Bakterilerle tarımsal üretimi ikiye katladı
Saldıray Kara; Japonlar 70'li yıllarda halkını doyurmak için bu bakteriyi keşfetti






Ev ortamında üretti
Çevremden yoğun talep alıyorum. Benim beklentim devletimizden, hükümetimizden, hangi bakanlık ilgileniyorsa bu bakteri tekniğini halkımızla da paylaşması. Paylaşırsak çoğalır diye düşünüyorum, İslamiyet'te böyle bir emir var. Onun için paylaşmalı ki çoğalsın. Bu bakteriler sınır tanımıyor. Ahmet'in Mehmet'in tarlası diye ayırmıyor. Ama Ahmet-Mehmet tarlasına kimyasal döktüğü için, ot ilacı döktüğü için bu bakterileri öldürüyor. Onun için verim alamıyoruz. Gittikçe daha çok kimyasal atılıyor ve gelecek nesillere bir şey kalmıyor. Onun için bu bilgi paylaşılırsa verim artımı olur" dedi.
Bu zehirli radyoaktifi yok ediyor. Birden olmuyor, zaman istiyor. Dünyamızı daha temiz hale getirmek için fazla enerji harcamadan fazla para harcamadan verim almaya, sağlıklı bir yaşam alanı oluşturmaya yardımcı olabilir. Bu bakteriyi Avrupa 70'li yıllardan beri kullanıyor. Yemeğe kattıkları zaman rasyonlar yarıya düşüyor. Ağız kokularını gideriyor. Birçok sayamadığım faydaları var. Dünya bunu kullanıyor biz niye kullanmayalım. Milli sermayemizi mazotu insan gücünü boşa harcamayalım" diye konuştu.

Kendi ata tohumumuz bu kadar verimli iken neden dışarıya özeniyoruz
Diğer ot az da olsa gölgesinde kaldığı için başını çıkaramıyor ve büyümeyi durduruyor. Bu tarla ithal tohum, dışardan gelmiş olan ve yıllardır Türkiye'de kullanılan bir tohum çeşidi. Burası da buğday, buraya ot ilacı kullandığını biliyorum, yine de ot çıkmış. Dediğim gibi boşuna mazot ve para israfı. Zeron buğdayı ile arkadaki farkı görüyorsunuz. Biçildikten sonra arada iki katı fark var. Kendi ata tohumumuz bu kadar verimli iken niye dışarıya özeniyoruz. Ben bunu anlamıyorum umarım herkes bilgilendirilir bu konuda" dedi.
















































































