logo
26 MAYIS 2026

Avcı Kuşu

29.11.2011 00:00:00
Son günlerde basın yayında en çok tartışılan konu Suriye de yaşanan gerilim. Siyaset ve basın yayının tartıştığı konu, işgal nasıl gerçekleştirilecek? Hangi ülke bu işgalde hangi rolü alacak? Beşşar Esat'ın sonu nasıl olacak? Bunun zamanlaması konuşulurken artık aylar değil günler konuşulmaya başlandı. Anlaşılan diğer İslam ülkelerinde olduğu gibi Suriye'de de emperyalist emeller tulum olarak zahmetsiz çıkartılacaktı. Bu gelişmeler de 'Arap Baharı' kapsamında gerçekleştiriliyor ve muhalefet denilen bindirilmiş kıtalar müttefik kabul ediliyordu. Türkiye hükümeti iktidarlarının ilk gününden beri bu organizasyonun içinde yer alıyordu. Milletimizin Müslüman oluşu ve bölgemizde karışıklık çıkartılan ülkelerle aramızda tarihi bağlar, ortak inanç ve kültüre sahip oluşumuz Türkiye'nin önemini daha fazla arttırıyordu. Ülkemiz 'Avcı Kuş'unda olması gereken bütün özelliklere sahipti. Mensuplarının partileşme süreci, kabinenin hükümet olması, basına sızan talimat niteliğinde ki anlaşmalar hep bugünlere dönük hazırlıklardı. ABD'nin gerçekleştireceğini açıkladığı Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Osmanlının daha önce hükümran olduğu 22 İslam ülkesini kapsıyordu. O halde paylaşım için göz dikilen bölgemizdeki avcı kuşuna ihtiyaç vardı. Irak'ta yaşananlar, İran'da muhalefetin kışkırtılması, Afganistan'da yaşananlar, arkasından Mısır, Libya, Tunus eksenindeki gelişmeler ve şimdide Suriye. BOP kapsamında gerçekleştirilen bunca operasyonu gözden kaçırmak için Arap baharı ifadesi bilinçli olarak seçilmiştir; güya Araplarla sınırlı bir operasyon. Oyda bu operasyonun kapsama sahasında bütün bölge insanları vardı. AKP hükümeti tarihi yanlışların içine düşmüştür. Türkler, tarihinde ilk defa Hıristiyanların safında bir oyuncusu olarak AVCI KUŞU görevini görmektedir. İş öyle bir noktaya gelmiştir ki, artık Türk'ün namlusu Müslümana çevrilmiştir. Her geçen gün yanlışın içine daha çok gömülmektedir. AKP'yi hükümet yapan seçmen ve icraatın içinde ki kadrolar konunun hem manevi hem maddi boyutunu çok iyi düşünmelidir. İlk Irak çıkartmasının hatırlayın. Hani o günün koşullarında -bir konup iki alınacaktı-. Müslüman kardeşlerimizin kanı ve canı üzerinde açıktan hesap yapılıyordu. O günden bugüne ne oldu? İşin manevi boyutuna gelince, en ufak bir Ahiret endişesi olanlar, son nefesinin selametini düşünenler, az pahaya dinlerini satmak istemeyenler kıyamet alametlerine bir baksınlar. Halimizi Mevlana ne güzel anlatıyor. "(O), gölge avlayan avcıya benzedi. Hiç gölge ona sermaye olur mu? / Adam kuşun gölgesini sımsıkı tutmuş. Kuş da ağacın dalında ona şaşmakta ve: / "Bu akılsız adam neye seviniyor ki?" demekte. İşte sana batıl, işte sana çürümüş sebep!" (Mevlâna, 1990: I/225-226). Gölge avcısından ne farkımız kaldı!.. Son söz: bütün boyutları ile ava gidenin avlanacağını unutmamak gerekir. Not: Suriye işgal listesindeki diğer ülkelere benzemeyecek. Rusya'nın ve Çin'in, Suriye'nin yanında olması akışın yönünü değiştirdi. Artık kata çizme dönemi kapandı.
 
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.