logo
23 ŞUBAT 2026


Başka ülkeler de ABD'yi izleyebilir

Türkiye'ye karşı vize yasağı alan ABD'yi başka ülkelerin de takip etmesinden endişe ediliyor. Bu bağlamda Kanada'nın bu yönde bir karar alabileceği ifade ediliyor. Türkiye'nin arasının iyi olmadığı Almanya ve Hollanda gibi AB ülkelerinin de vize yasağı getirmesi durumunda Türkiye'nin yaşayacağı sıkıntı daha da büyüyebilir.

10.10.2017 00:00:00
ABD şok bir kararla vizeleri iptal etti. Türkiye de misilleme olarak aynı kararı alırken iki ülke ilişkileri sözde stratejik ? model ortaklıktan hasımlığa döndü. Fiiliyata geçen vize yasağı konusunda açıklama yapan ABD'nin Ankara Büyükelçisi kararı üzülerek aldıklarını iddia etti.

Büyükelçilik sitesinden yazılı bir açıklama yapan Bass İstanbul Konsolosluğu çalışanı Metin Topuz'un FETÖ'den tutuklanmasına tepki gösterdi ve "Bu tutuklama, bazı yetkililerin, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki uzun zamandır süre gelen işbirliğini bozmak amacında olup olmadığına ilişkin soruları akıllara getirmiştir. Eğer doğruysa, bu durum, diplomatik tesislerimizde çalışan ve buraları ziyaret eden kişileri risk altına sokacaktır. Bu tutuklamaların münferit bir olay mı olduğunu, yoksa başka Türk çalışanlarımızın da sadece görevlerini yerine getirirken Türk hükümeti yetkilileri ve daha geniş kapsamda Türk toplumuyla görüşmeleri nedeniyle tutuklanmalarını mı beklemeliyiz, bilmiyoruz" dedi.

'Ne kadar süreceğini kestiremiyoruz'

Aldıkları karar için "Bu, Türk vatandaşlarına yönelik bir vize yasağı değildir. Yeni vize başvurularının değerlendirilmesinin askıya alınmasıdır" diyen Bass şöyle devam etti: "Geçerli vizenizin mevcut olması durumunda, ABD'ye hala seyahat edebilirsiniz. Türkiye dışında herhangi bir ABD Büyükelçiliği veya Konsolosluğunda vize başvurusu yapmak isterseniz, yapabilirsiniz. Bu kolay aldığımız bir karar değildir, büyük üzüntüyle aldığımız bir karardır. Vize hizmetlerinin askıya alınmasının insanlara rahatsızlık vereceğinin farkındayız. Uzun sürmeyeceğini umuyoruz, ancak bu konunun çözülmesinin ne kadar süreceğini kestiremiyoruz. Bu süreyi, yerel çalışanlarımızın gözaltına alınma nedenleriyle ilgili her iki hükümet arasında devam eden görüşmeler ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin Türkiye'deki tesislerimiz ve personelimizin güvenliğine ilişkin taahhütleri belirleyecektir." 

'Sorun üst düzeyde çözülür'

ABD'nin daha önce Irak, İran, Suriye, Sudan, Libya, Somali ve Yemen'e koyduğu vize yasağını Türkiye için de devreye koyması batı basınında da geniş yer aldı.

İngiliz Financial Times gazetesi 'ABD'nin Türkiye'yle ilişkilerinde işler kötüleşiyor' başlıklı haberinde analiz etti. Haberde görüşlerine yer verilen ABD'nin eski Ankara Büyükelçilerinden James Jeffrey, "Hiçbir Amerikan yönetimi, karşısındaki ülke ne kadar önemli olursa olsun böyle bir baskı altına alınmaya izin vermez. Bu, Türk sistemi içinde ABD'yi bilerek hedef alan unsurlarla ilgili bir anlaşmazlık. Ve bu Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump seviyesinde çözümlenmeli. Rusya'da bile atmadığımız çok alışılmadık bir adım bu" dedi.

Financial Times haberinde şu dikkat çekici ifadelere de yer verdi: "Batı'yı düşman olarak göstermek iç destek anlamında Erdoğan'ın işine yarıyor ancak vize krizinin piyasalara etkisi Erdoğan'ın politikalarının ekonomiye yönelttiği tehdidi de gösteriyor. ABD'li yetkililer bir süredir özel sohbetlerde Erdoğan'ın davranışına kızıyordu, ancak terörle mücadele gibi konularda bu güçlü liderle ilişkiye devam ediyordu. ABD Başkanı Donald Trump geçen ay 'Erdoğan'ın dostu olduğunu' söylemişti. Ancak Washington'un Türkiye'nin davranışı karşısında sabrı tükeniyor gibi görünüyor."

Yasak bulaşıcı olabilir!

ABD'nin Türkiye'ye karşı aldığı vize yasağının diğer ülkelere de yayılmasından endişe ediliyor. Kanada'nın bu yönde karar alabileceği ifade ediliyor.

Dış politikada son dönemlerde kriz üstüne kriz yaşadığımız Almanya, Hollanda gibi AB ülkelerinin de vize yasağı getirmesi yaşanan sıkıntıyı daha da büyütebilir. Ankara'nın dış politika tercihi yüzünden Türklerin dünyadaki seyahat alanı daralıyor.

Örneğin uçak krizinden önce Rusya'ya vizesiz giriş yapabilen Türk vatandaşları şimdi vize almak zorunda. Türk vatandaşları eğer vize alabilirse 122 ülkeye gidebiliyor. 52 ülkeye ise vatandaşlarımız vizesiz giriş yapabiliyor.

Erdoğan: Üzüntü verici

ABD'nin vize yasağına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ilk değerlendirmesi ise "biz kabile devleti" değiliz şeklinde oldu.

Ukrayna'da Devlet Başkanı Petro Poroşenko ile ortak basın toplantısında konuşan Erdoğan, Ankara-Washington hattında yaşanan gerilimin ardından vizelerin askıya alınmasının 'üzüntü verici' olduğunu belirtti. Erdoğan, "Ankara'da büyükelçiliğin böyle bir kararı alarak uygulamaya sokması üzüntü verici. Dışişleri Bakanlığımız konuyla ilgili muhataplarını aramışlardır. Bakanımız bana konuyu ilettiği anda kendilerine ben sadece şunu söyledim: 'Türkiye bir hukuk devletidir. Her şeyden önce, biz bir kabile değiliz. Bir kabile devleti de değiliz. Onların açıkladığı metin neyse, mütakabiliyet esasına dayalı olarak, o metnin karşı metnini büyükelçimiz ABD'de açıklasın.' Süreç bundan ibarettir" dedi.

'ABD'ye yakışmadı'

AKP Grup toplantısında konuşan Başbakan Binali Yıldırım ise vize yasağı için "ABD gibi bir ülkeye hiç yakışmayacak bir davranıştır" dedi.

Yıldırım şunları söyledi: "Hafta sonu ABD müttefiklik ilişkilerimizle bağdaşmayan bir karar aldı ve vize işlemlerini askıya aldı. Bunu da konsolosluk personeli ve çevre güvenliğinin yetersizliği ile açıklamaya çalıştı. Misyon ve personel güvenliğine yönelik taahhütlerimizin sorgulanmasından esef duyuyoruz. Ülkemizdeki ABD misyonları dahil bütün elçiliklerinin personeline sağlanan geniş güvenlik tedbirleri en kuvvetli şekilde devam ediyor. Bununla ilgili olarak kısa bir süre önce Dışişleri Bakanlığı üzerinden İçişleri Bakanlığımıza gelen yazıda ABD misyonlarının güvenliklerinin artırılması talebi vardı. Bu talebi memnuniyetle karşılayıp söz konusu misyonların güvenlik tedbirlerini artıracağımızı elçiliğe bildirdik. Ancak oradan gelen cevap 'bizim güvenlik sorunumuz yok, bu düşüncenizden dolayı teşekkür ediyoruz'. Hal böyleyken vizelerin askıya alınmasının sebebinin güvenlik olarak gösterilmesi yaman bir çelişkidir. Neymiş FETÖ soruşturması kapsamında ABD misyonlarında çalışan bazı kişiler hakkında hukuki süreç başlatmışız. Ne olmuş? Türkiye bir hukuk devleti. Suç işleyen ABD misyonunda olması ona bir ayrıcalık mı getirecek, beyefendilerden izin mi alacağız onların icazetini mi alacağız? Bunu söylerken lafın nereye gideceğini düşünün."

Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar

Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli Viyana Teknik Üniversitesinde konuşuldu. Kongrede, değerli akademisyenler ve sektör uzmanları sunumlar yaptı

22.02.2026 11:30:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar
Türkler yeniden Viyana kapılarına dayandı! Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde dikkat çeken notlar
Viyana'da 7-8 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde önemli açıklamalar ve değerlendirmeler oldu.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Modeli Viyana Teknik Üniversitesinde konuşuldu. Kongrede, değerli akademisyenler ve sektör uzmanları sunumlar yaptı.

Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nden dikkat çeken açıklamaları izleyin:

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

"Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi

22.02.2026 00:10:00
Ahmet Turan Yiğit
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
 "Kılıçdaroğlu hukuken değil, ama siyaseten CHP'nin başına geçirilebilir" diyen Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, "Kılıçdaroğlu ailesinin bile yüzüne bakamaz hale gelir" dedi
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum, "mutlak butlan" iddiaları ve Cumhuriyet Halk Partisi içindeki olası gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Akın Gürlek Mutlak Butlan için mi Adalet Bakanı oldu? CHP'ye Kılıçdaroğlu operasyonu mu geliyor? gibi sorulara yanıt veren Prof. Dr. Süheyl Batum, Türkiye'de "mutlak butlan" kararının hukuken mümkün olup olmadığını, mahkemeler ve seçim süreçleri üzerinden yaşanan tartışmaları,
olası bir yargı kararının CHP yönetimini nasıl etkileyebileceğini, böyle bir kararın Türkiye'de seçim güvenliği ve hukuk devleti açısından ne anlama geleceğini değerlendirdi.
Batum, olası bir butlan kararının sadece parti içi dengeleri değil, seçim sistemine duyulan güveni de etkileyebileceğini ifade etti.

Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış

Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu

21.02.2026 22:47:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu.
Toker, "Türk milleti buna itiraz eder dediğimiz, diyebileceğimiz her şeyi yaptılar. Şu anda da Erdoğan tabii ilk safhalarda hiç topa girmedi. Bahçeli'yi kullandı. Evet. Süreçte mesafe koydu bu konuya. Ama bir sene içinde inanılmaz bir toplum mühendisliği yapıldı. Örneklerini verelim. Bunu yavaş yavaş alıştıra alıştıra yapıyorlar. Bakmayın siz hani işte umut hakkı verilirse PKK'lıları af çıkarsa kıyamet kopar. Türk milleti bunu kabul etmez falan filan. Ben de söylüyorum ama aslında
kazın ayağı öyle değil. Adamların elinde öyle bir toplum mühendisliği imkanı var ki, algı yönetimi kaynakları var ki, yani buna şaşırmayın. yarın bir gün Türkiye'de kıyamet kopar dediğimiz her şeyi
yapabilirler" dedi.

Cem Toker'in konuşmasını izleyin:

Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme

İstanbul Bağcılar'da meydana gelen ve 1 kişinin bıçakla yaralandığı olayla ilgili yeni gelişme yaşandı. Olayla ilgili 3 şüpheli polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı

21.02.2026 21:15:00 / Güncelleme: 21.02.2026 21:19:37
İHA
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Olay, 12 Şubat 2026 tarihinde saat 18.45 sıralarında Bağcılar Yıldıztepe Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bıçaklı kavga ihbarını alan ekipler kısa sürede olay yerine geldi.

Ekiplerin yaptıkları ilk incelemede Oğuzhan Çöpür(27), bıçakla yaralandığı görüldü. Bunun üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası yaralı Oğuzhan Çöpür ambulans ile hastaneye kaldırıldı.

Polis, olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler olaya karışan yaşları küçük 3 şüpheli şahsı gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler 'Kasten Yaralama' suçundan adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden 2'si sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, 1 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak


 
 
Fethiye'de yol kenarında ölü bulunan kurtun genetik analizi yapılacak. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, kurtların ekosistemin sigortası olduğunu söyledi.

21.02.2026 15:15:00
AA
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak

Muğla'nın Fethiye ilçesinde, bir kurt yol kenarında ölü bulundu. Fethiye-Antalya kara yolu kenarında bir hayvan ölüsünü görenler durumu, Fethiye Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğine bildirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, hayvan üzerinde inceleme yaptı.

Hayvanın genç ve erkek bir kurt olduğunu tespit eden İlemin, hayvanın araç çarpması sonucu öldüğünü söyledi.
Kurdun genetik analizlerde kullanılması için doku örneği alındığını belirten İlemin, "Trafik kazaları, özellikle yayılma ve alan arayışı dönemindeki genç bireyler için önemli bir ölüm nedenidir. Kurtlar (Canis lupus) son yıllarda özellikle kış aylarında Ege ve Akdeniz kıyı şehirlerine kadar yaklaşabiliyor. Bunun başlıca nedeni, insanlar tarafından beslenmeye alıştırılan yaban domuzlarını takip ederek yerleşim alanlarının çevresine gelmeleri" dedi.

İlemin, yaban domuzlarının şehir kenarlarında artan varlığının, kurtların da bu alanlara yönelmesine yol açabildiğini dile getirdi. Şehir çevresine yaklaşan kurtların zaman zaman sahipsiz sokak köpekleri ile melezleştiğini ifade eden İlemin, bu durumun kurtların genetik bütünlüğünde bozulmalara, insandan daha az kaçınma gibi davranışsal değişimlere yol açabildiğini kaydetti.

Kurtlar ekosistemin sigortası

Doğal koşullarda kurtların insanlardan uzak durduğunu ve ekosistemlerin "sigorta türü" olarak dengeyi sağladıklarını vurgulayan İlemin, şöyle konuştu: "Girişimsel melezleşme, genetik veya demografik baskınlaşma yoluyla saf kurt popülasyonlarını uzun vadede yok olma girdabına sürükleyebilecek ciddi bir tehdittir. Bu kapsamda, TÜBİTAK 1001 destekli 'Ülke Çapında Kurtlara Dair Kapsamlı Bir Araştırma: Mekansal Genetiği, Ekoloji ve Hibridizasyonu' adıyla yeni bir proje yürütülüyor. Proje, Sakarya Üniversitesinden Doç. Dr. Morteza Naderi yürütücülüğünde ve geniş bir uzman ekibin katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Projenin temel amaçları, Türkiye genelinde kurtların genetik yapısını ve çeşitliliğini ortaya koymak, köpeklerle melezleşme düzeyini belirlemek, popülasyonların genetik dayanıklılığını değerlendirmek ve ekosistem üzerindeki kilit taşı rolünü korumaya yönelik bilimsel veri üretmek."

İlemin, kurtların genetik bütünlüğünün korunmasının yalnızca türün geleceği açısından değil, aynı zamanda ülke genelinde ekolojik bozulmanın en aza indirilmesi açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Ramazan kolilerindeki hilelere dikkat!


 
 
Ramazan ayının gelmesiyle birlikte satışa sunulan gıda kolilerinde, ürünlerin nitelikleri ve son kullanma tarihlerine dikkat edilmesi gerekiyor.
 

21.02.2026 11:21:00
AA
Ramazan kolilerindeki hilelere dikkat!
Ramazan kolilerindeki hilelere dikkat!

Vatandaşlar, mübarek Ramazan ayı nedeniyle iftar ve sahur alışverişlerini sürdürüyor. Bu dönemde çeşitli gıda ürünlerinin yer aldığı Ramazan kolileri de rağbet görüyor. Pek çok market ve e-ticaret platformu Ramazan paketlerini çeşitli kampanyalarla satmaya başlarken, ürünlerin fiyatları da paket içeriğine göre değişiklik gösteriyor. Paketlerde, meşrubat, makarna, bakliyat ürünleri, salça, sıvı yağ, çay ve şeker gibi temel gıda maddeleri yer alıyor. Kimi paketlerde sucuk, kaşar peyniri, kavurma, hurma, zeytin, helva ve reçel gibi iftariyelikler de bulunuyor. Şirketler çalışanlarına, hayır kurumları da ihtiyaç sahiplerine dağıtmak için de bu kolileri tercih ediyor.

Stok eritme amacı olmamalı

Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Ergün Kılıç, Ramazan ayının, paylaşmanın ve dayanışmanın en güçlü şekilde yaşandığı bir dönem olduğuna işaret etti. Bu dönemde yapılan her yardımın, güvenli ve nitelikli olması gerektiğini belirten Kılıç, yardım ve Ramazan kolilerinin, stok eritme ya da fırsatçılık aracı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Kılıç, yardım yapan duyarlı insanların, gıda kolilerine kendi sofralarına koymayacakları ürünleri yerleştirmek istemeyeceklerini ifade ederek, "Son kullanma tarihi geçmiş, ambalajı yırtılmış, etiketi bulunmayan ya da sağlığa uygun olmayan ürünler yardım değildir. Bu tür ürünler, insanların sağlıklı gıdaya ulaşma hakkını ihlal eder. Yardım, dikkat ve vicdanla yapılır, ihmal ve denetimsizlikle değil" diye konuştu.

Yardım alan da kontrol etsin

Yardım alan vatandaşların da bu gıda ürünlerini kontrol etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, herkesin aldığı ürünlerin son kullanma tarihine bakması, bozuk, şüpheli ya da sağlığa uygun olmayan gıdaları ayırarak kesinlikle tüketmemesi gerektiğini söyledi. Kılıç, Ramazan ayını fırsata çevirmek isteyen kişi ya da işletmelere imkan verilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Merhamet duygusuyla yardım etmek isteyen yurttaşların iyi niyeti, rant odaklı anlayışlara teslim edilmemelidir. Ramazan, kazanç değil, vicdan ayıdır, bu nedenle dayanışma, denetimle ve sorumlulukla korunmalıdır. Yapılan denetimler, etkin, sürekli ve caydırıcı şekilde yürütülmelidir. Gıda güvenliğinin yalnızca bir mevzuat konusu değil, doğrudan yaşam hakkı meselesi olduğu unutulmamalıdır. Ramazan ayında ve yılın her gününde sağlıklı gıdaya erişim, insan onuruna yakışır yaşam ve adil bir piyasa düzeni için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal da Ramazan kolisi hazırlarken ürün kalitesine dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Gramaj ve içerik listesi yazılı olarak belirlenmeli, koli hazırlatanlar, içinde bulunmasını istediği ürünler ile ilgili detaylı listeyi paketi hazırlayan firmalara vermeli" diye konuştu. Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili İbrahim Güllü de Ramazan alışverişi yaparken tüketicilerin, bütçesini koruması, israfı önlemesi, sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşmasının önem taşıdığını belirterek, tüketicilere, gıda harcamalarında "marketfiyati.org.tr" sitesinden fiyat karşılaştırması yapması tavsiyesinde bulundu.

5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı

Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı

21.02.2026 11:03:00
İhlas Haber Ajansı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı.

Operasyonlar; 108 Asayiş Timi ve 14 Komando Timi olmak üzere toplam 635 Jandarma personeli ve 13 özel eğitimli narkotik arama köpeği ile birlikte 93 adrese yönelik düzenlendi.



Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; saha araştırmaları, analiz ve takip faaliyetleri büyük bir titizlikle gerçekleştirildi. Şüpheliler teknik ve fiziki takiple izlendi. Suç faaliyetleri tek tek delillendirildi.

Düzenlenen operasyonlarda; 83 bin 625 adet uyuşturucu hap, 11 kg çeşitli uyuşturucu madde, çok sayıda ruhsatsız tabanca, av tüfeği, uyuşturucu kullanma aparatı ve hassas terazi ele geçirildi.

Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...

21.02.2026 11:00:00 / Güncelleme: 21.02.2026 11:03:49
İhlas Haber Ajansı
Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...
Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...
Kocaeli merkezli 17 ilde, sahte ilanlar ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 30 şüpheliden 21'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sanal ortamda sahte ilanlar düzenleyerek vatandaşları mağdur eden şüphelilerin yakalanmasına yönelik geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüphelilerin açık hatlar üzerinden kurdukları sözde "çağrı merkezi" (call center) aracılığıyla mağdurlarla görüşmeler yaptıkları ve oltalama yöntemiyle 23 kişiyi dolandırdıkları tespit edildi.

Hesaplarında 22 milyon liralık hareketlilik tespit edildi



Soruşturmayı derinleştiren polis ekipleri, suç örgütü üyelerinin banka hesaplarında toplam 22 milyon 3 bin 10 lira para giriş çıkışı olduğunu belirledi. Suç unsurlarının elde edilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 17 Şubat'ta Kocaeli merkezli 17 farklı ilde 33 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda hedefteki 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.



Adreslerde yapılan aramalarda, suçta kullanıldığı değerlendirilen 55 cep telefonu, 32 SIM kart, 7 hard disk ve 6 USB belleğe el konuldu. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 30 şüpheli, bugün adliyeye sevk edildi. Operasyon sırasında çekilen görüntülerde, çok sayıda cep telefonunun çamaşır makinesinin içine gizlenmiş olarak ele geçirildiği görüldü.

21 şüpheli tutuklandı

Olaya ilişkin gözaltına alınan 30 şüphelinin ifadesi alındı. İfadeleri sonrasında adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9'u adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılırken, 21'i ise tutuklanarak ceza evine gönderildi.

Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı

İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadesi ortaya çıktı. Murat Dalkılıç, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını iddia ederken, İsmail Hacıoğlu ise uyuşturucu kullandığı için pişman olduğunu söyledi. Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır" dedi

20.02.2026 14:21:00
İHA
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
Uyuşturucu soruşturmasında Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu ve Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında Savcılığa ifade veren ve işlemlerinin ardından serbest bırakılan şarkıcı Murat Dalkılıç, oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin ifadeleri ortaya çıktı.

"Uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir''

Şüpheli Murat Dalkılıç ifadesinde, hayatının hiçbir döneminde asla uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyerek, ''Uyuşturucu madde ile ilişkim de olmaz. Yurt dışında da uyuşturucu madde kullanmadım'' dedi. Dalkılıç'a gizli tanık 'G..02'nin ifadesi okundu. Gizli tanığın ifadesinde, 'Murat Dalkılıç, Burak Altındağ, Özge E., Sezer Ç., İhsan A. ve Sergen Yalçın ile yakın arkadaş olup birlikte uyuşturucu madde kullanırlar. Bu şahıslar kendi aralarında borsa alış satışları yaparlar. Murat Dalkılıç da yakın arkadaş olup uyuşturucu madde kullanır' ifadeleriyle ilgili Dalkılıç'a diyecekleri soruldu. Dalkılıç ise, ''Bu şahısları tanırım, benim bu şahıslarla uyuşturucu madde kullanmam söz konusu değildir. Sergen ve Sezer uyuşturucu madde kullanacak insanlar değildir. Borsada bir kez hisse aldığım doğrudur ancak bu kişilerin tavsiyesiyle işlem yapmadım'' diye söyledi.

Katılmadığını söylediği parti listesinde adının yer aldığı tespit edildi

İfadesine devam eden Dalkılıç, Kasım Garipoğlu'nu çevreden bildiğini ancak kendisinin partilerine katılmadığını söyledi. Bunun üzerine Savcılık, Garipoğlu'nun şoförü İsmail Ahmet Akçay'ın telefonunda yapılan inceleme sonucu parti listelerinin tespit edildiğini ve katılanlar listesinde kendisinin adının da yer aldığını belirtti. Dalkılıç ise, ''Sorduğunuz isimlerle bir kez partiye katıldım. Partiye beni Burak A. davet etmişti. Burada yaklaşık 1 saat kaldım. Gittiğim yer müstakil bir villaydı. Burada uyuşturucu madde kullanmadım'' ifadelerini kullandı.

''Madde kullandığım için pişmanım"

Şüpheli İsmail Hacıoğlu ise ifadesinde, aylık gelirinin 1 milyon olduğunu söyleyerek "Yaklaşık 27 yıldır aktörlük yaparım. Bana sormuş olduğunuz Melisa Ş. isimli kişiyi tanımıyorum. Daha önce Hollanda'da bulunduğum bir zamanda merakımdan uyuşturucu bir madde kullandım. Bu şekilde ilk kez bu maddeyi deneyimledim. Zaman zaman bu maddeyi kullandığım dönemler oldu. Maddeyi telegram isimli internet sitesinde bulunan uyuşturucu satış gruplarından temin ettiğim numaralardan sipariş ediyordum. Bu kişileri yüz yüze hiçbir zaman görmedim. Genellikle ikamet adresimde bulunan posta kutusuna maddeyi bırakırlar ve benim daha önceden buraya bıraktığım nakit paraları alırlar. Kamuoyunca tanınan bir kişi olduğum için bu hususa dikkat edip hiç kimseden yüz yüze madde alışverişi yapmadım. Madde kullandığım için pişmanım. Aktörlük mesleği gereği stresli dönemler geçirmem sebebiyle rahatlamak amacıyla bu maddeye yönelmiştim'' dedi.

İfadesine devam eden Hacıoğlu, ''Uyuşturucu maddenin kullanıldığı herhangi bir ortamda bulunmadım. Hiç kimseye uyuşturucu madde temin etmedim. Üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ediyorum. Gözaltına alınmadan evvel bir dizi projesi sebebiyle Ayvalık ilçesinde bulunmaktaydım. Bu sebeple ikametimde bir miktar uyuşturucu madde bulunmaktaydı. Cep telefonumu şifresiyle birlikte polis memurlarına teslim ettim. Melisa Ş.'nin hakkımda söylemiş olduğu aleyhe olan beyanları kabul etmiyorum." şeklinde konuştu.

''Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım''

Şüpheli Kaan Tangöze ise ifadesinde, "Kamuoyu tarafından tanınan bir sanatçıyım. Evimde uyuşturucu madde bulunduğuna dair kolluk ekipleri tarafından yapılan arama neticesinde yaklaşık 2 sene önce sokak üzerinde tanımadığım bir torbacıdan uyuşturucu maddeyi almıştım ancak ne kadar para verdiğimi hatırlamıyorum, bu şahsı da tanımıyorum. Ben evli ve 3 çocuk sahibi, işleri yoğun bir kişiyim. Uyuşturucu kullanma sıklığım ise bu nedenle azdır. Evimde bulunan uyuşturucu belki bayatlamış bile olabilir. Yine emniyet benden kan, idrar örnekleri aldı. Uyuşturucu etken maddesinin çıkacağını düşünüyorum çünkü yaklaşık 1 ay önce Almanya turnesine konser vermek için gitmiştik. Bu sırada Almanya'da zaten yasal olarak satıldığını bildiğim için şuanda hatırlamadığım bir shoptan aldım ve içtim. Uyuşturucu maddeyi genelde gün içinde tek başıma aldığım ve gece vakti evde balkonda içmekteyim. Yurt içinde veya yurt dışında hiçbir zaman yapmış olduğum bir konserde uyuşturucu madde almadım, hakkımda neden işlem yapıldığını ben de merak ediyorum. Türkiye'de uyuşturucu içilen herhangi bir toplantıya veya partiye katılmadım. Bu yerlerde bulunmadım. Medyadan gördüğüm kadarıyla soruşturma dosyasında tanıdığım ismini duyduğum herhangi bir kişi veya bağlantılı olduğum herhangi bir eylemim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" diye konuştu.

Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu

İstanbul merkezli 10 ilde düzenlenen futbolda bahis operasyonunda yakalanan 32 şüphelinin kimlikleri ortaya çıktı

20.02.2026 12:11:00
İHA
Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu
Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Futbolda Bahis-Şike" soruşturması kapsamında profesyonel futbol liglerinde mücadele veren futbol kulüplerinin yöneticileri hakkında yapılan araştırma sonucu bahis hesabı bulunduğu belirlenen ve yöneticisi olduğu takım ile başka bir takım arasındaki futbol müsabakası sırasında rakip takıma bahis oynadığı tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 10 farklı ilde 33 farklı adreste eşzamanlı olarak düzenlenen operasyonda 32 şüpheli yakalanırken, 1 şüpheli hakkında arama çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

Öte yandan soruşturma kapsamında şüphelilerin kimlikleri ortaya çıktı. Şüphelilerin Adana Demirspor'dan Abdullah Sancak, Ankaragücü'nden Adem Başbilen, Yeni Malatyaspor'dan Ahmet Topdağ, Antalyaspor'dan Aytaç Altay ve Bahadır Haktanır, Adana Demirspor'dan Burhan Serkan Kalmaz, Bodrumspor'dan Caner Tuna, Antalyaspor'dan Cem Koç ve Cesur Burak Akar, Göztepe'den Enes Memiş, Giresunspor'dan Erdinç Hıdımoğlu, Ersin Sarıkaya, Ferhat Karademir ve Gürkan Temür, Konyaspor'dan Hakan Faydaşıçok, Alanyaspor'dan Hüsamettin Akyüz, Alanyaspor'dan Hüseyin Gümrükçüler, Denizlispor'dan Hüseyin Sorudak, Giresunspor'dan İbrahim İnaç, Adana Demirspor'dan İhsan Çetinkaya, Konyaspor'dan Kamil Yücel ve Muhammet Ali Atasever, Giresunspor'dan Mustafa Tütüncü, Kocaelispor'dan Orhan Dönmez, Konyaspor'dan Osman Öztürk ve Osman Serper, Giresunspor'dan Osman Topal, Gençlerbirliği'nden Süleyman Yurtseven, Giresunspor'dan Tahsin Çoban, Antalyaspor'dan Tuncay Gülel, Sivasspor'dan Yasin Ocak Denizlispor'dan Yavuz Cinkaya ve Konyaspor'dan Yunus Emre Demirkol olduğu öğrenildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı konu hakkında yaptığı açıklamada "Türk futbolunda şike iddiaları ve toplumun kanayan yarası olan yasadışı bahis suçlarına karşı kararlı mücadele doğrultusundaki titiz çalışma aralıksız bir şekilde sürdürmektedir" ifadelerine yer verdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.