logo
18 HAZİRAN 2026

AKP'den ihraç kararı

AK Partili Düzağaç Belediye Başkanı partiden ihraç edildi

19.10.2020 23:15:00
AKP'den ihraç kararı
AKP'den ihraç kararı
AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Hüseyin Ceylan Uluçay, AK Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu kararı ile Düzağaç Belde Belediye Başkanı Muammer Işıklı'nın partiden ihraç edildiğini söyledi.

AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Hüseyin Ceylan Uluçay, yaptığı açıklamada 19 yıllık siyasetinde gecesini gündüzüne katarak Türkiye ile birlikte gönül coğrafyasında kaderini değiştirmek adına mücadele veren Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı siyasete gayri yasal ahlaki işlerle gölge düşürmenin her AK Partili belediye başkanı için ihraç gerekçesi olduğunu kaydetti.

Düzağaç Belde Belediye Başkanı Muammer Işıklı'nın partiden ihraç edildiğini belirten Uluçay, 'AK Parti, şahsiyet yoksunu kişilerin kirli işlerini gölgelemek için kullanacakları bir siyasi parti değildir. Bugüne kadar da olmamıştır. Yapanlar ya da yapmaya yeltenenler hukuki olarak elbette karşılığını alırlar. AK Parti'de çürük elmalara asla yer yoktur, olamaz. AK Parti siyaseti leke götürmez bir anlayış ile çalışır.

AK Parti'de hiçbir belediye başkanı gerekçesiz bir şekilde ihraç edilmez, edilemez. Merkez Disiplin Kurulumuzun almış olduğu kararlar yapılan istişareler neticesinde karara bağlanır. Hiç kimse Cumhurbaşkanı sayesinde oturmuş olduğu koltuğu lekeleme hakkına sahip değildir. AK Parti'deki yeri ihraç edilerek noktalanmış olanların, hukuki olarak görevinin resmiyetine aykırı hal ve hareketler, iş ve işlemler dolayısıyla yasal süreçleri devam edecektir. Bütün bunlarla birlikte ihraçları gerekçesi ile açıklama yapanlarla ilgili elimizde mevcut olanın ya da bilinenin daha fazlasıyla elimizde bilgi ve belgenin mevcut olduğunu ifade etmek isteriz' dedi. 

Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha

Görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında yürütülen "nitelikli cinsel saldırı" soruşturmasında tutuklama kararı çıktı. Sincan Cezaevi'nde bulunan Özcan, bu son kararla birlikte toplamda 3 ayrı suçlamadan tutuklanmış oldu

18.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha
Tanju Özcan hakkında bir tutuklama kararı daha
Bolu Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında tutuklanan ve ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Tanju Özcan hakkındaki hukuki süreç derinleşiyor. Ankara Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Özcan hakkında, bugün çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından "nitelikli cinsel saldırı" iddiasıyla yeni bir tutuklama kararı daha verildi. Bu gelişmeyle birlikte Özcan hakkındaki toplam tutuklama kararı sayısı 3'e yükseldi.

Şantaj davası yeni soruşturmayı beraberinde getirdi

Yeni tutuklama kararına gerekçe olan soruşturmanın detayları ortaya çıktı. Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir "şantaj" davasında müşteki sıfatıyla yer alan Ö.Ç. isimli kadının ifadeleri, savcılığı harekete geçirdi.

Müşteki Ö.Ç.; eski erkek arkadaşı M.E.A.'nın yanı sıra Tanju Özcan, Özel Kalem Müdürü Ö.N.Y. ve şoför S.Ç. hakkında şikayetçi oldu. Şikayet üzerine başlatılan "nitelikli cinsel saldırı" soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen Tanju Özcan ve şoförü S.Ç., nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.

263 yıl hapis istemiyle yargılanacak

Tanju Özcan'ın cezaevine girmesine neden olan ana süreç, 28 Şubat 2026'da düzenlenen büyük bir operasyonla başlamıştı. Bolu Belediyesi'ne yönelik "icbar suretiyle irtikap" (baskı yoluyla rüşvet/yolsuzluk) suçlamasıyla gözaltına alınan Özcan, 2 Mart'ta tutuklanmış ve 3 Mart'ta da İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılmıştı.

Geçtiğimiz günlerde hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, aralarında Tanju Özcan'ın da bulunduğu sanıklar hakkında "irtikap" suçundan 263 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Bugün verilen kararla birlikte Özcan; yolsuzluk, şantaj ve cinsel saldırı dosyalarının merkezinde yer alarak 3 ayrı suçlamadan tutuklu duruma düştü.

Siyasi arenada da deprem: CHP'den istifa etmişti

Hukuki sürecin yanı sıra siyasi tarafta da hareketli günler yaşanıyor. Haziran ayının ortalarında CHP'nin butlan yönetiminin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından "kesin ihraç" istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilen Tanju Özcan, ihraç kararını beklemeden hamle yapmıştı. Özcan, 12 Haziran 2026'da sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla "siyasi cunta işgali bitinceye kadar" CHP üyeliğinden istifa ettiğini duyurmuştu.

Özcan suçlamaları reddetti: "İtibar suikastı"

Hakkındaki tüm iddiaları cezaevinden yaptığı açıklamalarla reddeden Tanju Özcan, yaşananların kendisine yönelik sistemli bir "itibar suikastı ve algı operasyonu" olduğunu savunuyor. Banka hesaplarında hiçbir şüpheli para hareketinin bulunmadığını ileri süren Özcan, öğrencilere burs sağladığı ve ihtiyaç sahiplerine yardım ettiği için hedef tahtasına oturtulduğunu iddia ediyor.

Soruşturmaya ilişkin yeni ekoseptler ve adliye koridorlarından gelecek ek bilgiler ulaştıkça aktarmaya devam edeceğiz.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu

18.06.2026 16:19:00
Haber Merkezi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlenen saldırı üzerine açıklamalarda bulundu.

"ABD–İran savaşını bitiren imzaların atıldığı gün Rusya'nın başkenti Moskova Ukrayna tarafından  hedef alındı" diyen BTP lideri, "Temmuz başında Ankara'da NATO zirvesi var. Bu zirve öncesi Rusya'nın tahrik edilmesi dikkat çekici" ifadelerini kullandı.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım şöyle:

"ABD–İran savaşını bitiren imzaların atıldığı gün Rusya'nın başkenti Moskova Ukrayna tarafından  hedef alındı. Dronelerle düzenlenen saldırılarda 16 kişi yaralandı. Bu saldırılarda Kremlin'e yakın bir mesafedeki petrol rafinerisinin de vurulduğu açıklandı.
Bu saldırı, Ukrayna'nın Rusya'ya gerçekleştirdiği en cüretkâr saldırı niteliğinde. Şimdi gözler Rusya'da. Putin'in nasıl bir karşılık vereceği merak ediliyor. Amaç, Rusya'yı masaya oturmaya zorlamak mı, yoksa daha da tahrik ederek savaşı büyütmek mi? Acaba dikkatleri İran hezimetinden kaçırarak Rusya-Ukrayna savaşına çekmek mi istiyorlar? Bu soruların cevapları mühim.
Zamanlama açısından manidar bir saldırı. Temmuz başında Ankara'da NATO zirvesi var. Bu zirve öncesi Rusya'nın tahrik edilmesi dikkat çekici. Rusya karşıtı bir oluşum olan NATO'nun liderleri Ankara'da bir araya gelecek. Bu zirvede yeni bir küresel sistemin inşası yönünde adımlar atılacağı iddia ediliyor.
Bölgemizde yine kritik bir mesele ve yine bizi doğrudan ilgilendiren bir durum! Bizim tavrımız net; bizim için mühim olan Türkiyemizin ulusal çıkarlarıdır. Türkiye'nin çıkarı da barıştan geçmektedir."

Kene tehdidine karşı bakanlıktan hayati uyarı

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene vakalarında artış yaşandığını belirten Sağlık Bakanlığı, özellikle açık alanlarda vakit geçiren vatandaşları uyardı. Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, vücuda tutunan kenelerin kesinlikle çıplak elle çıkarılmaması ve doğrudan en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı

18.06.2026 14:15:00
Eyüp Kabil
Kene tehdidine karşı bakanlıktan hayati uyarı
Kene tehdidine karşı bakanlıktan hayati uyarı
Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle birlikte doğada kene hareketliliği hız kazandı. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi ölümcül hastalıklara yol açabilen kene yapışmalarına karşı Sağlık Bakanlığı'ndan kritik bir açıklama geldi. Vatandaşların açık alanlarda, piknik yerlerinde ve hayvancılık yapılan bölgelerde çok daha dikkatli olması gerektiği belirtildi.

"Telaşlanmayın ama doğru müdahale edin"

Konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, vücutta kene fark edildiği an sakin kalınması gerektiğini ifade etti. Ancak yapılan en büyük hatanın kene ile doğrudan temas etmek olduğunu belirten Öz, şu ifadeleri kullandı:

"Kene vücuda temas ettiği zaman telaşlanmamak gerekiyor. Ancak kesinlikle çıplak elle keneye dokunulmamalı, ezilmemeli ve üzerine kimyasal madde dökülmemelidir. En güvenli yol, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak kenenin uzman bir hekim tarafından çıkarılmasını sağlamaktır."

Açık alanlarda alınması gereken önlemler

Haber sitelerinde yer alan bilgilere göre uzmanlar, kene kaynaklı enfeksiyonlardan korunmak için şu temel önlemlerin alınmasını tavsiye ediyor:

Doğru Kıyafet Seçimi: Park, bahçe veya ormanlık alanlara gidilirken vücudu örten, kapalı ve açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir.

Paçaları Çorap İçine Sokmak: Kenelerin vücuda tırmanmasını önlemek adına pantolon paçalarının çorapların içine sokulması basit ama etkili bir korunma yöntemidir.

Vücut Kontrolü: Açık alanlardan eve dönüldüğünde, özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasıklar ve diz arkası gibi bölgeler başta olmak üzere tüm vücut kene yönünden kontrol edilmelidir.

Sağlık Bakanlığı, özellikle hayvancılıkla uğraşan kırsal kesimdeki vatandaşların ve yaz tatilini açık alanlarda geçiren ailelerin bu dönemde kene belirtilerine karşı (yüksek ateş, halsizlik, baş ağrısı) duyarlı olmalarını ve bu semptomları gösteren kişilerin acilen bir sağlık kurumuna müracaat etmesi gerektiğini hatırlattı.

Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen sıcaklıklar, günlük hayatı zorlaştırmanın ötesinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Vücudumuz, ortam sıcaklığına uyum sağlamak için harika bir mekanizmaya (terleme) sahip olsa da extreme sıcaklarda bu sistem yetersiz kalabilir

18.06.2026 13:00:00
Hasan Gündoğdu
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Güneşin zararlı etkilerine karşı altın kurallar
Aşırı sıcakların olumsuz etkilerinden korunmak, konforlu ve en önemlisi sağlıklı bir yaz geçirmek için dikkat etmeniz gereken temel unsurları sizler için derledik.






Sıvı Dengesi: Susamayı Beklemeyin

Vücudumuzun %60'ından fazlası sudan oluşur ve sıcak havalarda terleme yoluyla inanılmaz bir hızla su kaybederiz.

Düzenli Su Tüketimi: "Susamak", vücudun çoktan susuz kaldığının bir alarmıdır. Bu yüzden susamayı beklemeden, gün boyunca saat başı 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.

Mineral Takviyesi: Terle sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineralleri de kaybederiz. Tansiyon probleminiz yoksa günde 1 şişe maden suyu içmek mineral dengesini korumaya yardımcı olur.

Tuzak İçeceklerden Kaçının: Alkol, aşırı kafeinli içecekler (kahve, koyu çay) ve şekerli asitli içecekler sanılanın aksine vücuttan su atılmasını hızlandırır (diüretik etki). Sıcak günlerde bu içecekleri minimumda tutun.






Beslenme Düzeni: Hafif ve Serinletici

Sıcak havalarda sindirim sistemi fazladan çalışarak vücut ısısını daha da artırabilir. Bu yüzden beslenme alışkanlıklarını mevsime göre revize etmek şarttır.

Ağır Yemeklere Elveda: Yağlı, kızartmalı, aşırı baharatlı ve protein ağırlıklı ağır yemekler yerine; sindirimi kolay, su oranı yüksek besinleri tercih edin.

Mevsim Meyve ve Sebzeleri: Karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak ve semizotu gibi hem su hem de vitamin deposu olan besinleri sofranızdan eksik etmeyin.

Az ve Sık Beslenin: Tek bir öğünde çok fazla yemek yerine, porsiyonları küçülterek az ve sık yemek vücudun üzerindeki metabolik yükü azaltır.






Giyim ve Kişisel Bakım: Doğru Kumaş, Doğru Koruma

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde cildimizi ve başımızı korumak hayati önem taşır.

Kumaş Seçimi: Sentetik, naylon ve dar giysiler cildin nefes almasını engeller ve isiliğe, mantara ya da ısı çarpmasına yol açar. Bunun yerine pamuklu, keten, gevşek dokulu ve açık renkli kıyafetleri tercih edin. Açık renkler güneş ışığını yansıtırken, koyu renkler ısıyı hapseder.

Aksesuarlar: Geniş siperlikli şapkalar ve UV korumalı güneş gözlükleri sadece birer tarz ögesi değil, başınızı ve gözlerinizi koruyan birer kalkandır.

Güneş Kremi: Dışarı çıkmadan en az 20 dakika önce, en az 30 (ideali 50+) faktörlü, geniş spektrumlu bir güneş kremini açıkta kalan tüm bölgelerinize uygulayın ve her 2-3 saatte bir yenileyin.






Zaman Yönetimi: Güneşin Zirve Noktası

Günün her saati aynı risk derecesine sahip değildir. Zamanı doğru yönetmek riskleri yarı yarıya azaltır.

Kritik Saatler: Güneş ışınlarının en dik ve zararlı olduğu 10:00 ile 16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.

Egzersiz Zamanlaması: Spor yapmayı seviyorsanız, bunu günün en sıcak saatlerinde değil, sabahın ilk ışıklarında veya akşam güneş battıktan sonra yapın. Ağır kardiyo hareketlerinden kaçının.






Yaşam Alanlarının Serin Tutulması

Sadece dışarısı değil, ev ve ofislerin içindeki sıcaklık da sağlığı etkiler.

Doğru Havalandırma: Gündüz saatlerinde dışarıdaki sıcak havanın içeri girmemesi için pencereleri ve panjurları kapatın, perdeleri çekin. Havalandırma işlemini hava sıcaklığının düştüğü gece veya sabaha karşı yapın.

Klima Kullanımı: Klima harika bir kurtarıcıdır ancak oda sıcaklığını aniden çok düşük derecelere (örneğin 18°C) getirmek yerine 23-24°C civarında sabitleyin. Dışarı ile içerisi arasındaki sıcaklık farkının 7-8 dereceden fazla olması felç, kas tutulması ve klima çarpması gibi riskleri doğurur.






Isı Çarpması Belirtilerine Dikkat Edin!

Aşırı halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, baş ağrısı, hızlı nabız ve cildin aşırı kuru/kırmızı olması "Isı Çarpması" (Güneş Çarpması) belirtisi olabilir. Bu durumda kişi hemen serin bir yere alınmalı, giysileri gevşetilmeli, vücudu ıslak bezlerle serinletilmeli ve bilinci yerindeyse su verilmelidir. Durum kötüye gidiyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım çağrılmalıdır.

Aşırı sıcaklar özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar (tansiyon, kalp, şeker), hamileler ve bebekler için çok daha büyük risk taşır. Kendinizi korurken çevrenizdeki bu hassas grupları ve sokaktaki can dostlarımız için kapınızın önüne bir kap temiz su koymayı da lütfen unutmayın.

'Aziz İhsan Aktaş' davasının 35. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin, 7'si tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davanın 35. duruşması başladı

18.06.2026 11:30:00
Anadolu Ajansı
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 35. duruşması başladı
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 35. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin, 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davanın 35. duruşması başladı.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ile Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in aralarında olduğu tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar da duruşmada hazır bulundu.

Sanıkların yakınlarının izleyici olarak salonda yer aldığı duruşmada, cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı sanıkların savunmaları alınıyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan, 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan

Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edildi.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi istendi.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep edildi.

Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörüldü.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası istendi.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuldu.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraati, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Mütalaada, toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde de bulunuldu.

Trump, İran mutabakatını övdü


 
ABD Başkanı Trump, İran'la mutabakatı övdü, Lübnan konusunda İsrail'i eleştirdi. Trump, "İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut’taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum" dedi. Trump'ın flaş ifadesi ise "
İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş parasını vereceğiz yoksa kimse ABD Doları'na yatırım yapmaz!" oldu

18.06.2026 04:11:00
HABER MERKEZİ/AA
Trump, İran mutabakatını övdü
Trump, İran mutabakatını övdü

İran ile vardıkları mutabakat kapsamında Tahran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını belirten ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik çok sayıda saldırı düzenleyerek "kötü bir iş çıkardığını" söyledi.
Trump, Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi'nden ayrılmadan önce yaptığı basın toplantısında, İran ile varılan mutabakata ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İran ile varılan mutabakatın kendileri açısından iyi bir anlaşma olduğunu kaydeden Trump, "Anlaşma kısa süre içinde, yarın (19 Haziran) ya da belki ertesi gün imzalanacak" dedi.

Kalmam gerekmiyor

İsviçre'de gerçekleştirilecek imza töreni için neden Avrupa'da birkaç gün daha kalmadığı sorulan Trump, önce kalabileceğini ifade etti, ancak konuşmasının devamında bunun sadece bir mutabakat zaptı olduğunu ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in katılmasının yeterli olacağını düşündüğünü söyledi.
Bu mutabakatla 60 günlük müzakere sürecinde tüm detayların ele alınarak çözüme bağlanacağını vurgulayan Trump, "Eğer 60 gün içinde sonuç alınmazsa, sorun değil, (İran'ı) bombalamaya geri döneriz. Bunu yapmak istemiyorum çünkü bu çok iyi bir anlaşma, ama mecbur kalabiliriz" değerlendirmesinde bulundu.

İki konuda başarılı olduk

Anlaşmanın özünün "Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak" ve "İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak" olduğunun altını çizen Trump, her iki konuda da başarılı olduklarını savundu. Trump, İran ile anlaşma sağlanamaması halinde bu ülkenin uzun süre daha bombalanabileceğini belirterek, mutabakatın başarıyla uygulanmasını umduğunu söyledi.

Trump'tan Netanyahu'ya Lübnan eleştirisi

Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetini Lübnan'a yönelik saldırılar nedeniyle eleştirerek, bu konudaki tutumu doğru bulmadığını ifade etti. Netanyahu'nun "aslında iyi bir adam" olduğunu savunan Trump, "Ancak bazen biraz heyecanlanıyor. Lübnan konusunda ufak anlaşmazlıklarımız var. Bibi, biraz daha yumuşak davranabilirsin diyorum. Hizbullah'tan biri bir binaya girdi diye her seferinde o binayı yıkmana gerek yok" şeklinde konuştu.

ABD 'büyük', İsrail 'çok küçük ortak'

ABD'yi "büyük ortak" olarak tanımlayan Trump, İsrail için "çok küçük bir ortak" ifadesini kullandı.
İsrail'in kendini savunma hakkı olduğunu anlatan Trump, "İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut'taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına dikkati çeken Trump, "Bu çok haksızlık, özellikle de Beyrut'a bakınca... Önceki gün oradaki manzaraya baktım, oraya yapılan saldırı… Bana göre gereksiz olan büyük bir saldırıydı" dedi.

Zenginleştirilmiş uranyumla ilgili müzakerelere derhal başlanacak

Trump ayrıca, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun imha edilmesine ilişkin teknik görüşmelerin derhal başlayacağının altını çizdi. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin kademeli olarak artmaya başladığını belirten Trump, birkaç hafta içinde geçişlerin normal seyrine dönmesini beklediklerini ifade etti.
Söz konusu sürecin Orta Doğu'da daha kapsamlı bir "barışın" başlangıcı olmasını umduğunu ifade eden ABD Başkanı, "Gazze'de yaptığımız işe bir bakın, Hamas'a bir bakın. Hamas son derece sessiz. Biz de onları silahsızlandırmaya çalışıyoruz" yorumunu yaptı.
Abraham Anlaşmaları'nın genişletilmesi konusunun kendileri için önemli bir başlık olduğunu vurgulayan Trump, özellikle Suudi Arabistan'ın anlaşmaya katılmasını umduklarını ve bunun gerçekleşmesi halinde bölgedeki diğer ülkeleri de teşvik edeceğini söyledi.

İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş parasını vereceğiz yoksa kimse ABD Doları'na yatırım yapmaz!

Diğer yandan ABD Başkanı Trump, İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonları konusunda dikkat çeken ifadeler kullandı ve bu fonların bir şekilde serbest bırakılacağı mesajını verdi.
"Bu fonlar, ancak onlar doğru şekilde hareket ederlerse serbest bırakılacak" diyen Trump, bu paraların İran'a ait olduğunu ve bilinen sebeplerle bu fonları dondurduklarını belirtti.
Trump, "Onların parasının büyük bir kısmını aldık ve o para şu anda bizde. O para bizim değil, onların parası ve biz onu belirli bir zamanda dondurmuştuk. Sanırım parayı geri vermek zorunda kalacağız. Eğer geri vermezsek, kimse bir daha dolara yatırım yapmaz" değerlendirmesini yaptı.

İran'a yönelik yaptırımların da aynı şekilde "Tahran'ın anlaşmaya uygun şekilde" davranmasına bağlı olduğunu dile getiren Trump, İran'daki yeni yöneticilerin bunun farkında olduğunu ifade etti. İran'a yönelik deniz ablukasının bu ülkeye attıkları bombalardan çok daha etkili olduğunu savunan Trump, İran'a toplamda en az 1 milyar dolar değerinde bomba attıklarını aktardı.

Şi ile Putin'e teşekkür

ABD Başkanı, İran konusunda "tarafsız" davrandıklarını söylediği Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e ayrı ayrı teşekkür ettiğini vurguladı.
Özellikle Çin'in bu süreçte İran'a silah göndermediğini ifade eden Trump, bunu memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Diğer yandan Trump, konuşmasının bir bölümünde Suriye'de Ahmed Şara'nın cumhurbaşkanı olmasından memnuniyet duyduğunu ve Şara'nın "çok iyi bir iş çıkardığını" vurgulayarak, Lübnan konusunda da olumlu gelişmeler beklediğini dile getirdi.

Konuşmasında İranlı General Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesine de atıfta bulunan Trump, bunun, "ABD ile İsrail'in ortak işi" olduğunu ancak suikastı Amerikan ordusunun ve istihbaratının gerçekleştirdiğini anlattı.

Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!

Gazeteci yazar Rıza Zelyut, DEM Partili Ahmet Türk'ün yaptığı "Geniş topraklarım var ama kimliğim yok, Kürt sorunu benim" açıklamalarına sert bir dille tepki göstererek tarihi açıklamalarda bulundu

17.06.2026 21:15:00
Haber Merkezi
Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!
Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!
Gazeteci yazar Rıza Zelyut, DEM Partili Ahmet Türk'ün yaptığı "Geniş topraklarım var ama kimliğim yok, Kürt sorunu benim" açıklamalarına sert bir dille tepki göstererek tarihi açıklamalarda bulundu.

Zelyut, Ahmet Türk'ün ailesinin sahip olduğu Kasr-ı Kanco konağının ve geniş arazilerin geçmişine değinerek Türk'ün "mağduriyet" söylemlerini eleştirdi.

Gazeteci yazar Rıza Zelyut, Kürt siyasetinin önde gelen isimlerinden Ahmet Türk'ün bölgedeki köklü aile geçmişi ve toprak sahipliği üzerinden yaptığı mağduriyet vurgularını hedef aldı. Sosyal medyada ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran açıklamasında Zelyut, Ahmet Türk'ün dedesinin ve ailesinin sahip olduğu mülklerin kökenine dair ağır ithamlarda bulundu.

"Geniş arazilere el koydu"



Rıza Zelyut, Ahmet Türk'ün Mardin Derik'te bulunan ünlü Kasr-ı Kanco konağı ve çevresindeki geniş arazilerin iddia edildiği gibi adil yollarla edinilmediğini ileri sürdü.

Türk'e doğrudan seslenen Zelyut, "Ahmet bey! Deden Ermenileri keserek şu an oturduğun Kasr-ı Kanco köşküne ve geniş arazilere el koydu" ifadelerini kullandı.

"Benim gibi türklerden bin kat daha fazla yedin"



Cumhuriyet tarihi boyunca Kürt feodal yapısına ve ağalarına müsamaha gösterildiğini savunan Zelyut, Ahmet Türk'ün buna rağmen mağdur rolü oynamasını eleştirdi. Türkiye'deki sıradan vatandaşların ekonomik durumuna atıfta bulunan yazar, "Cumhuriyet Türkiye'si siz, Kürt derebeylerine bir fiske bile vurmadı. Benim gibi Türklerden bin kat daha fazla yedin Türkiye'yi. Yine de mağduru oynuyorsun. Keşke bütün Türkler senin gibi mağdur olsa…" dedi.

"Altyapıyı Barrack amcanız yapıyor"

Açıklamasının son bölümünde konuyu bölgedeki jeopolitik gelişmelere ve bağımsız devlet iddialarına getiren Zelyut, dış güçlerin bölgedeki planlarına dikkat çekti.

Ahmet Türk'ün siyasi çizgisini eleştiren yazar, "Haaa! Derebeyliğim yetmez ben buralarda devlet kuracağım dersen… Onun da altyapısını Barrack amcanız yapıyor. Biraz sabret, fazla ağlarsan oyun anlaşılır…" sözleriyle ABD'nin bölge politikalarına göndermede bulundu ve uyarılarda bulundu

Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi

Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.06.2026 20:10:00 / Güncelleme: 17.06.2026 20:21:09
Haber Merkezi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, mahkeme Gümüşel'in tutukluluk halini sonlandırarak tahliyesine karar verdi.

Türkiye gündemini uzun süre meşgul eden ve Hiranur Vakfı'ndaki çocuk istismarı iddiaları üzerinden yürütülen H.K.G. davasında çok önemli bir son dakika gelişmesi yaşandı. Yerel mahkeme tarafından daha önce hapis cezasına çarptırılan vakıf kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in cezaevindeki tutukluluk hali resmen sona erdi.

Sağlık sorunları gerekçe gösterildi



Cezaevinde kaldığı süreçte ciddi sağlık sorunları yaşadığı ve kilosunun 50'ye kadar düştüğü belirtilen Yusuf Ziya Gümüşel'in avukatlarının yaptığı başvurular neticesinde mahkeme yeni bir karar aldı. Mahkeme heyeti, davanın geri kalan kısmında tutuksuz yargılanmak üzere Gümüşel hakkında adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verdi.

Ev hapsi ve imza yükümlülüğü uygulanacak



Edinilen ilk bilgilere göre, adli kontrol hükümleri kapsamında Gümüşel'e sağlık durumuna da bağlı olarak evde kalma (ev hapsi) ve belirli günlerde imza atma tedbirleri uygulanacak. Yargılama süreci bu şartlar altında devam edecek.

Davanın geçmişi

Kızı H.K.G.'yi küçük yaşta evlendirerek cinsel istismara iştirak ettiği suçlamasıyla yargılanan Yusuf Ziya Gümüşel, yerel mahkemece önce 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış, ardından cezası 19 yıl 9 aya çıkarılmıştı. Yargıtay'ın dosyaya ilişkin bozma kararı vermesinin ardından yargılama süreci yeniden başlamıştı

9 yıllık Halkbank davası düştü

Manhattan Federal Mahkemesi, ABD Adalet Bakanlığı ve Halkbank arasındaki uzlaşıyı onayladı. Yargıç Richard Berman’ın imzasıyla, Türkiye-ABD ilişkilerinin en büyük kriz başlıklarından biri olan tarihi ceza dosyası suç kabulü ve para cezası olmaksızın kesin olarak kapandı

17.06.2026 17:20:00
Haber Merkezi
9 yıllık Halkbank davası düştü
9 yıllık Halkbank davası düştü
ABD'de Türkiye Halk Bankası A.Ş. (Halkbank) aleyhine açılan ve küresel piyasalar ile uluslararası diplomasi gündemini 9 yıldır meşgul eden ceza davasında nihai karar çıktı. Manhattan Federal Mahkemesi Yargıcı Richard Berman, 17 Haziran 2026 Çarşamba günü gerçekleştirilen kritik duruşmada, Halkbank aleyhindeki ceza davasının tamamen düşürülmesini resmen onayladı.

Bu tarihi kararla birlikte, iki ülke ilişkilerinde kronik bir gerilim kaynağı olan dava, bankaya herhangi bir para cezası verilmeden ve suç kabulü yapılmadan "kesin ve nihai olarak" tarihe karıştı.

Süreç nasıl sonuçlandı?

ABD Adalet Bakanlığı ile Halkbank, geçtiğimiz Mart 2026'da ceza davasını kalıcı olarak sonlandıracak bir "Ertelenmiş Kovuşturma Anlaşması" (Deferred Prosecution Agreement - DPA) imzalamıştı. Bu anlaşma kapsamında mahkeme, bankaya uluslararası yaptırım kurallarına tam uyum sağladığını kanıtlaması için 90 günlük bir süre tanımıştı.

Halkbank, bu süreçte küresel denetim devi Ernst & Young şirketini yetkilendirerek uyum politikalarını detaylı bir incelemeden geçirdi. Hazırlanan kapsamlı denetim ve uyum raporunun süresi içinde ABD makamlarına teslim edilmesinin ardından, bankanın taahhütlerine eksiksiz uyduğu belgelendi. Bunun üzerine ABD Adalet Bakanlığı savcıları, davanın tamamen düşürülmesi talebiyle mahkemeye resmi dilekçe sundu. Yargıç Richard Berman, bugünkü duruşmada savcıların bu talebini yerinde bularak davanın düşürülmesi kararını imzaladı.

Halkbank'tan KAP'a "nihai kapanış" açıklaması

Mahkemenin onay kararının ardından Halkbank, durumu Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden kamuoyuna şu sözlerle duyurdu:

"ABD Güney New York Bölge Mahkemesinde bugün gerçekleşen duruşma neticesinde Mahkeme tarafından Bankamızın ABD'deki ceza davasının düşürülmesi onaylanmıştır. Böylece Bankamız hakkında ABD'de yıllardır devam eden ceza davası kesin ve nihai olarak kapanmıştır..."

Banka, faaliyetlerini uluslararası düzenlemelere uygun olarak, güçlü ve kesintisiz sürdüreceğini vurguladı.

New York'tan gelen bu kritik haber, finans piyasalarında doping etkisi yarattı. Kararın hemen ardından HALKB hisse senetleri, davanın resmen düştüğü bilgisinin etkisiyle hızlı bir yükseliş trendine girdi. Analistler, bankanın üzerindeki en büyük hukuki ve finansal belirsizliğin kalkmasının orta ve uzun vadede hisse performansına olumlu yansıyacağını belirtiyor.

9 yıllık krizin geçmişi

2017'de başlayan süreçte Halkbank'a "İran'a yönelik yaptırımların delinmesine aracılık etmek, kara para aklamak ve banka dolandırıcılığı" gibi ciddi suçlamalar yöneltilmişti. Türkiye tarafı davanın siyasi saiklerle açıldığını savunurken, süreç üst mahkemelere kadar taşınmıştı. Nihayetinde, varılan uzlaşı ve mahkeme kararıyla bu karmaşık hukuki süreç, herhangi bir para cezası veya suç kabulü olmaksızın son buldu.

Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.