logo
22 NİSAN 2026


Allah dostunun vasıfları-IV

05.08.2018 00:00:00
(dünden devam...)
Veli, karşısındaki kişiye Allah'ı hatırlatan kişidir. Yani onu gördüğünüzde Allah'ı hatırlıyorsanız o zat gerçek velidir, eğer size Allah'ı hatırlatmıyorsa asla o gerçek veli olamaz.
"Veli görülünce, Allah-ü Teâlâ hatırlanır." (İbn-i Mace, Hakim-i Tirmizi). 
"Evliya o kimselerdir ki, onlar görülünce Allah hatırlanır." (İbn-i Ebi Şeybe, Ebu Nuaym). 
Hak Teâlâ, "Ben anılınca evliyam hatırlanır, onlar anılınca, ben hatırlanırım" buyurdu. (İ. Begavi, Mesabih). 
"Öyle zatlar var ki, Allah'ı hatırlamanın anahtarıdır. Onlar görülünce Allah hatırlanır." (Taberanî). 
"Gördüğünüzde sizlere Allah'ı hatırlatan, konuşması ilminizi artıran, ilmi ahireti düşünmenize yarayanla beraber olun!" (Ebu Ya'la).
Evliyaullahın (Allah dostunun) vasıfları ise birçok kaynakta şöyle bildirilmiştir:
Allah dostunun kerameti olur. Gaybı yalnız evliya değil, melekler ve hatta peygamberler bile bilmez. Ancak Allah-ü Teâlâ, dilerse, herhangi bir kuluna da bildirir. Peygamber Efendimizin gaybı bildiren birçok mucizeleri vardır. Aynı şekilde evliyanın da gaybı bildiren birçok kerametleri görülmüştür.
Evliyaullahın her sözü, her hareketi İslam'a uygundur.
Evliyaullahı gören kimsenin gönlü ona mail olur.
Yanında bulunan kimselerin kalplerinde Allah korkusu ve Allah sevgisi hâsıl olur. Başka şeylerden soğur.
Evliyaullah, ölü kalpleri diriltir. Kalplerdeki pası temizler. Onun yanında duranın günah işleme arzusu yok olmaya başlar.
Evliyaullah bütün kötü huylardan uzaktır. İyi huylarla süslenmiştir. 
Kendisine zulmedeni affeder, darılana iyilik ve ihsanda bulunur. 
Onda mal, mevki ve şöhret hırsı bulunmaz. Tevazu sahibidir. Kendisini kimseden üstün görmez. Hiç kimseyi aşağılamaz. 
Ehline danışarak iş yapar. 
İlim sahibidir, ihlâsla amel eder.
Kimsenin zararını istemez. Herkese merhamet eder, acır. İnsanların saadet ve selameti için çalışır. Bir söz verdiğinde sözünde durur. 
Belalara, sıkıntılara göğüs gerer. 
Nimetlere şükreder.
Çokça ibâdet eder ve çok istiğfarda bulunur. 
İlmiyle âmildirler. Yani bildikleriyle amel ederler.
Evet birçok ayet-i kerimede ve hadis-i şerifte gördüğümüz üzere Cenab-ı Hak dostum dediği evliyasını sayısız vasıf, maddi-manevi nimetlerle donatmış, hem dünya hem ahiret ilmi bahşetmiş ve yaşadıkları dönemde de mü'minlere uyarıcı ve yol gösterici olarak görevlendirmiştir. 
Evliyaullahın gittiği yolun ise İmam Ali kapısına ulaşması muhakkaktır. O halde ilim şehrinin kapısı olan Hz. Ali'ye ulaşmayan hiçbir yol hak değildir. 
Ahir zamanı yaşadığımız ve deccal fitnesinin kol gezdiği günümüzde ise maalesef hakkı bâtıl bâtılı Hak gösteren birçok münafık türemiştir. İnsanlar maalesef inanç zafiyetine düşmüş, gerçek ilimden uzaklaşmış, yolunu kaybetmiş bir vaziyettedir. Peygamber Efendimizin (s.a.v) yolu unutturulmak istenmektedir. Fakat bu kıyamete kadar mümkün olmayacaktır. Çünkü Cenab-ı Hak dinini ve dinini koruyanları koruyacaktır. Fakat imanımızın korunmasından ise bizler mesulüz.
Peki imanımızı korumak için ne yapmalıyız? Kur'an ve canlı Kur'an olan Peygamber Efendimizle yani O'nun ilmiyle yaşamalıyız. İşte ilmin şehri olan Peygamberimize varmak için ise bir kapıya ihtiyaç vardır ve bu Hz. Ali kapısıdır. 
Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde ilmin şehrine açılan kapıyı şöyle tarif etmiştir: "Ben ilmin şehriyim Ali ise kapısıdır. İlmi isteyen kimse kapıdan girmelidir." (Tirmizi, el-Cami'us-Sağir 1/415, Sevaiku'l-Muhrika 73; Tehzibu't-Tehzib 6/320; Müstedrek-i Hâkim 3/126).
Bu hadis-i şeriften anlaşılan; İslam'ın, Kuran'ın ve canlı Kur'an Hz. Hz. Muhammed'in (s.a.v) ilminin şehrine girebilmemizin ancak ve ancak İmam Ali kapısından girmekle mümkün olacağıdır.
Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız yazdığı Ehl-i Beyt külliyatının İmam Ali eserinde buna çok güzel bir şekilde temas etmiştir; "Yüce Allah, âlemlerin Rabbi; Resûlullah ise âlemlere rahmet peygamberdir. Resûlullah (s.a.v.) ilmin ve hikmetin şehri; Hz. Ali ise kapısıdır. Allah'ın koruması ve ismeti altındaki Resûlullah'ın ilim şehrine giden yolların hepsi Ali kapsından geçer. Hak yollar Ali kapısına çıkar. Ali kapısı ise Resûlullah şehrine açılır? Resûlullah'ın şehrinde ise Yüce Allah bulunur, orası tevhid şehridir." (Prof. Dr. Haydar Baş, Hz. İmam Ali, Önsöz). 
İşte bu tevhid şehrine ulaşmamıza vesile olacak kişi ise gerçek mürşid-i kâmildir. Yani Ehl-i Beyt'i yaşayan ve yaşatan, onların hayatını örnek alıp, çevresine örnek gösterdiği hakiki ilim sahibi kişidir.
Rabbim bizleri Resûlullah Efendimizin, Hz. Ali'nin ve dahi Ehl-i Beyt'in yolundan giden gerçek dostuyla bir ve beraber eylesin.
 
Gülsüm Kavak / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.