logo
03 MART 2026


Aşı ağır vakaları engelliyor

Hiçbir aşının virüsü yüzde 100 oranında engellemeyeceğini ancak ağır vakaların önüne geçilebileceğini belirten Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Taşova, yoğun bakımda yatanların tamamına yakınının aşısız olan kişilerden oluştuğunu söyledi

31.08.2021 16:34:00
Aşı ağır vakaları engelliyor
Aşı ağır vakaları engelliyor

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Taşova, hiçbir aşının virüsü yüzde 100 oranında engellemeyeceğini ancak ağır vakaların önüne geçilebileceğini belirterek, "Yoğun bakımda yatanların tamamına yakını aşısız olanlar. Bunlar mutasyon geçiren virüslerdir. Ufacık mutasyonlar bile aşıyla ilgili sıkıntı oluşturabilir. Aşı olunduğunda vücutta uzunca bir süre antikor olacağı için virüs kalmayacak. Ortada dolaşan virüsler de azalacak ve mutasyon şansını yitirecek" dedi. Prof. Dr. Yeşim Taşova, Adana'nın düşük riskli iller arasında yer aldığını belirterek, "Aşı duyarlılığı anlamında çok sevindirici bir durum. Çünkü bu pandemiden korunmamızın en önemli yolu aşı olunması. Toplumun yüzde 60-70'i aşı olduğu zaman daha ağır vakaların olması engellenecek. Hastanelerimiz ve yoğun bakımların daha az doluluk anlamına gelmesi demek olacak. Adana'yı daha erken bu kategoriye geçer diye bekliyordum ama bu da sevindirici" diye konuştu.

Ya aşı ya test

6 Eylül'den itibaren konser, sinema ve tiyatro gibi faaliyetlere katılımında negatif PCR testi zorunluluğu getirilmesini de yorumlayan Prof. Dr. Yeşim Taşova, "Aşı olunmuyorsa diğer insanların da korunması adına kişilerin negatif olması beklentisi içerisindeyim. O yüzden tek korunma yolu aşı olduğu için bu PCR testi olayına katlanmak durumunda olduklarını düşünüyorum kendi adıma" dedi. Yoğun bakımdaki hastaların genelinin aşısızlardan oluştuğunu anlatan Prof. Dr. Taşova, "Adana'daki yoğun bakım doluluk oranı da Türkiye'deki orana benziyor. Yoğun bakımda yatanların tamamına yakını aşısız olanlar. Bir de ilk 2 dozu Sinovac olmuş, aradan 6-8 ay geçmesine rağmen 3.doz aşısını olmamış kişiler var. Tabi ki baktığınız zaman Biontech ve diğer aşılarla ilgili yüzde 90-95 oranında koruyuculuk var. Ancak yüzde 5-10'luk bir grupta ne yapılırsa yapılsın o koruyuculuğu alamıyor. Böyle bir grup olduğunu da akılda tutmak lazım" ifadelerini kullandı.

Yüzde 100 korunma mümkün değil

Hiçbir aşının virüsleri yüzde 100 oranında engellemediğini belirten Prof. Dr. Taşova, şunları kaydetti: "Aşının en önemli yararı ağır enfeksiyonu engellenmesi ve hastaneye yatış ile yoğun bakım doluluk oranlarının azalması yönünde olacak. Örneğin grip aşısı olduğumuzda da grip enfeksiyonuna yakalanabiliyoruz. Hiçbir aşı yüzde yüz engelleyemez. Çünkü bunlar mutasyon geçiren virüslerdir. Ufacık mutasyonlar bile aşıyla ilgili sıkıntı oluşturabilir. O nedenle önemli olan aşının yapılıp, ağır vakaların engellenmesidir. Aşı olduğunuzda vücutta uzunca bir süre antikor olacağı için vücutta virüs kalmayacak. Ortada dolaşan virüsler azalacak. Mutasyon şansını yitirecek. Bütün varyantların nedeni ortamda virüsün olması. Bu virüsler de zaten çok mutasyon geçiriyorlar." Prof. Dr. Yeşim Taşova, pandeminin sonunun; maske, mesafe ve hijyene önem gösterip aşı olarak ortamdaki virüsün azalmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

ABD Genelkurmay Başkanı'ndan al haberi


 
 
Genelkurmay Başkanı Dan Razin Caine, İran'da işler kaotik hale gelirse müttefiklerin ABD güçlerine yardım etmeyebileceğini, Rusya ve Çin'in ABD'nin bilmediği teknolojilerle İran'ı desteklemesi durumunda işlerin oldukça kötüye gidebileceğini düşünüyor!
 

03.03.2026 01:10:00
ÖNDER YILMAZ
ABD Genelkurmay Başkanı'ndan al haberi
ABD Genelkurmay Başkanı'ndan al haberi

Genelkurmay Başkanı Dan Razin Caine, geçen hafta Trump'ı İran'a karşı bir savaşın Rusya ve Çin gibi diğer büyük güçleri de sahneye çekecek daha geniş bir çatışmaya yol açabileceği konusunda uyarmıştı. General, Trump'a askeri harekatı mümkün olduğunca kısa tutmasını ve bir haftadan fazla uzatmamasını tavsiye etmişti. Ancak Epstein dosyaları yoluyla Yahudi lobisinin köleleştirdiği Trump, Netanyahu'ya daha geniş ve şiddetli bir harekat sözü vererek bunu reddetmişti. Nitekim Amerikan New York Times (NYT) gazetesi, 3 Mart'ın ilk saatlerinde ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a saldırmaya ikna olmasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun etkili olduğunu yazdı.

Sosyal medyada General Caine'in bu anlatımları yankılanırken, Trump da 24 Şubat'ta sosyal medya hesabından cevap vermekte gecikmedi. Generale hayranlığını dile getirdi ve onun dediği gibi yapacağını, ne zaman emrederse Caine'in savaşa önderlik edeceğini söyledi. Trump'ın verdiği cevap, dostane bir iltifattan ziyade bir iddia niteliğindeydi. Tıpkı politikacıların astlarını kibar ve zarif bir şekilde uyardığı gibi!

Caine ne demek istemişti?

General Caine, ABD'nin mühimmatının, özellikle Ukrayna ve İsrail'e büyük ölçüde tedarik ettiği füze önleme ve savunma mühimmatının zaten tükendiğini savunuyordu. Caine ayrıca, İran'ın tüm olumsuzluklara rağmen direnç göstermesinin biraz şaşırtıcı olduğunu düşünüyordu. General, işler kaotik hale gelirse müttefiklerin ABD güçlerine yardım etmeyebileceğini ve Rusya veya Çin'in ABD'nin bilmediği teknolojilerle İran'ı desteklemesi durumunda işlerin oldukça kötüye gidebileceğini düşünüyordu. Özellikle İran'ın Rusya'dan gemisavar füzeleri veya ABD karşıtı ittifaklardan başka gelişmiş teknolojiler edinme olasılığına değiniyordu.
Ancak Trump, ABD'nin hedeflerine ulaşmasını hiçbir şeyin engelleyemeyeceği yönündeki önceki iddiasını yineledi.

İran çetin ceviz çıktı


 
Devlet bozuntusu vahşi şeytanlar ve haydutlar ABD-İsrail ikilisinin ilk saldırı şokunu atlatan İran, 1 ve 2 Mart tarihlerinde İsrail'e, ABD'nin bölgedeki hedeflerine, Orta Doğu'da ABD adına 'karakol' işlevi gören, köpek leşi kadar değeri olmayan yönetimlere sahip sözde İslam ülkelerine füze yağdırdı. İki günde en az üç ABD uçağı düşürülürken, Netanyahu'nun ofisi de vuruldu. Ölen Amerikan askeri sayısı 6'ya çıktı.

03.03.2026 00:44:00 / Güncelleme: 03.03.2026 01:15:54
ÖNDER YILMAZ
İran çetin ceviz çıktı
İran çetin ceviz çıktı

Geçmişi katliamlarla dolu insanlık düşmanı iki devletin, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırıda 3 Mart saat 00.50 itibariyle 3 tam gün geride kaldı. İlk günkü şoku atlatan Ehl-i Beyt aşıklarının yaşadığı İran, özellikle 2 Mart'ta çok sayıda ABD, İsrail, kukla kadar değeri olmayan sözde İslam ülkelerindeki Amerikan hedeflerini vurdu. İşte savaştaki son bilanço:
• İran'ın füze saldırıları sonrasında İsrail'de ölenlerin sayısı 15'i geçti.
• İran'a yönelik operasyonda 6 ABD askeri öldü, çok sayıda asker ağır yaralandı.
• ABD'nin Amman Büyükelçiliği, potansiyel bir güvenlik tehdidi nedeniyle tüm personelini geçici olarak tahliye etti. Bahreyn'deki ABD Büyükelçiliği de kapalı kalmaya devam edeceğini duyurdu.
• Anket: ABD'lilerin yüzde 47'si Washington'ın İran'a saldırıları durdurması gerektiği görüşünde. destek oranı yüzde 22... Onlar da Trump'ın itleri...

Karakol devletler hedefte

• Kukla devlet Kuveyt'te İran saldırılarında 1 kişi öldü. ABD'nin Kuveyt'teki Ali es-Salem Hava Üssü füzelerle hedef alındı.
• Kuveyt Ordusu, ABD'ye ait birkaç savaş uçağının sabah saatlerinde düştüğünü ve 6 mürettebatın sağ kurtulduğunu açıkladı. İngiliz The Guardian gazetesi uçakların Kuveyt atarfından yanlışlıkla düşürüldüğünü yazdı! ABD'den uçakların dost ateşiyle düştüğü açıklaması geldi. 
•  Kuveyt ordusu, ayrıca hayatını kaybeden Deniz Kuvvetleri personeli sayısının 2'ye yükseldiğini duyurdu.
• ABD'nin ileri karakollarından Birleşik Arap Emirlikleri'nde İran saldırılarında 3 kişi öldü.
• Suudi Arabistan'daki Ras Tanura'daki Suudi Aramco tesislerinde İHA saldırısı sonrası yangın çıktı.
• Umman'daki Sultan Kabus Limanı'nda bir petrol tankeri hedef alındı. Olayda mürettebattan Hindistan uyruklu 1 kişi öldü.
• ABD-İsrail ortak saldırısına karşı İran'ın Körfez ülkelerine misilleme saldırıları devam ediyor. BAE'de Dubai, Bahreyn'de Manama, Kuveyt'in başkentinde pazartesi sabahı şiddetli patlamalar yaşandı.
• İran Devrim Muhafızları Ordusu, 'Hayber Şiken' füzelerinin kullanıldığı Sadık Vaat 4 Operasyonu'nun onuncu dalgası ile İsrail'de Tel Aviv, Hayfa ve Batı Kudüs'teki bazı devlet ve askeri noktalar hedef alındı.
• İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'ye ait istihbarat merkezleri ve askeri lojistik depolarını hedef aldığını açıkladı.

Rum kesimi de vuruldu

• İran, Kıbrıs Rum kesimindeki İngiliz üssünü de İHA'larla vurdu. Rum kesimindeki Baf Havalimanı tahliye edildi.
• Pakistan'da, İran'ın dini lideri 86 yaşındaki Ali Hamaney'in şehit edilmesiyle başlayan gösteriler nedeniyle sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Cesur Pakistanlılar, Karaçi'deki Amerikan Konsolosluğuyla İslamabad'daki ABD Büyükelçiliğini hedef almıştı.
• Bazı denizcilik sigorta şirketleri, ABD ve İsrail'in İran'a ortak saldırıları sonrası bölgedeki gemiler için savaş riski sigortasını iptal ettiklerini açıkladı.
• İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapattıklarını ve geçmeye çalışan gemilere saldıracaklarını söyledi.
• Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Yönetim Kurulu'ndaki İran temsilcisi Rıza Necefi, ABD-İsrail saldırılarında Natanz nükleer tesislerinin hedef alındığını belirtti.

İran tarafında son durum


• İran Kızılay Kurumu'ndan dün sabah saatlerinde yapılan açıklamada
ABD-İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 555'e yükseldiği belirtildi.
• Dün öğle saatlerinde Tahran'da çok sayıda noktada art arda şiddetli patlamalar meydana geldi.
• ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında Tahran'da yaşayan bir Çin vatandaşı hayatını kaybetti. İran'dan 3 binden fazla Çin vatandaşı tahliye edildi.
• Tesnim Ajansı'na göre ABD ve İsrail'in İran'ın sınır karakollarına düzenlediği saldırılarda 41 İran askerin öldüğü belirtildi.

Laricani alttan almadı

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ülkesinin bölge ülkelerine saldırı niyetinin olmadığını, sadece ABD üslerini hedef aldıklarını ifade etti. Laricani, ülkeye saldırılarını sürdüren ABD-İsrail'i 'daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle vuracaklarını' belirtti.

ABD'nin silah stokları tükeniyor

Bu arada ABD'de Donald Trump yönetiminin bazı üyeleri ile Savunma Bakanlığında (Pentagon) "İran ile çatışmanın kontrolden çıkabileceğine yönelik derinleşen endişelerin olduğu" öne sürüldü. Washington Post gazetesinin, isimleri açıklanmayan bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, bir kaynağın "Buradaki ruh hali yoğun ve paranoyak" şeklindeki değerlendirmesine yer verildi. Üst düzey yetkililerin, çatışmaların haftalarca sürmesinden kaygı duydukları ve bunun da ABD'nin sınırlı hava savunma stoku üzerinde baskı oluşturduğu öne sürüldü. Haberde bir füzenin durdurulması için genellikle iki veya üç hava savunma önleyicisine ihtiyaç duyulduğuna işaret edildi. ABD'nin stokları Ukrayna'ya ve İsrail'e yapılan sevkıyatlar nedeniyle azalmıştı.

Iğdır'da İran'a yönelik saldırılara tepki

İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik hava ve füze saldırılarında İran dini liderinin hayatını kaybetmesi sonrası Iğdır'daki Caferi toplumu basın açıklaması yaparak saldırıları kınadı.

02.03.2026 21:23:00
İhlas Haber Ajansı
Iğdır'da İran'a yönelik saldırılara tepki
Iğdır'da İran'a yönelik saldırılara tepki
İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik hava ve füze saldırılarında İran dini liderinin hayatını kaybetmesi sonrası Iğdır'daki Caferi toplumu basın açıklaması yaparak saldırıları kınadı.

İsrail ile Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a yönelik gerçekleştirdiği hava ve füze saldırıları Orta Doğu'da tansiyonu yükseltti.



Saldırılarda İran dini liderinin hayatını kaybetmesinin ardından Iğdır'da yaşayan Caferi vatandaşlar basın açıklaması yaptı. Bağlar Mahallesi'nden Zübeyde Hanım Bulvarı'na kadar yürüyen grup, Kur'an-ı Kerim okuyarak, "Kahrolsun İsrail" ve "Kahrolsun ABD" şeklinde sloganlar attı.



Düzenlenen basın açıklamasında konuşan Caferi kanaat önderleri, saldırıları sert sözlerle kınadı. Yapılan basın açıklamasında, "Dünyanın mazlumlarının, zalimler karşısında mutlaka zafer kazanacağına inanıyoruz. Bu yaslı günümüzün, yolumuzun sonunda zaferleri müjdelediğine inanıyoruz. İnancımız tamdır. Rabbimize hamd olsun. Önderlerimiz teslim olmaz. Önderlerimiz kimlik kaybına uğramaz. Önderlerimiz, düşman karşısında diz çöküp bizlere zillet yaşatmaz. Seyyid El Hamaney Ağa da düşman karşısında en ufak bir taviz vermeden, Hz. Hüseyin gibi haysiyetle bu dünyadan ayrıldı. Biz ondan razıydık. Rabbim de ondan razı olsun inşallah." denildi.

'Valiye şemsiye var, gazilere yok' haberine takipsizlik kararı

Iğdır'da 19 Eylül 2025'te düzenlenen Gaziler Günü törenine ilişkin yayımlanan "Valiye şemsiye var, gazilere yok" başlıklı haber sonrası başlatılan soruşturmada, Cumhuriyet Başsavcılığı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi

02.03.2026 13:19:00 / Güncelleme: 02.03.2026 13:22:20
İHA
'Valiye şemsiye var, gazilere yok' haberine takipsizlik kararı
'Valiye şemsiye var, gazilere yok' haberine takipsizlik kararı
Iğdır'da 19 Eylül 2025 Gaziler Günü dolayısıyla 100. Yıl Halk Kütüphanesi önünde düzenlenen çelenk sunma töreni sırasında etkili olan yağış kamuoyunda tartışma konusu olmuştu. Yağmur nedeniyle dönemin Iğdır Valisi Ercan Turan'ın alana şemsiye ile çıktığı, gazilerin ise yağmur altında kaldığı görülmüştü. O anlara ilişkin görüntüler İhlas Haber Ajansı (İHA) Iğdır muhabiri Sebahattin Yum tarafından "Valiye şemsiye var, gazilere yok" başlığıyla haber yayımlanmıştı.

Iğdır Valiliği, söz konusu haberin gerçeğe aykırı olduğu iddiasıyla muhabir hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Suç duyurusunda, haberin "sırf halk arasında endişe, korku veya panik ouşturmak saikiyle ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili" olduğu ileri sürülerek Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesi kapsamında değerlendirilmesi talep etmişti.

Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan Sebahattin Yum, haber içeriğinin doğru olduğunu belirterek suçlamaları kabul etmedi. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan değerlendirmede, isnat edilen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun oluşabilmesi için gerçeğe aykırı bilginin sırf halk arasında endişe, korku veya panik oluşturma saikiyle ve ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ya da genel sağlığı ile ilgili olarak paylaşılması gerektiği belirtildi.

Kararda, habere konu edilen olayın ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığı ile ilgili olmadığı; ayrıca içeriğin halk arasında endişe, korku veya panik oluşturmaya elverişli bulunmadığı ifade edilerek suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kanaatine varıldı. Bu doğrultuda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/1. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

'İki habere de kovuşturmaya yer yok kararı'

Iğdır'ın Aralık ilçesinde, 2015'te Dilucu Sınır Kapısı saldırısında şehit olan polisler anısına yapılan anıtta 9 Eylül 2025'te düzenlenen anma töreni sonrası alanın temizliğiyle ilgili çekilen görüntüler tartışmaya sebep olmuştu. İHA muhabiri Sebahattin Yum, "Şehitler için yapılan anıtta utandıran ihmal" başlığıyla haberi yayımlamış, Iğdır Emniyet Müdürlüğü suç duyurusunda bulunmuştu. Savcılık soruşturmasında, olay yerinde kasten kirletme deliline rastlanmadığı ve haberin kamu düzenini bozacak nitelikte olmadığı tespit edildi. Haber sahte olmayıp basın özgürlüğü kapsamında değerlendirildi. Ayrıca tören alanında alınan parmak izleri görevli personele ait bulunmuş, savcılık ise şüpheliye ilişkin kasten kirletme delili olmadığını açıklamıştı. Böylelikle, Iğdır Valiliği ve Iğdır Emniyet Müdürlüğü'nün İhlas Haber Ajansı (İHA) Iğdır muhabiri Sebahattin Yum, hakkında yaptığı iki suç duyurusuna da kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş oldu.

Trabzon'da istinat duvarı çöktü: 9 katlı bina zarar gördü

Trabzon'un Yomra ilçesinde sabah saatlerinde istinat duvarının çökmesi sonucu 9 katlı yeni bir binanın iki dairesinde hasar meydana geldi

01.03.2026 15:38:00 / Güncelleme: 01.03.2026 15:41:13
İHA
Trabzon'da istinat duvarı çöktü: 9 katlı bina zarar gördü
Trabzon'da istinat duvarı çöktü: 9 katlı bina zarar gördü
Olay, Yomra ilçesine bağlı Sancak Mahallesi Gümüş Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yol kenarında bulunan istinat duvarı henüz belirlenemeyen bir nedenle sabah saatlerinde büyük bir gürültüyle çöktü. Çöken duvardan kopan taş ve toprak yığını, bitişiğinde bulunan 9 katlı yeni binanın iki dairesinin duvarını yıktı.



Çökme anında dairede kimsenin olmadığı öğrenilirken, olayda can kaybı ve yaralanma yaşanmadı. Dairede ve bina çevresinde maddi hasar oluştu. İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve belediye ekipleri sevk edildi. Ekipler çevrede güvenlik önlemi alırken, binanın taşıyıcı sistemine ilişkin teknik inceleme başlatıldı.



Mahalle sakinlerinden Mustafa Şahin, "Sabah saatlerinde burası koptu. Daha önceden çatlakları vardı, kopmaya meyilliydi. Zarar gören dairelerde kimse yaşamıyordu" dedi. Bina sakinlerinden Fatma Çiçek ise, "Sabah saatlerinde bir ses duydum. Balkona çıktığımda heyelan olduğunu gördüm" ifadelerini kullandı.

İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı



İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. Saldırıda Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelini de hayatını kaybetti.

01.03.2026 07:05:00 / Güncelleme: 01.03.2026 07:28:01
Haber Merkezi/AA
İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı
İran, Hamaney'in öldüğünü açıkladı

İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. İran devlet televizyonu, Ali Hamaney'in hayatını kaybettiğini belirterek, "İran İslam devrimi lideri şehadete ulaştı" ifadesini kullandı. İran hükümeti de Hamaney'in hayatını kaybetmesi üzerine 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmi tatil ilan etti.

ABD ve İsrail'in ortak düzenlediği saldırılarda İran lideri Ali Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelininin hayatını kaybettiği açıklandı. İran Devrim Muhafızları Ordusuna yakın Fars Haber Ajansı'nın, Ali Hamaney'in ofisinden bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD-İsrail'in saldırılarında Hamaney'in aile bireylerinden bazılarının hayatını kaybettiği doğrulandı.
İran liderinin evi ve ofisinin bulunduğu alana yapılan ABD-İsrail saldırısında Hamaney'in kızı, damadı, torunu ve gelinlerinden birinin hayatını kaybettiği aktarıldı.

Hamaney 86 yaşındaydı

Ayetullah Ali Hamaney, 19 Nisan 1939'da Meşhed kentinde doğdu.
Meşhed ve Kum kentlerinde dini ilimler eğitimi alan Hamaney, 1962 yılında Kum'da Ayetullah Humeyni'nin Şah'a karşı başlattığı harekete katıldı. Çeşitli aralıklarla tutuklandı ve sürgüne gönderildi. 1978'de İslam Cumhuriyeti Partisi kurucularından olan Hamaney, devrim sonrası Temmuz 1979'da İran İslam Cumhuriyeti Savunma Bakanı Yardımcılığını üstlendi. 24 Kasım 1979'da İslam İnkılabı Muhafızları Ordusu Başkanlığına atanmasının yanı sıra aynı yıl, Tahran Cuma namazı imamlığına atandı. 1980 yılında İmam Humeyni tarafından İran Yüksek Savunma Şurası'na temsilci olarak atandı. Aynı yıl, İran Meclisine Tahran milletvekili olarak seçildi. 27 Haziran 1981 tarihinde Tahran Ebuzer Camisi'nde Halkın Mücahitleri grubunun düzenlediği iddia edilen bombalı saldırısında ağır yaralandı. Ekim 1981'de yapılan seçimlerde devrimden sonra ülkenin 3'üncü Cumhurbaşkanı seçildi.

1985 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanmasıyla da ikinci kez Cumhurbaşkanı oldu. Humeyni'nin vefatından sonra Hamaney, ülke liderini seçme ve denetlemeyle görevli Uzmanlar Meclisi tarafından Haşimi Rafsancani'nin desteğiyle 1989 yılında ülkedeki en üst makam olan Lider (Rehber) olarak seçildi. Yönetimi boyunca Batı karşıtlığıyla ön plana çıkan Hamaney, Rusya ve Çin ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştı. İran'da seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı sınırlı yetkilere sahipken, Ali Hamaney'in temsil ettiği liderlik makamı, tüm devlet organlarının üzerinde, sahip olduğu anayasal yetkilerle iç ve dış politika konularında son sözü söyleyen isim oldu.

Cumhurbaşkanı dahil olmak üzere tüm devlet organlarının üzerinde bir otoriteye sahip Rehber, İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı olarak iç güvenlik ve dış politika konularında da belirleyici rol oynadı. Özellikle son yıllarda, yönetim sorunları ve ekonomik problemlerden kaynaklanan sokak gösterilerinde Hamaney yönetim karşıtı eylemcilerin hedefi oldu.

Halk meydanlarda
 
İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında öldüğünün ilan edilmesiyle başkent Tahran'daki halk İnkılap Meydanı'nda toplandı.
Meydanda toplanann İranlıların, ellerinde Hamaney'in fotoğraflarını taşıyarak ağıt yaktığı ve gözyaşı döktüğü görüldü. Meşhed'deki İmam Rıza Türbesi'ne de siyah bayrak çekildi.
 
İki önemli komutan da katledildi
 
ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılarda İran Savunma Konseyi Genel Sekreteri ve Ali Hamaney'in danışmanı Tuğamiral Ali Şemhani ile İslam Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Tümgeneral Muhammed Pakpur'un hayatını kaybettiği bildirildi.
 

Aslında ne oldu?


 
 
Son 24 saatteki gelişmelere bakıldığında İran'a saldırıyı İran-ABD müzakerelerini baltalamak için İsrail başlattı. Yahudi kölesi ve kuklası ABD, saldırılara kısmen katılıyor. ABD'de kölelik bitmedi maalesef. 342 milyon nüfuslu ABD'de 6 milyon Yahudi yaşıyor. Bunlar 336 milyon Amerikalıyı, Başkan Trump dahil köleleştirmiş durumda. 336 milyonun hiç bir hakkı da yok. Ne bahşedilirse yetinmek zorundalar. İsrail için ölmek de kölelilğin bir parçası. Eski tarz kölelikten çok daha beter bir kölelik bu. 

01.03.2026 00:47:00 / Güncelleme: 01.03.2026 00:58:04
ÖNDER YILMAZ
 Aslında ne oldu?
 Aslında ne oldu?

27 Şubat'ın son saatlerine ve 28 Şubat'ın ilk saatlerine bakıldığında ABD ile İran arasındaki görüşmeler iyi gidiyordu. Açıklamalar da bunu gösteriyor. Örneğin 28 Şubat'ın ilk saatlerinde görüşmelere arabuluculuk eden Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, "barış anlaşmasına" doğru önemli bir ilerleme kaydedildiğini belirterek, zenginleştirilmiş uranyumda "sıfır stoklama" olacağı ve bunun Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından doğrulanacağını söylemişti. Busaidi, CBS News'ün "Face the Nation" programına verdiği röportajda, "Diplomasiye herhangi bir alternatifin bu sorunu çözeceğini düşünmüyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Busaidi, anlaşmaya doğru oldukça önemli bir ilerleme kaydettiklerini belirterek, "Eğer nihai hedef İran'ın sonsuza dek nükleer bombaya sahip olamamasını sağlamaksa, bence bu müzakereler sayesinde bu sorunu çözdük" diye konuşmuştu. Busaidi, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile görüşmesinde de aynı vurguları yapmıştı. 28 Şubat'ta öğle saatlerinde konuşan Umman Dışişleri Bakanı "Hayal kırıklığına uğradım. Aktif ve ciddi müzakereler bir kez daha baltalandı" demek zorunda kaldı. 

İlk saldırı İsrail'den

Müzakereler devam ederken 28 Şubat'ta sabah saatlerinde İsrail, İran'a tam 200 savaş uçağıyla saldırı düzenledi. Akabinde ABD de bu saldırılara katıldığını açıkladı. Ancak ABD Savunma Bakanlığı'ndan ABD'nin saldırılarına ilişkin doğru dürüst açıklama yapılmıyor. Mesela "şurayı vurduk, şu kadar uçak kullandık, şu füzeleri fırlattık" gibi... İsrail Savunma Bakanlığı ise sürekli açıklama yapıyor.

İran ne yaptı?

İran şimdiye kadar çok sayıda ülkeyi hedef aldı. Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Suriye ve elbette İsrail... Bahreyn'de ABD Donanmasını vurdu. Tel Aviv'deki saldırıda ölenler var. Bahreyn'de yüksek binalar hedef alındı. Dubai'nin merkezi, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad vuruldu.

Rusya ve Çin ne yapıyor?

Şu ana kadar Rusya ve Çin'den ABD-İsrail saldırısını eleştiren açıklamalar geldi. Putin, Devlet Güvenlik Konseyi'ni topladı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının uluslararası temel ilkeleri ihlal ettiğini ve saldırıların kabul edilemez olduğunu bildirdi. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD ile İsrail'in İran'a başlattığı saldırıya tepki göstererek, "Barış gücü (ABD), bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi" ifadesini kullandı. Çin'den gelen açıklamalar ise cılız...

En çarpıcı açıklama İspanya'dan

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı yazılı açıklamada, "ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri harekatını reddediyoruz. Bu harekat, gerilimi tırmandırıyor ve daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunuyor. İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerini de reddediyoruz. Orta Doğu'da uzun süreli ve yıkıcı bir savaşa daha tahammül edemeyiz" ifadelerini kullandı.

İsrail'den sarsıcı iddia


 
İran lideri Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların Netanyahu'ya gösterildiği iddia edildi. Batı medyasında da bu yönde manşetler atılıyor. İsrail basını, Hamaney'in konutuna 30 bomba atıldığını savundu.
 

28.02.2026 23:30:00 / Güncelleme: 28.02.2026 23:38:08
Haber Merkezi/AA
İsrail'den sarsıcı iddia
İsrail'den sarsıcı iddia

ABD-İsrail saldırılarının hedefinde olan İran lideri Ali Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya gösterildiği iddia edildi. İsrail'in Kanal 12 televizyonu, bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, İran lideri Hamaney'in hayatını kaybettiğini ileri sürdü.

İsrailli yetkilinin İran liderinin İsrail suikastında hayatını kaybettiğini onayladığı öne sürülen haberde, Hamaney'in cenazesinin enkazdan çıkarıldığı ve vücuduna şarapnel isabet ettiği iddia edildi. Haberde, Hamaney'in cenazesine ait fotoğrafların Netanyahu'ya ve güvenlik yetkililerine sunulduğu öne sürüldü.

Netanyahu, akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, İran lideri Hamaney'in hayatta olmadığına dair birçok işaret olduğunu iddia ederek saldırılarda yönetimin önemli bazı isimlerinin öldüğünü savunmuştu. İsrail basını, Hamaney'in konutuna 30 bomba atıldığını, saldırıyı düzenleyenin ABD değil, İsrail olduğunu ileri sürmüştü.

Arakçı: Hayattalar

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın hayatta olup olmadığı sorusuna, "Evet, benim bildiğim kadarıyla hayattalar. Yargı Başkanı Meclis Başkanı da tüm üst düzey yetkililer de hayatta herkes görevinin başında" cevabını verdi. Amerikan NBC televizyonuna konuşan Erakçi, İran'ın bölgedeki Amerikan üslerine yönelik saldırılarının savunma amaçlı bir önlem olduğunu bölgedeki mevkidaşlarına ilettiğini aktararak, "Onlar bize saldırırken oturup onların saldırılarını izleyemezdik" dedi.

İki Müslüman katili telefonda konuştu


 
Gazze soykırımcısı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’a saldırılar sürerken Yahudilerin kuklası ve kölesi ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. 

28.02.2026 18:55:00
Haber Merkezi/aa
İki Müslüman katili telefonda konuştu
İki Müslüman katili telefonda konuştu

Gazze soykırımcısı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'a saldırılar sürerken Yahudilerin kuklası ve kölesi ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Netanyahu ile Trump'ın telefonda görüştüğü bildirildi. Netanyahu'nun Trump'la yaptığı telefon görüşmesinin fotoğrafı da paylaşılırken, Netanyahu'nun önünde "Savaştaki Müttefikler" isimli bir kitabın olduğu görüldü.

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında saat 19.00 itibariyle son durum

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken, İsrail ve ABD sabah saatlerinde İran'a alçakça ve hayasızca ortak saldırılar başlattı.
İsrail Savunma Bakanlığı, İran'a "önleyici saldırı" başlattığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlattıklarını açıkladı.


Çok sayıda kent hedef alındı

Saldırılar kapsamında başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı. İsrail ve İran, hava sahasını kapatırken İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı. İran'ın karşı saldırıları öncesinde İsrail halkını sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı. İran ordusu, ABD ile İsrail'in saldırılarına karşılık İsrail'e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.
İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef alırken Bahreyn'deki ABD donanma üssü vuruldu.​​​​​​​

Sahura kalkmayan kaslarından yer!


 
Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini değerlendiren Beslenme Uzmanı Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir” dedi.
 

28.02.2026 18:45:00
MURAT ÇORBACI
Sahura kalkmayan kaslarından yer!
Sahura kalkmayan kaslarından yer!

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, sahura kalkmanın önemi konusunu değerlendirdi. Sahurun, gün boyu sürecek uzun açlık dönemine vücudu hazırlayan temel öğün olduğunu vurgulayan Hatunoğlu, "Sahurda alınan protein, posa, sağlıklı yağlar ve yeterli sıvı; kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olur. Bu sayede gün içinde ani açlık krizleri, halsizlik, baş dönmesi ve dikkat dağınıklığı daha az görülür" dedi.

Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar

Sahura kalkmadan oruç tutmanın vücut üzerindeki etkilerine değinen Hatunoğlu, "Sahura kalkılmadığında açlık süresi ciddi şekilde uzar. Bu durum kan şekerinde ani düşmelere, gün içinde çabuk yorulmaya ve konsantrasyon kaybına yol açabilir. Uzun süreli açlık özellikle çalışan bireylerde performans düşüklüğüne neden olabilir" diye konuştu.

Yeterli protein alınmazsa kas kaybı riski artar

Sahurun metabolizma üzerindeki etkisini de değerlendiren Hatunoğlu, "Sahur yapılmadığında açlık süresi uzar ve vücut, enerji ihtiyacını karşılamak için protein yıkımını artırabilir. Bu durum, özellikle yeterli protein alınmadığında kas kaybı riskini yükseltir. Sahurda protein içeren besinlerin yer alması, kas dokusunun korunmasına ve metabolizmanın gün boyunca daha dengeli çalışmasına katkı sağlar" ifadesinde bulundu.

Sadece iftarda su içmek yeterli değil

Sıvı tüketiminin önemine de değinen Hatunoğlu, "Sadece iftarda su içmek, vücudun gün boyu kaybettiği sıvıyı telafi etmek için çoğu zaman yeterli olmaz. Sahurda su tüketmek, gün içinde susuzluğa bağlı baş ağrısı ve halsizlik gibi sorunların önüne geçilmesine yardımcı olur" şeklinde konuştu.

Doğru planlanan sahur mideyi korur

Sahurun mideyi yorduğu yönündeki inanışa da açıklık getiren Hatunoğlu, "Doğru planlanmış bir sahur mideyi yormaz, aksine korur. Yağlı, baharatlı ve aşırı tuzlu besinlerden kaçınıldığında sahur mide asidinin dengelenmesine yardımcı olur. Hafif ama besleyici bir sahur, mideyi uzun açlığa karşı daha dayanıklı hale getirir" dedi.

Sahura kalkamayanlar ne yapmalı?

Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha bilinçli bir beslenme planı uygulaması gerektiğini vurgulayan Hatunoğlu, "Sahura kalkamayan kişilerin iftarda daha dikkatli olması gerekir. İftar çok hızlı yapılmamalı, önce su ve/veya az miktarda bir çorba ile başlanmalıdır. Ana yemekte protein, sebze ve kompleks karbonhidratlara yer verilmelidir. İftardan birkaç saat sonra ise küçük bir ara öğün planlaması yapılabilir. Bu ara öğün, yeterli ve dengeli olursa sahurun eksikliğini telafi etmede yardımcı olabilir" şeklinde sözlerini tamamladı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.