logo
11 HAZİRAN 2026

Arçelik 7 yılda 1,3 milyon adet ürünü geri dönüştürdü

Arçelik Türkiye Genel Müdürü Can Dinçer, "2014 yılından bugüne kadarki 7 yıllık süreçte, 1,3 milyon adet Atık Elektrikli, Elektronik Eşya'yı (AEEE) geri dönüştürdük. Eski ve verimsiz ürünleri yeni ve enerji verimli ürünlerle değiştirerek yüksek elektrik tüketimini engelledik ve 326 GWh enerji tasarrufu elde ettik. Bu sayede 41 milyon hanenin günlük elektrik tüketimi kadar 197 milyon TL'lik bir tasarruf sağladık" dedi

25.02.2021 13:43:00
Arçelik 7 yılda 1,3 milyon adet ürünü geri dönüştürdü
Arçelik 7 yılda 1,3 milyon adet ürünü geri dönüştürdü

Arçelik'in Eskişehir ve Bolu'daki AEEE tesislerine düzenlediği online basın gezisi, Arçelik Türkiye Genel Müdürü Can Dinçer, Kalite, Sürdürülebilirlik ve Resmi İlişkiler Direktörü Fatih Özkadı ve Buzdolabı Ürün Direktörü Ayhan Önder'in katılımıyla gerçekleştirildi.

Arçelik Türkiye Genel Müdürü Dinçer, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için tüm iş süreçlerini sürdürülebilirlik temelli olarak şekillendirdiklerini söyledi.

Sürdürülebilirlik stratejilerinin önemli bir halkası olan Eskişehir ve Bolu'da kurdukları AEEE geri dönüşüm tesislerinde çevresel sürdürülebilirlik performansını daha da ileri taşımak için çalıştıklarını aktaran Dinçer, AEEE geri dönüşüm tesisleriyle, Türkiye'deki geri dönüşüm sektörünün kalitesinin artırılmasına katkı sağladıklarını anlattı.

Dinçer, çalışmaları gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakma sorumluluğunun bilinciyle yürüttüklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Geçtiğimiz haftalarda açıkladığımız ve bizi oldukça heyecanlandıran yeni marka yolculuğumuz da bu sorumluluğumuzun temeline dayanıyor. Bu yıl itibarıyla fayda odaklı yeni marka yolculuğumuzda sloganımızı 'İyiliği Aşkla Tasarlar' olarak dönüştürdük. Bu dönüşümde odağımıza sorumlu üretim ve tüketimi aldık. Sorumlu üretim ve tüketimi destekleyecek ürün, teknoloji, servis ve projeler geliştirmeyi, bu konudaki farkındalığı arttırmayı hedefliyoruz.

Üretim ve tüketimde olduğu gibi, ürünlerin kullanım ömrü dolduğunda oluşan atıkların geri dönüşümü de sorumluluklarımızdan biri. Elektronik atıklarla ilgili rakamlara bakarsak, dünyada her yıl 50 milyon ton atık elektrikli ve elektronik eşya oluştuğu belirtiliyor. The Global E-Waste Monitor 2020 Raporu'na göre ise 2019 yılında Türkiye'de oluşan atık elektrikli ve elektronik eşya miktarı 847 bin ton. Yani Türkiye'de yaklaşık 1 milyon ton atık elektrikli ve elektronik eşyanın oluştuğu öngörülüyor."

Dinçer, İngiltere'deki Southampton Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, 2020 yılında dünyadaki e-atıkların yüzde 37'sini küçük ev aletlerinin, yüzde 22'sini ise büyük ev eşyalarının oluşturduğunu dile getirdi.

Bu noktada AEEE'lerin profesyonel ekiplerle toplanarak geri dönüşümünün sağlanmasının, sürdürülebilirlik ve çevre adına büyük önem taşıdığına dikkati çeken Dinçer, "Arçelik olarak, bu temel sorunla mücadele etmek adına öncü bir rol üstlendik ve Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu kapsamında ürünlerimizi doğaya geri kazandırmak, birer kaynak olarak değerlendirilmesini teşvik etmek amacıyla 2014 yılında Eskişehir ve Bolu'da atık elektrikli ve elektronik eşya geri dönüşüm tesislerini kurduk." bilgisini verdi.

"Tasarruf edilen su miktarı yaklaşık 8 milyon hanenin günlük su tüketimine eşdeğer"

Can Dinçer, 2014 yılından bugüne kadarki 7 yıllık süreçte, 1,3 milyon adet AEEE'yi geri dönüştürdüklerini dile getirerek, eski ve verimsiz ürünleri yeni ve enerji verimli ürünlerle değiştirerek yüksek elektrik tüketimini engellediklerini, 326 GWh enerji tasarrufu elde ettiklerini aktardı.

Bu sayede 41 milyon hanenin günlük elektrik tüketimi kadar 197 milyon TL'lik bir tasarruf sağladıklarına dikkati çeken Dinçer, "İki tesisimizin 7 yılda gerçekleştirdiği geri dönüşümden gelen enerji kazancı 2,5 MW gücünde 52 adet rüzgâr türbininin yıllık enerji üretimine eşdeğer oldu. Bunun yanı sıra eski teknolojiye sahip ürünleri çevre dostu yeni ürünlerle değiştirerek 6,5 milyon ton su tasarrufu sağladık. Tasarruf edilen su miktarı yaklaşık 8 milyon hanenin günlük su tüketimine eşdeğerdir." bilgisini paylaştı.

"Ürünlerin müşterilerimizden toplanması ve geri dönüştürülmesi sürecine devam ediyoruz"

Arçelik'in Türkiye'de hem üretici olup hem de sektörünün geri dönüşüm tesisini kuran ilk şirket unvanına sahip olduğunu belirten Dinçer, Eskişehir'deki tesiste buzdolapları ve soğutucuların, Bolu'daki tesiste ise büyük beyaz eşyaları ve küçük ev aletlerinin geri dönüştürüldüğünü anlattı.

Dinçer, Eskişehir'deki tesisin buzdolaplarında bulunan ozon tabakasına zararlı CFC'li gazları da kapalı kırma sistemi ile toplayabilen Türkiye'deki ilk geri dönüşüm tesisi olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Tesislerimizi kurduğumuz ilk yıl, 'Doğaya Dönüş Başlasın' sloganıyla Türkiye'nin en büyük geri dönüşüm hareketine imza attık. Markası ne olursa olsun, eski beyaz eşya ve televizyonları yeni ve verimli Arçelik ürünleri ile değiştirdik. 2018 yılında da 'Büyük Yenilenme Hareketi'ni başlatarak, yine her markadan eski beyaz eşyaları tüketicilerimizin evlerinden alarak çevre dostu yeni ürünlerle değiştirdik.

Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu kapsamında piyasaya sürülen ürünlerin müşterilerimizden toplanması ve geri dönüştürülmesi sürecine devam ediyoruz. Tesislerimizde geri dönüştürülen AEEE'lerden elde edilen plastik, demir, bakır, alüminyum gibi malzemeleri, kaynak verimliliği kavramına uygun olarak ekonomiye geri kazandırıyoruz."

"Geri dönüşüm tesisimiz tüm markalara açık"

Toplantı sonunda soruları yanıtlayan Arçelik yetkilileri basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Can Dinçer, geri dönüşüm tesisinin tüm markalara açık olduğunu dile getirerek, değişim kampanyasında bütün markalara bu hizmeti açtıklarını, marka bakmadan topladıklarını, tesislerde tekrar ekonomiye kazandırma gayretinde olduklarını söyledi.

Bu çerçevede yoğun bir iletişim kampanyası sürdürdüklerine işaret eden Dinçer, "Çevre dostu ürünlerimiz şu an bütün Arçelik mağazalarında var. Tüketicilerimiz evlerdeki ürünlerle çevre dostu ürünleri değiştirebilirler. Fiyat konusunda, özel bir fiyatlandırma yapılmadı, herkesin ulaşılabileceği bir fiyatlandırma, özel indirimlerle değişim kampanyasında tüketicinin karşısına çıktık, önemli de bir talep var." bilgisini verdi.

Dinçer, salgın sürecinin tüketicilere ve sektöre etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İnsanların evde kaldığı dönemde, tüketicinin davranışının çok değiştiğine dikkati çeken Dinçer, şunları söyledi:

"Tüketici önceliğini eve yatırıma, hijyen koşullarının sağlanmasına verdi, bu da bizim beyaz eşya satışlarımızı oldukça olumlu etkiledi. Başta derin dondurucu, buzdolabı, daha sonra çamaşır makinesi, kurutma makinesi alımda tetiklendi. Daha sonra da tüketici evindeki geçirdiği vakti daha kaliteli hale getirmek için eğlenceye ihtiyaç duydu, bu da televizyon satışlarına pozitif etki etti. Bu anlamda iyi bir yıl geçirdik, sanayi rakamlarında da bunu gördük."

"Sürdürülebilirlik stratejimizin merkezinde olmaya devam edecek"

Dinçer, Arçelik'in önümüzdeki dönem stratejileri hakkında da bilgi vererek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sürdürülebilirlik bizim stratejimizin merkezinde olmaya devam edecek, bu konuyu çok önemsiyoruz. Sürdürülebilirlik dünyanın en önemli ajandası ve böyle kalmalı. İklimlendirme krizi, enerji verimliliğine ilişkin bu yıllarda yapacağımız çalışmalar, geleceğimizi direkt etkileyecek. Yepyeni bir tüketici geliyor, bu tüketiciyi iyi anlamak gerek, çok yakından takip etmek gerek. Biz tüketiciye çok yakın bir markayız ve bu değişimi hissediyoruz. Yakın zamanda hızla arttığını görüyoruz ve pandemi dönemi sonrasında daha da artacak."

Konuya ilişkin dünya ölçeğinde yapılan son çalışmanın verilerine atıfta bulunan Dinçer, sonuçların çok dikkat çekici olduğuna işaret etti.

Dinçer, sonuçlara ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"Araştırmaya göre, dünyadaki tüketicilerin yüzde 73'ü önümüzdeki dönem alışveriş önceliğini değiştireceklerini, sürdürülebilir ürünleri üreten firmaların veya markaların ürünlerini talep edeceklerini söylüyor. Yine araştırma, bu tür ürünlerin pazar büyüklüğünün, diğer ürünlere göre 6 kat artacağını ifade ediyor. Yatırımcıların da yüzde 78'i sürdürülebilir teknolojilere önem veren, önceliğine alan şirketlere yatırım yapacağını söylüyor. Hepsinden de önemlisi, bu tür sürdürülebilirliği merkezine almış şirketlerde çalışan çalışma arkadaşlarımızın yüzde 75'i iklimlendirmeye karşı bir şeyler yapma gayreti içindeler, onların performansı diğer şirketlerde çalışanlara göre yüzde 16 daha fazla."

"Değişim kampanyasında ürünü tüketicinin evinden biz alıyoruz"

Son yıllarda konuşulan dijitalin yıkıcı şekilde bir an da geldiğini dile getiren Dinçer, buna hazır olan şirketlerin çok başarılı olduğunu anlattı.

Dinçer, "Arçelik olarak 15 yıl önce attığımız adımlarla dijital dönüşümde hazırdık, bu dönemde de güçlenerek çıktık ama şimdi sürdürülebilirlik, önümüzdeki dönemin yeni dijitali olacak, çok yıkıcı şekilde geliyor. Tüketici, mahallesi, toplumu, ülkesi ve dünya için gerçekten bir şey yapan şirketleri tercih edeceğini söylüyor." ifadelerini kullandı.

Değişim kampanyasında tüketicinin evine gittiklerine dikkati çeken Dinçer, markası ne olursa olsun ürünü tüketicinin evinden kendilerinin alıp, geri dönüşüm fabrikasına ulaştırdıklarını, bütün hizmeti şirket olarak kendilerinin yaptıklarını söyledi.

"Geri dönüşüm tesisimizi bir kadın yönetiyor"

Teknolojik ürünlerin marketlerde satılmasına yasak getiren yasa tasarısına ile ilgili görüşleri sorulan Fatih Özkadı, "Bu alanda serbest ticaretin devamlılığını düşünüyoruz. Gerek Arçelik'in gerekse sektördeki diğer ürünlerin tüketicilerle uygun şartlarda, doğru zamanlarda buluşmasını önemli buluyoruz. Sektör görüşünü Bakanlığımıza bu şekilde ilettik." yanıtını verdi.

Ayhan Önder ise, geri dönüşüm tesisinin 12 ay boyunca faaliyette olduğunu belirterek, "Çeşitli kampanya dönemlerinde yoğunluğu oluyor ama yıl boyunca açık. Şirket olarak kadın istihdamına önem gösteriyoruz, geri dönüşüm tesisimizi yöneten de bir kadın. Geri dönüşüm tesisimizde 3 vardiya düzeninde 33 adet operatör, 1 adet master operatör, 1 adet kıdemli mühendis olmak üzere toplam 35 kişilik bir ekip çalışmaktadır." dedi.

Önder, "Son 7 yılda 1,3 milyon adet ürün geri dönüştürüldü, bunun 500 bine yakını buzdolabı, geri kalanı da diğer ürünler. Eskişehir'deki AEEE geri dönüşüm tesisimizde yıllık 195 bin buzdolabı ve soğutucu, Bolu'daki tesisimizde 1 milyon adet büyük beyaz eşya ve küçük ev aleti işleyebilecek kapasitemiz mevcut." ifadelerini kullandı. AA

Erden Timur için tahliye kararı

"Kara para aklama" suçlamasıyla tutuklanan eski Galatasaray yöneticisi ve NEF Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur hakkında tahliye kararı verildi

11.06.2026 16:56:00
Haber Merkezi
Erden Timur için tahliye kararı
Erden Timur için tahliye kararı
26 Aralık 2025'te "Futbolda bahis" soruşturması kapsamında gözaltına alınan, 29 Aralık'ta "Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanan Galatasaray Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur, "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanan eski Galatasaray yöneticisi ve NEF Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur için tahliye kararı verildi.

Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu

11.06.2026 14:43:00
AA
Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı
Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu.

TCMB'den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Kurul'un, politika faizinin yüzde 37'de sabit kalmasına karar verdiği bildirildi.

Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 40'ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranının da yüzde 35,5'te sabit tutulduğu bildirilen duyuruda, şu ifadelere yer verildi:

"Yılın ilk aylarındaki yükselişinin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle nisan ayında artan enflasyonun ana eğilimi, mayıs ayında bir miktar gerilemiştir. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında oynaklık ve yüksek seyir sürmektedir. İlk çeyreğe ait veriler iktisadi faaliyetin yavaşlamaya devam ettiğini gösterirken, öncü veriler iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir."

Duyuruda, jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkilerinin yakından takip edildiği belirtildi.

Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceği vurgulanan duyuruda, Kurulun politika faizine ilişkin atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyeceği kaydedildi.

Duyuruda, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir."

Kurulun politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyeceği ve kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacağı belirtilen duyuruda, Para Politikası Kurulu Toplantı Özetinin beş iş günü içinde yayımlanacağı bildirildi.

TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi komisyonda kabul edildi

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili düzenlemeleri de içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM Milli Savunma Komisyonunda kabul edildi

 

11.06.2026 14:38:00
Anadolu Ajansı
TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi komisyonda kabul edildi
TSK ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifi komisyonda kabul edildi

Teklifle, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da değişikliğe gidiliyor.

Buna göre, Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına tıp ve diş hekimliği fakültelerinde okutularak subaylığa nasbedilenler yükümlülük süresini tamamlamadan mahkeme veya disiplin kurulu kararına dayanılarak ilişiği kesilenler ile tabi olduğu mevzuat uyarınca istifa edenler, Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına öğrenim gördüğü sürenin, yükümlülük süresine oranının, kalan yükümlülük süresi ile çarpımı sonucunda elde edilen süre boyunca diş hekimliği ya da hekimlik mesleklerini icra edemeyecekler. Sürelere yönelik tüm hesaplamalar gün hesabı üzerinden yapılacak.

Harcırah Kanunu'nda yapılan değişikliğe göre, "Askeri birliklerde harekatta harcırah" hükmü kapsamında gündelik ödenenlerden denizaltı gemilerinde yurt içi limanlarda gemide konaklama imkanı sağlanamayan personel dışındakilere "yurt içinde verilecek gündeliklere" ilişkin düzenleme uyarınca ayrıca konaklama gideri ödenmeyecek.

Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nda yapılan düzenleme ile orduevleri, askeri gazinolar ve kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri de askeri bina olduğu için askeri mahal vasıf ve mahiyetine sahip olacak.

Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nda Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan astsubayların muvazzaf olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine alınamayacaklarına ilişkin açık hüküm bulunurken subaylara ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle değişiklik yapılıyor. Buna göre, Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yapanlar hariç olmak üzere, Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan subaylar Kanun'da yer alan istisnalar dışında muvazzaf olarak tekrar Silahlı Kuvvetler hizmetine alınamayacaklar.

Ek ders ücreti, 2029-2030 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar uzatıldı

Milli Savunma Bakanlığı ve bağlılarının bünyesinde yer alan eğitim ve öğretim kurumlarında idarece belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda ve nitelikleri idare tarafından belirlenen konu ve alanlarda gerekli şartları sahip kişilerin ilgili mevzuatında yer alan şartlar dahilinde 2024-2025 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar geçerli olmak kaydıyla ders vermeleri karşılığında ödenen ek ders ücreti 2029-2030 eğitim ve öğretim dönemi sonuna kadar uzatıldı.

Teklifle, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılan değişiklikle, Milli Savunma Bakanlığı merkez, taşra, yurt dışı teşkilatı ile bağlı, ilgili, ilişkili ve bünyesindeki kuruluşlarda görevli personel ve bunların adayları ile Milli Savunma Üniversitesinde eğitim gören askeri öğrenci ve bunların adayları hakkında, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatlarında görevli personel ve bunların adayları ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Polis Akademisi ve bunlara bağlı eğitim ve öğretim kurumlarındaki öğrenciler ile bunların adayları hakkında, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı personeli hakkında, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak, bu örgütlerle iltisaklı olmak gerekçeleriyle kamu görevine alınmayan veya kamu görevinden veya meslekten ayrılan veya çıkarılan yahut sözleşmesi feshedilenlerle ilgili idari davalar ve 375 Sayılı KHK'nin terör örgütlerine veya devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlere yönelik hükmü uyarınca tesis edilen idari işlemlere yönelik açılan idari davalar ile ilgili mevzuat uyarınca gerçekleştirilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemlerinin idarece olumsuz değerlendirilmesi sonucu söz konusu idari işleme yönelik açılan davalarda verilen ve göreve iade sonucunu doğuran mahkeme kararları uyarınca tesis edilecek işlemler, nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirilecek.

Sicil tam notunun yüzde 60 ve daha yukarısı olması gerekecek

Teklifle, Kamulaştırma Kanunu'na eklenen geçici madde ile kamulaştırma işlemlerine dayanmaksızın kamulaştırma kanunlarının amacına uygun olarak fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olan taşınmazlar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılacak. Taşınmazda kamu hizmetinin nitelik ve amacına uygun şekilde tesis veya yapının inşa edilmiş olması, bu düzenlemenin uygulanması bakımından fiilen tahsis kabul edilecek. Tapuda kayıtlı olanların kayıt sahipleri veya mirasçıları, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların zilyetleri ya da mirasçıları tahsis tarihi itibarıyla zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmiş ve fiili tahsis tarihinden itibaren 10 yıl geçmemiş olması koşuluyla, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun'un belirlediği süre içinde sadece taşınmazın fiili tahsis tarihindeki rayiç bedelini isteyebilecek. Bu düzenleme kapsamındaki taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihine kadar açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil görülmekte olan bedel davalarında bu düzenlemenin hükümleri uygulanacak.

Kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar hakkında 12 Ocak 1963 tarihinden sonra bu taşınmazlara bağlı olarak bedel dahil ileri sürülen talepler kabul edilmeyecek. Bu hüküm, 12 Ocak 1963 tarihinden sonra açılmış ve kanun yolu incelemesinde olanlar dahil görülmekte olan davalar hakkında da uygulanacak.

Bu hüküm kapsamında açılan ve görülmekte olan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri maktu olarak belirlenecek.

Kamulaştırılmış sayılan taşınmazlar, tapuda kayıtlı ise ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine açılacak dava ile ilgili idare adına tescil edilecek. Tapu kaydı olmayan taşınmazlar, tahsisin mahiyeti bakımından tescile tabi ise ilgili idare adına kayıt tesis olunacak. Bu işlemler harca tabi olmayacak.

Teklifle, Uzman Erbaş Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. 26 Haziran 2019'da askerlik süresinin kısalması nedeniyle muvazzaflık hizmetini yapmış olan çavuş, onbaşı ve erlerin, uzman erbaş olabilmesi için "müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla 27 yaşını bitirmemiş olmak" şartı yeterli olurken bu hususa yönelik düzenleme yapılması ile başta şehit yakınları olmak üzere askerlik hizmetinden muaf tutulanların uzman erbaş olmak için müracaat edebilmeleri için düzenleme yapılıyor. Askerlik hizmetinden muaf tutulanlara yönelik yapılan pozitif düzenlemenin uzman erbaş olmak için gerçekleştirilen müracaatlarda hak kaybının önüne geçmesi hedefleniyor.

Uzman Erbaş Kanunu'na "Sicil" başlığı ekleniyor. Düzenlemeyle uzman erbaşlar hakkında sicil yılı ilgili yılın 2 Mayıs tarihinden başlayıp bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar olan süreyi kapsayacak.

Uzman erbaşların sözleşme imzalanıp göreve alınmalarını takip eden ilk 2 Mayıs tarihi itibarıyla sicil belgesi tanzim edilecek. Ancak göreve alınma tarihi ile takip eden 2 Mayıs tarihi arasında geçen süre 3 aydan kısa ise ilk sicil belgeleri üç ayın doldurulduğu tarihte düzenlenecek. Müteakip sicil ise zamanında düzenlenecek. Sicil tam notu 100 olacak. Sicil üstlerinin verdikleri notların ortalaması, o yılın sicil notunu teşkil edecek. Sicilin olumlu olabilmesi için sicil notunun, sicil tam notunun yüzde 60 ve daha yukarısı olması gerekecek. Uzman erbaşlar için sicil yazmaya yetkili sicil üstleri ile ilgili hususlar ve sicil dönemi içinde sicil üstünün veya sicil alan personelin görevinden ayrılması halinde ayrılış sicili düzenlenmesine ilişkin hususlar ile verilecek sicilin şekil ve usulleri yönetmelikte düzenlenecek.

12. kattan düşen çocuk hayati tehlikeyi atlattı

Adana'da apartmanın 12. katındaki pencereden düşmesi sonucu ağır yaralanan 14 yaşındaki çocuğun sağlık durumu iyiye gidiyor

 

11.06.2026 13:30:00
Anadolu Ajansı
12. kattan düşen çocuk hayati tehlikeyi atlattı
12. kattan düşen çocuk hayati tehlikeyi atlattı

Adana'nın merkez Yüreğir ilçesi Dadaloğlu Mahallesi'nde 4 Haziran'da Ecrin Karaca, apartmanın bahçesinde oynayan kardeşini kontrol etmek için 12. katın koridorundaki pencereden sarktığı sırada düştü.

Bina girişindeki metal sundurmaya çarpıp zemine düşmesi nedeniyle ağır yaralanan Karaca, evinin yakınındaki özel hastanede yapılan müdahalelerin ardından Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.

Hastanede ameliyat edilen kız çocuğu, hayati tehlikeyi atlattı.

Çocuğun, metal sundurmaya çarparak zemine düşmesi binanın güvenlik kamerasınca kaydedildi. Kayıtta, annenin aralarında olduğu bina sakinlerinin çocuğun başında toplanması da yer aldı.

"Kızım elini uzatarak 'Baba sizi bırakmayacağım' dedi"

Baba Hakan Harput Karaca, hastanede gazetecilere, olay sırasında apartmanın bahçesinde bulunan eşinin düşen kişinin kızları olduğunu fark edince şoke olduğunu söyledi.

Sağlık çalışanı komşularının kızının yardımına koştuğunu, sonrasında hastaneye gittiklerini dile getiren Karaca, "Hastanede polis kardeşlerimizden biri beni çağırdı. İşte umutlar o zaman yeşerdi. Bana kızımın bilincinin yerinde olduğunu ve konuştuğunu söylediler. Çok kısa görüntüsünü gösterdikten sonra mucizelerin devamı geldi çok şükür, elhamdülillah." dedi.

Karaca, kızını görme şansı bulduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Kızım sürekli 'Babamı istiyorum' demiş. Çok kısa süreliğine beni çağırdılar. Kızım elini uzatarak 'Baba sizi bırakmayacağım' dedi. Hayatımın çok farklı bir dönüm noktasıydı. Şu an çok şükür iyi. 12. kattan düşmesine rağmen herhangi bir solunum cihazına bağlanmadı, bilinç kaybı yaşamadı. Gece 4 saat süren ameliyat oldu. Çok şükür kısa süre sonra da doktorumuz çocuğumuzun kalkıp rahat şekilde yürüyebileceğini söyledi."

"12. kattan düşüp de böyle olanıyla ilk defa karşılaştım"

Ameliyatı gerçekleştiren ekipte yer alan Op. Dr. Mesut Uluöz de düşen çocuğun çarpmasıyla çöken metal sundurmanın "hava yastığı" görevi gördüğünü anlattı.

Ecrin'in vücudunda ciddi kırıklar olmasına rağmen hayatta kaldığını ve genel durumunun iyi olduğunu aktaran Uluöz, şunları kaydetti:

"Uyluk ve kaval kemiğinde, dirseğinde iki ayrı kemikte parçalı kırıkları var. Dün akşam itibarıyla iki ekip girdik ve başarılı şekilde ameliyatlarını tamamladık. Çocuk olduğu için yaralanması kötü ama inşallah biz muvaffak olacağımıza inanıyoruz. İyi bir rehabilitasyonla işi çözeceğiz inşallah. 12. kattan düşüp de böyle olanıyla ilk defa karşılaştım. Dünya literatüründe de tahmin ediyorum çok olan bir vaka değil. Çok büyük bir şans." 

Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu: Gözaltına alınan isimler belli oldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda 22 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Kenan Doğulu, Beren Saat, Kerimcan Durmaz, Ayşe Hatun Önal gibi ünlü isimlerin olduğu öğrenildi

11.06.2026 11:00:00
İHA
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu: Gözaltına alınan isimler belli oldu
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu: Gözaltına alınan isimler belli oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gerçekleştirilen operasyonda 22 kişi gözaltına alındı.

Çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenlenirken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler de belli oldu. Operasyonda gözaltına alınanlar arasında Ayşe Hatun Önal, Tolga Çam, Ferhan Kaya, Murat Saygı, Enis Ahmet Onat, Ahmet Karoğlu, Emre Tari, Hasan Vatan, Kerimcan Durmaz, Kenan Doğulu, Beren Saat, Mehmet Cem Karcı, Berdan Mardini, Reyhan Küçükyeğen, Ozan Doğulu, Yaşar İpek, Mehmet Yıldız, Tessy Ramos Correira, Enis Arıkan, Rafet Eren Yorulmazer, Ali Efe Bezci ve Selin Ciğerci yer aldı. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenilirken, soruşturmaya ilişkin çalışmaların devam ettiği bildirildi.

102 yıl 4 ay hapse mahkum edilmişti

Kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen dolandırıcılık davasında yerel mahkemece verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hüküm İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince bozulan Seçil Erzan, 11 Eylül'de yeniden hakim karşısına çıkacak

10.06.2026 20:00:00
Anadolu Ajansı
102 yıl 4 ay hapse mahkum edilmişti
102 yıl 4 ay hapse mahkum edilmişti

Kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen dolandırıcılık davasında yerel mahkemece verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hüküm İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince bozulan Seçil Erzan, 11 Eylül'de yeniden hakim karşısına çıkacak.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen dolandırıcılık davasına ilişkin Seçil Erzan'ın da arasında olduğu bazı sanıklar yönünden kurulan hükümleri bozmasının ardından dosya, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

Mahkeme heyetince hazırlanan tensip zaptında, sanıklar Seçil Erzan ve Rüya Sağır'ın müşteki Fatih Terim'e yönelik eylemleri nedeniyle dosyanın ayrılmasına karar verildiği belirtildi.

Tensip zaptında, Erzan'ın müştekiler Arda Turan, Buse Terim, İsmail İbrahim Çağlar, Selçuk İnan, Fernando Muslera, Musa Mert Çetin, Ömer Kahraman, İbrahim Kocabaldır, Uğur ve Nurettin Gözaçan, Nuray Şengüler, Kaan, Sevgi ve Tursun Sinih, Fatih Altıntaş, Melis Özsüt Şener, Emre ve Emrah Çolak, Bülent ve İnci Çeviker, Mert Zeydanlı, Volkan Bahçekapılı, Deniz Güzel, Emre Belözoğlu, Burhan Taşpolat ve Evrim Pınar Güzel'e yönelik eylemlerinin, uzlaştırma kapsamında kalması ihtimaline binaen dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği kaydedildi.

Sanık Nazlı Can'ın, müştekiler Ömer Kahraman, İbrahim Kocabaldır ve Deniz Güzel'e yönelik eylemlerinin, sanık Hüseyin Eligül'ün de müştekiler Hacer ve Hasan Çorbacı, Nesrin Çakır ile İbrahim Kocabaldır'a yönelik eylemlerinin, katılan-sanık Nur Erkasap'ın ise müştekiler Volkan Bahçekapılı, Emre Belözoğlu, Mert Zeydanlı ve Ömer Kahraman'a yönelik eylemlerinin de uzlaştırma kapsamında kalması ihtimaline binaen dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği kaydedildi.

Tensip zaptında, dosyada tutuklu bulunması nedeniyle, tüm katılanlar hakkında zorla getirme emri düzenlenmesine hükmeden mahkeme, duruşmanın 11 Eylül'de yapılmasını kararlaştırdı.

Karar

Davayı 1 Aralık 2025'te karara bağlayan İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Seçil Erzan'ı 27 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık", "özel belgede sahtecilik" ile "güveni kötüye kullanma" suçlarından toplam 102 yıl 4 ay hapis ile toplam 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırmıştı.

Mahkeme heyeti, kararında, sanık Erzan hakkında "özel belgede sahtecilik" suçundan her bir katılana yönelik ayrı ayrı ceza istemiyle kamu davası açıldığını anımsatarak, bu suçun mağdurunun kamu olduğunu, sanığın eyleminin de tek olduğunun kabul edildiğini belirtmişti.

Kararda ayrıca "özel belgede sahtecilik" suçundan verilen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren heyet, Erzan'ın bu suç yönünden 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına hükmetmişti.

Erzan'ın, katılanlar Nesrin Çakır, Kaan Sinih, Sevgi Sinih, Tursun Sinih, Erkan Karaca, Atilla Baltaş, Ercüment Gülen, Bakiye Gülen, Kemal Tanın Yılmaz, Merve Özer Yılmaz ile müşteki sanıklar Mojtaba Haghani, Nur Erkasap ve Süleyman Arslan'a yönelik eyleminden dolayı da beraatine karar verilmişti.

Diğer sanıklara verilen cezalar

Heyet, sanık Ali Yörük'ü, 4 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 15 yıl 1 ay 15 gün hapis ile 150 bin lira para cezasına, sanık Atilla Yörük'ü de 4 müştekiye karşı aynı suçtan 7 yıl 6 ay 17 gün hapis ile 75 bin lira para cezasına çarptırmıştı.

Sanık Nur Erkasap'ı 3 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ile 79 bin 160 lira para cezasına çarptıran heyet, sanık Hüseyin Eligül'e de 3 müştekiye karşı aynı suçtan 5 yıl 2 ay hapis ile 7 bin 600 lira para cezası vermişti.

Heyet, sanık Nazlı Can'ı 3 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 4 yıl 5 ay 20 gün hapis ile 31 bin 500 lira para cezasına çarptırırken, sanık hakkında 6 müştekiye karşı bu suçtan beraat hükmü kurmuştu.

Sanık Süleyman Aslan da "tefecilik" suçundan 2 yıl 6 ay hapis ile 20 bin lirayla cezalandırılırken, Mojtaba Haghani, Asiye Öztürk, Mehmet Aydoğdu, Hakan Ateş, Rüya Sağır, Kerem Can ve Candaş Gürol'ün ise beraatine karar verilmişti.

İstinaf kararı

Gerekçeli kararın yazılmasının ardından dosya istinafa taşınmıştı.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin hüküm kurulurken birleşen dosya bilgilerine yer vermediği ve bunun da denetim güçlüğüne sebebiyet verdiği gerekçesiyle itirazları yerinde görmüştü.

Ceza Dairesi, sanık Erzan'ın yargılanması sırasında bazı usullerin uygulanmadığını belirterek, kararın bozularak dosyanın yerel mahkemeye geri gönderilmesine hükmetmişti.

Bazı sanıklar hakkında verilen hapis cezası kararlarını da bazı usullerin uygulanmadığı gerekçesiyle bozan daire, bir kısım sanıklar yönünde verilen kararları hukuka uygun bulmuştu. 

Mustafa Bozbey’e 402 yıl hapis isteniyor

Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturmasında iddianame kabul edildi. 862 sayfalık dev dosyada Bozbey için "suç örgütü kurmak ve yönetmek" ile "rüşvet" suçlarından 402 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem için istenen ceza 946 yılı buldu

10.06.2026 17:20:00
Haber Merkezi
Mustafa Bozbey’e 402 yıl hapis isteniyor
Mustafa Bozbey’e 402 yıl hapis isteniyor
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen fahiş rüşvet, usulsüzlük ve organize suç örgütü soruşturmasında çok önemli bir eşik daha aşıldı. Geçtiğimiz Nisan ayında tutuklanan ve İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkındaki iddianame, mahkeme tarafından resmi olarak kabul edildi.

862 sayfalık iddianame kabul edildi

Cumhuriyet savcılarının titizlikle hazırladığı 862 sayfalık kapsamlı iddianame, yargılamanın önünü açtı. Toplam 63 sanığın yer aldığı dev dosyada, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, belediye çalışanları ve çok sayıda müteahhit hakim karşısına çıkacak. Şüphelilerin, paravan şirketler ve usulsüz imar ruhsatları üzerinden organize biçimde fahiş miktarda haksız kazanç sağladıkları ileri sürülüyor.

Ağır suçlamalar: Örgüt liderliği ve kara para aklama

Mahkeme tarafından kabul edilen dosyada Mustafa Bozbey'e yönelik suçlamalar oldukça ağır. Soruşturma kapsamında "suç örgütü lideri" olmakla suçlanan Bozbey'e şu cezaların verilmesi talep ediliyor:

• Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme

• Rüşvet almak ve usulsüzlük yapmak

• Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aile bireyleri eliyle aklamak

• İmar kirliliğine neden olmak ve kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi

Bozbey suçlamaları reddetti

Daha önce savcılıkta verdiği ifadeleri ortaya çıkan Mustafa Bozbey, hakkındaki tüm iddiaları "iftira" olarak nitelendirmişti. Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ait şirket hisselerini 1999 yılında seçildikten hemen sonra aile bireylerine devrettiğini savunan Bozbey, suç örgütü kurmadığını ve kimseden rüşvet almadığını beyan ederek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini belirtmişti.

Yargılama süreci başlıyor

Nisan ayından bu yana cezaevinde olan Mustafa Bozbey ve diğer tutuklu sanıkların yapılan ara kararda tutukluluk hallerinin devamına hükmedilmişti. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte, davanın önümüzdeki günlerde Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde duruşma takviminin netleşmesi ve yargılamanın başlaması bekleniyor.

Irmak öğretmenin sır ölümünde soruşturma derinleşti

Ağrı'da evinde ölü bulunan 24 yaşındaki anasınıfı öğretmeni Irmak Ayşe Koparan'ın şüpheli vefatıyla ilgili adli süreç genişletildi. Genç öğretmenin maruz kaldığı darp ve baskıyı anlattığı ses kaydı ile sümen altı edilen dilekçeleri sonrası okul müdürü gözaltına alınırken, kamu görevlileri hakkında da inceleme başlatıldı

10.06.2026 15:00:00
Haber Merkezi
Irmak öğretmenin sır ölümünde soruşturma derinleşti
Irmak öğretmenin sır ölümünde soruşturma derinleşti
Ağrı'nın Hamur ilçesine bağlı Soğanlıtepe İlkokulu'nda görev yapan anasınıfı öğretmeni Irmak Ayşe Koparan, 7 Haziran 2026 tarihinde il merkezindeki evinde asılı halde ölü bulundu. İlk bulguların intihar ihtimaline işaret ettiği olay, genç kadının ardında bıraktığı şikayet dilekçeleri ve ses kayıtlarının ortaya çıkmasıyla "şüpheli ölüm" kapsamında geniş çaplı bir cezai soruşturmaya dönüştü.

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Koparan'ın daha önce defalarca şikayet ettiği Karakazan İlkokulu-Ortaokulu Müdürü Melahat İleri gözaltına alındı.

Tokat attı, darp raporu aldı, sürgün etti

Edinilen bilgilere göre olaylar silsilesi, İzmir nüfusuna kayıtlı Irmak Ayşe Koparan'ın elverişsiz yaşam koşulları ve ulaşım zorlukları nedeniyle geçici olarak Karakazan İlkokulu'nda görevlendirilmesiyle başladı. Koparan, bu okulda müdür Melahat İleri tarafından sistematik psikolojik tacize (mobbing) maruz bırakıldı.

İddialara göre okul servisinde yaşanan bir tartışma sırasında okul müdürü İleri, genç öğretmene hakaret ederek tokat attı. Skandalın ardından okul müdürünün asıl darp raporunu alan taraf olduğu, bunun üzerine başlatılan idari işlemle mağdur olan Irmak Ayşe Koparan'ın cezalandırılarak yeniden ilçenin en uzak noktalarından Soğanlıtepe İlkokulu'na gönderildiği öğrenildi.

9 dakikalık çığlık: "Sözleşmeli olduğum için ses çıkaramadım"

Koparan'ın ölümünün ardından sosyal medyada ve kamuoyunda infial yaratan 9 dakikalık bir ses kaydı ortaya çıktı. Parçalar halinde yayımlanan kayıtta Irmak öğretmenin hıçkırıklar içinde, "Müdür bana tokat attı. Sözleşmeli öğretmen olduğum için sesimi çıkaramadım, üzerime baskı kuruyorlar" diyerek maruz kaldığı şiddeti ve çaresizliği anlattığı duyuluyor.

Ayrıca genç öğretmenin, müdür hakkında resmi makamlara hakaret ve darp gerekçesiyle tutanak sunduğu, ancak bu idari başvuruların hiçbirinin işleme alınmadığı belirlendi.

Koparan'ın zorlu coğrafi şartlar, fahiş ulaşım masrafları ve can güvenliği riskleri nedeniyle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Kaymakamlığa yaptığı yer değişikliği taleplerinin de görmezden gelindiği belgelendi.

Soruşturma kamu görevlilerine uzanıyor

Ağrı Valiliği yaptığı açıklamada, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için adli sürecin titizlikle sürdüğünü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde müfettiş görevlendirildiğini duyurdu.

Başsavcılığın, genç öğretmenin dilekçelerini sümen altı eden ve görevini ihmal eden dönemin Kaymakamı, İlçe Milli Eğitim Müdürü ve ilgili idari personel hakkında "görevi kötüye kullanma" ve "ölüme sebebiyet verme" suçlarından soruşturmayı genişletmesi bekleniyor.

Eğitim sendikaları ve kadın hakları savunucuları da konuyu yakından takip ettiklerini belirterek "Irmak Öğretmen için Adalet" çağrısında bulundu. Genç öğretmenin kesin ölüm nedeni yapılacak otopsi raporunun ardından netleşecek olup, cenazesinin ailesinin yaşadığı İzmir'de toprağa verilmesi bekleniyor.

Bakan Yusuf Tekin'den açıklama
 
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
 
Ağrı'da, öğretmenlik yapan Irmak Ayşe Koparan'ın ölümüne ilişkin soru üzerine Tekin, olayla ilgili soruşturma açıldığını bildirdi.

Tekin, Koparan'ın ölümüyle ilgili mobbing ve şiddet iddialarının sorulması üzerine, şunları söyledi:
 
"Gazetelerin ve işin detayını bilmeyen insanların yaptığı yorumlara itibar etmeden hareket etmek lazım. Nihayetinde her bir sözümüzle bir temel hak ve hürriyeti ihlal ediyor, masum insanları lekeliyor olabiliriz. O yüzden Milli Eğitim Bakanlığı olarak temkinli konuşmayı tercih ediyoruz. Olayla ilgili hem adli makamlarla hem emniyet ile koordineli bir biçimde Teftiş Kurulumuz gerekli süreci başlattı. Bizim derdimiz, işimiz öğretmen arkadaşlarımızın hukukunu korumak, güvenli, sağlıklı, huzurlu ortamda çalışmasını sağlamak. Bunu temin edecek bütün tedbirleri alacağız. Orada da eğer öyle bir ihmali olan arkadaşımız varsa kim olursa olsun gözünün yaşına bakmadan gerekli işlem yapılacaktır."

YKS giriş belgeleri erişime açıldı

ÖSYM, 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı

 

10.06.2026 14:04:00
Anadolu Ajansı
YKS giriş belgeleri erişime açıldı
YKS giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 20 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) adaylarının sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek

Nisan ayında Lavrov'u Antalya'da ağırlayan Fidan, Moskova'ya giderek Rus mevkidaşıyla bir kez daha durum değerlendirmesi yapacak

10.06.2026 14:01:00
Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek
Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek
Nisan ayında Lavrov'u Antalya'da ağırlayan Fidan, Moskova'ya giderek Rus mevkidaşıyla bir kez daha durum değerlendirmesi yapacak.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın önümüzdeki hafta Moskova'yı ziyaret edeceği açıklandı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Fidan'ın 15-17 Haziran tarihlerinde Moskova'yı ziyaret edeceğini bildirdi.

Zaharova, Fidan'ın Moskova'daki temasları sırasında Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'la görüşeceğini kaydetti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.