logo
17 ŞUBAT 2026


Altının gramı 3 bin 410 liradan işlem görüyor

Altının gramı, güne değer kaybıyla başlamasının ardından 3 bin 410 liradan işlem görüyor

26.02.2025 10:19:00
Anadolu Ajansı
Altının gramı 3 bin 410 liradan işlem görüyor
Altının gramı 3 bin 410 liradan işlem görüyor

Dün ons fiyatındaki düşüşe paralel değer kaybeden altının gram fiyatı, günü önceki kapanışa göre yüzde 1,3 azalışla 3 bin 413 liradan tamamladı.

Altının gram fiyatı, yeni güne de değer kaybıyla başlamasının ardından saat 09.40 itibarıyla önceki kapanışına göre yüzde 0,1 düşüşle 3 bin 410 lira düzeyinde bulunuyor.

Aynı dakikalarda çeyrek altın 5 bin 720 liradan, Cumhuriyet altını 22 bin 790 liradan satılırken, altının ons fiyatı, önceki kapanışına göre yüzde 0,1 değer kaybederek 2 bin 910 dolardan işlem görüyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın izlediği politikaların oluşturduğu belirsizlik, küresel ticaret savaşı endişelerini artırarak varlık fiyatları üzerinde etkili olmayı sürdürüyor.

Dünya genelinde enflasyon ve resesyon ikilemi devam ederken, Trump'ın "Önce Amerika" politikası kapsamında attığı adımların küresel ticareti sekteye uğratabileceğine dair endişeler varlığını koruyor.

Trump'ın ABD'nin yakın ticari ilişkileri bulunan ülkelerle tarifeler üzerinden başlattığı ticaret savaşının derinleşebileceğine yönelik kaygılar risk algısının yükselmesine neden oluryor. Makroekonomik verilerden alınan sinyaller de yatırımcıları temkinli davranmaya yönlendiriyor.

Söz konusu gelişmeler tahvil talebinin güçlenmesine neden olurken, son beş iş gününde de gerileyen ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi dün yaklaşık 10 baz puan azalışla yüzde 4,29'a inerek, 12 Aralık'tan bu yana en düşük seviyeye geriledi. ABD'nin 10 yıllık tahvili yeni günde yüzde 4,33'te dengelendi, dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 106,4 seviyesinde bulunuyor.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise Almanya'da GfK tüketici güven endeksi, ABD'de yeni konut satışlarının takip edileceğini dile getirerek, teknik açıdan altının ons fiyatında 2 bin 900 dolar seviyesinin destek, 2 bin 950 dolar seviyesinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş


 
 
Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. 

17.02.2026 00:44:00
Haber Merkezi
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş

Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. Kumar bağımlılığının yaygınlığını sosyal medyada da görmek mümkün.

Dünyada da yaygın

Çok sayıda kişi ailelerinin, arkadaşlarının ve hatta kendilerinin kumar bağımlılığı nedeniyle yaşadıkları sorunları anlatıyor. Peki Türkiye'de kumar bağımlılığı neden bu kadar hızlı artıyor? Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre günümüzde dünyadaki yetişkinlerin yüzde 1.2'sinin 'kumar bozukluğu' olduğu tahmin ediliyor. Yeşilay'ın Eylül 2025'te yayımladığı Türkiye Kumar Raporu'na göre insanların kumar oynamasındaki "en temel unsur para kazanma olasılığı, hayatlarını değiştirebilecek büyük bir ikramiye kazanma hayali." Fakat kumar bağımlılığı bunun tam tersiyle sonuçlanıyor: Birikim kaybı, borçlanma, iflas ve sağlık harcamalarını bile karşılayamaz hale gelme. Kumar bağımlılığı yalnızca bunu yaşayan bireyleri değil, borçlanma ve benzeri nedenlerle aileleri ve çevrelerini de etkiliyor.

Bir aile hastalığı

Yeşilay'ın bağımlılık tedavisi verdiği Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin (YEDAM) Müdür Yardımcısı Klinik Psikolog Mert Şerbetçi bu yüzden buna 'bir aile hastalığı' diyor ve tedavisinde ailenin vereceği desteğin önemli olduğunu söylüyor. Bilim dergisi Lancet, kumarın kamu sağlığına etkisini ölçmek için bir komisyon oluşturdu. Bu komisyonun Kasım 2024'te yayımladığı bir rapora göre dünyada yetişkinlerin yarıya yakını ve 13-19 yaş arası ergenlerin altıda biri kumar oynuyor. Bu grubun "kumar bozukluğu" gösterme oranı yetişkinlerin yaklaşık iki katı.

Kadınlar da oynuyor!

Çocuk ve ergen psikiyatristi Prof. Şaziye Senem Başgül, Türkiye'de kumar bağımlılığının 14-15 yaşa kadar düştüğünü ve en riskli grubun gençler olduğunu söylüyor. Yeşilay verilerine göre kumar oynayanların yüzde 71'i, buna 15-24 yaş arasında başlıyor. Yeşilay'a göre kumar oynayan kadınların sayısı, erkeklerin yaklaşık yarısı kadar. Fakat YEDAM'a kumar bağımlılığı tedavisi için başvuranların yalnızca yüzde 2'si kadın. Yeşilay'ın raporunda bu durum 'önemli bir sorun' olarak niteleniyor. DSÖ'nün paylaştığı endüstri analizine göre küresel kumar sektörünün büyüyerek 2028'de 700 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Bunun büyük bir kısmının düşük ve orta gelirli ülkelerde akıllı telefonların yaygınlaşması sayesinde olacağı öngörülüyor.

Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural


 
 
Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı.

17.02.2026 00:05:00
MURAT ÇORBACI
Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural
Sağlıklı Ramazan için 8 önemli kural

Ramazan'da uzun saatler süren açlığın ardından iftar yemeğinde midemize aniden ve hızlı bir şekilde yükleniyoruz. Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdaları soframızdan eksik etmiyoruz. İftardan kısa bir süre sonra da kendimizi kanepenin üzerinde uzanmış buluyoruz. Oruç tutmak aslında son derece sağlıklı olsa da, yaptığımız bu tür hatalar mide ve bağırsak sistemimize zarar verebiliyor. Mide ağrısı, hazımsızlık, şişkinlik, reflü atakları ve safra sorunları, Ramazan'da en sık görülen sorunları oluşturuyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, Ramazan'da mide problemleri yaşamamak için dikkat etmemiz gereken 3 temel kuralı; "İftarı yavaş ve küçük porsiyonlarla açmak, sahuru mutlaka yapmak, aşırı yağlı, şekerli ve ağır yiyeceklerden kaçınmak" olarak sıralıyor. Prof. Dr. Murat Saruç, kronik hastalığı veya herhangi bir sağlık sorunu olan kişilerin oruca başlamadan önce ilaçların saatlerinin yeniden düzenlenmeleri için mutlaka doktorlarıyla görüşmeleri gerektiğine de vurgu yapıyor.

İşte dikkat edilmesi gerekenler

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, oruç tutarken dikkat etmemiz gereken 8 kuralı anlattı.

1. Sahura mutlaka kalkın: Sahur, kan şekerinin gün boyu dengede kalmasını ve bu sayede insülin düzeyinde yükselme olmamasını sağlıyor.

2. İftara yavaş ve küçük porsiyonlarla başlayın. İftarda orucumuzu 'çorba, su ve hurma' gibi hafif yiyecekler ile açmak, midemizi daha sonra yiyeceğimiz kalorili yiyeceklere hazırlar. Ana yemeğe geçmeden 10-15 dakika beklemek de sindirimi ciddi şekilde rahatlatır.

3. Aşırı yağlı, kızartma türü ve hamur işi gıdalardan kaçının.

4. Tuzlu besinleri sınırlayın. Tuzlu yiyecekler vücuttan su atılımını artırıyor ve susuzluğu şiddetlendiriyor. Bu durum tansiyon düzensizliği, baş ağrısı ve ödemle sonuçlanabilir. Sahurda salam, sucuk ve peynir gibi tuzlu yiyeceklerin fazla tüketilmeleri bu yüzden risklidir.

5. Bir anda fazla su içmeyin. Su tüketimini iftar ile sahur arasına yaymanız gerekiyor. Çay ve kahve ise su yerine geçmez, aksine sıvı kaybını artırabilir.

6. İftardan sonra en az 1.5-2 saat kuralına dikkat! İftardan sonra hemen yatmak, mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırıyor. Bu durum reflü, mide yanması ve boğazda acı su hissine neden olabiliyor. Yemekten sonra en az 1.5-2 saat dik pozisyonda kalmak sindirimi destekler. Özellikle mide problemi olanlar için bu kural oldukça önemlidir.

7. İlaçlarınızın saatlerini gelişigüzel değiştirmeyin.

8. Egzersizi bırakmayın ama zamanını doğru seçin. Tamamen hareketsiz kalmak kabızlık ve kilo artışını tetikliyor. Dolayısıyla, egzersizleri her gün alışkanlık haline getirmek, sağlığımız için çok önemli. Ancak, aç karnına yapılan ağır egzersizler bayılmaya ve kas yıkımına neden olabiliyor. İftardan 1-2 saat sonra yapılan hafif yürüyüşler ise sindirimi hızlandırıyor ve kan şekerini dengeliyor. 

Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz'a erteledi

 

16.02.2026 14:00:00
Anadolu Ajansı
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar
Ekrem İmamoğlu'nun diploma davasında ara karar

Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesince Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, başka suçtan tutuklu Ekrem İmamoğlu ve avukatları katıldı.

Duruşmada, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, bazı milletvekilleri, parti yöneticileri, il ve ilçe belediye başkanları ile çok sayıda izleyici olarak yer aldı.

Jandarma tarafından salona getirilen İmamoğlu izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Bu sırada mahkeme hakimi, görüntü alınmaması için salondakileri uyardı.

Duruşmanın başlangıcında açıklama yapan hakim, "Bir önceki celse İdare Mahkemesinin kararının beklenmesine karar vermiştik. Karar verildi ama dosya henüz kesinleşmedi." diyerek İmamoğlu'na savunmasına ekleyeceği bir şey olup olmadığını sordu.

Söz alan İmamoğlu, bu hafta ramazan ayının başlayacağını dile getirerek, "Ne yazık ki ramazan ayları böyle talihsiz durumlarla ülkemizi yorduğumuz yılları bizlere yaşattı. Halbuki ramazan ayı berekettir. İnsan Yaradan'a sığınır. İnsanların eşitlenmesini hissetmesi adına bir fırsat ayıdır. Ama üzücüdür ki 2019 yılı ramazan ayında seçimi iptal eden zihniyetin 2025 yılı ramazan ayında diplomamı iptal eden zihniyetin yine ramazan aynına denk getirerek yargılanacağımız bir sürecini yaşayacağız. " diye konuştu.

Yargılandığı davaları aktaran İmamoğlu, bütün bunların ana sebebinin korku olduğunu kaydetti.

İmamoğlu, "Beni gidin İstanbul'un her semtinde kurulan pazarlardaki pazarcılara sorun, esnaf lokantalarına, garsonlara sorun. İstanbul'un her caddesine, sokağına sorun. Beni üniversite arkadaşlarıma, köydeki arkadaşlarıma, Kıbrıs'taki arkadaşlarıma sorun. Ben gerçeğim." diye konuştu.

Artık suçun delille kurulmadığını öne süren İmamoğlu, hukuk manşetlerin arasında oluşturulmak istendiğini iddia etti.

İmamoğlu, "Ben çok gerçeğim. Benden her şeyi parçalasınız sahteci çıkmaz. Siz ne yaparsanız yapın bu millet size tokat atacak. Bu dosyanın boş olduğunu, delille ilgisi olmadığını ilk günden beri söylüyorum. Ortada delil yok, sadece kötü niyetle yazılmış senaryolar var." ifadelerini kullandı.

Savunmanın ardından duruşmada görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, "Savunmaya diyeceğimiz yok. İdare Mahkemesine kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulması kamu adına mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirdi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatları ise İdare Mahkemesinin kararının bekletici sebep yapılmamasını talep etti.

Mahkeme, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı davanın reddedilmesine ilişkin kararının kesinleşmesinin beklenmesine, mahkemeye müzekkere yazılarak gerekçeli kararın istenmesine hükmetti.

Haklarında tefrik kararı verilen kişilerle ilgili soruşturmanın akıbetinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sorulmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 6 Temmuz saat 11.00'e erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 18 Eylül 2024'te Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının sahte olduğu iddiasıyla CİMER'e başvuruda bulunulduğu aktarılıyor.

Aynı iddiaya ilişkin 1 Ekim 2024'te savcılığa şikayet dilekçesi sunulduğu belirtilen iddianamede, söz konusu şikayetin ardından soruşturma başlatıldığı kaydediliyor.

İddianamede İmamoğlu'nun Kıbrıs'ta öğrenim gördüğü ve İstanbul Üniversitesine geçiş yaptığı "University College of Northern Cyprus'ın (UCNC)" 1990'da Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı belirtiliyor.

YÖK'ün 1988 ve 1992'deki yazılarında, KKTC'de faaliyet gösteren YÖK kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin tanındığının anlaşıldığı ifade edilen iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak artırıldığı anlatılıyor.

İddianamede, yatay geçiş başvurularında bazı öğrencilerin listeden usulsüz olarak silinerek yine listeye yeni öğrencilerin eklendiği, 3 kişilik kontenjanı bulunan bölüme usulsüz olarak 54 kişinin alındığı kaydediliyor.

İstanbul Üniversitesinin, KKTC'deki eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesinin YÖK tarafından tanınmakta olduğunu bilmesine rağmen İmamoğlu'na ait öğrenci dosyasının incelenmesinde, gerçekte "University College of Northern Cyprus" adlı eğitim kurumuna kayıtlı olduğunun anlaşıldığı belirtilen iddianamede, İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde, öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği ifade ediliyor.

İddianamede, İmamoğlu'nun gerek yatay geçiş işlemleri sırasında gerekse daha sonraki süreçlerde "University College of Northern Cyprus" kurumuyla ilgili durumu açıkça bildiği, buna rağmen kamuoyunda farklı bir algı oluşturacak şekilde hareket ettiği, tüm bu hususların ifade sırasında kendisine sorulduğu ancak şüphelinin söz konusu soruları cevapsız bırakarak açıklama yapmaktan kaçındığının anlaşıldığı kaydediliyor.

"Resmi belgede sahtecilik" suçu zincirleme şekilde işlendi

İddianamede, İmamoğlu'nun "resmi belgede sahtecilik" suçuna iştirak ettiği, hileli bir şekilde aldığı evrakı yüksek lisans amacıyla İstanbul Üniversitesi'ne, askerlik hizmeti amacıyla Milli Savunma Bakanlığına ve Yüksek Seçim Kuruluna sunarak kullandığı ve "resmi belgede sahtecilik" suçunu zincirleme şekilde işlediği aktarılıyor.

İmamoğlu'nun "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi halinde Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53. maddesinde yer alan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi de isteniyor.

Ayrıca iddianamede, İmamoğlu'nun sahte olarak elde ettiği iddia edilen evrakın TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsadere edilmesine karar verilmesi talep ediliyor.

Bu arada, İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı İstanbul 5. İdare Mahkemesine açtığı dava 23 Ocak'ta reddedilmişti. 

Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar

Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olması neyin habercisi? Hakan Fidan görevden alınacak mı? Gazeteci Fatih Ergin değerlendirdi

15.02.2026 18:22:00
Ahmet Turan Yiğit
Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar
Bakan değişiklikleri Bilal Erdoğan için mi yapılıyor, sıradaki isim Hakan Fidan mı? Gazeteci Fatih Ergin'den çok konuşulacak açıklamalar
Kabinede Kritik Değişim Yaşandı. Akın Gürlek Dönemi Ne Anlama Geliyor?
Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında aynı anda yapılan değişiklik siyasetin gündemine oturdu. Bu adım bir "erken seçim sinyali" mi, yoksa devlet içi uyum ve yeni bir siyasi dizaynın başlangıcı mı? Gazeteci Fatih Ergin değerlendirdi.

Gazeteci Fatih Ergin'in konuşmasını izleyin:

O bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz! Emekli Albay Orkun Özeller sert çıktı

Emekli Albay Orkun Özeller, "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" panelinde yaptığı konuşmada, "Biz müsaade etmediğimiz sürece o bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz" ifadesini kullandı

15.02.2026 18:15:00
Ahmet Turan Yiğit
O bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz! Emekli Albay Orkun Özeller sert çıktı
O bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz! Emekli Albay Orkun Özeller sert çıktı
Emekli Albay Orkun Özeller, "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" panelinde yaptığı konuşmada, "Geldiğimiz noktada bu süreci başlatanların elinde hiçbir argüman kalmamıştır. Bunları haklı kılabilecek hiçbir argüman kalmamıştır. Tek dertleri efendilerinden almış oldukları emir gereği veya talimat gereği bebek katilinin bir şekilde, İmralı'dan çıkamaz ama orada bir şekilde özgürce hareket etmesini sağlamaktır. Bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilmiyoruz. Ama bu konuda karar verici mercinin bizler olduğunu biliyoruz. Biz müsaade etmediğimiz sürece o bebek katili kafasını İmralı'dan dışarıya çıkaramaz" ifadesini kullandı.
Kızılcagün Platformu tarafından düzenlenen "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" paneli, Yaşar Kemal Kültür Merkezi İnce Memed Salonu'nda düzenlendi. Panelde emekli Albay Orkun Özeller ve yazar Alican Türk "Açılımın TSK'ya Yansıması ve Sahadaki PKK Gerçekleri" başlığında konuşma yaptı.

Emekli Albay Orkun Özellerin konuşmasını izleyin:

Silahları yakmamışlar!

Şırnak'ın Silopi ilçesinde silah ve mühimmat kaçakçılığına yönelik düzenlenen geniş çaplı operasyonda adeta cephanelik ortaya çıkarıldı

15.02.2026 12:55:00
İhlas Haber Ajansı
Silahları yakmamışlar!
Silahları yakmamışlar!
Şırnak'ın Silopi ilçesinde silah ve mühimmat kaçakçılığına yönelik düzenlenen geniş çaplı operasyonda adeta cephanelik ortaya çıkarıldı. Gözaltına alınan 6 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Şırnak İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ile İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri harekete geçti.



Çiftlikköy köyünde ikamet eden M.Ö., M.Ö., B.Ö., O.Ö., M.Ö. ve A.Ö.'nün Irak'tan yasa dışı yollarla silah ve mühimmat temin ettiği bilgisi üzerine 11 Şubat'ta eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Cephanelik gibi ev



Şüphelilerin ikametlerinde ve dijital materyallerinde yapılan aramalarda 4 el bombası ve 4 gaz el bombası, uzun namlulu makineli tüfek, 2 makineli tüfek mekanizması, 6 keskin nişancı tüfeği şarjörü ve 40 fişek, 3 tabanca ve 4 tabanca şarjörü, 54 ses ve gaz fişeği atabilen tabanca, 39 adet 30 fişek kapasiteli Kalaşnikof şarjörü, çeşitli kapasitede çok sayıda tüfek şarjörü, 3 hücum yeleği, gece görüş dürbünü ve el dürbünü, 41 sikke ve tarihi eser niteliğinde objeler, çeşitli çaplarda 15 bin 467 fişek ele geçirildi.

Operasyonda 6 şüpheli gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları Silopi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!


 
Lösemi, kemik iliğinde kan hücrelerini üreten hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türü. 
 

14.02.2026 21:49:00 / Güncelleme: 14.02.2026 21:54:17
MURAT ÇORBACI
Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!
Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!

Çocukluk çağı kanserlerinin kesin nedeninin henüz tam olarak bilinmediğini ancak vakaların küçük bir bölümünde kalıtsal faktörlerin etkili olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Savaş Kansoy, "Çocuklarda kansızlık, karında şişlik ya da dolgunluk hissi, lenf bezlerinde belirgin şişlik, ciltte kolay oluşan morluklar, iki taraflı burun kanaması, uzun süren ateş ve sık enfeksiyonlar löseminin belirtileri arasında sayılabilir. Bu bulgulara ek olarak kan tahlillerinde beyaz kan hücrelerinde görülen anormal değişiklikler de tanı sürecinde yol gösterici olabilir. Bu şikâyetler farklı hastalıklarda da ortaya çıkabilir ancak uzun sürmesi ya da bir arada görülmesi durumunda ailelerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması kıymetli" dedi.

Geçmeyen halsizlik sıradan bir yorgunluk olmayabilir

Çocuklarda görülen kanser belirtilerinin başka hastalıklarla karıştırılabildiğini ifade eden Kansoy, "Özellikle uzun süren halsizlik çoğu zaman basit bir enfeksiyon ya da kansızlıkla, nedeni açıklanamayan morluklar çarpma veya düşmelerle, sık tekrarlayan enfeksiyonlar bağışıklığın geçici olarak zayıflamasıyla, geçmeyen ateş ise üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilendirilebiliyor. Lenf bezlerindeki şişlikler de genellikle enfeksiyonlara bağlanabiliyor. Her belirti lösemi anlamına gelmez ancak bu şikâyetler uzun sürüyor ya da bir arada görülüyorsa ailelerin durumu göz ardı etmeden bir uzmana başvurması erken tanı açısından büyük önem taşır" dedi.

Lösemi tedavisi uzun ve sabır isteyen bir süreç

Löseminin farklı türleri bulunduğunu açıklayan Kansoy, "Löseminin en sık görülen tipleri akut lenfoblastik, akut miyeloblastik ve kronik miyelositer lösemidir. Tanı, kan tahlilleri ve kemik iliğinden alınan örneklerin incelenmesiyle konur. Hastalığın özelliklerine ve risk durumuna göre tedavi planı belirlenir. Çoğu hastada kemoterapi uygulanır, bazı durumlarda ise kök hücre nakli gündeme gelebilir ve tüm bu tedavi süreci 1-2 yılı kapsayabilir. Bu uzun ve yorucu dönemde hem çocukların hem de ailelerin psikolojik destek alması süreci daha sağlıklı atlatmaları açısından büyük önem taşır" dedi.

Maldivler değil Ölüdeniz


Muğla'nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Ölüdeniz'in bir kısmı turkuaz renge büründü.

14.02.2026 20:59:00
AA
Maldivler değil Ölüdeniz
Maldivler değil Ölüdeniz

Muğla'nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Ölüdeniz'in bir kısmı turkuaz renge büründü. İlçede iki gündür etkili olan kuvvetli yağış, yerini güneşli havaya bıraktı. Kent merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Ölüdeniz'de de suyun rengi değişti.

Güzel havayı fırsat bilen bazı kişiler Kumburnu Plajı'nda denize girdi.
Babadağ'daki pistlerden pilotlar eşliğinde yamaç paraşütü uçuşu yapan macera tutkunları, Ölüdeniz'in eşsiz manzarasını kuş bakışı izledi.

Bazı turistler ise bölgede hatıra fotoğrafı çektirdi. Turkuaza dönüşen denizin rengi dron ile görüntülendi.

Çankırı SGK İl Müdürü hayatını kaybetti


 
 
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Çankırı İl Müdürü Mustafa Yılmaz, 57 yaşında hayatını kaybetti.

14.02.2026 20:53:00
AA
Çankırı SGK İl Müdürü hayatını kaybetti
Çankırı SGK İl Müdürü hayatını kaybetti

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Çankırı İl Müdürü Mustafa Yılmaz, 57 yaşında hayatını kaybetti.

14 Şubat sabah saatlerinde 'klap krizi' sonucu evinde rahatsızlanarak Çankırı Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Yılmaz, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Yılmaz'ın cenazesi, ikindi namazını müteakiben Ahmet Yesevi Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Sarıbaba Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenaze namazına Yılmaz'ın yakınlarının yanı sıra Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, SGK çalışanları ile vatandaşlar katıldı.

Öte yandan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, yaptığı açıklamada, "Sosyal Güvenlik Kurumu Çankırı İl Müdürümüz, kıymetli mesai arkadaşımız Mustafa Yılmaz'ın rahatsızlanarak vefat ettiğini üzüntüyle öğrendim. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve mesai arkadaşlarımıza başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun" ifadesini kullandı.

Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Viyana’da gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’nin kapanışında çarpıcı bir konuşma yaptı

14.02.2026 16:56:00
Ahmet Turan Yiğit
Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür
Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, 7-8 Şubat 2026 tarhinde Avusturya'nın başkenti Viyana'da gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nin kapanışında çarpıcı bir konuşma yaptı. Konuşmasında, modern dünyanın tıkandığı noktaları ve Prof. Dr. Haydar Baş'ın tüm dünyada karşılık bulan çözüm reçetelerini anlatan BTP lideri Baş, kapitalizmin "kıtlık" yalanından yapay zekanın insanlığı köleleştirme riskine kadar pek çok kritik başlıkta dikkat çeken açıklamalar yaptı.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın konuşmasını izlemek için tıklayın:

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.