logo
24 HAZİRAN 2026

Avrupa'daki Türklere kurulan Diyalog tuzağı

Küresel bir proje olan ve "Medeniyetler İttifakı, Kültürlerarası Diyalog" gibi isimlerle de adlandırılan Dinlerarası Diyalog, Avrupa'daki tüm Müslümanları da, 5 milyonu aşan Türkleri de etki alanına aldı.

12.10.2016 00:00:00
Dr. Abdullah Terzi                   
Küresel bir proje olan ve "Medeniyetler İttifakı, Kültürlerarası Diyalog" gibi isimlerle de adlandırılan Dinlerarası Diyalog, Avrupa'daki tüm Müslümanları da, 5 milyonu aşan Türkleri de etki alanına aldı.
Bugüne kadar Avrupalıların yabancılara dönük "entegrasyon ve asimilasyon" politikalarına, bu denli etkin ve yaygın hizmet eden başka bir proje olmadı.
Hemen hemen her milletten toplulukları ve de Türkleri hedefe oturttular. Tespitlerimize göre;
1? Alman hükümetleri bu projelere destek verdi. (Prof. Dr. Udo Steinbach, Hamburg Şarkiyat Enstitüsü).
2? T.C. Hükümetleri bir döneme kadar, din ataşelerine "Aman Dinlerarası Diyaloğa dikkat" derken, AKP döneminde hükümet desteği açık ve net hale geldi. Özellikle FETÖ'cü ataşelerle?
3? Her cemaati ve derneği, bu projede kullandılar.
4? Milli Görüş, Diyanet (Türk İslam Birlikleri), İslâm Kültür Merkezleri (Süleymancılar), Adıyaman grubu ve diğer Nakşi gruplar, Nurcular ve özellikle F. Gülen grubu.
5? Tek karşı çıkan, teklif ve davetleri reddeden Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosu olmuştur.
Benzerlerini ülkemizde de gördüğümüz Dinlerarası Diyalog faaliyetlerine belgeleri ile örnekler vererek kimlerin işin içinde olduğunu da aydınlatalım:
Milli Görüşün 
Dinlerarası Diyalog faaliyetleri
1? Milli Görüş'ün bu tür faaliyetleri çok eskiye dayanır. Erbakan'ın hızlı dönemlerinde, Milli Görüş camilerine papazların heyetler halinde geldiğine çok şahitler vardır. (Yusuf Toraman?1970'li yıllar).
2? Milli Görüş'ün Almanca tanıtım broşüründe, "Milli Görüş nedir?" sorusuna Haç, Hilâl ve Siyon Yıldızı resimleri ile tanımlama getirilmiştir. Bu üçleme Dinlerarası Diyaloğun beynelmilel sembolüdür. Hz. İbrahim'de buluşmaya davet vardır, Hz. Muhammed (s.a.v) devre dışı bırakılmıştır.
3? 2016 Ramazanında Manheim Fatih Camii'nde Milli Görüş Teşkilatı İsrail Konsolosunu iftarda ağırladı. (Tam da İsrail ile hükümetin anlaşmaya varması arefesinde).
4? İGMG (İslâm Toplumu Milli Görüş) sitesinde (26 Kasım 2009) Milli Görüşün Dinlerarası Diyaloğa bakışı başlığında, Merkez Camii'nde, 'tek bir tanrıya iman ediyor olmanın manası mucibince' çok sayıda Müslümanın ve Hıristiyanın katıldığı bir program tertip edildi. Sitede "tanrının birliği iki dinin de ortak paydasını oluşturuyor" deniyor. İmam ve rahip, Kur'an'dan ve İncil'den alıntılarla bu fikri anlatıyorlar.
5? 2004 yılında Milli Görüş camilerinde asılı bir afişte, 26?29 Mayıs 2004'te Hannover'de düzenlenen İslâm haftasına davet var: "Ayrılıkları kaldıralım" sloganıyla Hz. Peygamberin Ravzası ile Donn Kilisesi arasında köprü kurulmuş ve hak ile bâtıl eşitlenmiştir. 
6? İGMG (Milli Görüş'ün) Berlin ve Stutgart teşkilatlarınca 2007 yılı takozlu Hicret takvimlerinde Kelime?i Şehadet'ten Muhammed Resûlullah kısmı çıkartılmıştır. Dinlerarası Diyalog, Muhammed Mustafasız bir inanç oluşturma çabasıdır. 
7? İsrail'den getirilen barış (!) mumu Manheim'de bir hafta kilisede, bir hafta havrada ziyarete açılmış, sonra Manheim Fatih Camii'nde papaz, haham, imam tarafından aynı mum yakılarak ziyaret edilmiştir. 
8? İGMG, camilere astığı afişlerle ve TV reklamları ile Avrupa'daki Müslümanları "Alman vatandaşı olmaya" çağırmıştır. Berlin'de RTE, "600.000 Türk'e alman vatandaşı olun" diye seslenmişti. Asimilasyon adımları yıllardır beraber atılıyor.
9? Kuzey Hollanda Milli Görüş Federasyonu, 2003 yılında, Mirac Kandilini papazlarla İncil müzesinde kutlamıştır. Bir önceki yıl da Mevlid Kandilinin Musa ve Harun kilisesinde kutlandığı ifade edilmiştir.
10? Bu belgelerin tamamı, sağlığında N. Erbakan'a bir heyet tarafından sunulmuş, tevhidi ve akaidimizi temelden tahrip eden Milli Görüş'ün bu faaliyetleri hakkında "5?6 dil bilen gençlerin işi" denilerek geçiştirilmeye çalışılmıştır. (Muharrem Bayraktar, "Erbakan'ın çizgisi ne idi?", 12.02.2015, Yeni Mesaj).
11? Entegrasyon ve asimilasyon projelerinin önemli bir ayağı da Almanca din dersleridir. Bu ihaleyi Berlin'de Milli Görüş almıştır. Peki, ne oluyor derseniz:
? Berlin'de Kütahyalı imam anlatıyor: "Derste 'Mü'minler kardeştir ve Allah katında din İslâm'dır' ayetlerini tahtaya yazıp çocuklara anlatıyordum. Alman müfettiş derse girdi, beni azarladı, ayrımcılık yapıyorsun dedi ve derslerden atıldım."
? Türk çocuklara, "sevdiğin bir şeyi yesen de orucun olur" öğretisi veriliyor derslerde.
? Domuz, kasaplık hayvan olarak tanıtılıyor.
Diyanet Teşkilatı'nın Dinlerarası Diyalog faaliyetleri
2000 öncesi yıllarda, yurtdışında din ataşelerine "aman dinlerarası diyaloğa dikkat" diyen anlayış, AKP ve FETÖ ile değişmiş, doludizgin Diyalog faaliyetleri başlatılmıştır. Örnekler:
1? Manheim Yavuz Selim Camii (diğer minareli camiler gibi) Diyalog merkezi oldu. Papaz heyetleri camiye, cami hocaları ise cemaatle kiliseye gitti. Kilise sıralarında oturmuş hacı amcaların fotoğrafları, cami duvarında panolara asıldı.
2? Diyalog tanıtım CD'si hazırlandı. Papazın duasına minberin kenarında oturan cemaat "amin" dedi. İmam ezan okudu. "Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah" kısmını okumadı.
3? Minareli camiler Diyalog merkezidir. Roterdam'daki minareli Diyanet camiinde, Ramazan Bayramı günü, cemaat dolu iken, papaz minbere geçmiş ve konuşma yapmak istemiştir. (Hacı Adem'in canlı tanıklığı ile).
4) Berlin Şehitlik Camii'nde (minareli Diyanet camii), Diyalog Evi inşa edilmiş, gayrimüslimlerle ortak programlar icra edilmektedir.
2009 Noel programı Şehitlik Camii (DİTİB) katılımıyla, Hıristiyan dini ayini ve Kur'an meali ve selamlamalarla yapıldı. 
5? 2016 Ramazan ayı Kadir Gecesinde, Manheim Y. Selim (DİTİB) Camii'nde (minareli), papazlarla imamlar müşterek barış Duası programı yaptılar. 
6? Hanover'de 2004 yılında, Diyanet camiinde papaz vaaz kürsüsünde vaaz veriyor. (Türkiye Gazetesi?Avrupa Baskısı).
7? Dinlerarası Diyalog öyle prim yapıyordu ki, Hollanda'da bir Diyanet imamı, Ankara DİB'na yazdığı mektupta, görev yerinin değiştirilmemesini talep ederken, kiliseye gidip papazlarla Diyalog yaptığını bir üstünlük olarak anlatıyordu. 
8? İlginç bir durum da, yıllarca birbirine karşı ve mesafeli duran Milli Görüş ve Diyanet'in, AKP döneminde müşterek Dinlerarası Diyalog faaliyetlerini yapmasıdır. 14 Haziran 2015'te, Rot kasabasında, Waldorf Diyanet Camii, Waldorf Milli Görüş Camii, Kilise Çocuk Yuvası, Kızılhaç Sanletleon Rot Şubesi Evangelik Kiliseleri müştereken "öğlen ibadeti" yapmışlardır. Bu afiş, Manheim Diyanet Camii'nde ilan panosunda duyurulmuştur. Benzeri Papa'nın gelişinde Sultanahmet Camii'nde ortak ibadet?dua (Huzur Duruşu) olarak yapılmıştı.
9? DİB, "Diyalog Masası" oluşturmuş, Başkanlık düzeyinde Diyalog çalışmalarına katılmıştır. (M. Nuri Yılmaz, Ali Bardakoğlu, Mehmet Görmez).
FETÖ ve Dinlerarası Diyalog faaliyetleri
Vatikan'dan Diyalog misyonunu Papa'nın elini öperek alanların faaliyetlerine gelince?
1? FETÖ'cülerin fetvası: "Seni Alman komşun çağırıp yemekte domuz eti ikram ederse, yiyebilirsin. Çünkü komşuluk çok daha önemlidir." (Ercan?İngostad).
2? Zaman Gazetesinin Ramazan iftarına Manheim'da katılan Çaykaralı Mehmet Bey anlatıyor: "Diyalogcu hoca, '30?40 yıldır burada beraber yaşadığımız Almanlar, İtalyanlar, Fransızlar, Yunanlılar kardeşimizdir. Kızlarınızı onlarla evlendirebilirsiniz' deyince yemeği terk ettik." (Urfa'da da benzer tören yapılmıştı).
3? FETÖ Avrupa'daki faaliyetlerini cami ve mescit açmak yerine okul, kurs, etüd merkezi, okul derslerine yardım adı altında yaptı. Ailelere, iş adamlarına kolayca ulaştı.
İlginçtir ki, yabancılara okul açtırmayan Alman makamları, Berlin başta olmak üzere sadece onlara okul ve kurs ruhsatları verdi. Bazı kilise mensuplarının itirazına ise "susun, bunlar bizimle çalışıyor" dediler. Nasıl memnun olmasınlar ki, asimilasyonun kalbî, itikadi ve kültürel işgalini onlarla sağladılar.
Bu grubun özel imtiyazı vardı. Hatta pasaportlarına özel işaretler konduğu ve vizesiz Almanya'ya girip çıktıkları da biliniyor. 15 Temmuz sonrası, Stutgart vb. merkezlerdeki paralelci işadamlarına da Alman hükümetinin sahip çıktığı da medyada yer aldı.
4? Haham eli öpen Diyalogcu hacı? Almanya'dan hacca giden ve Arafat dönüşü Atatürk Hava Limanı'nda karşıdan iki hahamdan yaşlısının elini koşarak gidip öpen hacı (!), oradaki hacıların tepkisi üzerine, "O da İbrahimi'dir ve saygıya layıktır" dedi.
5? Yıllarca, Avrupa'daki Türk öğrencileri ve gençleri Türkiye seyahati diyerek, papaz ve hahamlarla, kilise ve havralarla buluşturdular. Çağlayan Dergisi bunun çok acılı bir haberini yaptı: "Tabuları yıkan seyahat"ten amaçları neydi:
? Papaza salih insan denmesi.
? Kilisenin duvarları Türk gencini ruhen etkilemiş.
? Hıristiyan talebelerle cennette bulaşmak üzere hediyeleşip ayrılmak.
? Yılda bir buluşup bir hafta ortak ibadet ve dua yapılması.
Süleymancılar da Diyalog'dan 
nasibini aldı
İslâm Kültür Merkezleri Birliği (Köln merkezli, çok sayıda şubesi var) tanıtıcı broşüründe aynen şöyle diyor: "Dinlerarası Diyaloğu merkezi ve mahalli sahada devam ettirmek birliğimizin temel hedeflerinden bir tanesidir? Huzur ve barış dolu bir dünya için, özellikle ilahi dinlerin diyaloğu elzem olduğu artık bilinen bir gerçektir? İKMB şubeleri hem ibadethane, hem de sosyal entegrasyon merkezi fonksiyonu taşıyan bir mahaldir."
Würzburg'taki camilerinin duvardaki panosuna Kur'an'ın yanına İncil'i de astılar. İtiraz eden cemaatten kişilere imam, "Alman makamlarından kontrole geldiklerini ve kıble tarafına asmadıkları için mahsur olmadığını" ifade etti.
? Adıyaman grubu olarak bilinen Nakşilerin camileri de Diyaloğun hem savunucusu hem de uygulayıcısı oldu. (İngostad, Uım).
? Cami?kilise diyaloğu, sadece papaz?imam arasında geçmiyor. İmam cemaate, "pastalar?börekler yapın kiliseden cemaat gelecek" diyor; kiliseye giderken de cemaatle beraber gidiyor. Ortak dua da ardından geliyor.
? FETÖ öncesi de, Said?i Nursi hareketinin, özellikle kitapları Alman matbaalarında kuşe kağıtlara basılarak dağıtıldığı bilinmektedir.
? Konrad Adenauer Stiftung (Alman Vakfı): Türk ve Alman yetkililerle, Diyanet ve ilahiyat çevrelerinde etkin Diyalog yapmaktadırlar.

Diyaloğa bulaşmamış tek lider ve kadro
Bu projeyi yürütenlerin ve onlara destek verenlerin vay haline?
Müslümanları din ile kandırarak "İslâm rıhtımından alıp, haçlı rıhtımına" taşıyorlar. Sayın Başbakan, Berlin'de "Alman vatandaşı olun" diye 600.000 Müslüman Türk'e seslenirken, kitlesel olarak bu dönüşümü ve değişimi hızlandırıyordu?
Alman makamları ise, İçişleri eski Bakanları Otto Şili'nin ifadesi ile "En iyi entegrasyon, asimilasyondur" prensibine sımsıkı bağlıdır. Açıktan ve gizliden Diyalogcular destekleniyor, önleri açılıyor, özel eğitim kurumları açmaları ?sadece onlara? sağlanıyor?
Öyle ki, 40?50 yılda Almanların devlet olarak uğraşıp da yapamadıklarını, Onlar 14 yılda AKP hükümetinin ortak programıyla yaptılar:
? Papazlar salih ilan edildi. Dualarına amin denildi.
? Kiliseler makbul ibadethane, gayrimüslimler cennetlik kabul edildi.
? Papaz, camiye gelip "ayin yapabilir" dedi ve vaiz kürsüsüne ve minbere çıkıp konuşabilir oldu.
? Müslüman kızlar, Hıristiyan erkeklerle evlenir oldu.
? Ortak dualara amin denilir oldu.
? Mirac Kandili kilisede kutlanır oldu.
Yani hem Hristiyan, hem Müslüman? Veya ha Hristiyan, ha Müslüman fark etmez, noktasına gelindi.
Sebep olanları, destek verenleri Yüce Allah'ın adaletine havale ediyoruz?
Dinlerarası Diyalog faaliyetlerinden vazgeçmedikten sonra FETÖ'ye hizmet sürüyor demektir.
Diyalog fitnesine bulaşmayan ve karşı duran, mücadele eden tek lider ve önder Prof. Dr. Haydar Baş Bey ve kadrosudur.
Bu noktada hükümetin, meşreplerin, cemaat ve grupların, ilahiyatçıların, siyasilerin, Diyanet Teşkilatı müntesiplerinin ve milletin sorumluluğu büyüktür.
Sayın Baş; 
? 1998 yılında Papa ziyareti öncesi F. Gülen'i, yazdığı mektupla açıkça uyardı.
? Partisini kurma aşamasında Sayın Erdoğan'ı ikaz etti.
? Gönderdiği heyetlerle dokümanlar eşliğinde tüm siyasileri, kanaat önderlerini, Diyanet ve ilahiyat camiasını uyardı.
? Kamuoyunu ve milleti, TV programları, sempozyum ve panellerle, her haftasonu 250 yerde icra edilen panellerle ikaz etti.
?  Ve sonunda "Millet kendini düzeltmelidir" diye ikazlarını sürdürdü. (Yeni Mesaj, 11.12.2013, Prof. Dr. Haydar Baş).
Son olarak şu Nebevi uyarılarla bitirelim:
Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor: "Şu bir gerçek ki, ümmetim adına korktuğum en önemli şey, dalalete sapmış ve saptıran yöneticiler ve önderlerdir."
"Ümmetimden bazı gruplar (Hak din olan İslâm'dan sapacak) müşriklere ve ehl?i kitaba iltihak edeceklerdir, onların dinine dahil olacaklardır. Ve fakat kendilerini Müslüman zannedeceklerdir." (Ebu Davud, Sünen, Fiten 1; İbn Mace, Sünen, Fiten 9).
Abdullah bin Ömer'e, en büyük fitneden sorulunca, "Bilmiyor musun, bu fitne, Müslümanların İslâm'ı ve Hz. Muhammed'i terk ederek müşriklerin; Hıristiyanların ve Yahudilerin dinlerine girmeleridir" dedi (Buhari, Kitabûl?Fiten, 92/7094).
(Bu metin, Dr. Abdullah Terzi'nin 9 Ekim'de gerçekleşen Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler Sempozyumu'ndaki sunumudur).

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.