logo
18 HAZİRAN 2026

Afrika'nın BM'de esamisi okunmuyor

 
Afrika kıtası sahip olduğu nüfus ve geniş coğrafyaya rağmen Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluşta yeterli güç ve temsile sahip değil.
 

18.09.2023 23:05:00
Haber Merkezi
Afrika'nın BM'de esamisi okunmuyor
Afrika'nın BM'de esamisi okunmuyor

Şu anda 1.2 milyar nüfusa sahip Afrika kıtasının 2050'de dünya nüfusunun dörtte birini oluşturması beklenirken, hem genç hem de çalışan nüfusta öncü olacağı tahmin ediliyor. Nüfus artış hızına göre yakın gelecekte dünya iş gücünün lokomotifi olacak Afrika, yıllardır yapılan çağrıların sonunda bu ay G20'ye "daimi üye" olarak kabul edilirken, halen dünyanın en güçlü karar organlarından biri kabul edilen BM Güvenlik Konseyinde yetkisiz. Kıta hakkında önemli kararlara imza atan BM Güvenlik Konseyi, toplam 15 üyeye sahip. BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ABD, Çin, Rusya, İngiltere ve Fransa'dan oluşurken, kalan 10 üyeden sadece 3'ü Afrika'dan seçiliyor. BM'nin 5 coğrafi grubu içerisinde en kalabalık grup olan 54 Afrika ülkesi, tek başına BM'ye üye 193 ülkenin yüzde 28'ini meydana getiriyor.

Afrika ülkeleri, kendi kıtası hakkında karar alamıyor

BMGK, yaptırım ve müdahale gibi herhangi bir ülkeye yönelik aldığı sert tedbirleri uygulamaya sokmak için 15 üyeden 9'unun onayına ihtiyaç duyuyor. 15 üyeli Konsey, hiçbir Afrika ülkesi karara katılmasa dahi kıta hakkında önemli kararlar alabiliyor. BMGK, Mayısta Güney Sudan'a yönelik silah ambargosu, seyahat yasağı ve varlıkların dondurulmasını içeren yaptırımların süresini 1 yıl daha uzattığında Konseydeki Gana, Gabon ve Mozambik gibi ülkeler çekimser oy kullandı. Terör örgütü Eş Şebab'a karşı mücadele eden Somali'ye yönelik silah ambargosu, 2022 yılı sonunda Afrika Birliği ve Somali'nin çağrılarına rağmen yine Konseyce uzatıldı. Batı Afrika'daki darbelerin, siyasi istikrara zarar verdiğine inanan Afrika ülkeleri, 2022'de Mali'de yaptırımları destekleyen karar almaya çalışsa da bu girişim, Rusya ve Çin tarafından engellendi. Karar, geçici üyeler Kenya, Gabon ve Gana'nın tepkisini çekti. Geçmişte aldığı çok sayıda kararla Ruanda soykırımı gibi Afrika'daki felaketleri önleyememekle suçlanan BMGK, şu anda kıtadaki darbe ve iç savaşlarda da daimi üyelerin siyasi çekişmelerinden ötürü eyleme geçmiyor.

Afrika reformda diretiyor

Afrika Birliği'nin 2005'te BMGK'ye Afrika için 2 veto yetkisine sahip, 2 de geçici üyenin eklenmesi için aldığı reform uzlaşmasında ise ilerleme kaydedilmedi. Afrika ülkeleri, "Ezulwini Mutabakatı" olarak bilinen karar uyarınca Afrika Birliği'nin belirleyeceği 2 ülkenin veto yetkisiyle Konseye girmesini istiyor. Afrika ülkeleri, BM'nin diğer organlarında da yeteri kadar yer bulamıyor. Şu anda sadece Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) başında Etiyopyalı isim Tedros Adhonam Ghebreyesus ve Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) başında Togolu Gilbert Houngbo görev yapıyor. BM'nin kritik organlarından BM Barış Operasyonları Departmanının (DPO) başında 26 senedir Fransız isimler otururken, Birleşmiş Milletler (BM) Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığını 2007'den bu yana ABD'liler, İnsani İşler Koordinatörlüğünü de 2007'den bu yana İngilizler yürütüyor. Veto yetkisine sahip ülkelerin, kritik kurumlarda diğer ülkelere yer vermiyor oluşu kurumdaki reform çabalarının da önünü tıkıyor.

Reform için veto yetkisine sahip ülkelerin onayı gerekiyor

BM Güvenlik Konseyinde reform isteyen ülkeler, Afrika'yla sınırlı değil. Almanya, Türkiye, Hindistan, Güney Kore, Japonya ve Brezilya gibi çok sayıda ülke, BMGK'de reform talebinde ısrarcı.
Alınacak reform kararının, BM üyesi ülkelerin üçte ikisi tarafından onaylanması ve daimi üyelerce de desteklenmesi gerekiyor. AA

Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor

Kayseri’de aracına yanlış akaryakıt doldurulan sürücünün hukuk mücadelesi zaferle sonuçlandı. Tüketici Hakem Heyeti motor hasarı, çekici ve ikame araç masrafları dahil olmak üzere toplam 64 bin 172 liralık faturayı akaryakıt istasyonuna kesti

18.06.2026 20:50:00
Haber Merkezi
Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor
Tüm sürücüleri yakından ilgilendiriyor
Akaryakıt istasyonlarında zaman zaman yaşanan ve araçlarda geri dönülemez motor hasarlarına yol açan "yanlış yakıt" mağduriyetlerine ilişkin ezber bozan bir karar çıktı.

Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde yaşanan olay, aracına motorin yerine yanlışlıkla benzin doldurulan Ü.A. isimli sürücünün Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurmasıyla yargıya taşındı. Milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiren davada heyet, istasyonun kusurlu olduğuna ve sürücünün tüm zararını karşılaması gerektiğine hükmetti.

Motor sesi değişince fark etti

Edinilen bilgilere göre sürücü Ü.A., istasyondan yakıt aldıktan kısa bir süre sonra yolda seyir halindeyken aracından garip sesler geldiğini fark etti. Aracını hemen sağa çeken ve çekici yardımıyla yetkili servise götüren sürücü, acı gerçekle karşılaştı: Dizel aracına benzin doldurulmuştu.

Yetkili servisin motor aksamında büyük hasar tespit etmesi üzerine mağdur sürücü, istasyon yetkilileriyle uzlaşamayınca hakkını aramak için Kocasinan Tüketici Hakem Heyeti'nin kapısını çaldı. Dosyayı inceleyen ve bilirkişi raporlarını değerlendiren heyet, istasyonun tüketiciye "ayıplı hizmet" sunduğunu tescilledi.

Sadece tamir masrafı değil, çekici ve ikame araç da listede

Tüketici Hakem Heyeti, akaryakıt istasyonunun sadece mekanik hasarı değil, sürücünün süreç boyunca uğradığı tüm dolaylı zararları da kuruşu kuruşuna ödemesine karar verdi. Karara göre istasyon, sürücüye toplam 64 bin 172 TL ödeyecek.

Mahkeme kayıtlarına geçen tazminat kalemlerinin kırılımı ise şu şekilde oluştu:

• 57.965 TL: Yanlış yakıt nedeniyle motorda oluşan net hasar bedeli

• 3.287 TL: Aracın tamirde kaldığı süre boyunca sürücünün kiraladığı ikame araç ücreti

• 1.920 TL: Yolda kalan aracın servise taşınması için ödenen çekici masrafı

• 1.000 TL: Depoya yanlış basılan ve kullanılamaz hale gelen hatalı yakıtın iade bedeli

Uzmanlar uyarıyor: "Fişinizi mutlaka kontrol edin"

Hukukçular ve tüketici dernekleri, bu kararın benzer mağduriyetleri yaşayan tüm sürücüler için çok güçlü bir emsal teşkil ettiğini vurguluyor. Uzmanlar, pompadan ayrılmadan önce yakıt fişindeki plaka ve yakıt türünün (benzin/motorin) mutlaka kontrol edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Yanlış dolum fark edildiği anda ise aracın kontağının asla çevrilmemesi ve durumun hemen tutanak altına alınması hayati önem taşıyor.

2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet

Kayseri'de 2 çocuk annesi Ebru Kekilli'yi av tüfeği ile vurarak öldüren sanığa indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

18.06.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet
2 çocuk annesini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet
2025 Kasım ayında 2 çocuk annesi Ebru Kekilli'nin öldürülmesinin ardından sanık A.A. hakkında açılan davada, karar duruşması bugün Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Bugün 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya hayatını kaybeden Ebru Kekilli'nin eşi ve avukatları, tutuklu sanık A.A. ve avukatı katıldı. Karar öncesi son sözü sorulan sanık A.A.; hayatını kaybeden Ebru Kekilli hakkında çeşitli ithamlarda bulundu ancak sanığın, av tüfeği ile vurduğu Ebru Kekilli hakkında '6 aydan beri görüşme talebime karşılık vermiyordu. Pişmanım. Keşke olmasaydı" sözleri dikkat çekti.

Sanığın, öldürülen kadın Ebru Kekilli'yi daha önce de yazılı bir kağıt göndererek ölümle tehdit ettiği mahkeme tutanaklarında yer aldı.

Aile adına savunma yapan avukat ise sanığın sözlerine binaen; "Bu bir boşanma davası değil kasten öldürme davasıdır. İki insan arasındaki ilişki ile insan öldürme arasında bir alaka yoktur ve sanık hayatını kaybeden Ebru'yu itibarsızlaştırmak istemektedir. Sanığın en üst hadden cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.

Tanık dinleme talebini de reddeden mahkeme heyeti sanık A.A.'ya kadına karşı kasten öldürme suçundan indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.



Olay

26 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen olayda Demokrasi Mahallesi Celal Bayar Sokak'ta, A.A. (41) ile 2 çocuk annesi Ebru Kekilli (36) arasında henüz bilinmeyen bir sebepten tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine A.A. tüfekle kadını vurup kaçtı. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde genç kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Hayatını kaybeden kadının cenazesi öğlen namazını müteakip Talas Dedeoğlu Cami'de kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha

Görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında yürütülen "nitelikli cinsel saldırı" soruşturmasında tutuklama kararı çıktı. Sincan Cezaevi'nde bulunan Özcan, bu son kararla birlikte toplamda 3 ayrı suçlamadan tutuklanmış oldu

18.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha
Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha
Bolu Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında tutuklanan ve ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Tanju Özcan hakkındaki hukuki süreç derinleşiyor. Ankara Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Özcan hakkında, bugün çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından "nitelikli cinsel saldırı" iddiasıyla yeni bir tutuklama kararı daha verildi. Bu gelişmeyle birlikte Özcan hakkındaki toplam tutuklama kararı sayısı 3'e yükseldi.

Şantaj davası yeni soruşturmayı beraberinde getirdi

Yeni tutuklama kararına gerekçe olan soruşturmanın detayları ortaya çıktı. Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir "şantaj" davasında müşteki sıfatıyla yer alan Ö.Ç. isimli kadının ifadeleri, savcılığı harekete geçirdi.

Müşteki Ö.Ç.; eski erkek arkadaşı M.E.A.'nın yanı sıra Tanju Özcan, Özel Kalem Müdürü Ö.N.Y. ve şoför S.Ç. hakkında şikayetçi oldu. Şikayet üzerine başlatılan "nitelikli cinsel saldırı" soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen Tanju Özcan ve şoförü S.Ç., nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.

263 yıl hapis istemiyle yargılanacak

Tanju Özcan'ın cezaevine girmesine neden olan ana süreç, 28 Şubat 2026'da düzenlenen büyük bir operasyonla başlamıştı. Bolu Belediyesi'ne yönelik "icbar suretiyle irtikap" (baskı yoluyla rüşvet/yolsuzluk) suçlamasıyla gözaltına alınan Özcan, 2 Mart'ta tutuklanmış ve 3 Mart'ta da İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılmıştı.

Geçtiğimiz günlerde hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, aralarında Tanju Özcan'ın da bulunduğu sanıklar hakkında "irtikap" suçundan 263 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Bugün verilen kararla birlikte Özcan; yolsuzluk, şantaj ve cinsel saldırı dosyalarının merkezinde yer alarak 3 ayrı suçlamadan tutuklu duruma düştü.

Siyasi arenada da deprem: CHP'den istifa etmişti

Hukuki sürecin yanı sıra siyasi tarafta da hareketli günler yaşanıyor. Haziran ayının ortalarında CHP'nin butlan yönetiminin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından "kesin ihraç" istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilen Tanju Özcan, ihraç kararını beklemeden hamle yapmıştı. Özcan, 12 Haziran 2026'da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla "siyasi cunta işgali bitinceye kadar" CHP üyeliğinden istifa ettiğini duyurmuştu.

Özcan suçlamaları reddetti: "İtibar suikastı"

Hakkındaki tüm iddiaları cezaevinden yaptığı açıklamalarla reddeden Tanju Özcan, yaşananların kendisine yönelik sistemli bir "itibar suikastı ve algı operasyonu" olduğunu savunuyor. Banka hesaplarında hiçbir şüpheli para hareketinin bulunmadığını ileri süren Özcan, öğrencilere burs sağladığı ve ihtiyaç sahiplerine yardım ettiği için hedef tahtasına oturtulduğunu iddia ediyor.

Soruşturmaya ilişkin yeni ekoseptler ve adliye koridorlarından gelecek ek bilgiler ulaştıkça aktarmaya devam edeceğiz.

YKS için güvenlik tedbirleri tamamlandı: 44 bin 886 personel görev yapacak!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 20 - 21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için ülke genelinde güvenlik tedbirlerinin alındığını açıkladı. Sınav süresince 11 bin 883 okulda 44 bin 886 personel ve 6 bin 907 ekip görev yapacak

18.06.2026 17:10:00
Haber Merkezi
YKS için güvenlik tedbirleri tamamlandı: 44 bin 886 personel görev yapacak!
YKS için güvenlik tedbirleri tamamlandı: 44 bin 886 personel görev yapacak!
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 20 - 21 Haziran 2026 tarihlerinde yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için ülke genelinde güvenlik tedbirlerinin alındığını açıkladı. Sınav süresince 11 bin 883 okulda 44 bin 886 personel ve 6 bin 907 ekip görev yapacak.

20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek YKS'ye yönelik güvenlik hazırlıkları tamamlandı.

Mustafa Çiftçi, X hesabından yaptığı açıklamada, sınava katılacak 2 milyon 425 bin 560 adayın "huzur ve güven içerisinde sınava girebilmesi" için tüm birimlerle hazırlıkların tamamlandığını belirtti.

Çiftçi, ülke genelinde 11 bin 883 okulda 44 bin 886 personel ve 6 bin 907 ekibin görev yapacağını bildirdi.

Sınav merkezleri önceden kontrol edilecek
Açıklamaya göre sınav merkezleri, sınavdan bir gün önce ekipler tarafından kontrol edilecek. Sınav binaları ve çevresinde güvenlik, trafik ve gürültüye ilişkin tedbirler uygulanacak.

Sınava geç kalma riski bulunan adaylara destek sağlanacak, ihtiyaç duyulan noktalarda hazır kuvvet ve takviye ekipler görevlendirilecek.

Kopya girişimlerine karşı önlem
Organize kopya girişimleri ve sınav düzenini bozabilecek olumsuzluklara karşı istihbari, teknik ve önleyici tedbirlerin en üst seviyede uygulanacağı belirtildi. Sınav evraklarının nakli sırasında da güvenliğin kesintisiz sağlanacağı ifade edildi.

Nüfus müdürlükleri açık olacak
Kimlik kartını kaybeden adayların mağduriyet yaşamaması için sınav merkezi olan il ve ilçelerdeki 355 nüfus müdürlüğü açık tutulacak.

Nüfus müdürlükleri, 20 Haziran Cumartesi günü 07.00 - 17.00, 21 Haziran Pazar günü ise 07.00 - 15.30 saatleri arasında hizmet verecek.

Özgür Özel'in A takımından Kılıçdaroğlu yönetiminin 'Tedbir var, kurultay kararı alınamaz' açıklamasına tepki

Özgür Özel'in A takımından Kılıçdaroğlu yönetiminin 'Tedbir var, kurultay kararı alınamaz' açıklamasına tepki: Darbe generallerinin bile yapmadığı kural tanımazlık!
 

18.06.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'in A takımından Kılıçdaroğlu yönetiminin 'Tedbir var, kurultay kararı alınamaz' açıklamasına tepki
Özgür Özel'in A takımından Kılıçdaroğlu yönetiminin 'Tedbir var, kurultay kararı alınamaz' açıklamasına tepki
Mutlak butlan kararıyla genel başkanlık görevinden tedbiren alınan CHP lideri Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) TBMM'de topladı. Toplantıda CHP delegeleri tarafından Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki genel merkeze teslim edilen kurultay imzaları ve genel merkez tarafından 10 gün içerisinde adım atılmazsa yol haritasının ne olacağı, ihraçlar, görevden alma, disipline sevk konularının ele alındı.

Özgür Özel, TBMM Grup Yönetim Kurulu Toplantı Salonu'nda A takımıyla bir araya geldi. Özel, saat 11.15'te başlayan toplantıya CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve Kılıçdaroğlu'nun MYK'sının tedbirli disipline sevk kararının ardından grup başkanvekillikleri düşürülen Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın ile birlikte girdi.

Toplantı sürerken Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından tedbirli olarak kesin ihraca sevk edilen 9 vekilden Günaydın hakkındaki tedbir kararı Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) kararıyla kaldırıldı, grup başkanvekilliğinin devam edeceği öğrenildi.

Ttoplantıda CHP delegeleri tarafından genel merkeze teslim edilen kurultay imzaları ve genel merkez tarafından 10 gün içerisinde adım atılmazsa yol haritasının ne olacağı ele alındı, hraçlar, görevden almalar, disipline sevk edilmeler de toplantının gündeminde oldu.

MSB: "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"

Milli Savunma Bakanlığı, "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz. Ülkemiz, bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen yaklaşımını sürdürmekte, sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözümünü desteklemektedir" dedi

18.06.2026 12:39:00 / Güncelleme: 18.06.2026 12:43:30
İHA
MSB: "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"
MSB: "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"
Milli Savunma Bakanlığının haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ'nin (TUSAŞ) Kahramankazan yerleşkesinde gerçekleştirildi. Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, 6 Temmuz 2023'te başlatılan düzenli basın bilgilendirme toplantılarının bugün 150'ncisinin gerçekleştirildiğini belirterek, basın mensuplarına teşekkür etti.

Aktürk, 28 Haziran'da 53'üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayacak TUSAŞ'ın geliştirdiği özgün platformlar ve ileri teknoloji ürünleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekat kabiliyetine önemli katkılar sunduğunu söyledi. TUSAŞ'ta KAAN, HÜRJET, HÜRKUŞ, ANKA, AKSUNGUR, Süper Şimşek, GÖKBEY ve ATAK helikopterleri ile uydu ve uzay sistemleri başta olmak üzere çok sayıda stratejik projenin geliştirildiğini ifade eden Aktürk, "Temel eğitim uçağımız HÜRKUŞ ile ilk milli genel maksat helikopterimiz GÖKBEY'in bu yıl içerisinde Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterine alınması planlanmaktadır" dedi.



MKE'nin yeni sistemleri Eurosatory'de tanıtıldı

Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ'nin (MKE) geliştirdiği sistemlerin de uluslararası platformda sergilendiğini belirten Aktürk, Tolga Yakın Hava Savunma Sistemi'nde yer alan 20 milimetrelik silah sisteminin Macaristan'ın insansız kara aracına, 81 milimetre havan namlu grubunun ise Slovenya'nın paletli insansız kara aracına entegre edilerek, Paris'teki Eurosatory 2026 Fuarı'nda ilk kez tanıtıldığını bildirdi. Aktürk ayrıca, Mobil Araç Platformu (MAP) DUAL'in PMT-76 platform makineli tüfek ile entegre edilerek, test atışlarının başarıyla tamamlandığını kaydetti.

Deniz Kuvvetlerine yeni platformlar teslim edilecek

Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayii ürünlerinin envantere kazandırılmasının sürdüğünü vurgulayan Aktürk, 20 Haziran'da İstanbul Tersanesi Komutanlığında gemi teslim ve hizmete giriş törenleri düzenleneceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleri ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in katılımıyla gerçekleştirilecek törene ilişkin bilgi veren Aktürk, Contraamiral Roman (261) Korveti'nin Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim edileceğini ifade etti.

Aktürk, TCG Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemisi, TCG Ç-161 Yeni Tip Çıkarma Gemisi, TCG Gökırmak Kıyı Römorkörü ile milli sistemlerle modernize edilen TCG 18 Mart Denizaltısı'nın da hizmete alınacağını söyledi. Aktürk, ayrıca 4'üncü istif sınıfı fırkateyn İçel'e bayrak çekileceğini, Kocatepe Hava Savunma Harbi Muhribi'nin üst bina bloğunun kızağa konulacağını, Pirana Kamikaze İnsansız Deniz Aracı ile Baykar Kalkan İHA'nın da envantere alınacağını açıkladı.

"Türkiye, NATO'ya kuvvet katkısı sağlayan ilk beş müttefik arasında"

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in Brüksel'de gerçekleştirilen Ukrayna Savunma Temas Grubu ile NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na katıldığını belirten Aktürk, şu ifadeleri kullandı:

"NATO Savunma Bakanları Toplantısı için Brüksel'e giden ve NATO Daimî Temsilciliğimiz ile Türk Askerî Temsil Heyeti Başkanlığımızı ziyaret eden sayın bakanımız, bugün (18 Haziran) Brüksel'de icra edilen 'Ukrayna Savunma Temas Grubu Toplantısı' ile 'NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na iştirak etmektedir. NATO'nun caydırıcılık ve savunma duruşu, Ukrayna'ya sağlanacak destek ile bölgesel ve küresel güvenlik konularının ele alındığı toplantılar kapsamında sayın bakanımız tarafından NATO'ya kuvvet katkısı sağlayan müttefikler arasında daima ilk beş içerisinde yer alan Türkiye'nin başta NATO harekât ve misyonları olmak üzere İttifak'ın savunma ve caydırıcılık duruşuna sağladığı katkılar, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin modernizasyon sürecinde kaydedilen ilerlemeler ile yüzde 5 savunma harcaması hedefine yönelik çalışmalarımız ve bu konudaki kararlılığımız, Ukrayna'ya ikili düzeyde ve NATO çerçevesinde sağladığımız destek ve katkılar ile bölgede adil, kalıcı ve sürdürülebilir barışın tesisine yönelik diplomatik girişimlere verdiğimiz destek, Ankara'da gerçekleştirilmesi planlanan NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'ne yönelik hazırlıklarımız ve beklentilerimiz ile İran-ABD Savaşı'nı sona erdirmek amacıyla varılan mutabakattan duyduğumuz memnuniyet vurgulanacaktır. Sayın bakanımız toplantılar vesilesiyle Fransa ve Hollandalı mevkidaşlarıyla gerçekleştireceği ikili görüşmelerde savunma ve güvenlik gündemini, ikili ve çok taraflı ilişkileri ve iş birliğini geliştirme imkânlarını ele alacaktır."

6 terörist teslim oldu, 778 kilogram uyuşturucu ele geçirildi

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin de bilgi veren Aktürk, "Hafta içerisinde 6 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir" şeklinde konuştu.

Hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında ise son bir haftada yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan 376 kişinin yakalandığını, 2 bin 112 kişinin ise engellendiğini belirten Aktürk, "1 Ocak'tan bugüne kadar yakalananların sayısı 4 bin 534'e, engellenen kişi sayısı ise 38 bin 305'e ulaşmıştır" dedi.

Aktürk ayrıca, Van ve Hakkari hudut hattında gerçekleştirilen arama tarama faaliyetlerinde toplam 778 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini bildirdi.

Yangın sezonu hazırlıkları tamamlandı

Bakanlığın insani yardım faaliyetleri ile afetlerle mücadele çalışmalarına da değinen Aktürk, "Yeşil vatanımızın korunmasına destek sağlamak amacıyla 2026 yılı yangın sezonu için Bakanlığımız ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında bulunan 'Tahsis ve Rezerv Güç Protokolü' kapsamında planlanan hava araçları konuş yeri intikalleri tamamlanmıştır" ifadelerini kullandı.

"ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"

Öte yandan Milli Savunma Bakanlığı, ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla mutabakata varılmasının memnuniyetle karşılandığını belirterek, anlaşmanın bölgede kalıcı barış, güvenlik ve istikrara katkı sağlamasını temenni ettiklerini bildirdi. Bakanlık, ABD ile İran arasında varılan mutabakata ilişkin, "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyor, söz konusu mutabakatın bölgede kalıcı barış, güvenlik ve istikrara katkı sağlamasını temenni ediyoruz. Ülkemiz, bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen yaklaşımını sürdürmekte, sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözümünü desteklemektedir. Bu kapsamda mutabakatın korunması ve sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi bakımından ilgili tüm tarafların sağduyulu, itidalli ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler de yakından takip edilmektedir. Enerji arz güvenliği, deniz ticareti ve seyrüsefer emniyetinin korunması küresel istikrar açısından büyük önem taşımaktadır. Ülkemiz, uluslararası hukuk çerçevesinde bu alanlarda yürütülecek çalışmalara katkı sağlamaya hazırdır" ifadeleri kullanıldı.

"SAMP/T bugün Konya'da konuşlandırıldı"

Konya'da konuşlandırılan İtalyan SAMP/T Hava Savunma Sistemi ile Çelik Kubbe Projesi'ne ilişkin soruları da yanıtlayan Bakanlık, "NATO Daimi Savunma Planı kapsamında ittifakın hava savunmasının güçlendirilmesi amacıyla İtalya'ya ait bir adet SAMP/T Hava Savunma Sistemi, bugün 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığında konuşlandırılmıştır" açıklamasını yaptı.
Türkiye'nin yerli ve milli hava savunma sistemlerini geliştirmeye devam ettiğini belirten Bakanlık, "Bu kapsamda Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterindeki Siper Hava Savunma Silah Sistemi, 12 Haziran'da Sinop Atış Alanı'nda gerçekleştirilen test kapsamında yüksek süratli ve manevra kabiliyetine sahip Süper Şimşek hava hedefini başarıyla imha ederek, tam harekat kabiliyetine ulaşmıştır. Çelik Kubbe Projesi'yle yürütülen tüm çalışmaların temel amacı, ülkemizin çok katmanlı hava ve füze savunma kapasitesini güçlendirmek, caydırıcılığını artırmak ve milli güvenliğini en üst seviyede teminat altına almaktır" ifadelerini kullandı.

5 ülkeden 503 personele komando eğitimi

Türkiye'nin dost ve müttefik ülkelere yönelik eğitim faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Bakanlık, "Bakanlığımız tarafından birçok dost ve müttefik ülke ile imzalanan ikili anlaşmalar kapsamında eğitim ve danışmanlık faaliyetleri yürütülmektedir. Hâlihazırda Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Mali, Libya'nın her iki tarafı ve Somali olmak üzere 5 dost ve müttefik ülkeden toplam 503 misafir askeri personele eğitim verilmektedir. Ayrıca 2026-2027 Misafir Askeri Personel Kontenjan Planı kapsamında 16 ülkeden (Azerbaycan, Burundi, Bangladeş, Gine, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kuzey Makedonya, Libya, Macaristan, Mali, Moğolistan, Özbekistan, Senegal, Somali, Türkmenistan) toplam 448 personele eğitim kontenjanı tahsis edilmiştir. Yıl içerisinde dost ve müttefik ülkelerden iletilen ilave kontenjan talepleri doğrultusunda bu sayıda artış meydana gelmesi öngörülmektedir" dedi.

NATO Ankara Zirvesi hazırlıkları sürüyor

NATO Ankara Zirvesi hazırlıklarının Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda devam ettiğini belirten kaynaklar, "Bakanlığımızın sorumluluğunda yürütülen faaliyetler kapsamında tüm güvenlik tedbirleri alınmış olup, ilgili bakanlıklar ve kurumlarla koordinasyon içerisinde gerekli çalışmalar sürdürülmektedir" ifadelerini kullandı.

Kaynaklar ayrıca, zirve kapsamında Ay-Yıldız Karargâhı'nda konuk savunma bakanları ve beraberlerindeki heyetler onuruna Karargâhın Yıldız bölümünde resepsiyon düzenleneceğini bildirdi.

Nüfus müdürlükleri hafta sonu YKS adayları için açık olacak

Bu hafta sonu yapılacak olan YKS adayları için nüfus müdürlüklerinin açık olacağı duyuruldu

18.06.2026 11:37:00
İhlas Haber Ajansı
Nüfus müdürlükleri hafta sonu YKS adayları için açık olacak
Nüfus müdürlükleri hafta sonu YKS adayları için açık olacak
Bu hafta sonu yapılacak olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) adayları için nüfus müdürlüklerinin açık olacağı ve işlemlerin randevusuz gerçekleştirileceği duyuruldu.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "20 Haziran Cumartesi ve 21 Haziran Pazar Günü gerçekleştirilecek 2026-YKS için nüfus müdürlüklerimiz açık olacaktır. İşlemler randevusuz olarak gerçekleştirilecektir. Sınava girecek adaylara başarılar dileriz" ifadelerine yer verdi.

Trump, İran mutabakatını övdü


 
ABD Başkanı Trump, İran'la mutabakatı övdü, Lübnan konusunda İsrail'i eleştirdi. Trump, "İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut’taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum" dedi. Trump'ın flaş ifadesi ise "
İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş parasını vereceğiz yoksa kimse ABD Doları'na yatırım yapmaz!" oldu

18.06.2026 04:11:00
HABER MERKEZİ/AA
Trump, İran mutabakatını övdü
Trump, İran mutabakatını övdü

İran ile vardıkları mutabakat kapsamında Tahran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını belirten ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik çok sayıda saldırı düzenleyerek "kötü bir iş çıkardığını" söyledi.
Trump, Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi'nden ayrılmadan önce yaptığı basın toplantısında, İran ile varılan mutabakata ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İran ile varılan mutabakatın kendileri açısından iyi bir anlaşma olduğunu kaydeden Trump, "Anlaşma kısa süre içinde, yarın (19 Haziran) ya da belki ertesi gün imzalanacak" dedi.

Kalmam gerekmiyor

İsviçre'de gerçekleştirilecek imza töreni için neden Avrupa'da birkaç gün daha kalmadığı sorulan Trump, önce kalabileceğini ifade etti, ancak konuşmasının devamında bunun sadece bir mutabakat zaptı olduğunu ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in katılmasının yeterli olacağını düşündüğünü söyledi.
Bu mutabakatla 60 günlük müzakere sürecinde tüm detayların ele alınarak çözüme bağlanacağını vurgulayan Trump, "Eğer 60 gün içinde sonuç alınmazsa, sorun değil, (İran'ı) bombalamaya geri döneriz. Bunu yapmak istemiyorum çünkü bu çok iyi bir anlaşma, ama mecbur kalabiliriz" değerlendirmesinde bulundu.

İki konuda başarılı olduk

Anlaşmanın özünün "Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak" ve "İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak" olduğunun altını çizen Trump, her iki konuda da başarılı olduklarını savundu. Trump, İran ile anlaşma sağlanamaması halinde bu ülkenin uzun süre daha bombalanabileceğini belirterek, mutabakatın başarıyla uygulanmasını umduğunu söyledi.

Trump'tan Netanyahu'ya Lübnan eleştirisi

Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetini Lübnan'a yönelik saldırılar nedeniyle eleştirerek, bu konudaki tutumu doğru bulmadığını ifade etti. Netanyahu'nun "aslında iyi bir adam" olduğunu savunan Trump, "Ancak bazen biraz heyecanlanıyor. Lübnan konusunda ufak anlaşmazlıklarımız var. Bibi, biraz daha yumuşak davranabilirsin diyorum. Hizbullah'tan biri bir binaya girdi diye her seferinde o binayı yıkmana gerek yok" şeklinde konuştu.

ABD 'büyük', İsrail 'çok küçük ortak'

ABD'yi "büyük ortak" olarak tanımlayan Trump, İsrail için "çok küçük bir ortak" ifadesini kullandı.
İsrail'in kendini savunma hakkı olduğunu anlatan Trump, "İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut'taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına dikkati çeken Trump, "Bu çok haksızlık, özellikle de Beyrut'a bakınca... Önceki gün oradaki manzaraya baktım, oraya yapılan saldırı… Bana göre gereksiz olan büyük bir saldırıydı" dedi.

Zenginleştirilmiş uranyumla ilgili müzakerelere derhal başlanacak

Trump ayrıca, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun imha edilmesine ilişkin teknik görüşmelerin derhal başlayacağının altını çizdi. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin kademeli olarak artmaya başladığını belirten Trump, birkaç hafta içinde geçişlerin normal seyrine dönmesini beklediklerini ifade etti.
Söz konusu sürecin Orta Doğu'da daha kapsamlı bir "barışın" başlangıcı olmasını umduğunu ifade eden ABD Başkanı, "Gazze'de yaptığımız işe bir bakın, Hamas'a bir bakın. Hamas son derece sessiz. Biz de onları silahsızlandırmaya çalışıyoruz" yorumunu yaptı.
Abraham Anlaşmaları'nın genişletilmesi konusunun kendileri için önemli bir başlık olduğunu vurgulayan Trump, özellikle Suudi Arabistan'ın anlaşmaya katılmasını umduklarını ve bunun gerçekleşmesi halinde bölgedeki diğer ülkeleri de teşvik edeceğini söyledi.

İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş parasını vereceğiz yoksa kimse ABD Doları'na yatırım yapmaz!

Diğer yandan ABD Başkanı Trump, İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonları konusunda dikkat çeken ifadeler kullandı ve bu fonların bir şekilde serbest bırakılacağı mesajını verdi.
"Bu fonlar, ancak onlar doğru şekilde hareket ederlerse serbest bırakılacak" diyen Trump, bu paraların İran'a ait olduğunu ve bilinen sebeplerle bu fonları dondurduklarını belirtti.
Trump, "Onların parasının büyük bir kısmını aldık ve o para şu anda bizde. O para bizim değil, onların parası ve biz onu belirli bir zamanda dondurmuştuk. Sanırım parayı geri vermek zorunda kalacağız. Eğer geri vermezsek, kimse bir daha dolara yatırım yapmaz" değerlendirmesini yaptı.

İran'a yönelik yaptırımların da aynı şekilde "Tahran'ın anlaşmaya uygun şekilde" davranmasına bağlı olduğunu dile getiren Trump, İran'daki yeni yöneticilerin bunun farkında olduğunu ifade etti. İran'a yönelik deniz ablukasının bu ülkeye attıkları bombalardan çok daha etkili olduğunu savunan Trump, İran'a toplamda en az 1 milyar dolar değerinde bomba attıklarını aktardı.

Şi ile Putin'e teşekkür

ABD Başkanı, İran konusunda "tarafsız" davrandıklarını söylediği Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e ayrı ayrı teşekkür ettiğini vurguladı.
Özellikle Çin'in bu süreçte İran'a silah göndermediğini ifade eden Trump, bunu memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Diğer yandan Trump, konuşmasının bir bölümünde Suriye'de Ahmed Şara'nın cumhurbaşkanı olmasından memnuniyet duyduğunu ve Şara'nın "çok iyi bir iş çıkardığını" vurgulayarak, Lübnan konusunda da olumlu gelişmeler beklediğini dile getirdi.

Konuşmasında İranlı General Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesine de atıfta bulunan Trump, bunun, "ABD ile İsrail'in ortak işi" olduğunu ancak suikastı Amerikan ordusunun ve istihbaratının gerçekleştirdiğini anlattı.

Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi

Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.06.2026 20:10:00 / Güncelleme: 17.06.2026 20:21:09
Haber Merkezi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, mahkeme Gümüşel'in tutukluluk halini sonlandırarak tahliyesine karar verdi.

Türkiye gündemini uzun süre meşgul eden ve Hiranur Vakfı'ndaki çocuk istismarı iddiaları üzerinden yürütülen H.K.G. davasında çok önemli bir son dakika gelişmesi yaşandı. Yerel mahkeme tarafından daha önce hapis cezasına çarptırılan vakıf kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in cezaevindeki tutukluluk hali resmen sona erdi.

Sağlık sorunları gerekçe gösterildi



Cezaevinde kaldığı süreçte ciddi sağlık sorunları yaşadığı ve kilosunun 50'ye kadar düştüğü belirtilen Yusuf Ziya Gümüşel'in avukatlarının yaptığı başvurular neticesinde mahkeme yeni bir karar aldı. Mahkeme heyeti, davanın geri kalan kısmında tutuksuz yargılanmak üzere Gümüşel hakkında adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verdi.

Ev hapsi ve imza yükümlülüğü uygulanacak



Edinilen ilk bilgilere göre, adli kontrol hükümleri kapsamında Gümüşel'e sağlık durumuna da bağlı olarak evde kalma (ev hapsi) ve belirli günlerde imza atma tedbirleri uygulanacak. Yargılama süreci bu şartlar altında devam edecek.

Davanın geçmişi

Kızı H.K.G.'yi küçük yaşta evlendirerek cinsel istismara iştirak ettiği suçlamasıyla yargılanan Yusuf Ziya Gümüşel, yerel mahkemece önce 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış, ardından cezası 19 yıl 9 aya çıkarılmıştı. Yargıtay'ın dosyaya ilişkin bozma kararı vermesinin ardından yargılama süreci yeniden başlamıştı

9 yıllık Halkbank davası düştü

Manhattan Federal Mahkemesi, ABD Adalet Bakanlığı ve Halkbank arasındaki uzlaşıyı onayladı. Yargıç Richard Berman’ın imzasıyla, Türkiye-ABD ilişkilerinin en büyük kriz başlıklarından biri olan tarihi ceza dosyası suç kabulü ve para cezası olmaksızın kesin olarak kapandı

17.06.2026 17:20:00
Haber Merkezi
9 yıllık Halkbank davası düştü
9 yıllık Halkbank davası düştü
ABD'de Türkiye Halk Bankası A.Ş. (Halkbank) aleyhine açılan ve küresel piyasalar ile uluslararası diplomasi gündemini 9 yıldır meşgul eden ceza davasında nihai karar çıktı. Manhattan Federal Mahkemesi Yargıcı Richard Berman, 17 Haziran 2026 Çarşamba günü gerçekleştirilen kritik duruşmada, Halkbank aleyhindeki ceza davasının tamamen düşürülmesini resmen onayladı.

Bu tarihi kararla birlikte, iki ülke ilişkilerinde kronik bir gerilim kaynağı olan dava, bankaya herhangi bir para cezası verilmeden ve suç kabulü yapılmadan "kesin ve nihai olarak" tarihe karıştı.

Süreç nasıl sonuçlandı?

ABD Adalet Bakanlığı ile Halkbank, geçtiğimiz Mart 2026'da ceza davasını kalıcı olarak sonlandıracak bir "Ertelenmiş Kovuşturma Anlaşması" (Deferred Prosecution Agreement - DPA) imzalamıştı. Bu anlaşma kapsamında mahkeme, bankaya uluslararası yaptırım kurallarına tam uyum sağladığını kanıtlaması için 90 günlük bir süre tanımıştı.

Halkbank, bu süreçte küresel denetim devi Ernst & Young şirketini yetkilendirerek uyum politikalarını detaylı bir incelemeden geçirdi. Hazırlanan kapsamlı denetim ve uyum raporunun süresi içinde ABD makamlarına teslim edilmesinin ardından, bankanın taahhütlerine eksiksiz uyduğu belgelendi. Bunun üzerine ABD Adalet Bakanlığı savcıları, davanın tamamen düşürülmesi talebiyle mahkemeye resmi dilekçe sundu. Yargıç Richard Berman, bugünkü duruşmada savcıların bu talebini yerinde bularak davanın düşürülmesi kararını imzaladı.

Halkbank'tan KAP'a "nihai kapanış" açıklaması

Mahkemenin onay kararının ardından Halkbank, durumu Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden kamuoyuna şu sözlerle duyurdu:

"ABD Güney New York Bölge Mahkemesinde bugün gerçekleşen duruşma neticesinde Mahkeme tarafından Bankamızın ABD'deki ceza davasının düşürülmesi onaylanmıştır. Böylece Bankamız hakkında ABD'de yıllardır devam eden ceza davası kesin ve nihai olarak kapanmıştır..."

Banka, faaliyetlerini uluslararası düzenlemelere uygun olarak, güçlü ve kesintisiz sürdüreceğini vurguladı.

New York'tan gelen bu kritik haber, finans piyasalarında doping etkisi yarattı. Kararın hemen ardından HALKB hisse senetleri, davanın resmen düştüğü bilgisinin etkisiyle hızlı bir yükseliş trendine girdi. Analistler, bankanın üzerindeki en büyük hukuki ve finansal belirsizliğin kalkmasının orta ve uzun vadede hisse performansına olumlu yansıyacağını belirtiyor.

9 yıllık krizin geçmişi

2017'de başlayan süreçte Halkbank'a "İran'a yönelik yaptırımların delinmesine aracılık etmek, kara para aklamak ve banka dolandırıcılığı" gibi ciddi suçlamalar yöneltilmişti. Türkiye tarafı davanın siyasi saiklerle açıldığını savunurken, süreç üst mahkemelere kadar taşınmıştı. Nihayetinde, varılan uzlaşı ve mahkeme kararıyla bu karmaşık hukuki süreç, herhangi bir para cezası veya suç kabulü olmaksızın son buldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.