logo
06 HAZİRAN 2026

Akşener'den Erdoğan'a Sinan Ateş çağrısı

Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Sinan Ateş'in öldürülmesi olayının zanlılarının "kimler tarafından saklandığını" sorarak olayın açığa kavuşana kadar bu soruyu sormaya devam edeceğini söyledi.

01.02.2023 13:21:00
Akşener'den Erdoğan'a Sinan Ateş çağrısı
Akşener'den Erdoğan'a Sinan Ateş çağrısı
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Millet İttifakı'nın kamuoyuyla paylaştığı Ortak Politikalar Mutabakat Metni'ne ilişkin "6 siyasi parti olarak bu zamana kadar iktidarın önümüze yuvarladığı siyasi yün yumaklarıyla değil seçimi kazandıktan sonra neler yapacağımızla ilgilendik. İşte bu çalışma da 14 Mayıs'tan sonra yapacaklarımızın somut planıdır." değerlendirmesinde bulundu.

 

Akşener, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Sinan Ateş'in öldürülmesi olayının zanlılarının "kimler tarafından saklandığını" sorarak olayın açığa kavuşana kadar bu soruyu sormaya devam edeceğini söyledi.

Olaya ilişkin yargı sürecinin baltalandığını ileri süren Akşener, devletin içinde mafya, çete ve uyuşturucu satıcılarının kol gezdiğini, "milletin adamıyım diye böbürlenenlerin milletin canına kastedilirken sessiz kaldığını" iddia etti.

Akşener, "Sayın Erdoğan, emniyetin ve yargının işini yapmasına engel olanları bulmak senin sorumluluğundur. Aksi takdirde bu kan senin de eline bulaşır. Ya bu şehir eşkıyalarını görmezden gelmeye devam edeceksin ya da bu işin sonuna kadar gideceksin. Susanlara inat hakikatin sesini duyurmaktan vazgeçmeyeceğiz." dedi.

Akşener, İYİ Parti olarak Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) sorununa bir sosyal yardım olarak değil, hak kaybının giderilmesi ve nesiller arası adaletin sağlanması olarak baktıklarını söyledi. Bu meselenin nihayet TBMM gündemine taşındığını belirten Akşener, iktidarın her meselede olduğu gibi bunu da bir lütuf gibi sunmaktan geri durmadığını savundu.

EYT sorunu ile ilgili 2018 yılında Meclis'e araştırma önergesi verdiklerini anımsatan Akşener, şunları kaydetti:

"Yetinmedik, EYT'li kardeşlerimizle birlikte çalışıp sürdürülebilir bir çözüm planını da beraber ortaya koyduk. Önergemiz, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi. EYT'li kardeşlerimiz için 'çift dikiş' diyenler, 'seçim kaybetsem bile yapmam' diyenler, 'zaten yapacaktık, zamanının gelmesini bekliyorduk' demeye başladılar. Biz, milletimizin yararına olan her projemizin hayata geçirilmesinden ancak memnuniyet duyarız. Yeter ki doğru düzgün uygulasınlar. Ama gelin görün ki mevcut kanun teklifinde 1999 yılında yürürlüğe giren yasanın zorunlu kıldığı yaş sınırı kaldırılıyor ancak bu sefer de aynı yasanın artırdığı prim ödeme gün sayısı değiştirilmiyor. 'Gönülsüz yenen aş ya karın ağrıtır ya baş' demişler ya. Hemen her konuda olduğu gibi EYT konusunda da yarım yamalak iş yaptılar. Yeni mağdurlar meydana getirmekten çekinmediler. Bu meseleden etkilenen bir başka kesim de sayıları milyonu bulan staj ve çıraklık mağdurlarımız. Onların sorunlarının da bu kanun teklifiyle çözülmesini bekliyorduk. Hak ve adalet bunu gerektiriyor. Seçime kadar gerekeni yaptılar yaptılar, yapmazlarsa kimse merak etmesin 14 Mayıs'tan sonra biz geliyoruz. İYİ Parti iktidarında emeklilik sistemini tümüyle ele alacağız. Adil, sürdürülebilir ve gerçekçi bir sistemi tüm emekçilerimizle buluşturacağız."

- "102 gün sonra bu vizyonsuzluktan kurtulacağız"

Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 11 yıl önce 2023 yılı vizyonunu açıkladığını, açıklamanın "sözde vizyon özde atmasyon" olduğunu ileri sürdü.

Erdoğan'ın bu açıklamayı yaptığında dolar kurunun 1 lira 75 kuruş olduğunu ve bugün o açıklamada hedeflenen 2023 yılına gelindiğini belirten Akşener, bugün doların 18 lira 81 kuruş olduğunu ifade etti. Akşener, "Sadece bu durum bile aslında her şeyi anlatıyor. Geçtim vizyonu, büyük bir çapsızlığın ibretlik eseri tüm görkemiyle karşımızda duruyor. Sayın Erdoğan 'İşsizliği yüzde 5'e çekeceğiz.' demişti ancak gelin görün ki 2023'te bu da yalan oldu. İş aramaktan umudunu kesenleri bile işsiz saymayan TÜİK'in makyajlı rakamlarına rağmen hedefi tutturmayı geçtim işsizliği katladılar. Yaptıklarının hesabını milletimizle birlikte sandıkta soracağız. 102 gün sonra bu vizyonsuzluktan, bu beceriksizlikten, bu vasatlıktan kurtulacağız." diye konuştu.

Akşener, üretim esaslı bir teknolojik dönüşüm yaşayan ülkelerin, ileriye doğru bir sıçrama yaptığını, AK Parti'nin vizyoner yönetim anlayışının Türkiye'yi yarı yolda bıraktığını ileri sürdü.

Duruma şaşırmadıklarını ifade eden Akşener, sıçramayı yapabilmek için işinin ehli, alanında uzman kadrolarla çalışmak gerektiğini, Türkiye'de böyle bir kadronun olmadığını iddia etti.

Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorununun bulunmadığını; zengin, mutlu ve huzurlu bir Türkiye'nin önündeki tek bir engelin "Bay kriz ve ekibi" olduğunu savunan Akşener, şöyle devam etti:

"Nitekim bu yıldızlar karmasının liyakatli yönetiminde rekabet endeksinde 36 OECD ülkesi arasında sonuncu sıradayız. Yüksek teknoloji ürünlerin ihracatında dünyada 38. sıradayız. Küresel piyasalarda yüksek teknoloji ürünlerinin oluşturduğu pazar son 20 yılda toplam pazarın yüzde 35'ine ulaşarak 15 trilyon dolara yükseldi. Ülkemizin payı ise yüzde 3 seviyesinde kaldı. Yani bu oranla Malezya, Polonya, Meksika, Peru gibi ülkelerin bile gerisinde kaldık. Türkiye'nin zenginleşmesi, kaynaklarını, potansiyelini harekete geçirerek mümkündür; üreterek, gencine, kadınına istihdam sağlayarak mümkündür. Bölgemizde, dünyada sözümüz geçsin istiyorsak bundan 20 yıl sonrasını düşünüp adımlarımızı ona göre atmak zorundayız. Milletimizin beklentisi, Türkiye'nin zenginleşmesidir. İYİ Parti, işte bu haklı beklentileri ilk seçimle birlikte hayata geçirecek iradenin ta kendisidir.

Bugün ihracatımızın 255 milyar dolara gelmesi Sayın Erdoğan'ın sayesinde değil Sayın Erdoğan'a rağmen olmuştur. Biz 14 Mayıs'ta sadece sayın Erdoğan'ı emekli etmeyeceğiz aynı zamanda özgür bir Türkiye'nin de önünü açacağız. Hukukun işlediği adil bir Türkiye'nin önünü açacağız. İnişli çıkışlı bir devri kapatıp istikrarlı bir ekonominin temellerini atacağız. Yatırımların önündeki tüm engelleri de hızla 100 gün içinde ortadan kaldıracağız ve Türkiye'yi bir yatırım üssüne çevireceğiz.14 Mayıs, güçlü ve zengin bir Türkiye'nin ilk adımları olacak. 14 Mayıs, özgür ve demokratik bir Türkiye'nin kırılan zincirleri olacak. 14 Mayıs, milletimizin evindeki, ocağındaki, gönlündeki huzurun başlangıcı olacak."

- "Bu mücadele, istibdatın karşısında hürriyetin mücadelesidir"

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, pazartesi günü 6 siyasi parti olarak Ortak Politikalar Mutabakat Metni'ni kamuoyuyla paylaştıklarını anımsattı.

Metnin, çalışanın, yarının kalkınan, zenginleşen ve demokratikleşen Türkiye'si yolunda atılacak adımları tariflediğini, aynı zamanda istibdata karşı hürriyetin sesini savunduğunu söyleyen Akşener, "Ortak Politikalar Metni, yandaşa karşı milletin sesini savunuyor. İsrafa, yolsuzluğa ve yandaş ekonomisine karşı refahta eşitlenen Türkiye'yi savunuyor. Biz 6 siyasi parti olarak bu zamana kadar iktidarın önümüze yuvarladığı siyasi yün yumaklarıyla değil seçimi kazandıktan sonra neler yapacağımızla ilgilendik." dedi.

Metnin 14 Mayıs'tan sonra yapacakları çalışmanın somut planı olduğunu belirten Akşener, "Sayın Erdoğan ve saz arkadaşları giderayak kendilerini dedikodularla, iftiralarla ve hamasetle oyalarken, biz milletimiz, memleketimiz için, insanlarımızın mutlu geleceği ve yoksulluğu nasıl bitireceğimize çalıştık. 85 milyonun huzurla nefes alacağı bir Türkiye'yi nasıl inşa edeceğimize çalıştık. Millet İttifakı, millete rağmen değil milletle beraber yol yürüyecektir. Yani muhalefetin istikametini milletimiz çizecektir. Yani milletin istiklalini yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır." diye konuştu.

Mücadelelerinin "Türkiye sevdalılarının mücadelesi" olduğunu dile getiren Akşener, şunları kaydetti:

"Bu mücadele, Gezi'de sesini duyurmaya çalışanların, en ücra mahallelerde sandık başında sabahlara kadar müşahitlik yapanların, Boğaziçi Üniversitesinde haysiyetini korumaya çalışan akademisyenlerin mücadelesidir. Bu mücadele, baskı altında nefes alamayan gençlerimizin, şiddete, açlığa ve sefalete mahkum edilen çocuklarımızın, AK Parti'li olmadığı için makbul vatandaş kabul edilmeyen milyonların sürekli olarak haksızlığa uğratılan mazlumların mücadelesidir. Bu mücadele öldürülen kadınların, şiddet gören doktorlarımızın, atanamayan öğretmenlerimizin, enflasyon altında ezilen babalarımızın, çocuğuna et yediremeyen annelerimizin mücadelesidir. Bu mücadele, batılın karşısında hakkın mücadelesidir. Bu mücadele haramın karşısında helalin mücadelesidir. Bu mücadele, zulmün karşısında istiklalin mücadelesidir. Bu mücadele, istibdatın karşısında hürriyetin mücadelesidir ve bu kutlu mücadele hiçbir kaprise, hiçbir inada kurban edilemez." AA

Milli devlet ve etnik çeşitlilik

Devletlerin parçalanması için istismar edilen değerlerden biri de etnik farklılıklardır

06.06.2026 00:42:00
Haber Merkezi
Milli devlet ve etnik çeşitlilik
Milli devlet ve etnik çeşitlilik
Devletlerin parçalanması için istismar edilen değerlerden biri de etnik farklılıklardır. İnsan hakları adı altında azınlık hakları kavramı gündem edilerek, etnik farklılıkların kavga unsuru olarak algılanmasına çalışılmaktadır.

Etnik farklılıkların bir kavga sebebi olarak öne sürüldüğü günümüzde, hedef tahtasına konmuş devletlerin iç bünyelerindeki birlik ve beraberlikleri zayıflatılmakta, iç çatışmalara zemin hazırlanmaktadır. Hatta güçlü devletler parçalanarak küçük ve zayıf devletçikler haline getirilmek istenmektedir.

Halbuki "kimlik" kavramı etnik farklılıkların üstünde bir olgudur. Kimlik, milletlerin sahip oldukları inançları, kültürleri, dilleri, tarihleri ile şekillenmektedir.







Örneğin Türk kimliği, bir millet olma ve medeniyet kimliğidir.

Bu millet ve medeniyet çatısı, altında Laz, Kürt, Çerkez, Türk vb birçok etnik özelliği barındırır. Balkanlarda Sırp kökenli olanların Müslüman olanlarına Boşnak denmektedir. Boşnaklar kendilerini ifade ederlerken Türk olduklarını söylerler ki, bu doğrudur…

Zira Türk kimliği, aynı değerleri paylaşan bütün etnik kökenlerin ortak adıdır, ortak kimliğidir.

Bir kimlik etrafında bir ve beraber olan etnik kökenler milletleri oluşturmaktadır.

Türkiye örneği de aslında böyledir. Yıllardan beri ifade ettiğimiz gibi topraklarımızdaki vatandaşlarımızın Türk, Kürt, Laz, Çerkez… gibi etnik çeşitliliği, kardeşliğimizi, birliğimizi bozmamaktadır.







Yıllarca bu vatanda Türk kimliği altında aynı değerlerle yoğrulmuş ve aynı değerleri koruma sevdalısı olan halklar, Türk bünyesini, yani Türk milletini oluşturmuşlardır.

Bu sebeple etnik çeşitlilik, asla bir ayrımcılık sebebi değil, tam tersine bir zenginliktir. Tarihten gelen kültür birliği, siyaset birliği, inanç birliği vs. gibi değerlerle süzülerek gelip medeniyet birliğimizi oluşturan bu çeşitlilik, ayrılık sebebi değil; bilakis güçlü bir bünyenin oluşması demektir. Hepsi aynı kaynaktan beslendikleri için örfleri, adetleri, gelenekleri birdir.

Dili, dini, tarihi, kültürü, gelenekleri, siyaseti, medeniyeti aynı olan bu etnik grupların vücuda getirdiği millet, Türk Milleti olup; bu grupların birinin diğerinden farkı yoktur. Çünkü hepsi, aynı kaynaktan beslenip, zaman içinde aynı maya ile yoğrulup gelmişlerdir.

Bir bünyeyi meydana getiren bu etnik zenginliğimizi tarih boyu aşındırıp yok etmeye çalışanlar; tek vücut halindeki bu bünyeyi oluşturan unsurların dini, dili, kültürü, medeniyeti ile oynayanlar, tarihin hiçbir döneminde başarılı olamamışlardır.







Lozan görüşmelerinde Atatürk, ancak gayrimüslimler azınlıktır ölçüsünü ortaya koyarak, etnik çeşitliliğin bir istismar unsuru olmasına müsaade etmemiş; aksine birlik ve beraberliğimizin dayandığı temellerden olduğunu belirlemiştir.

Ne gariptir ki, globalleşme adı altında ayrı özelliklerdeki devletler, bir araya gelirken; AB projesi adı altında Avrupa kıtası ortak bir kültür etrafında birleşmeye çalışırken; parçalanmak istenen ülkelerde etnik çeşitlilik, azınlık hakları adı altında kavga unsuru haline getirilmeye çalışılmaktadır.

Bir taraftan ortak değerler etrafında farklı milletleri bir araya getirme gayreti, diğer taraftan ortak değerlere sahip milletleri etnik çeşitlilik adı altında parçalama projeleri, globalleşmenin hedeflerini göstermesi açısından manidar bir örnektir.

Milli Devlet, milletini tek bir kimlik etrafında hiçbir ferdine ayrım yapmaksızın bir bütün olarak görmekte, milletin kendi içerisindeki renk farklılıklarını milletin birlik ve berberliğine, kaynaşmasına vesile kılmaktadır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Madenciler haklarını söke söke aldı

Eskişehir'de aylardır hakları için direnen Doruk Madencilik işçileri, kararlı mücadeleleri sonucunda tüm taleplerini kabul ettirerek tarihi bir zafer kazandı

05.06.2026 18:00:00
Haber Merkezi
Madenciler haklarını söke söke aldı
Madenciler haklarını söke söke aldı
Eskişehir Mihalıççık'ta bulunan Doruk Madencilik'te çalışan işçilerin aylardır kararlılıkla sürdürdüğü hak arama mücadelesi zaferle sonuçlandı. Şirketin yasadışı dayatmalarına, baskılarına ve sözlerine karşı yalnızca kendi iradelerine ve emek dayanışmasına güvenen madenciler, tüm haklarını söke söke aldı.

Direniş boyunca yeraltında açlık grevleri yapan, yerüstünde nöbet tutan ve seslerini tüm Türkiye'ye duyuran maden işçileri, gasp edilen kıdem ve ihbar tazminatlarını, yıllık izin ücretlerini, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) farklarını ve yasadışı zorunlu ücretsiz izne çıkarıldıkları döneme ait tüm maaş alacaklarını hesaplarında gördü.

Gelecek haklar da güvence altında

Kazanılan zafer sadece geçmiş alacakların ödenmesiyle sınırlı kalmadı. İşçilerin hak kaybı yaşamaması için sendika, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve şirket yönetimi arasında sıkı bir denetim mekanizması kuruldu. Hesaplamalarda oluşabilecek en ufak eksiklik veya yanlışlık bu mekanizma üzerinden anında düzeltilecek.

Ayrıca Bakanlığın sendikal hak ihlalleri ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına yönelik başlattığı resmi teftiş süreci de devam ediyor. Varılan kesin mutabakata göre, teftiş sonucunda işçiler lehine ortaya çıkabilecek her türlü fazladan hak ve alacak, şirket tarafından hiçbir itiraz öne sürülmeksizin derhal ödenecek.

"Hiçbir söze kanmadık, dayanışmayla kazandık"

Direnişi örgütleyen sendika tarafından yapılan açıklamada, madencilerin bu süreçte gösterdiği çelikten iradeye vurgu yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza, madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık!"

Direniş ateşi Edirne'ye taşınıyor

Doruk Madencilik'te kazanılan bu tarihi zafer, Türkiye genelinde hak mücadelesi veren diğer işçilere de büyük bir umut ve moral oldu. Ankara'daki görüşmeleri yürüten işçi heyeti ve sendika temsilcileri, Eskişehir'deki zaferin ardından hiç vakit kaybetmeden rotayı Edirne'ye çevirdi.

Heyet, Edirne'de sendika öncülüğünde 15 gündür benzer hak gasplarına karşı direnen Özşen Madencilik işçilerine destek vermek ve mücadeleyi büyütmek üzere yola çıktı. Maden işçileri, "Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz" diyerek direniş ateşini Edirne'ye taşıyacaklarını ilan etti.

Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı

Diyarbakır'da iddiaya göre aralarında husumet bulunan ve konuşmak için bir kahvehanede buluşma planlayan taraflardan biri, kendilerini bekleyen aileye kurşun yağdırdı. Olayda 1 kişi hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralandı

05.06.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, Kayapınar ilçesi Peyas Mahallesi'nde bulunan bir kahvehanede meydana geldi. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan iki aile konuşmak için bir kahvehanede buluşma ayarladı. Kahvehaneye giden Çınar ailesi, karşı tarafı beklemeye başladı. Bu sırada telefonla aranan ve kahvehanenin önüne çıkmaları istenen Çınar ailesine, kimlikleri öğrenilemeyen şahıslar tarafından ateş açıldı.

Olayda Sedat Çınar ile kardeşi Mehmet Çınar ve eniştesi A.Y. yaralandı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk kontrolde ağır yaralanan Sedat Çınar'ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Diğer 2 yaralı, ilk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sedat Çınar'ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere morga kaldırılırken, yaralılardan A.Y.'nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili geniş çapta inceleme başlatıldı.

Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi

İzmir'in Çeşme ilçesinde işlenen Can Polat cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan cinayet şüphelisi Serhat Altun ve beraberindeki bir şüpheli adliyeye sevk edildi. Soruşturmanın ana ayağının İstanbul olması nedeniyle dosya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi

05.06.2026 14:14:00
İhlas Haber Ajansı
Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi
Can Polat cinayetinde soruşturma İstanbul'a devredildi
Çeşme ilçesinde meydana gelen Can Polat cinayetiyle ilgili emniyet güçlerinin yürüttüğü çalışmalarda yeni bir gelişme yaşandı. Gözaltında bulunan cinayet şüphelisi Serhat Altun ile olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen diğer şüpheli, emniyetteki sorgu işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında sağlık kontrolüne götürüldü. Hastanedeki sağlık kontrolleri tamamlanan 2 şüpheli, daha sonra adliyeye sevk edildi.

Dosya İstanbul'a gönderildi

Öte yandan, cinayetle ilgili yürütülen çok yönlü soruşturmada önemli bir yetki değişikliği yaşandı. Olayın ana ayağının ve bağlantılarının İstanbul'da bulunması nedeniyle, Çeşme'de başlatılan soruşturmanın bundan sonraki aşamalarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütüleceği öğrenildi. Dosya İstanbul'a gönderilirken, şüphelilerin adliyedeki işlemleri devam ediyor.

Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da yaptığı açıklamada hem siyasi gündeme hem de seçim sürecine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi

05.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız
Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, Trabzon'da bir açıklama yaptı. Özel açıklamasında, "Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhnemiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz" dedi.

Özel, 7 Haziran Pazar günü yapılacak yerel ara seçimlere yönelik ziyaretleri kapsamında Trabzon'a geldi. Özel'i Trabzon Havalimanı'nda partisinin Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ile ilçe başkanları, CHP'li bölge belediye başkanları ve yurttaşlar karşıladı.

Havalimanı çıkışında toplanan yurttaşlara seslenen Özel, CHP'nin değil, seçme seçilme hakkının saldırı altında olduğunu ifade ederek, "Bunun için tarihimizin görülmemiş bir direnişi, bir mücadelesi ve dayanışması için 81 ilimiz de ayakta. Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhnemiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz" diye konuştu.

CHP Genel Merkezi'ne yönelik polis müdahalesinin ardından ilk ziyaretini Trabzon'a yaptığını söyleyen Özel, şunları kaydetti:

"Baba ocağımızdan polis bizi zorla çıkardığında ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni seçilmişlerin elinden alıp atanmışlara verdiğinde, Gazi'nin kurduğu Meclis'e yürüdük, on binler bizle yürüdü. Siz de bu yürüyüşümüze yürekten destek verdiniz. Ankara İl Başkanlığı'nın önünde bayramlaşacağız dedik. Güvenpark'ta görülmemiş bir kalabalıkla yüz binler toplandı. Hep birlikte Anıtkabir'e, Ata'mıza, kurucumuza yürüdük.

Ankara dışında ilk adımlar, pazar günü yapılacak yerel ara seçimler için Gümüşhane'ye, Tokat'a, Çorum'a ve ardından yarınki programımız için Nevşehir'e gideceğiz. Ancak ilk adımlar bu yürüyüş için Trabzon'a nasip oldu. Büyük bir memnuniyetle Trabzon'a geldim. Verdiğiniz destek ve bu tarihi sahip çıkış için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve şunu ifade etmek isterim ki siz bugün tarihin doğru tarafındasınız. Tarihin doğru tarafında olmak için buradasınız. Özgür Özel'in durduğu taraf, Ekrem İmamoğlu'nun durduğu taraf, Mansur Yavaş'ın durduğu taraf tarihin doğru tarafıdır. Biz, seçilmişleriz. Sandığa inananlarız. Türkiye'ye sandığı getirecek olan ve iktidarı değiştirecek olan sizler, tek güvencemizsiniz."

Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova

Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi

04.06.2026 17:18:00
İhlas Haber Ajansı
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ten İzmir semalarında nefes kesen prova
Hava Kuvvetleri Komutanlığının akrobasi timleri Türk Yıldızları ile SOLOTÜRK, İzmir Çiğli'de 6-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetleri Komutanlığının kuruluşunun 115'inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında İzmir'in Çiğli ilçesindeki 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında düzenlenecek Gençlik ve Havacılık Festivali öncesinde Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK prova uçuşu gerçekleştirdi.
Hava Kuvvetlerinin nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinde kritik rol üstlenen 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında 6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek festivalin hazırlıkları sürüyor. Festival kapsamında gösteri uçuşu yapacak Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK ekipleri, Çiğli semalarında prova uçuşu icra etti. Prova uçuşlarında Türk Yıldızları'nın uçaklarında yer alan özel logo da dikkat çekti. Akrobasi timinin 34'üncü kuruluş yılı ile 65 bin uçuş saatine ulaşması dolayısıyla hazırlanan özel çıkartma, gösteri uçaklarına uygulandı. Özel tasarımda Türk Yıldızları'nın yıllar içerisinde ulaştığı tecrübe ve birikime vurgu yapıldı.
Milli Savunma Bakanlığınca düzenlenen festival ile katılımcılara Türk havacılığının geldiği noktayı yakından görme fırsatı sunulması, gençlerin havacılık ve uzay alanlarına olan ilgisinin artırılması, yerli ve milli savunma sanayii ile Türk Hava Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin tanıtılması hedefleniyor. Öğrencilerin aileleriyle birlikte katılımına açık olacak festivalde hava, paraşüt ve paramotor gösterileri, personel kurtarma tatbikatı, statik uçak sergileri, simülatör deneyim alanları, özendirici uçuş faaliyetleri, konserler ve çeşitli kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek. Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden birini ise Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gerçekleştireceği gösteri uçuşları oluşturacak. Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte birçok öğrenci ve velinin ağırlanması bekleniyor.
Türk Yıldızları timi pilotu Binbaşı Kürşat Kömür, Türk Yıldızları olarak Hava Kuvvetlerinin 115'inci kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Kömür, Türk Hava Kuvvetlerinin disiplin cesaret ve kararlılığını en iyi şekilde sergilemeye ve gökyüzünde bayrağı dalgalandırmaya devam edeceklerini vurguladı.
SOLOTÜRK tim lideri Yarbay Murat Bakıcı, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 115'inci kuruluş yıl dönümünü faaliyetleri sebebiyle burada bulunduklarını söyledi.
Bugün prova uçuşlarını icra ettiklerini belirten Bakıcı, kuruluş faaliyetleri kapsamında yapılacak Gençlik ve Havacılık Festivaline öğrenciler ile ailelerini beklediklerini ifade etti.İHA

Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Buca Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 54 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi beklenirken, dijital materyal incelemelerinden çarpıcı detaylar ortaya çıktı

04.06.2026 16:59:00
İhlas Haber Ajansı
Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı
Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Buca Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 54 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi beklenirken, dijital materyal incelemelerinden çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında hak ediş birimindeki bir memurun adına kayıtlı 13 yarış atı olduğu belirlendi. Belediye Başkanı Görkem Duman'a ait 400 bin TL'lik rüşvet dekontu ile bir belediye personelinin 'bankamatik memuru' olduğunu kabul ettiği telefon kayıtları da dosyaya girdi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Buca Belediyesine yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Aralarında mevcut Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, eski belediye başkanları, başkan yardımcıları ve birim müdürlerinin de bulunduğu 54 şüphelinin emniyetteki gözaltı süreci devam ediyor. Yarın İzmir Adliyesine sevk edilmesi beklenen şüphelilerin dijital materyallerinin incelenmesiyle birlikte soruşturmanın boyutu daha da derinleşti.

Belediye memurunun 13 yarış atı varmış
Soruşturma dosyasında yer alan incelemelerde, Buca Belediyesi hak ediş biriminde memur olarak çalışan Bahadır Yılmaz'ın 13 adet yarış atı sahibi olduğu tespit edildi. Memur Yılmaz'ın ayrıca ilçe sınırları içerisinde yapılan iki ayrı inşaat projesi süreciyle ilgili rüşvet aldığı suçlaması da dosyaya yansıyan detaylar arasında yer aldı.

400 bin TL'lik dekont ve bankamatik memuru itirafı
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'ın dijital materyallerinde yapılan incelemelerde ise, CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya'dan belediye personeli ve işleyişle ilgili talimatlar aldığı, dosyada şüpheli sıfatıyla yer alan müteahhit Doğan Sarıkaya'ya ait inşaatlarla alakalı ilgili personelden bilgi edindiği öne sürüldü. Ayrıca Başkan Duman'ın, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Buca Belediyesi Meclis Üyesi Mustafa Genç ile görüşmesinde 400 bin TL para aldığına dair bir dekontun bulunduğu belirlendi. Öte yandan, Buca Belediye Başkanı Asistanı ve Spor Müdürlüğü personeli Yağmur Güçerek'in dijital incelemesinde ise çarpıcı bir telefon görüşmesi kaydı ortaya çıktı. Güçerek'in yaptığı telefon görüşmesinde, işe gitmeden maaş alan ve kamuoyunda 'bankamatik memuru' olarak nitelendirilen durumu kendisi için net bir şekilde kabul ettiği tespit edildi.İHA

Bakan Fidan, Kore Üniversitesi'nde 143. Uluslararası Politika Forumu'nda hitapta bulundu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Seul'de Kore Üniversitesi'nce düzenlenen "143. Uluslararası Politika Forumu"nda hitapta bulundu

04.06.2026 16:41:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Fidan, Kore Üniversitesi'nde 143. Uluslararası Politika Forumu'nda hitapta bulundu
Bakan Fidan, Kore Üniversitesi'nde 143. Uluslararası Politika Forumu'nda hitapta bulundu
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Seul'de Kore Üniversitesi'nce düzenlenen "143. Uluslararası Politika Forumu"nda hitapta bulundu.
Bakan Fidan, Asya turunu sürdürüyor. Bakan Fidan, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Endonezya'dan Güney Kore'ye geçti. Başkent Seul'de Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun ile görüşme gerçekleştiren Bakan Fidan, daha sonra Kore Üniversitesi tarafından düzenlenen "143. Uluslararası Politika Forumu"nda hitapta bulundu.
Asya-Pasifik'e yönelik yoğun diplomasi trafiği
Bakan Fidan'ın Güney Kore ziyareti, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesiyle ilişkilerini güçlendirmeye yönelik diplomatik temaslarının devamı niteliği taşıyor. Fidan, son günlerde bölge ülkelerine yönelik yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Fidan, 2 Haziran'da Singapur'u ziyaret etmiş, 3 Haziran'da ise Endonezya'da temaslarda bulunmuştu. Türkiye'nin "Yeniden Asya Girişimi" kapsamında bölge ülkeleriyle siyasi, ekonomik, ticari ve savunma sanayii alanlarındaki iş birliğini geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürdüğü belirtiliyor.İHA

CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu

04.06.2026 16:30:00 / Güncelleme: 04.06.2026 16:55:04
İhlas Haber Ajansı
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
CHP'de YDK Başkanı Mahir Polat oldu
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Başkanı CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat oldu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), 'mutlak butlan' sonrasında ilk kez toplandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açılışını yaptığı toplantıda, başkanlık oylaması, en yaşlı üye Garip Erdoğan öncülüğünde yapıldı.
1 saat süren toplantıda oy çokluğuyla CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat YDK Başkanı oldu. Başkan Yardımcılığına Ahmet Ersen Özsoy, Genel Sekreterlik görevine ise Sezgin Kaya seçildi.
Kılıçdaroğlu, toplantı çıkışında, 'Haftaya Grup'ta sizi göreceğiz' diyen gazeteciye, 'Umarım, hep beraber' yanıtını verdi.İHA

Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı

İzmir'in Çeşme ilçesinde, kuzeni ve şoförü Can Polat'ın silahlı saldırıda öldürülmesinin ardından ifade veren Engin Polat, cinayetin ardındaki suç örgütü şüphesine dikkat çekti. Polat'ın emniyetteki ifadesinde, yaklaşık 2 yıldır organize suç örgütü tarafından tehdit edildiklerini söylediği ortaya çıktı

04.06.2026 13:51:00 / Güncelleme: 04.06.2026 13:55:27
İhlas Haber Ajansı
Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı
Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı
Olay, dün saat 13.45 sıralarında Çeşme Alaçatı'da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sosyal medya fenomenleri Dilan ve Engin Polat çiftinin tatil amacıyla konakladıkları otelin yan sokağında aniden silah sesleri yükseldi. Engin Polat'ın amcasının oğlu olan ve aynı zamanda çiftin şoförlüğü ile korumalığını üstlenen Can Polat (37), otelden ayrılmak üzere aracına bindiği esnada, S.A. (23) tarafından silahlı saldırıya uğradı.

Kurşunların hedefi olan ve ağır yaralanan Polat, kanlar içerisinde yere yığıldı. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine adrese 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Can Polat, ambulansla hastaneye kaldırıldı ancak burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırının ardından kaçan zanlıyı yakalamak için İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri şüpheli S.A.'yı kısa süre içerisinde kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Şüpheli, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.



"2 yıldır tehdit ediliyoruz"

Alaçatı'da kaldıkları otelin önünde amcasının oğlu Can Polat'ın kurşunların hedefi olmasıyla sarsılan Engin Polat'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Polat'ın, hayatını kaybeden Can Polat'ın amcasının oğlu olduğunu ve yanında şoför olarak çalıştığını belirttiği öğrenildi. Eşi Dilan Polat ile birlikte iki gündür Çeşme'de tatil yaptıklarını belirten Polat'ın, yaklaşık 2 yıldır organize suç örgütünün hedefinde olduklarını ve sürekli tehdit edildiklerini, bu durumla ilgili daha önceden de emniyete giderek resmi ifade verdiklerini anlattığı kaydedildi. Korkunç cinayetin tatil sırasında gerçekleştiğini belirten Polat'ın ayrıca, Çeşme'deki konaklamaları süresince herhangi bir gerginliğe ya da olaya karışmadıklarını, yeni bir tehdit mesajı almadıklarını ve takip edildiklerine dair en ufak bir şüphe sezmediklerini de sözlerine eklediği öğrenildi.

Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürerken, olayla ilgili başlatılan çok yönlü soruşturma devam ediyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.