logo
23 HAZİRAN 2026

Atatürk ve hukuk

Günümüzün siyasîlerinin halkın nazarında en büyük problemi adalet konusu.

06.05.2026 00:08:00
Haber Merkezi
Atatürk ve hukuk
Atatürk ve hukuk
Günümüzün siyasîlerinin halkın nazarında en büyük problemi adalet konusu.

Zaman zaman ortaya çıkan hukuksuz işler, adaletle hukuka uyarak hareket etmesi gerekenlerin saygınlığını azaltıyor.

Atatürk ise, İslam'ın temel esaslarından olan adaleti her dönem ve devirde tesis etmiş gerçek bir devlet adamıdır.

O, tek adam diktasını sağlayabilecek kuvvete malik iken, bu yetkiyi millet adına meclise bırakmıştır.

Yada halifeliği ele geçirebilecekken, bu yetkiyi de meclise vermiştir.







Celal Bayar, O'nun kanunlardan bir an dahi ayrılmayan iradesini anılarında anlatır, hem de en hayatî konular görüşülürken… Atatürk ne vekillerin reylerine karışmış, ne görüşlerine müdahale etmiştir…

"Lozan Barışı'nın Büyük Millet Meclisi'nde müzakeresi yapılacaktı. Atatürk bir gün önce C.H.P. meclis gurubunu topladı ve meclis müzakerelerinde söz alacakların isimlerini tespit etmeye başladı.

Atatürk, bu önemli konu üzerinde yapılacak müzakerelerin seviyeli geçmesini istiyordu. Onun için oturduğu başkanlık yerinden, kimlerin müzakereler sırasında söz alacağını, önündeki bir kağıda dikkatle kayıt ediyordu.

Nihayet gözleri benim üzerimde durdu.

'Celal Bey siz de konuşun!'

Ben Lozan Konferansı'nda iktisat müşaviri olarak bulunmuştum. Fakat konferansın sonuçları beni tatmin etmemişti. Bu sebeple söz almak istemiyordum. Fakat Gazi, 'konuş' deyince 'peki' dedim.
Atatürk, konuşacakların isimlerini bir kağıda yazıyor ve yanı başlarına da barış antlaşmasının lehinde mi, aleyhinde mi konuşacaklarını da işaret ediyordu.







Bana sordu: 'Lehinde mi konuşacaksın, aleyhinde mi?'

'Aleyhinde efendim.'

Durakladı. Demek ki, benden aleyhte bir konuşma beklemiyordu.

Sonra bana; 'Nasıl olur' dedi. 'Siz konferansa görevli katılmış bir insansınız. Aleyhinde konuşmanız uygun olmaz.'

'Öyleyse müsaade ediniz de söz almayayım.'

Atatürk müsamahalı bir adamdı; makul karşıladı ve 'peki' dedi.







Salonda bazı milletvekili arkadaşlar ellerini kaldırarak söz almaya çalışıyorlardı. Atatürk bazılarını görmezden geliyor, bazılarının adlarını yazıyordu.

Bu parmak kaldırıp yüksek sesle söz isteyenlerin en hararetli heveslilerinden biri de Balıkesir Milletvekili Süreyya Örgeevren'di. Durmadan, 'ben de konuşmak istiyorum' diye parmağını havada tutuyordu Nihayet Atatürk sordu:

'Konuşmak mı istiyorsunuz?'

'Evet, efendim, mademki Celal Bey konuşmak istemiyor, ben onun yerine konuşayım.'

'Celal Bey aleyhinde konuşacaktı. Siz lehinde mi, aleyhinde mi konuşacaktınız?'







'Lehinde de konuşurum efendim, aleyhinde de.'

Atatürk'ün yüzü karıştı. Hiçbir şey söylemedi ama ne düşündüğü yüzünden okunuyordu.

'Mademki Celal Bey yerine konuşmak istiyorsunuz, bari aleyhinde konuşun da hak yerini bulsun.'

'Teşekkür ederim efendim, aleyhte konuşacağım' dedi.

Dediği gibi yaptı; düşünemeyeceğim kadar ağır konuştu Lozan Antlaşması için…" 

Siz bugün mecliste, bırakın Lozan gibi bir zaferi, herhangi bir kanun tasarısında dahi böyle bir muhalefete izin verildiğini gördünüz mü?

Peki, bu genel başkan tavrına ne dersiniz:







"Atatürk'le bir gün Çankaya'da konuşuyorduk. Söz döndü, dolaştı İsmet Paşa üstüne geldi. Ben genellikle İsmet Paşa konusuna değinmek istemezdim ve sözün bu konuya gelmesinden de memnun olmadım…

O günlerde parti seçime gidiyordu; adaylar tespit edilmiş fakat daha açıklanmamıştı. Atatürk de bu konu üzerinde çalışıyordu. Bana dedi ki:

Sırrı Benli'yi bilirsin. (Bir ara iktisat vekilliği yapmıştı). Güzel konuşur, konuşmasına daima fikir katmasını bilir; hırslıdır ama yeteneklidir de… Ben bu vasıflarından ötürü adını listeye yazdım; milletvekili çıksın diye.

Fakat ne oldu bilir misin?

İsmet Paşa ile Recep Peker dün geldiler bana ve Sırrı Benli'yi listeden çıkar, dediler.

Biri partimin genel sekreteri, biri başvekilim. Bir adamı istemiyorlar ve meclisten uzak tutmakta birleşiyorlar.







Sordum: 'Niçin milletvekili olmasını istemiyorsunuz?'

Birbirlerinin yüzüne baktılar, sonra İsmet Paşa, 'çok konuşuyor' dedi.

Şaştım kaldım.

Sırrı Benli, çok konuşuyorsa, saçma sapan konuşmuyor elbette… Aklı başında sözler ediyor.

Ne istiyor benim başvekilim, genel sekreterim mecliste sessizlik mi?

İki en önemli noktada bulunan bu arkadaşlarım, Sırrı Belli'nin konuşmalarına cevap mı veremiyorlar ki, milletvekili listesinden çıkarmam için beni sıkıştırıyorlar?

Akıl erdiremedim ve hele ortak kanaate varmalarına da hiçbir mânâ veremedim ama tartışma çıkarılıcak konu değildi; başvekilimi, genel sekreterimi bir milletvekili adayı için kıramazdım; çıkardım Sırrı Belli'nin adını adaylar arasından… Ama sen söyle Celal Bey, bu bana yapılır mı?"  (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






‘Şişman diyetisyen’ dediler


 
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. “Sen bu halinle diyetisyen olamazsın” sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.

16.06.2026 00:05:00 / Güncelleme: 16.06.2026 00:12:14
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
‘Şişman diyetisyen’ dediler
‘Şişman diyetisyen’ dediler

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen "Sen bu halinle diyetisyen olamazsın" sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık "Ama burada şişman bir diyetisyen vardı" diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.







"Sen diyetisyen olamazsın" diyenler oldu

Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, "Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime 'Seni bu dertten kurtaracağım' dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. 'Kelin ilacı olsa başına sürer', 'Sen diyetisyen olamazsın' diyenler oldu" ifadelerini kullandı.







97 kiloyla başlayan dönüşüm

Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, "Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve 'Ama burada şişman bir diyetisyen vardı' diyorlar. Ben de 'Evet, o bendim' diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla 'Nasıl yaptınız?' diye soruyorlar" dedi.







Salçalı makarna için ağlayarak uyudu

Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, "Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. 'Artık yapamıyorum' dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli" dedi.







Diyetisyen sadece kilo verdirmez

Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, "Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak" dedi.







Kilo vermek değil, korumak zor

Bugün artık "diyet" sürecinden çok "koruma" döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, "İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.