logo
18 HAZİRAN 2026

Asgari ücrete cılız zam planı

06.11.2005 00:00:00
Asgari ücrete yine "sadaka" gibi zam yapmayı hedefleyen hükümet, 2006 yılı başından itibaren geçerli olacak yeni ücreti bayram sonrası belirleyecek İşçi, işveren ve hükümeti temsilen beşer üyeden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun, 1 Ocak 2006'dan itibaren geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere bayramdan sonra toplantıya çağrılması bekleniyor. Hükümet, 2006 yılı Programında asgari ücretin yıl başında yüzde 5 oranında artırılacağını esas almıştı. Asgari ücret toplantılarının Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Zafer Çağlayan tarafından işsizliği önleyeceği ve istihdamı artıracağı gerekçesiyle gündeme getirilen bölgesel asgari ücret tartışmalarının gölgesinde başlaması bekleniyor. Ancak söz konusu önerinin Komisyon gündemine gelmesi bile beklenmiyor. Çünkü toplantılarda işçi kesimini temsil eden Türk-İş ve işveren kesimini temsil eden Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) bölgesel asgari ücrete karşı çıkıyor.Türk-İş, tarafından hazırlanan "Asgari Ücret Gerçeği" Raporunda, SSK primine esas kazancın alt sınırını asgari ücretin oluşturduğunu ve Kurumun bütçesini prime esas kazancın alt ve üst sınırlarını dikkate alarak yaptığı anımsatıldı. Raporda, "Alt sınırların bölgeler itibariyle farklılaşması Kurumun büyük ölçüde prim kaybına yol açacaktır. Böyle bir uygulama finansman darboğazı içinde bulunan Kurumun prim gelirlerini düşürerek görevini yerine getiremez duruma yol açabilecektir" denildi."İç göç artar"Bölgesel asgari ücret uygulamasında ücret farklılığından dolayı daha yüksek asgari ücretin ödeneceği bölgelere iç göçün hızla artacağı savunularak, "Asgari ücretin bölgelere göre belirlenmesi, asgari ücretin genel anlam ve felsefesine aykırıdır" denildi."İşsizliğin nedeni asgari ücret değil"Türk-İş'in işsizliğin önlenmesi için uygulanacak politikaları desteklediği kaydedilen raporda, işsizliğin yoksulluk ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin temel sebeplerinden biri olduğu, işsizliğin azaltılmasının en etkili yolunun sadece ekonominin büyümesi değil, yeni yatırımların yapılması ve yeni iş alanlarının açılmasından geçtiği kaydedildi.Kayıtdışılıkta yöntem yanlış Kayıtdışı istihdamla mücadelenin düşük asgari ücretle sağlanamayacağı ifade edilen raporda, asgari ücret düzeyinden kesilen primlerle çalışanların sosyal güvenlik harcamalarının karşılanmasının mümkün olmadığı ifade edildi.Raporda, "Sosyal güvenlik açıklarını gerekçe yaparak hak kayıplarını gündeme getirenlerin, öncelikle kayıtdışı istihdam ve ekonomiyi azaltma konusunda etkin politikalar uygulanmasına öncelik vermeleri gerekmektedir" denildi."İşçi haklarında gerilemeye asla izin vermeyecek"Türk-İş raporunda, bölgesel asgari ücretin ülkenin sorunlarını yoksullar sırtından çözmeye çalışan bir öneri olduğu ileri sürülerek, "Bu düşünce adil ve sosyal olmadığı gibi ekonomik de değildir. Türk-İş, ülkenin geleceği için daima fedakarlıkta bulunmuş ve bugünkü asgari ücret ile bunu sürdüren işçilerimizin haklarında gerilemeye asla izin vermeyecektir" denildi.

ABD-İran Mutabakatı resmen imzalandı


 
Pakistan, ABD-İran mutabakat metninin iki ülke arasında elektronik olarak imzalandığını duyurdu. Bir ABD'li yetkili de 14 maddelik metni açıkladı.

18.06.2026 03:53:00
HABER MERKEZİ/AA
ABD-İran Mutabakatı resmen imzalandı
ABD-İran Mutabakatı resmen imzalandı

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran'ın "İslamabad Mutabakat Anlaşması"nı elektronik olarak imzaladığını açıkladı.
ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Şerif, mutabakat anlaşmasına dair detayları paylaştı.

Başkanlar imzaladı

İki ülkenin "İslamabad Mutabakat Anlaşması"nı elektronik olarak imzaladığını belirten Şerif, anlaşmanın iki ülkenin başkanları tarafından elektronik olarak imzalandığını aktardı.
Şerif, "Bu anlaşmanın ilgili hükümetlerin en üst düzeyinde imzalanması, her iki tarafın da çatışmanın diplomatik yollarla çözülmesine olan bağlılığını göstermektedir. İslamabad Mutabakat Anlaşması derhal yürürlüğe girecek ve ilk adım olarak İran, Hürmüz Boğazı'nı derhal yeniden açacak, ABD ise deniz ablukasını derhal kaldıracaktır" ifadelerini kullandı.

Resmi tören 19 Haziran'da İsviçre'de

Pakistan'ın, eş arabulucu Katar'ın desteğiyle teknik düzeydeki görüşmeleri başlatmak üzere planlandığı gibi 19 Haziran 2026'da İsviçre'de resmi tören düzenleyeceğini kaydeden Şerif, konuya ilişkin ABD Başkanı Donald Trump'a teşekkürlerini sundu.
İran lideri Mücteba Hamaney ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a derin saygı ve takdirlerini sunan Şerif, İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin de aralarında bulunduğu İran müzakere ekibinin çabalarını da takdir ettiğini belirtti.
Şerif, "Özellikle, bu noktaya ulaşılmasına yardımcı olan Katar liderlerinin samimi çabalarını ve yapıcı katılımını takdir etmek isterim. Ayrıca, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır liderlerine, bu konudaki vazgeçilmez rolleri ve paha biçilmez katkıları nedeniyle büyük takdirlerimi sunarım." ifadelerini kullandı.
Şerif son olarak, bu mutabakat zaptının, tüm bölge için daha fazla "anlayış, karşılıklı saygı ve ortak refahın kalıcı bir temeli" olmasını dilediğini kaydetti.

14 maddelik mutabakat da açıklandı

Üst düzey ABD'li bir yetkili, ABD ile İran arasında varılan ve nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngören 14 maddelik mutabakat metnini ilk kez kamuoyuyla paylaştı.
ABD'li üst düzey bir yetkili, düzenlediği telekonferansta basın mensuplarına, ABD ile İran arasında varılan ve 14 maddeden oluşan mutabakat metninin detaylarını açıkladı.
Mutabakat metninin tamamını okuduğunu ve metin üzerinde kapsamlı değerlendirmelerde bulunduğunu belirten yetkili, İran'ın bu mutabakatla nükleer silaha sahip olmayacağını kabul ettiğini söyledi. Yetkili, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılacağını, İran'ın elindeki nükleer stokların imha sürecinin ve ülkenin 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonlarının serbest bırakılmasına ilişkin sürecin ise derhal müzakereye açılacağını ifade etti.

ABD'li yetkilinin daha sonra tamamını okuduğu 14 maddelik mutabakat metni şu maddelerden oluşuyor:


1- ABD ile İran İslam Cumhuriyeti, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmek, bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir savaş veya askeri operasyon başlatmamayı taahhüt etmek, birbirlerine karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınmak ve Lübnan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına almak amacıyla bu mutabakat zaptını imzalamaktadırlar. Nihai anlaşma, Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesini ve bu paragrafın diğer hükümlerini teyit edecektir.

2- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine karışmamayı taahhüt ederler.
YORUM: ABD, İran'da rejim değişikliği peşinde olmayacak.

3- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, en fazla 60 gün içinde nihai anlaşmayı müzakere edip sonuçlandırmayı taahhüt eder, bu süre, karşılıklı rıza ile uzatılabilir.

4- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ABD, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik deniz ablukasını ve her türlü engellemeyi veya aksaklığı kaldırmaya başlayacak ve deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen sona erdirecektir. Bu süre zarfında, gemilerin trafiği, İran İslam Cumhuriyeti tarafından yeniden tesis edilen savaş öncesi trafik hacmine orantılı olacaktır. ABD ayrıca, nihai anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde İran İslam Cumhuriyeti sınırları yakınındaki kuvvetlerini geri çekmeyi taahhüt eder.

5- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından İran İslam Cumhuriyeti, ticari gemilerin İran Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve tersi yönde, yalnızca 60 gün süreyle, ücretsiz ve güvenli bir şekilde geçiş yapabilmeleri için elinden gelen tüm çabayı göstererek gerekli düzenlemeleri yapacaktır. Ticari gemilerin trafiği derhal başlayacak ve İran İslam Cumhuriyeti tarafından teknik ve askeri engellerin kaldırılması ve mayın temizliği gerekliliği göz önünde bulundurularak, bu düzenlemeler 30 gün içinde yürürlüğe girecektir. İran İslam Cumhuriyeti, geçerli uluslararası hukuk ve Hürmüz Boğazı kıyı devletlerinin egemenlik hakları çerçevesinde, diğer Basra Körfezi kıyı devletleriyle görüşerek Hürmüz Boğazı'ndaki gelecekteki idare ve denizcilik hizmetlerini belirlemek üzere Umman Sultanlığı ile diyalog kuracaktır.

6- ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran İslam Cumhuriyeti'nin yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar ABD doları tutarında, kesin ve karşılıklı olarak mutabık kalınan bir plan hazırlamayı taahhüt etmektedir. Bu planın uygulanmasına yönelik mekanizma, 60 gün içinde imzalanacak nihai anlaşmanın bir parçası olarak kesinleştirilecektir. İlgili finansal işlemler için gerekli olan tüm lisanslar, muafiyetler ve izinler ABD tarafından verilecektir.
YORUM: Bu madde hayata geçerse, İran savaşı yüzde 100 kazanan taraf olarak ilan edilebilir. Çünkü tazminatı savaşı kazanan taraf elde eder. 

7- ABD, nihai anlaşmanın bir parçası olarak, üzerinde mutabık kalınan bir takvime göre, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu kararları, tüm tek taraflı ABD yaptırımları, birincil ve ikincil yaptırımlar dahil olmak üzere kaldırmayı taahhüt eder. İran İslam Cumhuriyeti ve ABD, yukarıda bahsedilen yaptırımların kaldırılması konusunun kritik önemini kabul eder ve bu konularda karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu meseleleri derhal ele alma niyetlerini ifade ederler.

8- İran İslam Cumhuriyeti, nükleer silah temin etmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini bir kez daha teyit etmektedir. ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, yedinci paragrafta belirtilen takvime uygun olarak karşılıklı olarak mutabık kalınacak bir mekanizma çerçevesinde, zenginleştirilmiş malzeme stoklarının imhasını, UAEA gözetimi altında yerinde seyreltme yoluyla gerçekleştirilecek asgari yöntemle çözüme kavuşturmak üzere anlaşmışlardır. Taraflar ayrıca, nihai anlaşmada üzerinde mutabık kalınacak tatmin edici bir çerçeve temelinde, zenginleştirme meselesini ve İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer ihtiyaçlarıyla ilgili diğer karşılıklı olarak kararlaştırılan konuları görüşmeyi kabul etmişlerdir. Nihai anlaşma, bu paragrafın hükümlerini teyit edecek ve İran İslam Cumhuriyeti, yukarıda belirtilen nükleer meselelerin hayati önemini kabul edecektir. Taraflar, bu meseleler üzerinde karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu konuları derhal ele alma niyetlerini ifade etmektedirler.

9- Nihai anlaşma imzalanana kadar, ABD ve İran İslam Cumhuriyeti mevcut durumu korumayı kabul ederler. İran İslam Cumhuriyeti nükleer programının mevcut durumunu koruyacak, ABD ise herhangi bir yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgeye ilave asker konuşlandırmayacaktır.

10- ABD, bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından ve yaptırımların sona ermesine kadar, ABD Hazine Bakanlığının İran ham petrolü, petrol ürünleri ve türevlerinin ihracatı ile bankacılık işlemleri, sigortacılık, nakliye vb. dahil olmak üzere tüm ilgili hizmetler için muafiyetler vereceğini taahhüt eder.

11- ABD, bu mutabakat zaptının yürürlüğe girmesiyle birlikte İran İslam Cumhuriyeti'ne ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların kullanımına tam olarak açılmasını taahhüt eder. ABD ile İran İslam Cumhuriyeti, müzakereler sırasında bu fonların serbest bırakılmasına ilişkin usuller üzerinde karşılıklı olarak mutabık kalacaktır. Bu fonlar, ister asıl hesaptan ister havale yoluyla elde edilsin, İran İslam Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen nihai lehtara yapılacak ödemeler için tam olarak kullanılabilir hale getirilecektir. ABD, buna uygun olarak gerekli tüm lisans ve izinleri vermeyi taahhüt eder.

12- ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, bu mutabakat zaptının başarılı bir şekilde uygulanmasını ve nihai anlaşmaya gelecekte uyulmasını izlemek üzere bir yürütme mekanizmasının kurulacağı konusunda mutabık kalmışlardır.

13- Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından, bu mutabakat zaptının 1, 4, 5, 10 ve 11. paragraflarının uygulanmaya başlanması ve bu tedbirlerin uygulanmaya devam edilmesi koşuluyla, ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, nihai anlaşma konusunda münhasıran diğer paragraflar üzerinde müzakerelere başlayacaktır.

14- Nihai anlaşma, bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacaktır.

Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi

Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.06.2026 20:10:00 / Güncelleme: 17.06.2026 20:21:09
Haber Merkezi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi
Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, yaklaşık 3 yıldır tutuklu bulunduğu cinsel istismar davasında, sağlık sorunları gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, mahkeme Gümüşel'in tutukluluk halini sonlandırarak tahliyesine karar verdi.

Türkiye gündemini uzun süre meşgul eden ve Hiranur Vakfı'ndaki çocuk istismarı iddiaları üzerinden yürütülen H.K.G. davasında çok önemli bir son dakika gelişmesi yaşandı. Yerel mahkeme tarafından daha önce hapis cezasına çarptırılan vakıf kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in cezaevindeki tutukluluk hali resmen sona erdi.

Sağlık sorunları gerekçe gösterildi



Cezaevinde kaldığı süreçte ciddi sağlık sorunları yaşadığı ve kilosunun 50'ye kadar düştüğü belirtilen Yusuf Ziya Gümüşel'in avukatlarının yaptığı başvurular neticesinde mahkeme yeni bir karar aldı. Mahkeme heyeti, davanın geri kalan kısmında tutuksuz yargılanmak üzere Gümüşel hakkında adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verdi.

Ev hapsi ve imza yükümlülüğü uygulanacak



Edinilen ilk bilgilere göre, adli kontrol hükümleri kapsamında Gümüşel'e sağlık durumuna da bağlı olarak evde kalma (ev hapsi) ve belirli günlerde imza atma tedbirleri uygulanacak. Yargılama süreci bu şartlar altında devam edecek.

Davanın geçmişi

Kızı H.K.G.'yi küçük yaşta evlendirerek cinsel istismara iştirak ettiği suçlamasıyla yargılanan Yusuf Ziya Gümüşel, yerel mahkemece önce 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmış, ardından cezası 19 yıl 9 aya çıkarılmıştı. Yargıtay'ın dosyaya ilişkin bozma kararı vermesinin ardından yargılama süreci yeniden başlamıştı

BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı değerlendirirken, Trump yönetimine güvenilmeyeceğini vurguladı ve İsrail'in açıklamalarının yeni bir çatışma riskine işaret ettiğini belirtti

17.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’
BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki son gelişmeleri ve ABD-İran arasındaki yeni uzlaşıyı analiz etti. Baş, bölgede uzun süredir Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) kapsamında kan döken ABD ve İsrail ikilisinin, ilk kez gerçek bir devlet iradesiyle karşı karşıya gelerek geri adım atmak zorunda kaldığını belirtti.

"Emperyalist ikili ilk kez gerçek bir devletle karşılaştı"

Açıklamasında Gazze'den Afganistan'a kadar uzanan kanlı sürece dikkat çeken Hüseyin Baş, İran halkının emperyalizme karşı gösterdiği duruşu tebrik etti. Savaşın kazananının net bir şekilde İran olduğunu savunan BTP lideri, şu ifadeleri kullandı:

"Şunu açıkça ifade edelim ki; bu savaşı İran kazandı, ABD-İsrail ikilisi kaybetti. Uzun yıllardır Gazze'den Afganistan'a kadar bölgemizde BOP kapsamında kan döken, sınırlar değiştiren kanlı ikili ilk kez gerçek bir devletle karşı karşıya geldiler ve gereken cevabı aldılar. İran halkını emperyalizm karşısındaki korkusuz duruşlarından dolayı tebrik ediyorum."

"Trump ve ABD olunca güvenmek mümkün değil"

Varılan anlaşmaya temkinli yaklaşılması gerektiğinin altını çizen Baş, Washington yönetiminin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın güvenilmez politikalarına işaret etti. İsrail cephesinden gelen "Bu anlaşma bizi bağlamaz" çıkışının bölgesel barış önündeki en büyük tehdit olduğunu belirten Baş, tehlikenin geçmediğini vurguladı:

"Evet... Bir anlaşma sağlandı ancak söz konusu ABD ve Trump olunca buna güvenmek asla mümkün değil. Özellikle İsrail'in 'bu anlaşma bizi bağlamaz' açıklaması bombaların her an yeniden patlayacağının açık bir göstergesi."

Tek çözüm: "Yurtta sulh cihanda sulh"

Mesajının son bölümünde Orta Doğu'ya kalıcı barışın gelmesi temennisinde bulunan Hüseyin Baş, küresel ve bölgesel huzurun şifresi olarak Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonunu adres gösterdi. Baş, "Bölgemize bir an önce barışın gelmesi, emperyalist planların boşa çıkması en büyük dileğimizdir. Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Yurtta Sulh Cihanda Sulh' sözü insanlığın aradığı huzuru getirecek anlayıştır" diyerek açıklamasını noktaladı.


Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!

Açlık grevinin 3. gününde Meclis’e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı

17.06.2026 14:35:00
Haber Merkezi
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde Meclis'e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı.

Ankara'da taban maaş hakkı, güvencesiz çalışma koşullarının son bulması ve mülakat mağduriyetlerinin giderilmesi talebiyle Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu çatısı altında bir araya gelen öğretmenlerin eylemleri kararlılıkla sürüyor.

Taleplerine yanıt alamadıkları için süresiz açlık grevi başlatan öğretmenler, eylemlerinin 3. gününde seslerini duyurmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) doğru yürüyüşe geçti.

Meclis önünde barikat ve müdahale

Sendika binası önündeki bekleyişlerinin ardından, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileriyle birlikte TBMM Çankaya Kapısı önünde toplanan öğretmenlerin önü polis ekipleri tarafından kesildi. Basın açıklaması yapılmasına izin verilmeyeceğini belirten emniyet güçleri, öğretmenleri kalkanlarla duvara doğru sıkıştırdı. Yaşanan arbedede öğretmenlerden "Ankara'yı Kerbela'ya çevirdiniz" tepkisi yükseldi.

Çok sayıda gözaltı

Açlık grevi nedeniyle bitkin düştükleri gözlenen öğretmenlere yönelik müdahale sertleşirken, çok sayıda eğitimci ters kelepçe takılarak gözaltı araçlarına bindirildi. Eylemin ilk günlerinden bu yana devam eden polis ablukası ve müdahalelerine rağmen öğretmenler geri adım atmayacaklarını vurguladı.

Görüşme talepleri karşılıksız kaldı

Açlık grevindeki öğretmenlerin idari makamlar ve siyasi parti gruplarıyla temas kurma çabaları ise sonuçsuz kaldı. Muhalefet partileriyle Meclis'te görüşme gerçekleştiren öğretmen heyetinin, AK Parti ve MHP grup başkanvekilliklerinden talep ettiği randevular karşılık bulmadı. Öğretmenler, taleplerini görüşmek üzere Milli Eğitim Komisyonu toplanana kadar Ankara'da ve Türkiye genelinde açlık grevi eylemlerine devam edeceklerini ilan etti.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi

İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi

17.06.2026 11:14:00
Haber Merkezi
 İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi
 İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi
İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi.

Operasyonda, aralarında başkan yardımcısının da bulunduğu altı kişi gözaltına alındı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, belediye ile bağlantılı bazı kişi ve kuruluşların "inşaat ve imar süreçlerine ilişkin işlemler karşılığında menfaat temin ettiklerine yönelik bulgulara ulaşıldığı" belirtildi.

Savcılık yaklaşık 6 milyon TL tutarında rüşvet alışverişi gerçekleştiğine dair deliller olduğunu söyledi.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra aralarında İstanbul, Adana, Bursa ve Antalya'nın da bulunduğu 30'dan fazla il ve ilçede belediye başkanları tutuklandı veya görevden uzaklaştırıldı. Bazılarının yerine kayyum atandı.

El değiştiren belediyelerin büyük çoğunluğu CHP yönetimindeydi.

MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı yakalandı

MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı yakalandı

17.06.2026 11:02:00
AA
MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı yakalandı
MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı yakalandı
MİT'in terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonunda örgütün sözde sorumlularından Ahmet Kazancı sınır bölgesinde yakalanarak, Türkiye'ye getirildi.

Hava sahamız yine emanet!

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), NATO’nun Daimi Savunma Planı kapsamında İtalya’ya ait bir adet SAMP-T Hava Savunma Sistemi’nin Konya’daki 3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’na konuşlandırılacağını açıkladı

16.06.2026 20:10:00
Haber Merkezi
Hava sahamız yine emanet!
Hava sahamız yine emanet!
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), NATO'nun Daimi Savunma Planı kapsamında İtalya'ya ait bir adet SAMP-T Hava Savunma Sistemi'nin Konya'daki 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'na konuşlandırılacağını açıkladı.

Bakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre, bölgedeki artan hava ve füze tehditlerine karşı ittifakın güney kanadını güçlendirmek amacıyla bu stratejik adım atıldı.

Geçtiğimiz günlerde Almanya'nın Malatya'ya Patriot bataryası konuşlandıracağı yönündeki duyurunun ardından gelen bu yeni karar, Türkiye'nin hava sahası güvenliğinde çok katmanlı ve kesintisiz bir koruma kalkanı oluşturulmasını hedefliyor.



Askeri uzmanlar, Konya 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'nın seçilmesinin tesadüf olmadığını belirtiyor. NATO'ya ait AWACS erken uyarı uçaklarına ev sahipliği yapan ve uluslararası Anadolu Kartalı gibi dev tatbikatların merkezi olan bu stratejik üs, coğrafi konumu sayesinde güney sınırlarından gelebilecek olası balistik füze, seyir füzesi ve insansız hava aracı (İHA) tehditlerine karşı derinlemesine bir savunma imkanı sunacak.



Fransız-İtalyan ortaklığıyla geliştirilen ve Aster 30 füzelerini kullanan SAMP-T sistemi, 360 derece atış yeteneği ve yüksek hareket kabiliyetiyle öne çıkıyor.

Türkiye'nin, kendi yerli ve milli uzun menzilli hava savunma sistemi SİPER'i sahada tamamen yaygınlaştırana kadar, müttefik ülkelerin bataryaları vasıtasıyla geçici koruma sağlamaya devam edeceği öğrenildi.

İtalya'ya ait sistemin önümüzdeki günlerde intikal işlemlerinin tamamlanarak Konya'da aktif hale getirilmesi bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.