logo
04 KASIM 2026

Batman'da 'kırmızı altın' mesaisi

Batman'ın Gercüş ilçesine bağlı Poyraz köyünde yüksek katma değeri nedeniyle "kırmızı altın" olarak anılan safranın hasadı başladı. Mehmet Salih Demir adlı çiftçinin bu yıl 800 metrekarelik alanda üretimini yaptığı safranın bölgede geleneksel tarım ürünlerine güçlü bir alternatif olması bekleniyor

04.11.2026 13:58:00
İHA
 
Batman'da 'kırmızı altın' mesaisi
Batman'da 'kırmızı altın' mesaisi
Poyraz köyünde çiftçilik yapan Mehmet Salih Demir, safrana internette gördüğü bir içerikle merak sardı. İlk olarak deneme amaçlı 10 metrekarelik alanda safran yetiştiren Demir, aldığı yüksek verim ve başarılı sonuçlar üzerine bu yıl üretim alanını 800 metrekareye çıkardı.






Mehmet Salih Demir, "Tarlamızı üç ürünle sonuçlandırıyoruz, safran en son üründür. İyi bir şekilde ürünümüzü alıyoruz, topluyoruz şu anda. Ekilmesine gelince ağustosta başlanıyor. 10'unda, 15'inde toprakla birleştiriyoruz. Sulama yavaş yavaş yapıyoruz. Sulama yapıldıktan sonra yabani otlar çıkıyor. Onları ayıklıyoruz, temizliyoruz sonbahara kadar. Sonbaharda çiçekler yavaş yavaş otlanınca gene yabani otları temizliyoruz. Daha sonra 10. ayın 10'undan sonra çiçek vermeye başlıyor. Ondan sonra çiçeklerimizi topluyoruz bir ay, 30 gün, 40 gün, 45 gün bu iş böyle devam ediyor. Geçen sene deneme amaçlı ekmiştim, gayet güzel çıktılar. Benim beklentim içerisinde oldu" dedi.








Safran çiçeklerinde genelde 3 kırmızı, 3 de sarı tel olurken ürettikleri safranlarda 5-6 tane sarı, 5-6 tane de kırmızı tel olduğunu söyleyen Demir, "Konuştuğum arkadaşlar var batıda, dediler 'Böyle bir şey görmemişiz, duymamışız.' Bu topraklar çok bereketli olduğundan dolayı bu çiçekler böyle bu verimi veriyor. Tabii ki biz de gururlandık bu verimi aldığımız için. Evet, gerçekten çok memnun oldum bu durumdan. Ve özellikle bizim bölgede yani ihtiyaç olması gereken bir şeyin ekilmesi beni daha çok memnun etti. Sadece destek istiyorum, devlet desteğini. Herkesin ilgilenmesi lazım ki bölgeye dağılsın bu iş. Çok faydalı bir şey. Safranbolu'yu buraya getirmişiz, Poyraz köyüne getirmişiz. İnşallah ilerlemesini bekliyoruz'' diye konuştu.








Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gercüş İlçe Tarım ve Orman Müdürü Kenan Atalay, "Bugün Gercüş'ümüzün saklı kalmış tarım potansiyelini Poyraz köyümüzün tam 1088 metre rakımında kırmızı altın dediğimiz safran hasadıyla taçlandırıyoruz. Gercüş denince tabii akla ilk önce fıstık ve üzüm geliyor. Ancak bugün burada bu geleneksel üretimimizin yanında dünyanın en değerli baharatını ekiyoruz. Poyraz köyümüzün kireçli toprak yapısı ve mikro klima iklim safran üretimi için biçilmiş bir kaftan oluyor. Tabii çiftçimiz Mehmet Salih Demir, boş alanları safranla değerlendirerek, aynı araziden üç kat gelir elde etmeyi başarmıştır. İlçe Tarım ve Müdürlüğü olarak yaptığımız analizlerde safranın geleneksel ürünlerimize oranla yaklaşık 10 kat daha fazla gelir getirme potansiyeli olduğunu gördük. Üstelik iklim krizine karşı az su isteyen, tam bir su dostu bitkidir. Tabii amacımız bu üretimi tüm ilçeye yayarak Gercüş safranını yeni bir dünya markası haline getirmektir. Hasadımız bereketli olsun'' dedi.




















Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?

Şehir merkezlerindeki yoğun kentsel dönüşüm, bitişik nizam yapılaşma ve derin temel kazıları, son yıllarda istinat duvarı çökmelerini ve buna bağlı olarak komşu binalarda meydana gelen hasarları ve tahliyeleri endişe verici boyutta artırmıştır. Bu sorunun kalıcı olarak çözülebilmesi; mühendislik disiplininin, sahadaki uygulama disiplininin ve idari denetim mekanizmalarının eksiksiz bir şekilde entegre edilmesine bağlıdır

04.11.2026 12:55:00
Hasan Gündoğdu
 
Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?
Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?
İstinat duvarı çökmelerini ve komşu yapılarda oluşabilecek hasarları önlemek amacıyla alınması gereken teknik, idari ve operasyonel önlemler:






Zemin Etüdü ve Jeoteknik Mühendislik Safhasının Tavizsiz Uygulanması

Çoğu çökme vakasının temelinde, binanın veya kazının yapılacağı sahanın zemin mekaniğinin yeterince analiz edilmemesi yatar.

Kapsamlı Sondaj ve Laboratuvar Testleri: Sadece standart sondajlar değil; yeraltı su seviyesi, zemin kayma direnci, kohezyon ve içsel sürtünme açısı gibi parametreler laboratuvar ortamında hassasiyetle belirlenmelidir.

Hidrojeolojik Analiz: Özellikle yağışlı dönemlerde zemin arkasında birikebilecek hidrostatik basıncın (su basıncının) hesaba katılması, istinat duvarlarının tasarımında en kritik güvenlik faktörüdür.






Doğru Destekleme Sistemlerinin Seçimi ve Uygulanması

Derin kazılarda klasik istinat duvarları her zaman yeterli olmaz. Zemin yapısına uygun iksa (destekleme) sistemlerinin projelendirilmesi şarttır:

Fore Kazık ve Diyafram Duvarlar: Komşu binalara yakın ve kayma riski yüksek zeminlerde, kazı öncesi çevrenin fore kazık veya diyafram duvarlarla çevrelenmesi, toprak hareketlerini minimuma indirir.






Ankraj ve Germe Sistemleri: Derin kazılarda duvarın dışa doğru devrilmesini engellemek için zemine saplanan ve gerdirilen çelik halatlı ankraj sistemleri uygulanmalı, komşu parsellerin mülkiyet hakları gözetilerek hukuki ve teknik altyapı sağlanmalıdır.

Jeoteknik Tasarımda Emniyet Katsayıları: Projeler, standart sınır değerlere göre değil, olası deprem ve aşırı yağış senaryoları (ekstra yükler) düşünülerek yüksek emniyet katsayılarıyla tasarlanmalıdır.






Gerçek Zamanlı İzleme ve Erken Uyarı Sistemleri

İnşaat süresince sahada ve komşu binalarda yaşanabilecek milimetrik hareketlerin anlık olarak takip edilmesi hayati önem taşır.

İnklinometre ve Deplasman Sensörleri: Hem istinat yapısına hem de komşu binaların cephelerine yerleştirilecek optik ölçüm cihazları ve inklinometreler sayesinde toprak kayması veya yapı oturması milimetrik olarak izlenmelidir.

Otomatik Alarm Sistemleri: Kritik eşik değerlerin aşılması durumunda sahadaki mühendisleri ve yetkilileri derhal uyaracak otomatik alarm sistemleri kurulmalı, gerekirse çalışmalar anında durdurulabilmelidir.






Kademeli Kazı ve İnşaat Yönetimi

Toprağın bir anda boşaltılması, dengeyi ani olarak bozarak göçüklere zemin hazırlar.

Kontrollü ve Kademeli Kazı: Kazı işlemleri tek bir hamlede yapılmamalı; kademeli olarak kazılarak her kademede gerekli ankraj veya destekleme imalatı tamamlanmalı, ardından bir sonraki aşamaya geçilmelidir.

Zamanlama Disiplini: İksa ve destek sistemleri tamamlanmadan ve mukavemet kazanmadan (örneğin betonun priz alması beklenmeden) alt kotlara inilmemelidir.






Sıkı Denetim, Yasal Sorumluluk ve İdari Müeyyideler

Teknik tedbirler kadar, bu tedbirlerin sahada uygulanıp uygulanmadığını denetleyen mekanizmalar da esastır.

Uzman Jeoteknik Denetim: Yapı denetim firmalarının bünyesinde veya projelerde jeoteknik mühendislerinin aktif olarak şantiyede bulunması zorunlu hale getirilmelidir.

Belediye ve İmar Kontrolleri: Ruhsat aşamasından hafriyatın bitimine kadar belediye mühendislik birimleri tarafından sıkı denetimler yapılmalı, projesine aykırı veya eksik iksa imalatıyla çalışmaya başlayan şantiyelerin ruhsatı derhal askıya alınmalıdır.

Cezai Yaptırımlar: İhmal sonucu komşu binaların can ve mal güvenliğini tehlikeye atan projeler ve müteahhitler için caydırıcı, ağır hukuki ve cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.

Bu önlemlerin bir bütün olarak hayata geçirilmesi, yalnızca mülkiyet kayıplarının ve ekonomik mağduriyetlerin önüne geçmekle kalmayacak, aynı zamanda şehir içi inşaat faaliyetlerinin güvenli ve sürdürülebilir bir temelde yürütülmesini sağlayacaktır.

Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı

Beşiktaş Etiler'de bir inşaat alanının yanındaki binanın giriş kısmındaki istinat duvarı çöktü. 4 katlı binanın girişindeki merdivenler de çökerken, içerde mahsur kalan çifti itfaiye ekipleri kurtardı

04.11.2026 12:42:00
İHA
 
Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı
Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı
Olay, Beşiktaş ilçesi Etiler semtinde saat 10.40 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaat alanının bitişiğinde bulunan binanın giriş kısmındaki istinat duvarı henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü.






Duvar inşaat alanına doğru çökerken, binanın merdivenleri de kullanılamaz hale geldi. Bölgede büyük panik yaşanırken; ihbar üzerine olay yerine itfaiye, polis, sağlık ve belediye ekipleri sevk edildi. 






Olayda ölen ya da yaralananın olmadığı bildirildi. 4 katlı binanın giriş merdivenleri de çökünce bina içerisinde bulunan iki kişiyi itfaiye ekipleri tahliye etti. Belediye ekiperi, binada çalışma başlattı.








"Yan apartman yıkıldı sandık"

Bina içerisinde bulunan ve itfaiye tarafından çıkarılan Emre Kunt, "Binada bodrum katta oturuyorum. Saat 10.45'te binadan çıkacaktık. Merdivendeydik. Büyük bir yıkım sesi geldi. Biz yan apartman yıkıldı sandık. Bulunduğumuz yer yıkılmadığı için öyle düşündük. Çıktık ki kapının önü yıkılmış. Binada mahsur kaldık. Eşimle ikimizi itfaiye çıkardı. Binada başka kimse yoktu. Allah'tan bina çökmedi. Hasar tespiti yapılıyor" dedi.






Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikası yangınına ilişkin, 10'u tutuklu, 1'i firari 23 sanığın yargılandığı davanın 5. duruşması başladı

03.11.2026 13:27:00 / Güncelleme: 03.11.2026 13:30:41
İHA
 
Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı
Dilovası'ndaki fabrika yangını davasının 5. duruşması başladı
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülen duruşma öncesinde sivil toplum kuruluşları, kadın dernekleri ve hayatını kaybedenlerin yakınları açıklama yaptı. Yangında hayatını kaybeden Esma Gikan'ın eşi Aytekin Gikan, sanıkların tahliye edilmemesini istediklerini söyledi. Gikan, "8 Kasım 2025'te Dilovası'nda canlarımızı diri diri yaktılar. Oransal ailesinin sermaye hırsı, para hırsı yüzünden insanların canı yandı. 7 kişi cayır cayır yandı. Acil çıkış kapısı yok, merdiven yok, yangına karşı hiçbir önlem yok. İnsan canı bu kadar ucuz olamaz. Biz burada hiçbir sanığın tahliye edilmesini istemiyoruz çünkü bir kişi bile tahliye edilirse bizim canımız bir kez daha yanacak. Buradaki sanıklar, 'Bizim can güvenliğimiz yok' diyor. Peki, benim şu anda evde 3 evladım var. Onların can güvenliği nerede' Lütfen artık adalet yerini bulsun. Biz adalet istiyoruz" dedi.






"Benim ablam artık yok"

Ölen Şengül Yılmaz'ın kardeşi Emine Bulut ise "Bu süreç çok zor bir süreç. Giren çıkıyor, çok fazla adaletsizlik var. Suçluların kim olduğu, neyin ne olduğu, olayın nasıl planlandığı zaten ortada. Aradan bir yıl geçti, hala ceza alan olmadı. Ben artık bu sürecin tamamlanmasını, cezaların en ağır şekilde verilmesini ve adaletin yerini bulmasını istiyorum çünkü 8 Kasım'da bir yıl olacak. Benim ablam artık yok. Onların, yani katillerin akrabaları, aileleri buraya geliyor. Ancak bizim insanlarımız yok. Onlar öldüler. Biz onları bir daha göremiyoruz. Ben adalet istiyorum. Suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını ve yıllarca içeride yatmalarını istiyorum. Bizim sevdiklerimiz nasıl öldüyse, onlar da içeride ölsünler" şeklinde konuştu.








Olayın geçmişi

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki Ravive isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025'te çıkan yangında çalışanlardan Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmiş, 6 kişi yaralanmıştı. Fabrika sahiplerinden Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.








İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE Kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında "muhtemel kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "nitelikli mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D. ile binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Ali Osman Akat, Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.








7 kamu görevlisine 22 yıl 6 aya kadar hapis talebi

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve ana dosyaya dahil edilen iddianamede ise eski İmar ve Şehircilik Müdürü H.Ö., eski Yapı Kontrol Müdürü C.S., Yapı Kontrol Müdürleri S.S. ve M.T., Belediye Başkan Yardımcısı N.T., eski Zabıta Müdürü C.T. ile Zabıta Müdür Vekili N.B. hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.













Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor

Sivas'ta kaybolan 11 aylık Büşra bebeğin arama çalışmaları jandarma ve AFAD ekiplerince sürdürülürken aradan geçen 53 güne rağmen hiçbir ize rastlanılamadı

02.11.2026 13:05:00
İHA
 
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta 10 Ekim 2026'da Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü kırsalında hayvancılık yapan E.B.'nin (25) 11 aylık bebeğinin kaybolduğu ihbarı üzerine ekipler harekete geçmişti.






Olayla ilgili başlatılan soruşturma genişletilerek aile bireyleri gözaltına alınmış, verdikleri çelişkili ifadeler sonrası anne ve baba dahil toplam 6 kişi tutuklanmıştı. İhbarın ardından harekete geçen İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile jandarma timleri, arazide Büşra bebeğe dair iz arama çalışmalarına başlamıştı.








Köyün çevresinde AFAD, UMKE, Jandarma ve diğer ekipler tarafından iz takip köpeği ve dron ile birlikte aralıksız sürdürülen çalışmalar, aradan geçen 53 güne rağmen sonuç vermedi. 






Kayıp Büşra bebeğe canlı veya ölü ulaşamayan ekipler çalışmalarını sürdürürken konuyla ilgili soruşturma sürüyor.

Gaziantep'te maganda kurşunuyla yaralandı: Yaşam savaşını kaybetti

Gaziantep'in Nizip ilçesinde evindeyken dışarıda annesiyle tartışan şahsın rastgele havaya ateşlediği silahtan çıkan kurşunla ağır yaralanan kadın, 45 gündür tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti

02.11.2026 12:54:00
İHA
 
Gaziantep'te maganda kurşunuyla yaralandı: Yaşam savaşını kaybetti
Gaziantep'te maganda kurşunuyla yaralandı: Yaşam savaşını kaybetti
Olay, 18 Eylül 2026 günü Nizip ilçesi Kıbrıs Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, sokakta annesiyle tartışan E.A. isimli şahıs, tartışma sırasında tabanca ile rastgele havaya ateş açtı. Bu esnada evinde bulunan 4 çocuk annesi Yıldız Şahinuşağı (69) isimli kadına silahtan çıkan kurşun isabet etti.






Olay sonrası kadın başından yaralanırken ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Nizip Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.








Tedavi gördüğü hastanede 45 günlük yaşam savaşını kaybetti

Olay sonrası Nizip Devlet Hastanesi'nde 45 gündür tedavisi devam eden Yıldız Şahinuşağı, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Cenaze, Gaziantep Adli Tıp Kurumu'nda tamamlanan işlemlerin ardından Nizip ilçesinde defnedilmek üzere yakınlarına teslim edildi.








E.A. isimli şahsın tutuklandığı olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

Bodrum'da sağanak hayatı olumsuz yönde etkiledi

Bodrum'da etkili olan sağanak yağış, ilçede hayatı olumsuz etkiledi. Gece boyunca şiddetini artıran yağış nedeniyle 9 mahallede 20 noktada su baskını yaşanırken, Mazı Mahallesi'nde bir otomobil yükselen dere sularına kapılarak denize sürüklendi

02.11.2026 12:45:00
İHA
 
Bodrum'da sağanak hayatı olumsuz yönde etkiledi
Bodrum'da sağanak hayatı olumsuz yönde etkiledi
Meteoroloji 4'üncü Bölge Müdürlüğünün Muğla ve çevresi için yaptığı sağanak yağış uyarısının ardından Bodrum'da dün akşam saatlerinde başlayan yağış, gece boyunca etkisini artırdı. Özellikle Yalıkavak, Türkbükü, Gündoğan ve Mazı mahallelerinde cadde ve sokaklar suyla kaplandı. Şiddetli yağış nedeniyle 9 mahallede 17 ev ve 3 iş yeri olmak üzere toplam 20 noktada su baskını meydana geldi. Yollarda biriken sular nedeniyle bazı bölgelerde trafik aksarken, ekiplerin müdahalesiyle kapanan güzergahlar yeniden ulaşıma açıldı.






Mazı Mahallesi'nde ise yağışın etkisiyle Hurna Deresi'nin debisi yükseldi. Taşkın sularına kapılan bir otomobil denize sürüklendi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, Bodrum Belediyesi Arama Kurtarma (BAK), AFAD ve gönüllü ekipler sevk edildi. Bölgede kurtarma çalışması başlatıldı. Yalıkavak Mahallesi'nde de şiddetli yağış nedeniyle bir istinat duvarı çöktü.








Bodrum'da metrekareye 46 kilogram yağış düşerken, Meteoroloji yetkilileri bölgede özellikle öğle saatlerinden itibaren yağışlı havanın yeniden etkili olmasının beklendiğini bildirdi.

Bağcılar'da inşaat sebebiyle zemininden kayan 4 bina tahliye edildi

Bağcılar'da inşaat alanındaki çalışma esnasında bitişiğindeki binalarda çatlaklar oluşunca 4 apartman tedbir amaçlı tahliye edildi. Tahliye edilen binalardan birinin zemininde kayma olduğu görüldü

01.11.2026 06:38:00
İHA
 
Bağcılar'da inşaat sebebiyle zemininden kayan 4 bina tahliye edildi
Bağcılar'da inşaat sebebiyle zemininden kayan 4 bina tahliye edildi
Olay, 02.00 sıralarında Bağcılar Kazım Karabekir Mahallesi 262. Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaat alanında yapılan çalışmalar esnasında bitişikteki 2 binanın duvarlarında yarıklar ve çatlaklar oluştu.






İnşaatın bitişiğindeki başka bir binanın da ön tarafındaki zeminde kayma yaşanması ile binadan sesler gelmesi üzerine vatandaşlar kendi imkanlarıyla dışarı çıktı. İhbar üzerine belirtilen adrese itfaiye, zabıta ve belediye ekipleri sevk edildi.









Zabıta ekipleri güvenlik önlemi alarak sokağı giriş ve çıkışlara kapattı. Yapılan kontrollerde inşaat alanının etrafındaki 2 apartmanda da kısmi çatlaklar ve yarıklar oluştuğu tespit edildi. Ekipler tarafından hasar gören 2 bina mühürlenirken 2 bina ise tedbiren boşaltıldı.
 
 







"Büyük ihtimalle binayı yıkacaklar"

Bina sakinlerinden İrfan Uluç, "Burada inşaat yapıyorlar, hafriyat çıkarıyorlar binanın alt tarafında hafriyat çıkarırken fazla çıkarmışlar o yüzden binada kayma olmuş. Biz de tedbiren binayı boşalttık. Şu an için yetkililer ne karar verecekler onu bekliyoruz. Büyük ihtimalle binayı yıkacaklar" diye konuştu.

 














Doğanın büyük tehdidi heyelan: Oluşum nedenleri ve çözüm önerileri

Heyelan, yeryüzünün dik yamaçlarında bulunan kaya, toprak veya kayaç kalıntılarının yer çekiminin etkisiyle kütle halinde aşağı ve dışa doğru kayması olaydır

29.10.2026 13:58:00
Hasan Gündoğdu
 
Doğanın büyük tehdidi heyelan: Oluşum nedenleri ve çözüm önerileri
Doğanın büyük tehdidi heyelan: Oluşum nedenleri ve çözüm önerileri
Doğal afetlerin en yıkıcı ve aniden gelişen türlerinden biri olan bu süreç, yer kabuğunun dinamik yapısının bir sonucudur. Yerküre milyonlarca yıldır şekillenirken dağlar yükselir, vadiler derinleşir; heyelan ise bu jeomorfolojik evrimin en baskın ve keskin mekanizmalarından biridir.






Heyelanın Oluşumunu Tetikleyen Temel Faktörler

Heyelan olayları hiçbir zaman tek bir nedene bağlı olarak gerçekleşmez; genellikle hazırlayıcı zemin koşulları ile tetikleyici dış etkenlerin birleştiği noktada patlak verir.

Jeolojik ve Litolojik Yapı: Kil, marn ve şist gibi suya doyduğunda kayganlaşan tabakaların yamaç eğimine paralel olarak uzanması, malzemenin tutunma direncini zayıflatır.

Eğim Derecesi: Yamaç ne kadar dikse, kütle üzerindeki yer çekimi bileşeni o kadar yüksek olur ve kayma eşiği o kadar kolay aşılır.






Su (Hidrolojik Faktörler): Şiddetli yağmurlar, ani kar erimesi veya yeraltı su seviyesindeki dalgalanmalar toprağın gözenek basıncını artırır. Su, hem malzemenin ağırlığını artırarak aşağı çeken kuvveti büyütür hem de iç sürtünmeyi azaltarak bir "kayganlaştırıcı" işlevi görür.

İnsan Faaliyetleri (Antropojenik Etkenler): Karayolu yapımı veya tarla açmak amacıyla yamaç eteklerinin bilinçsizce kazılması (yarılması), yamaç üst kotlarına aşırı yük bindiren yapılar inşa edilmesi, bitki örtüsünün tahrip edilmesi ve yanlış sulama yöntemleri heyelanı tetikleyen en büyük beşeri hatalardır.

Tektonik Hareketler ve Depremler: Şiddetli yer sarsıntıları, yamaç dengesini koruyan iç gerilmeleri aniden bozarak büyük kütlelerin saniyeler içinde aşağıya akmasına yol açabilir.






Türkiye'de En Çok Heyelan Yaşanan Yerler

Türkiye, genç oluşumlu bir ülke olması, dağlık ve engebeli topoğrafyası, kırıklı (faylı) yapısı ve iklim çeşitliliği nedeniyle heyelan afetine en çok maruz kalan coğrafyalardan biridir.

Ülke genelinde heyelanın coğrafi dağılımı incelendiğinde belirgin bölgesel yoğunlaşmalar görülmektedir:

Doğu ve Batı Karadeniz Bölümleri: Türkiye'de heyelanın başkenti şüphesiz Karadeniz kıyı kuşağı ve dağlarının kuzey yamaçlarıdır. Rize, Trabzon, Artvin, Giresun, Kastamonu, Sinop, Zonguldak ve Bartın illerinde heyelanlar yılın her döneminde görülebilir. Bunun temel sebepleri; yıl boyunca düşen yüksek miktardaki ve düzenli yağışlar, derin vadilerle parçalanmış dik yamaçlar, arazideki kil oranı yüksek zemin yapısı ve killi tabakaların eğime paralel uzanmasıdır.

Marmara Bölgesi'nin Güney ve Doğu Kesimleri: Özellikle Sakarya (Adapazarı çevresi), Kocaeli, Bursa (Uludağ yamaçları) ve Yalova gibi hem aktif fay hatlarına yakın hem de topoğrafik olarak engebeli ve yoğun yağış alan yerlerde büyük heyelan kütlelerine rastlanır.

Akdeniz Bölgesi (Toroslar Kuşağı): Antalya'nın dağlık ilçeleri, Mersin'in iç kesimleri ve Kahramanmaraş'ın engebeli alanları, kalker ve marn karışımı yamaç yapısının yağışlarla birlikte yumuşaması nedeniyle heyecan riski taşır.

Doğu Anadolu'nun Dağlık Kesimleri (Erzurum, Kars, Van çevreleri): İlkbahar aylarında karların ani bir şekilde erimesi ve toprak altındaki donmuş tabakanın (permafrost etkisinin veya çözülmenin) çözülmesiyle birlikte bu bölgede de geniş alanlı toprak kaymaları meydana gelir.






Heyelana Karşı Alınması Gereken Mühendislik ve İdari Önlemler

Heyelanları tamamen engellemek doğanın dinamikleri karşısında her zaman mümkün olmasa da can ve mal kayıplarını minimuma indirmek, doğru planlama ve mühendislik önlemleriyle mümkündür.

Yer Seçimi ve İmar Planlaması

Eski heyelan sahaları (paleo-heyelanlar) kesinlikle imara ve yerleşime açılmamalıdır.

Yamaç etekleri veya vadi tabanları yerine, zemin etütleri yapılmış güvenli ve sert zeminler yerleşim için tercih edilmelidir.

Mühendislik ve Tahkimat Yapıları (Sanat Yapıları)

İstinat Duvarları ve Gabion Kafesler: Yamaç eteklerine yapılan güçlü betonarme istinat duvarları veya taş dolu tel kafesler, kayabilecek kütleyi mekanik olarak tutar.

Ankraj ve Zemin Çivileme: Kayalık ve dik yamaçlarda çelik halatlar ve derin zemin çivileri kullanılarak tabakaların ana kayaya sabitlenmesi sağlanır.

Püskürtme Beton: Hava ve suyla temas ederek ufalanan, çözünen kaya yüzeylerinin havayla temasını kesmek ve erozyonu önlemek için özel beton tabakalarıyla kaplanması etkilidir.






Yüzey ve Yeraltı Su Kontrolü (Drenaj)

Heyelanı tetikleyen en büyük unsur su olduğu için suyun yamaçtan uzaklaştırılması hayati önem taşır. Yamaç boyunca açılacak ring kanalları ve yüzey hendekleri, yağmur sularının riskli bölgeye sızmasını engeller.

Yeraltı su seviyesini düşürmek amacıyla derin drenaj tünelleri ve yatay sondaj boruları (drenaj boruları) döşenerek su kontrollü bir şekilde tahliye edilir.

Biyolojik Önlemler ve Ağaçlandırma

Kök sistemleri derinlere inen ve toprağı saçak gibi saran ağaç türleri (örneğin derin köklü meşe, çam türleri ve yerel bitki örtüsü) yamaç stabilitesini artırır.

Yol yapım çalışmaları sonrasında açıkta kalan şev yüzeylerinin hızla hidro-tohumlama yöntemiyle yeşillendirilmesi erozyonu ve yüzey kaymalarını engeller.

Beşeri Faaliyetlerin Düzenlenmesi ve Erken Uyarı

Karayolu veya baraj gibi büyük altyapı projelerinde yamaç kesme (şev kazısı) işlemleri sırasında jeoloji mühendislerinin raporlarına birebir uyulmalı, yamaç dengesini bozacak aşırı kazılardan kaçınılmalıdır.

Riskli bölgelerde yerleştirilecek eğim ölçerler (inklinometreler), yer altı su seviyesi sensörleri ve radar sistemleriyle anlık hareketler izlenmeli, tehlike anında erken uyarı sistemleri devreye sokulmalıdır.

Antalya'da kamyon ortalığı savaş alanına çevirdi: 3 yaralı

Antalya'nın Manavgat ilçesinde seyir halindeyken, refüjü aşarak karşı şeride geçen kamyonun 2 otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazada 3 kişi yaralandı

29.10.2026 13:37:00 / Güncelleme: 29.10.2026 13:40:24
İHA
 
Antalya'da kamyon ortalığı savaş alanına çevirdi: 3 yaralı
Antalya'da kamyon ortalığı savaş alanına çevirdi: 3 yaralı
Kaza; Antalya-Manavgat D-400 Karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya istikametinden Manavgat istikametine seyir halindeki İsmail D'nin kullandığı 64 ACH 776 plakalı kamyon, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybedip refüjü ve tel örgüleri aştıktan sonra karşı şeride geçerek Metin Y'nin kullandığı 07 BGU 683 ve Hasan Ç'nin kullandığı 07 LOU 10 plakalı araçlara çarptı.






Kazada kamyon sürücüsü İsmail D. ile 07 BGU 683 plakalı araç sürücüsü Metin Y. ve araçta yolcu olarak bulunan Ahmet Ali Ü. yaralandı. Kazanın ardından olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimine bağlı kurtarma, Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Çolaklı Jandarma Karakolu, 112 sağlık ve Bölge Trafik İstasyon Amirliği ekipleri sevk edildi. Yaralılar, 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.








Kaza yapan araçların yol ortasında kalması nedeniyle yol trafiğe kapanırken, Kömürcüler Köprüsünden sonra Antalya istikametine trafik akışı Çolaklı Mahalle Merkezinden sağlandı. Araçların çekici vasıtasıyla yoldan kaldırılmasının ardından trafik akışı normale döndü.








Kaza anı kamerada

Öte yandan kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde kamyonun süratli bir şekilde tel örgüleri devirip refüjü aşarak karşı yola geçmesi ve araçlarla çarpışma anı yer aldı.




















Bolu Dağı tünel çıkışında tır alev alev yandı

Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli çıkışında çekirdek yüklü tırın balatalarında çıkan ve dorsesine sıçrayan yangın, itfaiye ekiplerinin yaklaşık 30 dakikalık müdahalesiyle söndürüldü

29.10.2026 13:32:00
İHA
 
Bolu Dağı tünel çıkışında tır alev alev yandı
Bolu Dağı tünel çıkışında tır alev alev yandı
Yangın, Anadolu Otoyolu'nun İstanbul istikametinde, Bolu Dağı Tüneli çıkışında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen Bulgaristan plakalı BX 0835 HP plakalı çekirdek yüklü tırın balatalarında henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.






Kısa sürede büyüyen alevlerin dorsenin bir bölümüne sıçraması üzerine bölgeye Kaynaşlı ve Düzce Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, alevlerin tırın tamamını sarmasını önlemek için çalışma yürüttü. Yangın nedeniyle otoyolun İstanbul istikametindeki bir şerit trafiğe kapatıldı.








İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 30 dakika süren müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürülen yangında, tırın dorsesinin bir bölümü kullanılamaz hale geldi.








Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.