaşadı.

Ancak Can Grubu dönemi uzun sürmedi. Eylül 2025'te İstanbul Küçükçekmece Başsavcılığı tarafından Can Holding'e yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında, aralarında Habertürk ve Show TV'nin de bulunduğu 121 şirkete jandarma operasyonu düzenlendi. Şirketlerin yönetimi TMSF'ye (kayyum) devredildi.

Habertürk ve Show TV, 1 yıla yakın süredir TMSF kayyumu yönetiminde yayın faaliyetlerini sürdürüyor ve ilerleyen süreçte devlet eliyle yeniden ihale edilerek satılmayı bekliyor.

Flash Haber TV

Türkiye'nin en eski televizyon markalarından olan ve bir dönem kapanıp ardından logodaki yeşil rengi kırmızıya çevirerek muhalif bir çizgiyle geri dönen Flash Haber TV, hukuki süreçlerin en sert vurduğu kanallardan biri oldu. Kanal, kurucusu Ömer Ziya Göktuğ'un vefatının ardından süreç içinde mülkiyet krizleriyle karşılaştı ve yürütülen bir kara para aklama soruşturması neticesinde TMSF kontrolüne geçti.

TMSF, kanalı Ağustos 2025'te ihale yoluyla satışa çıkardı. Ekim 2025'te yapılan açık artırmayı Öz Er-Ka İnşaat'ın sahibi Eşref Keleş kazandı ve kanal yeni sahibine geçti. Ancak hukuki ve mali yüklerin getirdiği açmazlar aşılamadı.

Flash Haber TV, geçtiğimiz gün itibarıyla tüm canlı yayın faaliyetlerine son verdiğini resmen duyurdu. Yönetim, basın emekçilerinin tazminatlarını ödeyerek ekranı kararttı; kanal şu an yeni bir ihale ve teknik ekipman satış süreci başlayana kadar yalnızca arşiv/tekrar yayınları yapıyor.

TELE1

Son yıllarda medya özgürlüğüne yönelik en sert ve mülkiyet hakkını doğrudan hedef alan operasyonlardan biri TELE1 TV'ye yönelik gerçekleştirildi. Kanal, yalnızca RTÜK'ün ağır idari cezalarıyla yıpratılmakla kalmadı, topyekûn bir hukuki ve idari operasyonun odağı oldu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir "casusluk" soruşturması gerekçe gösterilerek Ekim 2025'te Terörle Mücadele (TEM) ekipleri TELE1 Genel Merkezi'ne şafak baskını düzenledi. Kanalın kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ gözaltına alınarak tutuklandı. Yaklaşık 6 aydır Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Yanardağ, bu davanın kanala el koymak için üretilmiş bir kumpas olduğunu savunmaktadır.

Yanardağ'ın gözaltına alındığı günün akşamında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kanala kayyum olarak atandı. 24 Ekim 2025 Cuma günü saat tam 19.28'de, ana haber bülteni sunucusu Murat Taylan canlı yayındayken içeri giren kayyum heyeti yayını zorla kestirdi. Yönetimi devralan kayyum, haber programlarını tamamen kaldırarak kanalı belgesel yayınına geçirdi ve internet sitesine haber girişini yasakladı.

Kayyum yönetiminin bağımsız yayıncılık çizgisini tamamen ortadan kaldırması üzerine, TELE1'in tüm ekran yüzleri, muhabirleri ve editörleri 31 Ekim 2025'te toplu olarak istifa ederek iş bıraktı.

İş bırakan bağımsız basın emekçileri, "Yalanlara teslim olmayacağız" şiarıyla bir araya geldi ve TELE2 Haber platformunu kurdu. Kanalın kapatıldığı simgesel saat olan 14 Kasım Cuma saat 19.28'de YouTube ve sosyal medya hesapları üzerinden canlı yayın hayatına başladılar. TELE2 Haber şu an dijital platformlarda bağımsız haberciliği sürdürüyor; ancak nisan ayında RTÜK tarafından lisans dayatması yapılarak 72 saat içinde erişim engeli getirilmesi tehdidiyle karşı karşıya bırakıldı.

Devlet kontrolündeki TELE1 ise adeta içi boşaltılmış bir yapıya dönüştü. TMSF, Nisan 2026'da TELE1'i 28 milyon TL gibi oldukça düşük (kelepir) bir muhammen bedelle resmen satışa çıkardı. Merdan Yanardağ, cezaevinden avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, kanalın değerinin bu bedelin en az 15 katı olduğunu belirterek, "Emek ve irademizle var ettiğimiz kanalı yandaşlara peşkeş çekmek istiyorlar" diyerek yağma sürecine sert tepki gösterdi. Kanalın ihale yoluyla satışı için kritik süreç devam ediyor.

Ekol TV

Medya dünyasına en iddialı ve yüksek bütçeli girişlerden birini yapan Ekol TV, kuruluşuyla kapanışı arasında geçen kısa sürede adli operasyonlar ve karanlık sermaye tartışmalarının odağı haline geldi.

Kanal, ünlü hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen'in liderliğinde büyük iddialarla kurulma aşamasına geçti. Ancak Ersan Şen, kanal henüz resmi yayın hayatına başlamadan yönetimden ve hisselerinden aniden ayrıldı.

Ersan Şen'in çekilmesiyle kanalı Azerbaycan kökenli ünlü iş insanı Mübariz Mansimov Gurbanoğlu satın aldı ve kanal Nisan 2024'te onun patronajında yayın hayatına başladı.

Ekol TV, yayın hayatı boyunca yasa dışı bahis ve kara para aklama iddialarına yönelik yürütülen adli dosyalarla anıldı. Medya kulislerinde dolaşan iddialar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanala yönelik kapsamlı bir kara para soruşturması başlatmasıyla somutlaştı.

Adli kıskacın daralmasıyla birlikte, ana yatırımcı Mübariz Mansimov Ekim 2025'te tüm finansal desteğini kanaldan aniden çekti.

Şirketin yaşadığı yapısal ve mali kriz, 22 Aralık 2025'te resmi bir açıklamayla yayın faaliyetlerinin tamamen durdurulması ve yaklaşık 300 basın emekçisinin işten çıkarılmasıyla sonuçlandı.

Kanal yayını sonlandırmış olsa da hukuki süreç ve şirketin arkasındaki devir trafiği bitmedi. Şubat 2026'da, İstanbul Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma devam ederken, Ekol Medya şirketi Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki resmi kayıtlara göre Bişar Özbey ve Mirza Ekici'ye devredildi.

Yeni yönetim "Kanalı tamamen satın almadık, frekansı ve stüdyoları devraldık" açıklamasında bulundu. Ekol TV'nin spor kanalı kanadı olan Ekol Spor ise Cengiz Topel Yıldırım'a satıldı. Ekol TV'nin kendisi şu an yayın hayatı tamamen sonlanmış, içi boşaltılmış ve adli makamların kara para incelemeleri altında bir tabela şirketine dönüşmüş durumdadır.

Türkiye'de ana akım televizyon kanalları artık yalnızca habercilik performanslarıyla değil; mahkeme koridorları, kara para soruşturmaları, holding operasyonları ve TMSF ihaleleriyle anılan mali birer özne haline gelmiş durumda.

Çorlu şehitlerini binler uğurladı

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde uğradıkları saldırı sonucu şehit olan polis memurları Erkan Tütüncüler ile Emrah Koç için cenaze namazı kılındı. Şehit polisler, dualar ve gözyaşları eşliğinde son yolculuklarına uğurlandı   

18.05.2026 14:49:00
İHA
Çorlu şehitlerini binler uğurladı
Çorlu şehitlerini binler uğurladı
Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan şehit polis memurları Erkan Tütüncüler ile Emrah Koç için ilk olarak Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde resmi tören düzenlendi. Ardından şehitler için Çorlu ilçesindeki Hacı Mehmet Şirikçi Camii'nde öğle namazını müteakip cenaze namazı kılındı.

Cenaze törenine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, milletvekilleri, protokol üyeleri, emniyet personeli ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Cenaze namazının ardından şehit polisler, dualar eşliğinde uğurlandı. Cadde boyunca toplanan binlerce vatandaş, şehitleri son yolculuklarına uğurladı.

Şehit Polis Memuru Emrah Koç'un naaşı, defnedilmek üzere Çorlu Hava Meydan Komutanlığı'ndan Van iline gönderildi. Şehit Polis Memuru Erkan Tütüncüler ise Çorlu Şehitliği'nde toprağa verilecek.

Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı

Adana'da iki grup arasında çıkan satırlı kavgada 1 kişi öldü, 1'i ağır 2 kişi yaralandı

18.05.2026 11:51:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı
Adana'da satırlı kavga: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, gece saatlerinde Yüreğir ilçesi Doğankent Gazipaşa Mahallesi Kıyıboyu Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Suriye uyruklu iki grup arasında henüz belirlenemeyen sebeple tartışma çıktı. Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda taraflar birbirine satırlarla saldırdı. Arbedede Z.E. ve 2 kişi yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde Z.E.'nin öldüğü belirlenirken, yaralı 2 kişi hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Jandarma olaya karışan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.

Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan Uzun ile Kütahyalı tutuklandı

Adana merkezli 21 ilde "yasa dışı bahis", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "kara para aklama" suçlarına yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan 161 şüpheliden aralarında suç örgütü elebaşı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun ile Rasim Ozan Kütahyalı'nın da bulunduğu 135'i tutuklandı

18.05.2026 09:02:00 / Güncelleme: 18.05.2026 10:09:54
AA
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan Uzun ile Kütahyalı tutuklandı
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan Uzun ile Kütahyalı tutuklandı

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca başlatılan soruşturma kapsamında 14 Mayıs'ta düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 161 şüpheliden 7'si dün emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı, 154'ü adliyeye sevk edildi.

Zanlılardan 1'i savcılık talimatıyla serbest bırakıldı, 142'si tutuklama, 11'i ise adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

Hakimlik, Uzun ve Kütahyalı'nın da aralarında olduğu 135 zanlı hakkında tutuklama kararı verdi, 18 şüpheli ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

Soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği, dijital materyal incelemeleri, mali analizler, kripto varlık çözümlemeleri ile firari şüphelilere yönelik yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Soruşturmanın detayları

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) raporları, teknik ve fiziki takip çalışmaları, banka hareketleri, dijital materyal incelemeleri, kripto varlık analizleri, HTS kayıtları ve diğer delillerin değerlendirilmesi sonucu şüphelilerin "organize suç örgütü" niteliğinde hareket ederek yasa dışı bahis ve phishing (oltalama) yöntemiyle gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerini elektronik para kuruluşları, banka hesapları, sanal POS sistemleri, döviz büroları, kuyumcular, paravan şirketler ve kripto varlık sistemleri üzerinden dolaştırarak akladıkları tespit edilmişti.

Soruşturma kapsamında suç örgütünün, özel yazılım altyapıları ve panel sistemleri kurduğu, yasa dışı bahis sitelerine finansal altyapı sağladığı, elektronik para kuruluşları ve sanal POS ağlarından para transferi organizasyonları yürüttüğü, suç gelirlerini çok katmanlı finansal sistem içerisinde dolaştırdığı, kripto varlık sistemlerini aktif şekilde kullandığı, kuyumcu ve döviz büroları üzerinden nakit dönüşüm ve katmanlandırma işlemleri yaptığı belirlenmişti.

MASAK analizleri ve soruşturma dosyası kapsamındaki mali incelemelerde yaklaşık 100 milyar lira ve 2 milyar dolar şüpheli para hareketi ve aklama faaliyetinin tespit edildiği, örgütün ulusal ve uluslararası ölçekte faaliyet gösteren profesyonel bir finansal suç organizasyonu niteliğinde olduğu değerlendirilen soruşturmada, ayrıca bazı özel bankalarda görev yapan orta ve üst düzey yöneticilerin suçtan elde edilen gelirlerin bankacılık sistemi içerisindeki katmanlandırma işlemlerinde görev aldıkları, şüpheli para hareketlerine yönelik bloke ve güvenlik süreçlerinin etkisiz hale getirilmesine yardımcı oldukları yönünde kuvvetli deliller elde edildiği öğrenilmişti.

Bunun yanında bazı emniyet personelinin, şüpheliler hakkında adli makamlarca verilmiş yakalama, gözaltı ve arama kararlarına ilişkin sorgulamaları rüşvet karşılığında yaptıkları ve operasyonel süreçlere ilişkin bilgi temin ettikleri yönünde tespitler yapılmıştı.

Adana merkezli 21 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "yasa dışı bahis", "bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarına yönelik başlatılan soruşturmada 3 banka yöneticisi, 8 emniyet personeli, 4 avukatın da aralarında bulunduğu şüphelilerin yakalanması için Adana merkezli 21 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda suç örgütü elebaşı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun ile Rasim Ozan Kütahyalı dahil 161 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Ayrıca soruşturma kapsamında 3 elektronik para ödeme kuruluşu, 3 kuyumcu, 1 döviz bürosu hakkında kayyum ve el koyma, şüpheli şahıs ve şirketlere ait olduğu değerlendirilen 221 taşınmaz, 120 araç ve 3 tekneye de el koyma tedbiri uygulanmıştı.

Öte yandan, suçtan elde edilen gelirlerin finansal sistem içerisinde dolaştırılmasında kullanıldığı değerlendirilen 8 bin 500 yasa dışı bahis ve kumar içerikli internet sitesine erişimin engellenmesi kararı alınmıştı. 

Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı

İzmir'de EFES-2026 Birleşik, Müşterek ve Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan savunma sanayi sergisi ziyaretçilerini ağırlıyor

17.05.2026 21:07:00
AA
Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı
Türk savunma sanayi ürünleri İzmir'de görücüye çıktı
Doğanbey Tatbikat Alanı'ndaki sergide, savunma sanayisi alanında faaliyet gösteren 55 firma yer aldı. Baykar, ASELSAN ve ROKETSAN başta olmak üzere çok sayıda şirket, geliştirdikleri teknolojileri katılımcılara tanıttı.

Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği sergide yer alan robot köpekler ziyaretçilerin dikkatini çekti.

Ziyaretçilerden Ahmet Canatan, AA muhabirine, Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği noktanın, kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

Ülkenin savunma sanayisinde dış bağımlılığından kurtulmasının ve bu alanda ciddi bir ekosistemin oluşmasının gururlandırdığını ifade eden Canatan, şunları konuştu:

"Birçok işletmenin istek ve arzu ile bu kutlu yolda rol almak istediklerini, bütün enerjilerini seve seve vermek istediklerini görüyorum. Çok mutluyum, gururluyum. Bütün çalışanları, firmaları canıgönülden tebrik ediyorum. Yolları açık olsun. Bu çalışmaları canlı görmek, televizyonlarda görünenlerden çok daha farklı. Somut olarak görüyorsunuz, dokunuyorsunuz, hissediyorsunuz. Hatta bazı stantlarda görsel şovlar da yapıyorlar. Onları görmek de daha mutlu ediyor."

Vatandaşlardan Emine Demirel ise Türk savunma sanayisiyle gurur duyduğunu dile getirdi.

Çalışmaların birbirinden değerli ve güzel olduğunu belirten Demirel, "Dünyayı titretiyoruz. Korkuyorlar artık bizden. Eski Türkiye yok, yeni Türkiye ve gençler var. Hepsi birbirinden değerli. Zaten etkilenmemek mümkün değil ve ülkemizle gururlanıyoruz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın arkasındayız sonuna kadar. Allah uzun ömürler versin kendisine. Böyle savunma sanayimiz, her şeyimiz çok güzel olsun. Ülkemiz çok güzel olsun. Herkes sevgiyle birbirine baksın. Düşmanlık olmasın. Hayat güzel olsun." dedi.

Sergi yarın sona erecek.

Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede

Adana merkezli 21 ilde "yasa dışı bahis" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 161 şüpheliden 154'ü adliyeye sevk edildi. Rasim Ozan Kütahyalı, sorgusunda, “Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok” dedi

17.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede
Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 154 zanlı adliyedeki işlemleri sürüyor.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca başlatılan soruşturma kapsamında 14 Mayıs'ta 128 şüphelinin gözaltına alınmasının ardından 33 zanlı daha yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 7'si savcılık talimatıyla serbest bırakıldı, Rasim Ozan Kütahyalı ile suç örgütü elebaşısı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun'un da aralarında olduğu 154'ü adliyeye sevk edildi.
Polis ekipleri, zanlıların sevki sırasında adliye güzergahında geniş güvenlik önlemi aldı.
Haklarında gözaltı kararı bulunan 37 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Rasim Ozan Kütahyalı ifadesinde ne dedi?
Emniyette sorguya alınan şüphelilerden Kütahyalı'nın suç örgütüyle ilgisinin olmadığını öne sürerek, "Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok" dediği bildirildi.

İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi.
 

17.05.2026 15:52:00
AA
İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi
İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi
Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

"Tekirdağ Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memurları Erkan Tütüncüler ve Emrah Koç, görevli iken silahlı kavga olayına müdahale ettikleri esnada şüpheli şahsın ateşli silahla karşılık vermesi sonucu şehit olmuşlardır. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, kahraman Emniyet teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin makamları ali olsun."

Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama

Diyarbakır merkezli 23 ilde gerçekleştirilen narkotik operasyonunda 322 şüphelinden 279'u tutuklandı

17.05.2026 15:30:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama
Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama
Diyarbakır merkezli 23 ilde gerçekleştirilen narkotik operasyonunda 322 şüphelinden 279'u tutuklandı.
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gençlerimizin geleceğini karartan uyuşturucuyla mücadelemiz kapsamında, 14 Mayıs'ta kapsamlı bir operasyon gerçekleştirmiştik. Operasyonda gözaltına alınan 322 şüpheliden 279'u tutuklandı, 27'si hakkında adli kontrol kararı verildi, 16'sı da serbest bırakıldı. Diyarbakır'da uyuşturucu tacirlerine göz açtırmamaya kararlıyı" ifadelerine yer verdi.İHA

Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı

Uluslararası suç örgütü lideri Johannes Leijdekkers'in kırmızı bültenle aranan kardeşi kardeşi Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul polisinin düzenlediği operasyon ile yakalandı. 

17.05.2026 11:10:00
İhlas Haber Ajansı
Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı
Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı
Uluslararası suç örgütü lideri Johannes Leijdekkers'in kırmızı bültenle aranan kardeşi kardeşi Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul polisinin düzenlediği operasyon ile yakalandı. Leijdekkers, Hollanda yetkili makamlarınca, "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçu kapsamında, ülkesine iadesi isteniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.