logo
07 EYLÜL 2026

BAE: "İran, ülkeye 137 füze ve 209 İHA fırlattı"

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İran'ın dün ülkeye 137 füze ve 209 insansız hava aracı (İHA) fırlattığı aktarıldı

01.03.2026 12:17:00
İhlas Haber Ajansı
 
BAE: "İran, ülkeye 137 füze ve 209 İHA fırlattı"
BAE: "İran, ülkeye 137 füze ve 209 İHA fırlattı"
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İran'ın dün ülkeye 137 füze ve 209 insansız hava aracı (İHA) fırlattığı aktarıldı.
İran, ABD-İsrail ortaklığında düzenlenen saldırılara karşılık bölgedeki birçok ülkeyi hedef aldı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İran'ın dün ülkeye 137 füze ve 209 insansız hava aracı (İHA) fırlattığı bildirildi.
Dubai şehir medya ofisine göre, hava savunmaları tarafından düşürülen İHA'ların enkazı iki evin avlusuna düştü. Olayda 2 kişi yaralandı. Yetkililer, yaralanan kişilerin gerekli tıbbi müdahaleyi aldığını ve emirlik genelinde duyulan seslerin başarılı müdahale operasyonlarından kaynaklandığını belirtti.İHA

Tek parti iktidarı kendi dönemindeki sırları (!) araştırmaya başladı

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümüyle ilgili yıllardır kamuoyunun zihnindeki soru işaretleri yeniden masada. 2012’de verilen takipsizlik kararı kaldırıldı, dosya yeniden açıldı

07.09.2026 20:00:00
Haber Merkezi
 
Tek parti iktidarı kendi dönemindeki sırları (!) araştırmaya başladı
Tek parti iktidarı kendi dönemindeki sırları (!) araştırmaya başladı
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüyle ilgili yıllardır kamuoyunun zihnindeki soru işaretleri yeniden masada. 2012'de verilen takipsizlik kararı kaldırıldı, dosya yeniden açıldı. Olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. 10 şüpheli gözaltında, 1 şüpheli ise yurt dışında firari durumda.

15 yıl sonra perde yeniden açıldı

Türkiye'nin yakın tarihindeki en çok tartışılan cezaevi ölümlerinden biri yeniden soruşturuluyor.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda rahatsızlandı. Hastaneye sevk edilen Kozinoğlu'nun, Silivri Devlet Hastanesi'ne ulaştırıldığında hayatını kaybettiği tespit edildi.

O dönemde yürütülen soruşturmada kamera kayıtları, tıbbi belgeler ve tanık ifadeleri incelendi. Cezaevi personeli, jandarma ve sağlık görevlilerinin yanı sıra koğuş arkadaşlarının ve Kozinoğlu'nun eşinin ifadeleri alındı.

Ancak soruşturma 10 Nisan 2012'de takipsizlik kararıyla kapatıldı. Şimdi o dosya yeniden açılıyor.

"Kapandı" denilen dosya yeniden masada



Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının dosyayı yeniden incelediğini açıkladı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın değerlendirmesinin ardından Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos tarihli kararıyla takipsizlik kaldırıldı. Böylece 15 yıl önce kapatılan soruşturmanın kapısı yeniden aralandı.

Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınırken, olayın bütün yönleriyle araştırılması amacıyla özel bir ekip oluşturuldu.

11 şüpheli, 10 gözaltı



Soruşturmadaki en çarpıcı gelişme ise cezaevi personeline yönelik adli işlemler oldu. Olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. 10 kişi gözaltına alınırken, 1 kişinin FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu belirlendi.

Bu gelişme, Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yıllardır cevapsız kalan soruların yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

ŞİMDİ EN KRİTİK SORU: O GECE NE OLDU?

Kozinoğlu'nun cezaevinde rahatsızlanmasından hastaneye ulaştırılmasına kadar geçen süreç yeniden mercek altında.

Kamera kayıtları, sağlık belgeleri, cezaevi uygulamaları, görevli personelin işlemleri ve daha önce alınan ifadelerin yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.

Soruşturmanın sonucunda, Kozinoğlu'nun ölümünde herhangi bir ihmal, kusur veya başka bir sorumluluk bulunup bulunmadığı ortaya konulmaya çalışılacak.

Şimdilik hiçbir şüpheli hakkında kesinleşmiş bir suçluluk hükmü bulunmuyor. Ancak 15 yıl sonra soruşturmanın yeniden açılması, dosyanın üzerindeki soru işaretlerini bir kez daha Türkiye'nin gündemine taşıdı.

Samsun'da 12 Afgan yakalandı

Samsun'da polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdikleri belirlenen 13 Afganistan uyruklu göçmen yakalanırken, göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı

07.09.2026 15:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Samsun'da 12 Afgan yakalandı
Samsun'da 12 Afgan yakalandı
Samsun'da polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdikleri belirlenen 13 Afganistan uyruklu göçmen yakalanırken, göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı.

Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürüttükleri çalışmalar doğrultusunda Ağrı'dan İstanbul'a gitmekte olan şüphelileri takibe aldı.



Öncü ve artçı araçlarla ilerledikleri tespit edilen şüphelilerin bulunduğu araçlar, Samsun girişinde durduruldu. Yapılan aramada, yurda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdiği belirlenen 13 Afganistan uyruklu kaçak göçmen yakalandı. Kaçak göçmenler hakkında sınır dışı işlemleri başlatıldı.

Operasyon kapsamında Samsun'da A.D., A.B. ve T.İ. gözaltına alınırken, olayla bağlantısı olduğu belirlenen A.E. ise Ağrı'da yakalandı. Ağrı'da yakalanan A.E.'nin de Samsun'a getirileceği öğrenildi.

Emniyetteki sorguları tamamlanan 3 şüpheli bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan A.D. ve A.B. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, T.İ. ise mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, şehrin çeşitli ilçelerinde kurşunlama, tehdit, yaralama gibi olayları karışan suç örgütüne operasyon düzenledi

07.09.2026 15:01:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı
İstanbul'da suç örgütü operasyonu : 15 şüpheli tutuklandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, şehrin çeşitli ilçelerinde kurşunlama, tehdit, yaralama gibi olayları karışan suç örgütüne operasyon düzenledi. Gözaltına alınan 15 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, 31 Ağustos-6 Eylül 2026 tarihleri arasında meydana gelen iş yeri, araç ve ev kurşunlanması, tehdit, yaralama, mala zarar verme gibi olayların aydınlatılması amacıyla inceleme başlattı.

17 farklı olaya ilişkin güvenlik kamera görüntülerini izleyen Asayiş Şube ekipleri, zanlıların kimliklerini tespit etti. Suç örgütüne yönelik operasyonda 15 şüpheli gözaltına alındı.

Şüphelilerin üzerlerinde, evlerinde ve kullandıkları araçlarda yapılan aramalarda 5 tabanca, 1 otomatik tabanca, 1 uzun namlulu silah, 293 mermi, 1 motosiklet ve kurşungeçirmez yelek ele geçirildi. Şüphelilerin iş yeri, araç ve ev kurşunlama, tehdit, yaralama ve mala zarar verme olaylarına karıştıkları tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 15 zanlı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu

Manisa ve Mersin'de, milyonlarca sentetik ecza hap ile yaklaşık 2 ton uyuşturucu ham maddesinin ele geçirildiği dev operasyonun detayları ortaya çıktı

07.09.2026 14:54:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu
Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu
Manisa ve Mersin'de, milyonlarca sentetik ecza hap ile yaklaşık 2 ton uyuşturucu ham maddesinin ele geçirildiği dev operasyonun detayları ortaya çıktı. Operasyonda gözaltına alınan 5 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilirken, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu öğrenildi.

İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda, Manisa Valiliği Uyuşturucu ile Mücadele Eylem Planı çerçevesinde, uyuşturucu madde ticaretine yönelik çok yönlü istihbarat ve risk analiz çalışmaları gerçekleştirildi.



Elde edilen bulgular doğrultusunda, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının adli kararlarıyla Manisa Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, uyuşturucu madde ticareti yapan ve uyuşturucu maddeleri Manisa ile Ege Bölgesi'ndeki illere sevk eden şahıslara yönelik projeli çalışma başlatıldı. Yürütülen çalışmalar kapsamında şüphelilerin faaliyetleri teknik ve fiziki takip altına alınırken, bağlantılı adresler de belirlendi.

Çalışmaların ardından Manisa merkezli olarak Manisa ve Mersin'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Mersin'de operasyon düzenlenen adreslerden birinde uyuşturucu imalatında kullanıldığı belirlenen bir tesis ortaya çıkarıldı. Tesiste sentetik hap basımında kullanılan makinelerin yanı sıra uyuşturucu imalatında kullanılmak üzere hazırlanan çok sayıda malzeme ele geçirildi.



Yapılan aramalarda 2 adet sentetik hap basma makinesi, 1 milyon 983 bin 540 adet sentetik ecza hapı, 1 ton 917 kilogram yeşil reçeteli ilaç ham maddesi, basıma hazır 2 milyon 486 bin adet boş kapsül ve 27 bin 290 adet boş blister ele geçirildi.

Operasyon kapsamında gözaltına alınan Y.G., E.P., A.G., M.F. ve M.V. isimli şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu öğrenilirken, operasyonun Manisa tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu olduğu belirtildi.
Manisa İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel öncülüğünde bugün, operasyon kapsamında ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve imalatta kullanılan malzemeler görüntülendi. Milyonlarca hapın yanı sıra tonlarca ham madde, boş kapsül ve blisterler ile hap basımında kullanılan makineler operasyonun boyutunu gözler önüne serdi.

Süresiz nafaka konusunda Akın Gürlek tarih verdi. Bakan Gürlek "Süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler ekim ayında" dedi

Süresiz nafaka konusunda Akın Gürlek tarih verdi. Bakan Gürlek "Süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler ekim ayında" dedi

07.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
 Süresiz nafaka konusunda Akın Gürlek tarih verdi. Bakan Gürlek "Süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler ekim ayında" dedi
 Süresiz nafaka konusunda Akın Gürlek tarih verdi. Bakan Gürlek "Süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler ekim ayında" dedi
Süresiz nafaka konusunda Akın Gürlek tarih verdi. Bakan Gürlek "Süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler ekim ayında" dedi.

Ankara 2 No'lu Barosu Adli Yıl Açılış Programı'nda konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Süresiz nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri de ekim ayındaki paket kapsamında hayata geçirmeyi planlıyoruz" dedi.

Süresiz nafaka ve uzun süren boşanma davaları
Bakan Gürlek, boşanma davaları ile nafaka düzenlemesinin ekim ayında gündeme getireceklerini söyledi.
Düzenlemenin, 12'nci Yargı Paketi'nin ikinci kısmında yer alacağını ifade eden Gürlek, boşanma davalarının uzamasını önleyecek tedbirler alacağını kaydetti.
Gürlek, kira tespit ve tahliye davalarına da değindi. Kira tespit davalarının dokuz ayda, tahliye davalarının ise 1,5 yılda tamamlanmasını hedeflediklerini söyleyen Gürlek, "Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrasında nafaka konusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri de ekim ayındaki paket kapsamında hayata geçirmeyi hedefliyoruz." diye konuştu.

Atlas Çağlayan cinayeti davasında yarın karar bekleniyor

İstanbul'un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin davaya yarın devam edilecek. Duruşmada karar çıkması bekleniyor

07.09.2026 11:33:00 / Güncelleme: 07.09.2026 11:39:07
İHA
 
Atlas Çağlayan cinayeti davasında yarın karar bekleniyor
Atlas Çağlayan cinayeti davasında yarın karar bekleniyor
Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin sanık E.Ç.'nin (14) yargılandığı davaya yarın devam edilecek. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülecek davanın karara bağlanması bekleniyor.


İlk duruşmada mütalaa açıklanmıştı: 21 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası talebi



Olaya ilişkin davanın ilk duruşması, 9 Haziran günü görülmüştü. İlk duruşmada, Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıklamıştı. Savcılık, zanlı E.Ç. hakkında, Atlas Çağlayan'a yönelik 'çocuğa karşı öldürme', mağdurlar D.Ç., R.E.O., T.U.A. ile Y.O.O.'ya karşı ise 'silahla tehdit' ile '6136 sayılı kanuna muhalefet' suçlarından toplamda 21 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etmişti.


Davada yarın karar bekleniyor



Öte yandan, davanın 2'inci duruşması yarın saat 10.00'da görülecek. Yarın yapılacak olan duruşmada, mahkeme heyetinin kararını açıklaması bekleniyor.


İddianameden



Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, E.Ç. (14) 'şüpheli', Atlas Çağlayan 'maktul', aralarında Çağlayan'ın ikiz kardeşi Doruk'un da bulunduğu 4 çocuk 'mağdur', Çağlayan'ın anne ve babasının da bulunduğu 3 kişi ise 'müşteki' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, olay günü olan 14 Ocak günü saat 20.16 sıralarında bir kafede iki grup arasında tartışma çıktığı, bu sırada Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) E.Ç.'nin, Atlas Çağlayan'ı bıçakladığı, bu olay sonucunda ise Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, olay kapsamında ise soruşturma başlatıldığı aktarıldı. Ölü muayene raporunda, yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı.

Hazırlanan iddianamede Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu yer aldı. Raporda, E.Ç.'nin işlemiş olduğu 'kasten öldürme', '6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet' ve 'silahla tehdit' suçlarını işlediği, suçların fiili olarak hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu vurgulandı.

Öte yandan maktul Atlas Çağlayan'ın 15 Ocak 2026 tarihli ölü muayene raporu da iddianamede yer aldı. Rapora göre Çağlayan'ın göğüs ön ortada 3 buçuk santimlik kesi, göğüs solda 1 buçuk santimlik kesi olduğu, otopsi raporunda ise, vücutta 2 adet kesici delici alet yarasının tespit edildiği, göğsünün belli yerlerinde geniş kesici delici alet yarasının bulunduğu ve bu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı. Olay gününe ait görüntü inceleme tutanakları da iddianamede yer aldı. Tutanaklara göre, olay günü E.Ç. ve arkadaşlarının kafede oturduğu, daha sonra Atlas'ın geldiği, E.Ç.'nin, kafeden çıkarken Atlas ile bakıştığı, Atlas ve arkadaşlarının SSÇ ve arkadaşlarının arkasından gittiği, E.Ç.'nin cebinden bıçak çıkarttığı, elinde bulunan bıçağı Çağlayan'a 2-3 defa sallayarak yaraladığı, SSÇ'nin maktulü bıçakladıktan sonra arkadaşları ile kaçtığı belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.'nin ve maktul Atlas Çağlayan'ın 3 aylık arama ve aranma baz verilerinde, taraflar arasında herhangi bir baz kaydına rastlanmadığı da belirtildi. E.Ç.'nin telefonunda yapılan incelemeye göre, şüphelinin elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve 1 adet çakı fotoğrafının bulunduğu da iddianamede değinildi.


21 yıl 7 aya kadar hapis cezası talebi



Hazırlanan iddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, 'çocuğa karşı kasten öldürme', '6136 sayılı yasaya muhalefet etme' ve 'zincirleme şekilde silahla tehdit' suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Antalya Serik'teki yangın büyük oranda kontrol altına alındı

Antalya'nın Serik ilçesinde orman dışı alanda çıkan yangın büyük oranda kontrol altına alındı

07.09.2026 11:31:00
İHA
 
Antalya Serik'teki yangın büyük oranda kontrol altına alındı
Antalya Serik'teki yangın büyük oranda kontrol altına alındı
Dün, gündüz saatlerinde Akbaş Mahallesi Kızılbölük mevkiinde orman dışı alanda çıkan yangının büyük oranda kontrol altına alındığı bildirildi.

İlk etapta 5 uçak, 15 helikopter, 75 arazöz, 3 iş makinesi ve 600'a yakın personelin söndürme çalışmalarına katıldığı yangında şuana kadar 160 hektar alanın zarar gördüğü öğrenildi.

Ekiplerin bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.

Muğla'da çıkan orman yangınına müdahale ediliyor

Muğla'nın Menteşe ilçesinde çıkan ve Ula ilçesine sıçrayan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor

07.09.2026 10:16:00 / Güncelleme: 07.09.2026 10:18:52
AA
 
Muğla'da çıkan orman yangınına müdahale ediliyor
Muğla'da çıkan orman yangınına müdahale ediliyor

Yaraş Mahallesi'nde ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Bölgede etkili olan rüzgar nedeniyle yangın kısa sürede büyüdü.

İhbar üzerine bölgeye Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı hava ve kara araçları ile itfaiye ekipleri sevk edildi.

Alevler rüzgarın etkisiyle Muğla'nın Ula ilçesi Armutçuk Mahallesi'ne sıçradı. Muğla-Denizli kara yolunda ulaşım kontrollü olarak sağlanıyor.

Yangına 7 uçak, 13 helikopter, 32 arazöz, 7 dozer, 62 su tankeri, 12 iş makinesi ve 232 personelle müdahale ediliyor. 11 araç ve ambulansla da tahliye çalışmalarına destek veriliyor.

Vali İdris Akbıyık, AA muhabirine, ekiplerin yangını kontrol altına almak için yoğun çalışma yürüttüğünü söyledi.

Müdahalelerin havadan ve karadan sürdüğünü belirten Akbıyık, "Menteşe'de 2, Ula'da 1 toplam 3 ev boşaltıldı. Üç büyükbaş, 100 küçükbaş hayvan tahliye edildi. Bölgede rüzgar etkili." dedi. 

KKTC'deki gemi kazasındaki arama-kurtarma çalışmalarında 6. naaşa ulaşıldı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında batan yolcu gemisinde kaybolanlara yönelik sürdürülen arama kurtarma çalışmalarında 6. naaşa ulaşıldı. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, cenazenin 55-60 yaşlarındaki bir erkeğe ait olduğunu ve kimlik tespit çalışmalarına başlandığını bildirdi. Kayıp 14 kişiye ulaşılmasına yönelik çalışmalar deniz altında, su üstünde ve kıyı şeridinde devam ediyor

07.09.2026 06:00:00
İHA
 
KKTC'deki gemi kazasındaki arama-kurtarma çalışmalarında 6. naaşa ulaşıldı
KKTC'deki gemi kazasındaki arama-kurtarma çalışmalarında 6. naaşa ulaşıldı
KKTC'nin Girne kenti açıklarında 30 Ağustos'ta yaşanan yolcu gemisi felaketi sonrasında yürütülen arama-kurtarma çalışmalarında bir kişinin daha naaşına ulaşıldı. Bu gelişmeyle birlikte Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yürütülen çalışmalarda gemi enkazında ulaşılan naaş sayısı 6'ya yükselirken, kazadaki toplam can kaybı 14'e ulaştı.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, gelişmenin ardından yaptığı açıklamada, "Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından sürdürülen arama çalışmalarında bir kayıp insanımızın daha naaşına ulaşılmıştır" dedi.

Ulaşılan naaşa ilişkin bilgi veren Üstel, "Ulaşılan naaşın erkek ve yaklaşık 55-60 yaşlarında olduğu belirlenmiş, kimlik tespit çalışmalarına başlanmıştır" ifadelerini kullandı. Üstel, son durumla ilgili, "Böylelikle kazada hayatını kaybeden insanlarımızın sayısı 14'e yükselmiş, kayıp insanlarımızın sayısı 14'e düşmüştür" açıklamasında bulundu.


Kayıp 14 kişiye ulaşılmasına yönelik çalışmalar sürüyor



Son olarak ulaşılan 6. naaşın ardından kayıp 14 kişiye ulaşılmasına yönelik arama-kurtarma faaliyetleri devam ediyor. Türk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı gemiler ve deniz hava vasıtalarının katıldığı çalışmalarda enkaz ve çevresi taranırken, deniz yüzeyi ile kıyı şeridindeki aramalar da eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Arama-kurtarma ekiplerinin kayıp yolculara ulaşmak amacıyla bölgedeki çalışmalarına devam ettiği bildirildi.

Türk Deniz Kuvvetleri unsurlarının bölgedeki faaliyetleri, Güney Deniz Saha Komutanlığı koordinesinde sürdürülüyor. Ana arama-kurtarma gemisi TCG Alemdar ile TCG Işın'ın da görev yaptığı çalışmalarda deniz tabanı, su altı, su üstü ve kıyı şeridinde eş zamanlı arama gerçekleştiriliyor.

Deniz tabanında yaklaşık 554 metre derinlikte bulunan enkazdaki çalışmalar, derinlik nedeniyle uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV) ve teknik sistemler kullanılarak yürütülüyor.

Yine aynı mantık! ‘Satmıyoruz, işletmesini devrediyoruz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararla 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile çok sayıda otoyol ve çevre yolu 30 yıla kadar özelleştirme kapsamına alındı

05.09.2026 14:26:00
Haber Merkezi
 
Yine aynı mantık! ‘Satmıyoruz, işletmesini devrediyoruz’
Yine aynı mantık! ‘Satmıyoruz, işletmesini devrediyoruz’
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararla 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile çok sayıda otoyol ve çevre yolu 30 yıla kadar özelleştirme kapsamına alındı. Karar, "Devlet neden kendi işlettiği gelir kaynaklarını özel sektöre devrediyor?" tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Resmî Gazete'de yayımlanan 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Edirne-İstanbul-Ankara Otoyolu, İzmir-Aydın Otoyolu, İzmir-Çeşme Otoyolu, Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu ve diğer bazı otoyolların yanı sıra Niğde-Pozantı Otoyolu ile Gaziantep ve Bursa çevre yollarının belirli bölümleri de özelleştirme programına dahil edildi.

"Satış değil, işletme hakkı devri"

Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamuoyundaki "köprüler satılıyor" tartışmasına karşı çıkarak mülkiyetin devlette kalacağını, işletme hakkının ise devredileceğini açıkladı. Sözleşme süresinin 30 yıl olması ve işlemlerin 2031 yılı sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor.

Ancak vatandaş açısından temel soru değişmiyor: Devletin yaptığı yatırımlarla ortaya çıkan ve geçişlerden gelir sağlayan bu altyapılar neden 30 yıllığına özel işletmecilere bırakılıyor?

Tartışmanın merkezinde para var

Karara yönelik eleştirilerde, köprü ve otoyolların gelecekte sağlayacağı gelirlerin kamu yerine özel işletmecilere aktarılabileceği savunuluyor.

Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, söz konusu köprü ve otoyolların 2025 yılı gelirleri üzerinden 30 yıllık dönemde yaklaşık 18 milyar dolarlık bir büyüklük hesapladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ise bu hesabın "kâr" üzerinden yapılmasının doğru olmadığını, bakım, onarım, yatırım, personel ve işletme giderlerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Yani ortada henüz herkesin üzerinde uzlaştığı bir "30 yıllık kazanç" hesabı bulunmuyor.

Muhalefetten sert tepki

Karar siyasi tartışmayı da beraberinde getirdi. Yavuzyılmaz, uygulamayı Türkiye'nin gelecekteki gelirlerinin devri olarak nitelendirirken, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel de ihaleye girecek şirketlere yönelik, iktidar değişikliğinde otoyolları yeniden devletleştirecekleri mesajını verdi.

Kocaeli ve Adana'dan da karara yönelik "peşkeş" ve "halka ait varlıkların devri" eleştirileri geldi.

Asıl soru: Devlet neden satıyor?

Burada tartışmanın ekonomik boyutundan daha büyük bir soru ortaya çıkıyor: Bir devlet, yıllardır gelir sağlayan stratejik altyapılarını neden 30 yıllığına özel sektöre bırakır?

"Satarak ülke yönetilir mi?"

Türkiye'de özelleştirme tartışmasının geldiği nokta tam da burası.

Devletin ekonomik kaynak yaratması elbette gerekiyor. Ancak kamuya ait varlıkların işletme haklarının uzun sürelerle devredilmesi halinde, kararın yalnızca "Bugün bütçeye ne kadar para girecek?" sorusuyla değil, "30 yıl boyunca vatandaş ne ödeyecek, devlet ne kazanacak?" sorusuyla değerlendirilmesi gerekiyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.