logo
02 NİSAN 2026

Araç Değer Kaybı Hesaplama

18.03.2025 14:00:00 / Güncelleme: 18.03.2025 15:00:15
Reklam
Araç Değer Kaybı Hesaplama
Araç Değer Kaybı Hesaplama

Araç Değer Kaybı, 2025 yılıyla birlikte araç sahipleri için önemli bir konu haline gelmiştir. Kaza sonrası yaşanan değer kaybının hesaplanması, araç sahiplerinin maddi kayıplarını en aza indirmeleri açısından kritik bir öneme sahiptir. Değer kaybı hesaplama işlemleri, belirli şartlar ve yöntemler çerçevesinde gerçekleştirilir. Bu yazıda, araç değer kaybı ile ilgili güncel bilgiler sunarak, hesaplama süreçlerini detaylı bir şekilde ele alacağız.

Araç Değer Kaybı Hesaplama Talep Başvurusu 2025

Araç değer kaybı, bir aracın kaza sonrasında yaşadığı değer düşüklüğünü ifade eder. Bu değer kaybının hesaplanması için 2025 yılında belirli bir süreç izlenmektedir. Bu süreçte, araç sahiplerinin aşağıdaki adımları takip etmesi gerekmektedir:
● Kaza Tespit Raporu: İlk adım olarak, kazanın olduğu yere ilişkin resmi bir rapor oluşturulmalıdır.
● Ekspertiz Raporu: Araçta meydana gelen hasarın detaylı bir şekilde belirtildiği, bir uzman tarafından hazırlanan ekspertiz raporu gereklidir.
● Talep Başvurusu: Araç sahibi, gerekli belgelerle birlikte ilgili sigorta şirketine ya da mahkemeye başvuru yapmalıdır.

Gerekli Belgeler

Başvuru sırasında aşağıdaki belgelerin hazırlanması önemlidir:
● Kaza tespit raporu
● Ekspertiz raporu
● Araç ruhsatı fotokopisi
● Sigorta poliçesi

Hesaplama Süreci

● Araç değer kaybı, ekspertiz raporunda belirtilen hasarın ardından belirli kriterlere göre hesaplanır.
● Bu hesaplama, aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın büyüklüğü gibi faktörlere bağlıdır.
Sonuç olarak, Araç Değer Kaybı hesaplama talep başvurusu, serinkanlı bir biçimde ve gerekli belgeler eksiksiz olarak hazırlandığında, süreç daha sağlıklı ilerler.

Araç Değer Kaybı Hesaplama Talep Başvurusu 2025

Araç değer kaybı, trafik kazası sonrasında aracın piyasa değerinde meydana gelen düşüşü ifade eder. 2025 yılında, araç sahipleri bu kaybı telafi etmek amacıyla belirli bir süreç izlemelidir. Araç Değer Kaybı talep başvurusu için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:
● Hasar Tespit Raporu: Öncelikle, aracınızın maruz kaldığı hasarları belgeleyen bir rapor almanız gerekmektedir. Bu rapor, değer kaybı başvurunuzun temelini oluşturur.
● Gerekli Belgeler: Başvuru için gerekli belgeler arasında ruhsat fotokopisi, hasar tespit raporu ve fotoğraflar yer almalıdır. Ayrıca, araca ait mevcut sigorta poliçesi de talep edilebilir.
● Başvuru Dilekçesi: Araç Değer Kaybı talep başvurusu için bir dilekçe yazmalısınız. Bu dilekçede, kazanın tarihi, nedeni ve araç bilgilerini ayrıntılı bir şekilde belirtmelisiniz.
● Başvurunun Yapılacağı Kurum: İlgili başvuruları, sigorta şirketinizin hasar masasına veya Yargıtay'a yapmalısınız. Başvurunuzu takiben, sürecin nasıl ilerleyeceği tarafınıza iletilecektir.
Bu süreç, aracınızın piyasa değerindeki azalışın tazmini için kritik öneme sahiptir. Araç Değer Kaybı talep başvurunuzu zamanında yapmak, yaşadığınız kaybın karşılanmasına katkı sağlayacaktır.

Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?

Araç değer kaybı, bir aracın kaza sonrası piyasa değerindeki düşüşü ifade eder. Bu hesaplama, aracın hasar miktarı, yaşı, km durumu ve model gibi birçok faktörü göz önünde bulundurarak yapılır. Araç değer kaybı hesaplama süreci şu adımlarla gerçekleşir:
1. Hasar tespiti: Öncelikle, aracın kaza sonrası aldığı hasar detaylı bir şekilde incelenir.
2. Piyasa değeri belirleme: Araç için mevcut piyasa ortalaması araştırılır. Benzer modeli ve donanımı olan araçların fiyatları dikkate alınır.
3. Yıllık yıpranma oranı: Araçların yaşı ve km durumu doğrultusunda, yıllık yıpranma oranı belirlenir.
4. Değer kaybı oranı: Dijital araçlar veya uzman bilirkişiler aracılığıyla, hasar sonrası değer kaybını hesaplamak için oranlar kullanılır.
Örnek Hesaplama
Aşağıdaki tablo, örnek bir hesaplama için referans sağlar:

Araç Modeli

Hasar

Piyasa Değeri

Değer Kaybı Oranı

Hesaplanan Değer Kaybı

Araba A

10.000 TL

150.000 TL

%15

22.500 TL

Araba B

5.000 TL

100.000 TL

%10

5.000 TL



Sonuç olarak, araç değer kaybı hesaplama işlemi, detaylı bir analiz ve dikkatli bir değerlendirme gerektirir. Bu süreçte profesyonel yardım almak, doğru sonucu elde etmenizi kolaylaştırır. Unutulmamalıdır ki, "Araç Değer Kaybı" hesaplaması, hak kaybına uğramamak adına oldukça önemlidir.

Değer Kaybı Hesaplama 2025

2025 yılı itibariyle araç değer kaybı, çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Araç sahipleri, hasar gören araçlarının değer kaybını hesaplarken dikkat etmesi gereken bazı unsurlar bulunmaktadır. Bu unsurlar arasında:
● Araç Markası ve Modeli: Farklı markaların ve modellerin ara değer kayıpları değişiklik gösterebilir.
● Hasar Durumu: Araçtaki hasar türü (ağır hasar, hafif hasar vb.) değer kaybını doğrudan etkiler.
● Kilometre: Araç kilometresi arttıkça, değer kaybı da artış gösterebilir.
● Yaş: Araç yaşı, değer kaybı hesaplamalarında önemli bir faktördür.
Aşağıdaki tablo, genel bir kıyaslama sunmaktadır:

Araç Durumu

Değer Kaybı Oranı (%)

Hafif Hasar

%10

Orta Hasar

%20

Ağır Hasar

%30

Pert Durumu

%50



Araç değer kaybı hesaplaması, uzman kişiler tarafından yapılmalıdır. 2025 yılında geçerli olan yeni hesaplama yöntemleri, zararın yanı sıra aracın durumu ve kullanılan parçaların orijinalliğini de göz önünde bulundurur. Araç sahiplerinin bu konularda bilgi sahibi olması, haklarını savunmaları açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle, Araç Değer Kaybı hesabı yaparken doğru bilgileri toplayarak hareket etmek gereklidir.

Araç Değer Kaybı Alınamayacak Araçlar

Araç değer kaybı, hasar görmüş bir aracın piyasa değerinin düşmesini ifade eder. Ancak, bazı araçlar için değer kaybı talep edilemeyecek durumlar mevcuttur. Bu durumlar genellikle aracın durumu ve özelliklerine bağlıdır. Aşağıda, Araç Değer Kaybı alınamayacak araç türlerini sıraladık:
● Trafik İhlali Olan Araçlar: Eğer bir araç, trafik kurallarını ihlal ederek hasar aldıysa, değer kaybı talep edilemez.
● Onarıma Tabi Olmayan Araçlar: Ayrıca, ağır bir hasar almış ve onarıma tabi olmayan araçlarda da değer kaybı talep edilemez.
● Yapı İzinli Araçlar: Araçların üretiminden sonra yapılmış mühendislik değişiklikleri, değer kaybını etkileyebilir. Örneğin, araçta önemli modifikasyonlar yapıldıysa bu durum değer kaybını engelleyebilir.
● Kasko Poliçesi Bulunan Araçlar: Kasko poliçesi ile korunan araçlarda, poliçe koşulları gereği değer kaybı talep edilemiyor olabilir.
Bu nedenle, bir aracın değer kaybına ilişkin başvuru yapmadan önce yukarıda belirtilen şartların göz önünde bulundurulması önemlidir. Böylece potansiyel kayıp önlenmiş olur ve başvuru süreci daha sağlıklı bir şekilde yürütülür.

Yeni Araç Değer Kaybı Hesaplama Formülü 2025

2025 yılı itibarıyla, Araç Değer Kaybı hesaplama formülü bazı değişiklikler göstermiştir. Araç sahiplerinin, kaza sonrası değer kayıplarını doğru bir şekilde değerlendirebilmeleri için şu noktaları göz önünde bulundurması gerekmektedir:
Araç Değer Kaybı Hesaplama Aşamaları
1. Aracın İlk Değeri: Araç alındığı fiyat üzerinden hesaplanır.
2. Hasar Tutarı: Araçta meydana gelen hasarların toplam maliyeti.
3. Araç Değer Kaybı Oranı: Hasar sonrası değer kaybının toplam değerine oranı.

Hesaplama Formülü

Yeni formül, aşağıdaki gibi tanımlanabilir:
[ text{Araç Değer Kaybı} = left( text{İlk Değer} - text{Hasar Tutarı} right) times text{Değer Kaybı Oranı} ]
Değer Kaybı Oranı
● 0-3 yaşındaki araçlar: %20
● 4-6 yaşındaki araçlar: %30
● 7 yaş ve üzeri araçlar: %40

Örnek Hesaplama

Araç İlk Değeri

Hasar Tutarı

Değer Kaybı Oranı

Araç Değer Kaybı

150.000 TL

50.000 TL

%30

30.000 TL


Bu hesaba göre, 150.000 TL değerindeki bir aracın 50.000 TL hasar alması sonucu Araç Değer Kaybı 30.000 TL olacaktır. Bu hesaplamalar, aracın piyasa değerini etkilemekte ve doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Yeni Araç Değer Kaybı Hesaplama Formülü 2025

2025 yılında Araç Değer Kaybı hesaplama yöntemleri, belirli formüller ve kriterler çerçevesinde düzenlenmiştir. Bu formül, aracın hasar durumu, yaşı, kilometre durumu ve piyasa değerini göz önünde bulundurarak hesaplanmaktadır.
Aşağıda, Araç Değer Kaybı hesaplamasında kullanılan temel öğeleri bulabilirsiniz:
● Hasar Maliyeti: Aracın onarım masrafları.
● Piyasa Büyüklüğü: Aracın ikinci el piyasasındaki güncel değeri.
● Kilometre: Aracın toplam kat ettiği mesafe.
● Yaş: Aracın yaşı, genellikle model yılı ile belirlenir.

Hesaplama Formülü

Araç değer kaybı hesaplamasında kullanılan temel formül şu şekildedir:
[ text{Değer Kaybı} = left( text{Hasar Maliyeti} times text{Piyasa Değeri} right) / 100 ]

Örnek Hesaplama

Hasar Maliyeti (TL)

Piyasa Değeri (TL)

Değer Kaybı (TL)

10,000

100,000

10,000 / 100 => 100


Bu formül üzerine yapılan hesaplamalar aracın gerçek değer kaybını yansıtmakta ve araç sahiplerinin haklarını korumaktadır. Sonuç olarak, Araç Değer Kaybı hesaplama formülü ve faktörleri 2025 yılında dikkatlice değerlendirilmelidir.

Araç Değer Kaybı Km Sınırı 2025

Araç Değer Kaybı hesaplamalarında, aracın kilometre sınırı önemli bir faktördür. 2025 yılı itibarıyla, Araç Değer Kaybı hesaplamalarında dikkate alınacak kilometre sınırları belirlenmiştir. Bu sınırlar aracın değer kaybını doğrudan etkileyebilmektedir. İşte dikkate alınması gereken noktalar:
● Kilometre Sınırı: Genellikle 100.000 km sınırı, birçok sigorta ve hukuk bürosu tarafından araç değer kaybı hesaplamalarında standart bir limit olarak kullanılmaktadır.
● Araç Yaşı: Araç yaşı da kilometre sınırlamalarını etkileyebilir. Daha eski araçlarda, yüksek kilometre, değer kaybını artırabilir.
● Hasar Durumu: Eğer araç ağır hasar almışsa, kilometre koşulu daha az önemli hale gelebilir. Bu durumda, hasar durumu ana etken olur.
Tablo halinde bir özet yapacak olursak:

Araç Yaşı (Yıl)

Kilometre Sınırı (km)

Etki Durumu

0-5

100.000

Normal değer kaybı

6-10

150.000

Değer kaybı artabilir

11 ve üzeri

200.000

Değer kaybı artış riski


Sonuç olarak, Araç Değer Kaybı hesaplamalarında kilometre sınırı dikkate alınmalı, araçların durumu ve yaşı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bilgiler ışığında, araç sahipleri haklarını daha iyi savunabilir ve olası değer kaybı tazminatlarını talep edebilirler.

Araç Değer Kaybı Km Sınırı 2025

Araç değer kaybı, bir aracın kazadan sonra piyasa değerindeki düşüşü ifade eder. 2025 yılı itibarıyla, araç değer kaybı hesaplamalarında kilometre sınırları önemli bir rol oynamaktadır. Genel olarak, km sınırları belirli kriterlere göre şekillenmektedir.

Araç Değer Kaybı ve Kilometre İlişkisi:

● Kilometre Sınırı: Genelde bir aracın 100.000 km'ye kadar olan kullanımları değer kaybı hesaplamasında daha az önem taşır. Ancak bu sınır aşılırsa, değer kaybı etkisi artış göstermektedir.
● Araç Yaşı ve Hasar Durumu: 2025 yılında, araç yaşı ve hasar durumu da değerlidir. Örneğin;
○ 0-5 yaş arasındaki araçların değer kaybı hesaplamasında km sınırı daha cömertti.
○ 5 yaş üstü araçlarda ise km sınırı daha düşük tutulmaktadır.

Kilometre Bazında Değer Kaybı Hesaplama:

Araç Yaşı

Kilometre Sınırı

Değer Kaybı Oranı

0-2 yıl

100.000 km

%10

3-5 yıl

80.000 km

%15

6-10 yıl

50.000 km

%20

10+ yıl

30.000 km

%30



Sonuç olarak, araç sahipleri, Araç Değer Kaybı hesaplamalarına yönelik km sınırlarını dikkate almalı ve aracın durumunu giderek ayrıntılı bir biçimde değerlendirmelidir. Bu sayede, doğru bir tazminat talebinde bulunma şansını artırabilirler.

Araç Değer Kaybı Bilirkişi Raporu

Araç değer kaybının belirlenmesi sürecinde, bilirkişi raporu önemli bir rol oynar. Bu rapor, aracın kaza sonrası değeri ile ilgili profesyonel bir değerlendirme sunar. Bilirkişiler, hasarın boyutunu ve aracın piyasadaki değerini analiz ederek, kesin ve güvenilir sonuçlar ortaya koyarlar.
Bilirkişi raporu hazırlanırken dikkate alınan unsurlar şunlardır:
● Kaza Detayları: Kaza süreci, hasar türü ve gerçekleşen işlemler.
● Piyasa Değeri: Aracın ikinci el piyasa değeri, benzer araçlar ile karşılaştırılarak belirlenir.
● Hasar Durumu: Aracın mevcut durumu, onarım geçmişi ve hasar kaydı.
● Kullanım Durumu: Aracın km bilgisi, yaş ve bakıma dair özel detaylar.
Bilirkişi raporu ile hesaplanan araç değer kaybı, genellikle sigorta şirketleri ve diğer ilgili taraflar için bir dayanak noktası oluşturur. Raporun içeriği, tazminat taleplerinde önemli bir belgede kilit nokta olarak kullanılır.
Sonuç olarak, Araç Değer Kaybı belirleme sürecinde bilirkişi raporları, adil ve doğru bir değerlendirme sağlamak için kritik bir unsurdur. Hem aracın gerçekçi değerini belirlemede hem de tazminat taleplerinde etkili bir araç oluşturur.

Araç Değer Kaybı Bilirkişi Raporu

Araç değer kaybı, bir kaza sonrası aracın piyasa değerinde meydana gelen azalmayı ifade eder. Bu kaybın doğru bir şekilde hesaplanabilmesi için bilirkişi raporu oldukça önemlidir. Bilirkişi raporu, uzman kişiler tarafından aracın hasar durumu, onarım süreci ve piyasa değeri göz önünde bulundurularak hazırlanır.
Bilirkişi raporu, aşağıdaki unsurları içerir:
● Araç Bilgileri: Marka, model, yaş, kilometre bilgileri.
● Hasar Tespit: Kazanın kapsamı ve aracın aldığı hasarların detayları.
● Onarım Durumu: Aracın onarıldıktan sonraki durumu ve onarım kalitesi.
● Piyasa Değeri: İlgili araçların piyasa değerleri üzerinden yapılan değerlendirmeler.
Rapor, Araç Değer Kaybı tazminatı talep süreçlerinde önemli bir belge olarak kullanılır. Ayrıca, sigorta şirketleri ve mahkemeler tarafından basit ve net bir değerlendirme sağlar.
Özellikle, bilirkişi raporunun geçerliliği ve güvenilirliği, tazminat sürecinde büyük rol oynar. Bu nedenle, raporun hazırlanması için doğru ve deneyimli bir bilirkişi ile çalışmak önemlidir. Unutulmamalıdır ki, her araç için bilirkişi raporunun içeriği farklılık gösterebilir.

Araç Değer Kaybı Bilirkişi Raporu

Araç değer kaybı, bir kaza sonucu aracın piyasa değerinin düşmesidir. Bu düşüşü belirlemek için bilirkişi raporu önemli bir rol oynar. Bilirkişi raporu, uzman bir kişinin aracı inceleyerek oluşturduğu ve aracın değer kaybını hesapladığı resmi bir belgedir.
Bilirkişi raporu, aşağıdaki adımları içermektedir:
● Aracın Değeri: Kazadan önceki piyasa değeri.
● Hasar Tespit: Aracın kazadan kaynaklanan hasarlarının detaylı belirlenmesi.
● Onarım Maliyetleri: Yapılan onarımın maliyetinin hesaplanması.
● Değer Kaybı Hesaplaması: Belirlenen değer kaybının ortaya konması.
Bilirkişi raporu, aşağıdaki durumlarda büyük önem taşır:
● Sigorta Başvuruları: Sigorta şirketleri, değer kaybı taleplerini bu raporla değerlendirir.
● Mahkeme Süreçleri: Herhangi bir hukuki süreçte delil olarak sunulabilir.
Ayrıca, bilirkişi raporunun geçerliliği ve güvenilirliği, uzman kişinin deneyimine ve raporun hazırlanma sürecine bağlıdır. Dolayısıyla, düzgün bir değerlendirme yapmak için yeterli bilgi ve deneyime sahip bir bilirkişi ile çalışmak, araç değer kaybı hesaplamasında kritik öneme sahiptir.

Araç Değer Kaybı Bilirkişi Raporu

Araç değer kaybı, kazalar sonrasında ortaya çıkan bir durumdur ve bu kaybın tespiti için bilirkişi raporu büyük bir öneme sahiptir. Bilirkişi raporu, uzman kişiler tarafından hazırlanan resmi bir belgedir ve araç değer kaybını etkileyen birkaç temel unsuru içermektedir. Bu rapor, hasarın boyutunu ve aracın önceki piyasa değerini dikkate alarak oluşturulur.
Bilirkişi raporunun hazırlanmasında aşağıdaki faktörler göz önünde bulundurulur:
● Hasar Tespiti: Araçtaki fiziksel hasarların detaylı analizi yapılır.
● Piyasa Değeri: Araç, hasar öncesinde hangi değere sahipti, bu değerlendirilir.
● Onarım Sonrası Değer: Hasar onarıldıktan sonraki muhtemel piyasa değeri belirlenir.
● Piyasa Koşulları: İlgili piyasanın mevcut durumu ve talep koşulları göz önünde bulundurulur.
Bilirkişi raporu, Araç Değer Kaybı talebinin kabul edilmesi veya reddedilmesinde önemli bir kriterdir. Raporun içeriği doğrultusunda, sigorta şirketleri ve ilgili mahkemeler, araç sahibinin kaybını tazmin etmek için karar verir. Dolayısıyla, raporun doğru ve detaylı bir şekilde hazırlanması, hak kaybını önlemek adına esastır.
Araç Değer Kaybı Bilirkişi Raporu
Araç değer kaybı, bir aracın kaza sonrasında tekrar eski değerine geri dönmemesi durumu olarak tanımlanır. Bu süreçte, bilirkişi raporu, araç sahipleri için kritik bir öneme sahiptir. Bilirkişi raporu, aşağıdaki durumları netleştirir:
● Aracın Değeri: Kaza öncesi ve sonrası değer analizi.
● Hasar Durumu: Aracın hangi kısımlarının hasar gördüğü ve bu hasarların onarım maliyetleri.
● Piyasa Koşulları: Araç değer kaybını etkileyen piyasa faktörleri.
Bilirkişi Raporunun Özellikleri
Bilirkişi raporu, uzman kişiler tarafından hazırlanır ve şu unsurları içerir:
● Görüş ve Değerlendirme: Araç uzmanı, hasar durumunu ve onarım sürecinin ne ölçüde değer kaybına yol açtığını değerlendirir.
● Bilirkişi Tanımı: Raporu hazırlayan kişinin uzmanlık alanı ve deneyimi.
● Belirtilen Değer Kaybı Tutarı: Araç değer kaybı ile ilgili hesaplanan net tutar.
Bilirkişi raporu, araç sahiplerine, araç değer kaybı talep başvurusu sırasında önemli bir destek sunar. Bu rapor, aynı zamanda sigorta şirketleri ile yaşanabilecek anlaşmazlıklarda da aracın gerçek değerinin belirlenmesine yardımcı olur. Kısacası, Araç Değer Kaybı konusunda bilirkişi raporu, adaletin sağlanmasında oldukça önemli bir belgedir.

Değer Kaybı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Araç Değer Kaybı, birçok araç sahibinin karşılaştığı karmaşık bir durumdur. Bu bağlamda, sıkça sorulan bazı soruları aşağıda derledik:
● Araç Değer Kaybı nedir? Araç Değer Kaybı, bir aracın kaza veya hasar sonrası piyasa değerinin düşmesidir. Bu değer kaybı, aracın hasar görmesiyle birlikte oluşan olumsuz etkilerden kaynaklanır.
● Araç Değer Kaybı nasıl hesaplanır? Araç Değer Kaybı hesaplaması, aracın önceden ve sonrasında sahip olduğu değerlerin karşılaştırması ile yapılır. Hasar durumu, aracın yaşı ve kilometresi de bu hesaplamada göz önünde bulundurulur.
● Bütün araçlar değer kaybı talep edebilir mi? Hayır, bazı araçlar, özellikle ağır hasar kayıtlı veya pert durumda olan araçlar, Araç Değer Kaybı talep edemez.
● Değer kaybı için ne kadar zaman tanınır? Araç Değer Kaybı başvurusu genellikle hasar tarihinden itibaren belirli bir süre içinde yapılmalıdır. Bu süre, ülkeden ülkeye değişiklik gösterebilir.
● Araç Değer Kaybı başvurusu nasıl yapılır? Araç sahipleri, sigorta şirketlerine veya ilgili uzmanlık kuruluşlarına başvurarak değer kaybı talep edebilirler.
Bu bilgiler, Araç Değer Kaybı hakkında daha net bir anlayış kazanmanıza yardımcı olabilir. Her durumda, detaylı bilgi için uzmanlarla görüşmekte fayda vardır.

Araç Değer Kaybı Kaç Günde Sonuçlanır

Araç değer kaybı, bir araçta meydana gelen hasarın ardından, aracın piyasa değerindeki düşüşü ifade eder. Bu durum, araç sahipleri için önemli bir maddi kayba yol açabilir. Özellikle hasar gören araçların sahiplerinin, bu kaybı tazmin edebilmek amacıyla başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Peki, araç değer kaybı başvuruları ne kadar sürede sonuçlanır? İşte temel bilgiler:
● Başvuru Süreci: Araç değer kaybı başvurusunu tamamladıktan sonra, sürecin başlaması için gerekli belgeleri eksiksiz sunmalısınız.
● Değerlendirme Süresi: Başvurular genellikle 15-30 gün içinde değerlendirilir. Ancak, ek bilgi veya belgeler talep edilmesi durumunda bu süre uzayabilir.
● Bilirkişi Raporu: Bazı durumlarda, bilirkişi raporunun alınması gerekebilir. Bu raporun hazırlanması ek zaman alır ve başvuru sonucunu da etkileyebilir.
Ayrıca, araç değer kaybı ile ilgili bir diğer önemli nokta da, hızlı sonuçlanma istekleridir. Bazı sigorta şirketleri, belirli bir süre içinde yanıt vermeyi taahhüt edebilir. Genel olarak, araç değer kaybı başvurularının sonuçlanma süresi, 20-45 gün arasında değişiklik göstermektedir.
Unutulmamalıdır ki, süreç baştan sona belgelerle desteklenmeli ve takip edilmelidir. Bu sayede, Araç Değer Kaybı tazminatınızı almanız daha hızlı ve sorunsuz olur.

Araç Değer Kaybı Şartları 2025

Araç değer kaybı, kazaların ardından araçların piyasa değerinde meydana gelen azalmayı ifade eder. Bu durum, mülk sahipleri açısından önemli bir finansal kayıp oluşturabilir. 2025 yılı itibarıyla Araç Değer Kaybı almak için bazı şartlar geçerlidir:
● Kaza Olması: Araç, trafikte bir kaza geçirmiş olmalıdır. Kazanın, aracın biçimsel bütünlüğünü etkilemesi önemli bir faktördür.
● Onarım Süreci: Araç, kazadan sonra belirli bir onarım sürecine tabi tutulmuş olmalıdır. Onarımlar, aracın orijinal durumuna göre değerlendirilir.
● Bilirkişi Raporu: Araç değer kaybının hesaplanabilmesi için bir bilirkişi raporu talep edilmelidir. Bu rapor, hasarın kapsamını belirler ve değer kaybını ortaya koyar.
● Hasar Belgesi: Kazanın ardından, ilgili sigorta şirketi tarafından verilen hasar belgesi gereklidir. Bu belge, tazminat süreçlerinde önemli bir rol oynar.
● Aracın Yaşı ve Kilometresi: Araç yaşı ve kilometresi, değerlendirme kriterleri arasında yer alır. Genellikle, 15 yaşından küçük ve 100.000 km'nin altında olan araçlar daha çok değer kaybına uğramaktadır.
Bu şartları taşıyan araç sahipleri, Araç Değer Kaybı talep edebilir ve gerekli işlemleri başlatabilir.

Araç Değer Kaybı Şartları 2025

Araç değer kaybı, birçok faktöre bağlı olarak değişkenlik gösteren karmaşık bir süreçtir. 2025 yılında araç sahiplerinin dikkat etmesi gereken belirli şartlar bulunmaktadır. Bu şartlar, araç değer kaybı hesaplamalarının doğruluğunu ve geçerliliğini etkilemektedir. Aşağıda, 2025 yılı için geçerli olan araç değer kaybı şartlarını bulabilirsiniz:
● Hasar Durumu: Araç, kaza sonucu ciddi hasar görmüş olmalıdır. Hasarın onarılması, aracın değerini düşürmekte önemli bir rol oynar.
● Yaş Sınırı: Genellikle, aracın yaşı 10 yıldan fazla olmamalıdır. Daha eski araçlarda değer kaybı hesaplaması yapmak zorlaşabilir.
● Kilometre Limitleri: Araç, belirli bir kilometre sınırının altında olmalıdır. Genellikle 100.000 km altında araç değer kaybı hesaplaması yapılır.
● Bilinirlik ve Geçerlilik: Araçtaki hasarın, sigorta şirketi veya bilirkişi tarafından belgelenmiş olması gerekmektedir. Hasar kaydı, hesaplamalar için kritik öneme sahiptir.
Bu şartları göz önünde bulundurarak, Araç Değer Kaybı hesaplama süreci daha sağlıklı ve güvenilir sonuçlar verecektir. Unutulmamalıdır ki, her aracın durumu farklı olduğu için, profesyonel destek almak her zaman faydalı olacaktır.

Araç Pert Değeri Hesaplama 2025

Araç pert değeri, bir aracın hasar görmesi durumunda, onarımlarının maliyetinin aracın piyasa değerini aşması durumunda belirlenir. Bu durumda, aracın teknik olarak işlevsel olsa bile, ekonomik olarak onarılması mantıklı bulunmaz. İşte 2025 yılı için araç pert değeri hesaplamasında dikkate alınması gereken temel unsurlar:
● Araç Modeli ve Yılı: Farklı modeller ve yıllar, aracın piyasa değerinde büyük farklılıklar yaratır.
● Hasar Durumu: Aracın ne kadar hasar gördüğü ve bu hasarların onarım maliyetinin ne kadar olduğu önemlidir.
● Piyasa Koşulları: Güncel piyasa koşulları, benzer araçların satış fiyatları ile karşılaştırmaları etkiler.
Aşağıdaki tablo, araç pert değerinin hesaplanmasında dikkate alınacak faktörleri göstermektedir:

Faktör

Açıklama

Model Yılı

Aracın üretim yılı önemlidir. Genellikle yeni araçlar daha yüksek değere sahiptir.

Hasar Maliyeti

Onarım için gereken toplam maliyet, aracın değerinin aşağı çekilmesine neden olur.

Piyasa Değeri

Aracın benzer modellerle karşılaştırmalı olarak piyasa değeri hesaplanır.



Araç Değer Kaybı, pert değer hesaplamalarına doğrudan etki eden önemli bir bileşendir. Dolayısıyla, araç sahipleri için bu hesaplamalar, finansal anlamda kayıplarını minimize etme şansı sunar. Özetle, 2025 yılında araç pert değeri hesaplamalarında dikkatli bir analiz ve doğru karşılaştırma yapmak, aracın değer kaybını anlamada oldukça kritiktir.

Araç Değer Kaybı Kaç Günde Sonuçlanır

Araç değer kaybı, araç kazaları sonrası sahip olduğunuz aracın piyasa değerinin düşmesiyle ilgili bir konudur. Bu nedenle, kazadan sonra araç değer kaybı talebinin ne kadar sürede sonuçlanacağı önemlidir.
Araç Değer Kaybı talebinin sonuçlanma süreci aşağıdaki gibi aşamalardan oluşur:
● Başvuru Süreci: Araç değer kaybı başvurusu, kaza sonrası gerekli belgelerle birlikte en kısa sürede yapılmalıdır. Başvurunun detaylı ve eksiksiz olması, sürecin hızlandırılması açısından önemlidir.
● Bilirkişi Değerlendirmesi: Başvurunun ardından, bilirkişi raporu hazırlanması gerekiyor. Bu aşama, genellikle 5-10 iş günü arasında değişmektedir.
● Karar Süreci: Bilirkişi raporu sonrası, sigorta şirketi talep sahibine veya aracın sigorta ettirenine bir karar verir. Bu süreç de yaklaşık 7-14 iş günü sürebilmektedir.
Özetle, araç değer kaybı talebinizin sonuçlanma süresi toplamda 2-4 hafta arasında değişiklik göstermektedir. Ancak, süreç belirli koşullara ve belgelerin gerekliliğine bağlı olarak farklılık gösterebilir. Araç sahipleri, bu süre zarfında ilgili kurumlarla iletişimde kalarak süreçlerini hızlandırabilirler. Unutulmamalıdır ki, Araç Değer Kaybı hesaplama süreci titizlik gerektiren bir işlemdir ve doğru adımlar atılmalıdır.


Gebze'de çöken bina için yeni rapor

Gebze'de yaşanan ve aynı aileden 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin resmi süreç devam ederken, yerel bilirkişi heyeti raporu dışında ikinci bir rapor daha olduğu ortaya çıktı. Farklı üniversitelerden uzmanların yer aldığı bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, yerel bilirkişi heyeti raporundaki çelişkilere ışık tuttuğu öğrenildi

01.04.2026 14:11:00 / Güncelleme: 01.04.2026 14:16:21
İhlas Haber Ajansı
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Gebze'de çöken bina için yeni rapor
Kocaeli ili, Gebze ilçesinde meydana gelen bina göçmesine ilişkin süreç, raporların ilgili makamlara sunulması ile devam ediyor. Yerel bilirkişi raporunun basına sızmasının ardından konuyla ilgili ikinci bir rapor daha hazırlandığı ortaya çıktı. Hızlı bir şekilde hazırlanarak tamamlanan ve çelişkiler içerdiği belirtilen ilk rapora karşılık; bilim kurulu tarafından hazırlanan ikinci raporun, teknik bir rapor olduğu ve jeolojik-jeoteknik değerlendirmelerin derin analizine yer verdiği aktarıldı.

Hazırlanan jeolojik-geoteknik değerlendirme raporu, meydana gelen bina çökmesine ilişkin önemli bulgular ortaya koydu. Raporda yer alan değerlendirmelere göre; çökmenin temelinde binanın bulunduğu zayıf zemin koşulları ve yapıdaki imalat kusurları bulunuyor. Ayrıca raporda çöken binanın eski bir dere yatağı ve döküm sahası niteliğindeki kontrolsüz dolgu zemin üzerine inşa edildiği, temelinin ise yüzeysel ve yetersiz olduğunun tespit edildiği belirtiliyor.

Raporda ayrıca yer altı su seviyesindeki değişimlere de değiniliyor. Yer altı su seviyelerinin zemin içinde zamanla boşluklar oluşturduğu, bu sürecin temel altındaki taşıyıcı zemini zayıflatarak yapının stabilitesini olumsuz etkilediği belirtiliyor. Ayrıca yapıdaki bazı beton dayanım değerlerinin binanın projesinde öngörülen seviyelerin altında kaldığı da raporda yer alıyor.

Zemin hareketi sınırlı kaldı

Raporda, metro proje inşaatı süresince ölçülen toplam zemin hareketinin azami 5 santimetre seviyesinde kaldığı ve bu değerin bina altında aniden oluşan büyük ölçekli boşluğu açıklayacak nitelikte olmadığı vurgulanıyor. Binanın zemin oturmalarının da ilgili yönetmeliklerde belirtilen sınırlar içinde kaldığı, zamanla sönümlendiği ve sonrasında ilave bir hareket gözlenmediği aktarılıyor.

Tünellerde hasar bulgusu yok

Hazırlanan ilk yerel bilirkişi raporunun genelinde, metro inşaatının sürece etkisine dair varsayımsal birçok kanaatin yer aldığı belirtiliyor. Hazırlanan teknik raporda bu konuya da değinerek, açıklık getiriliyor. Metro tünellerinde yapılan teknik incelemelerde herhangi bir çatlak, deformasyon, kayma ya da su sızıntısına rastlanmadığı kaydedilirken; metro tünellerinin sağlam kaya birimi içinde inşa edildiği, ölçümlerde eksenel sapma veya yapısal bozulma tespit edilmediği belirtildi. Raporda ayrıca tünel kazılarının yüzeydeki yapılarla etkileşiminin kabul edilebilir sınırlar içinde kaldığı ve inşaat sürecinin teknik kriterlere uygun şekilde yürütüldüğü de ifade edildi.





6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 6 yaşındaki ilkokul öğrencisi Ela Tabakoğlu'nun okul servisinin altında kalarak hayatını kaybetmesine ilişkin hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen tutuklu servis sürücüsü İ.C. 'tali' kusurlu, 6 yaşındaki küçük kız ise 'asli' kusurlu bulundu

01.04.2026 13:31:00 / Güncelleme: 01.04.2026 13:35:01
İHA
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
6 yaşındaki Ela'nın öldüğü servis kazasında sürücü 'tali', küçük kız 'asli' kusurlu bulundu
Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi Köroğlu Caddesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde 4 Şubat'ta okul çıkışı servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu, servis minibüsünün çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınan sürücü İ.C. (46) tutuklanırken, küçük kızın cenazesi memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyünde toprağa verilmişti.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca, küçük Ela'nın ölümüyle sonuçlanan kazaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede yer alan kaza tespit ve bilirkişi raporlarına göre, olay günü saat 12.50 sıralarında, 41 P 3597 plakalı servis aracıyla 2232. Sokak üzerinden 2230. Sokak'a sağa dönüş yapan sürücü İ.C.'nin, aracın hareket ettiğini fark edip sağ taraftan koşarak gelen küçük kıza çarptığı belirtildi.

İddianamede, sağ ön kapı hizasına gelen Ela Tabakoğlu'nun sürücünün 'kör noktasında' kaldığı ve sağ ön tekerleğin yan kısmının çarpması sonucu aracın altında kalarak vefat ettiği kaydedildi.

Küçük Ela 'asli kusurlu' bulundu

Olayla ilgili hazırlanan kaza tanzim tutanağı da iddianamede yer aldı. Tutanakta, tutuklu sanık İ.C.'nin sağa dönüş kurallarını ihlal ettiği, hayatını kaybeden küçük Ela'nın ise KTK 68/1-C (Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde, taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları) kuralını ihlal ettiği belirtildi. Bilirkişi raporunda ise İ.C.'nin olayda 'tali kusurlu' olduğu, hayatını kaybeden Ela Tabakoğlu'nun ise 'asli kusurlu' olduğunun tespit edildiği vurgulandı.

"Vatandaşlar aracıma vurunca durumu anladım"

İddianamede ifadesine yer verilen tutuklu sürücü İ.C., olay günü okulda servis çektiğini ve aracı hareket ettirdikten sonra arkasından gelen küçük kızı görmediğini savundu. Yolda sağa döndüğü esnada çevredeki vatandaşların aracına vurması üzerine durumu fark ettiğini ve Ela'nın aracın altında kaldığını anladığını belirten sürücü, yaşananlardan dolayı pişman olduğunu dile getirdi.

Anne Serpil (35) ve baba Fatih Tabakoğlu'nun (36) ise şüpheliden davacı ve şikayetçi oldukları iddianamede belirtildi. İddianamede, şüphelinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek taksirle ölüme sebebiyet verdiği belirtilerek, 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve ehliyetine el konulması talep edildi.

Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü

Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

01.04.2026 10:55:00
İhlas Haber Ajansı
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: 19 ölü
Muğla'nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmen botunun batması sonucu ölü sayısının 19'a yükseldiği, 20 düzensiz göçmenin ise kurtarıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, Kıyı Gözetleme Aracı tarafından Yalıkavak açıklarında, içerisinde düzensiz göçmenler olduğu değerlendirilen süratli bir lastik botun Yunanistan'ın İleryöz Adası istikametinde ilerlediği tespit edildi.



Yapılan tespit üzerine bölgeye sevk edilen TCSG-302 tarafından içerisinde çok sayıda düzensiz göçmen olduğu görülen bahse konu lastik bota dur ikazlarında bulunulurken, süratli bot ikazlara uymayarak ilerlemeye devam ederek, bölgedeki olumsuz deniz şartlarının etkisiyle su alarak battı.

Düzensiz göçmenlerin denize düştüğünün bildirilmesi üzerine bölgeye ilave 3 Sahil Güvenlik Botu ile arama kurtarma çalışmalarına hava desteği sağlanması maksadıyla İzmir'den 1 Sahil Güvenlik Helikopteri görevlendirildi. Olay yerine sevk edilen unsurlar tarafından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı.

İlk olarak 11 düzensiz göçmenin cansız bedenine ulaşıldı. Yapılan çalışmaların devamında ölü sayısı 19'a yükselirken, 20 düzensiz göçmenin sağ olarak kurtarıldığı öğrenildi.
Bölgede çalışmalar devam ediyor.

Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti

Sarıyer'de bulunan bir binanın bahçe kısmında yoğun yağışlar sonrası toprak kayması gerçekleşti. Yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üzerine topraklar düştü. Sarıyer Belediyesi personelleri sokakta 6 binayı riskli görerek anlık tahliye kararı verdi. Bina sakinleri belediye personellerine isyan ederek, gidecek yerlerinin olmadığını bu sorun uzun süredir var olduğunu belirtti

01.04.2026 06:18:00 / Güncelleme: 01.04.2026 06:25:30
İHA
Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti
Sarıyer'de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti
Olay, saat 19:00 sıralarında Sarıyer ilçesi Ayazağa Mahallesi 108. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, yoğun yağışlar sonrası sokakta bulunan bir binanın bahçesinde toprak kayması meydana geldi. Kayan topraklar yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üstüne düştü. Ev sakinleri durumu Sarıyer Belediyesi'ne şikayet etti. Ev sakinleri durumun ciddiye alınmadığını görerek, bu sefer de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) şikayet etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi şikayeti dikkate alarak, bölgeye Sarıyer Belediyesi personelleri, çok sayıda polis ve AFAD ekipleri yönlendirdi.



AFAD, toprak kayması yaşanan binanın bahçesinde inceleme yaptı. Durumu riskli değerlendiren ekipler, toplamda 6 binaya tahliye kararı verip mühürledi. Bina sakinleri belediye personellerinin anlık tahliye kararına tepki göstererek, gidecek yerlerinin olmadığını bu durumun birçok kez belediyeye bildirdiklerini ciddiye alınmadığını söyleyerek tepkiler gösterdi.



Bina Sakini Elmas Yalkın, tepki yaşanan duruma tepki göstererek, "Bu sokağın çoğu uçurumun üzerine kurulmuş bir sokak. Sokakta 20 yıldır Şişli Belediyesi ve şimdiki Sarıyer Belediyesi'ne bağlı olan bu sokak 20 yıldır istinat duvarı yapılması için baskı yapılıyordu belediyelere. Bu yoğun yağmur sonucunda da burada toprak kayması oldu. Belediyeyi bilgilendirdik buraya istinat duvarı yapılmalı diye. Belediye geldi her şey bir gün içerisinde oldu. Belediye geldi evde ocakta yemeğim varken, kapımı çaldı evimi boşaltmam gerektiğini söyledi. Riskli bölge olduğunu evi boşaltmam gerektiğini söyledi. Bende şöyle dedim biz burada yaşıyoruz hemen nasıl gidebiliriz. Şuanda sokaktayız. Belirli yerlere bant çektiler. Yapılması gereken istinat duvarı ile ilgili dönüş alamıyoruz, yaşanan olaydan sonra da alamıyoruz" dedi.



"Herhangi bir rapor yok"



Yalkın, durumla alakalı bir raporun olmadığını belirterek, "Herhangi bir rapor yok bir zemin etüdü yok bize gönderilen. Bizim kapımız çalındı evinizi boşaltın dendi" ifadelerini kullandı.

Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi

01.04.2026 00:05:00 / Güncelleme: 01.04.2026 00:08:55
Haber Merkezi
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
Show TV, Habertürk ve Bilgi Üniversitesi'ne kayyum atanmıştı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulması iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Eylül 2025'teki ilk dalga operasyonda gözaltına alınan Kenan Tekdağ hakkında 'ev hapsi' ve 'yurt dışı çıkış yasağı' adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.



Soruşturma çerçevesinde ikinci dalga operasyonda bir kez daha gözaltına alınan Tekdağ, 'çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma' ve 'suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama' suçlamalarıyla tutuklanmıştı.

Yaklaşık 5 aydır tutuklu bulunan Tektağ, bugün ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

121 Şirkete el konuldu



Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma çerçevesinde, Kenan Tekdağ'ın yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü Can Holding'e bağlı 121 şirkete el konuldu.

Mahkeme kararıyla bu şirketlerin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi.

Operasyonun kapsamı genişledi

Soruşturmanın ilk aşamasında 121 şirketle başlayan el koyma süreci, incelemelerin derinleşmesiyle birlikte holdingin diğer iştiraklerini de kapsayacak şekilde genişledi.

Bu kapsamda, holding bünyesindeki medya organlarından eğitim kurumlarına, enerji şirketlerinden spor kulüplerine kadar çok sayıda stratejik varlığa kayyum atandı.

El Konulan Başlıca Varlıklar:

Medya Grubu: Habertürk TV, Show TV, Bloomberg HT ve HT Spor.

Eğitim Kurumları: İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Doğa Koleji.

Spor: Kasımpaşa Spor Kulübü.

Enerji ve Diğer: Energy Petrol ve çeşitli sanayi iştirakleri.

Gerekçe: Kara Para Aklama ve Nitelikli Dolandırıcılık

Yargı makamları, söz konusu şirketlerin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kara para aklama", "vergi kaçakçılığı" ve "nitelikli dolandırıcılık" faaliyetlerinde araç olarak kullanıldığı iddiasıyla bu kararı aldı. El koyma kararıyla birlikte, şirketlerin finansal hareketleri ve geçmiş dönemdeki varlık transferleri mercek altına alındı.

Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci ile diğer 3 şüpheli adliyeye sevk edildi

31.03.2026 16:37:00
Haber Merkezi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
Belediye Başkanı tutuklanmıştı 4 kişi daha adliyeye sevk edildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında "kişi ve firmalardan rüşvet aldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 4 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin Ezberci, belediye personeli Deniz Aygün ve Ulaş Küçükakalın ile özel kalem müdürlüğünde görevli Ebru Yurtuluğ sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

9 şüpheli tutuklanmıştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Uşak Belediyesine yönelik iddialarla ilgili "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında, 27 Mart'ta Uşak, Kocaeli ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılıkça ifadeleri alınan şüphelilerden Uşak Belediye Başkanı Yalım, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilmişti.

Yalım ile birlikte hakimliğe sevk edilen diğer şüpheliler Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya, belediye personeli Cihan Aras ve İsmail Özçelik, Uşak Haber Medya Şirketi Sahibi Murat Baş ile Mustafa Yalım tutuklanmıştı.

Hakimlik, şüpheliler Kenan Arslan, Seher Akay, Aslıhan Aksoy ve Salih Sönmez hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vermişti.

İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü

İstanbul Valiliği, Cumartesi günü öğle saatlerinden itibaren kent genelinde etkili olan sağanak yağışta metrekareye ortalama 97 kilogram yağış düştüğünü, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ise 670 ihbarın geldiğini bildirdi

31.03.2026 12:32:00
İHA
İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü
İstanbul'da metrekareye 97 kilogram yağış düştü
Valilikten yapılan açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan hava tahmin raporları çerçevesinde İstanbul için sağanak yağış uyarısı yapıldığı hatırlatıldı.

Yağışlı havanın, uyarılara paralel olarak Cumartesi günü öğle saatlerinden itibaren etkili olduğu belirtilen açıklamada, "İstanbul genelinde 29.03.2026 Cumartesi Günü öğle saatlerinden, 31.03.2026 Salı Günü sabah saatlerine kadar il genelinde etkili olmuştur. Yağışlar, özellikle Ümraniye, Sarıyer, Üsküdar, Kadıköy, Beykoz, Bakırköy, Kartal, Beylikdüzü ilçelerinde yoğunlaşmıştır. Bu süre zarfında İstanbul'un farklı bölgelerinde metrekareye ortalama 97.8 kg yağış düştüğü tespit edilmiştir" denildi.

Açıklamada, Valilik koordinasyonunda devam eden çalışmalar kapsamında AFAD, İBB, İlçe Belediyeleri toplam 6 bin 903 personel, 2 bin 505 araç, iş makinası ve 824 ekipman ile sahadan gelen ihbarlara en kısa sürede müdahale edilerek vatandaşların mağduriyetini en alt seviyede tutmaya çalışıldığı kaydedildi.

112 Acil Çağrı Merkezine toplam 670 ihbarın geldiğinin bildirildiği açıklamada 375 su baskını, 18 toprak kayması, 2 mahsur kalma, 26 ağaç devrilmesi, 16 duvar çökmesinin yaşandığı belirtildi.

İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 13'üncü duruşması başladı

 

31.03.2026 11:53:00 / Güncelleme: 31.03.2026 13:42:20
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı
İBB Davası'nın 13'üncü duruşma başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu

Artvin'de polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda 10 düzensiz göçmen yakalanırken, organizatör olduğu belirlenen 2 kişi tutuklandı.

31.03.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu
Artvin'de düzensiz göçmen operasyonu
Artvin'de polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda 10 düzensiz göçmen yakalanırken, organizatör olduğu belirlenen 2 kişi tutuklandı.

Artvin'de İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen istihbari ve operasyonel çalışmalar kapsamında düzensiz göçle mücadeleye yönelik önemli bir operasyon gerçekleştirildi.



Edinilen bilgilere göre, 30 Mart 2026 günü saat 01.00 sıralarında il merkezine giriş yapan ve "toptan gıda taşımacılığı" görüntüsü verilmiş şüpheli bir minibüs durduruldu. Araçta yapılan kontrollerde, yasa dışı yollarla Türkiye'ye giriş yaptığı tespit edilen 10 Afgan uyruklu düzensiz göçmen yakalandı.



Olayla bağlantılı olduğu belirlenen 2 göçmen kaçakçısı gözaltına alınırken, şüphelilerin kullandığı 2 araca da el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yakalanan düzensiz göçmenlerin sınır dışı işlemlerinin tamamlandığı öğrenilirken, güvenlik güçlerinin suç ve suçluyla mücadelesinin kararlılıkla sürdüğü belirtildi.

Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!


 
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu'nun, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürdüğünü söyledi. 

31.03.2026 00:35:00
AA
Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!
Şu sıralar yağsa da kuraklık riski geçmiş değil!

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, iki yıllık yağış açığının artık kronik hale geldiğini belirterek, İç Batı Anadolu'nun, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürdüğünü söyledi. Kadıoğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) 2026 Şubat Standart Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendirdi.

Kadıoğlu, "İç Batı Anadolu'da kış yağışları bile iki yıllık açığı kapatmaya yetmedi. Bu bölge, tarımsal kuraklık açısından en kritik alan olmayı sürdürüyor" dedi. Akdeniz kıyı kuşağında ise kısa vadede belirgin bir toparlanma yaşandığına değinen Kadıoğlu, Mersin, Adana ve Antalya çevresinde son aylarda yağışların normale döndüğünü ancak iki yıllık birikimli açığın henüz tamamen kapanmadığını kaydetti.

Kadıoğlu, uzun süreli kuraklığın tarım ve su kaynakları üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dikkati çekerek, özellikle Eskişehir, Afyon ve Konya ovalarında toprak neminin ciddi şekilde azaldığını, bunun verim kayıplarına yol açabileceğini ifade etti. Hidrolojik kuraklığın meteorolojik kuraklığı gecikmeli takip ettiğini hatırlatan Kadıoğlu, Marmara ve İç Batı Anadolu'da baraj doluluk oranları ile yer altı su seviyelerinin henüz toparlanmadığını söyledi.

Kadıoğlu, "Ankara başta olmak üzere bazı büyük şehirlerde içme suyu kaynakları açısından risk devam ediyor. Kuraklık sadece meteorolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir sorun haline gelmiş durumda" değerlendirmesinde bulundu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.