logo
21 AĞUSTOS 2026

Arjantin'de binlerce kişi 30 binden fazla şirketin kapanmasını protesto etti

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin Amerikalar Konseyi'nde ekonomi planını savunduğu sırada, binlerce kişi hane halkının yüksek borçluluğunu ve Aralık 2023'ten bu yana 30 binden fazla şirketin kapanmasını protesto etti

21.08.2026 06:00:00 / Güncelleme: 21.08.2026 06:05:36
AA
 
Arjantin'de binlerce kişi 30 binden fazla şirketin kapanmasını protesto etti
Arjantin'de binlerce kişi 30 binden fazla şirketin kapanmasını protesto etti

Esnaf ve işletme sahiplerinden oluşan binlerce kişi, başkent Buenos Aires'teki Mayıs Meydanı'nda, hükümet binası Casa Rosada'nın önünde protesto gösterisi düzenledi.

Sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarının da destek verdiği gösteride, özellikle orta ve orta-alt gelir grubundaki hanelerin karşı karşıya olduğu ağır borç yüküne tepki gösterildi.

Eyleme katılan göstericiler, Arjantin halkının gıda, ilaç ve temel hizmetler gibi günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için giderek daha fazla kredi kullanmak zorunda kaldığını vurguladı.

Taraflardan yapılan ortak açıklamada, "Yoksul mahallelerde yaşanan borçlanma krizi artık ertelenemez." ifadesi kullanıldı.

Düşünce kuruluşu Fundar'ın Mayıs 2026 verilerine dayanan raporunda, Milei'nin göreve gelmesinden bu yana 30 bin 633 şirketin kapandığı ve bunun toplam şirketlerin yüzde 6'sına karşılık geldiği belirtildi.

Raporda, şirket kapanışlarının bir hükümetin ilk 30 ayında kaydedilen en ağır düşüş olduğu belirtilirken, Mayıs 2026'da 2 bin 371 işletmenin, yani günde ortalama 76 işletmenin kapandığı bildirildi.

Arjantin Ekonomi Politikası Merkezi doğruladı

Bir başka raporda 30 bin 633 şirketin kapandığına ilişkin verileri doğrulayan Arjantin Ekonomi Politikası Merkezi (CEPA), en fazla kaybın 8 bin 408 işletmeyle ticaret sektöründe yaşandığını kaydetti.

Ticaret sektörünü 6 bin 733 işletme kaybıyla ulaştırma ve depolama, 4 bin 98 işletme kaybıyla gayrimenkul hizmetleri ve 4 bin 20 işletme kaybıyla imalat sanayisi izledi.

Arjantin Merkez Bankası verilerine göre, hane halkına verilen kredilerde geri ödememe oranı Ekim 2024'te yüzde 2,5 iken, Haziran 2026'da yüzde 12,8'e yükseldi.

Arjantin lideri feministleri hedef aldı

Arjantin Ticaret Odası (CAC) ile ABD merkezli Americas Society tarafından Buenos Aires'te ortaklaşa düzenlenen Amerikalar Konseyi Konferansı'nın kapanışında konuşan Milei, feministlere tepki gösterdi.

Doğum oranlarındaki düşüşten feminizmi sorumlu tutan Milei, "Yeşil mendillerin (feminist hareketin ve yasal kürtaj mücadelesinin simgesi) çılgınlığının bedelini çok ağır ödüyoruz." ifadesini kullandı.

Arjantin'in nüfus yenilenmesini sağlayacak büyüme ve doğum oranına ulaşamadığını savunan Milei, düşen enflasyonu kutlamak amacıyla müzikli bir etkinlik düzenleneceğini duyurdu.

 

Çiğli Belediye Başkanı'nın aracına ateş eden zanlı yakalandı

İzmir'de Çiğli Belediye Başkanı'nın park halindeki aracına silahla ateş eden şüpheli gözaltına alındı

 

20.08.2026 20:44:00
Anadolu Ajansı
 
Çiğli Belediye Başkanı'nın aracına ateş eden zanlı yakalandı
Çiğli Belediye Başkanı'nın aracına ateş eden zanlı yakalandı

İzmir'de Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'ın park halindeki makam aracına silahla ateş eden şüpheli gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, Çiğli Belediyesi otoparkına çalıntı motosikletle giden K.S. (21), henüz belirlenemeyen bir nedenle Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'ın park halindeki makam aracına silahla ateş etti.

Olayın ardından kaçmaya çalışan şüpheli, güvenlik görevlilerince yakalanıp polise teslim edildi.

Olay anı, otoparkın güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Görüntülerde, otoparka motosikletle gelen şüphelinin, Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız'ın park halindeki makam aracına tabancayla defalarca ateş ettiği, ardından kaçmaya çalışırken güvenlik personelince yakalandığı ve diğer görevlilerce etkisiz hale getirildiği yer alıyor. 

Şişli'de kötü kokunun geldiği evde bir genç ölü bulundu

Şişli'de bir binadan yayılan kötü koku ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen ekipler, kokuların geldiği dairede yaptığı incelemede 25 yaşındaki gencin cansız bedeniyle karşılaştı

20.08.2026 20:35:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şişli'de kötü kokunun geldiği evde bir genç ölü bulundu
Şişli'de kötü kokunun geldiği evde bir genç ölü bulundu
Olay, saat 16.30 sıralarında Kuştepe Mahallesi Zeytinlik Sokak'ta bulunan 4 katlı binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir binadan gelen kötü koku üzerine mahalle sakinleri ihbarda bulundu. Kötü kokunun geldiği binanın yöneticisiyle görüşen mahalleli durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi.

Polis ekipleri kötü kokunun geldiği tespit edilen binanın girişinde bulunan daireye çilingir yardımıyla girdi. Sağlık ve polis ekipleri yaptığı incelemelerde, dairede ikamet ettiği öğrenilen Yusuf Dinç'in (25) hayatını kaybettiğini belirledi. Bina önünde ve mahalle girişinde polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. İncelemenin ardından şahsın cenazesi otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Ekipler, gencin vücudunda herhangi bir darp ve kesici alet izine rastlanmadığı öğrenildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Kocaeli'de denizde 2'si kadın 3 ceset bulundu

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde sahilde önce 2 kadının, kısa süre sonra ise bir erkeğin cansız bedeni bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı

20.08.2026 17:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kocaeli'de denizde 2'si kadın 3 ceset bulundu
Kocaeli'de denizde 2'si kadın 3 ceset bulundu
Cami Mahallesi'nde bulunan Şehit Cevher Dudayev Parkı Sahili'nde kıyıya vuran 2 kadının cansız bedeni bulundu. Kısa süre sonra aynı bölgede bir erkeğe ait cansız beden de görüldü.

Çevredekiler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi. Bölgeye ulaşan ekipler tarafından yapılan ilk incelemede üzerlerinde kıyafetleri bulunduğu belirlenen 3 kişinin cenazesi, kimlik tespiti ve kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi amacıyla otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı.

Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı

20.08.2026 14:42:00
Haber Merkezi
 
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Cumartesi günü Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın yemekli davetine katılacağını açıkladı.
Davete 5 siyasi parti genel başkanının katılacağını ifade eden Önder, bu toplantının 'ittifak anlaşması' olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirterek, "Türkiye'nin bir milli ittifaka ihtiyacı vardır ama henüz konuşulmamış, anlaşılmamış mevzuların kamuoyunda konuşulmuş, anlaşılmış gibi gösterilmesini doğru bulmuyoruz" dedi. Önder şunları söyledi;
"Önümüzdeki cumartesi günü Ankara'da beş siyasi parti genel başkanı bir yemekte bir araya gelecek. Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ'ın daveti ve organizasyonuyla yapılan bu yemeğe Sayın Genel Başkanımız Hüseyin Baş Bey de katılacak. Bu toplantının yapılacak olmasının kamuoyuna yansıması üzerine kamuoyunda bu 5 partinin ittifak konusunda anlaştığı, yemeğe katılmayan partilerin ittifaka katılmak istemediği gibi bir algı oluşturulduğunu ve bu yönde tartışmalar yürüdüğünü görmekteyiz.

"Bu, ilk aşamada yapılan bir istişare toplantısıdır"

Öncelikle şunu ifade edelim: Bu, ilk aşamada yapılan bir istişare toplantısıdır. Elbette ki Türkiye'nin bir milli ittifaka ihtiyacı vardır. Bu ittifakın belli ilkeler üzerinde oluşturulması gereklidir. Tabii ki de Cumhuriyet'in kurucu değerleri, üniter yapımızın muhafaza edilmesi, millî birlik ve beraberliğimizin korunması, bu ilkeler üzerinden bir ittifakın şekillenmesi Türkiye için yakıcı bir ihtiyaçtır. Henüz konuşulmamış, anlaşılmamış mevzuların kamuoyunda konuşulmuş, anlaşılmış ve burada olmayanların da sanki buna tepki gösteriyor, buna uzak durmaya çalışıyor, ittifak yapmak istemiyor gibi bir algı oluşturulmasını biz doğru bulmuyoruz. Türkiye'nin ittifaka ihtiyacı var. Hem de çok daha geniş çaplı bir ittifaka, bütün millî duruş sahibi olan siyasi partilerin katılacağı bir ittifaka ihtiyacı var."

Marmara Denizi'nde Adalar'da peş peşe meydana gelen mikrodepremler bölgede sismik hareketliliği artırdı

Marmara Denizi'nde Adalar'da peş peşe meydana gelen mikrodepremler bölgede sismik hareketliliği artırdı. Uzmanlar, büyüklükleri 1.1 ile 2.8 arasında değişen sarsıntıların olası etkilerini ve fay hatlarındaki durumunu değerlendirerek kamuoyunda oluşan tedirginliğe açıklık getirdi

20.08.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
Marmara Denizi'nde Adalar'da peş peşe meydana gelen mikrodepremler bölgede sismik hareketliliği artırdı
Marmara Denizi'nde Adalar'da peş peşe meydana gelen mikrodepremler bölgede sismik hareketliliği artırdı
Marmara Denizi'nde özellikle Adalar merkezli üst üste depremler kaydedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Kandilli Rasathanesi verilerine göre, 20 Ağustos gecesinin ilk saatlerinden itibaren büyüklükleri 1.1 ile 2.8 arasında değişen çok sayıda mikrodeprem meydana geldi. Bölgedeki sismik hareketliliğin ardından deprem bilimciler hareketliliğin kaynağına ve olası etkilerine ilişkin açıklamalar yaptı.

AHMET ERCAN: EN ERKEN 2045 EN OLASI 2075
Deprem bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, hareketliliğin öncü sarsıntı olarak yorumlanmasının tedirginlik yarattığını ifade ederek şu paylaşımı yaptı: 
"Marmara Denizi'nde Büyük adanın güney batısında etkinleşen depremcilikler vardır. Bunlara bakarak kimilerinin İstanbul'daki deprem öncüsü diye yorum yapması halkımızı tedirgin etmiştir. Deprem kestiririmleri yalnızca depremcik konumlarına ve sayılarına bakarak yapılmaz. Kabaca 12 tane yerin fiziksel özelliğindeki değişime bakılır. Uzun erimli deprem kestirlerime göre kuzey Marmara'da iki tane deprem, 7 ile 10 km odak derinliğinde olacaktır. Doğu batı doğrultusundaki Kırılmanın yatay bileşeni 1,5 ile 2 metre, sağ atımlı, düşey bileşeni ise yaklaşık 1 metre olup batıya gittikçe artacaktır. 2,5 metreden daha yüksek süpürtü(tsunami) dalga yüksekliği cephesi beklenmemektedir. Deprem için en erken 2045, en olası 2075 yılları olsa da 2150 yılına kadar gecikme olasılığı da vardır. Esenlikler dilerim."

ŞENER ÜŞÜMEZSOY: YAŞLI VE ÖLÜ BİR FAY
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy sarsıntıların ana fay üzerinde gerçekleşmediğini vurgulayarak, Adalar fayının büyük bir deprem üretme kapasitesi bulunmadığını dile getirdi. Üşümezsoy, bu yapının yaşlı ve ölü bir fay olduğunu, meydana gelen küçük sarsıntıların ise bölgede geçmişten bu yana biriken stresin olağan ve zararsız biçimde boşalmasından kaynaklandığını savundu.

OKAN TÜYSÜZ: HER BÜYÜK DEPREMDEN ÖNCE ÖNCÜ OLMAZ
Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz ise sarsıntıların fayın aktifliğini gösterdiğini belirterek, "Bir depremin ya da depremlerin öncü olduğu arkasından büyük deprem gelince anlaşılır. Adalar fayında olan mikrodepremler bu fayın aktif olduğunu işaret etmek dışında bir anlam taşımaz. Bekleyip göreceğiz Her büyük depremin arkasından artçı depremler olur ancak her büyük depremden önce öncü deprem olmaz." dedi.

OSMAN BEKTAŞ: ADALAR FAYI DERİNDE SÜRÜNÜYOR MU?
Prof. Dr. Osman Bektaş, sarsıntıların derinlik boyutuna ve geçmiş depremlerle olan bağlantısına dikkat çekerek şunları kaydetti:

"ADALAR FAYI DERİNDE SÜRÜNÜYOR MU?
Son 1–2 günde Çınarcık Havzası'nın doğusundaki Adalar Fayı ve batısındaki Çınarcık Fayı boyunca 10–13 km derinlikte mikrodeprem aktivitesi dikkat çekiyor. Baştürk vd. (2016), 1963 M6.3 Çınarcık depremini ~12 km derinlikte Adalar Fayı ile ilişkili konumlandırmıştı. 10-13 km derinlikteki mikrodepremler (Bohnhoff,2013), Adalar Fayı'nın derin kesiminde creep (sürünme) olasılığını destekleyen önemli bir gözlem olabilir. 2025 M6.2 Silivri depremi sonrası oluşan stres değişimi de bu aktiviteyi tetiklemiş olabilir. İstanbul tarihsel olarak M 7 den büyük deprem değil, yıkım yaşamıştır. Yıkımda,zemin büyütmesi dikkate alınmamıştır. 1935,1963,2025 aletsel dönem depremkeri M6+ dır. Ana Marmara Fayının bir çok yerinde creep yaptığı artık ispatlanmıştır."

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı

20.08.2026 13:00:00
AA
 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçer aylık dönemler için üretilen dönemlik nüfus istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, 2025 yılı sonunda 86 milyon 92 bin 168 olan ülke nüfusu, bu yılın ilk 6 ayında 228 bin 434 kişi arttı. Nüfus, 1 Mayıs-1 Temmuz döneminde de 123 bin 904 kişi yükseldi.

Böylece ülke nüfusu, 1 Temmuz itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı.

Erkek nüfusun oranı yüzde 50,01 (43 milyon 170 bin 975 kişi), kadın nüfusun oranı yüzde 49,99 (43 milyon 149 bin 627 kişi) olarak kaydedildi.

İstanbul Fındıklı'da tramvay raydan çıktı. Olay yerine itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi

İstanbul Fındıklı'da tramvay raydan çıktı. Olay yerine itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi

20.08.2026 12:37:00
Haber Merkezi
 
İstanbul Fındıklı'da tramvay raydan çıktı. Olay yerine itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi
İstanbul Fındıklı'da tramvay raydan çıktı. Olay yerine itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi
İstanbul Fındıklı'da tramvay raydan çıktı. Olay yerine itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

T1 Kabataş-Bağcılar Tramvay Hattı'nda Kabataş seferini yapan tramvay Fındıklı istasyonu yakınlarında henüz belirlenemeyen nedenle raydan çıkarak Bağcılar istikametine giden rayların üzerine geçti.

İhbar üzerine olay yerine polis ve İBB ekipleri sevk edildi.

MSB: Hem Suriye'nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı için, İsrail'in pervasız saldırılarına son vermesi elzemdir

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına, istikrarlı ve güvenli bir yapıya kavuşmasına yönelik çalışma ve katkıların kararlılıkla devam edeceğini bildirdi

20.08.2026 12:20:00
AA
 
MSB: Hem Suriye'nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı için, İsrail'in pervasız saldırılarına son vermesi elzemdir
MSB: Hem Suriye'nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı için, İsrail'in pervasız saldırılarına son vermesi elzemdir
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına, istikrarlı ve güvenli bir yapıya kavuşmasına yönelik çalışma ve katkıların kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında Kocaeli'de bulunan TCG Koçhisar gemisinde düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında, TCG Anadolu, TCG İstanbul ve TCG Burgazada başta olmak üzere birçok geminin vatandaşların ziyaretine açıldığını, SAT ve SAS timleri tarafından özel gösteriler icra edileceğini söyledi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), terörle mücadelesine, sınırları korumaya, karada, denizde ve havada ülkenin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam ettiğine vurgu yapan Aktürk, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda geçtiğimiz hafta içerisinde, 3 PKK'lı terörist teslim olmuştur. Hudutlarımızda, yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4'ü terör örgütü mensubu olmak üzere 588 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 8 bin 530'a ulaşmış, engellenen 1059 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 46 bin 577 olmuştur."

Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in, TSK Komuta Kademesi ile bugün TEKNOFEST Mavi Vatan'a katılım sağlayacağını ifade etti.

İsrail
Tuğamiral Aktürk, Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında, Gazze'deki ağır insani durumun giderilmesi ve yeniden inşa sürecinin önünün açılmasının, bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

İsrail'in, Gazze Planı'nı reddetmesi ve bölgedeki saldırılarını sürdürmesinin, adil ve kalıcı bir barışın tesisi için yürütülen çabaları baltaladığına dikkati çeken Aktürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İsrail, imzalanan çerçeve anlaşmasına rağmen Lübnan'ın güneyindeki saldırılarına ve askeri faaliyetlerine devam etmekte, Suriye'ye yönelik son saldırılarıyla da bu ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve birliğini hedef almaktadır. İsrail'in komşu ülkelere yönelik askeri müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu yönünde bir algının yerleşmesine kesinlikle müsaade edilmemelidir. Bölgenin geleceği, tek taraflı güç kullanımına değil, uluslararası hukuka, ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıya dayalı bir güvenlik anlayışı üzerine inşa edilmelidir. Uluslararası toplumun da İsrail'in bölgesel barış ve istikrarı tehdit eden eylemleri karşısında uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkarak daha somut ve etkili tedbirler almasının elzem olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Önceliğimiz, bölgemizin daha fazla çatışma ve istikrarsızlığa sürüklenmesinin önlenmesi, barış ve güvenliğin kalıcı hale getirilmesidir. Bu çerçevede, Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına, istikrarlı ve güvenli bir yapıya kavuşmasına yönelik çalışmalarımız ve katkılarımız kararlılıkla devam edecektir."

Eğitim ve tatbikat faaliyetleri
Tuğamiral Aktürk, TSK'nin, birçok coğrafyada başarıyla görev yaptığını belirterek, eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin de planlandığı gibi devam ettiğini söyledi.

Bu kapsamda, 4-14 Ağustos arasında Letonya'da icra edilen Baltic Trust Karşı Dron Tatbikatı'nın başarıyla tamamlandığını bildiren Aktürk, şunları kaydetti:

"NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) çerçevesinde İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Montecucoli tarafından 23-25 Ağustos tarihleri arasında Antalya'ya liman ziyareti gerçekleştirilecektir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız tarafından TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında 19 Ağustos'ta TCG Anadolu dahil 10 gemi ve deniz hava unsurlarının katılımı ile İzmit Körfezi'nde tören geçişi icra edilmiştir. Diğer yandan Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca bugün muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Karadeniz'de eğitim uçuşu icra edilecek, NATO kapsamında Romanya hava sahasında gerçekleştirilecek Entegre Hava ve Füze Savunma faaliyetine 2 adet F-16 ile katılım sağlanacaktır. Konya Bilim Festivali çerçevesinde 23 Ağustos'ta Türk Yıldızları akrobasi timimiz tarafından Konya'da, Malazgirt Zaferi'nin 955'inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ise 23 Ağustos'ta Ahlat'ta, 24 Ağustos'ta Malazgirt'te SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşları yapılacaktır."

Savunma sanayi
Tuğamiral Aktürk, savunma sanayisinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle TSK'nın güç ve etkinliğini daha da artırma çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Bu kapsamda, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından hafta içerisinde çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatının yapıldığı bilgisini veren Aktürk, şunları ifade etti:

"Savunma sanayisindeki başarılı çalışmalarını uluslararası alanda aldığı ödüllerle taçlandıran MKE, KBRN ürünlerinin tanıtımı amacıyla hazırladığı filmle, 60'tan fazla ülkeden şirketlerin yarıştığı 23'üncü Stevie Awards Uluslararası İş Dünyası Ödülleri'nde video kategorisinde 'Altın' ödüle layık görülmüş ve dünyada bu başarıya ulaşan tek savunma sanayi firması olmuştur. Bu önemli başarı dolayısıyla MKE'yi ve emeği geçen tüm çalışanlarını tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz."

Aktürk, Milli Savunma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen "Kahramanım Mehmetçik ve Vatan" konulu resim yarışmasının halk oylamasının tamamlandığını kaydetti.

Öğrencilerin bayrağa, vatana ve Mehmetçiğe duydukları sevgi ve bağlılığı sanat yoluyla ifade ettikleri yarışma kapsamında, ilkokul ve ortaokul kategorilerinde gerçekleştirilen halk oylamasının ardından dereceye giren eserlerin belirlendiğini aktaran Aktürk, yarışma sonuçlarının yarın MSB ve MEB'in resmi sosyal medya hesapları üzerinden duyurulacağını açıkladı.

Aktürk, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli, Emniyet Teşkilatının Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli ile güvenlik korucularının muvazzaf ve emeklilerine yönelik 3713 sayılı Kanun kapsamındaki başvuruların e-Devlet Kapısı üzerinden 1 Eylül itibarıyla alınacağını söyledi.

Başvuru sahiplerinin, terör sonucu yaralanma olayına ilişkin bilgileri sisteme kaydetmeleri ve varsa ellerinde bulunan bilgi ve belgeleri yüklemelerinin yeterli olacağını belirten Aktürk, başvuruların yalnızca e-Devlet Kapısı üzerinden kabul edileceğini ifade etti.

Soru-cevap
TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında Kocaeli'de bulunan TCG Koçhisar gemisinde düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına ilişkin açıklama yapıldı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun dün art arda gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinin sorulması üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Ülkemiz bölgesel güvenlik diplomasisinin merkezi haline gelmiştir. Bu kapsamda, askeri diplomasi alanında hem Sayın Bakanımız, hem de Sayın Genelkurmay Başkanımız, bölgesel güvenlik ve istikrar için muhataplarıyla görüşmeler gerçekleştirmektedir. Sayın Genelkurmay Başkanımızın dün gerçekleştirdiği görüşmeler bu kapsamda değerlendirilmelidir." ifadeleri kullanıldı.

İsrail'in Suriye'deki hava üssüne saldırısı
Bakanlık tarafından, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur askeri hava üssüne yönelik saldırılarına ilişkin sorulara karşılık, şu açıklama yapıldı:

"İsrail'in, Ebu Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği saldırı Suriye'nin istikrarına, güvenliğine, ülkenin birlik ve bütünlüğüne, aynı zamanda altyapısına zarar vermeye yönelik bir eylemdir. Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğunu her fırsatta vurguluyoruz. İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur hava üssüne gerçekleştirdiği saldırı öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığını ifade ediyoruz. Hem Suriye'nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı için İsrail'in bu tür pervasız saldırılarına son vermesi ve uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmesi elzemdir. Suriye'nin 'tek ordu' ilkesi çerçevesinde kendi altyapı ve askeri kapasite inşası faaliyetlerine destek vermeye devam edeceğiz."

Basın mensuplarının Yunanistan tarafından Ege Denizi'nde ilan edilen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi'ne yönelik soruları üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Yunanistan tarafından Ege Denizi'ni de kapsayacak şekilde ilan edilen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekansal Çerçevesi'ni yakından takip ediyoruz. Söz konusu düzenleme, aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan'a devredilmemiş coğrafi formasyonlar dahil olmak üzere ülkemiz açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmamakta ve tutumumuzu etkilememektedir. Ülkemiz, Ege Denizi'ndeki hak, alaka ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde koruma konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Bununla birlikte Türkiye, Ege'nin iki kıyıdaş ülkesi arasında sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk ilişkileri temelinde çözülmesinden ve bölgede barış, istikrar ve işbirliğinin geliştirilmesinden yanadır."

Yeni Parti Gaziantep İl Başkanı Güngen'in ifadesi ortaya çıktı

Yeni Parti Gaziantep İl Başkanı Erhan Deniz Güngen'in, Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'in bıçaklanmasının ardından yaptığı açıklamaya ilişkin şüpheli sıfatıyla verdiği ifade ortaya çıktı. Saldırının ardından, "Bazı kesimler bu saldırı yöntemiyle partimizin önünü kesmeye çalışmışlardır" açıklamasıyla kimi kastettiği sorusuna Güngen, "Bazı kesimler olarak bahsettiğim kişi CHP eski Oğuzeli İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş'tir" cevabını verdi

20.08.2026 02:00:00
İHA
 
Yeni Parti Gaziantep İl Başkanı Güngen'in ifadesi ortaya çıktı
Yeni Parti Gaziantep İl Başkanı Güngen'in ifadesi ortaya çıktı
Güngen hakkında, saldırının ardından yaptığı açıklama nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlaması kapsamında işlem başlatıldı. 19 Ağustos 2026 tarihinde Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü'nde ifadesi alınan Güngen'e, saldırının faili Seydi Ahmet Keleş'in de Yeni Parti üyesi olduğu hatırlatılarak, açıklamasında kullandığı "bazı kesimler" ifadesinin kimi ifade ettiği soruldu. Güngen, saldırının ardından yaptığı açıklamada, "Bu saldırı bütün partililerimize yapılan bir saldırıdır. Demokrasiyi hazmedemeyen, bu partinin büyümesini hazmedemeyen bazı kesimler maalesef bu saldırı yöntemiyle partimizin önünü kesmeye çalışmışlardır" ifadelerini kullanmıştı.

Söz konusu açıklamayla saldırıyı Yeni Parti'nin büyümesini istemeyen siyasi çevrelere bağlayan Güngen'e, emniyette saldırgan ile mağdurun aynı partinin mensubu olduğu hatırlatıldı.

İfade tutanağında Güngen'in, "bazı kesimler" ifadesiyle CHP'nin eski Oğuzeli İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş'i kastettiğini söylediği belirtildi. Güngen savunmasında, "Bazı kesimler olarak bahsettiğim kişi CHP eski Oğuzeli İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş'tir" dedi.

Keleş'in Yeni Parti'de bulunmaması gerektiğini ifade ettiğini belirten Güngen, açıklamasının partinin kurumsal kimliğine ve Milletvekili Melih Meriç'e yönelik saldırının kabul edilemez olduğuna ilişkin olduğunu savundu.

Güngen, açıklamasında Keleş'in saldırıyı "makam ve mevki beklentisi" nedeniyle gerçekleştirdiğini anlatmak istediğini belirterek, basın ve medyanın sözlerini çarpıttığını ileri sürdü. Ancak emniyette kendisine Keleş'in Yeni Parti'de ilçe başkanlığı talebinin bulunup bulunmadığı sorulduğunda Güngen, "Bu konu ile ilgili herhangi bir bilgim yoktur" yanıtını verdi.

Güngen ayrıca Keleş'in kendisiyle herhangi bir görüşme talebinde bulunmadığını söyledi. Güngen'e, saldırgan Seydi Ahmet Keleş'in olay öncesinde Melih Meriç ile görüşüp görüşmediği de soruldu. Güngen, "Konuyla ilgili Melih Meriç ile şahsın görüşmesi olup olmadığı hakkında bilgim de yoktur" ifadelerini kullandı.

Keleş'in kendisinden herhangi bir görev veya talepte bulunmadığını belirten Güngen, Meriç'e de Keleş ile ilgili herhangi bir konu aktarmadığını söyledi. Güngen'in ifadesinde, Meriç ile Keleş arasında saldırı öncesinde herhangi bir husumet bulunup bulunmadığına ilişkin soruya verdiği yanıt da dikkat çekti. Güngen, "Olayın mağduru olan vekilimiz ile Seydi Ahmet Keleş isimli şahsın aralarında herhangi bir husumet olup olmadığı hakkında da bilgim yoktur" dedi.

Güngen, kendi ifadesine göre Keleş'in görev talebinden, Meriç ile görüşüp görüşmediğinden ve iki isim arasındaki olası husumetten haberdar olmadığını belirtti. Güngen, Seydi Ahmet Keleş'i şahsen tanımadığını da ifade etti. "Ben Seydi Ahmet Keleş ile hiçbir yerde bir araya gelmedim. Kendisini de tanımıyorum" diyen Güngen, Keleş'in Meriç'e yönelik daha önce herhangi bir hakaret, tehdit veya taşkın davranışına şahit olmadığını söyledi. Güngen, "Bu sebeple şahsın mağdura karşı herhangi bir eylemini görmedim veya duymadım" ifadelerini kullandı.

Hakkındaki suçlamayı kabul etmeyen Güngen, yaptığı açıklamanın iktidarı veya herhangi bir kesimi hedef almadığını savundu. Canlı yayınlarda Keleş'in "CHP eski Oğuzeli İlçe Başkanı" olduğunu özellikle dile getirdiğini belirten Güngen, saldırının Keleş'in makam ve mevki beklentisi nedeniyle gerçekleştirildiğini anlatmak istediğini söyledi.

Güngen emniyetteki ifadesinde, söz konusu makam ve mevki beklentisinin ayrıntıları konusunda "herhangi bir bilgim yoktur" demişti.

Öte yandan saldırgan Seydi Ahmet Keleş'in daha önceki ifadesinde halen Yeni Parti üyesi olduğunu ve CHP Oğuzeli İlçe Başkanlığı görevinden ayrıldıktan sonra Yeni Parti'ye geçtiğini söylediği öğrenilmişti.

İBB davasının 67. duruşması sona erdi

53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 67. duruşmasında bazı tutuksuz sanıkların savunması alındı

20.08.2026 00:52:00
AA
 
İBB davasının 67. duruşması sona erdi
İBB davasının 67. duruşması sona erdi

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, savunması alınan, "İstanbul Senin" uygulamasını yapan şirketin sahibi tutuksuz sanık İsmet Koyun, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, bunlardan dolayı üzüldüğünü söyledi.

Sanığın çapraz sorgu sırasında söz alan Ekrem İmamoğlu, "'İstanbul Senin' uygulaması üzerinden bir veri sızdırmamız mümkün müdür'" sorusunu Koyun'a yöneltti.

Koyun, soruya karşılık, böyle bir şeyin mümkün olmadığını söyledi.

"Hiçbir iletişimimin olmayan kişiyle örgüt hiyerarşisinde olmam hayatın olağan akışına aykırıdır"

Tutuksuz sanıklardan eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner, kendisine yöneltilen "örgüt üyeliği" suçlamasına ilişkin, iddianamedeki şemada sanık Hüseyin Gün'ün hiyerarşisinde göründüğünü ancak Gün ile hiçbir emir ve talimat ilişkisinin olmadığını savundu.

Hüseyin Gün bugün bu salondaysa da onu hiç tanımadığını, karşılaşmadıklarını, bir araya gelmediklerini ifade eden Özgüner, "Dava sürecinde gündeme gelen İBB'de bir ekip toplantısı süreci var. İBB'nin üç ana kampüsü var. Bu toplantı 2019'da İBB'nin Kasımpaşa Yerleşkesi'nde yapılmıştır. Benim çalışma ofisim de buradadır. Ben bu toplantıya davet edilmedim ve katılmadım ama o gün orada aynı binada olmamızdan ötürü ortak baz vermişiz. Hiçbir iletişimimin olmayan bir kişiyle örgüt hiyerarşisinde olmam hayatın olağan akışına aykırıdır." savunmasını yaptı.

Özgüner'in savunma yaptığı sırada söz alan avukatı, 9 Temmuz'daki duruşmada müvekkili hakkında iddianamenin 13. eyleminde bulunan, "İBB Hanem" uygulamasında yer alan vatandaş verilerinin sızdırıldığı iddiasına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına "kişisel verilerin kaydedilmesi" ile "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçlarından suç duyurusunda bulunulmasına hükmedildiğini hatırlatarak, istenmesi halinde sanığın bu konuda da savunma yapabileceğini söyledi.

Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, "Biz bildirdik. Savcılık iddianame düzenler, dava açarsa ek savunma alırız." dedi.

Özgüner, bazı sanıkların savunma ve dava sürecinde sürekli kaçak güreştiklerini ve ciddi bir iftira sürecine girdiklerini, kendisinin de bir iftiracı olarak lanse edildiğini söyledi.

Ekrem İmamoğlu, sanık Özgüner'e soru sormak için söz aldı.

İmamoğlu, çalıştığı süre boyunca bir suç örgütünün varlığına ilişkin bir izlenimi olup olmadığını sordu.

Özgüner, "Ben o konuda net bir şey söyleyemem başkanım ama ben bir suç örgütü üyesi değilim. Var ya da yok diye bir şey söyleyemem." dedi.

İmamoğlu, Özgüner'in çelişkili cevaplar verdiğini dile getirerek, "Erol Bey, ne oldu size'" diye sordu. Bunun üzerine mahkeme başkanı, Özgüner'e bu soruya cevap vermek zorunda olmadığını belirterek, böyle bir sorunun sorulamayacağını söyledi.

KOBİL yazılım geliştirme uzmanı tutuksuz sanık Abdullah Uygun, İstanbul Senin uygulaması içerisinde kişisel verileri hukuka aykırı kaydetmek ve yurt dışına sızmasını sağlamakla suçlandığını belirterek, uygulamanın 2025 yılının Ekim ayı itibarıyla da 3,5 milyon kayıtlı kullanıcıya ulaştığını, bu sürenin tamamında kendisinin yalnızca bir çalışan olarak yazılım ekiplerinin teknik yönetimi ve koordinasyonundan sorumlu olarak görev yaptığını anlattı.

İstanbul Senin uygulamasının çalışması için gereken yazılımların, İBB'ye ait Başakşehir Veri Merkezi'nde bulunan ve İBB yönetimindeki sunucularda tutulduğunu, söz konusu veri tabanlarının yönetimi ve denetimi İBB tarafından gerçekleştirildiğini belirten Uygun, savunmasını şu şekilde sürdürdü:

"Teknik Ekipler Koordinatörü olarak benim görevim yazılım altyapısının bakımı ve güncellenmesinin sağlanması, teknik sorunların giderilmesi ve tüm ekipler arasındaki koordinasyonun sağlanmasından ibarettir. Bu görev ve sorumluluklar kişisel verilerin bulunduğu sunuculara ve veri tabanlarına erişim yetkisine sahip olduğum anlamına gelmemektedir. İBB'nin sunucularına ve veri tabanlarına benim hiçbir zaman erişim yetkim olmadı. Benim hakkımda kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, ele geçirilmesi veya yayılması suçuna dahil olduğum iddia edilmektedir. Ancak benim tarafımdan bu kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedildiğini, benim şahsen bunları ele geçirdiğimi ve yaydığımı gösteren hiçbir somut delil bulunmamaktadır. Bütün bu süreçte ilgili tüm makamlarla işbirliği içinde oldum. Suçsuzluğumun ve hakkımdaki gerçeklerin yargılama sürecinde ortaya çıkacağına her zaman inandım. Ben KOBİL'de teknik ekiplerin koordinasyonundan sorumlu olarak çalışan bir teknoloji profesyoneliyim. Ben kişisel verileri hukuka aykırı kaydetmedim, ele geçirmedim veya yaymadım."

Duruşmada, tutuksuz sanıklar Emin Türe, Emre Manav, Özgür Türkmen, Metin Gül, Erhan Ünal, Nahit Kiler, İsmet Koyun, Naim Erol Özgüner, Abdullah Uygun, Hüsnücan Şen, İdris Yıldırım, Onur Büyükhatipoğlu, Hüseyin Yurddaş ve Mahir Gün savunma yaptı.

Yaklaşık 13 saat süren, tutuksuz 14 sanığın ile avukatlarının dinlendiği duruşma, savunmaların alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

Bu arada duruşmada, toplam 34 tutuksuz sanığın savunması alınmış oldu. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.