logo
24 HAZİRAN 2026

Akın Gürlek hangi siyasilere soruşturma açtı?

Kabine değişikliğiyle gündeme gelen isim Akın Gürlek Adalet Bakanı oldu. Gürlek'in Başsavcılık döneminde yürüttüğü siyasi soruşturmalar hala çok tartışılıyor. Gürlek'in BTP lideri Hüseyin Baş'tan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ'a, Ekrem İmamoğlu'ndan CHP'li belediyelere kadar uzanan kabarık bir 'muhalif' dosyası var

11.02.2026 11:55:00 / Güncelleme: 11.02.2026 12:12:56
Eyüp Kabil
Akın Gürlek hangi siyasilere soruşturma açtı?
Akın Gürlek hangi siyasilere soruşturma açtı?
Ankara'da gece yarısı gerçekleşen kabine revizyonuyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı görevine atandı. Bu atama, Gürlek'in 2 Ekim 2024'te başladığı İstanbul Başsavcılığı döneminde yürüttüğü yüksek profilli soruşturmaları yeniden gündeme getirdi.

Özellikle muhalefet partilerine yönelik operasyonlar, yolsuzluk iddiaları ve hakaret soruşturmalarıyla dikkat çeken Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından "seyyar giyotin" olarak nitelendirilmişti.

İşte Akın Gürlek'in başsavcılık döneminde siyasilere açtığı başlıca soruşturmalar ve detayları...






Atama süreci ve kariyer özeti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan kararlara göre, 11 Şubat 2026 itibarıyla Adalet Bakanlığı'na Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığı'na ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi atandı.

1982 Nevşehir doğumlu Gürlek, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Kariyerine hakim olarak başlayan Gürlek, 2022'de Adalet Bakan Yardımcısı olmuş, ardından 2024'te İstanbul Başsavcılığı'na getirilmişti. Ataması sonrası İstanbul Başsavcılığı'na geçici olarak Terör Suçları Soruşturma Bürosu'ndan sorumlu Başsavcıvekili Can Tuncay'ın vekalet edeceği belirtiliyor.

Gürlek'in başsavcılık dönemi, özellikle CHP'li belediyeler ve muhalif isimlere yönelik soruşturmalarla anıldı. Muhalefet, bu operasyonları "siyasi" olarak nitelendirirken, Gürlek verdiği röportajlarda "kişi, makam, parti ayrımı yapmadan suçun peşinde olduklarını" savunmuştu.






Başsavcılık dönemindeki öne çıkan siyasi soruşturmalar

Akın Gürlek'in 2 Ekim 2024 - 11 Şubat 2026 arası İstanbul Başsavcılığı görevinde yürüttüğü soruşturmalar, ağırlıklı olarak yolsuzluk, terörle mücadele ve hakaret suçlarını kapsıyordu. İşte siyasilere yönelik başlıca dosyalar:

1. Ekrem İmamoğlu ve İBB Yolsuzluk Soruşturması:

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında "yolsuzluk" iddialarıyla başlatılan soruşturma, Gürlek'in en tartışmalı dosyalarından biriydi. 23 Mart 2025'te İmamoğlu'nun tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasıyla sonuçlanan süreç, "100 yılın en büyük yolsuzluk dosyası" olarak nitelendirildi. İddianamede İmamoğlu "örgüt lideri" olarak gösterilmiş, "ahtapot" benzetmesi kullanılmıştı. Dönüm noktası, eski İBB danışmanı Ertan Yıldız'ın itiraflarıydı. Soruşturma kapsamında 100'den fazla tutuklama yapıldı, İSKİ ve İGDAŞ gibi iştirakler de incelendi. İmamoğlu, Gürlek'e yönelik sözleri nedeniyle ayrıca "tehdit" ve "terörle mücadelede görevli kişiyi hedef gösterme" suçlarından soruşturuldu.

2. CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın Soruşturması:

CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın, "terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme", "kamu görevlisine hakaret" ve "yanıltıcı bilgi yayma" suçlamalarıyla gözaltına alındı. Bu dosya, Gürlek'in muhalefet gençlik kollarına yönelik operasyonlarından biri olarak dikkat çekti.






3. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e Yönelik Soruşturmalar:

Özgür Özel, Gürlek'e "hakaret" ve "hedef gösterme" iddialarıyla soruşturuldu. Özel'in grup toplantılarında ve cezaevi önündeki açıklamalarında Gürlek'i eleştirmesi üzerine "kamu görevlisine alenen hakaret" ve "terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef gösterme" suçlarından dosya açıldı. Ayrıca Özel, Gürlek'e yönelik sözleri nedeniyle 150 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.

4. Beşiktaş Belediyesi ve Aziz İhsan Aktaş Soruşturması:

Beşiktaş Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk iddialarıyla bağlantılı olarak iş insanı Aziz İhsan Aktaş hakkında soruşturma başlatıldı. Aktaş'ın itirafları, İBB dosyasını genişletti ve belediye başkanları ile yöneticileri kapsadı. Gürlek, bu soruşturmanın "etkin pişmanlık" ifadeleriyle genişlediğini belirtti.

5. Diğer Muhalif İsimler ve Siyasi Dosyalar:

Selahattin Demirtaş, Ayşe Barım, Selçuk Kozağaçlı gibi isimlerle ilgili önceki kararlar (hakimlik dönemi), başsavcılıkta da tartışıldı. Ayrıca gazeteci Furkan Karabay, "terörle mücadelede görevli kişiyi hedef gösterme" suçundan tutuklandı. Spor kulüpleri başkanları ve yöneticileri de "şike ve bahis" soruşturmalarında mercek altına alındı; Gürlek, "başkanlar dahil herkesin incelendiğini" açıkladı. Galatasaray'ın yasadışı bahis reklamı soruşturmasına takipsizlik verilmesi ise eleştirildi.






Tepkiler

Muhalefet, Gürlek'in atamasını "siyasi ödül" olarak yorumladı. CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Gürlek'in iddianameleri "pazarlama telaşıyla" savunduğunu belirtti. CHP, Gürlek hakkında HSK'ya birden fazla şikayette bulundu; savunma hakkının kısıtlanması, gizlilik ihlali ve çift maaş iddiaları gündeme getirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise "yargıya parmak sallanamayacağını" savunarak Gürlek'e destek verdi.

X platformunda da tepkiler yoğun. Kullanıcılar, Gürlek'in muhaliflere yönelik soruşturmalarını "siyasi" bulurken, atamasını "kanıt" olarak görüyor.

Öte yandan Akın Gürlek'in Adalet Bakanlığı'na atanması, devam eden soruşturmaların seyrini etkileyebilir. Özellikle İBB ve CHP dosyaları, yeni başsavcı vekili Can Tuncay'ın yönetiminde ilerleyecek. Kulislerde, Gürlek'in bakanlıkta yargı reformları ve HSK'dan sorumlu olacağı konuşuluyor. Bu gelişmeler, Türkiye'deki yargı bağımsızlığı tartışmalarını alevlendirebilir.






Ümit Özdağ

Akın Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde hem Ümit Özdağ hem de Hüseyin Baş hakkında da soruşturma açıldı.

Akın Gürlek, 2 Ekim 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na atandıktan sonra yürüttüğü yüksek profilli soruşturmalar arasında Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın dosyası öne çıkıyor.

Özdağ, Antalya'da yaptığı bir konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla soruşturmaya uğradı. İstanbul Başsavcılığı tarafından başlatılan bu soruşturma kapsamında Özdağ, 20 Ocak 2025'te Ankara'da gözaltına alındı ve İstanbul'a getirildi. 21 Ocak 2025'te "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla tutuklandı, daha sonra tahliye edildi. Soruşturma, "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla başladı ve genişletildi; Özdağ daha sonra "hakaret"ten beraat etti.

Bu dosya, yetki tartışmalarına yol açtı çünkü suçlama Antalya'da yapılmış, Cumhurbaşkanı Ankara'da iken İstanbul Başsavcılığı devreye girmişti. Muhalefet ve hukukçular, Gürlek'i "fiilen Türkiye Başsavcısı gibi hareket etmekle" eleştirdi.






Hüseyin Baş

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş konusunda da benzer bir süreç yaşandı. Baş, Trabzon'da yaptığı bir konuşma nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" iddiasıyla soruşturuldu. Bu soruşturma da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldü ve Gürlek'in döneminde başlatıldı. İddianamede Hüseyin Baş'ın konuşmasında Cumhurbaşkanına hakaret ettiği öne sürüldü. Bu dosya, Gürlek'in muhalif siyasetçilere yönelik geniş çaplı operasyonlarının başlangıcı olmuştu. Hüseyin Baş, uzun süren adli kontrol kararının ardından mahkeme kararıyla beraat etti.

Gürlek'in başsavcılık dönemi (Ekim 2024 - Şubat 2026), Ekrem İmamoğlu, CHP'li belediye başkanları, gazeteciler ve muhalif isimlere yönelik soruşturmalarla dolu geçti. Bu süreçte açılan dosyalar, "siyasi" olarak nitelendirilerek yoğun eleştiri aldı. Ümit Özdağ ve Hüseyin Baş dosyaları da bu bağlamda "yetki aşımı" ve "siyasi motivasyon" tartışmalarını tetikledi.

Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"

Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığı'nın resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak isteniyor. "Okullar rantın değil, halkındır!", "Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!" sloganlarıyla duruma tepki gösteren Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi tepkisini basın açıklaması yayımlayarak kamuoyuyla paylaştı

22.06.2026 16:25:00 / Güncelleme: 22.06.2026 18:22:01
Haber Merkezi
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Mamak İlkokulu velilerinden tepki: "Çocukların eğitim hakkını bina rantına feda ettirmeyeceğiz!"
Eğitim-Sen'in Ankara 1 No'lu Şubesi konuyla ilgili açıklamasında şunları ifade etti:

"Henüz 4,5 ay önce, Milli Eğitim Bakanlığının resmi planlaması doğrultusunda eğitime açılan Mamak İlkokulu, bugün hiçbir bilimsel, pedagojik ve kamu yararına dayalı gerekçe ortaya konulmadan apar topar kapatılmak istenmektedir.

Çoğunluğu Ali Kuşçu İlkokulundan gelen 297 öğrenci ve 16 öğretmeniyle eğitim-öğretime başlayan Mamak İlkokulu, daha açıldığı ilk günde Mamak'ın eğitim ihtiyacına önemli ölçüde cevap vermiştir. Aradan yalnızca birkaç ay geçmişken aynı okulun kapatılmasının gündeme getirilmesi, eğitim planlamasının ciddiyetini sorgulatmaktadır. Şu anda okulun Okul Müdürü kadrosu ve müdür yardımcısı kadrosu sistemde açık. Eğer buradan haberleri yoksa kadroları çıktıktan sonra direk mağdur olacaklar.






Bu karar uygulanırsa yüzlerce çocuk yeniden kalabalık sınıflara mahkûm edilecek, ikili öğretim uygulamaları geri gelecek, öğrenciler alıştıkları okul ortamından ve öğretmeninden koparılacak, veliler ise yeni mağduriyetlerle karşı karşıya bırakılacaktır.

Ancak bu karar yalnızca öğrencileri ve velileri değil, eğitimin en önemli paydaşı olan öğretmenleri de doğrudan hedef almaktadır.

Mamak İlkokulunda görev yapan öğretmenlerin hiçbir görüşü alınmadan yürütülen bu süreç, birçok öğretmeni norm fazlası durumuna düşürecek. Ve öğretmenleri çok zor günler bekliyor olacak. Hemen şurada evini yeni almış bir öğretmenimiz var bu durum yüzünden belki Sincan'a gidecek.






Daha da vahimi, böylesine önemli bir karar eğitim emekçilerinden gizlenmiş, öğretmenlere tercih ve yer değiştirme haklarını kullanabilecekleri bir süreç tanınmamış, okulun kapatılacağı bilgisi eğitim-öğretim yılının son haftasına bırakılarak hukuki haklarını kullanmaları fiilen engellenmiştir. Şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında yürütülen ve oldu-bittiye getirilen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Daha iki hafta önce İlçe Milli eğitim müdürü bu okula geldi. Ama bu drumu bilmesine rağmen hiçbir şey söylemeden gitti.






Buraya Yunus  Emre Mesleki ve Teknik Anadolu lisesini getirecekler. Yunus Emre MTAL nin yerine de Mamak İlçe MEM taşınacak. Tam bir garabet. Dört yıldır Mevlana Lisesinde eğitim öğretime devam eden, mağdur edilen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri ve öğrencileri de kendi okullarına dönmek istemektedir. Ancak görüyoruz ki bir mağduriyet başka bir mağduriyet yaratılarak giderilmeye çalışılmaktadır. Bir okulun sorununu çözmenin yolu, başka bir okulu kapatmak değildir.






Biz bugün asıl soruyu soruyoruz:

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Yunus Emre MTAL binasına taşındıktan sonra boşalan iki kamu binasını hangi amaçla kullanacaktır?

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Milli Eğitim Bakanlığı derhal kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmak zorundadır. Bugün İlçe Milli eğitim Müdürünün makamına gittik bizimle görüşmedi. Odasında kimse yoktu. Uygundu ama müsait değilim dedirtti.






Çünkü bugün yaşananlar, eğitim planlamasından çok başka hesapların devrede olduğu yönündeki kaygıları büyütmektedir.

Şimdi bize çıkıp "nüfus azalıyor" diyerek bu kararı meşrulaştırmaya çalışmayın.

Henüz birkaç ay önce 297 öğrenciyle açılan bir ilkokulu nüfus bahanesiyle kapatamazsınız. Müfettiş raporu ile kapatıyorlar. Peki ısmarlama roporu hazırlayan müfettiş kim? Çankaya'da Mimar Kemal Orta okulunu kapatan müfettiş. Şaşırmıyoruz tabi ki !

Herkes bilir ki üç çeşit yalan vardır: Yalan, kuyruklu yalan ve istatistiksel yalan. Çocuklarımızın eğitim hakkını masa başında üretilen istatistiklerle ortadan kaldıramazsınız.






Bu mesele çocukların eğitim hakkıdır.

Bu mesele öğretmenlerin açıkça ortada bırakılmasıdır.

Bu mesele velilerin yaşadığı belirsizlik ve kaygılardır.

Bu mesele kamusal eğitimin geleceğidir.

Ve bu mesele, kamu kaynaklarının kimlerin çıkarı için kullanıldığı sorusudur.

Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube olarak bu hukuksuzluğa sessiz kalmayacağız.

Mamak İlkokulunun kapatılmasına ilişkin sürecin; eğitim hakkına, kamu yararına, hukuka ve eğitim emekçilerinin kazanılmış haklarına açıkça aykırı olduğu kanaatindeyiz.

Bu nedenle İdare Mahkemesinde iptal davası açılması için hukuki hazırlıklarımızı başlatmış bulunuyoruz. Çocuklarımızın, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin telafisi güç mağduriyetler yaşamaması için yürütmenin durdurulmasını da talep edeceğiz.






Buradan Milli Eğitim Bakanlığınave Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sesleniyoruz:

Bu yanlıştan derhal vazgeçin.
Mamak İlkokulunu kapatmayın.
Çocuklarımızın eğitim hakkını, öğretmenlerin emeğini ve Mamak halkının iradesini yok saymayın.

Eğitim Sen olarak çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya; hukuk önünde de, alanlarda da mücadele etmeye devam edeceğiz.

Okullar rantın değil, halkındır!
Çocukların eğitim hakkı pazarlık konusu değildir!
Eğitim Sen Ankara 1 No'lu Şube"

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.