logo
02 OCAK 2026


Bağımsızlığın madenle başlayan hikâyesi

19.10.2025 00:00:00

Osmanlı'nın son döneminde, imparatorluğun zengin maden yatakları kapitülasyonların gölgesinde yabancı şirketlere peşkeş çekilmişti. Fransız, İngiliz, Alman ve İtalyan imtiyaz sahipleri, Anadolu'nun altını, kömürünü, kromunu işletiyor; gelirini kendi ülkelerine taşıyordu. Türk milleti kendi toprağında kiracı, hatta seyirci konumundaydı. Siyasi bağımsızlık arayışı veren bir milletin, ekonomik olarak da zincire vurulduğu bir dönemdi bu.

Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu gerçeği en başından fark etti. Millî Mücadele sadece işgalci ordulara karşı değil, ekonomik esarete karşı da verilmeliydi. 1923 İzmir İktisat Kongresi'nde "Siyasi zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa kalıcı olamaz" diyerek bu yeni mücadelenin yönünü çizdi. 

Lozan Antlaşması (24 Temmuz 1923) Türkiye'ye yalnız sınırlarını değil, iktisadi egemenliğini de teslim etti. Lozan'da "maden yasağı" olduğuna dair efsaneler ne tarihî ne de hukuki temele sahiptir. Aksine, Lozan Türkiye'nin kendi kaynaklarını işletme hakkını tanıyan bir dönüm noktasıdır. Atatürk, Lozan'ın ardından hemen harekete geçti: 1926'da çıkarılan Maden Kanunu ile madenlerin işletme hakkı yalnızca Türk vatandaşlarına verildi. Ardından 1933'te Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTA), 1935'te Etibank ve Sümerbank kuruldu. Bu kurumlar, yeraltı zenginliklerini sanayi üretimine dönüştüren bir devletçilik modelinin omurgası oldu.

Atatürk'ün anlayışı netti: "Maden satmak değil, maden işlemek; hammadde değil, mamul madde üretmek!" Çünkü ekonomik bağımsızlık, yeraltı zenginliklerini milli üretim zincirine katmakla mümkündü. Atatürk döneminde madenler "milletin malı" kabul edildi. Bu sadece ekonomik değil, egemenlik temelli bir yaklaşımdı. Zonguldak kömüründen Ergani bakırına, krom ve demire kadar bütün kaynaklar devlet denetimine geçti. "Devletçilik", halkın emeğini ve servetini koruyan bir üretim rejimiydi. O yıllarda Türkiye, dışa bağımlılığı kırmaya başlamış; kendi sanayisini maden temelli planlamıştı.

Cumhuriyetin kurduğu bu milli model, ilerleyen yıllarda giderek terk edildi. Özelleştirmeler, yabancı ruhsatlar ve uluslararası imtiyaz anlaşmalarıyla Türkiye yeniden kendi madenlerinde kiracı hâline getirildi. AKP'nin "enerji ve maden yatırımları" başlığı altında övdüğü politikalar, özünde yabancı sermayeye alan açma stratejisidir. Bugün Türkiye'nin altın ve bor yataklarının büyük bölümü yabancı şirketlerle ortak işletilmektedir. CHP ve diğer partiler ise madenciliğe çoğunlukla çevresel ya da mevzuat temelli yaklaşarak, meseleyi egemenlik boyutundan uzaklaştırmıştır. Oysa Atatürk'ün vizyonu, "madenler üzerinden kurulan bağımsız ekonomidir." Ekonomik bağımsızlık olmadan siyasi bağımsızlık olmaz; bu kural dün de geçerliydi, bugün de.

Prof. Dr. Haydar Baş bu mirası 21. yüzyıla taşıdı. "Madenler milletindir" ilkesini Millî Ekonomi Modeli içinde yeniden yorumladı. O, "Yabancıların bize verdiği paraları yine onlara verip, sonra 'geri dön, marş marş!' diyeceğiz" derken; dış borç, faiz ve ithalat sarmalına karşı üretim merkezli tam bağımsızlık çağrısı yapıyordu. Haydar Hoca, Türkiye'nin bütün madenlerinin devlet–millet ortaklığıyla işletilmesini önerdi. Bu modelde devlet, millî egemenliğin teminatıdır; millet ise üretim ve refahın ortağıdır. Birlikte üretim, birlikte kazanım, birlikte bağımsızlık!

2023'te Lozan'ın yüzüncü yılı kutlandı. Ne "maden yasağı" kalktı, ne de "gizli maddeler" ortaya çıktı; çünkü zaten yoktu. Asıl gerçek şu: Biz kendi madenlerimize hâlâ sahip çıkamadık. Atatürk'ün kurduğu model unutuldu, Haydar Hoca'nın uyarıları kulak ardı edildi. Bugün Türkiye'nin önünde tarihî bir tercih vardır: Ya yeraltı zenginliklerini küresel tekellere kiralamaya devam edecek, ya da Atatürk'ün temeliyle, Haydar Hoca'nın vizyonuyla madenleri yeniden millîleştirecektir. Maden sadece toprak altındaki cevher değildir; milletin onurudur, emeğidir, geleceğidir. Atatürk'ün dediği gibi, "Ekonomik bağımsızlık olmadan millî egemenlik olmaz." Bugün bu sözü yeniden hatırlamanın, madenleri yeniden milletle buluşturmanın vaktidir.

Unutmayalım, bağımsızlık yerin altından başlar.

 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
İsviçre'de ölü sayısı 47'ye yükseldi
Ülke 5 gün ulusal yas ilan etti
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı:
"Ekmek fiyatında henüz herhangi değişiklik yok"
BTP lideri Hüseyin Baş’tan ‘Bütünleşik Muhalefet’ çağrısı
"Amasız, fakatsız, bütünleşik bir muhalefet şart"
İstanbul'un aralık ayı enflasyonu belli oldu
En yüksek artış lokantalarda
Filistin'e destek eylemi sona erdi
Binlerce kişi eyleme destek verdi
ÖTV'den MTV'ye zam yağmuru
2026 yılı zamlarla geldi
İsviçre'de kayak merkezinde patlama
Çok sayıda ölü ve yaralı var
İsrail, Gazze'nin geleceğini de yok etti
2025'te 7 bin 903 öğrenci ve eğitim personelini öldürdü
Zekenkskiy anlaşma için şartını açıkladı
"Biz savaşın sona ermesini istiyoruz ama Ukrayna'nın bitmesini istemiyoruz"
İstanbul'da kar yağışı hayatı olumsuz etkiliyor
Sarıyer ve Arnavutköy'de etkisini artırdı
Somaliland'ın lideri İsrail'e gidecek
Abraham Anlaşmalarına katılmayı planlıyor
Yılın son saatlerinde İstiklal Caddesi
Taksim’de oluşan kalabalık dron ile görüntülendi
AB'den Rusya'ya suçlama!
Dikkat dağıtma taktiği...
Tarladan markete havucun fiyatı 4.2 kat arttı
Markette en fazla zamlanan ürün ise limon oldu
MSB'den Suriye açıklaması
'Türkiye destek olacaktır'
İsviçre'de ölü sayısı 47'ye yükseldi
Ülke 5 gün ulusal yas ilan etti
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı:
"Ekmek fiyatında henüz herhangi değişiklik yok"
BTP lideri Hüseyin Baş’tan ‘Bütünleşik Muhalefet’ çağrısı
"Amasız, fakatsız, bütünleşik bir muhalefet şart"
İstanbul'un aralık ayı enflasyonu belli oldu
En yüksek artış lokantalarda
Filistin'e destek eylemi sona erdi
Binlerce kişi eyleme destek verdi
ÖTV'den MTV'ye zam yağmuru
2026 yılı zamlarla geldi
İsviçre'de kayak merkezinde patlama
Çok sayıda ölü ve yaralı var
İsrail, Gazze'nin geleceğini de yok etti
2025'te 7 bin 903 öğrenci ve eğitim personelini öldürdü
Zekenkskiy anlaşma için şartını açıkladı
"Biz savaşın sona ermesini istiyoruz ama Ukrayna'nın bitmesini istemiyoruz"
İstanbul'da kar yağışı hayatı olumsuz etkiliyor
Sarıyer ve Arnavutköy'de etkisini artırdı
Somaliland'ın lideri İsrail'e gidecek
Abraham Anlaşmalarına katılmayı planlıyor
Yılın son saatlerinde İstiklal Caddesi
Taksim’de oluşan kalabalık dron ile görüntülendi
AB'den Rusya'ya suçlama!
Dikkat dağıtma taktiği...
Tarladan markete havucun fiyatı 4.2 kat arttı
Markette en fazla zamlanan ürün ise limon oldu
MSB'den Suriye açıklaması
'Türkiye destek olacaktır'
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.