Benim nazarımda çölde kum değerindedir hem sim hem de zer, hem gümüş hem de altın?Ben Ebu Zer, basiretim münafıkların nifakını sezer, tebessümüm müminlerin gönüllerini bezer, bakışlarım ise kula kul olanları, altına-gümüşe kul olanları, bin bir hile ile yetimim-yoksulun hakkını alanları ezim ezim ezer.Ben Ebu Zer, bir ordum olmadı, bir askeri birliğe komuta etmedim ama, benim maddeyi delip geçen bakışlarım, tüm zalimlere ve zulümlere karşı çıkışlarım, her çağın Nemrutlarını de Firavunlarını da filin karıncayı ezdiği gibi ezer.Ben Ebu Zer, haksızlar ve haksızlıklar karşısında, zalimler ve zulümleri karşısında, kamu malını boca edenler, kamu malı ile, yetim-yoksul hakkı ile yaptıkları saraylardan fukaraya kuş bakışı bakanlar karşısında dik duruşumu, gezegenin dört bir yanından duyulan haykırışımı, destansı duruşumu bütün tarihler yazar.Ben Ebu Zer, izzetin kaynağı olan tevhid inancıyla ilk tanıştığımda, müşriklerden ölümüne dayak yeme pahasına tevhid kelimesini haykırmam asırlardır dilden dile gezer.Adı Gıfar olan kabileme döndükten sonra gece-gündüz çalışarak, nice akrabamın, nice köylümün İslam ile tanışmasını sağlayarak, onlarla birlikte son elçi, Son Peygamber Hz. Muhammed aleyhisselama vasıl olduğumuzda elbette dünyaları değerdi o tebessüm o nazar.Ben Ebu Zer, hep dik durduğum için, istikametten asla şaşmadığım için, Peygamber devrindeki uygulamalara, taksimatlara, yaygınlaşan hayat tarzına ters düşen gidişata itiraz ettiğim, yüksek sesle karşı koyduğum için, aşırı dünyevileşmeyi dinden sapma saydığım için devrin yöneticileri tarafından ıssız çöllere sürgün edilmem yüz yıllardır tüm Müslümanları üzer.Ben Ebu Zer, bence, mal toplamak, servet yığmak, lüks hayata dalmak, halkın elindekini bin bir hile ile almak, zulme meyletmek ve zalimlerin yanında yer almak insanı bozar, insanlığı bozar, fıtratı bozar kişinin Müslümanlığını kesinlikle bozar.İnsanlara kem göz ile bakan, içinde haset ateşini yakan, beş paralık çıkarı için komşusunu, kardeşini, başkasını hesapsız zarara sokan sadece ve sadece kendi kuyusunu kazar.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Saçmalamalarda çıta yükseliyor / 05.02.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026
- Basiret bağlanması bu olsa gerek / 03.02.2026
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026





















































