Eskiden, bir kişi ile ilgili, hele hele yönetici katından birisi ile ilgili genel ahlaka muğayir bir iddia ortaya atıldığı zaman hiç olmazsa yüzü kızarır, hiç olmazsa üç-beş gün ortalarda görünmezdi.
Rüşvet aldığı rüşvet verdiği, rüşvet vererek bir makama oturduğu, o makamı kullanarak astronomik kazançlar elde ettiği ortaya çıksaydı, dört bir yana yayılsaydı artık kolay kolay toplum içine çıkamazdı.
Şimdilerde o hassasiyetten bir eser kalmamış gibi.
Ahlakın da ahlakını bozmuşlar, bu tür ahlaksızlıkları yadırgama ahlakı da kalmamış gibi.
Eskiden, Pazardan öte-beri alıp evine dönen duyarlı insanlar, olabilir ki, komşulardan alamayanlar vardır diye aldıklarını mümkün mertebe çantasına, filesine saklayarak sokaktan geçer evine girerdi.
Şimdilerde açlık sınırının çok çok altında bir gelirle kıt kanaat geçinmeye çalışan milyonların gözüne baka baka, gerek kılık kıyafetinde, gerekse kullandığı araç-gereçlerde aşırı lüksten, israftan ve baş döndürücü konfordan asla vaz geçmiyorlar.
Ahlakın da ahlakını bozmuşlar.
Eskiden, yönetici takımından her hangi birinin toplum huzurunda söylediği her hangi bir konu uzmanlarınca ve belgelerle yalanlandığı zaman, hiç vakit kaybetmeden çıkar özür dilerdi, yanıldığı, yanlış yaptığını itiraf ederdi.
Şimdilerde bu ahlaki davranıştan zerre kadar eser kalmamış gibi.
Eskiden, Gücünden dolayı haksızın ve haksızlığın yanında olanlar, onları savunmak için kılı kırk yaranlar ve kırk dereden su taşıyanlar, toplumda muteber sayılmaz, toplumda yer bulamazdı.
Şimdilerde, tam tersi bir vaziyet söz konusu; zalimi ve zulmü alkışlayanlar ne yazık ki birçok kesimden alkış alıyorlar.
Ahlakın da ahlakını bozmuşlar ne yazık ki.
Eskiden, yanılarak, kazara ezilenin, haksızlığa uğrayanın, mazlumların, hakları gasp edildiği için yoksul düşenlerin alyhinde bir söz edenler, derhal tevbe eder, pişmanlıklarını ifade ederlerdi.
Şimdilerde, zalimlerin gönlünü almak için mazlumların âhını almayı tercih edenler çoğunlukta.
Eskiden, yetimin, yoksulun haklarını çalanlar, kamu malına bin bir çeşit numara ile çökenler, halkın gözüne baka baka yüz binlerle ifade edilen maaşları cebe indirenler, toplum nezdinde sevilmez, sayılmaz ve yüzlerine bakılmazdı.
Şimdilerde el üstünde dolaşıyorlar.
Hâsılı kelam, ahlakın da ahlakını bozmuşlar.
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026



























































