logo
24 HAZİRAN 2026

Baskının adını koysan ne olur koymasan ne olur?

06.08.2013 00:00:00
Hükümetin, vatandaş ile kavgası bir türlü bitmek bilmiyor. Her gün bir olay, gündem yaratacak bir açıklama veya tehditler görüyor, yaşıyor ve duyuyoruz. AKP hükümetinin bu güne kadar siyasette ve sosyal olaylarda iki tavır veya davranış biçimi sergilediğini düşünüyorum. Birincisi "biz acıların çocuklarıyız" mantığı. 11 yıllık bir iktidar hala "bize şunu yaptılar, bunu hor gördüler" diyorsa, bir yerde bayağı bir sorun var demektir. Vahim olan ise hala insanımızın manevi sömürüye tabi tutulmasıdır. Bunun en son örneklerini dünkü yazımda anlattım. "Örtülü bacımı dövdüler" vs. gibi sanal gündemler oluşturmak veya bireysel olayları topluma yaymak gibi?Daha tehlikeli olan ise Erdoğan ve hükümeti, ülkeyi "korku cumhuriyetine" dönüştürdü. Gerçi Erdoğan ve hükümeti, kendilerine yapılan Evren, Hitler, diktatörlük vs. gibi benzetmelere kızsalar, alınsalar da icraat, söylem ve açıklamaları; Farkınız ne öyleyse?" sorusunu sorduruyor.      Özellikle 2007 seçimlerinden sonra devletin bütün kurumları, özel sektör ve vatandaş hukuki, siyasi ve ekonomik açıdan bir gözaltı süreci yaşıyor. Ergenekon, Balyoz süreçleri ortada?Doğan medya gurubunun nasıl hizaya (!) sokulduğunu, TMSF'nin el koyduğu şirket ve medya guruplarının bir anda nasıl yandaşlaştığını da görüyorsunuz.Bu yandaşlığa teslim olmayanların, "kaleminizi boğazınıza sokarım", "parasını veriyorsan sahip çık" tehditlerine maruz kaldıklarını biliyorsunuz. Bu bağlamda gazetelerinden kovulan gazeteciler elliyi aştı. Diğer taraftan yazdıkları yazılar nedeniyle sabah vakitlerinde tek tek karakola götürülen ve sonra serbest bırakılan ünlü gazetecilerle verilmek istenen mesajda malum.AKP'nin, Sayıştay'a kendini saydırmamasının izahını bel bulamadım? Ama TÜPRAŞ'a yapılan polis nezaretindeki mali denetimle verilmek istenen mesajda açık.Hele baş belası Twitterden paylaştıkları görüşler yüzünden demokrasi, fikir özgürlüğü vs. adına toplanan ve salıverilen vatandaşlarımızda malumunuz.Twitter demişken, dünya birincisi olmuşuz. Nasıl mı? Son dönemdeki gelişmeler üzerine Twitter'a, tweet kaldırma, bilgi talep etme, hesap kapatma gibi istekler yapılmış. Kabul edilmemiş ama demokrasi bu alanda adına dünya birinci olmuşuz?Yine anayasanın 26. ve 34. maddelerine binaen, eylem yapma hakkına kullanan vatandaşlarımıza, hükümetin bakışı (M. Ali şahin'in açıklaması) vatana ihanet olarak ifade edilmesi, demokrasiyi iyice zor durumda bıraktı.  Başbakanın elini öpmeyen, methiyeler düzmeyen, akil olmayan vs. film yıldızlarının, sanatçıların, şarkıcıların bazıları yargıya gitti. Bazıları son bölümlerini oynadı. Bazıları ise işlerinden oldu?Ve Erdoğan asrın çağrısını yaptı; komşunuzu gammazlayın?Darbeci Kenan Evren'in koyduğu seçim barajına ise AKP sımsıkı sarılıyor. Bırakacak gibi de değil. Hatta hükümetin Anayasa Prof'u Burhan Kuzu, başkanlık sistemi olursa baraj kalkar yoksa kalkmaz, diye de (artık dayatmamı diyelim yoksa fikir, düşüncemi adını siz koyun) açıklamada bulunuyor.Sözün özü AKP, hayatın her alanına bir şekilde müdahale ediyor. "Tek benim, ben varım, ben ne dersem o olur, bana karşı çıkanın?" anlayışını ortaya koyuyor. Bu mantığı geçmişteki birilerine benzetsen ne olur, benzetmesen ne olur! Bizzat yaşıyoruz ya!
 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.