Aidat ödemeyen kiracılar tahliye edilebilecek
Yargıtay'dan emsal karar. Aidat ödemeyen kiracı artık tahliye edilebilecek. Kira bedelini ödese bile yan giderleri geciktiren kiracılar, 30 gün süre sonunda evden çıkarılabilecek
02.01.2026 16:50:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Türkiye'de kiracı ve ev sahipleri arasındaki ilişkileri doğrudan etkileyecek önemli bir gelişme yaşandı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, aidat gibi yan giderleri ödemeyen kiracıların tahliye edilebileceğine hükmetti.
Bu emsal karar, kira sözleşmelerinde yan giderlerin kira bedeli kadar kritik olduğunu vurguluyor. Karar, geçtiğimiz aylarda çeşitli mahkemelerde görülen bir davanın sonucunda alındı ve son günlerde kamuoyunda geniş yankı buldu.
Özellikle enflasyonun etkisiyle artan aidat tutarları nedeniyle, bu hüküm binlerce kiracıyı etkileyebilir. Yargıtay'ın bu kararı, Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddelerine dayanarak, yan giderlerin ödenmemesinin kira sözleşmesinin ihlali anlamına geldiğini belirtiyor.
Karara göre, ev sahibi, kiracının aidat veya diğer yan giderleri (su, elektrik, ortak alan masrafları vb.) ödememesi durumunda, kiracıya 30 günlük bir süre tanıyacak. Bu süre içinde borç ödenmezse, tahliye davası açılabilecek. Daha önce bu tür giderler için tahliye süreçleri karmaşık ve uzun sürerken, yeni karar bu prosedürü hızlandırıyor.
Uzmanlar, kararın ev sahiplerine daha fazla koruma sağladığını, ancak kiracıların da haklarını bilmesi gerektiğini vurguluyor. Örneğin, bir apartman dairesinde aidatını geciktiren kiracı, artık sadece kira bedelini ödeyerek kurtulmayacak; yan giderlerin tamamının tahsilatı zorunlu hale geliyor.
Kararın hukuki temelleri
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararı, bir tahliye davasının temyiz incelemesi sırasında alındı. Davada, kiracı kira bedelini ödemiş olsa da aidat gibi yan giderleri ödememekte direnmişti. Yerel mahkeme ve istinaf aşamalarından sonra Yargıtay'a taşınan dosya, Genel Kurul'da değerlendirildi. Kurul, yan giderlerin kira sözleşmesinin ayrılmaz parçası olduğunu ve ödenmemesinin sözleşmenin feshi için yeterli sebep teşkil ettiğini oybirliğiyle kabul etti.
Kararda, Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi referans alındı. Bu madde, kira bedelinin ödenmemesi halinde icra yoluyla tahliye imkanı tanıyor. Yargıtay, aynı hükmün yan giderler için de geçerli olduğunu genişleterek yorumladı. 30 günlük süre, kiracıya ödeme emri gönderildikten sonra başlıyor ve bu süre içinde sadece kira değil, tüm borçların kapatılması gerekiyor. Eğer kiracı itiraz ederse, dava süreci uzayabilir ancak kararın emsal niteliği, mahkemelerin benzer davalarda hızlı hüküm vermesini sağlayacak. Hukukçular, bu kararın 2025'te görülen benzer vakalarda da uygulandığını, ancak Genel Kurul onayıyla kesinleştiğini belirtiyor. Özellikle site ve apartman yönetimlerinde aidat tahsilatı sorunlu olan ev sahipleri, bu kararla yasal dayanaklarını güçlendirmiş oldu.
Ayrıca, kararın icra yoluyla tahliye seçeneğini öne çıkardığına dikkat çekiliyor. Ev sahipleri, sulh hukuk mahkemelerine başvurmadan doğrudan icra daireleri aracılığıyla işlem başlatabilecek. Bu, tahliye sürelerini aylardan haftalara indirebilir. Ancak, kiracının savunması için fırsat tanınması, adil yargılama ilkesini koruyor.
Etkileri
Bu karar, kiracı-ev sahibi ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatıyor. Enflasyon nedeniyle aidatların yüzde 50-100 arttığı 2025-2026 döneminde, kiracılar daha dikkatli olmak zorunda kalacak. Uzmanlara göre, karar ev sahiplerini korurken, düşük gelirli kiracıları zor durumda bırakabilir.
Tüketici dernekleri, kararın kiracı haklarını kısıtlayabileceğini savunarak, aidat artışlarının denetlenmesini talep ediyor. Öte yandan, emlak sektörü temsilcileri, aidat ödememenin apartman yönetimlerini zorladığını ve kararın adaleti sağladığını belirtiyor. Sosyal medyada tartışılan konu, binlerce yorum aldı; bazı kullanıcılar kiracıların mağduriyetini, diğerleri ev sahiplerinin haklarını öne çıkarıyor.
Ekonomik açıdan, karar tahliye davalarını artırabilir ve kira piyasasını etkileyebilir. Kiracılar, sözleşme imzalarken yan gider maddelerini dikkatle incelemeli. Hukukçular, anlaşmazlık durumunda arabulucuya başvurulmasını öneriyor. Yargıtay'ın bu hükmü, benzer davalarda emsal olacak ve 2026'da yeni yasal düzenlemeleri tetikleyebilir.
Bu emsal karar, kira sözleşmelerinde yan giderlerin kira bedeli kadar kritik olduğunu vurguluyor. Karar, geçtiğimiz aylarda çeşitli mahkemelerde görülen bir davanın sonucunda alındı ve son günlerde kamuoyunda geniş yankı buldu.
Özellikle enflasyonun etkisiyle artan aidat tutarları nedeniyle, bu hüküm binlerce kiracıyı etkileyebilir. Yargıtay'ın bu kararı, Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddelerine dayanarak, yan giderlerin ödenmemesinin kira sözleşmesinin ihlali anlamına geldiğini belirtiyor.
Karara göre, ev sahibi, kiracının aidat veya diğer yan giderleri (su, elektrik, ortak alan masrafları vb.) ödememesi durumunda, kiracıya 30 günlük bir süre tanıyacak. Bu süre içinde borç ödenmezse, tahliye davası açılabilecek. Daha önce bu tür giderler için tahliye süreçleri karmaşık ve uzun sürerken, yeni karar bu prosedürü hızlandırıyor.
Uzmanlar, kararın ev sahiplerine daha fazla koruma sağladığını, ancak kiracıların da haklarını bilmesi gerektiğini vurguluyor. Örneğin, bir apartman dairesinde aidatını geciktiren kiracı, artık sadece kira bedelini ödeyerek kurtulmayacak; yan giderlerin tamamının tahsilatı zorunlu hale geliyor.
Kararın hukuki temelleri
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararı, bir tahliye davasının temyiz incelemesi sırasında alındı. Davada, kiracı kira bedelini ödemiş olsa da aidat gibi yan giderleri ödememekte direnmişti. Yerel mahkeme ve istinaf aşamalarından sonra Yargıtay'a taşınan dosya, Genel Kurul'da değerlendirildi. Kurul, yan giderlerin kira sözleşmesinin ayrılmaz parçası olduğunu ve ödenmemesinin sözleşmenin feshi için yeterli sebep teşkil ettiğini oybirliğiyle kabul etti.
Kararda, Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi referans alındı. Bu madde, kira bedelinin ödenmemesi halinde icra yoluyla tahliye imkanı tanıyor. Yargıtay, aynı hükmün yan giderler için de geçerli olduğunu genişleterek yorumladı. 30 günlük süre, kiracıya ödeme emri gönderildikten sonra başlıyor ve bu süre içinde sadece kira değil, tüm borçların kapatılması gerekiyor. Eğer kiracı itiraz ederse, dava süreci uzayabilir ancak kararın emsal niteliği, mahkemelerin benzer davalarda hızlı hüküm vermesini sağlayacak. Hukukçular, bu kararın 2025'te görülen benzer vakalarda da uygulandığını, ancak Genel Kurul onayıyla kesinleştiğini belirtiyor. Özellikle site ve apartman yönetimlerinde aidat tahsilatı sorunlu olan ev sahipleri, bu kararla yasal dayanaklarını güçlendirmiş oldu.
Ayrıca, kararın icra yoluyla tahliye seçeneğini öne çıkardığına dikkat çekiliyor. Ev sahipleri, sulh hukuk mahkemelerine başvurmadan doğrudan icra daireleri aracılığıyla işlem başlatabilecek. Bu, tahliye sürelerini aylardan haftalara indirebilir. Ancak, kiracının savunması için fırsat tanınması, adil yargılama ilkesini koruyor.
Etkileri
Bu karar, kiracı-ev sahibi ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatıyor. Enflasyon nedeniyle aidatların yüzde 50-100 arttığı 2025-2026 döneminde, kiracılar daha dikkatli olmak zorunda kalacak. Uzmanlara göre, karar ev sahiplerini korurken, düşük gelirli kiracıları zor durumda bırakabilir.
Tüketici dernekleri, kararın kiracı haklarını kısıtlayabileceğini savunarak, aidat artışlarının denetlenmesini talep ediyor. Öte yandan, emlak sektörü temsilcileri, aidat ödememenin apartman yönetimlerini zorladığını ve kararın adaleti sağladığını belirtiyor. Sosyal medyada tartışılan konu, binlerce yorum aldı; bazı kullanıcılar kiracıların mağduriyetini, diğerleri ev sahiplerinin haklarını öne çıkarıyor.
Ekonomik açıdan, karar tahliye davalarını artırabilir ve kira piyasasını etkileyebilir. Kiracılar, sözleşme imzalarken yan gider maddelerini dikkatle incelemeli. Hukukçular, anlaşmazlık durumunda arabulucuya başvurulmasını öneriyor. Yargıtay'ın bu hükmü, benzer davalarda emsal olacak ve 2026'da yeni yasal düzenlemeleri tetikleyebilir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.




























































































