2,5 TON KAÇAK MİDYE ELE GEÇİRİLDİ!
Türkiye'de kaçak midye avcılığı hem deniz ekosistemini tehdit ediyor hem de halk sağlığı açısından risk oluşturuyor
Haber Merkezi





Samsun'un Havza ilçesinde polis ekiplerinin durdurduğu araçta 200 çuval içerisinde 2,5 ton kaçak kum midyesi ele geçirildi. Doğal yaşam alanı olan denize bırakılan midyelerle ilgili bir kişiye 47 bin 397 TL idari para cezası uygulandı.
Ancak Havza'daki operasyon, Türkiye'de kaçak midye ticaretinin boyutlarını ve denetim sorununu yeniden gündeme getirdi.
KAÇAK AVCILIKTA DİKKAT ÇEKEN RAKAMLAR

Kaçak midye avcılığına ilişkin Türkiye genelinde yıllık toplam miktarı ortaya koyan ayrı ve kapsamlı bir resmi istatistik bulunmuyor. Bununla birlikte operasyonlar, sorunun boyutuna ilişkin önemli ipuçları veriyor.
İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasına göre, yalnızca 2023 yılında İstanbul'daki ortak denetimlerde 70 tonu aşkın kaçak kara kıllı midye ele geçirildi. 21 tekneye el konulurken 1 milyon lirayı aşan idari para cezası uygulandı.
2024 yılında İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirilen başka bir operasyonda yaklaşık 5 ton kaçak midye ele geçirildi. Samsun'da Mart 2025'te düzenlenen iki ayrı operasyonda ise yaklaşık 3 ton beyaz kum midyesine el konuldu.
Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılında Türkiye genelinde 207 bin 371 balıkçılık denetimi gerçekleştirildi. Bu denetimlerde toplam 550 ton su ürününe el konuldu. Ancak bu miktar yalnızca midyeleri değil, farklı su ürünlerini de kapsıyor.
İNSANLAR NEDEN KAÇAK MİDYE AVCILIĞINA YÖNELİYOR?

Kaçak avcılığın arkasında ekonomik nedenler ve ticari talep bulunuyor. Restoranlar, sokak satıcıları ve midye dolma piyasasındaki tüketim talebi, ürünün sürekli pazarlanmasını sağlıyor.
Yasal avcılıkta izin, ruhsat, belirli bölgelerde avlanma kuralları, taşıma belgeleri ve sağlık kontrolleri gibi yükümlülükler bulunuyor. Bu kurallara uymak maliyet ve denetim gerektirirken, kaçak avcılıkta bu yükümlülüklerden kaçınarak daha düşük maliyetle kazanç sağlama beklentisi öne çıkıyor.
Özellikle avlanması yasak bölgelerden veya yasak dönemlerde toplanan midyelerin kayıt dışı kanallarla başka şehirlere taşınması, denetimi zorlaştırıyor.
MİDYE TÜKETİMİNDE SAĞLIK TEHLİKESİ
Midyeler deniz suyunu süzerek beslenen canlılar. Bu özellikleri nedeniyle bulundukları ortamda bulunan bazı bakteri, virüs, ağır metal ve deniz kaynaklı toksinleri bünyelerinde biriktirebiliyorlar.
Özellikle kanalizasyon ve endüstriyel atıklarla kirlenmiş sulardan toplanan midyeler, insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturabiliyor.
Sağlık kontrolünden geçmemiş midyelerin tüketilmesi; norovirüs ve hepatit A gibi enfeksiyonlara, bakteriyel gıda zehirlenmelerine ve bazı deniz biyotoksinlerinin neden olduğu zehirlenmelere yol açabiliyor.
Bu zehirlenmeler bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısıyla ortaya çıkabildiği gibi bazı toksinler sinir sistemini de etkileyebiliyor. Üstelik bazı deniz toksinleri pişirme işlemiyle tamamen ortadan kalkmıyor.
DENİZİN DENGESİ DE BOZULUYOR
Kaçak ve aşırı midye avcılığı yalnızca sofralara ulaşan gıdayı değil, deniz yaşamını da tehdit ediyor. Midyeler suyu filtreleyerek ekosistemin doğal dengesine katkı sağlıyor. Kontrolsüz avlanma, midye popülasyonlarının azalmasına ve deniz tabanındaki yaşamın zarar görmesine neden olabiliyor.
Havza'da ele geçirilen 2,5 ton midyenin yeniden denize bırakılması bu açıdan önem taşıyor. Ancak asıl mesele, kaçak ürünlerin pazara ulaşmadan engellenmesi ve tüketicinin sağlığının korunması.













































































