logo
28 EYLÜL 2026

Akın Gürlek hangi siyasilere soruşturma açtı?

Kabine değişikliğiyle gündeme gelen isim Akın Gürlek Adalet Bakanı oldu. Gürlek'in Başsavcılık döneminde yürüttüğü siyasi soruşturmalar hala çok tartışılıyor. Gürlek'in BTP lideri Hüseyin Baş'tan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ'a, Ekrem İmamoğlu'ndan CHP'li belediyelere kadar uzanan kabarık bir 'muhalif' dosyası var

11.02.2026 11:55:00 / Güncelleme: 11.02.2026 12:12:56
Eyüp Kabil
 
Akın Gürlek hangi siyasilere soruşturma açtı?
Akın Gürlek hangi siyasilere soruşturma açtı?
Ankara'da gece yarısı gerçekleşen kabine revizyonuyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı görevine atandı. Bu atama, Gürlek'in 2 Ekim 2024'te başladığı İstanbul Başsavcılığı döneminde yürüttüğü yüksek profilli soruşturmaları yeniden gündeme getirdi.

Özellikle muhalefet partilerine yönelik operasyonlar, yolsuzluk iddiaları ve hakaret soruşturmalarıyla dikkat çeken Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından "seyyar giyotin" olarak nitelendirilmişti.

İşte Akın Gürlek'in başsavcılık döneminde siyasilere açtığı başlıca soruşturmalar ve detayları...






Atama süreci ve kariyer özeti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan kararlara göre, 11 Şubat 2026 itibarıyla Adalet Bakanlığı'na Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığı'na ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi atandı.

1982 Nevşehir doğumlu Gürlek, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Kariyerine hakim olarak başlayan Gürlek, 2022'de Adalet Bakan Yardımcısı olmuş, ardından 2024'te İstanbul Başsavcılığı'na getirilmişti. Ataması sonrası İstanbul Başsavcılığı'na geçici olarak Terör Suçları Soruşturma Bürosu'ndan sorumlu Başsavcıvekili Can Tuncay'ın vekalet edeceği belirtiliyor.

Gürlek'in başsavcılık dönemi, özellikle CHP'li belediyeler ve muhalif isimlere yönelik soruşturmalarla anıldı. Muhalefet, bu operasyonları "siyasi" olarak nitelendirirken, Gürlek verdiği röportajlarda "kişi, makam, parti ayrımı yapmadan suçun peşinde olduklarını" savunmuştu.






Başsavcılık dönemindeki öne çıkan siyasi soruşturmalar

Akın Gürlek'in 2 Ekim 2024 - 11 Şubat 2026 arası İstanbul Başsavcılığı görevinde yürüttüğü soruşturmalar, ağırlıklı olarak yolsuzluk, terörle mücadele ve hakaret suçlarını kapsıyordu. İşte siyasilere yönelik başlıca dosyalar:

1. Ekrem İmamoğlu ve İBB Yolsuzluk Soruşturması:

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında "yolsuzluk" iddialarıyla başlatılan soruşturma, Gürlek'in en tartışmalı dosyalarından biriydi. 23 Mart 2025'te İmamoğlu'nun tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasıyla sonuçlanan süreç, "100 yılın en büyük yolsuzluk dosyası" olarak nitelendirildi. İddianamede İmamoğlu "örgüt lideri" olarak gösterilmiş, "ahtapot" benzetmesi kullanılmıştı. Dönüm noktası, eski İBB danışmanı Ertan Yıldız'ın itiraflarıydı. Soruşturma kapsamında 100'den fazla tutuklama yapıldı, İSKİ ve İGDAŞ gibi iştirakler de incelendi. İmamoğlu, Gürlek'e yönelik sözleri nedeniyle ayrıca "tehdit" ve "terörle mücadelede görevli kişiyi hedef gösterme" suçlarından soruşturuldu.

2. CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın Soruşturması:

CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın, "terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme", "kamu görevlisine hakaret" ve "yanıltıcı bilgi yayma" suçlamalarıyla gözaltına alındı. Bu dosya, Gürlek'in muhalefet gençlik kollarına yönelik operasyonlarından biri olarak dikkat çekti.






3. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e Yönelik Soruşturmalar:

Özgür Özel, Gürlek'e "hakaret" ve "hedef gösterme" iddialarıyla soruşturuldu. Özel'in grup toplantılarında ve cezaevi önündeki açıklamalarında Gürlek'i eleştirmesi üzerine "kamu görevlisine alenen hakaret" ve "terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef gösterme" suçlarından dosya açıldı. Ayrıca Özel, Gürlek'e yönelik sözleri nedeniyle 150 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.

4. Beşiktaş Belediyesi ve Aziz İhsan Aktaş Soruşturması:

Beşiktaş Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk iddialarıyla bağlantılı olarak iş insanı Aziz İhsan Aktaş hakkında soruşturma başlatıldı. Aktaş'ın itirafları, İBB dosyasını genişletti ve belediye başkanları ile yöneticileri kapsadı. Gürlek, bu soruşturmanın "etkin pişmanlık" ifadeleriyle genişlediğini belirtti.

5. Diğer Muhalif İsimler ve Siyasi Dosyalar:

Selahattin Demirtaş, Ayşe Barım, Selçuk Kozağaçlı gibi isimlerle ilgili önceki kararlar (hakimlik dönemi), başsavcılıkta da tartışıldı. Ayrıca gazeteci Furkan Karabay, "terörle mücadelede görevli kişiyi hedef gösterme" suçundan tutuklandı. Spor kulüpleri başkanları ve yöneticileri de "şike ve bahis" soruşturmalarında mercek altına alındı; Gürlek, "başkanlar dahil herkesin incelendiğini" açıkladı. Galatasaray'ın yasadışı bahis reklamı soruşturmasına takipsizlik verilmesi ise eleştirildi.






Tepkiler

Muhalefet, Gürlek'in atamasını "siyasi ödül" olarak yorumladı. CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Gürlek'in iddianameleri "pazarlama telaşıyla" savunduğunu belirtti. CHP, Gürlek hakkında HSK'ya birden fazla şikayette bulundu; savunma hakkının kısıtlanması, gizlilik ihlali ve çift maaş iddiaları gündeme getirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise "yargıya parmak sallanamayacağını" savunarak Gürlek'e destek verdi.

X platformunda da tepkiler yoğun. Kullanıcılar, Gürlek'in muhaliflere yönelik soruşturmalarını "siyasi" bulurken, atamasını "kanıt" olarak görüyor.

Öte yandan Akın Gürlek'in Adalet Bakanlığı'na atanması, devam eden soruşturmaların seyrini etkileyebilir. Özellikle İBB ve CHP dosyaları, yeni başsavcı vekili Can Tuncay'ın yönetiminde ilerleyecek. Kulislerde, Gürlek'in bakanlıkta yargı reformları ve HSK'dan sorumlu olacağı konuşuluyor. Bu gelişmeler, Türkiye'deki yargı bağımsızlığı tartışmalarını alevlendirebilir.






Ümit Özdağ

Akın Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde hem Ümit Özdağ hem de Hüseyin Baş hakkında da soruşturma açıldı.

Akın Gürlek, 2 Ekim 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na atandıktan sonra yürüttüğü yüksek profilli soruşturmalar arasında Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın dosyası öne çıkıyor.

Özdağ, Antalya'da yaptığı bir konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla soruşturmaya uğradı. İstanbul Başsavcılığı tarafından başlatılan bu soruşturma kapsamında Özdağ, 20 Ocak 2025'te Ankara'da gözaltına alındı ve İstanbul'a getirildi. 21 Ocak 2025'te "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla tutuklandı, daha sonra tahliye edildi. Soruşturma, "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla başladı ve genişletildi; Özdağ daha sonra "hakaret"ten beraat etti.

Bu dosya, yetki tartışmalarına yol açtı çünkü suçlama Antalya'da yapılmış, Cumhurbaşkanı Ankara'da iken İstanbul Başsavcılığı devreye girmişti. Muhalefet ve hukukçular, Gürlek'i "fiilen Türkiye Başsavcısı gibi hareket etmekle" eleştirdi.






Hüseyin Baş

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş konusunda da benzer bir süreç yaşandı. Baş, Trabzon'da yaptığı bir konuşma nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla soruşturuldu. Bu soruşturma da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldü ve Gürlek'in döneminde başlatıldı. İddianamede Hüseyin Baş'ın konuşmasında Cumhurbaşkanına hakaret ettiği öne sürüldü. Bu dosya, Gürlek'in muhalif siyasetçilere yönelik geniş çaplı operasyonlarının başlangıcı olmuştu. Hüseyin Baş, uzun süren adli kontrol kararının ardından mahkeme kararıyla beraat etti.

Gürlek'in başsavcılık dönemi (Ekim 2024 - Şubat 2026), Ekrem İmamoğlu, CHP'li belediye başkanları, gazeteciler ve muhalif isimlere yönelik soruşturmalarla dolu geçti. Bu süreçte açılan dosyalar, "siyasi" olarak nitelendirilerek yoğun eleştiri aldı. Ümit Özdağ ve Hüseyin Baş dosyaları da bu bağlamda "yetki aşımı" ve "siyasi motivasyon" tartışmalarını tetikledi.

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.