logo
26 NİSAN 2026

Ardahan'da konuştular

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile yardımcıları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş, Ardahan ve Kars’ta coşkulu kalabalıklarla buluştu. Cumhurbaşkanı yardımcıları İmamoğlu ve Yavaş ile birlikte bütün Türkiye'ye hizmet vereceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Hiçbir ayrımcılık yapmayacağız. Bizim kitabımızda ayrımcılık yoktur. İnsan, insandır ve başımızın üstünde yeri vardır. Herkese hizmet edeceğiz” diye konuştu.
 

24.04.2023 13:42:00
Ardahan'da konuştular
Ardahan'da konuştular
Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yardımcıları İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Ardahan'ı ziyaret etti. Yağmura rağmen Kongre Caddesi'ni dolduran Ardahanlılar, 3 lidere sevgi gösterilerinde bulundu.

KILIÇDAROĞLU: "HAKKI DA HUKUKU DA ADALETİ DE MUTLAKA GETİRECEĞİM"

Konuşma yapacağı platforma, "Hak, hukuk, adalet" sloganıyla gelen Kılıçdaroğlu, "Hiç endişe etmeyin. Ardahan, sen her şeyinle ayağa kalktığın sürece, bu ülkeye hakkı da hukuku da adaleti de mutlaka getireceğim. Adalet sadece Ardahan'a değil, adalet Türkiye coğrafyasına girecek. Adaleti sadece mahkeme salonlarında değil, adaleti yolda, adaleti tarlada, fabrikada, her yerde adaleti arayacağız. Çalışan için de adalet, ev kadını için de adalet. Sınava girenler için de adalet, her şey için adalet. Çünkü, Yüce Yaradan, dünyayı adalet üzerine inşa etti. Adaleti ya getireceğiz ya getireceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı yardımcıları İmamoğlu ve Yavaş ile birlikte bütün Türkiye'ye hizmet vereceklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Hiçbir ayrımcılık yapmayacağız. Bizim kitabımızda ayrımcılık yoktur. İnsan, insandır ve başımızın üstünde yeri vardır. Herkese hizmet edeceğiz. Onlar gibi yapmayacağız" diye konuştu. İBB'nin destekleriyle Ardahan'a otobüs terminali kazandırıldığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Belediyenin bütün araçları kiralıktı. Dünyanın parasını ödüyorlardı. Şimdi belediyemizin araçları var mı? Var. Hiçbirisi kiralık değil. Demek ki parayı yerinde kullanırsanız, demek ki kul hakkı yemezseniz, demek ki halka hizmeti Hakk'a hizmet gibi görürseniz, Ardahan'ı da kalkındırırsınız, Türkiye'yi de kalkındırırsınız. Bunu yapacağız" ifadelerini kulandı.

"KİMSE KİMSEYE MUHTAÇ OLMAYACAK"

Gençlere, kadınlara ve çocuklara yönelik projelerinden söz eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Allah nasip ederse, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, her evde huzurun, her evde bereketin olduğu bir düzeni getireceğiz. Kimse kimseye muhtaç olmayacak. Ve her kadının sosyal güvencesinin temeli, aktörü, devletin kendisi olacak. Devlet, yanınızda olacak. Devlet sizi birilerine muhtaç etmeyecek. Bunu da bilmenizi isterim. Dışarıdan et getiriyorlar. Dışarıdan canlı hayvan getiriyorlar. Dışarıdan arpa getiriyorlar. Dışarıdan yulaf getiriyorlar. Dışarıdan mısır getiriyorlar. Dışarıdan ne geliyorsa getiriyorlar. Allah aşkına, bu ülkenin ovaları yok mu? Tarlaları yok mu? Çalışan insanları yok mu? Hepsi var. Onlar beşli çetelere çalışıyorlar. Ben halka çalışacağım. Beşli çete deyince; onlara milyar dolarları aktardılar. 418 milyar dolar aktardılar. 418 milyar doları söke söke alacağım ve Ankara'ya getireceğim. Sanıyorlar ki 'Biz dışarıya para getirdik, kimse bunu görmez.' Bay Kemal görür ve o paraların tamamını getirir, bu millete verir. Ben sizden bir şey istiyorum. Sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun ve oyu öyle kullanın. Kul hakkı yiyene oy vermeyin."

"BÜTÜN KÖYLERDE BİR VETERİNER VE ÖĞRETMEN OLACAK"

Alanda bulunan pankartlarda yazanlara kayıtsız kalmayan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Hiç endişe etmeyin. Doğu Ekspresi'nin son durağı Ardahan olacak, göreceksiniz. Staj mağdurlarının sorunlarını biliyorum. Onu da çözeceğim hiç endişe etmeyin. Cumhuriyet'in 100'ncü yılında yüz bin öğretmenin atamasını yapacağız, endişe etmeyin. Köy okullarının tamamını açacağım. Yolumuz uzun gençler. Söz gençler, sizinle beraberim. Hiç endişe etmeyin. Ardahan söz; Sahra Tüneli gelecek. Ardahan söz; çiftçi kazanacak, üretici kazanacak. Bütün köylerde bir veteriner ve öğretmen olacak. Veteriner, hayvanlarınızın aşısını hiçbir ücret almadan yapacak. Tek görevim; bu ülkeye huzurun gelmesi, bu ülkeye bereketin gelmesi. Diyorlar ki 'Efendim işte bunlar geldi, parayı nereden bulacak?' Para var. Türkiye zengin bir ülke. Türkiye güçlü bir ülke. Yeter ki kaynakları doğru dürüst harcansın. Erzurum'dan başlayıp Kars, Ardahan, Iğdır bütün bu bölgeyi, özel ekonomi bölgesi ilan edeceğiz. Bu bölge, tarım ve hayvancılık bölgesi olacak ve bu bölgede tarım ve hayvancılığa dayalı büyük bir sanayi entegre tesisleri kurulacak. Ve bu bölge, Kafkasların ve Ortadoğu'nun yıllık et ihtiyacını karşılayacak. Bu bölgenin, yani Kafkasların ve Ortadoğu'nun yıllık et ihtiyacı 25 milyar dolar. 25 milyar dolarlık bir pazarın en güçlü aktörü olacağız. Bunu planladık. Özel ekonomi bölgesi olarak yaptığımızda göreceksiniz bu bölgenin nasıl büyüdüğünü, nasıl kalkındığını. Sadece bu bölgeyi, Kafkasları ve Ortadoğu'yu değil, Avrupa'yı da nasıl beslediğini göreceksiniz. Ve bu bölgede kişi başına gelirin nasıl arttığını, bu bölgede insanların nasıl huzur içinde çalıştığını göreceksiniz. "

"MAZOT PAHA DEPO BOŞ / GÜBRE PAHA, TARLA BOŞ..." 

"Diyor ki 'Mazot paha depo boş / Gübre paha, tarla boş / Yem de paha ahır boş / Kema'lim imdada koş.' Koşacağım. Niye buradayız? Koşacağım, hiç endişe etmeyin. Hepinize selamlarımı, saygılarımı sunuyorum. Bir şey daha: Bu düzenin değişmesini istiyor musunuz? Bu harami düzeninin değişmesini istiyor musunuz? Yoksulluğun bitmesini istiyor musunuz? Her evde huzurun, her evde bereketin olmasını istiyor musunuz? Üreticinin kazanmasını istiyor musunuz? O zaman hep beraber sandığa gideceğiz güzel Türkiye'yi inşa etmek için. Sandığa giderken, bir kişiyi yanınıza götüreceksiniz mutlaka. Geçen seçimlerde AK Parti'ye veya MHP'ye oy vermiş bir kardeşimizi de ikna edip, beraber sandığa gideceksiniz. Diyeceksiniz ki, 'Türkiye'nin değişime ihtiyacı var. Türkiye'nin huzura ihtiyacı var. Türkiye'nin kucaklaşmaya ihtiyacı var. Türkiye'nin kul hakkı yenmeyen bir sürece ihtiyacı var. Türkiye'nin adalete, Türkiye'nin huzura ihtiyacı var' diyeceksiniz. Söz mü? Söz mü? Söz mü? Benden de size söz. Söz verdiklerimin tamamını yapacağım."

İMAMOĞLU: "KILIÇDAROĞLU LİDERLİĞİNDE YENİ BİR BAŞLANGIÇ YAPACAĞIZ"

Yaklaşık 8 ay önce Ardahan'a Şehirlerarası Otobüs Terminali açılışı için geldiğini hatırlatan İmamoğlu da "Beraberce burada Faruk Demir Başkanımın da gayretleriyle Ardahan'a yakışan bir şehirlerarası otobüs terminali açtık. Beğendiniz inşallah. 15 Mayıs'tan sonra bu görüşmemizi sıklaştırmak ister miyiz? Sıklaştırmak sizin elinizde. Ne yapacağız? Oylarımız tavan yapacak. Sandıklar patlayacak. Özgür Bey'i ve Asım Hoca'yı size emanet ediyoruz. Var mısınız? Çok iyi. O zaman hep birlikte, Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde yeni bir başlangıç yapacağız. Tabii bu bizim için aynı zamanda üretim demek, çözüm demek, icraat demek, insan ayırt etmeden, sık sık yeni açılışlarda bulunmak demek, buluşmak demek. Temel atma törenlerinde buluşmak demek" dedi. İstanbul'da çok sayıda Ardahanlı ve Karslı tanıdığı, komşusu olduğunu aktaran İmamoğlu, "Karadeniz yanı başınızda. Kars hemen burada. Kars'ın tren yolunu buraya bağlasak kötü mü olur? Çok iyi olur. Karadeniz'e bağlantısını hızla bitirip, Karadeniz'le bağını güçlendirsek kötü mü olur? Hayır, çok iyi olur. Ardahan'ın hemen sınırını güçlü bir şekilde Gürcistan'a taşısak, Azerbaycan'a taşısak ve yurt dışı bağlantıları güçlü olsa, işte o zaman ne olur biliyor musunuz? Bu şehrin kadını, erkeği, genci, çoluğu çocuğu güçlenir. Bu güzel şehri bırakmak zorunda kalmaz. Göç etmek zorunda kalmaz. Burada sosyal yaşam güçlenir. İnsanlar burada yaşar" diye konuştu.

"BİR AVUÇ İNSANIN DÖNEMİ BİTSİN Mİ?"

"Sayın Cumhurbaşkanımızın, ülkemizin 13. Cumhurbaşkanı'nın bize emanet ettiği kentleri, dünyanın en güzel kentleri haline getireceğiz" diyen İmamoğlu, "Memleketin şehirleri doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine, son 20 yıldır yaşamın kötüleştiği, insanların fakirleştiği alanlara dönüştü. Biz, bunu sona erdireceğiz. Bu ülkenin kaynaklarını 86 milyona ayıracağız, bir avuç insana değil. O bir avuç insanın dönemi bitsin mi? Seksen altı milyon insanın dönemi başlasın mı? Evet. İşte fırsat sizin elinizde; oyunuzda, oyunuzda. Mülakat uygulamasıyla devlet kadrolarını milletin evlatlarından alıp, kendi bir avuç insanlarının çoluğuna, çocuğuna, akrabasına, eşine, dostuna… Bir aileden 8-10 tane makam üreten dönemin sona erip, sizin pırıl pırıl evlatlarınıza verilmesine hazır mıyız? Biz, milletin evlatları için geliyoruz. İktidarda siz olacaksınız. İhmal edilenler, yok sayılanlar iktidar olacak göreceksiniz. Hakkı yenenler, kıymeti bilinmeyenler, 86 milyon insanımızı iktidar olacak. Bu memleketin her insanı eşit. Emeğinin karşılığını alamayanlar iktidar olacak. Hep birlikte iktidar olacağız, hep birlikte" ifadelerini kullandı.

"MİLLETİN İKTİDARINDA TÜRKİYE'Yİ İKİ KOLDAN AYAĞA KALDIRACAĞIZ"

"Milletin iktidarında Türkiye'yi iki koldan ayağa kaldıracağız, size söz veriyoruz" diyen İmamoğlu, "Hem ülke ayağa kalkacak hem de bütün şehirlerimiz. Ardahan da gelişecek, ülkemizin en ucundaki Edirne'de. Sinop da gelişecek, Hakkari de. Memleketin her köşesi güzelleşecek. Devlet tecrübesini ve devlet aklına sahip Cumhurbaşkanı adayımız ve 13. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu öncülüğünde, devletimiz hızla toparlanacak. Devletimiz yeniden kurumları saygın, kurallar ülkesi olacak. Bir kişinin konuştuğu değil, 86 milyon insanın istediği olacak. Yollarınız yarım kalmayacak, yollarınız bitecek. Tünelleriniz bitecek. Hiç endişe etmeyin. Ekonomide, eğitimde, sağlıkta çok büyük adımlar atacağız. Ülkemizin her tarafını bolluk ve bereketle kaplayacağız. İhtiyaçlarına eğileceğiz insanlarımızın ve biz şehirlere gelmiş insanlarımızın ihtiyaçlarını karşılayarak, milleti zenginleştireceğiz. Biz, iyi bir ekibiz. Devlet yönetmeyi de şehir yönetmeyi de biliyoruz. Çok güçlü bir kadromuz var. Vatandaşı gönülden dinleyen, 86 milyon insanının gözüne sevgiyle, saygıyla bakan, özen gösteren, Atatürk'ün gözleri gibi insanına bakan yöneticileriz biz" şeklinde konuştu.

"ANKARA'DA, İSTANBUL'DA ÇOK BÜYÜK BÜTÇELERİ YÖNETTİK"

Ahlaklı, temiz ve bereketli bütçe yönetimi yapacaklarını belirten İmamoğlu, "Ankara'da, İstanbul'da çok büyük bütçeleri yönettik. Birçok bakanlığın, devlet kurumunun daha büyük bütçelerini yönettik. Ve biliyorsunuz, dört yılı aşkın süredir gözleri bizim üzerimizde. Mercekle bakıyorlar. Uydurma davalar açıyorlar. Hakkımızda mahkumiyet kararı verecek kadar partizan davranıyorlar. Ama ne bulabildiler? Hiçbir şey. Çünkü biz, ahlaklı ve temiz bir bütçe yönetimi sergiliyoruz. Bütün işlerimizi halkın gözü önünde yapıyoruz. Meclis'i de halkın gözü önünde, ihaleyi de halkın gözü önünde. İşte o sayede İstanbul'da, Ankara'da, her yerde bolluk ve bereket var. Bizden önceki yönetimden daha fazla sosyal yardımda bulunuyoruz. Daha fazla metro yapıyoruz. Onların yapamayıp yarım bıraktıklarını, onların hiç başlayamadıklarını aldık, yaptık, bitirdik, vatandaşımızın hizmetine açtık. Çatlasınlar da patlasınlar. Daha fazlasını yapacağız. 15 Mayıs'tan sonra, sadece İstanbul'un, Ankara'nın. İzmir'in, Adana'nın, Mersin'in değil, memleketin bütçesine bereket gelecek" dedi.

"14 MAYIS'TA, 86 MİLYON İNSANIMIZIN VİCDANI GALİP GELECEK"

"Türkiye'de bir kişinin bile ahlakından, dürüstlüğünden şüphe duymadığı, erdemli, hak, hukuk ve adaletin temsilcisi 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kılıçdaroğlu geliyor" diyen İmamoğlu, şunları söyledi:

"Halka en yararlı, en doğru bütçe yönetimini hep birlikte ayağa kaldıracağız. Milletin vicdanını temsil eden yönetim olacağız. 14 Mayıs'ta, 86 milyon insanımızın vicdanı galip gelecek. Bir avuç insan kaybedecek. Onları evlerine göndereceğiz. Onlara 'güle güle' diyeceğiz. Ne dediler? İstanbul'u kaybeden, Türkiye'yi kaybeder. İstanbul'u kazanan. Türkiye'yi kazanır dediler. Hayatlarında ilk kez doğru söylediler, ilk kez. Bizim iktidarımızda Türkiye kazanacak. Seçimlere hep beraber coşa coşa gideceğiz. Var mıyız? Harika. Sandıklarda oylar patlayacak; var mıyız? Sandıklarda görev alacağız; var mıyız? O zaman Ardahan da kazanacak, Türkiye de kazanacak, İstanbul da kazanacak, Ankara da kazanacak. Şimdi az önce burada kardeşim dedi ki, 'Yolumuz uzun, gençler hep birlikte bizimle beraber.' Biri de yazmış 'İmamoğlu değil, sanki emmim oğlu' demiş. Biri de demiş ki, 'Geliyoruz yavaş yavaş.' Ben zaten buraya sizin kardeşiniz, emmi oğlunuz, arkadaşınız, evladınız olarak geldim. Özellikle gençlerin abisi olarak geldim. Evlatlarınız ve gençleriniz, başta Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'na, sonra bizlere emanet. Hiç endişe etmeyin. Bir İstanbul sözü alıp, buradan ayrılacağım. İstanbul sözü bunun adı. Şimdi Türkiye'ye geliyor. Var mıyız gençler? Her şey çok güzel olacak."

YAVAŞ: "BU ARKADAŞLARDA HİÇ KABAHAT YOK"

Ankara'da tarımsal destekten sosyal yardımlara, canlı yayınlanan ihalelerden hayvancılığa katkıya, doğalgaz desteğinden çocukların beslenmesine kadar birçok alanda yaptıkları çalışmaları detaylandıran Yavaş ise, "Ama sürekli olarak, seçim geldiği zaman ne hikmetse devletin bekası tehlikeye giriyor. Halbuki asıl beka nerede, tehlikede nerede biliyor musunuz? Bugün işsizlik almış başını gidiyor. Fiyatlar almış başını gidiyor. Hiçbir esnaf aldığı, sattığı malın yerine aynı paradan yenisini koyamıyor. Mülteci sorunu bütün Türkiye'yi sarmış. Kiralar yükselmiş. Bunun önüne geçen yok. Artık evlerde boşanması sayıları artmaya başladı. Asıl beka sorunu budur. Aileyi tehlikeye atan budur. Alıştık artık. Her seçim biz 'terörist' oluyoruz. Bize oy vermiyorsan 'teröristsin!'. 2019'da hatırlayın pazarcılar teröristi. Geçen yıl marketçiler teröristti. Şimdi Rekabet Kurumu kasaplar hakkında inceleme başlatmış. Bu ayın teröristi de kasaplar. Bu arkadaşlarda hiç kabahat yok. Bu ekonomi niye bu hale geldi? Biz nerede hata yaptık? Hiç bunları sorgulayan yok. Döviz yükselir durduramaz ya dış güçlerdir ya iş güçlerdir ya da ağızlarını gere gere 'CeHaPe zihniyeti' derler. 'Bunlar gelirse yönetemez, bunlar gelirse ülke bölünür, bunlara oy veren terörist.' Bıktık Allah aşkına. İyi bir Müslüman'ın, gerçek Müslüman'ın ağzından bal damlar. Kötü bir şey söylemez. Hakaret etmez. Nefret sözleri söylemez. Oy verdi vermedi ayrımı yapmaz. Herkesi kucaklar" diye konuştu.

"ŞU ANA KADAR 1 KATRİLYON 700 MİLYON LİRAYI BELEDİYENİN BÜTÇESİNDEN KESİP, ÇALDILAR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İBB Başkanlığı döneminde merkezi idare tarafından engellenmediğini kaydeden Yavaş, "Ben şunu beklerdim 31 Mart seçimlerinden sonra. Balkona çıkıp, 'Ey milletim. Bugün yerel seçimleri gerçekleştirdik. 1400 civarında belediye başkanı seçildi. Bu saatten sonra iktidar belediyesi, muhalefet belediyesi demeden, hep birlikte bu millet için hizmete başlıyoruz' demesini bekliyordum. Ama biz, topal ördekmişiz. O yetmedi. Ankara'da, bizden önceki belediye başkanı metro yapmayı beceremediği için, bunu Ulaştırma Bakanlığı'na devretmiş. Yapmışlar sözleşmeyi, bilet gelirinin belli bir yüzdesini ödeyerek Ankara Belediyesi borcunu ödeyecekmiş. 8 Nisan'da görevi devraldım. 28 Nisan'da da bir kararname çıktı: 'Yapılan metroların paraları, bütçenin yüzde 5'inden kesilecek.' Ne oldu biliyor musunuz? Bu 4 yılda benden kesilmesi gereken para, en fazla 100 milyon lira olması gerekirken, şu ana kadar 1 katrilyon 700 milyon lirayı belediyenin bütçesinden kesip, çaldılar. Beni cezalandırmadılar. Ankara'da kendilerine dahi oy veren bütün AK Partilileri de cezalandırdılar" ifadelerini kullandı.

"NEFRET VE AYRIŞTIRMA SİYASETİNİN SONU GELDİ"

"Artık nefret ve ayrıştırma siyasetinin sonu geldi" diyen Yavaş, "Altı tane parti yan yana geldi. Evet, aralarında ihtilaflar da çıkabilir. Ama Türkiye'de dilimizdeki en güzel cümlelerden birisi 'uzlaşma' sözcüğüdür. Yan yana geldiler. 2400 maddelik bir mutabakat metni açıkladılar. Onun haricinde kim ne derse inanmayın. İmza altına alındı. Yapılacaklar orada. Tarıma yapılacak, çiftçilere yapılacak, kentlere yapılacak ne varsa destek, hepsi orada yazılı. Onun haricinde hiçbir şeye inanmayın. Ama asıl değişiklik şurada olacak: Bugüne kadar ağzından kendilerine oy vermeyenlere veya Cumhur İttifakı'na, ki biz alıştık, 'Millet İttifakı' dendiği zaman televizyona çıkan herkes, 'Bunları illet, bunlar zillet.' Sanki biz uzaydan geldik. Veya düşmanız. Biz anlamıyoruz bu dili. Neyin nesi böyle? Biz seçimi kazanacağız. Asla ve asla zafer kazanmış olmayacağız. Karşımızda düşman yok. Ağzından Cumhur İttifakı'na ve kendisine oy vermeyenlere tek kelime incitici sözü olmayan Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı, 13. Cumhurbaşkanımız, inşallah Çankaya Köşkü'ne oturacak ve bu ayrım bitecek. İnşallah bu memlekette ayrımcılık ortadan kalktığı andan itibaren, baharla birlikte bütün Türkiye'ye huzur gelecek, bereket gelecek" şeklinde konuştu.

3 lider, Ardahan'ın ardından Kars Cumhuriyet Meydanı'ndaki buluşmaya doğru yola çıktı.

Beykoz'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale sürüyor

Beykoz'da, ormanlık alanda çıkan ve itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu kontrol altına alındığı bildirilen yangında ormanın başka bir bölgesinde alevler yükseldi

26.04.2026 20:55:00 / Güncelleme: 26.04.2026 21:00:45
AA
Beykoz'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale sürüyor
Beykoz'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale sürüyor

Kılıçlı Mahallesi Karakiraz mevkisinde bulunan ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Kısa sürede büyüyen alevler geniş bir alana yayıldı.

İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı arazözler ile çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.

Söndürme çalışmalarına yangın söndürme helikopterleri de katıldı.

Yangın nedeniyle yükselen dumanlar Anadolu Yakası'nın farklı yerlerinden de görüldü.

İstanbul Valiliğinden konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Beykoz ilçesi Kılıçlı Mahallesi'ndeki ormanlık alanda saat 15.50 sıralarında henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangına 3 söndürme helikopteri, 17 arazöz ve 80 personel ile müdahale edilmiştir. Yangın saat 18.30 itibarıyla kontrol altına alınmış olup yangından 3 hektarlık ağaçlandırma sahası ve makilik alan zarar görmüştür." ifadelerine yer verildi.

Yangının itfaiyenin müdahalesiyle kontrol altına alındığı kaydedilirken ormanın farklı bir bölgesinde yeniden alevlerin yükseldiği görüldü.

Ekiplerin yangına müdahalesi devam ediyor. 

Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret

Meltem TV ve Köy TV yöneticileri, TV48’e ziyarette bulundu

26.04.2026 15:31:00
Haber Merkezi
Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret
Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret
Meltem TV ve Köy TV yöneticileri, TV48'e ziyarette bulundu. Ziyarete, Meltem TV ve Köy TV Yöneticisi Adem Birinci, Genel Müdür Mustafa Uğurlu ve yorumcu Hasan Hüseyin Tekin katıldı.

Heyet, ziyaret kapsamında Prof. Dr. Haydar Baş tarafından kaleme alınan Hoş Geldin Atatürk adlı kitabı TV48 ekibine hediye etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, medya alanında yapılabilecek iş birlikleri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

İlerleyen süreçte ortak projeler geliştirilmesi yönünde temenniler dile getirilirken, ziyaret, günün anısına çekilen fotoğrafların ardından sona erdi.

Bingöl'de 4.4 büyüklüğünde deprem

Bingöl'ün Yedisu ilçesinde saat 08.01'de 4,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

26.04.2026 09:22:00
AA
Bingöl'de 4.4 büyüklüğünde deprem
Bingöl'de 4.4 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Yedisu ilçesi olan 4,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 7 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Bingöl Valiliğinin sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, depremin ardından ilgili kurumlar tarafından yapılan ilk incelemelerde herhangi bir can ve mal kaybının tespit edilmediği belirtildi.

Açıklamada, "Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun." ifadelerine yer verildi. 

BTP'den madencilere destek

BTP, Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi. BTP Sözcüsü Lütfullah Önder burada yaptığı açıklamada, "Madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Bu konu partimizin en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi" dedi 

24.04.2026 17:47:00 / Güncelleme: 24.04.2026 17:50:50
Haber Merkezi
BTP'den madencilere destek
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.

Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.

BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi:

"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.

"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"

Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.



"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"

3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.

"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."

Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.

"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"

Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"

Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi

Üsküdar Devlet Hastanesi'nde görev yapan ve hastalardan usulsüz şekilde para talep ettiği tespit edilmesinin ardından gözaltına alınarak tutuklanan Cem Gülçin ve Gürkan Örskıran hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. 2 doktor hakkında 4 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi. Doktorların toplam 305 bin 485 lira haksız kazanç elde ettiği tespit edildi

24.04.2026 15:04:00
İhlas Haber Ajansı
Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi
Üsküdar'da rüşvet alan 2 doktor için 12 yıl hapis istendi
Üsküdar Devlet Hastanesi'nde görev yapan iki doktorun hastalardan usulsüz şekilde para talep ettiği tespit edildi. Edinilen bilgilere göre, Cem Gülçin ve Gürkan Örskıran isimli doktorların muayeneye gelen hastalardan ameliyat işlemleri için ek ücret istedikleri belirlendi. Şüpheliler, rüşvet suçlamasıyla gözaltına alındı. Doktorların para istediği bazı hastaların ücretleri kabul etmediği ve bunun üzerine CİMER'e bildirerek doktorları şikayet ettiği, hastanede ise bazı yetkililerin durumu emniyete bildirdiği öğrenildi. Şikayetler üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Üroloji doktorluğu yapan 2 şahsın hastalardan ameliyat için rüşvet aldıkları belirlendi. Şüpheli doktor Gürkan Örskıran'ın hastalarından 20 ila 30 bin TL arası rüşvet aldığı, diğer doktor Cem Gülçin'in ise bin 200 ila bin 400 dolar arasında rüşvet aldığı tespit edildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından doktorlar hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 2 doktor hakkında ayrı ayrı olmak üzere 4 yıldan 12 yıla kadar hapis talep edildi.

Biri kabul etti diğeri reddetti

Doktor Gürkan Örskıran savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini hastane bünyesinde yapılan ameliyatlarda dışarıdan temin edilen herhangi bir malzeme bulunmadığını ifade etti. Doktor Cem Gülçin ise gözaltı sürecinde geçmişini düşündüğünde yaptığı şeyin etik ve ahlaklı olmadığını, talep ettiği parayı maddiyatının yeterli olmadığı için değil hırsından dolayı talep ettiğini belirtti.

12 yıla kadar hapsi talep edildi

2 doktorun, hazırlanan iddianamede "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12 yıla kadar hapsi istendi.



Hiranur'un öldürülmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı

Mersin'de 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar'ın otomobilde tabancayla öldürülmesine ilişkin davada mütalaasını açıklayan savcı tutuklu sanıklardan Hüseyin Arda Ş.'nin 'çocuğa karşı kasten öldürme' ve 'ruhsatsız silah bulundurma' suçlarından, 2 sanığın da 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlarından cezalandırılmasını talep etti

24.04.2026 13:06:00 / Güncelleme: 24.04.2026 13:09:35
İhlas Haber Ajansı
Hiranur'un öldürülmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Hiranur'un öldürülmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Hüseyin Arda Ş. (19), Mustafa Z. (27) ve Nazmi Ç. (20) cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada, Hiranur'un ailesi ve yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu.

Mahkemede bazı tanıklar dinlenirken, cumhuriyet savcısı mütalaasında sanıklardan Hüseyin Arda Ş.'nin 'çocuğa karşı kasten öldürme' ve 'ruhsatsız silah bulundurma' suçlarında, Mustafa Z. ve Nazmi Ç.'nin ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlarından cezalandırılmasını talep etti.

Taraf avukatlarının beyanlarının ardından söz verilen sanıklar, tahliyelerini istedi.



Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Duruşmanın ardından Aygar'ın ailesi ve yakınları ile müşteki avukatları, Mersin Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Mersin Barosu Başkanı Gazi Özdemir de katılırken, Özdemir baro olarak davayı yakından takip ettiklerini belirterek, "Hiranur davasında adaletin sağlanması adına Mersin Barosunun üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirecek, çocuklara yönelik istismar olaylarında ve kadına yönelik şiddet olaylarında biz avukatlar yılmadan adaletin ve hukukun üstünlüğünün sağlanması adına mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz" dedi.

Avukat Derya Demir ise dosyayı başından beri takip ettiklerini belirterek, "Başından beri titizlikle takip ettiğimiz Hiranur dosyasının bugün önemli bir aşamasını geride bıraktık. Savcı mütalaasını açıkladı. Biz elbette ki bu mütalaayı kabul etmeyecek ve buna uzun bir dilekçeyle itiraz edeceğiz. Sevindirici diğer haber üç sanığın da tutukluluk halinin devam etmesi. Biz mücadeleyi sürdüreceğiz, sürecin takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı.

Merkez Toroslar ilçesi Akbelen Mahallesi'nde 1 Eylül 2025'te meydana gelen olayda, 16 yaşındaki Hiranur Nilgün Aygar, park halindeki otomobilde tabanca ile vurularak hayatını kaybederken polis, Hiranur'un erkek arkadaşı Hüseyin Arda Ş. (19), M.Z. (27) ile Nazmi Ç.'yi gözaltına almış, 3 şüpheli de sevk edildikleri mahkemece tutuklanmıştı.

Madencilere biber gazlı müdahale

Ankara'daki Kurtuluş Parkı'nda günlerden beri eylem yapan açlık grevindeki madenciler, polis ablukasına alındı. Maden işçilerinin yürüyüşüne polis engel oldu. Madenciler, protesto için üstlerini çıkardı. Üç işçi fenalaştı. Polis tarafından işçilere biber gazı sıkıldı

24.04.2026 11:24:00 / Güncelleme: 24.04.2026 12:36:23
Haber Merkezi
Madencilere biber gazlı müdahale
Madencilere biber gazlı müdahale
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik'te çalışan işçiler, aylardır ödenmeyen ücretleri, kıdem tazminatları ve gasp edilen diğer hakları için başlattıkları mücadeleyi Ankara'ya taşıdı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde yaklaşık 190 kilometrelik yolu yürüyerek başkente ulaşan madenciler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde polis engeliyle karşılaştı.

Doruk Madencilik işçileri, uzun süredir maaş alamama, tazminat haklarının ödenmemesi, rızaları dışında ücretsiz izne çıkarılma ve sendikalaşma nedeniyle işten atılma gibi sorunlarla karşı karşıya kaldı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi yaklaşık 130 işçi, bu taleplerle Eskişehir-Ankara sınırından yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca "Alın terimizi istiyoruz!", "Hakkımızı almadan gitmeyeceğiz" sloganlarıyla ilerleyen madenciler, 9 günde başkente vardı.

Pazartesi sabahı Ümitköy civarında bakanlık önüne yürümek isteyen işçilerin yolu polis tarafından kesildi. müdahale sırasında Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, örgütlenme uzmanı Başaran Aksu ve çok sayıda işçi gözaltına alındı. İşçiler biber gazı ve fiziksel müdahaleye maruz kaldıklarını belirtti. Ablukayı kısmen kıran grup, bakanlık önüne ulaşarak oturma eylemi ve açlık grevine başladı. Üstlerini çıkaran işçiler, "Açız, yoksuluz, çıplağız" diyerek taleplerini haykırdı.

Gözaltılar

Salı günü bakanlık önünde oturma eylemi yapan 110 işçi sabaha karşı gözaltına alındı. Sendika, fiili abluka ve gözaltı uygulandığını savundu. İşçiler yaklaşık 14 saat gözaltında kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Serbest kalan işçiler, eylemlerine Kurtuluş Parkı'nda devam etti. Açlık grevinin üçüncü gününde de nöbet devam etti, şu an yaklaşık 81 işçi ve 4 sendika yetkilisi açlık grevinde.

Açlık grevi 4. gününde

Açlık grevi bugün 4. güne girdi. İşçiler Yıldızlar SSS Holding önünde de açıklama yaptı. Polis, holding bahçesinde basın açıklamasına "özel mülk" gerekçesiyle izin vermedi. Yaklaşık 30 madencinin etrafı 200 kolluk kuvvetiyle çevrildi. İşçiler, "İş, ekmek, barış", "Vur vur inlesin, Yıldızlar Holding dinlesin", "Direne direne kazanacağız" şeklinde sloganlar attı.

Bu arada CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan ve Utku Çakırözer, DİSK Sosyal-İş ve diğer sendikalar, öğrenciler ve çeşitli sivil toplum örgütleri işçileri ziyaret etti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da Kurtuluş Parkı'ndaki eylemcileri dinledi.

İşçiler ödenmeyen ücretlerin ve tazminatların bir an önce ödenmesini, ücretsiz izin ve işten atmaların iptal edilmesini ve sendikal hakların tanınmasını istiyor ayrıcı "Hakkımızı almadan Ankara'dan ayrılmayacağız" diyorlar.

Sendika yetkilileri, 2023 seçimleri öncesi dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Enerji Bakanı Fatih Dönmez'in işletmeye gelip "takip edeceğiz" sözü verdiğini, ancak hiçbir adım atılmadığını belirtiyor.

Doruk Maden direnişi, Türkiye'nin çeşitli illerinden destek alıyor. Sendikalar ve muhalefet partileri, işçilerin yalnız olmadığını vurguluyor. Eylem, maden işçilerinin kronik hak ihlallerini bir kez daha gündeme getirdi. Gelişmeler yakından takip ediliyor; işçiler talepleri karşılanana kadar açlık grevini sürdürme kararlılığında.

Taksilerde yeni dönem

1 Eylül 2026’dan itibaren Türkiye’deki tüm ticari taksilerde yeni dönem başlıyor. Taksimetreyle entegre mali cihaz zorunlu hale geliyor, her yolculuk sonunda yüzde 20 KDV dahil fiş otomatik olarak kesilecek 

23.04.2026 18:01:00
Haber Merkezi
Taksilerde yeni dönem
Taksilerde yeni dönem
İstanbul, Ankara, İzmir ve Türkiye genelindeki ticari taksilerde köklü bir değişim kapıda. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın (GİB) 13 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 591) ile taksi işletmecilerine "Taksi Mali Cihazı" zorunluluğu getirildi. 1 Eylül 2026 itibarıyla mevcut tüm taksilerde taksimetreyle entegre çalışan bu cihaz devreye girecek ve her yolculuk sonunda otomatik olarak yüzde 20 KDV içeren fiş veya e-belge düzenlenecek.

Gerçek usulde vergilendirme ve KDV yükümlülüğü 

1 Ocak 2026'dan itibaren taksi plakası sahipleri basit usulden gerçek usule geçti. Bu geçişle birlikte taksi ücretleri artık yüzde 20 oranında Katma Değer Vergisi'ne (KDV) tabi hale geldi. Günlük ortalama 10 bin TL ciro yapan bir takside yaklaşık 2 bin TL KDV ödemesi gündeme geliyor. Plaka sahipleri ayrıca gelir vergisi, geçici vergi ve stopaj gibi yükümlülüklerle karşı karşıya kalacak. Sektör temsilcileri, vergi yükünün %45'e varabileceğini belirterek yeni sistemin maliyetlerini tartışıyor.

Taksi mali cihazı nedir, nasıl çalışacak? 

Taksimetre ile senkronize çalışan, Bakanlık onaylı cihaz yolculuk bitiminde taksimetre kapanınca otomatik fiş/fatura kesecek. 

Fişte yüzde 20 KDV dahil olacak, belirli tutarların üzerinde veya yolcu talep ederse "fatura yerine geçen belge" verilecek. 

Kartlı ödeme (POS) özelliği zorunlu olacak, harici bağımsız POS cihazı kullanılamayacak. 

Sistem GPS ve zaman verilerini kaydederek tüm işlemleri anlık olarak GİB'e iletecek. 

Fiş kesilmeden yeni yolculuk başlatılamayacak, bu sayede kayıt dışı ekonomi büyük ölçüde önlenecek.

Geçiş takvimi 

Mevcut plaka sahipleri en geç 1 Eylül 2026'ya kadar cihazı alıp kullanmaya başlamak zorunda. 

Yeni plaka alanlar veya taksimetre değiştirenler işe başlama veya değişiklikten itibaren 30 gün içinde cihazı devreye almak zorunda. Tebliğe uymayan taksiciler, cihaz üreticileri ve servisler Vergi Usul Kanunu cezalarıyla karşı karşıya kalacak.

Yolcuları da ilgilendiriyor

Diğer tüm işletmelerde olduğu gibi taksilerde de fiş/fatura almak artık zorunlu. Denetimlerde fiş almadan indiği tespit edilen yolculara da idari para cezası uygulanabilecek. Yolcuların seyahat sonunda fişi talep etmesi ve saklaması önem taşıyor.

Taksiciler, artan vergi yükü nedeniyle maliyetlerin yükseleceğini ve plaka fiyatlarının düştüğünü belirtiyor. Öte yandan düzenleme, kayıtlı ekonomiyi güçlendirmeyi, kartlı ödemeyi yaygınlaştırmayı ve Maliye'ye anlık veri akışı sağlamayı hedefliyor.

Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesi TBMM'de kabul edildi

Kadınların doğum izni ve 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi

23.04.2026 00:10:00 / Güncelleme: 23.04.2026 04:15:38
İHA
Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesi TBMM'de kabul edildi
Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesi TBMM'de kabul edildi
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşüldü. Görüşmelerin sonunda teklif kabul edilerek, yasalaştı.

Düzenlemeye göre, kadın memura doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta süreyle analık izni verilecek. Ancak beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği halinde doğumdan önceki 2 haftaya kadar kurumunda çalışabilecek. Ayrıca düzenlemeyle babalık izni 10 güne çıkartıldı.

Düzenlemeyle, kadın işçilerin doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta çalıştırılmaması esas alınıyor. Analık izni süresi dolmuş ancak doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süreyi 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla tamamlamamış olan personele talepleri halinde sekiz hafta ilave analık izni verilmesi öngörülüyor.

Devlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artmasıyla daha fazla çocuğun aile yanında bakımının sağlanması, koruyucu aileliğin çocuk koruma mekanizmasındaki yerinin güçlendirilmesi ve koruyucu aile ile çocuğun birbirine alışma sürecine destek olunması amacıyla bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan memura, çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.

Ayrıca, koruyucu aile sözleşmesi devam eden koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içerisinde otuz günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması sebebiyle isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutan, ödeme belgesinin ibrazı halinde aylık ödemelere ilave edilerek karşılanacak.

Çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakım yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılacak, ihtiyaç duyulması halinde sosyal ve ekonomik sorunların çözümlenmesine yönelik bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanacak. Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanırken, reşit olan ve aralık vermeksizin örgün yükseköğrenim programlarına devam eden gençler ise sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşın tamamlayana kadar yararlandırılabilecek.

Kanuna göre, 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz, kimsesiz Türk vatandaşlarının aylığa hak kazanmak üzere düzenlenen belgelerin gerçeğe uymadığının tespiti halinde ödenen aylıklar, her ay belirlenen kanuni faiz esas alınarak geri alınacak.

Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğin arttırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezi İzleme Sistemine bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden yararlanacak.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sosyal Hizmetler Kanunu ile diğer kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle Bakanlığa verilmiş olan görevleri kapsamında sunulan hizmetlerden yararlanacak kişi ve hanelerin tespiti, ulusal politika ve stratejilerin oluşturulması ve sosyal yardımlardan yararlanacak kişilerin objektif ölçütlere göre belirlenmesinde kullanılmak üzere başvuru konusuyla ilgili olmak kaydıyla, sosyal yardım veya sosyal hizmet başvurusunda bulunan ya da halihazırda bu yardım ve hizmetlerden yararlanan kişiler ve bu kişilerin hanelerine ait taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus ve mali durumlarına ilişkin her türlü veri ve bilgiyi gerçek ve tüzel kişilerden talep edebilecek.

Kadın konukevi hizmetinden yararlanan ve geliri bulunmayan veya meslek elemanının görüşü ve değerlendirme komisyonunun kararma göre yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması halinde, belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek.

Çocuk Koruma Kanununa; cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar; kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu iş yerleri işletemeyecek, görev alamayacaklar, iş yeri açmaları veya işletilmesi için izin verilmeyecek. Darülacezeye verilen yardımlar Kurumlar Vergisi'nden indirime tabi olacak.

Kanuna göre, sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Oyun sağlayıcı oyunları yaş kriterlerine göre derecelendirmekle yükümlü olacak. Oyun dağıtıcı usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak. Ancak, oyun sağlayıcı tarafından derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilecek.

İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı

Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), İstanbul'da Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkili olacağının tahmin edildiğini belirterek, beklenen kuvvetli yağış nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde vatandaşları uyardı

22.04.2026 13:40:00
İHA
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
AKOM'dan İstanbul ve Marmara Bölgesi için yağış uyarısı geldi. İstanbul başta olmak üzere Marmara bölgesi genelinin Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına girmesinin beklendiği belirtilerek, cuma gününe kadar aralıklı yağış geçişlerinin görüleceği, sıcaklıkların 12-16 derece aralığında mevsim normallerinin altında seyretmeye devam edeceğinin tahmin edildiği ifade edildi.

Yağışların özellikle öğle saatlerinden itibaren etkisini artırarak yer yer kuvvetli şekilde görüleceğinin tahmin edildiği belirtildi. AKOM, beklenen kuvvetli yağış nedeni ile yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde vatandaşları uyardı.

Hafta sonu itibari ile çoğunlukla güneşli bir gökyüzünün hakim olacağının, sıcaklıkların 20 dereceler civarına yükseleceğinin öngörüldüğünü belirtildi.

Öte yandan İstanbul'daki barajlarda doluluk oranının ise yüzde 70,39 seviyesinde bulunduğu, barajlardaki su miktarının 611 milyon metreküp olarak ölçüldüğü kaydedildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.