Çin ordusunun Tayvan çevresinde başlattığı ve gerçek mühimmat kullanılan geniş çaplı askeri tatbikatlar, uluslararası kamuoyunda ciddi bir endişe yaratmış durumda. Hava, deniz ve füze birliklerinin aynı anda sahaya sürülmesi, bu tatbikatların rutin bir güç gösterisinden öte, olası bir abluka ya da askeri müdahale senaryosunun denemesi olarak algılanmasına yol açıyor. Pekin yönetimi ise bu faaliyetleri "dış müdahaleye karşı bir uyarı" olarak tanımlıyor.
Bu gelişmeler yalnızca Çin ile Tayvan arasındaki bir gerilim olarak görülmemeli. Çünkü Tayvan meselesi, küresel güç dengelerini, uluslararası hukuku ve dünya ekonomisini doğrudan etkileyen bir konu. Bu noktada Avrupa Birliği'nin sergilediği temkinli ve sınırlı tepki ise ayrı bir tartışma başlığı haline geliyor.
Tayvan meselesi Avrupa'yı neden ilgilendiriyor?
Avrupa için Tayvan'ın önemi sadece diplomatik ilkelerle sınırlı değil. Tayvan, dünyanın en gelişmiş yarı iletken çiplerinin yaklaşık yüzde 90'ını üretiyor. Bu çipler; otomobillerden savunma sanayisine, akıllı telefonlardan tıbbi cihazlara kadar sayısız alanda kullanılıyor. Kısacası Tayvan'daki bir kriz, Avrupa'daki fabrikaların durması, fiyatların artması ve teknolojik gerileme anlamına gelebilir.
Çin'in Tayvan üzerindeki kontrolü ele geçirmesi ya da adayı uzun süreli bir abluka altına alması, bu stratejik üretimin Pekin'in siyasi ve ekonomik baskı aracı haline gelmesi riskini doğurur. Avrupa sanayisi, halihazırda enerji krizi, tedarik zinciri sorunları ve ticaret gerilimleri nedeniyle kırılgan bir yapıdadır. Bu nedenle Tayvan'daki istikrarsızlık, Avrupa için uzak bir tehdit değil, doğrudan hissedilecek bir risk anlamına gelir.
Avrupa Birliği neden sessiz?
AB yetkilileri, Tayvan Boğazı'ndaki statükonun korunması gerektiğini vurguluyor ve tek taraflı güç kullanımına karşı olduklarını belirtiyor. Ancak bu açıklamalar genellikle diplomatik ifadelerle sınırlı kalıyor. Somut ve güçlü adımlar konusunda Brüksel oldukça temkinli davranıyor.
Bu sessizliğin birkaç temel nedeni var. İlk olarak, Avrupa ülkeleri Çin ile derin ekonomik ilişkilere sahip. Çin, birçok AB üyesi için önemli bir ticaret ortağı. Sert bir tutum, ihracat kayıpları ve ekonomik misillemeler anlamına gelebilir.
İkinci olarak, Avrupa'nın askeri kapasitesi ve stratejik öncelikleri sınırlı. Ukrayna savaşı, AB'nin savunma kaynaklarını ve siyasi enerjisini büyük ölçüde tüketmiş durumda. Kamuoyunda da Asya-Pasifik'te yaşanabilecek bir çatışmaya doğrudan dahil olma isteği oldukça zayıf.
AB içindeki görüş ayrılıkları
Avrupa Birliği çoğu zaman tek sesli bir aktör gibi algılansa da Tayvan meselesinde ciddi iç ayrışmalar mevcut.
Fransa, stratejik özerklik vurgusu yaparak ABD'ye aşırı bağımlılıktan kaçınmayı savunuyor.
Almanya, ekonomik çıkarlarını koruma kaygısıyla daha temkinli bir çizgi izliyor.
Doğu Avrupa ülkeleri ise Rusya tehdidi nedeniyle güvenlik önceliklerini kendi coğrafyalarına odaklamış durumda.
Bu farklı yaklaşımlar, AB'nin ortak ve net bir politika geliştirmesini zorlaştırıyor. Sonuç olarak ortaya, ilkeleri savunan ama risk almaktan kaçınan bir Avrupa tablosu çıkıyor.
Caydırıcılık sorunu ve sessizliğin bedeli
Avrupa'nın sessiz kalmasının da rasyonel gerekçeleri var. Açık bir cepheleşme, Avrupa'yı askeri olarak hazırlıksız olduğu bir kriz ortamına sürükleyebilir. Ayrıca Çin ile yaşanacak büyük bir gerilim, küresel ekonomik dengeleri daha da sarsabilir.
Bu noktada temel soru şu:
Avrupa, kısa vadeli ekonomik çıkarlarını mı yoksa uzun vadeli stratejik istikrarı mı önceleyecek?
ABD faktörü ve Avrupa'nın ikilemi
ABD'nin Tayvan'a yönelik büyük çaplı silah satışları, Çin'in askeri tatbikatlarını hızlandıran önemli bir unsur olarak görülüyor. Washington, Tayvan'ın savunmasını açıkça desteklerken Avrupa daha geri planda kalıyor. Bu durum, AB'nin küresel krizlerde "ikincil aktör" konumuna itildiği eleştirilerini de beraberinde getiriyor.
Bazı uzmanlara göre Avrupa'nın, Tayvan'a doğrudan askeri destek vermesi şart değil. Ancak savunma sanayii iş birlikleri, ekonomik güvenlik önlemleri ve diplomatik baskı mekanizmaları gibi alanlarda daha görünür bir rol üstlenmesi mümkün.
Sonuç: Avrupa için kaçınılmaz bir sınav
Çin-Tayvan gerilimi, Avrupa Birliği için bir tercih değil, bir sınav niteliği taşıyor. Bu sınavda tamamen sessiz kalmak da kontrolsüz bir şekilde sertleşmek de riskli. Ancak hiçbir şey yapmamak, uzun vadede en pahalı seçenek olabilir.
Avrupa, Tayvan meselesini yalnızca uzak bir bölgesel kriz olarak görmeyi sürdürürse, küresel güç dengelerinde söz sahibi olma iddiasını da zayıflatmış olur. Daha net, tutarlı ve uzun vadeli bir strateji geliştirilmediği sürece AB hem ekonomik hem de siyasi sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağı kararların dışında kalmaya devam edecektir.
Tayvan krizi, aslında Avrupa'ya şu soruyu soruyor:
Küresel bir aktör mü olmak istiyor, yoksa gelişmeleri uzaktan izleyen bir ekonomik birlik olarak mı kalacak?
Cem Bürüç / diğer yazıları
- Yuan dünya parası olabilir mi? Parayla kurulan güç düzenine Çin'in itirazı / 03.02.2026
- Çin, İran ve sessiz diplomasi: Türkiye açısından çıkış yolu / 31.01.2026
- Ortadoğu'da yeni saflaşma: Siyasi ve ekonomik denge arayışı / 30.01.2026
- İngiltere, Çin ve değişmeyen denge arayışı / 29.01.2026
- Ukrayna'da barış arayışı tıkandı mı? Gözler Balkan deneyimine çevriliyor / 28.01.2026
- Dağlara yönelen penguen, Davos ve gökyüzüne dokunma iddiası / 27.01.2026
- Altın yer değiştirirse sadece kasalar değil, dengeler de değişir / 26.01.2026
- Putin'in gözünden dünya: Kuzey neden ısınıyor? / 24.01.2026
- Grönland dosyası: Buzların altındaki pazarlık, ABD üsleri ve Türkiye'nin sessiz takibi / 23.01.2026
- Büyük güçlerin gölgesinde Suriye: Çıkar, güç ve insan / 22.01.2026
- Çin, İran ve sessiz diplomasi: Türkiye açısından çıkış yolu / 31.01.2026
- Ortadoğu'da yeni saflaşma: Siyasi ve ekonomik denge arayışı / 30.01.2026
- İngiltere, Çin ve değişmeyen denge arayışı / 29.01.2026
- Ukrayna'da barış arayışı tıkandı mı? Gözler Balkan deneyimine çevriliyor / 28.01.2026
- Dağlara yönelen penguen, Davos ve gökyüzüne dokunma iddiası / 27.01.2026
- Altın yer değiştirirse sadece kasalar değil, dengeler de değişir / 26.01.2026
- Putin'in gözünden dünya: Kuzey neden ısınıyor? / 24.01.2026
- Grönland dosyası: Buzların altındaki pazarlık, ABD üsleri ve Türkiye'nin sessiz takibi / 23.01.2026
- Büyük güçlerin gölgesinde Suriye: Çıkar, güç ve insan / 22.01.2026






















































