logo
06 NİSAN 2026

Azerbaycan, İran'a insani yardım gönderdi

Azerbaycan, İran'a gıda ve ilaç malzemelerinden oluşan insani yardım gönderdi

10.03.2026 11:38:00
İhlas Haber Ajansı
Azerbaycan, İran'a insani yardım gönderdi
Azerbaycan, İran'a insani yardım gönderdi
Azerbaycan, İran'a gıda ve ilaç malzemelerinden oluşan insani yardım gönderdi.

Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakanlığı (FHN) tarafından yapılan açıklamaya göre Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in talimatı doğrultusunda İran'a insani yardım gönderildi.

Bakanlığa ait araçlarca gönderilen yardım kapsamında 10 ton un, 6 ton pirinç, 2.4 ton şeker, 4 tondan fazla içme suyu, 600 kilograma yakın çay ile yaklaşık 2 ton ilaç ve tıbbi malzeme İran'a sevk edildi.

Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi

Şarkıcı Gülben Ergen, Zeytinburnu Sahili'nde anne ve kızın cesedinin bulunmasıyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan başlatılan soruşturma çerçevesinde savcılıkta ifade verdi. İfade sonrası açıklama yapan Ergen, "Çocuklar üzerine hassas bir kadınım. Bu hassasiyetim son bulmayacak. İçeride ifade verirken üzülmedim ve kırılmadım. Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim ama unutmayalım ki bir anne ve kız hayatta değiller şu anda" dedi

06.04.2026 15:15:00 / Güncelleme: 06.04.2026 15:19:53
İHA
Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi
Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi
Zeytinburnu Kazlıçeşme Sahilinde, 2 Mart tarihinde balık tutmaya gelen vatandaşlar tarafından cansız bedenleri bulunan F.Ç (30) ve kızı İ.Ş. (8) olayına ilişkin şarkıcı Gülben Ergen hakkında, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan soruşturma başlatıldı.

Ergen, Bakırköy Adalet Sarayına gelerek, 'şüpheli' sıfatıyla Basın Suçları Soruşturma Bürosunda ifade verdi. Yaklaşık 1 saat süren ifadesinin ardından Ergen, işlemlerinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

"Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim"

Adliye önünde yaptığı açıklamasında annenin çağrısı üzerine paylaşımda bulunduğunu belirten Ergen, "Sosyal medyada bir paylaşımda bulundum. Bir annenin çağrısı üzerine. O anne, 'Gülben Hanım'a buradan çağrımdır, gelsin ne durumda olduğumuzu, çocuğumuzu yerinde görsün' dedi. Ramazan ayında anneyi evinde ziyaret ettim. Arkadaşlar anne ve kızı şu anda hayatta değiller. Can güvenliğimden korkuyorum diyen anne, kız şu anda hayatta değil. Ben bununla ilgili ifade veriyorum. Çok üzgünüm, kırgınım ama savcı bey, avukatımın da söylediği gibi son derece nezaketle, anlayışlı bir şekilde, ziyaretimi, ne zaman gittiğimi, ne konuştuğumu, ne gördüğümü sordu. Ben de ne yaşadığımı ve ne gördüğümü savcı beye dikkatle ve özenle anlattım. Kırgın ve üzgünüm. Ben Rojin Kabaiş için de adalet bekliyorum. Çocuklar, kadınlar ve kızlarla ilgili duyarlılığım devam edecek. Ben bu ülkenin sanatçısıyım, bu ülkenin vatandaşıyım, bu ülkede bir derneğin kurucusu ve başkanıyım. Çocuklar üzerine hassas bir kadınım. Bu hassasiyetim son bulmayacak. İçeride ifade verirken üzülmedim ve kırılmadım. Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim ama unutmayalım ki bir anne ve kız hayatta değiller şu anda" şeklinde konuştu.

Ergen, açıklamalarının ardından, adliyeden ayrıldı. Öte yandan anne ve kızın ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma devam ediyor.

Antalya'daki teleferik kazasında ek bilirkişi raporu hazır

Antalya'da 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin 12 tutuksuz sanığın yargılandığı davada, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nce hazırlanan ek bilirkişi raporu dosyaya girdi. Raporda 5 sanığın birinci derecede, 1 sanığın ikinci derecede sorumlu olduğu belirtilirken, 4 sanık yönünden kusur bulunmadığı kanaatine yer verildi. Raporda, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz bakımından ise kaza tarihinde resmi görevi bulunmadığı, kaza öncesi süreçteki sorumluluğunun mahkemece değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi

06.04.2026 14:02:00 / Güncelleme: 06.04.2026 14:05:28
İHA
Antalya'daki teleferik kazasında ek bilirkişi raporu hazır
Antalya'daki teleferik kazasında ek bilirkişi raporu hazır
Konyaaltı ilçesinde 1 kişinin yaşamını yitirdiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin, aralarında dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün de bulunduğu 12 sanığın yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Altıncı duruşmada tutuksuz sanıklar Ahmet Buğra S., Serkan Y. ve Okan E. ile taraf avukatları hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan ve duruşmaya katılma şartı bulunmayan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ise duruşmaya katılmadı.
Mahkemede, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nce hazırlanan ek bilirkişi raporu dosyaya sunuldu. Tutuksuz yargılanan sanıklar, daha önce hazırlanan rapor ile yeni rapor arasında çelişki bulunduğunu öne sürerek, aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini dile getirdi.

Ek raporda sorumluluk değerlendirmesi yer aldı

Dosyaya giren ek bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; olay İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında "iş kazası" olarak değil, "kaza" olarak değerlendirildi. Raporda, meydana gelen olayda çalışanın yaralanmadığı ve ölmediği için olayın iş kazası kapsamında değerlendirilmediği kaydedildi.

Raporda, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün 15 Aralık 2023 ile 10 Ocak 2024 tarihleri arasında 156 kalemden oluşan yapılacak işler listesini hazırlayıp bildirdiği, ancak listenin kullanım kılavuzu ve ilgili standartlar gözetilerek değerlendirilmesini sağlamadığı ya da sağlatmadığı yer aldı. Aynı raporda, kaza tarihinden 4 ay 15 gün önce ayrıldığı, ayrıca kaza günü itibarıyla herhangi bir resmi görevinin bulunmadığı, bu nedenle kaza tarihinden önce şirketin mali, teknik ve idari organizasyonunun belirlenmesi ve yönetilmesine yönelik etkisinin mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.



5 sanık için birinci derece sorumluluk tespiti

Ek bilirkişi raporunda, Edip Kemal B.'nin asıl işveren(idare) olarak şirketin mali, teknik ve idari organizasyonunu belirlemesi ve yönetmesi nedeniyle 2. dereceden sorumlu olduğu değerlendirmesi yapıldı. Raporda Ahmet Buğra S., Okan E., Serdar T., Özgür E. ve Serkan Y.'nin ise olayda birinci dereceden sorumlu olduğu kanaatine yer verildi. Bu değerlendirmede, şirketin teknik ve idari organizasyonunun belirlenmesi ve yönetilmesine ilişkin sorumlulukların dikkate alındığı kaydedildi.

4 sanık yönünden kusur bulunmadı

Ek raporda Suphi K. ile Kazım K. hakkında, meydana gelen kazaya ilişkin doğrudan hata yaptıklarına dair bilgi ya da belge bulunmadığı, bu nedenle kusurlarının olmadığı belirtilirken, Hüseyin A. ile Aziz A. bakımından da görev tanımları itibarıyla kazaya neden olacak bir görevde bulunmadıkları gerekçesiyle kusur bulunmadığı kanaatine varıldı.

Savcı mütalaasını bir sonraki celsede sunacak

Cumhuriyet savcısının, raporun taraflara tebliğ edilmesinin ardından bir sonraki celsede esas hakkındaki mütalaasını sunmasının beklendiği belirtilirken, duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

Olayın geçmişi

Sarısu mevkiindeki teleferik tesisinde 12 Nisan 2024'te meydana gelen kazada, parçalanan kabinden düşen bir kişi hayatını kaybetmiş, aynı kabinde bulunan 2'si çocuk 7 kişi yaralanmıştı. Sistem durduğu için havada asılı kalan 24 kabindeki 174 kişi ise yaklaşık 22,5 saat süren operasyonla tahliye edilmişti. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, aralarında dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün de bulunduğu 12 sanığın, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" ile "trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma" suçlarından 27 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaları talep edilmişti.

Bolu Belediyesi'nde yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı

Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 kişi çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı

06.04.2026 02:10:00 / Güncelleme: 06.04.2026 06:12:16
İHA
Bolu Belediyesi'nde yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı
Bolu Belediyesi'nde yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı
Geçtiğimiz ay yürütülen 'icbar suretiyle irtikap' soruşturması kapsamında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Dün sabahın ilk ışıklarıyla birlikte jandarma ekipleri tarafından belediye binasına geniş çaplı başlatılan arama çalışmaları devam ediyor. Jandarma, kurumdaki tüm bilgisayarları ve dijital materyalleri inceleme altına alırken 3 kişi gözaltına alındı.



Olaya ilişkin CHP'li meclis üyesi Cihan Tutal, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan ve BOLSEV Vakfı Üyesi Ali Sarıyıldız gözaltına alındı. Soruşturmaya ilişkin daha önce de Naim Ayhan ve Ali Sarıyıldız gözaltına alınmış ve ifadeleri sonrası serbest bırakılmıştı. Jandarma ekipleri belediye binasında yaklaşık 5 saat süren çalışmalarını tamamladı. Ekipler tarafından önemli evrak ve bilgisayarlar torbalarla Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na götürüldü.



3 isim de serbest bırakıldı



İl Jandarma Komutanlığı'nda gözaltı işlemleri tamamlanan CHP'li meclis üyesi Cihan Tutal, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan ve BOLSEV Vakfı Üyesi Ali Sarıyıldız öğle saatlerinde Bolu Adliyesi'ne sevk edildi.



Savcılıkta ifade işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edilen 3 kişi, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?

DMM'den ABD'nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma

05.04.2026 01:07:00
İhlas Haber Ajansı
ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?
ABD'nin F-15'i Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle mi vuruldu?
Bazı sosyal medya hesaplarında ve dezenformasyon odaklı mecralarda, Türkiye'nin İran'a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği ve düşürüldüğü iddia edilen ABD F-15 uçağının bu Türk sistemleriyle vurulduğu öne sürülmüştü.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD'nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı.



DMM'nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, 'Türkiye'nin İran'a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD'ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu' yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır.

Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye'nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi.

Türkiye'nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır.

Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde 5 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili özel halk otobüsünün sahibi gözaltına alındı

04.04.2026 18:04:00
İHA
Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı
Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı
Kahramankazan ilçesinde özel halk otobüsünün kaza yapması sonucu 5 kişi hayatını kaybetmiş, 14 kişi de yaralanmıştı. Olayla ilgili 3 savcı görevlendirilirken, yürütülen soruşturma kapsamında özel halk otobüsünün sahibi İ.Ç. gözaltına alındı.

Özel halk otobüsü şoförünün işe alınırken gerekli yeterlilik belgelerini Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne göndermediği ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden işe başlaması konusunda uygunluk raporunun alınması gerekirken, araç sahibi İ.Ç'nin bu belgeleri temin ederek belediye ekiplerine sunmadığı, araç sahibi İ.Ç.'nin bu nedenle gözaltına alındığı açıklandı.

Sosyal medyadaki sahte hesaplar kapatılacak

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya düzenlemesine ilişkin, "Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz. Sosyal medyaya artık gerçek bilgiler ve kişisel kimlikle girilecek. Sahte hesapların kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Bu düzenlemenin kısa sürede yasalaşması hedefleniyor. Bu sayede herkes sosyal medyaya gerçek kimliğini girmiş olacak" dedi

03.04.2026 15:51:00
AA
Sosyal medyadaki sahte hesaplar kapatılacak
Sosyal medyadaki sahte hesaplar kapatılacak
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Diyarbakır'daki temasları kapsamında Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen TÜGVA İhtisas Akademi Lansman Programı'na katıldı.

Programda, Bakan Gürlek ve TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, gazeteci Türker Akıncı'nın sorularını yanıtladı.

Akıncı'nın sosyal medya düzenlemesinin içeriğine ilişkin sorusu üzerine Gürlek, Adalet Bakanlığı tarafından sosyal medya düzenlemesi ön çalışmaları kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Siber Güvenlik Başkanlığı ile görüşmelerin yapıldığını belirterek, ilgili erişim sağlayıcılarıyla BTK tarafından görüşmelerin yürütüleceğini söyledi.

Gürlek, "Sosyal medyada öyle bir dünya anlatılıyor ki; oradaki hayatların hepsi yalan hayatlar. Orada yayınlanan diziler, filmler, YouTuber'lar, orada şaşaalı hayatlar... Öyle bir hayat yok. Bunlara gençlerin özenmemesini istiyorum. Gerçek dünyada böyle bir şey yok. Bizim memleketimiz her anlamda gelişmiş. Eğitim anlamında da çok gelişmiş. Artık Türkiye bir oyun kurucu modeline döndü. Yerli savunmamızı yapıyoruz, yerli silah üretiyoruz. Mühendislerimiz çok gelişti. Bilim adamlarımız gelişti. Sosyal hayattaki yalana kapılmamalarını özellikle gençlerimize tavsiye ederim. Orada bir yalan var, orada bir gerçeklik yok. Orada bir özenti var ama gerçek anlamda böyle bir hayat yok. Ülkemizin gerçeklerinden, geleneklerinden kopmayalım" diye konuştu.

Dünyada yaşanan gelişmelere ve savaşlara değinen Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Batı'yı gördük. Batı her zaman ikiyüzlü. Yanı başında Ukrayna-Rusya savaşı var, müdahale etmiyorlar. Sadece 'bize bir şey olmasın' diye kendi güvenliklerini düşünüyorlar. Memleket, millet, tarih olarak her zaman mazlumun yanında durduk. Bakın Cumhurbaşkanımız her zaman her ortamda Gazze'nin yanında durduğunu dile getiriyor. Yani dünya liderlerinden bunu dile getiren kaç kişi var?"

⁠"Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz"

Sosyal medyada sahte hesapların da açıldığına işaret eden Gürlek, itibar suikastlarının yapıldığını belirtti.

Gürlek, şunları kaydetti:

"Sosyal medyada bir kişi hesap açıyorsa, bir suç işliyorsa bunun mutlaka bir karşılığının olması lazım. Biz bunu istiyoruz. Sosyal medyanın da bir hukuku, bir kuralı olmasını istiyoruz. Yani bir kişi bir hesap açıyorsa bunun sorumluluğuna katlanacak. Şimdi sahte hesap açıyorlar, olayları farklı anlatıyorlar. Sosyal medyada yargılamalar yapılıyor, kararlar veriliyor, hükümler veriliyor. Gerçekte öyle değil. Sosyal medyada bir kişi hakaret ediyorsa ya da bir itibar suikastı yapıyorsa bunun sonuçlarına katlanması lazım. İnşallah 12. Yargı Paketi'nde bunu ete kemiğe büründüreceğiz. Yani bir kişi sosyal medyaya giriyorsa, kimliği belli olacak. Orada yazdıklarından da ettiği hakaretten de itibar suikastından da sorumlu olacak. Kimseye itibar suikastı yapılmayacak, kimse itibarsızlaştırılmayacak. Burada çok kıymetli hakimlerimiz var. Gece gündüz fedakarca çalışıyor, gerekirse ailesinden ödün veriyor, dosya okuyor ama sosyal medyada öyle bir şey yapılıyor ki, dosyadan haberi yok. Adam hüküm vermiş, yargılama yapmış. 'Bu neden tutuklanmadı?' deniyor. Sosyal medya yasasına çok önem veriyorum. Sosyal medyaya artık gerçek bilgiler ve kişisel kimlikle girilecek. Bu sahte hesapların kapatılması için bir geçiş süreci olacak. Bu kurallara uymadıkları takdirde kapatacaklar. Takip ediyorsunuz, hazırlıyoruz paketi, Meclis'e sunuyoruz. Sayın milletvekillerimiz de bu konuya çok önem veriyor. Bunun kısa sürede yasalaşması hedefleniyor. Yasalaştıktan sonra da bir geçiş süreci olacak. Çünkü bunun altyapısının sağlanması gerekiyor. Bu düzenleme sayesinde herkes sosyal medyaya gerçek kimliğini girmiş olacak."

Çevre Şehircilik Müdürlüğü önünde bomba paniği

Bartın Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü binası önünde elinde çanta ile gelen ve "bomba var" diye bağıran kişi gözaltına alınırken, çanta ise fünye ile patlatıldı

03.04.2026 15:04:00 / Güncelleme: 03.04.2026 15:06:54
İhlas Haber Ajansı
Çevre Şehircilik Müdürlüğü önünde bomba paniği
Çevre Şehircilik Müdürlüğü önünde bomba paniği
Bartın Valiliği'ne 150 metre, Bartın Belediyesine 100 metre uzaklıkta bulunan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne gelen Halil K. isimli şahıs, bina girişinde elindeki çantayı göstererek, "Bomba var, patlatacağım burayı" diyerek bağırmaya başladı. Görenlerin ihbarı üzerine olay yerine giden ekipler, şahsı gözaltına alırken çantayı ise fünye ile patlattı. Çanta ilk iki patlamada açılmazken, üçüncü denemede açıldı.

Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü önünde geniş güvenlik tedbiri alınırken, bina boşaltıldı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mehmet Özdemir, polis ekipleri tarafından binadan tahliye edildi. Çevredeki vatandaşlar ise alana yaklaştırılmadı.

3 patlamada açılan çantada küçük çaplı yangın çıkarken, yangın söndürme tüpü ile alevler söndürüldü. Çantadan ise altın, tablet ve kağıtlar çıktığı öğrenildi.

Gözaltına alınan H.K.'nin Gaziahtep'te polis olduğu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nde çalışan kardeşine disiplin cezası verilmesi nedeniyle böyle bir eylemde bulunduğu belirlendi.



Adalar'da elektrikli araç krizi

UKOME kararıyla Adalar'da üç tekerlekli elektrikli araçların kaldırılması ve yerine L6-L7 sınıfı araçların zorunlu hale getirilmesi, maliyet ve geçiş süreci nedeniyle tartışmalara neden oldu

03.04.2026 12:51:00
İhlas Haber Ajansı
Adalar'da elektrikli araç krizi
Adalar'da elektrikli araç krizi
UKOME kararıyla Adalar'da üç tekerlekli elektrikli araçların kaldırılması ve yerine L6-L7 sınıfı araçların zorunlu hale getirilmesi, maliyet ve geçiş süreci nedeniyle tartışmalara neden oldu. Konu ile ilgili konuşan AK Parti Adalar İlçe Başkanı Uğur Sina Şen, "Burada bir anda bu kontrolsüz, eksik, bir şeyi kaldırırken yerine getireceğini planlamamaktan, getirilenlerin sayısının yetersiz olması, işlevlerini yerine getirememiş olması burada kendiliğinden bu boşluğun doldurulmasına sebebiyet verecek, ancak Adalar Belediyesi de bu boşluğun kendisine zarar vermemesi için göz ardı edeceği, daha sonrasında sorumluluk almadan kenarda seyredeceği bir burada korsan taşımacılığı ortaya çıkartan bir hal aldı" dedi.

İstanbul'da UKOME kararı doğrultusunda Adalar'da uzun süredir kullanılan üç tekerlekli elektrikli araçlar kaldırılarak, yerlerine L6 ve L7 sınıfı dört tekerlekli araçlara geçiş zorunlu hale getirildi. Kararın uygulanmaya başlamasıyla birlikte ada halkı ve esnaf, yeni araçların yüksek maliyeti ve geçiş sürecinin kısa tutulması nedeniyle mağduriyet yaşadıkları öne sürüldü. Daha önce aynı bölgede elektrikli araç kullanımının yaygınlaştırılması yönünde adımlar atan Adalar Belediyesi'nin, yeni düzenlemeyle birlikte mevcut sistemi tamamen kaldırması da tartışmaları beraberinde getirdi. Özellikle eski araçların kısa sürede devre dışı bırakılması, birçok kişinin ekonomik olarak hazırlıksız yakalandığı iddia edildi.

"Burada bir mağduriyet var ama bu mağduriyetleri oluşturan Adalar Belediyesi"
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan AK Parti Adalar İlçe Başkanı Uğur Sina Şen, şunları söyledi:
"Adalar'da, ada içindeki yük taşımacılığı, buradaki toplu taşımacılık, bireysel taşımacılık, engelli bireylerin bir noktadan bir noktaya gitmesi gibi pek çok başlık var aslında burada. Ancak bu mağduriyetlerin oluşturulması, bugünün konusu değil. Burada 2009 yılında belediyenin el değiştirmesiyle birlikte bu sorunlar aslında pek çok başlık adı altında sorun yumakları büyüye büyüye bugünlere kadar geldi. Bunlardan bir tanesi de yine 2009 yılında burada sağlık raporlu olan bireylere kişisel araç verilmesiyle ilgili o dönemin belediye başkanı ve ekibinin aldığı kararlarla o gün başladı. Bunlar da yaklaşık o dönemde 500-600 adedi bulan burada golf arabası türü, 4 kişilik, aslında sağlık raporuna ihtiyaç duyan insanlara veriliyormuş gibi gösterilse de bunların yazlıkçı olarak nitelediğimiz, sadece evinden hastaneye, evinden kendi ihtiyaçlarını karşılamak için bir noktalara değil, bunların plaj, restoran, gezmek, dolaşmak, hava almak gibi pek çok bireysel olarak araçlanma ihtiyaçlarını doğurdu. Burada bir mağduriyet var ama bu mağduriyetleri oluşturan Adalar Belediyesi. Bu Adalar Belediyesi'nin bugüne geldiğimiz noktada sürekli 'Bu bizim dışımızda, biz yapmadık, başkaları karar alıyor, bizim bunda dahlimiz yok, biz bunları yaparken haberimiz yok, bizim haricimizde kararlar alınıyor, engelleniyoruz, önümüz kesiliyor' gibi bahaneler üreterek vatandaşa yanlış bilgiler vererek sürekli bir yanlış algılarla vatandaşlarımızı yönlendiriyorlar."

"Durum korsan taşımacılığı ortaya çıkartan bir hal aldı"
Şen, ada içi ulaşımda yaşanan değişikliklerin mevcut talebi karşılayamadığını dile getirerek, "2019'da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde belediye yönetimi değiştikten sonra Adalar'da faytonların kaldırılması kararı alındı. Bu araçların kaldırılmasıyla birlikte ada içi ulaşımın gerçekleştirilebilmesi için de bir başka ulaşım modeline ihtiyaç duyuldu. Burada alınan kararlar doğrultusunda buraya altını kalın harflerle çizeceğimiz 13+1 kişilik, tescilsiz, herhangi bir muayenesi yapılamayan, Emniyet Müdürlüğü tarafından bir karşılığı olmayan bir golf aracı getirildi. Bunlar 13+1 kişilik olarak burada hizmet vermeye başladı ve Adabüs adı verildi. Bir de bunların 3+1 şeklinde olan taksi modelleriyle birlikte bu hizmetler Adalar'da verilir oldu. Bu verilen hizmetler 40 tane Adabüs, 20 tane Adamini olarak verilen iş, kaldırılan 277 tane faytonun işini görebildi mi' Göremedi. Yazın burası İstanbul'un sayfiyesi olması sebebiyle, İstanbul'dan gelen turistlerin, ülkemizin dışından gelen turistlerin, ziyaretçilerin akınıyla karşılık bulması, burada kışlık yaşayan insanlarımızın ihtiyaçlarının karşılanmasıyla alakalı olarak bu araçlar bu talebi karşılayamadı. Burada bir anda bu kontrolsüz, eksik, bir şeyi kaldırırken yerine getireceğini planlamamak; getirilenlerin sayısının yetersiz olması ve işlevlerini yerine getirememiş olması burada kendiliğinden bu boşluğun doldurulmasına sebebiyet verecek. Ancak durum Adalar Belediyesi'nin de bu boşluğun kendisine zarar vermemesi için göz ardı edeceği, daha sonrasında sorumluluk almadan kenarda seyredeceği; korsan taşımacılığı ortaya çıkartan bir hal aldı" dedi.

"Bireysel araç sahiplenmesinde belediye zabıtalarının hiçbir kontrolü daha önce yapmadığını söyleyen Şen, şunları kaydetti:
Buradaki insanların bir noktadan bir noktaya gidilmesiyle ilgili denetleme yapılmadan, izin verilmeden bu araçların plakasız, tescilsiz, ruhsatsız bir şekilde adaya girişleri sağlandı. Ve bunların kontrolünü yapması gereken Adalar Belediyesi'nin zabıtası, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin zabıtası bu işin hiçbir tarafında olmadı. Dolayısıyla bunlarda yine kendilerinin deniz araçlarının marifetleriyle buralara temin edildi. Peki buraya gelen bu araçların sayıları nerelere varıldı' Resmi olmayan rakamlara göre 12 bin 800 adetle 18 bin sayısı konuşulur hale gelen; burasını Hindistan'a, Pakistan'a benzeten, 10 yaşındaki çocuktan 90 yaşındaki büyüğümüze kadar hiçbir kontrolü ve belgesi bilgisi olmadan bu araçlar kullanılır hale geldi. Dolayısıyla burada kazaların ve kayıt dışı bir gelirin oluşması üzerine burada kamunun, belediye ve diğer partnerlerin UKOME tarafından ulaşım ve lojistik yönergesiyle birlikte disiplin altına alınması öngörüldü. 2021 yılındaki 2021'e 4-4 UKOME kararıyla bu lojistik yönerge hayata geçti. Bu yönergede de buradaki Adalar özelinde bir komisyon oluşturulması hasıl oldu. Buradaki komisyon 5 kişiden oluşuyor: Adalar Kaymakamlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Daire Başkanlığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü, İlçe Toplum Sağlığı Müdürlüğü ve Adalar Belediye Başkanlığı'nın temsilcileriyle bu komisyon oluşturuldu. Burada gerek bireysel, gerek engelli, gerekse yük taşımacılığıyla ilgili bireysel olarak müracaat edenlerin ön müracaatlarını kabul etmek, buradaki komisyonda bunları değerlendirmek ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Toplu Ulaşım Müdürlüğü'ne göndermek, orada da UKOME kararları neyse bunların alınması doğrultusunda hareket ediliyor. Bu doğrultuda kimlere verileceği ve denetlemelerin nasıl yapılacağı hepsi bu kararların içerisinde belli. Dolayısıyla buranın içerisinde AK Parti hiçbir şekilde yok."

"Adalar Belediyesi'nin istek ve talepleriyle 361 kişiye şahsi olarak plaka verilmesi gündeme getirilmiş"
Adalar Belediyesi'nin UKOME kararıyla araç azaltmaya gidilecek olmasına rağmen bunun aksi şekilde hareket ettiğini söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:
"Burada bu kadar aracın olması, bu kadar aracın Hindistan'a benzemesi, Pakistan'a benzemesi, geceleyin korsan taşımacılıklar yapılmasının sebeplerinden sonra 2025 yılının Ocak ayında alınan kararla ne yapıldı' Dediler ki, ' Burada aldığımız kararlara istinaden artık araç modellerinin yenilenmesi, güvenlik, korsan taşımacılığın önüne geçilmesi ve yük taşımacılığının saatlerinin belirlenmesi için bir yönergelerde değişikliğe gidildi.' Bu değişikliklerle beraber 2025 yılının 6 Ocak'ında 2025'e 1-4 UKOME kararıyla burada bahsettiğim sebeplerden dolayı araç modellerinin L2'den L6 ve L7 şekline dönüştürülmesi öngörüldü. Ve vatandaşlarımıza da dendi ki, 'Ey vatandaşlarımız bu kararı aldık, üstünden bir yıl geçiyor; 31 Aralık 2025 tarihine kadar da biz size müsaade ediyoruz, bu değişim ve dönüşümünüzü gerçekleştirin.' Ama bugüne kadar UKOME'den çıkan kararların tamamına yakını oy birliğiyle alınmış kararlar. Yani kimsenin burada 'Benim haberim yoktu, benden habersiz yapıldı' söylemleri çok doğru ve hakkaniyetli değil. Buna karşılık da yine 2025 yılında bu UKOME toplantısına Adalar'dan gelen talepler doğrultusunda bir yandan sayısı 18 bine kadar çıktığı söylenen araçların azaltılması ve esnafın araçlarının modellerini düşürmesi gündemdeyken; yine Adalar Belediyesi'nin istek ve talepleriyle 361 kişiye şahsi olarak plaka verilmesi gündeme getirilmiş. Ama İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin UKOME meclisinde de ' Siz bir yandan araç azaltmaya çalışıyorsunuz bir yandan da 361 tane de yeni öneride bulunuyorsunuz' diyerek bu reddediliyor."
İHA

İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı

İnternet üzerinden silah sattıkları ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 35 şüphelinin yakalandığı bildirildi

03.04.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı
İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı
İnternet üzerinden silah sattıkları ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 35 şüphelinin yakalandığı bildirildi.

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, internet üzerinden silah sattıkları iddia edilen ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik geniş çaplı çalışma başlattı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya göre, dijital ortamda suç işlemek amacıyla şahıs temini ve silah satışı faaliyetlerinde bulunan kişiler takibe alındı.



Emniyet ekipleri tarafından yürütülen istihbari analiz ve veri inceleme çalışmaları neticesinde; suç içerikli paylaşımlar, kullanıcı etkileşimleri ve dijital izler detaylı şekilde değerlendirildi, bu kapsamda suça karıştığı belirlenen şahısların tüm bağlantılarıyla deşifre edildi.

Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bu sabah operasyonun düğmesine basıldı. İstanbul başta olmak üzere Bursa, İzmir, Adana, Konya, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır, Ankara, Manisa, Mardin, Adana ve Antalya'yı kapsayan toplam 16 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Zincirle baskınlarda 35 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Zanlılar sorgulanmak üzere İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü'ne gönderildi. Gerçekleştirilen operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

İBB davasında 18 sanık tahliye edildi

107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı İBB davasında, 18 sanığın tahliyesine karar verildi

03.04.2026 01:11:00
AA
İBB davasında 18 sanık tahliye edildi
İBB davasında 18 sanık tahliye edildi

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan 15'inci duruşmaya, tutukluluk incelemesi için verilen 1,5 saatlik aranın ardından devam edildi.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Kasapoğlu'nun şoförü Sabri Caner Kırca, Ağaç AŞ Satın Alma Şefi Fatih Yağcı, İBB Anadolu Yakası Zabıta Müdürü Nazan Başelli, taşımacılık işiyle uğraşan Ebubekir Akın, CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, İSPER AŞ personeli Davut Bildik, eski İstanbul Planlama Ajansı çalışanı Esra Huri Bulduk, sosyal medya hesap yöneticisi Mahir Gün, şoför Kadir Öztürk, bir firmanın çalışanı Başak Tatlı, İmamoğlu İnşaat AŞ çalışanı Baran Gönül, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in şoförü Hüseyin Yurttaş, Mustafa Bostancı, Şehide Zehra Keleş, iş insanları Altan Ertürk, Ali Üner ile Evren Şirolu'nun tahliyesine karar verdi.

Tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 89 sanığın tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

Duruşma, 6 Nisan Pazartesi'ye ertelendi. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.