logo
10 AĞUSTOS 2026

Atatürk namaz kılardı -1-

Bazıları Mustafa Kemal’in savaşlarda hafızlara Kur’an okutmasını, askerlerini savaş meydanına gönderirken “Allah Allah” diyerek onlara güç vermesini, el açıp dua etmesini istiklal mücadelesinde yapılmış bir takiye diye yorumlar

04.05.2026 00:55:00
Haber Merkezi
 
Atatürk namaz kılardı -1-
Atatürk namaz kılardı -1-
Bazıları Mustafa Kemal'in savaşlarda hafızlara Kur'an okutmasını, askerlerini savaş meydanına gönderirken "Allah Allah" diyerek onlara güç vermesini, el açıp dua etmesini istiklal mücadelesinde yapılmış bir takiye diye yorumlar.

Yine bazıları illa ki, "dinsiz bir Atatürk" ortaya çıkarabilmek için namaz kıldığı anıları kaleme alırken bile namazdan uzak bir insan anlatmaya çalışırlar.

Atatürk namaz kılardı. Bu O'nun aldığı İslam terbiyesinin bir yansımasıydı.

Eğer, Mustafa Kemal dinsiz idiyse, askerî okullarda dahi namaz kıldığı ile alakalı anılar neyle izah edilebilir?







"… Birkaç gün daha geçti, vakitsiz kimseyi ürkütmek istemediğimden cumaları selamlık resminde Yıldız'ın Sultan Ahmed yapısı camiinde ben de ordu komutanları sıfatıyla hazır beklemekteydim.

Bir gün namazdan evveldi bir sabah Başkumandan Vekili Enver Paşa, İzzet Paşa, Vehip Paşa Balkan Muharebesi'ni idare etmiş büyük kumandanlarla namaz vaktini bekliyorduk. Namazdan sonra Naci Paşa, zat-ı şahanenin özel salonunda beni görmek istediğini bildirdi."  Atatürk dindardı.

Ve o dindar Atatürk'ün "Selanik Askerî Rüştiyesi 4. sınıfında okutulan Tarih-i İslam dersinden 45 üzerinden 43; Harp Okulu 1. sınıfında okutulan "Akaid-i Diniyye" dersinden ise 45 üzerinden 42; Harp Okulu 2. sınıfta okutulan "Akaid-i Diniyye" dersinden ise 45 üzerinden 45 aldığı ortadadır. 

Ancak çocukluğundan itibaren İslam terbiyesi ile büyüyen ve emir ve yasakları bilen bir genç bu yüksek notları alabilir.







Falih Rıfkı Atay, Çankaya eserinde bakın hangi anıyı kaleme almıştır:

"Çocukluğunu ve gençliğini yakından bilen Kılıçoğlu Hakkı bana yazdığı mektupta der ki:
Ailece pek yakındır. Zübeyde Molla'yı ikinci defa kocaya veren benim büyük kaynatam Şeyh Rıfat Efendidir.

Mustafa Kemal tatillerde Selanik'te sılaya geldiği vakit büyük kaynatamın tekkesine gelir, ayin günlerinde dervişler halkasına katılarak, 'Huuuu, Huuuu' diye kan ter içinde kalıncaya kadar döner, dururmuş." 







Atatürk'ün hayatında her dönemde namaz kıldığıyla alakalı anılara rastlamaktasınız.

O, bazılarının işine geldiği şekliyle anlattığı gibi, dini, namazı bir istismar aracı olarak kullanmamış, Allah'a kulluğu her devir ve şartta yerine getirmiştir.

Mesela, Padişah Vahdettin ile son görüşmesi dahi bir Cuma namazı sonrasına rastlar:

"… Mayıs'ın 15'i Cuma'ya tesadüf eylemişti. Padişah'a 3. Ordu Müfettişi'nin vedası tabiyatıyla camide oldu.

Namazı müteakip huzura çağırılan Mustafa Kemal'in bir saatten fazla Padişah'la konuşması herkesin dikkat nazarını çekti. Vahdettin, İzmir işgalinden dolayı teessürler izhar etmiş fakat Samsun ve havalisinde bir an evvel sükûnet teminine uğraşılması aksi halde orası da işgal edilebilir demiş ve 'Bütün kabahatler İttihat ve Terakki'nin…' (diye eklemiştir).







(...) Atatürk camiden ayrılır ayrılmaz, 'Çok alçak bir adam! Çok mel'un! Millet memleket mahvoluyor, o yalnız kendini düşünüyor' diyordu." 

Yine Millî Mücadele'nin ilk günlerinde, bayram namazını kılışını Kılıç Ali şöyle anlatır:

"Millî Mücadele'nin ilk günleriydi. Memleket içeriden dışarıdan düşmanların tazyiki altında bulunuyordu. İşte o günlerin birinde Mustafa Kemal Paşa ile bayram namazını kılmak için yanımızda bazı arkadaşlarda olduğu halde Ankara'da Hacı Bayram-ı Veli Camii'ne gitmiştik. Cami hınca hınç dolmuş, halk cami dışında sokaklarda hasır, kilim, hatta paltolarını sererek üzerlerinde namaz kılmaya hazırlanmıştı…" 







"Hastalığımın tedavisinden sora kıtaya geri döndüğümde Çanakkale cephesi hâlâ adeta cehennemî bir ateş içerisinde kaynıyordu.

Taburun hesap memur vekili olarak göreve başlamıştım. Görev icabı geri planda olmama rağmen yine de harbin bütün şiddetini ve korkunç yüzünü gördüm ve yaşadım.

(...) Müttefik kuvvetlerin Çanakkale'den çekilmelerini müteakip birliğimiz de istirahat için Edirne'ye sevk edildi. (Ocak 1916). Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş geldin Atatürk eserinden)

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.