Sonunda bu da oldu.AKP hükümeti Kıbrıs sürecinde önemli bir tavize daha adım attı:Müzakerelerin askıya alınmaması karşılığında, Türkiye'nin bir adet liman ve havalimanını Kıbrıs Rum Kesimi'ne açabileceği beyan edildi.Bu son taviz atağı, birçok soru işaretini de beraberinde getiriyor.Hatta diyebilirim ki, AB yetkililerinin bile böyle ani bir kararı beklediğini zannetmiyorum. Neden mi?Çünkü askıya alınan müzakere başlıkları, seçimlere 1 yıldan az bir zaman kala AKP'nin bayağı başını ağrıtacaktı. Bu sebeple AB, aslında müzakere sürecini askıya alarak AKP'ye seçim molası vermişti.Fakat görünen o ki, AKP aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık.AKP belki müzakereler askıya alındığı için dinlenecekti, iç siyasete yönelik bir takım siyasi atraksiyonlar geliştirecekti ama, diğer taraftan 2002 seçimleri öncesi verdiği AB vaatleri, seçim sonrası da uyguladığı AB politikaları fos çıkıyordu. AKP'nin iktidara geldiğinden bu yana AB, IMF politikaları dışında herhangi bir icraatı olmadığı için AB sürecindeki bu sekteye tahammül edemediler. Hatta kendi yararlarına olsa bile.İşte taşeron siyasetin neticesi budur.Yani ne ona yaranabiliyorsun, ne buna. İki arada bir derede kalıveriyorsun.Milleti de memnun edemiyorsun, AB'li dostları(!) da.Şimdi seçimler hızla yaklaşıyor. Böyle dönemlerde özellikle aktif siyasetle uğraşanlar için zamanın hızla aktığını görürsünüz.AKP, seçimlere yakın, vatandaşın önüne bir şeyler koyması gerekiyor.Açıkçası "kişi başına milli geliri 5500 dolara çıkardım, şöyle yatırım yaptım, böyle yaptım" demek vatandaşa pek de inandırıcı gelmiyor.Çünkü vatandaşın ne cebinde para var, ne de mutfağında doğru dürüst bir yemek. Emekli, memur, işçi, köylü, esnaf? hiç bu dönemdeki kadar sıkıntı çekmemişti.AKP, AB politikalarıyla, müzakereleri başlattığıyla, uluslararası itibarımızla(!) övünecek, ama müzakerelerin askıya alınması bu imajı da çiziyor.Şimdi alelacele "1 adet liman ve havalimanını açalım ne olur müzakereleri askıya almayın" yakarışında bulunuyorlar.Ha 1 liman ve havalimanını açmışsın, ha hepsini, ne fark eder?Burada zaten Kıbrıs Rum Kesimi'ni tanımamak için bu direnç gösteriliyordu. 1 tanesini de açsan tanımış oluyorsun, hepsini de. Gerçi AKP bunun sözünü 17 Aralık 2004 zirvesinde vermişti, 29 Temmuz 2005 tarihinde de ek protokole imza atarak resmen onaylamıştı, ama milletin tepkisinden çekiniyordu.Şimdi ise imaj tamamen çiziliyordu.Yani anlayacağınız AKP tam ters köşeye yattı.Tabii AKP'li yetkililer nasıl olsa seçime yakın, erzakla, yarım ekmek köfteyle, taşeron basınla imaj toparlarız diye düşünüyorlar ama bu sefer durum farklı.Milletin son yıllarda canı çok yandı. Artık tahammülü de kalmadı. Sayın Erdoğan'a güvenmişti, ama güvendiği dağlara kar yağmıştı.Milletimiz sonunda anladı ki, ne AB, ne ABD ne de IMF. Hangi siyasi irade gelirse gelsin bu politikaları vaat ediyorsa ülkeye fayda getirmiyor.Millet şimdi projesi ve çözümü olanlara ve ülkenin bağımsızlığından ve bütünlüğünden yana olanlara meylediyor.Ve ne AKP'nin ne de diğer AB, ABD yandaşı siyasilerin bunun karşısında yapabileceği hiçbir şey yok.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Bayrak provokasyonları ODTÜ’yü karalamak için mi? / 12.05.2026
- Mısır uçakları ve Körfez’deki "sahte bayrak" tuzağı / 11.05.2026
- Vadedilmiş(!) toprakların kanlı sınırları / 10.05.2026
- Batı’nın ‘yenilmezlik’ zırhındaki çatlaklar / 09.05.2026
- Okul terkleri, umutsuz gençlik ve çöküşün eşiğindeki gelecek / 08.05.2026
- Körfez'de diplomasi satrancı ve Trump'ın geri adımı / 07.05.2026
- Washington’ın “ateşkes” paradoksu ve İran’ın direniş hattı / 06.05.2026
- Kağıt üzerindeki enflasyon sofradaki gerçeği yansıtmıyor / 05.05.2026
- İran Savaşı'nın devasa maliyeti ve Amerikan rüyasının sonu / 04.05.2026
- Zeytin ağacından insana uzanan devlet terörü / 03.05.2026
- Mısır uçakları ve Körfez’deki "sahte bayrak" tuzağı / 11.05.2026
- Vadedilmiş(!) toprakların kanlı sınırları / 10.05.2026
- Batı’nın ‘yenilmezlik’ zırhındaki çatlaklar / 09.05.2026
- Okul terkleri, umutsuz gençlik ve çöküşün eşiğindeki gelecek / 08.05.2026
- Körfez'de diplomasi satrancı ve Trump'ın geri adımı / 07.05.2026
- Washington’ın “ateşkes” paradoksu ve İran’ın direniş hattı / 06.05.2026
- Kağıt üzerindeki enflasyon sofradaki gerçeği yansıtmıyor / 05.05.2026
- İran Savaşı'nın devasa maliyeti ve Amerikan rüyasının sonu / 04.05.2026
- Zeytin ağacından insana uzanan devlet terörü / 03.05.2026

























































