logo
01 MAYIS 2026

Aşırı terleme, tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır

Aşırı terleme, hiperhidroz olarak da bilinir ve kişinin normalden çok daha fazla terlemesine neden olan bir durumdur. Hiperhidroz, vücudun doğal terleme mekanizmasının aşırı çalışması sonucu ortaya çıkar

18.07.2024 11:32:00 / Güncelleme: 18.07.2024 11:35:05
Ahmet Haydar Tarhanlı
Aşırı terleme, tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır
Aşırı terleme, tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır
İki ana hiperhidroz türü vardır:

Primer (Esansiyel) Hiperhidroz: Nedeni bilinmeyen bir durumdur ve genellikle ergenlik döneminde başlar.

Sekonder Hiperhidroz: Altta yatan bir tıbbi durumun sonucudur, örneğin hipertiroidi, diyabet veya bazı ilaçlar.

Hiperhidrozun belirtileri nelerdir?



Hiperhidrozun en belirgin belirtisi aşırı terlemelerdir. Bu terlemeler genellikle şunları içerir:

El, ayak ve koltuk altı gibi belirli bölgelerde aşırı terleme
Terlemenin günlük aktiviteleri ve sosyal ilişkileri etkilemesi
Terlemenin geceleri bile devam etmesi
Terlemenin kokulu olması

Genetik yatkınlığın rolü var



Primer hiperhidrozun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte, aşağıdakiler gibi bazı faktörlerin rol oynayabileceği düşünülmektedir:

Genetik yatkınlık
Vücudun ter bezlerinin aşırı aktif olması
Sempatik sinir sisteminin aşırı uyarılması

Sekonder hiperhidrozun nedenleri şunları içerebilir:

Hipertiroidi gibi tiroid sorunları
Diyabet
Bazı ilaçlar
Menopoz
Kanser

Teşhisi tıbbi geçmişe ve fizik muayenesine dayanır



Hiperhidroz teşhisi genellikle hastanın tıbbi geçmişine ve fizik muayenesine dayanır. Doktor, terleme miktarını ve desenini değerlendirmek için aşağıdaki testleri isteyebilir:

Terleme Testi: Cilde bir kağıt veya boya sürülerek terleme miktarı ölçülür.

Stres Testi: Hastanın terlemeyi tetikleyen bir duruma maruz bırakılması (örneğin, egzersiz veya sıcaklık).

Hastanın durumuna göre çeşitli tedavi yöntemleri vardır



Hiperhidroz tedavisi, altta yatan nedene bağlıdır. Primer hiperhidroz için tedavi seçenekleri şunları içerir:

Antiperspiranlar: Reçetesiz satılan veya reçeteli antiperspiranlar ter bezlerini bloke ederek terlemeyi azaltır.

İyonoforez: El ve ayak terlemesi için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Suya elektrik akımı verilerek ter bezleri geçici olarak devre dışı bırakılır.

Botoks enjeksiyonları: Botoks, ter bezlerine sinyallerin iletilmesini bloke ederek terlemeyi azaltır.

Lazer tedavisi: Lazer ışınları ter bezlerini kalıcı olarak yok ederek terlemeyi azaltır.

Cerrahi: Diğer tedaviler işe yaramadığında cerrahi bir seçenek olabilir. Ter bezleri cerrahi olarak çıkarılır veya sempatik sinirler kesilir.

Sekonder hiperhidroz için tedavi, altta yatan tıbbi durumun tedavisine odaklanır.

Tedavi edilmezse çeşitli komplikasyonlara yol açabilir



Tedavi edilmeyen hiperhidroz aşağıdakiler gibi komplikasyonlara yol açabilir:

Sosyal izolasyon
Düşük özgüven
Cilt tahrişi
Mantar enfeksiyonları

Hiperhidroz, yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen bir durumdur. Ancak uygun tedavi ile semptomlar kontrol altına alınabilir ve hastalar daha rahat bir yaşam sürebilirler.

İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı

Ankara'nın Çankaya ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin altında kalan 2 işçi hayatını kaybetti

01.05.2026 18:10:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:12:02
AA
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
Kırkkonaklar Mahallesi Şemsettin Günaltay Caddesi'nde seyir halindeki özel su firmasına ait 07 FHF 37 plakalı kamyonet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.

Yokuş aşağı hızla ilerleyen aracın sürücüsü, iddiaya göre kamyonet hareket halindeyken araçtan aşağı atladı.

Kamyonet, o sırada kanalizasyon hattında Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) adına çalışma yaptığı belirtilen taşeron firma personeli Bayram Demirhan ve Kadir Ortataş'a çarptı.

İşçileri altına alan kamyonet, park halindeki araçlara çarparak durabildi.

İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Demirhan ve Ortataş'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

Polis, kazayla ilgili inceleme başlatırken, sürücü gözaltına alındı.

Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı

İzmir Buca’da sokakta uyuyan yaşlı bir adama tekme atan iki genç, görüntüleri sosyal medyada paylaşınca infiale yol açtı. Olay, yaşlılara yönelik şiddeti ve gençlerdeki empati kaybını yeniden gündeme taşırken, soruşturma başlatıldı

01.05.2026 17:36:00
Eyüp Kabil
Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı
Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı
İzmir'in Buca ilçesinde yaşanan dehşet verici bir olay, Türkiye'nin dört bir yanında büyük tepki çekti. Sokakta uyuyan yaşlı bir adama tekme atan ve bunu sosyal medyada "eğlence" amacıyla paylaşan iki genç, görüntülerin hızla yayılmasıyla birlikte infiale yol açtı.

Olay, Buca'da bir sokakta gece saatlerinde meydana geldi. Görüntülerde, yerde yatan ve muhtemelen evsiz olan yaşlı bir vatandaşın yüzüne tekme atan gençlerin kahkahaları duyuluyor. Saldırganlar, videoyu "komik" bir içerik olarak paylaştı. Ancak paylaşım kısa sürede binlerce kişiye ulaştı ve öfke dalgası yarattı. Sosyal medya kullanıcıları, "Bu ne vicdansızlık?", "Yaşlıya saygı kalmadı" ve "Adalet istiyoruz" gibi yorumlarla tepki gösterdi. Birçok kişi, görüntüleri savcılığa ve polise iletti.

İzmir Emniyet Müdürlüğü, olayla ilgili soruşturma başlattı. Şüphelilerin kimlik tespitinin yapıldığı ve gözaltı işlemleri için çalışma yürütüldüğü öğrenildi. Olayın ardından yaşlı vatandaşın sağlık durumunun iyi olduğu, ancak psikolojik olarak büyük travma yaşadığı belirtildi. Yerel yetkililer, evsiz vatandaşlara yönelik destek çalışmalarını artıracaklarını açıkladı.

Toplumda yükselen endişe

Bu olay, Türkiye'de gençlerde şiddet eğilimi, empati kaybı ve sosyal medya üzerinden "şöhret" arayışının yarattığı tehlikeleri bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, özellikle pandemi sonrası dönemde artan yalnızlık, aile içi iletişim eksikliği ve dijital bağımlılığın gençleri böyle davranışlara itebileceğini vurguluyor. Benzer vakalar son yıllarda sıklaşırken, "yaşlılara şiddet" tartışmaları yeniden alevlendi.

Sosyal medyada #İzmirBuca ve #YaşlıyaŞiddet etiketleri trend olurken, birçok influencer ve sivil toplum örgütü konuya dikkat çekti. Bazı kullanıcılar, "Bu sadece iki genç değil, toplumun aynası" yorumu yaparak köklü çözüm çağrısında bulundu.

Polis, olayla ilgili gelişmeleri yakından takip ediyor. Savcılık soruşturması sürerken, şüphelilerin "kasten yaralama" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla yargılanması bekleniyor.

Bu tür olaylar, toplumda dayanışma ve empati ihtiyacını bir kez daha hatırlatıyor. Yetkililerden, özellikle risk altındaki gençlere yönelik eğitim ve farkındalık programlarının artırılması yönünde çağrılar geliyor.

Nevzat Bahtiyar'a verilen cezanın gerekçesi açıklandı

Diyarbakır'da 8 yaşındaki Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yeniden yargılanan komşu Nevzat Bahtiyar'a "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan verilen 17 yıl hapis cezasına ilişkin gerekçeli karar hazırlandı

 

01.05.2026 17:23:00
Anadolu Ajansı
Nevzat Bahtiyar'a verilen cezanın gerekçesi açıklandı
Nevzat Bahtiyar'a verilen cezanın gerekçesi açıklandı

Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 16 Nisan'daki karar duruşmasında Bahtiyar hakkında verilen hapis cezasına ilişkin 49 sayfadan oluşan gerekçeli karar yazıldı.

Kararda, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası kararını, "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerekçesiyle bozmasının ardından Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılandığı anımsatıldı.

Kararda, Narin Güran'ın cansız bedenini Eğertutmaz Deresi'ne sakladığını itiraf eden tutuklu sanık Bahtiyar ile Narin'in babası Arif Güran, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ve taraf avukatlarının beyanlarına yer verildi.

Amca Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar'ın eskiden beri samimi ve yakın arkadaş oldukları ifade edilen kararda, sanık Güran'ın yeğeninin düğün merasimi hazırlıkları kapsamında kırsal mahalledeki bazı kişilerin alışveriş ve davetiye dağıtımı nedeniyle köyde bulunmadığı kaydedildi.

"Sanıklar Salim, Yüksel ve Enes tarafından Narin'in öldürüldüğü anlaşılmıştır"

Eylem saatinden önce sanıklar amca Salim, ağabey Enes, anne Yüksel Güran ile komşu Nevzat Bahtiyar'ın köyde olduklarının anlaşıldığı belirtilen kararda, şu değerlendirmede bulunuldu:

"Sanıkların olay saatinden önceki zaman diliminde görüşmeye başladıkları anlaşılmıştır. Olaydan önce Nevzat Bahtiyar, Salim Güran'ı 15.08'de arayarak onunla irtibata geçmiştir. Kur'an kursundan çıkan maktul, her zaman kullandığı yol yerine daha kısa olduğu anlaşılan patika yolu kullanarak evine gitmiştir. Olay öncesinde sanıklar Salim ve Nevzat, birbirlerine yakın olarak maktulün her zaman kullandığı yol bölgesinde ve maktulün evi yakınında bulunmuştur. Maktulün ise patika yoldan çıkarak evi ve müştemilatının bulunduğu yere gelmesi üzerine buraya geçen sanık Salim ile evde bulunan diğer sanıklar Yüksel ve Enes tarafından maktul Narin'in öldürüldüğü anlaşılmıştır.

Sanık Salim maktulün cesedini, olay öncesinde birlikte olduğu ve evin dışında bekleyen arkadaşı sanık Nevzat'a gizlemesi veya yok etmesi amacıyla teslim etmiştir. Bu hususu, sanık Nevzat ile sanık Salim'in saat 15.25 ile 15.46 sıralarında artan ortak baz kullanma durumu desteklemiştir."

Kararda, sanık Bahtiyar'ın maktulün cesedini, yapılan aramalar sonucu cansız bedeninin bulunduğu derenin toprak ile birleşen kısmına çuval içinde götürerek bıraktığı ve üzerini taşla örttüğünün anlaşıldığı belirtildi.

Kararda, "Sanık Nevzat'ın, sanık Salim'in ev içerisinde bulunan bir odaya kendisini götürerek Narin'in yerde yatan cansız bedenini gösterdiği, bu surette sanığın olay yerinde olmadığı şeklindeki beyan ve savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Sanık Nevzat Bahtiyar'ın maktulün öldürülmesine ilişkin eyleme, sanık Salim Güran'ın yanında bulunarak suçun işlenmesinden önce ve eylem sırasında suç işleme kararını kuvvetlendirme, fiilin işlenmesi sonrasında yardımda bulunmak suretiyle öldürme eylemine yardım eden sıfatı ile katıldığı kanaatine varılmıştır. Sanık hakkında maktule yönelik eylemi nedeniyle Yargıtay ilamı doğrultusunda 'nitelikli kasten öldürme' suçuna yardım etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur." ifadelerine yer verildi.

Anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onanmıştı

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar Yüksel, Enes ve Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi için bozmuştu.

Mahkeme heyeti, 16 Nisan'da yeniden yargılanan komşu Nevzat Bahtiyar'ın "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan 17 yıl hapse çarptırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vermişti.

Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale

İstanbul'da 1 Mayıs nedeniyle Beşiktaş'tan Taksim'e çıkmak isteyen grup, polisin tüm uyarılarına rağmen dağılmayınca gözaltına alındı.

01.05.2026 10:12:00
İhlas Haber Ajansı
Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale
Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale
İstanbul'da 1 Mayıs nedeniyle Beşiktaş'tan Taksim'e çıkmak isteyen grup, polisin tüm uyarılarına rağmen dağılmayınca gözaltına alındı.



1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle Beşiktaş'ta toplanan bir grup, Taksim'e yürümek istedi. Polis ekipleri, gruba dağılmaları yönünde uyarılarda bulundu.



Dağılmayarak çeşitli sloganlar atan göstericiler, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınan grup, polis minibüsüne bindirildi.

Balıkesir'de yolcu otobüsü devrildi: Ölü ve yaralılar var

Balıkesir'in Bandırma ilçesinde devrilen yolcu otobüsündeki 3 kişi öldü, 30 kişi yaralandı

01.05.2026 09:52:00 / Güncelleme: 01.05.2026 09:57:00
AA
Balıkesir'de yolcu otobüsü devrildi: Ölü ve yaralılar var
Balıkesir'de yolcu otobüsü devrildi: Ölü ve yaralılar var

Muğla'ya gitmek için Tekirdağ'dan yola çıkan Pamukkale firmasına ait K.U. idaresindeki 35 PK 328 plakalı yolcu otobüsü, Bandırma-Çanakkale kara yolunun Külefli Mahallesi mevkisinde, kontrolden çıkarak refüje çarptıktan sonra devrildi.

Kazada, otobüsteki yolcular Nazire Akova, Elif Kel ve Kemal Can Sert olay yerinde yaşamını yitirdi, 30 kişi de yaralandı.



İhbar üzerine olay yerine gelen polis, itfaiye ve sağlık ekiplerince araçtan çıkarılan yaralılar, çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Cenazeler, Bandırma Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü.



Ulaşıma kapanan yol, otobüsün kaldırılmasının ardından açıldı.

Otobüs sürücüsü K.U. gözaltına alındı. 

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs tedbirlerini açıkladı

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında alınan tedbirleri, kapatılacak yolları ve alternatif güzergahları duyurdu

01.05.2026 06:20:00
AA
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs tedbirlerini açıkladı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs tedbirlerini açıkladı

Valilikten yapılan açıklamada, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün, İstanbul'da huzur içinde geçirilebilmesi için ilgili tüm birimlerin 7/24 esasına göre çalışmalarına devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, "Sanal Devriye" çalışmaları sırasında, çeşitli marjinal grupların 1 Mayıs'ı bu yıl da bahane ederek sosyal medya mecralarında yasa dışı eylem çağrıları yaptığının tespit edildiği bildirildi.

İstanbul'un huzurunu korumak, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak, yasa dışı eylemlere mahal vermemek için ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11/C, 11/H ve ilgili maddelerinden doğan yükümlülükler gereğince bir dizi tedbir kararı alındığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Saat 05.00 itibarıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ilçe belediye başkanlıklarının Beşiktaş, Beyoğlu, Şişli, Fatih, Kadıköy ve Kartal ilçelerinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle emniyet birimleri tarafından steril hale getirilerek emniyet tedbiri alınan alanlarda bulunan çöp konteynırlarının bir gece öncesinden kaldırılması ve muhtemel yürüyüş güzergahları üzerinde bulunan taş ve benzeri maddelerin temizlenmesi, alanın steril hale getirilmesi, bu alanlarda belediyelere ait araç ve personel bulundurulmaması, il genelinde daha önceki tecrübeler de göz önünde bulundurularak İETT otobüs duraklarının 1 Mayıs 2026 günü başka uygun noktalara kaydırılarak güzergahların düzenlenmesi ve cam duraklarla ilgili gerekli düzenlemelerin yapılması, Beşiktaş İnönü Stadı yanında bulunan temizlik işleri binası otoparkının gerektiğinde emniyet birimleri tarafından otopark olarak kullanılması amacıyla araç bulundurulmaması kararlaştırıldı."

Kadıköy ve Beyoğlu'nda alınan tedbirler

Açıklamada, kullanılacak yollar alternatif güzergahlar ve diğer tedbirlere de yer verildi.

Buna göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 1 Mayıs Cuma günü saat 05.00 itibariyle Rıhtım Sokak, Albay Faik Sözdener Caddesi Kesişimi ile Söğütlüçeşme Caddesi, General Asim Gündüz Caddesi arasında kalan tramvay yolunun kapatılması, Kavak İskele Caddesi'nden itibaren Tıbbiye Caddesi, Rıhtım Caddesi, Söğütlüçeşme Caddesi ve Faikbey Sokaktan itibaren Kurbağalıdere Caddesinin İETT otobüsleri ve minibüs hatlarının kullanımına kapatılması, Rıhtım Sokak üzerinde bulunan İspark Otopark alanının, Kadıköy Sahil Açık Otoparkının ve Kuşdili Açık Otoparkının boşaltılarak emniyet araçlarının park edebilmesi için sivil araç alınmayacak.

Beyoğlu ilçesinde ise Meclis-i Mebusan Caddesi, İnönü Caddesi, Tersane Caddesi, Tarlabaşı, Refik Saydam ve Mete Caddeleri ile Şişli ilçesinde Taşkışla Caddesi, Cumhuriyet Caddesi, Halaskargazi Caddesi, Mecidiyeköy Meydanı ve Büyükdere Caddesi üzerinden Esentepe Varyantına kadar olan geliş-gidiş güzergahlarda 30 Nisan Perşembe günü saat 20.00'dan 2 Mayıs Cumartesi günü saat 07.00'a kadar belirtilen caddeler üzerinde bulunan İspark alanlarına park yapılmaması ve gerekli tahliyelerin yapılması, 1 Mayıs Cuma günü saat 05.00 itibariyle 2 (iki) ışıklı levhanın O-1 Kuzey Yol Mecidiyeköy Ayrımları ve O-1 Güney Çağlayan Yan Yol Ayrımlarında kullanılmak üzere araç sürücüleriyle birlikte Çevreyolları Ekipler Amirliğine görevlendirilmesine karar verildi.

Bazı metro ve tramvay seferleri durduruldu

Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'nca saat 05.00 itibariyle yeteri sayıda çekici aracın, Kadıköy, Kartal, Şişli ve Beyoğlu ilçelerindeki ekipler amirliğine sürücüleriyle birlikte görevlendirilmesi, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Deniz Hizmetleri Müdürlüğü'nce 1 Mayıs Cuma günü saat 05.00'dan itibaren Galata ve Unkapanı köprü görevlilerinin görev yerlerinde hazır bulundurulması kararlaştırıldı.

Saat 05.00'dan itibaren tedbirler bitimine kadar; Kadıköy ilçesi İskele Meydanı Rıhtım İETT Otobüs Peronlarının boşaltılması, alanda otobüs bulundurulmaması ve burada bulunan cam durakların sökülerek emniyet tedbirleri kapsamında herhangi bir olumsuzluk olmaması için tedbirler sonrasına kadar kaldırılması, 1 Mayıs Cuma günü saat 05.00'dan itibaren; M2 Yenikapı-Seyrantepe-Hacıosman metro hattının Taksim, Şişhane ve Osmanbey metro duraklarının (tüm giriş ve çıkış noktaları dahil) seferlere kapatılması, Mecidiyeköy Metro İstasyonun sadece Meydan çıkışının açık bulundurulması, Kabataş-Taksim Meydan Füniküler hattı seferlerinin durdurulması, İstiklal caddesi üzeri Nostalji tramvay seferlerinin durdurulması, Tünel Meydan-Karaköy arası Füniküler hattı seferlerinin durdurulması, Taksim, Tarlabaşı, Ömer Hayyam ve Tepebaşı İETT Otobüs duraklarının (Şişli İstikameti ve Fatih İstikameti olmak üzere çift taraflı) sefere kapatılması, T3 Kadıköy - Moda Tramvay Hattı'nın seferlerinin durdurulması kararlaştırıldı.

Saat 05.00'dan itibaren Avrupa yakası ile Anadolu yakası arasında karşılıklı yolcu ve araç (Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih ilçelerinde bulunan iskelelere) taşınmamasına karar verilirken, Eyüp tarafına yapılan seferler devam edecek. Fakat Balat, Beyoğlu, Sütlüce, Hasköy sahil tarafına yapılan seferler iptal edildi.

Taksim, Şişhane, Kabataş, Mecidiyeköy, Şişli, Saraçhane, Beşiktaş Meydan, Dolmabahçe ve Kadıköy İskelesi civarındaki otoparkları boşaltılarak, araç parklarına müsaade edilmeyecek. Beyoğlu, Beşiktaş, Şişli, Fatih, Kadıköy, Kartal İlçelerinde ve Taksim Meydanına çıkan güzergahlar ve yakın çevresinde bulunan tüm cadde ve sokak üzerine araç park edilmesine izin verilmeyecek.

Beyoğlu

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle saat 05.00'dan itibaren Beyoğlu'nda kapatılan yol güzergahları şöyle:

İstiklal Caddesi, Sıraselviler Caddesi, İnönü Caddesi, Mete Caddesi, Prof. Dr. Bedri Karafakioğlu Caddesi, Boğazkesen Caddesi, Ömer Hayyam Caddesi (Tarlabaşı Taksim ayrımlarından itibaren) Atıf Yılmaz Caddesi, Turancı Başı Caddesi, Hamalbaşı Caddesi, Kamer Hatun Caddesi, Yeni Çarşı Caddesi, Meşrutiyet Caddesi, Bostanbaşı Caddesi, İlk Belediye Caddesi, Hayriye Caddesi, Asmalı Mescit Caddesi, Cihangir Caddesi, Tak-ı Zafer Caddesi, Abdülhak Hamit Caddesi, Galip Dede Caddesi, Asker Ocağı Caddesi, Taşkışla Caddesi, Zambak Sokak, Meşelik Sokak, Mis Sokak, Billurcu Sokak, Balo Sokak, Sadri Alışık Sokak, Akarsu Yokuşu Sokak, Defterdar Yokuşu Sokak, Kazancı Yokuşu Sokak, Kumbaracı Yokuşu Sokak, Osmanlı Sokak, Dünya Sağlık Sokak, Selime Hatun Cami Sokak, Çiftevav Sokak, Akyol Sokak, Halas Sokak, Nuri Ziya Sokak, Miralay Şefikbey Sokak,Tarlabaşı Bulvarı, Refik Saydan Caddesi, Unkapanı Köprüsü Taksim Yönü, Dolapdere Taksim Caddesi, Sakızağacı Caddesi, Çukur Sokak, Peşkirci Sokak, Demirbaş Sokak, Kalyoncu Kulluğu Caddesi, Ömer Hayyam Caddesi, Aynalı Çeşme Caddesi, Tepebaşı Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı Fişekhane Deresi Kesişimi Dolapdere İstikameti, Bahriye Caddesi Taksim Dolapdere Ayrımı Dolapdere İstikameti, Tersane Caddesi ve Bu Caddeye Çıkan Tüm Cadde ve Sokaklar, Irmak Caddesinden Yedikuyular Caddesi Taksim İstikameti.

Sürücüler için Beyoğlu'nda kullanılacak alternatif yollar:

Tarlabaşı Bulvarı, Refik Saydam Caddesi, Meclis-i Mebusan Caddesi, Tersane Caddesi, Barbaros Bulvarı, Cumhuriyet Caddesi, Yedikuyular Caddesi, Irmak Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı, Bülent Demir Caddesi, Bahriye Caddesi, Fişekhane Deresi Caddesi, Dereboyu Caddesi, Melek Sokak, Evliya Çelebi Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı, Irmak Caddesi (Taksim'den Dolapdere İstikameti) Akağalar Caddesi, Kurtuluş Caddesi.

Kadıköy

Kadıköy'de saat 05.00'dan itibaren Kavak İskele Caddesi-Tıbbiye Caddesi Kesişimi ile Rıhtım Caddesi-Tıbbiye Caddesi Kesişimi arasında kalan Tıbbiye Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar. Tıbbiye Caddesi-Rıhtım Caddesi kesişimi ile Rıhtım Sokak-Rıhtım Caddesi arasında klan Rıhtım Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar. Rıhtım Sokak-Albay Faik Sözdener Caddesi kesişimi ile Söğütlüçeşme Caddesi-Albay Faik Sözdener Caddesi kesişimi arasında kalan Albay Faik Sözdener Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar. Fahrettin Kerim Gökay Caddesi-Kurbağalıdere Caddesi kesişimi ile Söğütlüçeşme Caddesi-Kurbağalıdere Caddesi kesişimi arasında kalan Kurbağalıdere Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar. Söğütlüçeşme Caddesi - Kurbağalıdere Caddesi kesişimi ile Rıhtım Caddesi - Söğütlüçeşme Caddesi kesişimi arasında kalan Söğütlüçeşme Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar trafiğe kapatılacak.

Alternatif güzergahlar ise Fahrettin Kerim Gökay Caddesi (Minibüs Yolu), Kurbağalıdere Caddesi (Hasanpaşa İstikameti), Dr. Esat Işık Caddesi, Acıbadem Caddesi, Recep Peker Caddesi, Bağdat Caddesi, D-100 kara yolu, Taşköprü Caddesi, Dr. Eyüp Aksoy Caddesi olarak belirlendi.

Kartal

Kartal ilçesinde saat 11.00'dan itibaren kapatılacak yollar Savarona Caddesi (Turgut Özal Bulvarı kesişimi ile Hükümet Caddesi kesişimi arasında kalan kısım), Hükümet Caddesi (Kartal Baba alt geçidi ile Savarona Caddesi arasında kalan kısım). Alternatif olarak ise Turgut Özal Bulvarı, Egemenlik Bulvarı, Neyzen Tevfik Caddesi ve Üsküdar Caddesi'ni sürücüler tercih edebilir.

Şişli

Şişli'de saat 05.00'dan itibaren Büyükdere Caddesi (Esentepe girişi ile Halaskargazi caddesi arasında kalan kısım), Merkez Caddesi, Halaskargazi Caddesi, 19 Mayıs Caddesi (Türk Kalp Vakfı Kavşak ile Büyükdere Caddesi Arasında Kalan Kısım), Aytekin Kotil Caddesi (Cevahir İş Merkezi ile Büyükdere Caddesi Arasında Kalan Kısım), Bahçeler Sokak, Garaj Sokak, Ortaklar Caddesi (Mecidiyeköy Meydan ile Bahçeler Sokak Arasında Kalan Kısım) trafiğe kapatılacak.

Bu ilçede sürücüler alternatif olarak Ortaklar Caddesi, Abidei Hürriyet Caddesi, Mevlüt Pehlivan Sokak, Vali Konağı Caddesi, Hakkı Yeten Caddesi, Dolapdere Caddesi, Darülaceze Caddesi, Hrant Dink Sokak, Ebe Kızı Sokak, İzzet Paşa Sokak, Rumeli Caddesi (Nişantaşı Kavşak ile Osman Bey Kavşak Arasında Kalan Kısım) kullanabilir.

Beşiktaş

Beşiktaş ilçesinde ise muhtelif cadde ve sokaklar, olası yaya ve araç trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla gerekli görülen durumlarda kısmen veya tamamen trafiğe kapatılacak. 

Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti

İzmir'in Çiğli ilçesinde burun estetiği ameliyatı sırasında fenalaşan 23 yaşındaki genç kız, sevk edildiği hastanede günler süren yaşam mücadelesini kaybetti. Kızının acısıyla sarsılan anne Remziye Kanak, "Ameliyat masrafı olarak ödediğim 70 bin lirayı aslında kızımın kefen parası olarak vermişim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim" dedi

30.04.2026 22:10:00 / Güncelleme: 30.04.2026 22:13:49
İhlas Haber Ajansı
Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti
Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti
Olay, 22 Nisan Çarşamba günü Çiğli ilçesinde bulunan Özel Metropol Hastanesinde meydana geldi. İddiaya göre, burun estetiği ameliyatı olmak için hastaneye yatan Hatice Öncü (23), operasyon sırasında aniden fenalaştı. Durumu bir anda kötüye giden ve uyanamayan genç kız, ilk olarak aynı hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Burada durumu giderek ağırlaşan Öncü, daha sonra ileri tetkik ve tedavi amacıyla tam donanımlı İzmir Şehir Hastanesine sevk edildi. Şehir Hastanesinde günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren genç kızdan sabah saatlerinde acı haber geldi.

Doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen Hatice Öncü, bugün hayatını kaybetti. Vefat haberinin ardından genç kızın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Evlatlarını kaybetmenin acısını yaşayan aile, ameliyatın gerçekleştiği Özel Metropol Hastanesi ve ilgili doktorlar hakkında savcılığa giderek suç duyurusunda bulunurken, İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün de şüpheli ölümle ilgili idari inceleme başlattığı öğrenildi. Genç kızın cenazesinin, yarın öğle namazını müteakip Konak ilçesinde bulunan Çorakkapı Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği belirtildi.

"İki defa entübe edilmiş"

Kızının burun ameliyatı için girdiği özel hastanede fenalaşıp iki kez entübe edildikten sonra beyin ölümü gerçekleşmiş halde başka bir hastaneye sevk edildiğini belirten anne Remziye Kanak, "Saat 15.00'te olması gereken ameliyata 14.00'te aldılar. Normalde bir buçuk saat sürecek operasyonun ardından kızım uyanmadı. Bizi oyalayarak sürekli yalan söylediler. Narkozu verdiklerinde uyumadığı için ikinci kez narkoz vermişler. Ödem oluştuğunu söyleyip bizi kandırdılar. İki defa entübe edilmiş. Ertesi sabah tomografinin kötü çıktığını söyleyerek bizi Şehir Hastanesine yolladılar. Aslında beyni ölmüş, beyin ölümü gerçekleşmiş halde bizi oraya göndermişler. Sekiz dokuz gün boyunca kızım hiç ayılmadı ve bugün sabah ölüm haberini aldık" şeklinde konuştu.



"Kefen parası olarak vermişim"

Ameliyat masrafı olarak ödediği 70 bin lirayı aslında kızının kefen parası olarak verdiğini vurgulayan Kanak, "Ben kızımı ne zorluklarla 23 yaşına kadar getirdim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim. Çiğli'deki o özel hastaneden ve ameliyatı yapan doktorlardan şikayetçiyim. Benim ciğerim yandı, başka annelerin ciğeri yanmasın. O hastane kapansın ve bu doktorlar mesleklerini bıraksın. O süreçte bize o kadar zulmedildi ki acıdan fenalaşıp acile gittiğimde benden para istediler, üstümde nakit olmadığı için bir dil altı hapı bile vermediler. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

"Uzun süre içeride kalması normal değildi"

Kızının burun estetiği ameliyatı için büyük bir hevesle ve hiçbir sağlık engeli bulunmadan hastaneye başvurduğunu belirten acılı baba İbrahim Öncü, "Hatice, ameliyat günü sabahı son derece sağlıklıydı, evde şakalaşarak hazırlandı ve o özel hastaneye adeta koşarak gitti. Gerekli tüm tetkikleri ve tahlilleri yapıldı, her şeyin yolunda olduğu bizzat doktorlar tarafından söylendi ve biz de onu dualarla ameliyathaneye uğurladık. Basit bir estetik operasyon olacağı, çok kısa bir süre içinde odasına alınacağı belirtilmişti ancak biz kapıda beklerken saatler ilerledi, diğer hastalar birer birer çıkmasına rağmen Hatice'den bir türlü haber gelmedi. İçimizde tarif edilemez bir korku oluşmaya başladı çünkü sıradan bir işlem için bu kadar uzun süre içeride kalması normal değildi" şeklinde konuştu.

"Sapasağlam ellerimle teslim ettiğim hastaneden cansız bedenini çıkardık"

Operasyon sırasında yaşanan aksaklıklar neticesinde kızının entübe edilerek sevk edildiği hastanede yaşamını yitirdiğini vurgulayan baba Öncü, "Ameliyatın üzerinden saatler geçtikten sonra doktorlar yanımıza gelerek kızımın bir komplikasyon nedeniyle uyandırılamadığını, durumun ciddiyetini koruduğunu ve mecburen cihazlara bağlandığını haber verdiler. O andan itibaren büyük bir panik ve çaresizlik içine düştük, bulunduğumuz özel hastanenin teknik imkanları yetersiz kaldığı için kızım acilen tam teşekküllü ve daha donanımlı başka bir hastaneye nakledildi. Oradaki yoğun bakım sürecinde hekimlerin tüm çabalarına ve müdahalelerine rağmen ne yazık ki Hatice'nin vefat haberini aldık; evladımı sapasağlam ellerimle teslim ettiğim o hastaneden maalesef cansız bedenini çıkarmak zorunda kaldık." dedi.

Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı

Anayasa Mahkemesi tarihi kararında, Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs kutlamalarına yasaklanmasının hak ihlali olduğuna hükmetti ve “Taksim, emekçilerin ortak hafızasıdır” diyerek sembolik önemini tescilledi

30.04.2026 20:48:00
Haber Merkezi
Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı
Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı
Anayasa Mahkemesi (AYM), 12 Ekim 2023 tarihinde oy çokluğuyla aldığı ve 15 Aralık 2023'te Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, 2014 ve 2015 yıllarında İstanbul Valiliği'nin Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs kutlamalarını engellemesini toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlali olarak değerlendirdi.

Kararın en dikkat çeken kısmı, Taksim Meydanı'nın işçi ve emekçiler açısından taşıdığı sembolik ve tarihsel öneme vurgu yapan gerekçesi oldu: "Taksim, emekçilerin ortak hafızasıdır."

Kararın temel gerekçesi

AYM, kararında özellikle 1977'deki 1 Mayıs katliamına atıfta bulunarak Taksim Meydanı'nın emek ve sendika hareketi için "ortak hafıza" ve "sembolik değer" taşıdığını belirtti. Mahkeme, şu ifadeleri kullandı:

"İşçi ve sendika kültürünün yapı taşlarından biri olan Taksim Meydanı yalnızca 1 Mayıs günü orada bulunanların dayanışmasını değil, aynı zamanda emekçilerin ortak hafızasının varlığını göstermektedir. Bu durumda kendisini o kültürün bir parçası olarak gören her kişinin 1 Mayıs günlerinde Taksim Meydanı'nın ifade ettiği anlamı doğrudan tecrübe etmek ve edindiği tecrübeyi kuşaklar boyunca aktarmak için orada bulunma hakkı vardır. 1 Mayıs'ın Taksim Meydanı ile özdeşleşmesi nedeniyle anılan mekânın sınırlanması, aktarılmak istenen düşüncenin de sınırlanmasına neden olmaktadır."

Mahkeme, Valilik'in yasaklama kararının "ilgili ve yeterli gerekçe"ye dayanmadığını, kamu düzenini koruma amacının orantısız müdahaleyi meşru kılmadığını vurguladı. Kolluk kuvvetlerinin müdahalesini de eleştiren AYM, gösteri hakkının demokratik toplumdaki önemine işaret etti.

Bu karar, DİSK ve KESK'in bireysel başvuruları üzerine verildi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) benzer yöndeki daha önceki içtihatlarıyla da uyumlu bulundu.

AYM'nin 2023 kararı, 1 Mayıs tartışmalarının merkezinde yer almaya devam ediyor. Sendikalar ve emek örgütleri bu hükmü sıkça hatırlatarak Taksim'in 1 Mayıs alanı olduğunu savunuyor.

2024 ve 2025'te DİSK'in başvurusu üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Valilik'in Taksim yasağını hukuka aykırı buldu ve iptal etti. Bu karar kesinleşti.

Bugün 1 Mayıs öncesinde ise tartışma yeniden alevlendi. İstanbul Valiliği'nin Taksim'i kapatma yönündeki idari kararları, AYM ve idare mahkemesi kararlarına rağmen devam ediyor. Sendikalar, sol ve emek örgütleri "Taksim emekçilerin ortak hafızasıdır" vurgusuyla Taksim çağrısı yapıyor. TİP Genel Başkanı Erkan Baş da partisinin 1 Mayıs'ta Taksim'de olacağını açıkladı.

Sosyal medyada ve basın açıklamalarında AYM kararının "dilek ve temenni değil, bağlayıcı" olduğu sıkça hatırlatılıyor. Eleştirmenler, hükümetin ve yerel idarenin yüksek mahkeme kararlarını uygulamamasını "hukuksuzluk" olarak nitelendiriyor. Öte yandan yetkililer, güvenlik ve kamu düzeni gerekçelerini öne çıkarıyor.

Kararın önemi

AYM'nin bu kararı, sadece 2014-2015 olaylarıyla sınırlı kalmayıp, toplantı ve gösteri özgürlüğünün kapsamı, sembolik mekanların anlamı ve hafıza aktarımı açısından emsal teşkil ediyor. Taksim Meydanı'nın 1 Mayıs ile özdeşleşmesini tarihsel ve kültürel bir gerçeklik olarak tescilleyen karar, gelecekteki benzer başvurularda da referans olacak nitelikte.

1 Mayıs 2026 yaklaşırken, AYM'nin "Taksim emekçilerin ortak hafızasıdır" ifadesi, emek hareketinin Taksim talebinin hukuki dayanağı olmaya devam ediyor. Tartışma, yargı kararlarının uygulanabilirliği ve ifade özgürlüğü sınırları etrafında şekilleniyor.

İBB davasında 9 tutuklu sanık için tahliye talebi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan davada duruşma savcısı Adem Soyketin'in de aralarında olduğu 9 tutuklu sanık için tahliye talebinde bulundu.

30.04.2026 14:42:00
Haber Merkezi
İBB davasında 9 tutuklu sanık için tahliye talebi
İBB davasında 9 tutuklu sanık için tahliye talebi
İBB'ye yönelik açılan yolsuzluk davasında  bugün 30. duruşma başladı.

Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, bazı CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, dün savunma yapan tutuklu sanık Adem Başer'in çapraz sorgusunun yapılmasıyla devam etti.

MAHKEME BAŞKANI İLE İMAMOĞLU ARASINDA GERGİNLİK

İmamoğlu'nun söz istemesi üzerine mahkeme başkanı "Bir ayrıcalık tanımayacağız" dedi. Karara tepki gösteren İmamoğlu, "Dosyanın başına 'İmamoğlu suç örgütü' yazacaksınız. Ben özgürce gezen birisi değilim, 16 milyonun seçilmiş belediye başkanı olarak buradayım." ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanının, "Size ayrıcalık yapamam" sözleri üzerine İmamoğlu, "Ayrıcalığı iddianame yapmış zaten. Dosya üzerinden" yanıtını verdi.

Başkanın "Ekrem Bey, bu şekilde bağırmaya devam ederseniz sizi salondan çıkarmak zorunda kalacağım" sözleri üzerine İmamoğlu, "Bu dava böyle yürümez. Başka bir motivasyonla mı buradasınız siz. Ben burada yaşanan duyguları size aktarmak ile yükümlüyüm" dedi.

Her sanık için aynı prosedürü uyguladıklarını ifade eden mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasındaki gerginlik bir süre devam etti. Başkan, İmamoğlu'na pazartesi günü duruşmanın başında söz vereceklerini dile getirdi.

9 KİŞİ İÇİN TAHLİYE TALEBİ

Duruşma savcısı, 9 tutuklu sanık hakkında tahliye talebi istedi.

Tahliye talebinde bulunulan sanıklar:
"İBB Bilgi İşlem Çalışanı Emrah Yüksel, Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB çalışanı Mehmet Çağlar Kuru, İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz, İBB çalışanı Yusuf Utku Şahin, güvenlik kamerasını bantladığı iddia edilen Çağlar Türkmen, etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin, Beyoğlu Belediyesi çalışanı Seyhan Özcan, İstanbul Şube Sekreteri Nuri Cem Ceylan hakkında tahliye talep etti.

ALES giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen 2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'na (2026-ALES/1) girecek adayların sınav giriş belgeleri erişime açıldı.
 

30.04.2026 13:37:00
AA
ALES giriş belgeleri erişime açıldı
ALES giriş belgeleri erişime açıldı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) düzenlenen 2026 Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı'na (2026-ALES/1) girecek adayların sınav giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 10 Mayıs'ta uygulanacak 2026-ALES/1'e başvuran adayların, sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

2026-ALES/1 sınavı için adaylar, 10 Mayıs'ta saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.