logo
28 EYLÜL 2026

Araç Değer Kaybı Hesaplama

18.03.2025 14:00:00 / Güncelleme: 18.03.2025 15:00:15
Reklam
 
Araç Değer Kaybı Hesaplama
Araç Değer Kaybı Hesaplama

Araç Değer Kaybı, 2025 yılıyla birlikte araç sahipleri için önemli bir konu haline gelmiştir. Kaza sonrası yaşanan değer kaybının hesaplanması, araç sahiplerinin maddi kayıplarını en aza indirmeleri açısından kritik bir öneme sahiptir. Değer kaybı hesaplama işlemleri, belirli şartlar ve yöntemler çerçevesinde gerçekleştirilir. Bu yazıda, araç değer kaybı ile ilgili güncel bilgiler sunarak, hesaplama süreçlerini detaylı bir şekilde ele alacağız.

Araç Değer Kaybı Hesaplama Talep Başvurusu 2025

Araç değer kaybı, bir aracın kaza sonrasında yaşadığı değer düşüklüğünü ifade eder. Bu değer kaybının hesaplanması için 2025 yılında belirli bir süreç izlenmektedir. Bu süreçte, araç sahiplerinin aşağıdaki adımları takip etmesi gerekmektedir:
● Kaza Tespit Raporu: İlk adım olarak, kazanın olduğu yere ilişkin resmi bir rapor oluşturulmalıdır.
● Ekspertiz Raporu: Araçta meydana gelen hasarın detaylı bir şekilde belirtildiği, bir uzman tarafından hazırlanan ekspertiz raporu gereklidir.
● Talep Başvurusu: Araç sahibi, gerekli belgelerle birlikte ilgili sigorta şirketine ya da mahkemeye başvuru yapmalıdır.

Gerekli Belgeler

Başvuru sırasında aşağıdaki belgelerin hazırlanması önemlidir:
● Kaza tespit raporu
● Ekspertiz raporu
● Araç ruhsatı fotokopisi
● Sigorta poliçesi

Hesaplama Süreci

● Araç değer kaybı, ekspertiz raporunda belirtilen hasarın ardından belirli kriterlere göre hesaplanır.
● Bu hesaplama, aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın büyüklüğü gibi faktörlere bağlıdır.
Sonuç olarak, Araç Değer Kaybı hesaplama talep başvurusu, serinkanlı bir biçimde ve gerekli belgeler eksiksiz olarak hazırlandığında, süreç daha sağlıklı ilerler.

Araç Değer Kaybı Hesaplama Talep Başvurusu 2025

Araç değer kaybı, trafik kazası sonrasında aracın piyasa değerinde meydana gelen düşüşü ifade eder. 2025 yılında, araç sahipleri bu kaybı telafi etmek amacıyla belirli bir süreç izlemelidir. Araç Değer Kaybı talep başvurusu için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:
● Hasar Tespit Raporu: Öncelikle, aracınızın maruz kaldığı hasarları belgeleyen bir rapor almanız gerekmektedir. Bu rapor, değer kaybı başvurunuzun temelini oluşturur.
● Gerekli Belgeler: Başvuru için gerekli belgeler arasında ruhsat fotokopisi, hasar tespit raporu ve fotoğraflar yer almalıdır. Ayrıca, araca ait mevcut sigorta poliçesi de talep edilebilir.
● Başvuru Dilekçesi: Araç Değer Kaybı talep başvurusu için bir dilekçe yazmalısınız. Bu dilekçede, kazanın tarihi, nedeni ve araç bilgilerini ayrıntılı bir şekilde belirtmelisiniz.
● Başvurunun Yapılacağı Kurum: İlgili başvuruları, sigorta şirketinizin hasar masasına veya Yargıtay'a yapmalısınız. Başvurunuzu takiben, sürecin nasıl ilerleyeceği tarafınıza iletilecektir.
Bu süreç, aracınızın piyasa değerindeki azalışın tazmini için kritik öneme sahiptir. Araç Değer Kaybı talep başvurunuzu zamanında yapmak, yaşadığınız kaybın karşılanmasına katkı sağlayacaktır.

Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?

Araç değer kaybı, bir aracın kaza sonrası piyasa değerindeki düşüşü ifade eder. Bu hesaplama, aracın hasar miktarı, yaşı, km durumu ve model gibi birçok faktörü göz önünde bulundurarak yapılır. Araç değer kaybı hesaplama süreci şu adımlarla gerçekleşir:
1. Hasar tespiti: Öncelikle, aracın kaza sonrası aldığı hasar detaylı bir şekilde incelenir.
2. Piyasa değeri belirleme: Araç için mevcut piyasa ortalaması araştırılır. Benzer modeli ve donanımı olan araçların fiyatları dikkate alınır.
3. Yıllık yıpranma oranı: Araçların yaşı ve km durumu doğrultusunda, yıllık yıpranma oranı belirlenir.
4. Değer kaybı oranı: Dijital araçlar veya uzman bilirkişiler aracılığıyla, hasar sonrası değer kaybını hesaplamak için oranlar kullanılır.
Örnek Hesaplama
Aşağıdaki tablo, örnek bir hesaplama için referans sağlar:

Araç Modeli

Hasar

Piyasa Değeri

Değer Kaybı Oranı

Hesaplanan Değer Kaybı

Araba A

10.000 TL

150.000 TL

%15

22.500 TL

Araba B

5.000 TL

100.000 TL

%10

5.000 TL



Sonuç olarak, araç değer kaybı hesaplama işlemi, detaylı bir analiz ve dikkatli bir değerlendirme gerektirir. Bu süreçte profesyonel yardım almak, doğru sonucu elde etmenizi kolaylaştırır. Unutulmamalıdır ki, "Araç Değer Kaybı" hesaplaması, hak kaybına uğramamak adına oldukça önemlidir.

Değer Kaybı Hesaplama 2025

2025 yılı itibariyle araç değer kaybı, çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Araç sahipleri, hasar gören araçlarının değer kaybını hesaplarken dikkat etmesi gereken bazı unsurlar bulunmaktadır. Bu unsurlar arasında:
● Araç Markası ve Modeli: Farklı markaların ve modellerin ara değer kayıpları değişiklik gösterebilir.
● Hasar Durumu: Araçtaki hasar türü (ağır hasar, hafif hasar vb.) değer kaybını doğrudan etkiler.
● Kilometre: Araç kilometresi arttıkça, değer kaybı da artış gösterebilir.
● Yaş: Araç yaşı, değer kaybı hesaplamalarında önemli bir faktördür.
Aşağıdaki tablo, genel bir kıyaslama sunmaktadır:

Araç Durumu

Değer Kaybı Oranı (%)

Hafif Hasar

%10

Orta Hasar

%20

Ağır Hasar

%30

Pert Durumu

%50



Araç değer kaybı hesaplaması, uzman kişiler tarafından yapılmalıdır. 2025 yılında geçerli olan yeni hesaplama yöntemleri, zararın yanı sıra aracın durumu ve kullanılan parçaların orijinalliğini de göz önünde bulundurur. Araç sahiplerinin bu konularda bilgi sahibi olması, haklarını savunmaları açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle, Araç Değer Kaybı hesabı yaparken doğru bilgileri toplayarak hareket etmek gereklidir.

Araç Değer Kaybı Alınamayacak Araçlar

Araç değer kaybı, hasar görmüş bir aracın piyasa değerinin düşmesini ifade eder. Ancak, bazı araçlar için değer kaybı talep edilemeyecek durumlar mevcuttur. Bu durumlar genellikle aracın durumu ve özelliklerine bağlıdır. Aşağıda, Araç Değer Kaybı alınamayacak araç türlerini sıraladık:
● Trafik İhlali Olan Araçlar: Eğer bir araç, trafik kurallarını ihlal ederek hasar aldıysa, değer kaybı talep edilemez.
● Onarıma Tabi Olmayan Araçlar: Ayrıca, ağır bir hasar almış ve onarıma tabi olmayan araçlarda da değer kaybı talep edilemez.
● Yapı İzinli Araçlar: Araçların üretiminden sonra yapılmış mühendislik değişiklikleri, değer kaybını etkileyebilir. Örneğin, araçta önemli modifikasyonlar yapıldıysa bu durum değer kaybını engelleyebilir.
● Kasko Poliçesi Bulunan Araçlar: Kasko poliçesi ile korunan araçlarda, poliçe koşulları gereği değer kaybı talep edilemiyor olabilir.
Bu nedenle, bir aracın değer kaybına ilişkin başvuru yapmadan önce yukarıda belirtilen şartların göz önünde bulundurulması önemlidir. Böylece potansiyel kayıp önlenmiş olur ve başvuru süreci daha sağlıklı bir şekilde yürütülür.

Yeni Araç Değer Kaybı Hesaplama Formülü 2025

2025 yılı itibarıyla, Araç Değer Kaybı hesaplama formülü bazı değişiklikler göstermiştir. Araç sahiplerinin, kaza sonrası değer kayıplarını doğru bir şekilde değerlendirebilmeleri için şu noktaları göz önünde bulundurması gerekmektedir:
Araç Değer Kaybı Hesaplama Aşamaları
1. Aracın İlk Değeri: Araç alındığı fiyat üzerinden hesaplanır.
2. Hasar Tutarı: Araçta meydana gelen hasarların toplam maliyeti.
3. Araç Değer Kaybı Oranı: Hasar sonrası değer kaybının toplam değerine oranı.

Hesaplama Formülü

Yeni formül, aşağıdaki gibi tanımlanabilir:
[ text{Araç Değer Kaybı} = left( text{İlk Değer} - text{Hasar Tutarı} right) times text{Değer Kaybı Oranı} ]
Değer Kaybı Oranı
● 0-3 yaşındaki araçlar: %20
● 4-6 yaşındaki araçlar: %30
● 7 yaş ve üzeri araçlar: %40

Örnek Hesaplama

Araç İlk Değeri

Hasar Tutarı

Değer Kaybı Oranı

Araç Değer Kaybı

150.000 TL

50.000 TL

%30

30.000 TL


Bu hesaba göre, 150.000 TL değerindeki bir aracın 50.000 TL hasar alması sonucu Araç Değer Kaybı 30.000 TL olacaktır. Bu hesaplamalar, aracın piyasa değerini etkilemekte ve doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Yeni Araç Değer Kaybı Hesaplama Formülü 2025

2025 yılında Araç Değer Kaybı hesaplama yöntemleri, belirli formüller ve kriterler çerçevesinde düzenlenmiştir. Bu formül, aracın hasar durumu, yaşı, kilometre durumu ve piyasa değerini göz önünde bulundurarak hesaplanmaktadır.
Aşağıda, Araç Değer Kaybı hesaplamasında kullanılan temel öğeleri bulabilirsiniz:
● Hasar Maliyeti: Aracın onarım masrafları.
● Piyasa Büyüklüğü: Aracın ikinci el piyasasındaki güncel değeri.
● Kilometre: Aracın toplam kat ettiği mesafe.
● Yaş: Aracın yaşı, genellikle model yılı ile belirlenir.

Hesaplama Formülü

Araç değer kaybı hesaplamasında kullanılan temel formül şu şekildedir:
[ text{Değer Kaybı} = left( text{Hasar Maliyeti} times text{Piyasa Değeri} right) / 100 ]

Örnek Hesaplama

Hasar Maliyeti (TL)

Piyasa Değeri (TL)

Değer Kaybı (TL)

10,000

100,000

10,000 / 100 => 100


Bu formül üzerine yapılan hesaplamalar aracın gerçek değer kaybını yansıtmakta ve araç sahiplerinin haklarını korumaktadır. Sonuç olarak, Araç Değer Kaybı hesaplama formülü ve faktörleri 2025 yılında dikkatlice değerlendirilmelidir.

Araç Değer Kaybı Km Sınırı 2025

Araç Değer Kaybı hesaplamalarında, aracın kilometre sınırı önemli bir faktördür. 2025 yılı itibarıyla, Araç Değer Kaybı hesaplamalarında dikkate alınacak kilometre sınırları belirlenmiştir. Bu sınırlar aracın değer kaybını doğrudan etkileyebilmektedir. İşte dikkate alınması gereken noktalar:
● Kilometre Sınırı: Genellikle 100.000 km sınırı, birçok sigorta ve hukuk bürosu tarafından araç değer kaybı hesaplamalarında standart bir limit olarak kullanılmaktadır.
● Araç Yaşı: Araç yaşı da kilometre sınırlamalarını etkileyebilir. Daha eski araçlarda, yüksek kilometre, değer kaybını artırabilir.
● Hasar Durumu: Eğer araç ağır hasar almışsa, kilometre koşulu daha az önemli hale gelebilir. Bu durumda, hasar durumu ana etken olur.
Tablo halinde bir özet yapacak olursak:

Araç Yaşı (Yıl)

Kilometre Sınırı (km)

Etki Durumu

0-5

100.000

Normal değer kaybı

6-10

150.000

Değer kaybı artabilir

11 ve üzeri

200.000

Değer kaybı artış riski


Sonuç olarak, Araç Değer Kaybı hesaplamalarında kilometre sınırı dikkate alınmalı, araçların durumu ve yaşı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bilgiler ışığında, araç sahipleri haklarını daha iyi savunabilir ve olası değer kaybı tazminatlarını talep edebilirler.

Araç Değer Kaybı Km Sınırı 2025

Araç değer kaybı, bir aracın kazadan sonra piyasa değerindeki düşüşü ifade eder. 2025 yılı itibarıyla, araç değer kaybı hesaplamalarında kilometre sınırları önemli bir rol oynamaktadır. Genel olarak, km sınırları belirli kriterlere göre şekillenmektedir.

Araç Değer Kaybı ve Kilometre İlişkisi:

● Kilometre Sınırı: Genelde bir aracın 100.000 km'ye kadar olan kullanımları değer kaybı hesaplamasında daha az önem taşır. Ancak bu sınır aşılırsa, değer kaybı etkisi artış göstermektedir.
● Araç Yaşı ve Hasar Durumu: 2025 yılında, araç yaşı ve hasar durumu da değerlidir. Örneğin;
○ 0-5 yaş arasındaki araçların değer kaybı hesaplamasında km sınırı daha cömertti.
○ 5 yaş üstü araçlarda ise km sınırı daha düşük tutulmaktadır.

Kilometre Bazında Değer Kaybı Hesaplama:

Araç Yaşı

Kilometre Sınırı

Değer Kaybı Oranı

0-2 yıl

100.000 km

%10

3-5 yıl

80.000 km

%15

6-10 yıl

50.000 km

%20

10+ yıl

30.000 km

%30



Sonuç olarak, araç sahipleri, Araç Değer Kaybı hesaplamalarına yönelik km sınırlarını dikkate almalı ve aracın durumunu giderek ayrıntılı bir biçimde değerlendirmelidir. Bu sayede, doğru bir tazminat talebinde bulunma şansını artırabilirler.

Araç Değer Kaybı Bilirkişi Raporu

Araç değer kaybının belirlenmesi sürecinde, bilirkişi raporu önemli bir rol oynar. Bu rapor, aracın kaza sonrası değeri ile ilgili profesyonel bir değerlendirme sunar. Bilirkişiler, hasarın boyutunu ve aracın piyasadaki değerini analiz ederek, kesin ve güvenilir sonuçlar ortaya koyarlar.
Bilirkişi raporu hazırlanırken dikkate alınan unsurlar şunlardır:
● Kaza Detayları: Kaza süreci, hasar türü ve gerçekleşen işlemler.
● Piyasa Değeri: Aracın ikinci el piyasa değeri, benzer araçlar ile karşılaştırılarak belirlenir.
● Hasar Durumu: Aracın mevcut durumu, onarım geçmişi ve hasar kaydı.
● Kullanım Durumu: Aracın km bilgisi, yaş ve bakıma dair özel detaylar.
Bilirkişi raporu ile hesaplanan araç değer kaybı, genellikle sigorta şirketleri ve diğer ilgili taraflar için bir dayanak noktası oluşturur. Raporun içeriği, tazminat taleplerinde önemli bir belgede kilit nokta olarak kullanılır.
Sonuç olarak, Araç Değer Kaybı belirleme sürecinde bilirkişi raporları, adil ve doğru bir değerlendirme sağlamak için kritik bir unsurdur. Hem aracın gerçekçi değerini belirlemede hem de tazminat taleplerinde etkili bir araç oluşturur.

Araç Değer Kaybı Bilirkişi Raporu

Araç değer kaybı, bir kaza sonrası aracın piyasa değerinde meydana gelen azalmayı ifade eder. Bu kaybın doğru bir şekilde hesaplanabilmesi için bilirkişi raporu oldukça önemlidir. Bilirkişi raporu, uzman kişiler tarafından aracın hasar durumu, onarım süreci ve piyasa değeri göz önünde bulundurularak hazırlanır.
Bilirkişi raporu, aşağıdaki unsurları içerir:
● Araç Bilgileri: Marka, model, yaş, kilometre bilgileri.
● Hasar Tespit: Kazanın kapsamı ve aracın aldığı hasarların detayları.
● Onarım Durumu: Aracın onarıldıktan sonraki durumu ve onarım kalitesi.
● Piyasa Değeri: İlgili araçların piyasa değerleri üzerinden yapılan değerlendirmeler.
Rapor, Araç Değer Kaybı tazminatı talep süreçlerinde önemli bir belge olarak kullanılır. Ayrıca, sigorta şirketleri ve mahkemeler tarafından basit ve net bir değerlendirme sağlar.
Özellikle, bilirkişi raporunun geçerliliği ve güvenilirliği, tazminat sürecinde büyük rol oynar. Bu nedenle, raporun hazırlanması için doğru ve deneyimli bir bilirkişi ile çalışmak önemlidir. Unutulmamalıdır ki, her araç için bilirkişi raporunun içeriği farklılık gösterebilir.

Araç Değer Kaybı Bilirkişi Raporu

Araç değer kaybı, bir kaza sonucu aracın piyasa değerinin düşmesidir. Bu düşüşü belirlemek için bilirkişi raporu önemli bir rol oynar. Bilirkişi raporu, uzman bir kişinin aracı inceleyerek oluşturduğu ve aracın değer kaybını hesapladığı resmi bir belgedir.
Bilirkişi raporu, aşağıdaki adımları içermektedir:
● Aracın Değeri: Kazadan önceki piyasa değeri.
● Hasar Tespit: Aracın kazadan kaynaklanan hasarlarının detaylı belirlenmesi.
● Onarım Maliyetleri: Yapılan onarımın maliyetinin hesaplanması.
● Değer Kaybı Hesaplaması: Belirlenen değer kaybının ortaya konması.
Bilirkişi raporu, aşağıdaki durumlarda büyük önem taşır:
● Sigorta Başvuruları: Sigorta şirketleri, değer kaybı taleplerini bu raporla değerlendirir.
● Mahkeme Süreçleri: Herhangi bir hukuki süreçte delil olarak sunulabilir.
Ayrıca, bilirkişi raporunun geçerliliği ve güvenilirliği, uzman kişinin deneyimine ve raporun hazırlanma sürecine bağlıdır. Dolayısıyla, düzgün bir değerlendirme yapmak için yeterli bilgi ve deneyime sahip bir bilirkişi ile çalışmak, araç değer kaybı hesaplamasında kritik öneme sahiptir.

Araç Değer Kaybı Bilirkişi Raporu

Araç değer kaybı, kazalar sonrasında ortaya çıkan bir durumdur ve bu kaybın tespiti için bilirkişi raporu büyük bir öneme sahiptir. Bilirkişi raporu, uzman kişiler tarafından hazırlanan resmi bir belgedir ve araç değer kaybını etkileyen birkaç temel unsuru içermektedir. Bu rapor, hasarın boyutunu ve aracın önceki piyasa değerini dikkate alarak oluşturulur.
Bilirkişi raporunun hazırlanmasında aşağıdaki faktörler göz önünde bulundurulur:
● Hasar Tespiti: Araçtaki fiziksel hasarların detaylı analizi yapılır.
● Piyasa Değeri: Araç, hasar öncesinde hangi değere sahipti, bu değerlendirilir.
● Onarım Sonrası Değer: Hasar onarıldıktan sonraki muhtemel piyasa değeri belirlenir.
● Piyasa Koşulları: İlgili piyasanın mevcut durumu ve talep koşulları göz önünde bulundurulur.
Bilirkişi raporu, Araç Değer Kaybı talebinin kabul edilmesi veya reddedilmesinde önemli bir kriterdir. Raporun içeriği doğrultusunda, sigorta şirketleri ve ilgili mahkemeler, araç sahibinin kaybını tazmin etmek için karar verir. Dolayısıyla, raporun doğru ve detaylı bir şekilde hazırlanması, hak kaybını önlemek adına esastır.
Araç Değer Kaybı Bilirkişi Raporu
Araç değer kaybı, bir aracın kaza sonrasında tekrar eski değerine geri dönmemesi durumu olarak tanımlanır. Bu süreçte, bilirkişi raporu, araç sahipleri için kritik bir öneme sahiptir. Bilirkişi raporu, aşağıdaki durumları netleştirir:
● Aracın Değeri: Kaza öncesi ve sonrası değer analizi.
● Hasar Durumu: Aracın hangi kısımlarının hasar gördüğü ve bu hasarların onarım maliyetleri.
● Piyasa Koşulları: Araç değer kaybını etkileyen piyasa faktörleri.
Bilirkişi Raporunun Özellikleri
Bilirkişi raporu, uzman kişiler tarafından hazırlanır ve şu unsurları içerir:
● Görüş ve Değerlendirme: Araç uzmanı, hasar durumunu ve onarım sürecinin ne ölçüde değer kaybına yol açtığını değerlendirir.
● Bilirkişi Tanımı: Raporu hazırlayan kişinin uzmanlık alanı ve deneyimi.
● Belirtilen Değer Kaybı Tutarı: Araç değer kaybı ile ilgili hesaplanan net tutar.
Bilirkişi raporu, araç sahiplerine, araç değer kaybı talep başvurusu sırasında önemli bir destek sunar. Bu rapor, aynı zamanda sigorta şirketleri ile yaşanabilecek anlaşmazlıklarda da aracın gerçek değerinin belirlenmesine yardımcı olur. Kısacası, Araç Değer Kaybı konusunda bilirkişi raporu, adaletin sağlanmasında oldukça önemli bir belgedir.

Değer Kaybı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Araç Değer Kaybı, birçok araç sahibinin karşılaştığı karmaşık bir durumdur. Bu bağlamda, sıkça sorulan bazı soruları aşağıda derledik:
● Araç Değer Kaybı nedir? Araç Değer Kaybı, bir aracın kaza veya hasar sonrası piyasa değerinin düşmesidir. Bu değer kaybı, aracın hasar görmesiyle birlikte oluşan olumsuz etkilerden kaynaklanır.
● Araç Değer Kaybı nasıl hesaplanır? Araç Değer Kaybı hesaplaması, aracın önceden ve sonrasında sahip olduğu değerlerin karşılaştırması ile yapılır. Hasar durumu, aracın yaşı ve kilometresi de bu hesaplamada göz önünde bulundurulur.
● Bütün araçlar değer kaybı talep edebilir mi? Hayır, bazı araçlar, özellikle ağır hasar kayıtlı veya pert durumda olan araçlar, Araç Değer Kaybı talep edemez.
● Değer kaybı için ne kadar zaman tanınır? Araç Değer Kaybı başvurusu genellikle hasar tarihinden itibaren belirli bir süre içinde yapılmalıdır. Bu süre, ülkeden ülkeye değişiklik gösterebilir.
● Araç Değer Kaybı başvurusu nasıl yapılır? Araç sahipleri, sigorta şirketlerine veya ilgili uzmanlık kuruluşlarına başvurarak değer kaybı talep edebilirler.
Bu bilgiler, Araç Değer Kaybı hakkında daha net bir anlayış kazanmanıza yardımcı olabilir. Her durumda, detaylı bilgi için uzmanlarla görüşmekte fayda vardır.

Araç Değer Kaybı Kaç Günde Sonuçlanır

Araç değer kaybı, bir araçta meydana gelen hasarın ardından, aracın piyasa değerindeki düşüşü ifade eder. Bu durum, araç sahipleri için önemli bir maddi kayba yol açabilir. Özellikle hasar gören araçların sahiplerinin, bu kaybı tazmin edebilmek amacıyla başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Peki, araç değer kaybı başvuruları ne kadar sürede sonuçlanır? İşte temel bilgiler:
● Başvuru Süreci: Araç değer kaybı başvurusunu tamamladıktan sonra, sürecin başlaması için gerekli belgeleri eksiksiz sunmalısınız.
● Değerlendirme Süresi: Başvurular genellikle 15-30 gün içinde değerlendirilir. Ancak, ek bilgi veya belgeler talep edilmesi durumunda bu süre uzayabilir.
● Bilirkişi Raporu: Bazı durumlarda, bilirkişi raporunun alınması gerekebilir. Bu raporun hazırlanması ek zaman alır ve başvuru sonucunu da etkileyebilir.
Ayrıca, araç değer kaybı ile ilgili bir diğer önemli nokta da, hızlı sonuçlanma istekleridir. Bazı sigorta şirketleri, belirli bir süre içinde yanıt vermeyi taahhüt edebilir. Genel olarak, araç değer kaybı başvurularının sonuçlanma süresi, 20-45 gün arasında değişiklik göstermektedir.
Unutulmamalıdır ki, süreç baştan sona belgelerle desteklenmeli ve takip edilmelidir. Bu sayede, Araç Değer Kaybı tazminatınızı almanız daha hızlı ve sorunsuz olur.

Araç Değer Kaybı Şartları 2025

Araç değer kaybı, kazaların ardından araçların piyasa değerinde meydana gelen azalmayı ifade eder. Bu durum, mülk sahipleri açısından önemli bir finansal kayıp oluşturabilir. 2025 yılı itibarıyla Araç Değer Kaybı almak için bazı şartlar geçerlidir:
● Kaza Olması: Araç, trafikte bir kaza geçirmiş olmalıdır. Kazanın, aracın biçimsel bütünlüğünü etkilemesi önemli bir faktördür.
● Onarım Süreci: Araç, kazadan sonra belirli bir onarım sürecine tabi tutulmuş olmalıdır. Onarımlar, aracın orijinal durumuna göre değerlendirilir.
● Bilirkişi Raporu: Araç değer kaybının hesaplanabilmesi için bir bilirkişi raporu talep edilmelidir. Bu rapor, hasarın kapsamını belirler ve değer kaybını ortaya koyar.
● Hasar Belgesi: Kazanın ardından, ilgili sigorta şirketi tarafından verilen hasar belgesi gereklidir. Bu belge, tazminat süreçlerinde önemli bir rol oynar.
● Aracın Yaşı ve Kilometresi: Araç yaşı ve kilometresi, değerlendirme kriterleri arasında yer alır. Genellikle, 15 yaşından küçük ve 100.000 km'nin altında olan araçlar daha çok değer kaybına uğramaktadır.
Bu şartları taşıyan araç sahipleri, Araç Değer Kaybı talep edebilir ve gerekli işlemleri başlatabilir.

Araç Değer Kaybı Şartları 2025

Araç değer kaybı, birçok faktöre bağlı olarak değişkenlik gösteren karmaşık bir süreçtir. 2025 yılında araç sahiplerinin dikkat etmesi gereken belirli şartlar bulunmaktadır. Bu şartlar, araç değer kaybı hesaplamalarının doğruluğunu ve geçerliliğini etkilemektedir. Aşağıda, 2025 yılı için geçerli olan araç değer kaybı şartlarını bulabilirsiniz:
● Hasar Durumu: Araç, kaza sonucu ciddi hasar görmüş olmalıdır. Hasarın onarılması, aracın değerini düşürmekte önemli bir rol oynar.
● Yaş Sınırı: Genellikle, aracın yaşı 10 yıldan fazla olmamalıdır. Daha eski araçlarda değer kaybı hesaplaması yapmak zorlaşabilir.
● Kilometre Limitleri: Araç, belirli bir kilometre sınırının altında olmalıdır. Genellikle 100.000 km altında araç değer kaybı hesaplaması yapılır.
● Bilinirlik ve Geçerlilik: Araçtaki hasarın, sigorta şirketi veya bilirkişi tarafından belgelenmiş olması gerekmektedir. Hasar kaydı, hesaplamalar için kritik öneme sahiptir.
Bu şartları göz önünde bulundurarak, Araç Değer Kaybı hesaplama süreci daha sağlıklı ve güvenilir sonuçlar verecektir. Unutulmamalıdır ki, her aracın durumu farklı olduğu için, profesyonel destek almak her zaman faydalı olacaktır.

Araç Pert Değeri Hesaplama 2025

Araç pert değeri, bir aracın hasar görmesi durumunda, onarımlarının maliyetinin aracın piyasa değerini aşması durumunda belirlenir. Bu durumda, aracın teknik olarak işlevsel olsa bile, ekonomik olarak onarılması mantıklı bulunmaz. İşte 2025 yılı için araç pert değeri hesaplamasında dikkate alınması gereken temel unsurlar:
● Araç Modeli ve Yılı: Farklı modeller ve yıllar, aracın piyasa değerinde büyük farklılıklar yaratır.
● Hasar Durumu: Aracın ne kadar hasar gördüğü ve bu hasarların onarım maliyetinin ne kadar olduğu önemlidir.
● Piyasa Koşulları: Güncel piyasa koşulları, benzer araçların satış fiyatları ile karşılaştırmaları etkiler.
Aşağıdaki tablo, araç pert değerinin hesaplanmasında dikkate alınacak faktörleri göstermektedir:

Faktör

Açıklama

Model Yılı

Aracın üretim yılı önemlidir. Genellikle yeni araçlar daha yüksek değere sahiptir.

Hasar Maliyeti

Onarım için gereken toplam maliyet, aracın değerinin aşağı çekilmesine neden olur.

Piyasa Değeri

Aracın benzer modellerle karşılaştırmalı olarak piyasa değeri hesaplanır.



Araç Değer Kaybı, pert değer hesaplamalarına doğrudan etki eden önemli bir bileşendir. Dolayısıyla, araç sahipleri için bu hesaplamalar, finansal anlamda kayıplarını minimize etme şansı sunar. Özetle, 2025 yılında araç pert değeri hesaplamalarında dikkatli bir analiz ve doğru karşılaştırma yapmak, aracın değer kaybını anlamada oldukça kritiktir.

Araç Değer Kaybı Kaç Günde Sonuçlanır

Araç değer kaybı, araç kazaları sonrası sahip olduğunuz aracın piyasa değerinin düşmesiyle ilgili bir konudur. Bu nedenle, kazadan sonra araç değer kaybı talebinin ne kadar sürede sonuçlanacağı önemlidir.
Araç Değer Kaybı talebinin sonuçlanma süreci aşağıdaki gibi aşamalardan oluşur:
● Başvuru Süreci: Araç değer kaybı başvurusu, kaza sonrası gerekli belgelerle birlikte en kısa sürede yapılmalıdır. Başvurunun detaylı ve eksiksiz olması, sürecin hızlandırılması açısından önemlidir.
● Bilirkişi Değerlendirmesi: Başvurunun ardından, bilirkişi raporu hazırlanması gerekiyor. Bu aşama, genellikle 5-10 iş günü arasında değişmektedir.
● Karar Süreci: Bilirkişi raporu sonrası, sigorta şirketi talep sahibine veya aracın sigorta ettirenine bir karar verir. Bu süreç de yaklaşık 7-14 iş günü sürebilmektedir.
Özetle, araç değer kaybı talebinizin sonuçlanma süresi toplamda 2-4 hafta arasında değişiklik göstermektedir. Ancak, süreç belirli koşullara ve belgelerin gerekliliğine bağlı olarak farklılık gösterebilir. Araç sahipleri, bu süre zarfında ilgili kurumlarla iletişimde kalarak süreçlerini hızlandırabilirler. Unutulmamalıdır ki, Araç Değer Kaybı hesaplama süreci titizlik gerektiren bir işlemdir ve doğru adımlar atılmalıdır.


Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi

28.09.2026 10:08:00
Haber Merkezi
 
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı herkesin merak ettiği soruyu sordu
Fatih Altaylı, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa iddialarını köşesine taşıdı. Altaylı, Kaya ve eşinin Tera üzerinden yaptığı öne sürülen işlemlerdeki yüksek getiriyi gündeme getirirken, soruşturmanın toplam büyüklüğü olarak dile getirilen 25 milyar dolara dikkat çekti: "Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak?"

Gazeteci Fatih Altaylı, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki borsa ve fon iddialarını köşesinde değerlendirdi.

Altaylı, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya hakkında ortaya attığı iddiaları ilk duyduğunda bunların gerçeği yansıtmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak daha sonra gündeme gelen rakamların dikkat çekici olduğunu ifade etti.

63 MİLYON TL'DEN 1,3 MİLYAR TL'YE

Altaylı'nın aktardığı iddiaya göre Kaya, nisan ayında Tera üzerinden yaklaşık 63 milyon TL tutarında yatırım yaptı. İddiaya göre bu para eylül ayında yaklaşık 1 milyar 344 milyon TL olarak geri çekildi.

Altaylı, söz konusu rakamları dolar üzerinden de hesaplayarak, yaklaşık 1 milyon 432 bin dolarlık yatırımın 5 ay içerisinde 28 milyon dolara ulaştığı iddiasını gündeme getirdi. Yazar, bunun dolar bazında yaklaşık yüzde 2 binlik artış anlamına geldiğini yazdı.

EŞİNE AİT İŞLEMLER DE GÜNDEMDE

Altaylı, Kaya'nın eşi İlyas Kaya hakkındaki iddiaları da yazısına taşıdı.

Buna göre İlyas Kaya'nın nisan ayında yaklaşık 99 milyon TL yatırdığı, eylül ayında ise yaklaşık 826 milyon TL ile çıktığı öne sürüldü.

Altaylı, bu rakamların dolar karşılığının yaklaşık 2 milyon 250 bin dolardan 17 milyon 210 bin dolara yükselmek anlamına geldiğini belirterek, işlemlerin fonun batmasından hemen önce gerçekleştiği iddiasına dikkat çekti.

"SADECE FATMA BETÜL SAYAN KAYA MI?"



Altaylı'nın yazısının odağındaki soru ise fon soruşturmasının tamamına ilişkin oldu.

Yazar, "Sadece Fatma Betül Sayan Kaya mı yapmıştır bu işi? Başka kimler böyle servet edindi?" sorusunu gündeme getirdi.

Altaylı, ardından soruşturmayla bağlantılı olarak dile getirilen 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğe dikkat çekerek şu soruyu sordu:

"Fatma Betül Kaya'dan 45 milyon doları çıktı. Gerisi nereden çıkacak! Çıkacak mı?"

ESKİ DOSYA: İBB'DEN 85 BİN 791 DOLARLIK EĞİTİM ÖDEMESİ

Kaya'nın adı daha önce de ABD'deki eğitimi nedeniyle İBB iştiraki İSBAK'tan aldığı öne sürülen ödemelerle gündeme gelmişti.

İBB'nin eski yönetimi döneminde, Kaya'nın 14 Kasım 2008'de İSBAK AŞ'de elektrik-elektronik mühendisi olarak işe başladığı, yaklaşık iki ay sonra da ABD'de eğitim için İBB bursuyla gönderildiği kamuoyuna yansıyan kayıtlarda yer aldı.

İSBAK tarafından Kaya'ya yurtdışı eğitim sözleşmesi kapsamında 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL ödeme yapıldığı belirtildi.

İBB PARAYI GERİ İSTEMİŞTİ

Konu 2021 yılında İBB Teftiş Kurulu'nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Dönemin İBB yönetimi, Kaya'dan ve kefil olan aile üyelerinden 85 bin 791 dolar ile 20 bin 289 TL'nin, masraflar ve yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etti. Ayrıca dönemin bazı İSBAK yöneticileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.

İBB müfettişlerinin raporuna ilişkin haberlerde, yurtdışı eğitim sözleşmesindeki bazı hükümlerin ihlal edildiği iddiaları da yer aldı. Bunlar arasında eğitim sonrasında İSBAK'ta çalışma yükümlülüğü ve eğitim süresinin uzatılmasına ilişkin sözleşme hükümleri tartışma konusu oldu.

Ancak bu eski dosyada da önemli bir ayrım bulunuyor: Kaya hakkında 2021 sonunda işlem başlatıldığı, sonrasında takipsizlik kararlarının verildiği basına yansıdı. Ayrıca Kaya'nın başvurusu üzerine İBB bursuyla ilgili çok sayıda internet içeriğine 2024'te erişim engeli getirildi.

ALTAYLI'NIN VURGUSU NE?



Altaylı'nın yazısındaki temel vurgu, yalnızca Kaya hakkındaki iddialar değil. Yazar, Kaya üzerinden ortaya çıkan rakamların, eğer soruşturmadaki toplam para büyüklüğü iddiasıyla birlikte değerlendirilecekse, "başka kimlerin bu sistemden ne kadar kazanç sağladığı" sorusunu gündeme getirdiğini belirtiyor.

Dolayısıyla "25 milyar doların 45 milyonu eski Bakan'dan çıktı" ifadesi, 25 milyar dolarlık toplam büyüklüğün tamamının Kaya'ya ait olduğu anlamına gelmiyor. Altaylı, Kaya hakkında öne sürülen yaklaşık 45 milyon dolarlık tutarı, soruşturmada konuşulan 25 milyar dolarlık toplam rakamla karşılaştırarak geriye kalan miktarın akıbetini sorguluyor.

Kaya ise iddiaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve diğer görevlerinden istifa etti. Hakkındaki borsa işlemlerine ilişkin iddiaların hukuki olarak kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmediği de ayrıca belirtilmeli.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

27.09.2026 19:57:00
Haber Merkezi
 
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık edeceği toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak. Konunun mali ve adli boyutlarına ilişkin son durum hakkında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kurul üyelerine bilgi vermesi bekleniyor.

Toplantıda fon krizi nedeniyle mağdur olanlar için atılacak adımlarla, benzer sorunların yaşanmaması için alınacak idari ve finansal tedbirler değerlendirilecek.

Toplantıda terörsüz Türkiye sürecinde terör örgütünün silah bırakma süreci de değerlendirilecek. Sincar dahil Irak'ın kuzeyindeki PKK unsurlarının silah bırakma süreci ile Suriye'de YPG'nin entegrasyonuna ilişkin süreçteki son durum istihbarat raporları eşliğinde masada olacak.

Kabine toplantısında dış politika başlıkları da konuşulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde gerçekleştirdiği görüşmeler konusunda kurul üyelerini bilgilendirmesi bekleniyor.

Ukrayna-Rusya savaşı ve Karadeniz'deki seyir güvenliği, ABD-İran gerilimi ve ateşkes çabaları, Husilerin Suudi Arabistan'a dönük saldırıları, ve Gazze gibi başlıkların da kabinede değerlendirileceği belirtiliyor.

Toplantıda 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde meclis gündemine getirilecek öncelikli yasa teklifleri de masada olacak.

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

27.09.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, belediye meclisinde belediye başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanması sonrası yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesinde gözaltına alınarak 5 Eylül'de tutuklanmış, daha sonra ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.

Çelik, yaşadığı sürecin ardından CHP üyeliğinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu.

"BEKLENTİMİN KARŞILANMADIĞINI GÖSTERDİ"
Amine Cansu Çelik'in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı:

"2024 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden gelen teklifi, siyasi aidiyet tartışmalarının ötesinde, Üsküdar'a ve Üsküdarlılara hizmet etme imkânı bulabileceğim düşüncesiyle kabul ettim. Benim için temel ölçü, hangi makamda bulunduğumdan ziyade Üsküdarlılara ne ölçüde hizmet edebildiğimdi. Ancak zaman içerisinde karşılaştığım yönetim anlayışı, bu beklentimin karşılığını bulmadığını açık biçimde gösterdi.

"MARUZ KALDIĞIM SİSTEMATİK DIŞLANMA"
Görev sürem boyunca liyakat konusunda ciddi tereddütler yaşamama neden olan görevlendirmelere ve kurumsal yetki ve sorumlulukların dışında şekillendiğini düşündüğüm yönetim süreçlerine şahit oldum. Belediye Başkan Yardımcısı olarak yetki ve çalışma alanımın dönem dönem sınırlandırılması, görevimi sağlıklı biçimde yerine getirmemi güçleştiren uygulamalar ve maruz kaldığımı düşündüğüm sistematik dışlanma, zaman içerisinde benim açımdan kabul edilemez bir duruma ulaştı.

Bunun yanında; siyasi geçmişimin, duruşumun ve toplumdaki karşılığımın, şahsıma gerçek bir yönetim alanı açılmaksızın kamuoyuna yönelik bir görüntünün parçası hâline getirildiğini ve zaman zaman suistimal edildiğini gördüm.

"İSTİFA BASKISIYLA KARŞI KARŞIYA BIRAKILDIM"
Bugün yürütülmekte olan hukuki süreç ise bütün bu yaşananları benim açımdan çok daha ağır bir boyuta taşımıştır. Gözaltında bulunduğum süre içerisinde, Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde, belediye meclis üyeliğinden istifa etmem yönünde CHP ve Yeni Parti ilçe ve il örgütünden hem şahsıma hem de eşime baskı yapıldığına üzülerek şahit oldum.

İçinde bulunduğum şartlara ve ailemin yaşadığı ağır sürece rağmen böyle bir talep ve baskıyla karşı karşıya bırakılmam yerine öncelikle siyasi öngörü ve süreç yönetiminin başarısızlıklarından sorumlu olan kişilerin göz ardı edilmesi yaşadığım hayal kırıklığını daha da derinleştirmiştir.

"ÜSKÜDAR DIŞINDAN GELEN KADROLAR..."
Üsküdar'a hizmet edebilmek düşüncesiyle içerisinde yer aldığım bu yönetim yapısında, zaman içerisinde Üsküdar dışından gelen kadrolar belediyenin kurumsal işleyişinde etkin hale gelmiştir. Dönem dönem uyarılarda bulunduğum ve itiraz ettiğim benim iradem ve sorumluluğum dışında gerçekleşen birtakım yönetim, iş ve ilişkilerin sonuçları şahsıma ve aileme kadar ulaştı. Bu süreçte özgürlüğümden mahrum kaldım ve her şeyden önemlisi, dört yaşındaki evladımdan ayrı düştüm.

Yaşadığım bu ağır süreç, uzun süredir taşıdığım tereddütleri benim açımdan artık geri dönülemez bir noktaya taşımıştır.

Siyaseti; kurumsal iradenin dışında, kişisel hesapların veya makam mücadelelerinin değil, millete hizmet etmenin vasıtası olarak gördüm. Bugün de aynı anlayışı muhafaza ediyorum.

"CHP ÜYELİĞİMDEN İSTİFA EDİYORUM"
Bu sebeplerle, siyasi ve vicdani sorumluluğumun gereği olarak Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Bundan sonraki süreçte de bugüne kadar olduğu gibi Üsküdar'ın, Üsküdarlının ve milletimizin menfaatini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğim.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Amine Cansu Çelik"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.