‘Allah mü'minleri lanetlemez’
İmam Bâkır (a.s.) buyurdu ki: "Ayette, 'Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır' buyuruluyor. Allah mü'minleri lanetlemez"





İblis'in ordularından maksat, onun zürriyetinden gelen şeytanlardır. 'Bizi ancak o günahkârlar saptırdı.' Burada önder edinip, izledikleri, şirklerine tâbi oldukları müşrik önderleri kastediyorlar. Bunlar, Muhammed'in (s.a.v.) kavminden olan insanlardır; aralarında Yahudilerden ve Hıristiyanlardan kimse yoktur. Bunun kanıtı şu ayettir: 'Onlardan önce Nuh kavmi de yalanlamıştı.' 'Eyke halkı da gönderilen resûlleri yalanlamıştı.' 'Lût'un kavmi de yalanlamıştı.'
Allah, Yahudi, Hıristiyan ve onların amel ve sözlerine uyan tüm kavimleri cehenneme koyar. 'Bizi ancak o günahkârlar saptırdı.' Çünkü bizi kendi yolarına çağırdılar, böylece bizi saptırdılar. Allah'ın (Azze ve Celle) onları cehennemin yanında topladıktan sonra onlara söyledikleri şu söz de bunu doğrulamaktadır: 'Sonrakiler, öncekiler için, 'Ey Rabbimiz! Bizi işte bunlar saptırdılar! Onun için onlara ateşten bir kat daha fazla azap ver' derler.' 'Her ümmet girdikçe yollarına lanet edecekler. Hepsi birbiri ardından orada toplanınca.' Bir kısmı diğer bir kısmı ile ilgili olmadığını ilan ederek onlardan teberrî edecektir, bazısı diğer bazısını lanetleyecektir. Bazıları, başlarına gelen bu büyük felaketten kurtulmak ümidiyle diğer bazılarına karşı kanıt ve delille üstünlük kurmayı arzuluyor. Oysa artık sınanmanın, denenmenin ve mazeretlerinin kabul edilmesinin zamanı değildir. Kurtuluş zamanı geride kalmıştır. Bu ve benzeri ayetler Mekke döneminde inmişlerdir. Cehenneme ise müşriklerden başkası girmez.
Allah Azze ve Celle, Muhammed'e (s.a.v.) Mekke'den Medine'ye hicret etme izini verince, İslamî hayatı beş temel üzerine bina etti; bu beş temel şunlardır: Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in (s.a.v.) Allah'ın kulu ve Resûlü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Kâbe'ye hac ziyaretinde bulunmak, Ramazan ayında oruç tutmak. Allah, bu dönemde Peygamberine, hadleri ve miras paylaşımına ilişkin hükümleri indirdi. Allah'ın, (Azze ve Celle) işleyenlere cehennemi zorunlu kıldığı günahların neler olduğunu bildirdi. Adam öldüren kimse ile ilgili hükmü de şöyle dile getirdi: 'Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.' Allah mü'minleri lanetlemez.
Allah Azze ve Celle, başka bir yerde şöyle buyurmuştur: 'Şu muhakkak ki, Allah, kâfirleri rahmetinden kovmuş, onlara çılgın bir ateş hazırlamıştır. Orada ebedî olarak kalacak, ne bir dost ne de bir yardımcı bulacaklardır.' Allah Azze ve Celle, kasten bir mü'mini öldüren kimseyi cehennem azabına çarptırıp gazap ve lanet bakımından kâfirlere dâhil etmişken ve bunların da Allah'ın Kitabında lanete uğrayanlardan olduğunu beyan etmişken, adam öldüren kimselerin durumunun Allah'ın dilemesine kaldığını nasıl söyleyebiliyorlar?"












































































