logo
07 ŞUBAT 2026

Bakanlıktan 'denetime geliyoruz' açıklaması

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın talimatıyla 81 ilde eş zamanlı olarak lokanta, restoran, kafeterya, otel gibi toplu tüketim yapılan yerlerde denetimler artırılarak, gerekli görülen yerlerden numune alınıp, uygun olmayan işletme ve ürünlere idari yaptırım uygulanacak.

21.08.2023 16:41:00
İhlas Haber Ajansı
Bakanlıktan 'denetime geliyoruz' açıklaması
Bakanlıktan 'denetime geliyoruz' açıklaması
Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından 81 ilin Tarım ve Orman İl Müdürlüğüne, rutin denetimlerin yanı sıra farkındalığın artırılmasına yönelik gıda denetimlerinin yoğunlaştırılmasına ilişkin talimat yazısı gönderildi. Kamu sağlığının korunması, tüketicilerin gıda güvenilirliğini sağlamak adına toplu yemek hizmeti veren işletmelerin kayıt altına alınmasının önemine işaret edilen talimatta şunlar kaydedildi:

'Toplu gıda tüketiminin olduğu yerlerde gıda kaynaklı salgınları engellemek ve hızlı tedbirler alabilmek için 21 Ağustos - 8 Eylül 2023 tarihleri arasında lokanta, restoran, kafe, otel gibi toplu tüketim yerlerinin kayıt altına alınıp alınmadığı, izlenebilirlik şartlarını sağlayıp sağlamadığı, asgari teknik, hijyenik ve muhafaza şartlarına uyulup uyulmadığına yönelik denetimlere ağırlık verilmesi, gerekli görülmesi halinde numune alınması ve uygun olmayan işletme ve ürünlerine idari yaptırım uygulanması gerekmektedir.'

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, tarladan sofraya kadar gıdanın her adımını kontrol altında tutmanın ve vatandaşlara güvenilir gıda sunmanın gayreti içinde olduklarını belirtti. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği bugünlerde gıda kaynaklı salgın ya da vakalarla karşılaşmamak için hız kesmeden çalıştıklarının altını çizen Bakan Yumaklı, kamu sağlığı ile tüketicilerin gıda güvenilirliği açısından korunmasını sağlamak amacıyla toplu olarak beslenme yapılan tüketim yerlerinin denetimlerine bu dönemde ağırlık verdiklerini vurguladı.



'2023 yılı içerisinde toplam 745 bin 170 yurt içi gıda resmi kontrolü gerçekleştirildi'


Yumaklı, Bakanlığın gıda kontrol görevlilerince 2022 yılında toplam 1 milyon 329 bin 824 gıda denetimi gerçekleştirildiğine dikkati çekerek, şu bilgilere yer verdi:

'Bu resmi kontroller çerçevesinde 18 bin 413 adet idari para cezası uygulanmış, savcılığa 243 adet suç duyurusunda bulunulmuştur. Ayrıca yılbaşından bugüne kadar 2023 yılı içerisinde toplam 745 bin 170 yurt içi gıda resmi kontrolü gerçekleştirilmiş, gıda işletmelerine 8 bin 769 adet idari para cezası uygulanmış, cumhuriyet savcılığına 122 adet suç duyurusunda bulunulmuştur.'



'Unutmayalım ki en iyi denetleyici, tüketicidir'


Rutin olarak yıl boyunca gerçekleştirilen risk esaslı denetim ve kontrollere ilaveten farkındalığı artırmak amacıyla üç hafta boyunca yoğun bir denetim faaliyeti başlattıklarını duyuran Yumaklı, 81 ilde eş zamanlı yürütülecek bu denetimlerde, konularında uzman 7 bin 628 personelin görev alacağını bildirerek şunları kaydetti:

'Tüketicilerimizin sağlığı ile menfaatlerinin en üst düzeyde korunması ve firmalar arasında haksız rekabetin önlenmesi amacıyla güvenilir olmayan gıdayı arz edenlere göz açtırılmayarak gerekli yaptırımlar uygulanacaktır. Bu denetimlerin yanı sıra rutin denetimler de Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğümüz tarafından aralıksız sürdürülecektir. Vatandaşlarımızdan karşılaştıkları olumsuz durumları Alo 174 Gıda Hattı'mıza bildirmelerini rica ediyoruz. Bu bir vatandaşlık görevidir ve gıda güvenilirliği ile tüketici menfaatleri açısından büyük önem teşkil etmektedir. Unutmayalım ki en iyi denetleyici, tüketicidir.'

Üniversite yıllarında sigara kullanımı artıyor!


 
 
Yeşilay’ın uluslararası hakemli dergisi Addicta’da yayımlanan araştırma, üniversite öğrencilerinin eğitim süreci boyunca sigaraya karşı direncinin azaldığını ve sigara içme oranının arttığını ortaya koydu.

07.02.2026 19:29:00
Haber Merkezi
Üniversite yıllarında sigara kullanımı artıyor!
Üniversite yıllarında sigara kullanımı artıyor!

Yeşilay'ın uluslararası hakemli dergisi Addicta'da yayımlanan araştırma, üniversite öğrencilerinin eğitim süreci boyunca sigaraya karşı direncinin azaldığını ve sigara içme oranının arttığını ortaya koydu. Araştırmaya göre üniversite eğitiminin ilk yılında öğrencilerin yüzde 39.5'inin sigara içtiği, bu oranın mezuniyet yılında yüzde 48.8'e yükseldiği belirtildi.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı tarafından yürütülen araştırma, 4 yıllık eğitim süreci boyunca 435 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırmaya göre öğrencilerin sigara bağımlılığına karşı mücadeleye destek verme oranı ilk yıl yüzde 45 iken, ikinci yılda yüzde 49.3'e yükseldi ancak mezuniyet yılında ise yüzde 42.8'e geriledi. Kadın öğrencilerin sigaranın olumsuz sonuçlarına dair farkındalıklarının son sınıfta belirgin şekilde arttığı, buna karşın genel olarak sigarayı reddetme öz-yeterliklerinin azaldığı belirlendi. Sigara içme oranlarının sağlık bilimleri öğrencileri arasında diğer fakültelere göre daha düşük olmasına rağmen, bu fakültelerde de oranların yıllar içinde yükselerek yüzde 22.2'den yüzde 36.4'e yükseldiği görüldü.

Prof. Dr. Mehmet Ali Kurçer, Merve Bektaş ve Ebru Katar'ın yer aldığı araştırma ekibi, elde edilen bulguların üniversite döneminin sigara alışkanlığının yerleştiği en riskli dönemlerden biri olduğunu gösterdiğini vurguladı. Araştırmayı değerlendiren Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Toker Ergüder, "Yürütülen bu çalışma, üniversite yıllarının sigara açısından kritik bir risk dönemi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Öğrenciler sigaranın zararlarını daha iyi bildikçe, ne yazık ki sigaraya karşı dirençleri artmıyor, aksine zayıflıyor" dedi.

Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon

Hatay'da esnafı haraca bağlayan, iş yerlerini dağıtan ve silah kaçakçılığı başta olmak üzere çeşitli suçlara karışan 'Dönmezler' suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli tutuklandı

07.02.2026 10:45:00
İhlas Haber Ajansı
Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon
Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon
Hatay'da esnafı haraca bağlayan, iş yerlerini dağıtan ve silah kaçakçılığı başta olmak üzere çeşitli suçlara karışan 'Dönmezler' suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince; yürütülen soruşturma kapsamında, örgütün alacak-verecek konularında tahsilatçılık yaptığı, haraç vermeyen eğlence mekanlarını tehdit ederek yağma ve mala zarar verme eylemlerinde bulunduğu, ayrıca çek ve senet tahsilatı, tefecilik ve silah kaçakçılığı faaliyetleri yürüttüğü tespit edildi.



Şüphelilerin bu kapsamda 11 ayrı suça karıştığı belirlendi. Soruşturmanın önceki aşamalarında, suç örgütü lideri ve yöneticileri ile birlikte 4 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. 'Dönmezler' suç örgütü yöneticisi ve üyeliği tespit edilen 35 şüpheliden 2'sinin yurt dışında bulunduğu, 7'sinin ise halen ceza infaz kurumunda tutuklu olduğu tespit edildi.



Özel Harekat polis ekiplerinin de yer aldığı operasyonla; 2 Şubat günü saat 06.30'da Hatay, İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 23 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilere ait ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 17 ruhsatsız tabanca ve şarjörleri, 91 fişek, 2 ruhsatsız av tüfeği, 34 av tüfeği kartuşu, 74 boş senet, 1 yazılı senet, 1 hesap ajandası, 22 cep telefonu, 1 bilgisayar ve başkasına ait 1 kimlik ele geçirildi.



Gözaltına alınan şüphelilerden 16'sı adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 4'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 12 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'taki depremlerde yıkılan binanın altında kalan 16 yaşındaki kızının elini hiç bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, depremin 3'üncü yıl dönümünde kızının kabrini ziyaret etti

06.02.2026 15:21:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:29:10
İhlas Haber Ajansı
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, depremin 3. yıl dönümünde Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda bulunan yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde enkazın altında kalan kızının elini bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, 3'üncü yılda da evladının mezarının başından ayrılmadı. Hançer, kızının kabrine karanfil bırakarak dua etti.



16 yaşındaki kızı Irmak Leyla Hançer'in mezarındaki fotoğrafa dokunan baba, "Onlar öldü, kurtuldular ama biz burada yaşayan bir ölü olduk" dedi.

Baba Hançer, "Acılar hiç geçmiyor, dün gibi gözümüzün önünde hiç geçmiyor. O manzarayı hiç tamir etmedik. Çünkü biz bir ümitle enkazın başına gittik. Sağ çıkarız veya yaralı falan çıkarız diye. Ama işte üçüncü günü rahmetli olmuş.

Hiç beklemediğimiz anda kaybettik. Ben o gece fırında çalışıyordum. Fırından ulaşamayınca oraya gittim. Ama işte gördüğümüz manzara felaket oldu bizim için. Çünkü her şey yerle bir olmuş. Dört çocuk vardı. En küçüğüm annemdeydi o gün. Cuma günü gezmeye gitmişti ama annemle beraber hepsi pazartesi geleceklerdi. Annem, ablalarım, yeğenlerim, yengem hepsi vefat ettiler.



En küçük kızım rahmetli oldu. Felaketten sonra işte tabii ki değişti. Her tarafımız yıkıldı. Yani onlar öldü, rahmetli oldular kurtuldular ama biz burada yani yaşayan bir ölü olduk onlarla beraber. Onlar toprağa gitti, biz toprağın içinde canlı ölüyüz yani. Çünkü onların ansızın gitmeleri, hepsinin birden gitmeleri çok felaket etti bizi" diye konuştu.

Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılında vatandaşlar, depremde kaybettikleri yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda gece saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar kaybettikleri yakınları için dualar etti

06.02.2026 15:03:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:07:46
İhlas Haber Ajansı
Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı
Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı
6 Şubat 2023 depremlerinde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, gece saatlerinden itibaren Kapıçam Şehir Mezarlığı'na gelerek, yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde aile fertlerinin büyük bölümünü kaybeden vatandaşlar, mezar başlarında gözyaşı döktü. Dualar edip Kur'an okuyan depremzedeler, acılarının aradan geçen zamana rağmen ilk günkü gibi taze olduğunu dile getirdiler.

Depremzede Hülya Zavrak, "Yaşadıklarımız çok acı, tarifi yok. Ne yapalım, sanki buraya gelince onları görüyormuş ve onlarla sarılıyormuş gibi hissediyoruz" derken, Sultan Yıldırım ise, "Herkesin şehidi var. Ben de enkazdan çıkarıldım, enkazdan oğlumla beraber kurtuldum. Allah herkesin kalbine ferahlık versin" diye konuştu.

"O benim her şeyimdi"

Hatice Polat isimli depremzede de, "Acının tarifi imkansız. Oğlum 21 yaşındaydı, o benim her şeyimdi. Neşeli ve sevecen bir insandı. Tüm ölmüşlerimize rahmet olsun" ifadelerini kullandı.



Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem

Erzincan'ın Kemah ilçesinde 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

06.02.2026 14:38:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:04:20
Anadolu Ajansı
Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem
Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem

Erzincan'ın Kemah ilçesinde saat 14.16'da 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Kemah ilçesi olan 4,9 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 4,52 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Vali Hamza Aydoğdu, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, "Erzincan Kemah'ta meydana gelen 4,9 şiddetindeki depremde çok şükür herhangi bir can ve mal kaybı yoktur. Rabbim milletimizi, Erzincanlı hemşehrilerimizi her türlü afetten ve beladan muhafaza eylesin. Geçmiş olsun Erzincan" ifadelerini kullandı.

ABB'den Melih Gökçek atağı

Danıştay'ın Melih Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemesine yönelik İçişleri Bakanlığı kararını kaldırmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi, Bülent Arınç'ın soruşturmada tanık olarak dinlenmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu

06.02.2026 13:04:00 / Güncelleme: 06.02.2026 13:09:13
Haber Merkezi
ABB'den Melih Gökçek atağı
ABB'den Melih Gökçek atağı
Danıştay 1. Dairesi, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturma sürecinde kritik bir adım attı.

İçişleri Bakanlığı'nın, Gökçek ve dönemin belediye yöneticileriyle ilgili imar planı değişiklikleri yoluyla haksız menfaat sağlandığı iddiasına ilişkin "soruşturma izni verilmemesi" ve şikayetin "işleme konulmaması" kararını oy birliğiyle kaldırdı. (karar 3 Şubat 2026 tarihinde duyuruldu). Bu kararın ardından dosya, yeniden ön inceleme yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı'na geri gönderildi.

İçişleri Bakanlığı soruşturmayı engelliyordu

Süreç, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) 2020 yılında başlattığı suç duyurusu üzerine şekillenmişti. İddialar, Gökçek döneminde bazı taşınmazlara yönelik imar planı değişiklikleriyle FETÖ ve FETÖ bağlantılı kişi/şirketlere bireysel menfaat sağlandığı yönündeydi. Daha önce İçişleri Bakanlığı'nın engeli nedeniyle ilerlemeyen dosya, Danıştay'ın müdahalesiyle yeniden hareket kazandı.

ABB, Bülent Arınç'ın tanık olarak dinlenmesini talep etti

Bugün ise Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi başvuru yaparak eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenmesini talep etti. Başvuruda, Arınç'ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları özellikle vurgulandı. Arınç, daha önce Gökçek dönemini eleştirerek "Ankara'yı parsel parsel sattılar" ifadesini kullanmış ve 2015'ten beri bu konuda savcılar tarafından çağrılmadığını belirterek "Çağırırlarsa ifade veririm" demişti.

Bu talep, sürecin siyasi boyutunu da öne çıkarıyor. Arınç'ın tanıklığı, iddiaların dayanağı olarak görülen açıklamaların soruşturmada delil değeri taşıyabileceği anlamına geliyor. Başvuru, ABB'nin Gökçek dönemi imar uygulamalarına ilişkin ısrarlı takibinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Top savcılıkta

Savcılık tarafından başvurunun kabul edilip Arınç'ın ifadesine başvurulup başvurulmayacağı henüz netleşmedi. Ancak Danıştay'ın kararıyla soruşturma izni engeli kalktığı için dosyanın ön inceleme aşamasında ilerlemesi ve olası iddianame sürecine evrilmesi bekleniyor.

Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı

Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi

06.02.2026 10:26:00
İhlas Haber Ajansı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa'da 13 yabancı uyruklu şahıs yakalandı
Bursa Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Mudanya ilçesinde faaliyet gösteren bir iş yerine operasyon düzenledi.

Yapılan denetimlerde, iş yerinde çalıştırılan yabancı uyruklu şahıslardan 11'inin kimliksiz, 2'sinin ise çalışma izninin bulunmadığı belirlendi.



Kaçak olarak çalıştırıldığı tespit edilen toplam 13 yabancı uyruklu şahıs, deport edilmek üzere gerekli işlemlerin yapılması amacıyla İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne sevk edildi.

Öte yandan, yabancı uyruklu şahısları temin ederek çalıştırdığı belirlenen şüphelilerden 1 kişi yakalanarak adli makamlara sevk edilirken, diğer şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna: 2 gözaltı

Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi'ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı

06.02.2026 10:20:00
İhlas Haber Ajansı
Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna: 2 gözaltı
Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna: 2 gözaltı
Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi'ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı.

MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar sonucu Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu gözaltına alındı.

Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna

Maden Mühendisi olan Mehmet Budak Derya, 2005 yılında kendi şirketini kurdu, Mersin Silifke'de mermer ocağı açtı. Dünyanın birçok ülkesine ticaret yapmaya başladı. Bu sayede İsrail İstihbarat Servisi'nin dikkatini çekti.

İsrail'in kurduğu paravan şirketin yetkilisi Ali Ahmed Yassın kod adlı şahıs, Eylül 2012'de Mehmet Budak Derya'yı ofisinde ziyaret ederek şirketinin onunla iş yapmak istediğini söyledi. Patronları ile tanışması için Avrupa'da bir ülkeye davet etti. Bunu bir iş fırsatı olarak gören Mehmet Budak Derya, Ocak 2013'te Avrupa'da şirketi sahibi kimliği altında İsrail İstihbarat Servisi mensupları ile bir araya geldi. Mehmet Budak Derya ile bir araya geldiği kişiler yapacakları mermer ticaretine ilişkin hususları görüştü.

Kod adı Luis olan İsrail istihbaratçısı, M.B. Derya'ya Filistin asıllı Türk vatandaşı Veysel Kerimoğlu'nu işe almasını söyledi. Mehmet Budak Derya, Kerimoğlu ile birlikte yürüttükleri faaliyetler hakkında kendilerine bilgi vermeleri yönünde talimat aldı. Eş zamanlı olarak Mehmet Budak Derya ile ilk irtibatı kuran Ali Ahmed Yassın da Veysel Kerimoğlu'nu M.B. Derya ile çalışması hususunda yönlendirdi.

Kaynaklarının konumunu yükseltmek için işçi buldular

İsrail İstihbarat Servisi mensuplarından aldığı talimat doğrultusunda Veysel Kerimoğlu'nu işe alan ve maaşını bile istihbaratçılardan temin eden Mehmet Budak Derya, arkadaşlık ilişkisi de geliştirdi. M.B. Derya, V. Kerimoğlu ile attıkları her adımı İsrail servisi ile paylaştı. Mehmet Budak Derya, Veysel Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini arttırdı. Yine V. Kerimoğlu sayesinde tanıştığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirdi. Bu şahıslar hakkında topladığı bilgileri İsrail servisine aktardı. İsrail'in Gazze'yi işgal politikası çerçevesinde tesis ettiği ticari ilişkileri de kullanarak Gazze'ye giriş izni almaya çalıştı. Gazze'de aradığı depoların fotoğraflarını İsrail istihbaratına iletti.

İsrail Servisi'nin desteği ile işlerini büyüttü

Ticari faaliyetlerini mermer alanıyla kısıtlamak istemeyen Veysel Kerimoğlu, 2016 yılı başlarında Mehmet Budak Derya'ya dron parçaları ticareti yapmaları üzerine bir teklifte bulundu. Attıkları her adımı İsrail servisine bildiren M.B. Derya, bu teklifi anında görüştüğü istihbaratçılara iletti. İsrail servisinin de işine gelen bu girişimin ilk numuneleri de İsrail İstihbarat Servisi tarafından temin edildi. Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu'nun birlikte dron satmaya çalıştığı Mohamed Zouari, İsrail İstihbarat Servisi tarafından Aralık 2016'da Tunus'ta suikasta uğradı.

Üçüncü ülke görüşmesi

Mehmet Budak Derya, İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdürdü. Bu süreç içerisinde Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdi.

İsrail servisinin testlerini geçti

İsrail servisi, uzun yıllardır yürüttükleri operasyonu riske atmamak adına gizliliğe son derece önem veriyordu. Bu kapsamda, İsrail servisi Mehmet Budak Derya'ya kriptolu bir haberleşme sistemi sağladı. Ayrıca, M.B. Derya sıkı tedbirler çerçevesinde 2016 yılında bir Asya ülkesinde yalan makinesi uygulamasına tabi tutuldu. M.B. Derya testi başarı ile tamamladı. Yalan makinesi testine girmesi sonrasında durumun ciddiyetini anlayan M.B. Derya, içinde bulunduğu faaliyet konusunda daha da hassas davranmaya başladı. İsrail servisi tarafından M.B. Derya'ya ikinci yalan makinesi testi Ağustos 2024'te bir Avrupa ülkesindeki otelde yapıldı. İsrail'in Bu testini de sorunsuz atlatan Derya, operasyonda bir üst aşamaya geçti. Mehmet Budak Derya, İsrail İstihbarat Servisi mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden sim kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim bilgileri ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına iletti.

Paravan şirket kuracakken yakalandı

Ocak 2026'da yurt dışında İsrail İstihbarat Servisi görevlileri ile çok önemli bir görüşme yapan Mehmet Budak Derya'nın operasyonel amaçlarla kullanılmak üzere yurt dışında paravan bir firma kurması yönünde planlar yapıldı. Yapılan planlamaya göre; söz konusu kurulacak paravan firmalar ile uluslararası ticari tedarik zincirine sızılması amaçlandı. Paravan şirket aracılığı ile İsrail İstihbarat Servisi'nin belirlediği ülkelerden temin edilecek ürünlerin yine İsrail servisi tarafından nihai kullanıcının bulunduğu ülkeye sevkiyatı koordine edilecekti. Planlamaya göre, sevkiyat sürecinde Asya ülkelerinde faaliyet gösteren yasal üç firma bulunacak ve bahse konu firmalar ile işbirliği yapılacaktı.

Bulunacak firmalardan ilki, ürünleri piyasadan temin ederek deposuna alacak ve ambalajlarını değiştirecekti. İkinci firma ürünleri ilk firmadan teslim alarak kendi deposunda bir süre muhafaza edecekti. Üçüncü firma ise ikinci firmadan teslim alacağı söz konusu ürünleri İsrail İstihbarat Servisince satılması istenen nihai kullanıcıya ait şirkete ihraç edecekti. Mehmet Budak Derya idaresinde kurulacak paravan firmanın görevi, ürünlerin temininden ihraç aşamasına kadar olan tedarik zincirini İsrail İstihbarat Servisi adına yönetmekti. M.B. Derya'nın servis görevlileri ile Ocak 2026'da yaptığı son görüşmede de bu plan çerçevesinde paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, web sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaları ele alındı.

MİT'ten kaçamadılar

Bir süredir MİT'in takibinde olan Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu; MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltına 

Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor


 
Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.

05.02.2026 23:18:00
Haber Merkezi/aa
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor

Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.
Siber suç örgütleri genellikle 'hesabım blokeli, senin hesabını kısa süreliğine kullanabilir miyiz?' ya da 'yaptığım iş tamamen yasal, sadece vergi ödememek için senin hesabını aracı kılıyoruz' gibi yalanlarla güven telkin ediyor. Özellikle e-ticaret sitelerindeki ödeme engellerini aşma bahanesiyle aracı arayan veya 'burs vereceğiz' vaadiyle gençlerin kimlik ve banka bilgilerini ele geçiren şüpheliler, bu yöntemlerle masum kişileri suç zincirinin bir parçası haline getiriyor.

Siber suç dosyalarına göre, Türkiye'de ve dünyada en sık karşılaşılan yöntemlerin başında sahte SMS ve e-postalarla yapılan "kimlik avı" (phishing) ve kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak gerçekleştirilen "sosyal mühendislik" faaliyetleri geliyor. Son dönemde yapay zeka destekli "Deepfake" teknolojisiyle ünlülerin taklit edildiği yatırım vaatleri, "video beğen, para kazan" şeklinde sunulan görev tuzakları ve sistemleri kilitleyen fidye yazılımları (Ransomware) ciddi tehdit oluşturuyor.

Ayrıca evden çalışma vaadiyle alınan kaporalar, müstehcen içerikli şantajlar, kripto para üzerinden kurulan "ponzi şemaları" ve "Google reklamları" üzerinden yönlendirilen sahte siteler de siber suç organizasyonlarının en yaygın yöntemleri olarak dikkati çekiyor. Uzmanlar, banka hesaplarını veya GSM hatlarını başkalarına kullandıran ve bu işlemin yasa dışı olduğunu fark eden vatandaşların vakit kaybetmeden adli süreç başlatmaları konusunda uyarıyor.

Kentsel dönüşümde merak edilenler

Riskli binalarda yıllardır uzlaşma sağlanamıyordu. Artık tek bir malik talebiyle toplantı başlıyor, kararlar yüzde 50+1 salt çoğunlukla alınıyor, itiraz edenlerin payı satılabiliyor. Deprem öncesi son şans mı, yoksa mülkiyet alarmı mı?

05.02.2026 15:48:00
Eyüp Kabil
Kentsel dönüşümde merak edilenler
Kentsel dönüşümde merak edilenler
Türkiye'de kentsel dönüşüm çalışmaları, deprem riski ve şehirlerin dirençli hale getirilmesi hedefiyle hız kesmeden devam ediyor. Özellikle dün Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle süreçte önemli adımlar atıldı.

Karar alma süreci hızlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından hazırlanan yeni düzenleme, riskli yapıların yıkım ve yenileme işlemlerini hızlandırmayı amaçlıyor. Daha önce 2/3 çoğunluk gereken birçok karar için artık salt çoğunluk (%50+1) yeterli hale getirildi. En çarpıcı yenilik ise şu: Riskli bir binada tek bir malik bile talepte bulunursa, toplantı ve karar süreci başlatılabiliyor.

Toplantı usulleri netleştirildi, davetler 15 gün askıda tutuluyor ve kararlar salt çoğunlukla alınıyor. Bu değişiklik, yıllardır uzlaşma sağlanamayan binalarda dönüşümü kolaylaştırmayı hedefliyor.

"Yık ya da sat" uygulaması

Karara itiraz eden maliklerin arsa payları, diğer hak sahiplerine satılabiliyor. Eğer diğer malikler satın almazsa, bu hisseleri Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ veya ilgili idareler satın alabilecek. Bina yıkıldıktan sonra arsa haline gelen parsellerde devlet alım önceliğine sahip olacak. Riskli yapı şerhi kaldırılmayacak, yerine "6306 sayılı Kanun kapsamında" ibaresi tapuya işlenecek, böylece hak kayıplarının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Bu düzenleme, süreci hızlandırırken bazı kesimlerde mülkiyet hakları konusunda endişe yarattı. Bakanlık ise uygulamanın daha şeffaf ve hızlı dönüşüm için gerekli olduğunu vurguluyor.

Kira yardımı rakamları güncellendi

2026 yılı için kentsel dönüşüm kapsamında verilen kira yardımı tutarları, illerin yaşam maliyeti ve nüfus yoğunluğuna göre yeniden belirlendi.  Buna göre İstanbul'da aylık 9.000 TL - 10.500 TL, diğer büyükşehirlerde 7.500 TL - 8.500 TL oldu.

Başvurular Kentsel Dönüşüm Başkanlığı üzerinden yapılabiliyor ve destek, dönüşüm sürecindeki vatandaşlara önemli bir nefes aldırıyor.

Afet odaklı dönüşüm vurgusu

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada "Afet odaklı kentsel dönüşüm ertelenemez bir gerçek" dedi. Yaklaşık 6-7 milyon riskli konutun yenilenmesi gerektiğini belirten Eren, arsa maliyetlerinin düşürülmesi, uzun vadeli finansman modelleri ve nitelikli iş gücü sorununun çözümü için acil reform çağrısında bulundu.

Bakan Murat Kurum ise "Türkiye modeli" ile kentsel dönüşümün sadece bina yenilemek değil, iklim değişikliğiyle mücadele eden, dirençli şehirler inşa etmek olduğunu vurguluyor. Okmeydanı gibi büyük projelerde kura çekimleri devam ederken, İstanbul'da her iki kentsel dönüşümden birinin gerçekleştiği belirtiliyor.

Vatandaşlar ne yapmalı?

Son yönetmelikle birlikte riskli binalarda uzlaşma sağlanamasa bile dönüşümün önü açılıyor. Ancak süreçte hak kayıplarını önlemek için maliklerin toplantılara katılımı, profesyonel danışmanlık alması ve güncel yönetmelikleri takip etmesi kritik önem taşıyor.

Depreme dayanıklı şehirler hedefiyle 2026, kentsel dönüşümde yeni bir dönemin başlangıcı olmaya aday. Riskli binada yaşayan vatandaşların en kısa sürede risk tespitini yaptırması ve haklarını öğrenmesi öneriliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.