logo
02 MAYIS 2026

BA.2 varyantına dikkat

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ayşegül Ulu Kılıç, Omicron’un alt varyantı BA.2 ile ilgili bilgi verdi.

29.03.2022 02:12:00
BA.2 varyantına dikkat
BA.2 varyantına dikkat
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Ayşegül Ulu Kılıç, Omicron'un alt varyantı BA.2 ile ilgili bilgi verdi.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından duyurulan Omicron varyantının alt türü olan BA.2, birçok ülkede görülmeye devam ediyor. BA.2'nin Covid-19'a neden olan orijinal virüsten daha kolay yayıldığı biliniyor. BA.2'nin neden olduğu enfeksiyonu taşıyanların, aşılanmış olsalar veya semptomları olmasa bile virüsü başkalarına bulaştırabileceği tahmin ediliyor.

insandan insana geçen küresel baskın bir varyant olan Omicron'un, birkaç alt tipi bulunmaktadır. Bunlardan en yaygın olanları BA.1, BA.1.1 ve BA.2'dir. İlk olarak Filipinler'de tespit edilen BA.2 varyantının neden olduğu enfeksiyonu dünyadaki çok sayıda ülke bildirmiştir. Küresel düzeyde, BA.2 olarak adlandırılan ve rapor edilen alt varyantın son haftalarda BA.1'e göre daha fazla arttığı belirlenmiştir. Ancak tüm varyantların küresel dolaşımının azaldığı da bilinmektedir. BA.2, BA.1'den farklı bir genetik diziye sahiptir. İlk veriler BA.2'nin, şu anda bildirilen en yaygın Omicron alt türü olan BA.1'den daha bulaşıcı olduğunu göstermektedir. BA.2 diğer Omicron alt türlerine göre orantısal olarak artıyor olsa da, genel vaka sayılarında hala küresel bir düşüş bulunmaktadır.

Belirtileri diğer varyantlarla aynı

Alt türlerle yeniden enfeksiyon riskini değerlendiren çalışmalarda, BA.2 alt varyantı ile yeniden enfeksiyon belgelenmiştir. Ancak popülasyon düzeyinde yeniden enfeksiyon riskini değerlendiren araştırmalardan elde edilen ilk verilerde, BA.1 ile enfeksiyonun BA.2 ile yeniden enfeksiyona karşı en azından sınırlı bir süre için güçlü koruma sağladığını göstermektedir. Omicron BA.1'in, hem Covid'in orijinal türünden hem de Delta varyantından daha hafif olduğu biliniyordu. Yapılan deneysel ve hayvan modelli çalışmalarda ise özellikle Güney Afrika, İngiltere ve Danimarka gibi aşı ve doğal enfeksiyon nedeni ile bağışıklığın yüksek olduğu bölgelerde BA.2'nin klinik şiddetinin BA.1'den farklı olmadığı rapor edilmiştir. BA.2'nin klinik belirtileri Omicron ile benzerdir. Öksürük, hapşırma, burun akıntısı, ateş, tat ve koku kaybı, boğaz ağrısı ve nefes darlığı görülebilmektedir.

Hastaneye yatışlarının artmadığı gözlemleniyor

Omicron'un bir alt türü olarak BA.2 enfeksiyonlarının raporlanması ve yakından izlenmesi konusunda dikkatli olunması gerekmektedir. Omicron ve alt türlerinin, özellikle aşılanmış kişilerde ciddi hastalığa neden olması önceki varyantlardan daha düşük görünmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, Danimarka'dan alınan kanıtlara dayanarak BA.2'nin orijinal Omicron varyantından daha şiddetli görünmediğini ve BA.2'nin yayılmasının hastaneye yatışlarda beklenmedik artışlara yol açmadığı belirtmektedir. Veriler, aşıların, Omicron'un neden olduğu enfeksiyonları önlemede önceki varyantlara göre daha az etkili olduğunu, ancak yine de ciddi hastalıklara karşı etkili olduğunu göstermektedir. Özellikle hatırlatma dozları BA.2'ye karşı aynı derecede etkilidir. BA.2'nin Omicron dalgasını uzatması, vaka sayısında daha yavaş bir düşüş ve hastaneye yatışlarının artması özellikle aşılanma oranı düşük ülkeler için sorun olabilir.

Covid olanlar nasıl beslenmeli, nelere dikkat etmeli?

Doğru ve dengeli besleneme tüm hastalıklarda olduğu gibi virüs kaynaklı hastalıklarda da önemlidir. Hastaların vitamin ve mineral yönünden zengin besinler tüketmesi bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkıda bulunacaktır. C vitamini, çinko ve D vitamini uygun miktarlarda uzman doktorların tavsiyesi ile alınmalıdır. Gün içerisinde vücudun ihtiyacı olan bol su içilmelidir. Hayatın kaynağı olan suyun tüm hastalıklarda olduğu gibi koronavirüs sürecinde de önemi kanıtlanmıştır. Hastaların mutlaka istirahat etmesi gerekmektedir. Yeterli, düzenli ve kaliteli uyku hastalık sürecinde çok önemlidir. Hastalık sürecinde pozitif bakış açısı iyileşmeye önemli katkı sağlayacaktır. Hastanın kaygı ve stresten uzak durması, buna yönelik önlemler alması gerekmektedir. Hastaya eğer uzman hekimler tarafından ilaç verildiyse, ilaçlar kesinlikle aksatılmadan alınmalıdır. Hastaların durumlarındaki değişiklikleri vakit kaybetmeden doktorlarına bildirmeleri gerekmektedir.

Hastalığa karşı aşılar en etkili silah

Yapılan araştırmalarda, BA.2'nin diğer alt varyantlardan çok farklı olmadığı belirlenmiştir. Ancak varyantın aşı yaptırmayanlar, ileri yaştaki bireyler ve kronik hastalıkları olanlarda nasıl bir etki yapacağı henüz bilinmemektedir. Bundan sonraki süreçte bu yeni varyantın neden olduğu hastalıkta karantina süreci daha da önem kazanmaktadır. Aşılar, hala dolaşımda olan Omicron varyant da dahil olmak üzere, ciddi hastalık ve ölümlerin azaltılmasında kritik olmaya devam etmektedir. Mevcut aşıların ciddi hastalık ve ölümlere karşı etkili olduğu bilinmektedir.İHA

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik nüfus genelgesi


 
Aile ve Nüfus On Yılı konulu genelge Resmi Gazete'de yayımlandı. Genelgede "Evlilik müessesesinin toplumsal itibarı korunacak, evliliklerin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi ve nitelikli bir biçimde sürdürülmesi, genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi ve evliliğin kolaylaştırılmasına yönelik mekanizmalar güçlendirilecektir" denildi.

02.05.2026 06:37:00
HABER MERKEZİ/AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik nüfus genelgesi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan kritik nüfus genelgesi

Aile ve Nüfus On Yılı (2026-2035) konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, Resmi Gazete'de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı genelgede, toplumların istikrarlı şekilde varlıklarını sürdürebilmesinde güçlü aile ve nüfus yapısının hayati rol oynadığı belirtildi.

Türkiye'de ailenin, toplumun temeli olarak kabul edildiği ve bu hususun Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41'inci maddesiyle teminat altına alındığına işaret edilen genelgede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde aileyi "toplumun doğal ve temel birimi" olarak tanımladığı ve devlete ailenin korunmasına ilişkin görev yüklediği vurgulandı.

Genelgede, küresel ölçekte uzun yıllar nüfus artışının kalkınmanın önünde engel görülerek doğurganlığı azaltıcı politikalar uygulandığı anımsatılarak şunlar ifade edildi:
"Öte yandan, cinsiyetsizleştirme başta olmak üzere zararlı akımlar insan hakları ve bireysel özgürlükler söylemini araçsallaştırarak aile kurumunu, nesilleri, milli ve manevi değerleri tehdit etmeye başlamıştır. Günümüzde demografik yapımızda medeni durum, hane büyüklüğü, yaş profili ve mekansal dağılım boyutlarıyla belirgin bir dönüşüm yaşanmaktadır. Doğurganlık hızımız Cumhuriyet tarihimizin ölçülen en düşük seviyesine gerilemiş, aile ve nüfus yapısındaki menfi değişimler varoluşsal bir boyuta ulaşmıştır."

Aile ve nüfus politikalarının eş güdüm içinde etkin uygulanmasının büyük önem arz ettiği belirtilen genelgede, bu minvalde 15 Mayıs 2024 tarihli ve 32547 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi" konulu 2024/6 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu ve 172 sayılı Nüfus Politikaları Kurulu Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Nüfus Politikaları Kurulunun kurulduğu hatırlatıldı.

Devlet, aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket edecek

2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesiyle ivme kazanan çalışmaların uzun vadeli ve bütüncül bir politika çerçevesinde yürütülmesi amacıyla 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus On Yılı" olarak ilan edildiği belirtilen genelgede, mezkur dönemde hayata geçirilmesi hedeflenen stratejik öncelikler ile uygulama modeli ve araçlarını ortaya koyan "Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi"nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda hazırlandığı ve Bakanlığın resmi internet adresinde "www.aile.gov.tr" yayımlandığı ifade edildi.

Genelgede, "Aile ve Nüfus On Yılı'nda, aile ve nüfusun güçlendirilmesine yönelik politikaların geliştirilmesi ve uygulamaya geçirilmesi başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin ortak ve kararlı biçimde hareket etmesini gerekli kılmaktadır." ifadesine yer verilerek, bu çerçevede yapılacaklar şöyle sıralandı:

"1- Aile ve nüfus yapısının korunması ve güçlendirilmesi hususundaki ülke önceliklerimiz ulusal politika belgeleri ile kurumların stratejik plan ve programlarına dahil edilecek, bu öncelikler uluslararası belgelerin müzakere süreçlerinde ve uluslararası kuruluşların Türkiye ülke programlarının hazırlanması, kabulü ve uygulanmasında kamu kurum ve kuruluşlarınca esas alınacaktır.

2- Tüm kamusal politika, düzenleme, uygulama ile kamu kurumları tarafından yürütülen veya desteklenen araştırmalar aile kurumuna ve nüfus değişimine etkileri yönünden değerlendirmeye tabi tutulacak ve sonuçlar uygulama süreçlerine yansıtılacaktır.

3- Kamu kurum ve kuruluşları somut görev alanlarıyla ilgili faaliyetlerinde aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket edecek, uygulamalarını buna göre yürütecek, resmi belgelerinde, plan ve programlarında, hizmet içi eğitimlerinde aile ve nüfus politikasıyla uyumlu kavramsal çerçeve esas alınacak, bu çerçeveye ilişkin rehberlik Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sağlanacaktır.

4- Aileyi ve nüfusu olumsuz etkileyen cinsiyetsizleştirme akımı, zararlı alışkanlık ve bağımlılıklar, nesilleri her türlü menfi etki ve müdahaleye karşı koruyacak bütüncül bir politika çerçevesinde ele alınacaktır.

5- Evlilik müessesesinin toplumsal itibarı korunacak, evliliklerin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi ve nitelikli bir biçimde sürdürülmesi, genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi ve evliliğin kolaylaştırılmasına yönelik mekanizmalar güçlendirilecektir.

6- 'Annelik ve babalık' çocuğun sağlıklı gelişimindeki belirleyici rolüyle toplumsal bir değer olarak tahkim edilecek, çok çocuklu aile yapısı desteklenecek, çocuk sahibi olmayı özendiren ve kolaylaştıran uygulamalar hayata geçirilecektir.

7- Gençlerin donanımlı bireyler olarak yetiştirilmesine yönelik politikalar güçlendirilecek, yaşlı refahına yönelik sürdürülebilir sosyal güvenlik ve sağlık sistemleri ile başta aile merkezli olmak üzere çeşitlendirilmiş bakım ve destek modelleri geliştirilecek, kuşaklar arası dayanışma pekiştirilecektir.

8- Nüfusun dengeli dağılımını gözeten bütünleşik bir çerçevede kırsal alandaki nüfus kaybının önlenmesi, kentlerde yoğunlaşan nüfusun kırsal alanlara geri dönüşünün özendirilmesi ve kentsel mekanların aile ve çocuk odaklı bir perspektifle dönüştürülmesi için bütüncül tedbirler hayata geçirilecektir.

9- Mevcut hukuki düzenlemeler aile ve nüfus yapısını koruma ve güçlendirme yaklaşımıyla gözden geçirilecek, belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda yeni hukuki düzenlemelere ilişkin çalışmalar yürütülecektir.

10- Aile ve nüfus yapısında meydana gelen değişimlerin düzenli olarak takip edilmesi ve incelenmesine yönelik ulusal, stratejik ve resmi istatistik üretilen araştırmalar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sorumluluğunda yürütülecek, güçlü aile ve nüfus hedefleri doğrultusunda lisansüstü programlar ve araştırma teşvikleri başta olmak üzere akademik altyapı geliştirilecektir.

11- Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi'nin etkin icrası için kurumsal yapılanma, yerel uygulama kapasitesi, işbirliği, teknik ve dijital altyapı güçlendirilecek, personelin mesleki yetkinliği geliştirilecektir.

12- Türkiye'nin konuya ilişkin olarak uluslararası mecralarda üstlendiği öncü rolü tahkim eden diplomasi faaliyetleri yürütülecek, ülkemiz ile benzer tutum sergileyen ülkelerle işbirlikleri geliştirilecektir.

13- Tüm kitle iletişim araçlarındaki zararlı unsurların tespiti, değerlendirilmesi ve önlenmesine yönelik dijital aile kalkanı oluşturulması başta olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında gerekli tedbirler alınacak, aile dostu yayıncılık teşvik edilecek ve sorumlu medya kullanımı bilinci yaygınlaştırılacaktır.

14- Güçlü aile ve nüfus hedeflerine dair iletişim kampanyaları yürütülecek, bu konular örgün ve yaygın eğitim programlarında temel bir bileşen olarak ele alınacaktır.

15- Her yıl mayıs ayının son haftası 'Milli Aile Haftası' olarak kutlanacak, kamu kurum ve kuruluşlarınca bu haftanın anlam ve önemine uygun etkinlikler düzenlenecektir."

Genelgede, "Aile ve Nüfus On Yılı kapsamında yürütülecek tüm çalışmalarda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda hareket edilmesi, bu Genelge ile Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi doğrultusunda tüm kamu kurum ve kuruluşlarının yıllık faaliyetleri belirlenerek mezkur Bakanlığa raporlanması ve izlenmesi ile ihtiyaç duyulacak her türlü desteğin anılan Bakanlığa sağlanması hususlarında bilgilerini ve gereğini rica ederim." ifadesi yer aldı.

Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı

İzmir Buca’da sokakta uyuyan yaşlı bir adama tekme atan iki genç, görüntüleri sosyal medyada paylaşınca infiale yol açtı. Olay, yaşlılara yönelik şiddeti ve gençlerdeki empati kaybını yeniden gündeme taşırken, soruşturma başlatıldı

01.05.2026 17:36:00
Eyüp Kabil
Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı
Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı
İzmir'in Buca ilçesinde yaşanan dehşet verici bir olay, Türkiye'nin dört bir yanında büyük tepki çekti. Sokakta uyuyan yaşlı bir adama tekme atan ve bunu sosyal medyada "eğlence" amacıyla paylaşan iki genç, görüntülerin hızla yayılmasıyla birlikte infiale yol açtı.

Olay, Buca'da bir sokakta gece saatlerinde meydana geldi. Görüntülerde, yerde yatan ve muhtemelen evsiz olan yaşlı bir vatandaşın yüzüne tekme atan gençlerin kahkahaları duyuluyor. Saldırganlar, videoyu "komik" bir içerik olarak paylaştı. Ancak paylaşım kısa sürede binlerce kişiye ulaştı ve öfke dalgası yarattı. Sosyal medya kullanıcıları, "Bu ne vicdansızlık?", "Yaşlıya saygı kalmadı" ve "Adalet istiyoruz" gibi yorumlarla tepki gösterdi. Birçok kişi, görüntüleri savcılığa ve polise iletti.

İzmir Emniyet Müdürlüğü, olayla ilgili soruşturma başlattı. Şüphelilerin kimlik tespitinin yapıldığı ve gözaltı işlemleri için çalışma yürütüldüğü öğrenildi. Olayın ardından yaşlı vatandaşın sağlık durumunun iyi olduğu, ancak psikolojik olarak büyük travma yaşadığı belirtildi. Yerel yetkililer, evsiz vatandaşlara yönelik destek çalışmalarını artıracaklarını açıkladı.

Toplumda yükselen endişe

Bu olay, Türkiye'de gençlerde şiddet eğilimi, empati kaybı ve sosyal medya üzerinden "şöhret" arayışının yarattığı tehlikeleri bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, özellikle pandemi sonrası dönemde artan yalnızlık, aile içi iletişim eksikliği ve dijital bağımlılığın gençleri böyle davranışlara itebileceğini vurguluyor. Benzer vakalar son yıllarda sıklaşırken, "yaşlılara şiddet" tartışmaları yeniden alevlendi.

Sosyal medyada #İzmirBuca ve #YaşlıyaŞiddet etiketleri trend olurken, birçok influencer ve sivil toplum örgütü konuya dikkat çekti. Bazı kullanıcılar, "Bu sadece iki genç değil, toplumun aynası" yorumu yaparak köklü çözüm çağrısında bulundu.

Polis, olayla ilgili gelişmeleri yakından takip ediyor. Savcılık soruşturması sürerken, şüphelilerin "kasten yaralama" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla yargılanması bekleniyor.

Bu tür olaylar, toplumda dayanışma ve empati ihtiyacını bir kez daha hatırlatıyor. Yetkililerden, özellikle risk altındaki gençlere yönelik eğitim ve farkındalık programlarının artırılması yönünde çağrılar geliyor.

Nevzat Bahtiyar'a verilen cezanın gerekçesi açıklandı

Diyarbakır'da 8 yaşındaki Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yeniden yargılanan komşu Nevzat Bahtiyar'a "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan verilen 17 yıl hapis cezasına ilişkin gerekçeli karar hazırlandı

 

01.05.2026 17:23:00
Anadolu Ajansı
Nevzat Bahtiyar'a verilen cezanın gerekçesi açıklandı
Nevzat Bahtiyar'a verilen cezanın gerekçesi açıklandı

Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 16 Nisan'daki karar duruşmasında Bahtiyar hakkında verilen hapis cezasına ilişkin 49 sayfadan oluşan gerekçeli karar yazıldı.

Kararda, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası kararını, "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerekçesiyle bozmasının ardından Nevzat Bahtiyar'ın yeniden yargılandığı anımsatıldı.

Kararda, Narin Güran'ın cansız bedenini Eğertutmaz Deresi'ne sakladığını itiraf eden tutuklu sanık Bahtiyar ile Narin'in babası Arif Güran, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ve taraf avukatlarının beyanlarına yer verildi.

Amca Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar'ın eskiden beri samimi ve yakın arkadaş oldukları ifade edilen kararda, sanık Güran'ın yeğeninin düğün merasimi hazırlıkları kapsamında kırsal mahalledeki bazı kişilerin alışveriş ve davetiye dağıtımı nedeniyle köyde bulunmadığı kaydedildi.

"Sanıklar Salim, Yüksel ve Enes tarafından Narin'in öldürüldüğü anlaşılmıştır"

Eylem saatinden önce sanıklar amca Salim, ağabey Enes, anne Yüksel Güran ile komşu Nevzat Bahtiyar'ın köyde olduklarının anlaşıldığı belirtilen kararda, şu değerlendirmede bulunuldu:

"Sanıkların olay saatinden önceki zaman diliminde görüşmeye başladıkları anlaşılmıştır. Olaydan önce Nevzat Bahtiyar, Salim Güran'ı 15.08'de arayarak onunla irtibata geçmiştir. Kur'an kursundan çıkan maktul, her zaman kullandığı yol yerine daha kısa olduğu anlaşılan patika yolu kullanarak evine gitmiştir. Olay öncesinde sanıklar Salim ve Nevzat, birbirlerine yakın olarak maktulün her zaman kullandığı yol bölgesinde ve maktulün evi yakınında bulunmuştur. Maktulün ise patika yoldan çıkarak evi ve müştemilatının bulunduğu yere gelmesi üzerine buraya geçen sanık Salim ile evde bulunan diğer sanıklar Yüksel ve Enes tarafından maktul Narin'in öldürüldüğü anlaşılmıştır.

Sanık Salim maktulün cesedini, olay öncesinde birlikte olduğu ve evin dışında bekleyen arkadaşı sanık Nevzat'a gizlemesi veya yok etmesi amacıyla teslim etmiştir. Bu hususu, sanık Nevzat ile sanık Salim'in saat 15.25 ile 15.46 sıralarında artan ortak baz kullanma durumu desteklemiştir."

Kararda, sanık Bahtiyar'ın maktulün cesedini, yapılan aramalar sonucu cansız bedeninin bulunduğu derenin toprak ile birleşen kısmına çuval içinde götürerek bıraktığı ve üzerini taşla örttüğünün anlaşıldığı belirtildi.

Kararda, "Sanık Nevzat'ın, sanık Salim'in ev içerisinde bulunan bir odaya kendisini götürerek Narin'in yerde yatan cansız bedenini gösterdiği, bu surette sanığın olay yerinde olmadığı şeklindeki beyan ve savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Sanık Nevzat Bahtiyar'ın maktulün öldürülmesine ilişkin eyleme, sanık Salim Güran'ın yanında bulunarak suçun işlenmesinden önce ve eylem sırasında suç işleme kararını kuvvetlendirme, fiilin işlenmesi sonrasında yardımda bulunmak suretiyle öldürme eylemine yardım eden sıfatı ile katıldığı kanaatine varılmıştır. Sanık hakkında maktule yönelik eylemi nedeniyle Yargıtay ilamı doğrultusunda 'nitelikli kasten öldürme' suçuna yardım etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur." ifadelerine yer verildi.

Anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası onanmıştı

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 8 Eylül 2024'te Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar'a ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar Yüksel, Enes ve Salim Güran'a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar'a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirilmesi için bozmuştu.

Mahkeme heyeti, 16 Nisan'da yeniden yargılanan komşu Nevzat Bahtiyar'ın "nitelikli kasten öldürmeye yardım" suçundan 17 yıl hapse çarptırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vermişti.

1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış annelerin 10 gün içinde başvuru yapmaları halinde 8 haftalık ek ilave izin hakkından yararlanabileceğini belirtti.
 

01.05.2026 10:30:00
AA
1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek
1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek
Bakan Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, doğum izni sürelerini artıran yeni düzenlemeyle annelerin ve ailelerin yanında olduklarını ifade etti.

Göktaş, paylaşımında şunları kaydetti:

"1 Nisan 2026 itibarıyla doğum yaptığı tarihin üzerinden 24 hafta geçmemiş anneler, çalıştıkları kuruma 10 iş günü içinde başvurmaları halinde 8 haftalık ilave doğum izni hakkından yararlanabiliyor. Aile ve Nüfus On Yılı'nda, iş-aile yaşamını dengesini sağlamaya yönelik uygulamalarla aile kurumumuzu güçlendirmeye ve her koşulda annelerimizi desteklemeye devam edeceğiz."

3 soruda 8 haftalık ek ilave doğum izni
Bakan Göktaş, ayrıca paylaşımında, "3 soruda" başlığıyla 8 haftalık ilave doğum iznine ilişkin merak edilenlere de yer verdi. Buna göre 3 soru ve cevapları şöyle:

Kimler yararlanabilir?

1 Nisan 2026 itibarıyla, doğum iznini tamamlamış, ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler bu haktan yararlanabilir.

8 haftalık ilave doğum izni nasıl hesaplanır?

Hedef tarih, 1 Nisan 2026 (Kanun'da esas alınan tarih). Hedef süre, 24 hafta eşittir 168 gün. 1 Nisan 2026'dan geriye doğru 168 gün sayılır. 16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan anneler izinden yararlanabilir. Yasal şart, 1 Nisan 2026 itibarıyla 24 haftalık süreyi henüz tamamlamamış olan anneyi kapsar.

Başvuru süreci nasıl işler?

1 Nisan 2026 itibarıyla doğum iznini tamamlamış ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren 10 iş günü içinde çalıştıkları kuruma başvuruda bulunabilirler."

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasına izin verilmeyen bölgeler ile kutlama alanları başta olmak üzere birçok noktada güvenlik önlemleri uygulanıyor

01.05.2026 10:08:00
AA
İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri
İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri

İstanbul Emniyet Müdürlüğünce Taksim Meydanı çevresi başta olmak üzere kentte yoğun güvenlik önlemi alındı.

Beyoğlu'nda toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasına izin verilmeyen Taksim Meydanı'na çıkan sokaklar demir bariyerlerle kapatıldı, meydana çıkılan bazı yerlerde kontrol noktaları oluşturuldu.

İstiklal Caddesi'nde yaya ve araç trafiğine izin verilmezken, Tarlabaşı Bulvarı'ndan İstiklal Caddesi'ne çıkan yollarda bölgedeki işletmelerde görev yapan çalışanların kontrollü olarak geçişlerine müsaade ediliyor.

Taksim Meydanı'na sadece Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakmak isteyen sendikaların temsilcilerinin girmesine izin veriliyor.

Beşiktaş Meydanı ve Barbaros Bulvarı'nda ise polisler yol kenarında tedbir amaçlı bekleyişini sürdürüyor.

Şişli Mecidiyeköy'de Halaskargazi Caddesi trafiğe kapatılırken, polis ekipleri araçlarla güvenlik önlemi aldı. Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) da çevrede hazır bulunuyor.

Emniyet ekipleri, Kadıköy'e yürüyüş yapacak grupların toplandığı Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde ve çevresinde de yoğun güvenlik önlemi aldı. Grupların, Kadıköy Rıhtım Meydanı'na ineceği yol araç trafiğine kapatıldı.

Kutlama alanı olarak belirlenen Kadıköy Rıhtım Meydanı'na sendikaların gelmesi beklenirken, alanda sahne kuruldu, flamalar asıldı. Bölgede çok sayıda çevik kuvvet ekibi görev yaparken, TOMA'lar da belirlenen noktalarda hazır bekletiliyor.

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs tedbirlerini açıkladı

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında alınan tedbirleri, kapatılacak yolları ve alternatif güzergahları duyurdu

01.05.2026 06:20:00
AA
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs tedbirlerini açıkladı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs tedbirlerini açıkladı

Valilikten yapılan açıklamada, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün, İstanbul'da huzur içinde geçirilebilmesi için ilgili tüm birimlerin 7/24 esasına göre çalışmalarına devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, "Sanal Devriye" çalışmaları sırasında, çeşitli marjinal grupların 1 Mayıs'ı bu yıl da bahane ederek sosyal medya mecralarında yasa dışı eylem çağrıları yaptığının tespit edildiği bildirildi.

İstanbul'un huzurunu korumak, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak, yasa dışı eylemlere mahal vermemek için ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11/C, 11/H ve ilgili maddelerinden doğan yükümlülükler gereğince bir dizi tedbir kararı alındığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Saat 05.00 itibarıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ilçe belediye başkanlıklarının Beşiktaş, Beyoğlu, Şişli, Fatih, Kadıköy ve Kartal ilçelerinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle emniyet birimleri tarafından steril hale getirilerek emniyet tedbiri alınan alanlarda bulunan çöp konteynırlarının bir gece öncesinden kaldırılması ve muhtemel yürüyüş güzergahları üzerinde bulunan taş ve benzeri maddelerin temizlenmesi, alanın steril hale getirilmesi, bu alanlarda belediyelere ait araç ve personel bulundurulmaması, il genelinde daha önceki tecrübeler de göz önünde bulundurularak İETT otobüs duraklarının 1 Mayıs 2026 günü başka uygun noktalara kaydırılarak güzergahların düzenlenmesi ve cam duraklarla ilgili gerekli düzenlemelerin yapılması, Beşiktaş İnönü Stadı yanında bulunan temizlik işleri binası otoparkının gerektiğinde emniyet birimleri tarafından otopark olarak kullanılması amacıyla araç bulundurulmaması kararlaştırıldı."

Kadıköy ve Beyoğlu'nda alınan tedbirler

Açıklamada, kullanılacak yollar alternatif güzergahlar ve diğer tedbirlere de yer verildi.

Buna göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 1 Mayıs Cuma günü saat 05.00 itibariyle Rıhtım Sokak, Albay Faik Sözdener Caddesi Kesişimi ile Söğütlüçeşme Caddesi, General Asim Gündüz Caddesi arasında kalan tramvay yolunun kapatılması, Kavak İskele Caddesi'nden itibaren Tıbbiye Caddesi, Rıhtım Caddesi, Söğütlüçeşme Caddesi ve Faikbey Sokaktan itibaren Kurbağalıdere Caddesinin İETT otobüsleri ve minibüs hatlarının kullanımına kapatılması, Rıhtım Sokak üzerinde bulunan İspark Otopark alanının, Kadıköy Sahil Açık Otoparkının ve Kuşdili Açık Otoparkının boşaltılarak emniyet araçlarının park edebilmesi için sivil araç alınmayacak.

Beyoğlu ilçesinde ise Meclis-i Mebusan Caddesi, İnönü Caddesi, Tersane Caddesi, Tarlabaşı, Refik Saydam ve Mete Caddeleri ile Şişli ilçesinde Taşkışla Caddesi, Cumhuriyet Caddesi, Halaskargazi Caddesi, Mecidiyeköy Meydanı ve Büyükdere Caddesi üzerinden Esentepe Varyantına kadar olan geliş-gidiş güzergahlarda 30 Nisan Perşembe günü saat 20.00'dan 2 Mayıs Cumartesi günü saat 07.00'a kadar belirtilen caddeler üzerinde bulunan İspark alanlarına park yapılmaması ve gerekli tahliyelerin yapılması, 1 Mayıs Cuma günü saat 05.00 itibariyle 2 (iki) ışıklı levhanın O-1 Kuzey Yol Mecidiyeköy Ayrımları ve O-1 Güney Çağlayan Yan Yol Ayrımlarında kullanılmak üzere araç sürücüleriyle birlikte Çevreyolları Ekipler Amirliğine görevlendirilmesine karar verildi.

Bazı metro ve tramvay seferleri durduruldu

Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'nca saat 05.00 itibariyle yeteri sayıda çekici aracın, Kadıköy, Kartal, Şişli ve Beyoğlu ilçelerindeki ekipler amirliğine sürücüleriyle birlikte görevlendirilmesi, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Deniz Hizmetleri Müdürlüğü'nce 1 Mayıs Cuma günü saat 05.00'dan itibaren Galata ve Unkapanı köprü görevlilerinin görev yerlerinde hazır bulundurulması kararlaştırıldı.

Saat 05.00'dan itibaren tedbirler bitimine kadar; Kadıköy ilçesi İskele Meydanı Rıhtım İETT Otobüs Peronlarının boşaltılması, alanda otobüs bulundurulmaması ve burada bulunan cam durakların sökülerek emniyet tedbirleri kapsamında herhangi bir olumsuzluk olmaması için tedbirler sonrasına kadar kaldırılması, 1 Mayıs Cuma günü saat 05.00'dan itibaren; M2 Yenikapı-Seyrantepe-Hacıosman metro hattının Taksim, Şişhane ve Osmanbey metro duraklarının (tüm giriş ve çıkış noktaları dahil) seferlere kapatılması, Mecidiyeköy Metro İstasyonun sadece Meydan çıkışının açık bulundurulması, Kabataş-Taksim Meydan Füniküler hattı seferlerinin durdurulması, İstiklal caddesi üzeri Nostalji tramvay seferlerinin durdurulması, Tünel Meydan-Karaköy arası Füniküler hattı seferlerinin durdurulması, Taksim, Tarlabaşı, Ömer Hayyam ve Tepebaşı İETT Otobüs duraklarının (Şişli İstikameti ve Fatih İstikameti olmak üzere çift taraflı) sefere kapatılması, T3 Kadıköy - Moda Tramvay Hattı'nın seferlerinin durdurulması kararlaştırıldı.

Saat 05.00'dan itibaren Avrupa yakası ile Anadolu yakası arasında karşılıklı yolcu ve araç (Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih ilçelerinde bulunan iskelelere) taşınmamasına karar verilirken, Eyüp tarafına yapılan seferler devam edecek. Fakat Balat, Beyoğlu, Sütlüce, Hasköy sahil tarafına yapılan seferler iptal edildi.

Taksim, Şişhane, Kabataş, Mecidiyeköy, Şişli, Saraçhane, Beşiktaş Meydan, Dolmabahçe ve Kadıköy İskelesi civarındaki otoparkları boşaltılarak, araç parklarına müsaade edilmeyecek. Beyoğlu, Beşiktaş, Şişli, Fatih, Kadıköy, Kartal İlçelerinde ve Taksim Meydanına çıkan güzergahlar ve yakın çevresinde bulunan tüm cadde ve sokak üzerine araç park edilmesine izin verilmeyecek.

Beyoğlu

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle saat 05.00'dan itibaren Beyoğlu'nda kapatılan yol güzergahları şöyle:

İstiklal Caddesi, Sıraselviler Caddesi, İnönü Caddesi, Mete Caddesi, Prof. Dr. Bedri Karafakioğlu Caddesi, Boğazkesen Caddesi, Ömer Hayyam Caddesi (Tarlabaşı Taksim ayrımlarından itibaren) Atıf Yılmaz Caddesi, Turancı Başı Caddesi, Hamalbaşı Caddesi, Kamer Hatun Caddesi, Yeni Çarşı Caddesi, Meşrutiyet Caddesi, Bostanbaşı Caddesi, İlk Belediye Caddesi, Hayriye Caddesi, Asmalı Mescit Caddesi, Cihangir Caddesi, Tak-ı Zafer Caddesi, Abdülhak Hamit Caddesi, Galip Dede Caddesi, Asker Ocağı Caddesi, Taşkışla Caddesi, Zambak Sokak, Meşelik Sokak, Mis Sokak, Billurcu Sokak, Balo Sokak, Sadri Alışık Sokak, Akarsu Yokuşu Sokak, Defterdar Yokuşu Sokak, Kazancı Yokuşu Sokak, Kumbaracı Yokuşu Sokak, Osmanlı Sokak, Dünya Sağlık Sokak, Selime Hatun Cami Sokak, Çiftevav Sokak, Akyol Sokak, Halas Sokak, Nuri Ziya Sokak, Miralay Şefikbey Sokak,Tarlabaşı Bulvarı, Refik Saydan Caddesi, Unkapanı Köprüsü Taksim Yönü, Dolapdere Taksim Caddesi, Sakızağacı Caddesi, Çukur Sokak, Peşkirci Sokak, Demirbaş Sokak, Kalyoncu Kulluğu Caddesi, Ömer Hayyam Caddesi, Aynalı Çeşme Caddesi, Tepebaşı Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı Fişekhane Deresi Kesişimi Dolapdere İstikameti, Bahriye Caddesi Taksim Dolapdere Ayrımı Dolapdere İstikameti, Tersane Caddesi ve Bu Caddeye Çıkan Tüm Cadde ve Sokaklar, Irmak Caddesinden Yedikuyular Caddesi Taksim İstikameti.

Sürücüler için Beyoğlu'nda kullanılacak alternatif yollar:

Tarlabaşı Bulvarı, Refik Saydam Caddesi, Meclis-i Mebusan Caddesi, Tersane Caddesi, Barbaros Bulvarı, Cumhuriyet Caddesi, Yedikuyular Caddesi, Irmak Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı, Bülent Demir Caddesi, Bahriye Caddesi, Fişekhane Deresi Caddesi, Dereboyu Caddesi, Melek Sokak, Evliya Çelebi Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı, Irmak Caddesi (Taksim'den Dolapdere İstikameti) Akağalar Caddesi, Kurtuluş Caddesi.

Kadıköy

Kadıköy'de saat 05.00'dan itibaren Kavak İskele Caddesi-Tıbbiye Caddesi Kesişimi ile Rıhtım Caddesi-Tıbbiye Caddesi Kesişimi arasında kalan Tıbbiye Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar. Tıbbiye Caddesi-Rıhtım Caddesi kesişimi ile Rıhtım Sokak-Rıhtım Caddesi arasında klan Rıhtım Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar. Rıhtım Sokak-Albay Faik Sözdener Caddesi kesişimi ile Söğütlüçeşme Caddesi-Albay Faik Sözdener Caddesi kesişimi arasında kalan Albay Faik Sözdener Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar. Fahrettin Kerim Gökay Caddesi-Kurbağalıdere Caddesi kesişimi ile Söğütlüçeşme Caddesi-Kurbağalıdere Caddesi kesişimi arasında kalan Kurbağalıdere Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar. Söğütlüçeşme Caddesi - Kurbağalıdere Caddesi kesişimi ile Rıhtım Caddesi - Söğütlüçeşme Caddesi kesişimi arasında kalan Söğütlüçeşme Caddesi ve bu caddeye çıkan bütün yollar trafiğe kapatılacak.

Alternatif güzergahlar ise Fahrettin Kerim Gökay Caddesi (Minibüs Yolu), Kurbağalıdere Caddesi (Hasanpaşa İstikameti), Dr. Esat Işık Caddesi, Acıbadem Caddesi, Recep Peker Caddesi, Bağdat Caddesi, D-100 kara yolu, Taşköprü Caddesi, Dr. Eyüp Aksoy Caddesi olarak belirlendi.

Kartal

Kartal ilçesinde saat 11.00'dan itibaren kapatılacak yollar Savarona Caddesi (Turgut Özal Bulvarı kesişimi ile Hükümet Caddesi kesişimi arasında kalan kısım), Hükümet Caddesi (Kartal Baba alt geçidi ile Savarona Caddesi arasında kalan kısım). Alternatif olarak ise Turgut Özal Bulvarı, Egemenlik Bulvarı, Neyzen Tevfik Caddesi ve Üsküdar Caddesi'ni sürücüler tercih edebilir.

Şişli

Şişli'de saat 05.00'dan itibaren Büyükdere Caddesi (Esentepe girişi ile Halaskargazi caddesi arasında kalan kısım), Merkez Caddesi, Halaskargazi Caddesi, 19 Mayıs Caddesi (Türk Kalp Vakfı Kavşak ile Büyükdere Caddesi Arasında Kalan Kısım), Aytekin Kotil Caddesi (Cevahir İş Merkezi ile Büyükdere Caddesi Arasında Kalan Kısım), Bahçeler Sokak, Garaj Sokak, Ortaklar Caddesi (Mecidiyeköy Meydan ile Bahçeler Sokak Arasında Kalan Kısım) trafiğe kapatılacak.

Bu ilçede sürücüler alternatif olarak Ortaklar Caddesi, Abidei Hürriyet Caddesi, Mevlüt Pehlivan Sokak, Vali Konağı Caddesi, Hakkı Yeten Caddesi, Dolapdere Caddesi, Darülaceze Caddesi, Hrant Dink Sokak, Ebe Kızı Sokak, İzzet Paşa Sokak, Rumeli Caddesi (Nişantaşı Kavşak ile Osman Bey Kavşak Arasında Kalan Kısım) kullanabilir.

Beşiktaş

Beşiktaş ilçesinde ise muhtelif cadde ve sokaklar, olası yaya ve araç trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla gerekli görülen durumlarda kısmen veya tamamen trafiğe kapatılacak. 

İstanbul'da ulaşıma 1 Mayıs düzenlemesi

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bazı metro, tramvay ve füniküler seferlerinde düzenleme yapıldığı bildirildi

01.05.2026 00:49:00
AA
İstanbul'da ulaşıma 1 Mayıs düzenlemesi
İstanbul'da ulaşıma 1 Mayıs düzenlemesi

Metro İstanbul'un açıklamasında İstanbul Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda ikinci duyuruya kadar bugün yapılacak seferlere ilişkin şu bilgiye yer verildi:

"M2 Yenikapı-Hacıosman metro hattımızın Şişhane, Taksim, Osmanbey istasyonları işletmeye kapalı olacak ve araçlarımız bu istasyonlarda durmayarak seferine devam edecektir. F1 Taksim-Kabataş füniküler ile T3 Kadıköy-Moda tramvay hattımız işletmeye kapalı olacaktır. Ayrıca, Şişli-Mecidiyeköy istasyonunun Meydan çıkışı dışındaki tüm giriş çıkışları yolcu kullanımına kapatılacaktır." 

Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı

Anayasa Mahkemesi tarihi kararında, Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs kutlamalarına yasaklanmasının hak ihlali olduğuna hükmetti ve “Taksim, emekçilerin ortak hafızasıdır” diyerek sembolik önemini tescilledi

30.04.2026 20:48:00
Haber Merkezi
Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı
Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı
Anayasa Mahkemesi (AYM), 12 Ekim 2023 tarihinde oy çokluğuyla aldığı ve 15 Aralık 2023'te Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, 2014 ve 2015 yıllarında İstanbul Valiliği'nin Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs kutlamalarını engellemesini toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlali olarak değerlendirdi.

Kararın en dikkat çeken kısmı, Taksim Meydanı'nın işçi ve emekçiler açısından taşıdığı sembolik ve tarihsel öneme vurgu yapan gerekçesi oldu: "Taksim, emekçilerin ortak hafızasıdır."

Kararın temel gerekçesi

AYM, kararında özellikle 1977'deki 1 Mayıs katliamına atıfta bulunarak Taksim Meydanı'nın emek ve sendika hareketi için "ortak hafıza" ve "sembolik değer" taşıdığını belirtti. Mahkeme, şu ifadeleri kullandı:

"İşçi ve sendika kültürünün yapı taşlarından biri olan Taksim Meydanı yalnızca 1 Mayıs günü orada bulunanların dayanışmasını değil, aynı zamanda emekçilerin ortak hafızasının varlığını göstermektedir. Bu durumda kendisini o kültürün bir parçası olarak gören her kişinin 1 Mayıs günlerinde Taksim Meydanı'nın ifade ettiği anlamı doğrudan tecrübe etmek ve edindiği tecrübeyi kuşaklar boyunca aktarmak için orada bulunma hakkı vardır. 1 Mayıs'ın Taksim Meydanı ile özdeşleşmesi nedeniyle anılan mekânın sınırlanması, aktarılmak istenen düşüncenin de sınırlanmasına neden olmaktadır."

Mahkeme, Valilik'in yasaklama kararının "ilgili ve yeterli gerekçe"ye dayanmadığını, kamu düzenini koruma amacının orantısız müdahaleyi meşru kılmadığını vurguladı. Kolluk kuvvetlerinin müdahalesini de eleştiren AYM, gösteri hakkının demokratik toplumdaki önemine işaret etti.

Bu karar, DİSK ve KESK'in bireysel başvuruları üzerine verildi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) benzer yöndeki daha önceki içtihatlarıyla da uyumlu bulundu.

AYM'nin 2023 kararı, 1 Mayıs tartışmalarının merkezinde yer almaya devam ediyor. Sendikalar ve emek örgütleri bu hükmü sıkça hatırlatarak Taksim'in 1 Mayıs alanı olduğunu savunuyor.

2024 ve 2025'te DİSK'in başvurusu üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Valilik'in Taksim yasağını hukuka aykırı buldu ve iptal etti. Bu karar kesinleşti.

Bugün 1 Mayıs öncesinde ise tartışma yeniden alevlendi. İstanbul Valiliği'nin Taksim'i kapatma yönündeki idari kararları, AYM ve idare mahkemesi kararlarına rağmen devam ediyor. Sendikalar, sol ve emek örgütleri "Taksim emekçilerin ortak hafızasıdır" vurgusuyla Taksim çağrısı yapıyor. TİP Genel Başkanı Erkan Baş da partisinin 1 Mayıs'ta Taksim'de olacağını açıkladı.

Sosyal medyada ve basın açıklamalarında AYM kararının "dilek ve temenni değil, bağlayıcı" olduğu sıkça hatırlatılıyor. Eleştirmenler, hükümetin ve yerel idarenin yüksek mahkeme kararlarını uygulamamasını "hukuksuzluk" olarak nitelendiriyor. Öte yandan yetkililer, güvenlik ve kamu düzeni gerekçelerini öne çıkarıyor.

Kararın önemi

AYM'nin bu kararı, sadece 2014-2015 olaylarıyla sınırlı kalmayıp, toplantı ve gösteri özgürlüğünün kapsamı, sembolik mekanların anlamı ve hafıza aktarımı açısından emsal teşkil ediyor. Taksim Meydanı'nın 1 Mayıs ile özdeşleşmesini tarihsel ve kültürel bir gerçeklik olarak tescilleyen karar, gelecekteki benzer başvurularda da referans olacak nitelikte.

1 Mayıs 2026 yaklaşırken, AYM'nin "Taksim emekçilerin ortak hafızasıdır" ifadesi, emek hareketinin Taksim talebinin hukuki dayanağı olmaya devam ediyor. Tartışma, yargı kararlarının uygulanabilirliği ve ifade özgürlüğü sınırları etrafında şekilleniyor.

Maden işçilerinin alacakları nasıl ödenecek?

Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen maaşlar, kıdem tazminatları ve çeşitli özlük hakları nedeniyle başlattıkları direnişi, Ankara’daki yoğun görüşmelerin ardından kazanımla tamamladı. Peki, Yıldızlar SSS Holding bu parayı ödemek için devletten ne aldı?

30.04.2026 20:00:00
Eyüp Kabil
Maden işçilerinin alacakları nasıl ödenecek?
Maden işçilerinin alacakları nasıl ödenecek?
Eskişehir'de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen maaşlar, kıdem tazminatları ve çeşitli özlük hakları nedeniyle başlattıkları direnişi, Ankara'daki yoğun görüşmelerin ardından kazanımla tamamladı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi madenciler, aylardır biriken alacaklarını talep etmek için Eskişehir'den Ankara'ya yürüyüş düzenlemiş, ardından Kurtuluş Parkı'nda açlık grevine başlamıştı. Günler süren eylem, İçişleri Bakanlığı koordinasyonundaki toplantılarla sonuçlandı ve işçiler, alacaklarının ödeneceğine dair bakanlık garantisi alarak eylemlerini sonlandırdı.

Aylar boyu biriken alacaklar

Doruk Madencilik işçileri, özellikle 2022'deki TMSF devrinden sonra ciddi ücret ve tazminat sorunları yaşadıklarını belirtiyordu. Birçok işçi 3 ila 5 aylık maaşlarını alamamış, zorunlu ücretsiz izin uygulamaları ve işten çıkarmalarla karşı karşıya kalmıştı. Kıdem tazminatları da 10-12 yılı aşan çalışma sürelerine rağmen ödenmemişti. İşçiler, holdingin farklı şirketler üzerinden borç yapılandırması yaparak alacak tahsilini zorlaştırdığını iddia ediyordu.

Eylemler, Eskişehir'den Ankara'ya yürüyüşle başladı ve başkentte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne kadar taşındı. Açlık grevinin 9. gününde işçiler, fiziksel olarak zorlanmalarına rağmen "Vaat değil, hakkımızı istiyoruz" diyerek direnişi sürdürdü. Sendika temsilcileri, holding patronu Sebahattin Yıldız'ın lüks harcamalarına dikkat çekerek, "Sadece saatini satsa alacakların büyük kısmını ödeyebilir" eleştirisinde bulundu.

Bakanlıkların müdahalesi ve kritik görüşmeler

Direnişin kritik aşamasında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile yapılan görüşmeler dönüm noktası oldu. Sendika heyeti, bakanlık yetkilileriyle bir araya geldi. Toplantıda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'nın koordineli şekilde süreci takip edeceği belirtildi.

Görüşmelerde şu başlıklar üzerinde uzlaşıldı:

- Ödenmemiş ücretler ve sendikal haklar

- Zorunlu ücretsiz izne çıkarılan işçilerin SGK primlerinin tamamlanması

- Mahkeme sürecindeki alacakların ödenmesi

- Genel özlük haklarının giderilmesi

Çalışma Bakanlığı, şirket tarafından yaklaşık 36 milyon TL'lik bir ödemenin hesaplara aktarıldığını açıkladı. Kalan alacakların ise kısa sürede tamamlanacağı taahhüt edildi. İşçiler, bu ödemeyi başlangıçta "50'de 1" olarak nitelendirmişti, ancak bakanlık garantörlüğüyle sürecin takip edileceği vurgusu üzerine eylemi sonlandırma kararı aldılar.

Devletten alınan vaatler

Yıldızlar SSS Holding'in işçilere olan borçlarını ödemesi için devletten alınan somut taahhütler şu şekilde özetlenebilir:

1. Üç Bakanlığın Garantörlüğü: İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, sürecin iki haftalık periyotlarla takip edileceğini ve herhangi bir aksaklığa izin verilmeyeceğini taahhüt etti. Ankara Emniyet Müdürü de bu garantörlük çemberine dahil edildi.

2. Ödeme Takvimi ve Koordinasyon: Şirketin kalan alacakları önümüzdeki günlerde/taksitler halinde yatırması kararlaştırıldı. Bakanlıklar, ödemelerin zamanında yapılması için aktif rol üstleneceğini belirtti.

3. SGK ve Özlük Haklarının Düzeltilmesi: Ücretsiz izin dönemlerindeki prim borçlarının giderilmesi ve mahkeme alacaklarının karşılanması da masada kabul edildi.

4. Ruhsat ve Teşvik Konuları: Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, holdinge "bir daha ruhsat vermeyeceğini" kamuoyuna açıkladı. Yerli kömüre alım garantisi ve teşviklerin devam ettiği, ancak işçiye borcu olan firmalara bu tür desteklerin verilmeyeceği yönünde daha sıkı denetim sinyali verildi. Bazı raporlarda holdingin geçmişte teşvik aldığı ancak vergi ödemediği iddiaları da gündeme geldi.

Sendika temsilcileri, "Çoğu arkadaşımızın maaşları yattı. 15 gün süre istediler, bunun garantörü bakanlıklar" diyerek uzlaşmayı duyurdu. Bağımsız Maden-İş, direnişin "zaferle sonuçlandığını" ilan etti ve işçileri Eskişehir'e uğurlama çağrısı yaptı.

Holding'in sicili ve kamuoyundaki tartışmalar

Yıldızlar SSS Holding, özelleştirmelerle büyüyen bir yapı olarak biliniyor. Doruk Madencilik'in yanı sıra farklı sektörlerde faaliyet gösteriyor. İşçiler ve sendika, holdingin TMSF'den düşük bedelle tesis aldığı, teşvikler ve alım garantilerinden yararlandığı halde işçilere ödeme yapmadığı eleştirisini sıkça dile getirdi. Patronun lüks harcamaları bu tartışmaları alevlendirdi.

Bazı kaynaklar, holdingin elektrik kapasite mekanizması ve kömür alım garantileri sayesinde devlet desteklerinden yararlandığını, buna rağmen işçilerin mağduriyetinin sürdüğünü öne sürüyor. Bakan Bayraktar'ın "İşçiye borcu olana alım garantisi verilmez dedik, buna rağmen ödemedi" sözleri de bu gerilimi yansıttı.

Günler süren açlık grevi ve Ankara'daki yoğun mücadele, işçilerin alacaklarının bir bölümünün hemen ödenmesi ve kalanının bakanlık garantisiyle takip edileceği uzlaşmasıyla noktalandı. İşçiler, "Haklarımızı söke söke aldık" diyerek eylemi sonlandırırken, sendika süreci yakından izleyeceğini açıkladı.

Bu olay, madencilik sektöründeki hak gaspları ve devlet-özel sektör-işçi ilişkilerindeki gerilimleri bir kez daha gündeme taşıdı. Bakanlıkların garantörlüğü, ödemelerin zamanında yapılmasını sağlayacak mı, yoksa yeni sorunlar mı çıkacak? Süreç, önümüzdeki haftalarda netleşecek. Madenciler ise "Direne direne kazandık" mesajıyla Eskişehir'e dönerken, benzer mağduriyet yaşayan diğer emekçiler için de bir emsal oluşturdu.

İBB davasında 15 tutuklu sanığa tahliye

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan davada etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin'in de aralarında olduğu 15 tutuklu sanık için tahliye kararı verildi

30.04.2026 17:00:00
Haber Merkezi
İBB davasında 15 tutuklu sanığa tahliye
İBB davasında 15 tutuklu sanığa tahliye
İBB davası Silivri'deki cezaevi karşısında bulunan duruşma salonunda görülüyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan davada etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin'in de aralarında olduğu 15 tutuklu sanık için tahliye kararı verildi.
İBB'ye yönelik açılan yolsuzluk davasında  bugün 30. duruşma görüldü.

Duruşma savcısı 9 kişi için için tahliye talebinde bulundu. Verilen aranın ardından mahkeme heyeti 15 tutuklu için tahliye kararı verdi.

Tahliye kararı verilen isimler şöyle:

-İBB Bilgi İşlem Çalışanı Emrah Yüksel,
-Veri Uzmanı İsmet Korkmaz,
-İBB çalışanı Mehmet Çağlar Kuru,
-İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz,
-İBB çalışanı Yusuf Utku Şahin,
-Ekrem İmamoğlu'nun Güvenlik Koruma Müdürü Çağlar Türkmen,
-Etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin,
-Beyoğlu Belediyesi çalışanı Seyhan Özcan,
-İstanbul Şube Sekreteri Nuri Cem Ceylan,
-Esma Bayrak,
-Murat Keleş,
-İsmail Akkaya,
-Harun Cengiz Beğenmez,
-Mehmet Kaya.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.