logo
28 EYLÜL 2026

Ardahan'da konuştular

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile yardımcıları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş, Ardahan ve Kars’ta coşkulu kalabalıklarla buluştu. Cumhurbaşkanı yardımcıları İmamoğlu ve Yavaş ile birlikte bütün Türkiye'ye hizmet vereceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Hiçbir ayrımcılık yapmayacağız. Bizim kitabımızda ayrımcılık yoktur. İnsan, insandır ve başımızın üstünde yeri vardır. Herkese hizmet edeceğiz” diye konuştu.
 

24.04.2023 13:42:00
 
Ardahan'da konuştular
Ardahan'da konuştular
Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yardımcıları İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Ardahan'ı ziyaret etti. Yağmura rağmen Kongre Caddesi'ni dolduran Ardahanlılar, 3 lidere sevgi gösterilerinde bulundu.

KILIÇDAROĞLU: "HAKKI DA HUKUKU DA ADALETİ DE MUTLAKA GETİRECEĞİM"

Konuşma yapacağı platforma, "Hak, hukuk, adalet" sloganıyla gelen Kılıçdaroğlu, "Hiç endişe etmeyin. Ardahan, sen her şeyinle ayağa kalktığın sürece, bu ülkeye hakkı da hukuku da adaleti de mutlaka getireceğim. Adalet sadece Ardahan'a değil, adalet Türkiye coğrafyasına girecek. Adaleti sadece mahkeme salonlarında değil, adaleti yolda, adaleti tarlada, fabrikada, her yerde adaleti arayacağız. Çalışan için de adalet, ev kadını için de adalet. Sınava girenler için de adalet, her şey için adalet. Çünkü, Yüce Yaradan, dünyayı adalet üzerine inşa etti. Adaleti ya getireceğiz ya getireceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı yardımcıları İmamoğlu ve Yavaş ile birlikte bütün Türkiye'ye hizmet vereceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Hiçbir ayrımcılık yapmayacağız. Bizim kitabımızda ayrımcılık yoktur. İnsan, insandır ve başımızın üstünde yeri vardır. Herkese hizmet edeceğiz. Onlar gibi yapmayacağız" diye konuştu. İBB'nin destekleriyle Ardahan'a otobüs terminali kazandırıldığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Belediyenin bütün araçları kiralıktı. Dünyanın parasını ödüyorlardı. Şimdi belediyemizin araçları var mı? Var. Hiçbirisi kiralık değil. Demek ki parayı yerinde kullanırsanız, demek ki kul hakkı yemezseniz, demek ki halka hizmeti Hakk'a hizmet gibi görürseniz, Ardahan'ı da kalkındırırsınız, Türkiye'yi de kalkındırırsınız. Bunu yapacağız" ifadelerini kulandı.

"KİMSE KİMSEYE MUHTAÇ OLMAYACAK"

Gençlere, kadınlara ve çocuklara yönelik projelerinden söz eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Allah nasip ederse, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, her evde huzurun, her evde bereketin olduğu bir düzeni getireceğiz. Kimse kimseye muhtaç olmayacak. Ve her kadının sosyal güvencesinin temeli, aktörü, devletin kendisi olacak. Devlet, yanınızda olacak. Devlet sizi birilerine muhtaç etmeyecek. Bunu da bilmenizi isterim. Dışarıdan et getiriyorlar. Dışarıdan canlı hayvan getiriyorlar. Dışarıdan arpa getiriyorlar. Dışarıdan yulaf getiriyorlar. Dışarıdan mısır getiriyorlar. Dışarıdan ne geliyorsa getiriyorlar. Allah aşkına, bu ülkenin ovaları yok mu? Tarlaları yok mu? Çalışan insanları yok mu? Hepsi var. Onlar beşli çetelere çalışıyorlar. Ben halka çalışacağım. Beşli çete deyince; onlara milyar dolarları aktardılar. 418 milyar dolar aktardılar. 418 milyar doları söke söke alacağım ve Ankara'ya getireceğim. Sanıyorlar ki 'Biz dışarıya para getirdik, kimse bunu görmez.' Bay Kemal görür ve o paraların tamamını getirir, bu millete verir. Ben sizden bir şey istiyorum. Sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun ve oyu öyle kullanın. Kul hakkı yiyene oy vermeyin."

"BÜTÜN KÖYLERDE BİR VETERİNER VE ÖĞRETMEN OLACAK"

Alanda bulunan pankartlarda yazanlara kayıtsız kalmayan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Hiç endişe etmeyin. Doğu Ekspresi'nin son durağı Ardahan olacak, göreceksiniz. Staj mağdurlarının sorunlarını biliyorum. Onu da çözeceğim hiç endişe etmeyin. Cumhuriyet'in 100'ncü yılında yüz bin öğretmenin atamasını yapacağız, endişe etmeyin. Köy okullarının tamamını açacağım. Yolumuz uzun gençler. Söz gençler, sizinle beraberim. Hiç endişe etmeyin. Ardahan söz; Sahra Tüneli gelecek. Ardahan söz; çiftçi kazanacak, üretici kazanacak. Bütün köylerde bir veteriner ve öğretmen olacak. Veteriner, hayvanlarınızın aşısını hiçbir ücret almadan yapacak. Tek görevim; bu ülkeye huzurun gelmesi, bu ülkeye bereketin gelmesi. Diyorlar ki 'Efendim işte bunlar geldi, parayı nereden bulacak?' Para var. Türkiye zengin bir ülke. Türkiye güçlü bir ülke. Yeter ki kaynakları doğru dürüst harcansın. Erzurum'dan başlayıp Kars, Ardahan, Iğdır bütün bu bölgeyi, özel ekonomi bölgesi ilan edeceğiz. Bu bölge, tarım ve hayvancılık bölgesi olacak ve bu bölgede tarım ve hayvancılığa dayalı büyük bir sanayi entegre tesisleri kurulacak. Ve bu bölge, Kafkasların ve Ortadoğu'nun yıllık et ihtiyacını karşılayacak. Bu bölgenin, yani Kafkasların ve Ortadoğu'nun yıllık et ihtiyacı 25 milyar dolar. 25 milyar dolarlık bir pazarın en güçlü aktörü olacağız. Bunu planladık. Özel ekonomi bölgesi olarak yaptığımızda göreceksiniz bu bölgenin nasıl büyüdüğünü, nasıl kalkındığını. Sadece bu bölgeyi, Kafkasları ve Ortadoğu'yu değil, Avrupa'yı da nasıl beslediğini göreceksiniz. Ve bu bölgede kişi başına gelirin nasıl arttığını, bu bölgede insanların nasıl huzur içinde çalıştığını göreceksiniz. "

"MAZOT PAHA DEPO BOŞ / GÜBRE PAHA, TARLA BOŞ..." 

"Diyor ki 'Mazot paha depo boş / Gübre paha, tarla boş / Yem de paha ahır boş / Kema'lim imdada koş.' Koşacağım. Niye buradayız? Koşacağım, hiç endişe etmeyin. Hepinize selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. Bir şey daha: Bu düzenin değişmesini istiyor musunuz? Bu harami düzeninin değişmesini istiyor musunuz? Yoksulluğun bitmesini istiyor musunuz? Her evde huzurun, her evde bereketin olmasını istiyor musunuz? Üreticinin kazanmasını istiyor musunuz? O zaman hep beraber sandığa gideceğiz güzel Türkiye'yi inşa etmek için. Sandığa giderken, bir kişiyi yanınıza götüreceksiniz mutlaka. Geçen seçimlerde AK Parti'ye veya MHP'ye oy vermiş bir kardeşimizi de ikna edip, beraber sandığa gideceksiniz. Diyeceksiniz ki, 'Türkiye'nin değişime ihtiyacı var. Türkiye'nin huzura ihtiyacı var. Türkiye'nin kucaklaşmaya ihtiyacı var. Türkiye'nin kul hakkı yenmeyen bir sürece ihtiyacı var. Türkiye'nin adalete, Türkiye'nin huzura ihtiyacı var' diyeceksiniz. Söz mü? Söz mü? Söz mü? Benden de size söz. Söz verdiklerimin tamamını yapacağım."

İMAMOĞLU: "KILIÇDAROĞLU LİDERLİĞİNDE YENİ BİR BAŞLANGIÇ YAPACAĞIZ"

Yaklaşık 8 ay önce Ardahan'a Şehirlerarası Otobüs Terminali açılışı için geldiğini hatırlatan İmamoğlu da "Beraberce burada Faruk Demir Başkanımın da gayretleriyle Ardahan'a yakışan bir şehirlerarası otobüs terminali açtık. Beğendiniz inşallah. 15 Mayıs'tan sonra bu görüşmemizi sıklaştırmak ister miyiz? Sıklaştırmak sizin elinizde. Ne yapacağız? Oylarımız tavan yapacak. Sandıklar patlayacak. Özgür Bey'i ve Asım Hoca'yı size emanet ediyoruz. Var mısınız? Çok iyi. O zaman hep birlikte, Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde yeni bir başlangıç yapacağız. Tabii bu bizim için aynı zamanda üretim demek, çözüm demek, icraat demek, insan ayırt etmeden, sık sık yeni açılışlarda bulunmak demek, buluşmak demek. Temel atma törenlerinde buluşmak demek" dedi. İstanbul'da çok sayıda Ardahanlı ve Karslı tanıdığı, komşusu olduğunu aktaran İmamoğlu, "Karadeniz yanı başınızda. Kars hemen burada. Kars'ın tren yolunu buraya bağlasak kötü mü olur? Çok iyi olur. Karadeniz'e bağlantısını hızla bitirip, Karadeniz'le bağını güçlendirsek kötü mü olur? Hayır, çok iyi olur. Ardahan'ın hemen sınırını güçlü bir şekilde Gürcistan'a taşısak, Azerbaycan'a taşısak ve yurt dışı bağlantıları güçlü olsa, işte o zaman ne olur biliyor musunuz? Bu şehrin kadını, erkeği, genci, çoluğu çocuğu güçlenir. Bu güzel şehri bırakmak zorunda kalmaz. Göç etmek zorunda kalmaz. Burada sosyal yaşam güçlenir. İnsanlar burada yaşar" diye konuştu.

"BİR AVUÇ İNSANIN DÖNEMİ BİTSİN Mİ?"

"Sayın Cumhurbaşkanımızın, ülkemizin 13. Cumhurbaşkanı'nın bize emanet ettiği kentleri, dünyanın en güzel kentleri haline getireceğiz" diyen İmamoğlu, "Memleketin şehirleri doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine, son 20 yıldır yaşamın kötüleştiği, insanların fakirleştiği alanlara dönüştü. Biz, bunu sona erdireceğiz. Bu ülkenin kaynaklarını 86 milyona ayıracağız, bir avuç insana değil. O bir avuç insanın dönemi bitsin mi? Seksen altı milyon insanın dönemi başlasın mı? Evet. İşte fırsat sizin elinizde; oyunuzda, oyunuzda. Mülakat uygulamasıyla devlet kadrolarını milletin evlatlarından alıp, kendi bir avuç insanlarının çoluğuna, çocuğuna, akrabasına, eşine, dostuna… Bir aileden 8-10 tane makam üreten dönemin sona erip, sizin pırıl pırıl evlatlarınıza verilmesine hazır mıyız? Biz, milletin evlatları için geliyoruz. İktidarda siz olacaksınız. İhmal edilenler, yok sayılanlar iktidar olacak göreceksiniz. Hakkı yenenler, kıymeti bilinmeyenler, 86 milyon insanımızı iktidar olacak. Bu memleketin her insanı eşit. Emeğinin karşılığını alamayanlar iktidar olacak. Hep birlikte iktidar olacağız, hep birlikte" ifadelerini kullandı.

"MİLLETİN İKTİDARINDA TÜRKİYE'Yİ İKİ KOLDAN AYAĞA KALDIRACAĞIZ"

"Milletin iktidarında Türkiye'yi iki koldan ayağa kaldıracağız, size söz veriyoruz" diyen İmamoğlu, "Hem ülke ayağa kalkacak hem de bütün şehirlerimiz. Ardahan da gelişecek, ülkemizin en ucundaki Edirne'de. Sinop da gelişecek, Hakkari de. Memleketin her köşesi güzelleşecek. Devlet tecrübesini ve devlet aklına sahip Cumhurbaşkanı adayımız ve 13. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu öncülüğünde, devletimiz hızla toparlanacak. Devletimiz yeniden kurumları saygın, kurallar ülkesi olacak. Bir kişinin konuştuğu değil, 86 milyon insanın istediği olacak. Yollarınız yarım kalmayacak, yollarınız bitecek. Tünelleriniz bitecek. Hiç endişe etmeyin. Ekonomide, eğitimde, sağlıkta çok büyük adımlar atacağız. Ülkemizin her tarafını bolluk ve bereketle kaplayacağız. İhtiyaçlarına eğileceğiz insanlarımızın ve biz şehirlere gelmiş insanlarımızın ihtiyaçlarını karşılayarak, milleti zenginleştireceğiz. Biz, iyi bir ekibiz. Devlet yönetmeyi de şehir yönetmeyi de biliyoruz. Çok güçlü bir kadromuz var. Vatandaşı gönülden dinleyen, 86 milyon insanının gözüne sevgiyle, saygıyla bakan, özen gösteren, Atatürk'ün gözleri gibi insanına bakan yöneticileriz biz" şeklinde konuştu.

"ANKARA'DA, İSTANBUL'DA ÇOK BÜYÜK BÜTÇELERİ YÖNETTİK"

Ahlaklı, temiz ve bereketli bütçe yönetimi yapacaklarını belirten İmamoğlu, "Ankara'da, İstanbul'da çok büyük bütçeleri yönettik. Birçok bakanlığın, devlet kurumunun daha büyük bütçelerini yönettik. Ve biliyorsunuz, dört yılı aşkın süredir gözleri bizim üzerimizde. Mercekle bakıyorlar. Uydurma davalar açıyorlar. Hakkımızda mahkumiyet kararı verecek kadar partizan davranıyorlar. Ama ne bulabildiler? Hiçbir şey. Çünkü biz, ahlaklı ve temiz bir bütçe yönetimi sergiliyoruz. Bütün işlerimizi halkın gözü önünde yapıyoruz. Meclis'i de halkın gözü önünde, ihaleyi de halkın gözü önünde. İşte o sayede İstanbul'da, Ankara'da, her yerde bolluk ve bereket var. Bizden önceki yönetimden daha fazla sosyal yardımda bulunuyoruz. Daha fazla metro yapıyoruz. Onların yapamayıp yarım bıraktıklarını, onların hiç başlayamadıklarını aldık, yaptık, bitirdik, vatandaşımızın hizmetine açtık. Çatlasınlar da patlasınlar. Daha fazlasını yapacağız. 15 Mayıs'tan sonra, sadece İstanbul'un, Ankara'nın. İzmir'in, Adana'nın, Mersin'in değil, memleketin bütçesine bereket gelecek" dedi.

"14 MAYIS'TA, 86 MİLYON İNSANIMIZIN VİCDANI GALİP GELECEK"

"Türkiye'de bir kişinin bile ahlakından, dürüstlüğünden şüphe duymadığı, erdemli, hak, hukuk ve adaletin temsilcisi 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kılıçdaroğlu geliyor" diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

"Halka en yararlı, en doğru bütçe yönetimini hep birlikte ayağa kaldıracağız. Milletin vicdanını temsil eden yönetim olacağız. 14 Mayıs'ta, 86 milyon insanımızın vicdanı galip gelecek. Bir avuç insan kaybedecek. Onları evlerine göndereceğiz. Onlara 'güle güle' diyeceğiz. Ne dediler? İstanbul'u kaybeden, Türkiye'yi kaybeder. İstanbul'u kazanan. Türkiye'yi kazanır dediler. Hayatlarında ilk kez doğru söylediler, ilk kez. Bizim iktidarımızda Türkiye kazanacak. Seçimlere hep beraber coşa coşa gideceğiz. Var mıyız? Harika. Sandıklarda oylar patlayacak; var mıyız? Sandıklarda görev alacağız; var mıyız? O zaman Ardahan da kazanacak, Türkiye de kazanacak, İstanbul da kazanacak, Ankara da kazanacak. Şimdi az önce burada kardeşim dedi ki, 'Yolumuz uzun, gençler hep birlikte bizimle beraber.' Biri de yazmış 'İmamoğlu değil, sanki emmim oğlu' demiş. Biri de demiş ki, 'Geliyoruz yavaş yavaş.' Ben zaten buraya sizin kardeşiniz, emmi oğlunuz, arkadaşınız, evladınız olarak geldim. Özellikle gençlerin abisi olarak geldim. Evlatlarınız ve gençleriniz, başta Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'na, sonra bizlere emanet. Hiç endişe etmeyin. Bir İstanbul sözü alıp, buradan ayrılacağım. İstanbul sözü bunun adı. Şimdi Türkiye'ye geliyor. Var mıyız gençler? Her şey çok güzel olacak."

YAVAŞ: "BU ARKADAŞLARDA HİÇ KABAHAT YOK"

Ankara'da tarımsal destekten sosyal yardımlara, canlı yayınlanan ihalelerden hayvancılığa katkıya, doğalgaz desteğinden çocukların beslenmesine kadar birçok alanda yaptıkları çalışmaları detaylandıran Yavaş ise, "Ama sürekli olarak, seçim geldiği zaman ne hikmetse devletin bekası tehlikeye giriyor. Halbuki asıl beka nerede, tehlikede nerede biliyor musunuz? Bugün işsizlik almış başını gidiyor. Fiyatlar almış başını gidiyor. Hiçbir esnaf aldığı, sattığı malın yerine aynı paradan yenisini koyamıyor. Mülteci sorunu bütün Türkiye'yi sarmış. Kiralar yükselmiş. Bunun önüne geçen yok. Artık evlerde boşanması sayıları artmaya başladı. Asıl beka sorunu budur. Aileyi tehlikeye atan budur. Alıştık artık. Her seçim biz 'terörist' oluyoruz. Bize oy vermiyorsan 'teröristsin!'. 2019'da hatırlayın pazarcılar teröristi. Geçen yıl marketçiler teröristti. Şimdi Rekabet Kurumu kasaplar hakkında inceleme başlatmış. Bu ayın teröristi de kasaplar. Bu arkadaşlarda hiç kabahat yok. Bu ekonomi niye bu hale geldi? Biz nerede hata yaptık? Hiç bunları sorgulayan yok. Döviz yükselir durduramaz ya dış güçlerdir ya iş güçlerdir ya da ağızlarını gere gere 'CeHaPe zihniyeti' derler. 'Bunlar gelirse yönetemez, bunlar gelirse ülke bölünür, bunlara oy veren terörist.' Bıktık Allah aşkına. İyi bir Müslüman'ın, gerçek Müslüman'ın ağzından bal damlar. Kötü bir şey söylemez. Hakaret etmez. Nefret sözleri söylemez. Oy verdi vermedi ayrımı yapmaz. Herkesi kucaklar" diye konuştu.

"ŞU ANA KADAR 1 KATRİLYON 700 MİLYON LİRAYI BELEDİYENİN BÜTÇESİNDEN KESİP, ÇALDILAR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İBB Başkanlığı döneminde merkezi idare tarafından engellenmediğini kaydeden Yavaş, "Ben şunu beklerdim 31 Mart seçimlerinden sonra. Balkona çıkıp, 'Ey milletim. Bugün yerel seçimleri gerçekleştirdik. 1400 civarında belediye başkanı seçildi. Bu saatten sonra iktidar belediyesi, muhalefet belediyesi demeden, hep birlikte bu millet için hizmete başlıyoruz' demesini bekliyordum. Ama biz, topal ördekmişiz. O yetmedi. Ankara'da, bizden önceki belediye başkanı metro yapmayı beceremediği için, bunu Ulaştırma Bakanlığı'na devretmiş. Yapmışlar sözleşmeyi, bilet gelirinin belli bir yüzdesini ödeyerek Ankara Belediyesi borcunu ödeyecekmiş. 8 Nisan'da görevi devraldım. 28 Nisan'da da bir kararname çıktı: 'Yapılan metroların paraları, bütçenin yüzde 5'inden kesilecek.' Ne oldu biliyor musunuz? Bu 4 yılda benden kesilmesi gereken para, en fazla 100 milyon lira olması gerekirken, şu ana kadar 1 katrilyon 700 milyon lirayı belediyenin bütçesinden kesip, çaldılar. Beni cezalandırmadılar. Ankara'da kendilerine dahi oy veren bütün AK Partilileri de cezalandırdılar" ifadelerini kullandı.

"NEFRET VE AYRIŞTIRMA SİYASETİNİN SONU GELDİ"

"Artık nefret ve ayrıştırma siyasetinin sonu geldi" diyen Yavaş, "Altı tane parti yan yana geldi. Evet, aralarında ihtilaflar da çıkabilir. Ama Türkiye'de dilimizdeki en güzel cümlelerden birisi 'uzlaşma' sözcüğüdür. Yan yana geldiler. 2400 maddelik bir mutabakat metni açıkladılar. Onun haricinde kim ne derse inanmayın. İmza altına alındı. Yapılacaklar orada. Tarıma yapılacak, çiftçilere yapılacak, kentlere yapılacak ne varsa destek, hepsi orada yazılı. Onun haricinde hiçbir şeye inanmayın. Ama asıl değişiklik şurada olacak: Bugüne kadar ağzından kendilerine oy vermeyenlere veya Cumhur İttifakı'na, ki biz alıştık, 'Millet İttifakı' dendiği zaman televizyona çıkan herkes, 'Bunları illet, bunlar zillet.' Sanki biz uzaydan geldik. Veya düşmanız. Biz anlamıyoruz bu dili. Neyin nesi böyle? Biz seçimi kazanacağız. Asla ve asla zafer kazanmış olmayacağız. Karşımızda düşman yok. Ağzından Cumhur İttifakı'na ve kendisine oy vermeyenlere tek kelime incitici sözü olmayan Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı, 13. Cumhurbaşkanımız, inşallah Çankaya Köşkü'ne oturacak ve bu ayrım bitecek. İnşallah bu memlekette ayrımcılık ortadan kalktığı andan itibaren, baharla birlikte bütün Türkiye'ye huzur gelecek, bereket gelecek" şeklinde konuştu.

3 lider, Ardahan'ın ardından Kars Cumhuriyet Meydanı'ndaki buluşmaya doğru yola çıktı.

SIRA DEMİRÖREN BORCUNA NE ZAMAN GELECEK?”

Mehmet Şimşek, krediye ilişkin ayrıntıları “banka ve müşteri sırrı” gerekçesiyle açıklamamıştı. Şimdi soru daha da büyüyor: Devletin parası söz konusu olduğunda “sır” perdesi ne zaman kalkacak?

28.09.2026 19:40:00
Haber Merkezi
 
SIRA DEMİRÖREN BORCUNA NE ZAMAN GELECEK?”
SIRA DEMİRÖREN BORCUNA NE ZAMAN GELECEK?”
Türkiye'de yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon krizinde paraların akıbeti ve denetim tartışılırken, yıllardır kamuoyunun yanıt beklediği başka bir dosya yeniden gündemde: Ziraat Bankası'ndan Demirören Grubu'na kullandırılan yüz milyonlarca dolarlık kredi. Mehmet Şimşek, krediye ilişkin ayrıntıları "banka ve müşteri sırrı" gerekçesiyle açıklamamıştı. Şimdi soru daha da büyüyor: Devletin parası söz konusu olduğunda "sır" perdesi ne zaman kalkacak?

Fon skandalında yüz binlerce yatırımcı bekliyor

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül 2026'da 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verdi. SPK'nın 23 Eylül'deki açıklamasına göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.

Fon krizinde toplam büyüklük konusunda farklı rakamlar gündeme gelirken, tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğü çeşitli hesaplamalarda 826 milyar lira ile yaklaşık 891 milyar lira arasında gösteriliyor.

Süreç yalnızca finansal kayıplar açısından değil, denetim mekanizmalarının nasıl işlediği açısından da tartışılıyor. Soruşturma kapsamında 24 Eylül itibarıyla tutuklu sayısının 26'ya yükseldiği bildirildi.

BİR TARAFTA YATIRIMCININ PARASI, DİĞER TARAFTA KAMU BANKASININ KREDİSİ

Fon krizinde yüz binlerce yatırımcı parasının ne zaman ve hangi yöntemle geri ödeneceğini beklerken, kamuoyunun yıllardır yanıt aradığı başka bir dosya da yeniden hatırlanıyor.

Demirören Grubu'nun Doğan Medya Grubu'nu satın alma sürecinde Ziraat Bankası'ndan kullandığı 800 milyon dolarlık kredi, uzun süredir tartışma konusu.

Kredinin akıbetine ilişkin TBMM'ye yöneltilen sorulara Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in verdiği yanıtta ise ayrıntılar "banka ve müşteri sırrı" gerekçesiyle açıklanmadı.

NE OLMUŞTU?

Kredi, 2018 yılında Demirören Holding'in Doğan Medya Grubu'nu satın alması sürecinde gündeme geldi. Sayıştay raporlarına yansıyan bilgilere göre başlangıçta 800 milyon dolar olarak ifade edilen kredi, yeniden yapılandırmalar sonrasında 895,6 milyon dolarlık bir borç tutarına ulaştı ve 2022'de yüzde 4 faizle 14 yıl vadeye yayıldı.

Daha sonra Sayıştay'ın 2023 yılı incelemelerinde de borcun yapılandırmalara rağmen ödeme planına uygun şekilde ödenmediği ve 31 Aralık 2023 itibarıyla Demirören'e ilişkin borç tutarının 30 milyar 208 milyon TL'yi aştığı belirtildi.

8 Ocak 2026: CHP Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Zeynel Emre, Demirören Grubu'nun Doğan Medya Grubu'nu satın alması için Ziraat Bankası tarafından kullandırıldığı belirtilen 800 milyon dolarlık kredi konusunda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yanıtlaması istemiyle TBMM'ye soru önergesi verdi.

18 Şubat 2026: Önergeye Şimşek imzalı yazılı yanıt verildi. Yanıtta, Ziraat Bankası'nın açıklaması aktarıldı ve krediye ilişkin ayrıntıların 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 73. maddesindeki "sırların saklanması" hükümleri kapsamında banka/müşteri sırrı olduğu belirtilerek paylaşılmadı.

21 Şubat 2026: Bu yanıt basına 'Demirören kredisine sır perdesi' şeklinde yansıdı.

"SIRA DEMİRÖREN BORCUNA NE ZAMAN GELECEK?"

Fon krizinde SPK'nın müdahalesiyle birlikte "Kim denetledi, riskler neden daha önce görülmedi, yatırımcıların parası nasıl korunacak?" soruları sorulurken, kamu bankası kaynaklarının kullanıldığı Demirören kredisi konusunda da benzer bir şeffaflık tartışması yaşanıyor.

Buradaki kritik fark ise şu: Fon krizinde söz konusu olan yatırımcıların özel tasarrufları, Demirören dosyasında ise kamu bankası Ziraat'ın kullandırdığı kredi.

Dolayısıyla tartışmanın merkezindeki soru yalnızca "borç ne kadar?" değil.

Kamu bankasından verilen yüz milyonlarca dolarlık kredinin bugünkü durumu nedir, ne kadarı tahsil edildi, hangi koşullarda yapılandırıldı ve kamu bu süreçte ne kadar risk üstlendi?

Mehmet Şimşek'in "banka ve müşteri sırrı" gerekçesiyle ayrıntıları açıklamaması, bu soruların ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Fon krizinin ardından gözler yeniden eski dosyalara çevrilirken, "Fonlardaki paranın hesabı sorulurken, Demirören'in kamu bankasına olan borcunun hesabı ne zaman açıklanacak?" sorusu da yeniden gündeme taşınıyor.

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.