HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 MAYIS 2022, CUMA

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - IV

15.04.2020 00:00:00

Çoğu ülkede banka patronları aynı zamanda medya patronudur. Halk gelişmeleri, fikirleri medya üzerinden öğrenir. Medya gece gündüz bu sistemin ayakta kalması için yayın yapar. Medyada yer bulan ekonomistler, bilim insanları; bu istemin mükemmelliğini anlatır. Anlatımı ve üslubu ile ekonominin çok zor anlaşılan, öğrenilmesi mümkün olmayan bir bilim olduğu algısını oluşturur.  

"Para basarsan enflasyon olur. Enflasyon kötü bir şeydir." İnsanlar bunu ezberlesin ve bilsin kâfi. Fazlasının konuşulması ve/veya anlaşılması tehlikelidir.  Bu konular konuşulmamalı, konuşulsa da anlaşılmamalı ki soygun devam etsin. Yani Ticaret sırdır!

Ünlü ekonomist J. K. Galbraith'ın ifadesiyle, "tüm bilimler hakikatin ortaya çıkması için çalışır. Para bilimi ise, gerçekleri gizlemek için çalışır." Çünkü gerçekler anlaşılırsa soygun biter. 

Peki, özel bankalar bu büyük kârı nasıl elde ediyor?

ABD, FED üzerinden devam ettirdiği sömürünün boyutları hayret verici. Ancak Merkez bankaları üzerinden yapılan soygunun 18 katını özel bankalar üzerinden yapıyorlar. 

Mevcut sistemde bankacılık şöyle kurgulanmıştır: 

Özel bankalar, elinde bulundurduğu mevduatın %10'nu karşılık olarak Merkez Bankalarında tutarlar. Ancak uygulamada bankalar sınırlarını daha da çok genişletmişlerdir. Bankaların Merkez Bankalarında tutmaları gereken karşılık %10 değil %6'lar seviyesindedir. 

Bunun anlamı şudur. Bankalar 1 TL'lik sermaye ile 18 TL'lik kredi dağıtır. Yani aynı parayı 18 ayrı kişiye satar

Aynı daireyi 18 kişiye satan müteahhit nitelikli dolandırıcılıktan hapse girer. Ancak aynı parayı 18 kişiye satan banka, başarılı bulunup ödüllendirilir.

Konunun daha iyi anlaşılması için rakamlarla somutlaştıralım. Dünya devletlerine ait merkez bankalarının piyasaya sürdüğü toplam para miktarı 13.5 trilyon $, Özel Bankalara yatırılan mevduat toplamı 75 trilyon $, Özel Bankaların dağıttığı kredi miktarı 250 trilyon $. Özel Bankalar kredi (borç) vererek sanal para üretir.

Özel bankalar, merkez bankalarının ürettiği paranın 18 katı sanal para üretir. 

Merkez Bankaları şahıslar ile çalışmaz. 

Üreten üretmek için, tüketen tüketmek için paraya ihtiyaç duyar. O para, özel bankalar tarafından üretilir ve kredi (borç) olarak kişilere dağıtılır. Kişiler bankalara borçlanır ve faiz öder.  

Fransa'da devrimciler nasıl para bastı?

1789 Fransız İhtilali, 'yeniçağ'ı kapatıp 'yakınçağ'ı açan dünya tarihinin en önemli gelişmelerinden biridir. Dünya ekonomik ve siyasi hayatındaki önemi malum. Bilindiği üzere; Fransız Devrimi, dönemin zenginlerine ve asillerine karşı yapılmıştır. Devrim başarılır, ancak zenginlik devrilen tarafın elindedir. Devrimi ayakta tutmak için paraya ihtiyaç vardır. Fransız ihtilali yapılmadan önce, Fransa topraklarının 5'te 1'i Kiliselere aitti.

Devrim ile birlikte kilisenin topraklarına el konulmuştu. Devrimden sonra çıkış arayan yeni yönetim işte bu topraklara karşılık para bastı. Basılan paranın üzerine, "Bu paranın karşılığı Fransa topraklarıdır" yazıldı. İnsanlar;"toprak sağlam bir karşılık kimse toprağı alıp bir yere de götüremez" dedi ve basılan paraya güven duyarak kullandı. Tüm dünyayı etkileyen Fransız devriminin kalıcı olması, devrimcilerin Fransa topraklarına karşılık para basması nedeniyledir. Dünya tüm bunları unutmuş, kendisine dayatılan sömürü düzenini sorgulamadan kabul etmişti.

Para gerçek karşılığını buldu

Prof. Dr. Haydar Baş, Milli Ekonomi Modeli ile para ile para kazanmanın önüne geçecek yeni bir para tanımı yaptı. Para; "emek ve üretimin karşılığıdır." Uluslararası ticaret açısından paranın konvertibl olması gerekir.

Bunun için de paraya karşılık gösterilmesi gerek. Sayın Baş; ülkenin yeraltı kaynaklarının mahkeme kararı ile tespit edilmesi, mahkeme kararı ile tespit edilen yeraltı kaynaklarına karşılık para basılması fikri ile gerçek anlamda paraya bir karşılık oluşturmanın formülünü ortaya koydu. Sonra ilk kez Milli Para kavramını dile getirdi.

"ABD doları; hem ABD'nin yerli parası, hem konvertibl olup uluslararası ticarette kullanılan para, hem de rezerv para olabiliyor ise her ülkenin kendi parası da aynı haklara sahip olmalı" dedi. "Her ülke kendi emek ve üretimine karşılık para basmalı, dış ticarette de milli paralar kullanılmalı" dedi. 2009 yılında Önce Rusya ile Çin arasında milli paralarla ticaret anlaşması yapıldı. Sonra Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika bu anlaşmaya taraf oldu. BRICS ülkeleri kendi ekonomilerini Milli Paralar ile ticaret tezi üzerinden şekillendirdi.

Daha sonra bu ülkeler ile üçüncü ülkeler benzer anlaşmalar yapmaya başladı. Dünya ticaretinde ABD dolarının kullanımı her geçen gün azalmaya, yıllardan bu yana devam eden sömürünün faturası ABD'ye kesilmeye başlamıştı. Çünkü ABD doları ülkesine dönerken karşılığında mal ve hizmet isteniyordu. ABD başta olmak üzere kapitalist batı ülkeleri her geçen gün batarken milli paralarını basıp kullanan ülkeler yükseliyordu. Ancak batı ülkeleri; kuyruğu dik tutmaya, tükendiği halde tüm dünyaya, "yıkılmadım ayaktayım" mesajı vermeye çalışıyordu. Bu göstermelik duruş da, koronavirüs ortaya çıkıncaya kadar sürdü.

 
Lütfullah Önder / diğer yazıları
- Ekonomik kurtuluş savaşı -5- / 10.01.2022
- Ekonomik kurtuluş savaşı -3- / 08.01.2022
- Ekonomik kurtuluş savaşı / 06.01.2022
- Ekonomide ağır faturalar ödemeye hazır mısınız? / 18.11.2021
- Sistem yanlış / 11.11.2021
- Liberalizm sebep, yoksulluk sonuçtur / 10.11.2021
- Hakikatin önemsizleşmesi / 23.08.2021
- Yalanın siyaseti / 17.08.2021
- Atatürk’ten dersler / Lozan Zaferi / 26.07.2021
- Atatürk’ten dersler: Feda etmeyi göze almadan başarı gelmez / 23.06.2021
- Atatürk’ten dersler / 16.06.2021
- Kleptokrasi / 04.05.2021
- Yolsuzluk ve yoksulluk / 03.05.2021
- Soygun bu sistemin doğasında var / 26.04.2021
- Hırsızı koruyan sistem / 20.04.2021
- Devletlerin kanserli hücresi: Yolsuzluk / 19.04.2021
- Oyun içinde oyun / 14.04.2021
- İyi polis, kötü polis / 12.04.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası - 10 / 06.04.2021
- Saltanat Cumhuriyet Kavgası - 9 / 05.04.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 8 / 31.03.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 7 / 30.03.2021
- Saltanat Cumhuriyet kavgası - 6 / 23.03.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası - 5 / 22.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası-4 / 16.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası - III / 15.03.2021
- Saltanat cumhuriyet kavgası - II / 09.03.2021
- Saltanat-Cumhuriyet kavgası / 08.03.2021
- 2023 hedefi ve uzay yolculuğu - 2 / 03.03.2021
- 2023 hedefi ve uzay yolculuğu / 02.03.2021
- Demokratik devlet, kurumların güçlü olduğu devlettir / 25.02.2021
- Demokratik krallık / 24.02.2021
- Sığınılacak liman kalmadı / 22.02.2021
- Demokratik anayasa demokratik şartlarda yapılır / 16.02.2021
- Anayasa ve hukuk devleti / 15.02.2021
- Türkiye'nin geleceği, Geleceğin Türkiye'si / 08.01.2021
- 2020’nin ardından / 07.01.2021
- Hüseyin Baş / 27.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! / 18.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - V / 17.04.2020
- Gösterdiği yolda koşmaya devam edeceğiz / 16.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - IV / 15.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - III / 14.04.2020
- Sayın hükümet, istifa edebilir misiniz! / 13.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - II / 12.04.2020
- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak - I / 11.04.2020
- Sömürü MEM ile bitecek - 2 / 09.04.2020
- Sömürü MEM ile bitecek - 1 / 08.04.2020
- Karanlığın hükmü aydınlığa kadardır! / 07.04.2020
- İstismar / 28.04.2019
- Mezardaki seçmen / 13.04.2019
- Seçim mi dediniz! / 30.06.2018
- Bu seçimde kime oy verelim? / 21.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -Taklitler aslını yaşatır- / 06.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -İktibas ve iltibasçılar borsası- / 05.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -İltibas ve iktibasta son nokta- / 04.06.2018
- Kör ve sağır kopyacılar -Döviz artışının sebebi ve çözümü- / 03.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -Dış ticarette milli para- / 02.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -Milli Para ve tercüme para- / 01.06.2018
- Milli Ekonomi Modeli'ne kör kopyacılar -40 yıllık emek- / 31.05.2018
- Nisan yağmuru / 30.05.2018
- Filistin ve samimiyet / 18.05.2018
- Talih dönerse; yel götürür, sel götürür el götürür / 01.05.2018
- Yalana teslim olmak / 20.04.2018
- Darbe döneminin gerisindeyiz-II / 02.04.2018
- Darbe döneminin gerisindeyiz-I / 01.04.2018
- Ehline sorun / 17.02.2018
- Terörü kararlılık bitirir / 16.02.2018
- Mehteran / 15.02.2018
- 'Doğru ama yaptırmazlar' / 14.02.2018
- Kan kaybeden adalet / 06.01.2018
- Ah! Osmanlı! / 25.05.2017
- Türk milleti olarak minnettarız / 23.05.2017
- Atatürk ve Prof. Dr. Haydar Baş / 18.05.2017
- Nitelikli hakim ve savcı / 05.05.2017
- İnsanca yaşamak ve asgari ücret / 04.05.2017
- Nitelikli hakim ve savcı / 25.04.2017
- At ve Üsküdar / 19.04.2017
- Türkiye'nin önünde iki örnek / 11.04.2017
- Ölçüsüzlük / 02.08.2016
- Fırıldak / 30.07.2016
- Piyon / 26.07.2016
- Rota değişikliği / 01.07.2016
- Saltanat ve Cumhuriyet / 02.06.2016
- Çare ve çözümün adresi BTP / 25.05.2016
- 31 Mart: Karanlık gün / 04.04.2015
- Omurgasız siyaset / 02.10.2014
- Somadaki faciada, Hükümetin siyasi ve hukuki sorumluluğu / 18.05.2014
- Başbakan, 'Ben devleti yönetemiyorum' diyor / 01.03.2014
- Çatırdayan devlet ve istiklal mücadelesi / 28.12.2013
- Değişim ve dönüşüm - II / 15.12.2013
- Dönüşüm ve yıkım / 14.12.2013
- Saddam'dan ders almak / 17.11.2013
- Dini nikah ve zina / 08.11.2013
- Tünelden önceki son çıkış / 24.09.2013
- Tuz kokarsa / 19.09.2013
- Kara leke / 14.09.2013
- Kazanmak yok savaşmak var / 01.09.2013
- Haçlı Safına asker toplayan Müslüman (!) / 31.08.2013
- Öküz öldü, ortaklık bozuldu / 21.07.2013
- Tayyip 'Teyyip' oldu / 15.06.2013
- Orantısız güce karşı orantısız zeka / 13.06.2013
- Türk baharının sonbaharı / 12.06.2013
- Uyuyan medya halkı uyutmak için uyandı / 06.06.2013
- Federasyonu millete hazmettirme süreci / 05.03.2013
- Terörle mücadele, AKP ve Apo / 04.03.2013
- Şifre: Atatürk ve din / 15.02.2013
- BTP’nin aldığı oy + İman, kaç eder? / 14.02.2013
- Müslüman Türk milletini Hıristiyan olmaktan kim kurtardı? / 25.01.2013
- Binlerce Müslüman-Türk din değiştirdi / 23.01.2013
- Ateistti, nurcu oldu, şimdi başpastör… / 13.01.2013
- “AKP’nin dine hizmeti(!)” yazısındaki bilgilere nasıl ulaştım? / 11.01.2013
- AKP; nereden nereye… / 10.01.2013
- AKP’nin dine hizmeti(!)-III / 07.01.2013
- AKP’nin dine hizmeti(!) - II / 06.01.2013
- / 04.01.2013
- 10 yıllık AKP iktidarının karnesi-II / 04.01.2013
- 10 yıllık AKP iktidarının karnesi-I / 03.01.2013
- Şeb-i Arus / 21.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak -VI / 12.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-V / 11.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-IV / 10.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-III / 08.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-II / 07.12.2012
- Fotoğrafın tamamını görmek ve okumak-I / 06.12.2012
- İmam Hüseyin’in safında olabilmek… / 29.11.2012
- Bölenler ve birleştirenler / 26.11.2012
- Hem laik, hem müslüman / 15.02.2012
- Yazıklar olsun! / 25.01.2012
- Dava adamı Denktaş / 21.01.2012
- Yanlışta ısrar / 19.01.2012
- Hukuk devleti / 16.01.2012
- Viraj / 12.01.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

15.04.2019, 15.04.2018, 15.04.2017, 15.04.2016, 15.04.2015, 15.04.2014, 15.04.2013, 15.04.2012, 15.04.2011, 15.04.2010, 15.04.2009, 15.04.2008, 15.04.2007, 15.04.2006, 15.04.2005, 15.04.2004, 15.04.2003, 15.04.2002, 15.04.2001


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.